Son Haberler
29.05.2012 Salı 00:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

KURIER: KATILIM GERÇEKLEŞMEYECEK
04.08.2010 14:00

VİYANA, 03/08(BYE)--- Tirajı günde 266 bin olan liberal eğilimli Kurier gazetesinin 3 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Margaretha Kopeinig'in Avusturyalı eski AB Komiseri Franz Fischler ile yaptığı ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan mülakatın çevirisi şöyledir:

--Franz Fischler, Türkiye'nin AB Üyeliğinin Olumsuz Bir Referandum

Neticesinde Başarısızlıkla Sonuçlanabileceğini Düşünüyor--

Avusturya'nın başarılı ve uluslararası saygınlığa sahip eski AB Komiseri Franz Fischler, bu aralar kısa bir dinlenmeye çekilmiş. Kurier gazetesi kendisine Kaisergebirge sıra dağlarının Gruttenhütte tepesinde gezinti yaparken ulaştı. Tatilde olmasına rağmen işine devam ediyor. Fischler, Türk hükûmetine AB'den aldıkları yaklaşık 3 milyar avro tutarındaki parayı nasıl yararlı bir şekilde kullanabilecekleri, bu konu için ne tür personele ve yönetime ihtiyaç duyulduğu ve tarımın nasıl AB'ye hazır hâle getirilebileceği konusunda danışmanlık yapıyor.

KOPEİNİG: Sayın Doktor Fischler, AB Komisyonu 2004 yılında Türkiye ile katılım müzakerelerine başlanmasını önerdiğinde, siz Türkiye'ye karşı çok şüpheciydiniz. Şimdi Türkiye'nin üyeliğini destekliyor musunuz?

FISCHLER: Benim duruşum hiç değişmedi. Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlaşması taraftarıyım. Türkiye'nin, Rusya veya Orta Doğu'ya doğru sürüklenmesini tehlikeli buluyorum. Türkiye stratejik ve ekonomik açıdan Avrupa için çok önemlidir.

KOPEİNİG: Bu, Türkiye'nin AB'ye katılmasını istediğiniz anlamına mı geliyor?

FISCHLER: Ben hâlâ Türkiye'nin katılımına ilişkin bir referandum yapmak isteyen yeterli sayıda üye ülkenin olmasından dolayı bir katılımın gerçekleşmeyeceği görüşündeyim. Katılım müzakereleri olumlu bir şekilde tamamlansa dahi, referandumun bu ülkelerden birinde başarısızlıkla sonuçlanacağı varsayılabilir. Üye ülkeler, Türkiye'nin AB üyesi olmasını engelleyeceklerdir. En az on devlet vatandaşlarını seçime götürmek istiyor.

KOPEİNİG: Öyleyse müzakereler boşunaydı.

FISCHLER: O zaman büyük bir öfke olacaktır. Bu, siyasi açıdan çok zor bir durum olur. AB böyle bir durumda, bunun sonuçlarıyla nasıl hareket etmesi gerektiği ve mantıklı bir şeyler yapmak konusunda iyi bilgilendirilmiştir. Türkiye'nin modernleşmesine yarayan özel programların ülkenin AB'ye yakınlaşmasını sağlamasını daha önemli buluyorum. Katılım gerçekleşmezse imtiyazlı ortaklık söz konusu olabilir. Bu ortaklık şekli zaten Almanya Şansölyesi Angela Merkel tarafından da savunuluyor.

KOPEİNİG: Türkiye katılımı istiyor, başka bir şeyi değil. Türkiye imtiyazlı ortaklığı müzakere etmiyor ki.

FISCHLER: Müzakereler iyi güzel ama Türkiye müzakereleri başarılı bir şekilde tamamlasa dahi bu Türkiye'nin AB üyesi olacağı anlamına gelmiyor. İmtiyazlı ortaklık talihsiz bir kavram. İnsanlar bunun ne olduğunu bilmiyor. Önemli olan iyi ekonomik ilişkilerdir.

KOPEİNİG: Türkiye güçlü bir büyüme yakalamış, ekonomik açıdan patlama gösteren bir ülke. Katılıma karşı gelmek mantıklı mı?

FISCHLER: Mantığın farklı çeşitleri vardır: Endüstri, katılımın mantıklı olduğunu gösteriyor. Endüstri, pazarın kapının hemen önünde başladığını görüyor ve ona ulaşmak istiyor. Sendika ise Türk işçilerden korkuyor. Bunu ideolojik bir sorun olarak gören başkaları da var.

KOPEİNİG: Avusturya'nın Türkiye'ye karşı tutumunu nasıl görüyorsunuz?

FISCHLER: "Hayır" demeye cesaret edilemedi ve ondan sonra da "ucu açık müzakereler" gibi garip bir formül bulundu. Müzakerelerin ucu her zaman açıktır. Burada bir belirsizlik mevcut: Bir taraftan müzakere ediliyor, diğer taraftan da halka "Katılıma hayır oyu verebilirsiniz." deniliyor. Fakat bu belirsizlik Avusturya'ya özgü değil.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.