Kürt Sorunu’nun çözümüne yönelik Anayasal ve yasal 18 değişikliğin yapılmasını öneren rapora değerli hukukçular görüş ve önerileriyle de katkıda bulunuyor. Dilek Kurban ve Yılmaz Ensaroğlu'nun hazırladığı rapor şu önerilerde bulunuyor:
Türkiye’nin insan haklarına bağlı bir hukuk devleti olabilmesi için yapılması gereken genel yasal ve anayasal değişikliklerin yanı sıra, Kürt Sorunu’nun kalıcı ve demokratik çözümü için yapılması gereken bir dizi özel düzenleme de bulunmaktadır. Bu raporun ana eksenini oluşturan bu düzenlemeleri, anayasal ve yasal düzenlemeler olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Raporda ayrıntılı olarak incelenen Anayasa ve yasa maddeleri ile daha az yer tutan yönetmelik ve tüzükler, toplumun bütününü ilgilendiren genel düzenlemeler olarak görünse ve içlerinde “Kürt” veya “Kürtçe” ifadeleri geçmese de, aslında Kürtlerin temel hak ve özgürlüklerini sınırlamayı amaçlayan ve uygulamada Kürtlere yönelik ayrımcılığa yol açan düzenlemelerdir. Kuşkusuz, Kürt Sorunu’nun çözümü için gerekli olan ve özel bir yasal düzenleme gerektirmeyen çok sayıda idari önlem de bulunmaktadır. ‘Demokratik açılım’ tartışmaları kapsamında dile getirilen, isimleri Türkçeleştirilen yerlere Kürtçe veya diğer dillerdeki eski isimlerinin iadesi, Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde devlet tarafından dağlara yazılmış milliyetçi sloganların silinmesi, bölgedeki okullara verilen militarist isimlerin değiştirilmesi, kamu hizmetlerine erişimde Kürtçenin kullanımını kolaylaştırmak için bölgeye Kürtçe bilen kamu personeli atanması gibi uygulamalar, bu önlemlerden başlıcalarıdır. Bu raporun
kapsamı dışında kalan bu ve benzeri idari düzenlemeler, Kürt siyasi temsilcileri ve kanaat önderleriyle istişare edilerek geliştirilmeli ve kısa sürede uygulamaya konmalıdır.
Rapora TESEV’İN web sitesinden ulaşabilirsiniz:
www.tesev.org.tr
Tuba Kalçık