Kurtulmuş’un beklenen çıkışı Sarıgül’ün beklenmeyen tükenişi
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, Türk siyasi yaşamında örnek olacak bir çıkışla, gerçek lider olma yolunda nelerin yapılması ya da yapılmaması konusunda başarılı bir sınav verdi.
Necmettin Erbakan ve aksaçlılar denilen ekibinin, Kongre’de “parti bizden sorulur, tapusu bize aittir” anlamına gelecek çıkışına, kararlı bir tutumla göğüs gerdi ve eğer genel başkan ben olacaksam, listemi onun bunun dayatmasına prim vermeden kendim yaparım dedi ve de dediğini aynen yaptı...
Kurtulmuş şahsı adına iyi mi yaptı yoksa büyük bir yanlışa mı sebep oldu.
İyi yaptı diye düşünenler çoğunlukta... Ancak, SP’nin üstü örtülü olarak AKP’ye monte olacağı yönünde iddiaları da ortaya atanlar var.
Başbakan Erdoğan, ilk kez iktidara gelirken, Numan Kurtulmuşa AKP’de başbakan yardımcılığı önermiş fakat Kurtulmuş kabul etmemiş...
Sürekli ileri sürülen bir iddia var.
SP AKP’ye bu zamana değin her seçimde destek verdi.
Bir anlamda AKP’nin arka bahçesi oldu.
Bu iddiaya Kocaeli’ den örnek verebiliriz.
Partinin Kocaeli il başkanı bundan bir süre önce yaptığı konuşmada; 29 Mart yerel seçiminde, kendi partilerinin başkan adayının şansı olmadığı gerekçesiyle, Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde, Saadet Partililer olarak AKP adayı (Tayip Erdoğan’ın arkadaşı) İbrahim Karaosmanoğlu’nu desteklediklerini söylemişti.
Bütün bunlara karşın, Numan Kurtulmuş’un AKP’nin dümen suyunda gidecek bir aday olabileceğine olasılık tanımıyoruz... Liderlik vasıfları açısından, çoğunluğun takdirini kazanacak ölçüde, birikimli ve nitelikli bir siyasetçi.
SP’nin bağnaz görünen “muhafazakar” yönünü, ılımlı görüntüye çevirebilen, çağdaş dünyaya pozitif bakan ve her şeyden önce, söylediklerinde samimi olduğuna dair kanaat uyandıran bir lider olduğunu söylememiz, sanırız gerçekle zıt düşmez...
Partinin kamuoyunca tanınan, bilinen eski yöneticilerinin; başta Erbakan olmak üzere, Kurtulmuş’ a karşı bir intikam savaşı başlatacakları kesin gibi görünüyor.
Adalet eski bakanı Şevket Kazan’ın, Kurtulmuş’ a yönelik “Yaptığının cezasını çekecektir” şeklindeki açıklaması, kılıçların bilendiğinin açık işareti...
Numan Kurtulmuş’ un kongre zaferi, Türk siyasi yaşamında nirengi oluşturacak, siyasi partilerin kimsenin tapulu malı olmadığını kanıtlayıcı ileriye dönük anlamlı bir örnek olacaktır...
Mustafa Sarıgül’e gelince... Kurtulmuş kongredeki tutumuyla nasıl takdir toplamış ve puan kazanmışsa, Sarıgül’de yaptığı “dönüş” hareketiyle o ölçüde güven ve puan yitirmiştir...
Kamuoyunda “iyi yaptı” ve “ihanet etti” şeklinde iki yönlü değerlendirmeye tabi tutulan Sarıgül’ün; aslında CHP’ye destek olmak için davasından vazgeçmediği, Kılıçdaroğlu’ nun CHP’ye genel başkan olmasıyla, yapılacak seçimde, çok iddialı konuşmalarına karşın; barajı bile aşabilecek oy alamayacağını anladığından TDH’dan çekildiği düşünülüyor...
Yüzde 35’ler dolayında oy alacağım diye, her ortamda konuşmalar yaparak yeri göğü inleten Sarıgül, eğer söylediklerine ve ortaya attığı iddiaya gerçekten inanmış olsaydı, yani CHP’ye rağmen seçimde iddia ettiği oy oranı yüzde 35’e ulaşabileceğine kanaat getirebilseydi, bunca insanı ayağa kaldırmışken yolundan hiç döner miydi?
TDH’da Sarıgül’e yönelik büyük tepki var. Kimi illerde ve ilçelerde, TDH’lılarca Sarıgül’ün posterlerinin yakıldığına, hatta yaptığı dönüş nedeniyle hakkında davlar açıldığına dair haberler basında yer alıyor...
Mustafa Sarıgül, şahsı adına ve siyaseten iyi mi yoksa kötü mü yaptı, bunu ilerleyen zamanlarda daha net görebileceğiz...
Şu kesin ki, siyasi yaşamına önemli ölçüde darbe vurduğunu düşünenler ve iddia edenler yüzde yüz haklı. Güven ve inanç konusunda taban yapmış bir Sarıgül fotoğrafı; inanıyoruz ki, asıldığı yerde gittikçe yalnızlaşıp sararıp solacaktır.
Kimilerine göre Sarıgül, artık “the end”
Bu denli kesin ve katı düşüncenin içinde olmak, zaman içerisinde yanıltıcı olabilir. Zira Sarıgül’ün çekilerek; CHP’nin oy oranının artmasında en azından oyların bölünmemesinde önemli rol oynadığını düşünen kitleler de var.
Madalyonun öbürü yüzüne bakarsak;
AKP’nin iktidardan gitmesi açısından, davadan “çekilmesiyle” CHP’ye önemli fırsat tanımış Sarıgül portresi; olayı bu açıdan ele alanlarca, minnettarlık duyguları ve sempati ile bakılacak bir yüz olarak algılanacaktır.
BURHAN ÖZBEY