KUŞKULAR ENDİŞELER TEDİRGİNLİKLER VE KORKULAR…
Durum karışık…
Kimse ne olup bitiyor doğru dürüst anlayabilmiş değil….
Anlayanlar da, olanları ve gelişmeleri kafalarında yarattıkları şablonlaşmış düşünce biçiminde algılıyorlar….
Ergenekon’a ya peşin peşin suç örgütü diye ya da kurgu diye bakılıyor…
Tabi bir de meraklılar takımı var….
Bunlara “kararsızlar” da diyebiliriz…
Bir başka tanımla “ durun hele bu işin sonu nereye varacak” diye düşünüp sessiz, sessiz olanları köşesinde renk vermeden izleyenler var…
Çoğunluk onlarda..
X
Şairin dediği gibi “hava kurşun gibi ağır…”
Bizim gelişmeleri ve durumu algılamamız, gazetecilik deneyim ve önsezileri doğrultusunda oluyor…
Ortada ABD destekli bir oyun oynanıyor…
Bir plân…
Kim ne derse desin, AKP düzenle hesaplaşıyor…
Biz “gelişerek değiştik” sözleri tamamıyla masal…
AB’yi, hedeflerine ulaşmada en önemli “koz” ve “dayanak olarak kullandılar…
X
Başbakan’ın yeni basın sözcüsünün “kimliği”, düşünce biçimi” ortada…
Basın okuyoruz…
Zamanında “laikleri şişe geçireceğim” diye emeller besleyen biri…
AKP’nin AB’ye girme gibi istekliliğini artık görebiliyor musunuz?
Milleti zamanında “biz gelişerek değiştik” diye uyuttular, yeniden eski gömleklerini giydiler…
X
29 Mart yerel seçimleri öncesi, “akil adamlarının” öngördüğü planlar var…
Seçime doğru hangi adımlar atılacak ve hangi olaylar gündeme getirilecek tabi ki hepsi hesaplanmış durumda…
Ergenekon olayını tam bir “korku senaryosu” durumuna getirdiler
1960 yılı ihtilalinden önce Demokrat Parti’nin yaşattığı ünlü “tahkikat komisyonu” faciası, 2008 versiyonuyla günümüzde yaşanıyor…
Hangi başbakan çıkıp ta kürsülere, alenen ülkenin basın organlarını açık açık tehdit etmiştir?
Gazetelerde AKP’ye, iktidara muhalif köşe yazarları ya işlerinden oluyor ya da tam anlamıyla sindiriliyor…
Ayni şekilde, hoşa gitmeyen muhabirlerin Başbakanlığa girişlerine ambargo konuluyor…
Atatürkçü aydınlar, Cumhuriyet’i savunanlar, laik düzeni benimseyenlerin tek tek işleri bitiriliyor…
Böyle bir AKP’nin Türkiye’yi demokrasiye ve özgürlüğe taşıması söz konusu mu?
X
Bekleyin buradan haykırarak söylüyoruz…
Daha ne kötü günler görüp ne isyan ettirici olaylar yaşayacağız…
Bu bir “paranoya” ve ajitasyon” değil…
Hele hele, yürekli aydın kesimi, gerçek Atatürkçüler, cumhuriyete gönül verenler sinip köşelerinde kalmaya devam ettiği sürece, ülke daha nerelere sürüklenecek ne yazık ki “yeis” içerisinde göreceğiz…
X
Temennimiz, her şey hukuk ve yasalar çerçevesinde yürüsün.
Sağduyu bir an önce toplumun başta, iktidar, siyasi partiler olmak üzere toplumun tüm katmanlarına hakim olsun…
Aksi halde, ne yazık ki karanlık günler görmekten kurtuluşumuz yok…
Umarız, öyle durumlara düşmeyiz…
BURHAN ÖZBEY