ANKARA, 29/07(BYE)--- Tunus'ta Fransızca yayımlanan La Presse gazetesinin 29 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, yukarıdaki başlık altında yer alan AFP kaynaklı haberin çevirisi şöyledir:
Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle dün İstanbul'da, Türkiye'nin AB içerisinde bulunmasının öneminden fakat bunun mutlaka bir üyeliği gerektirmediğinden bahsetti.
Türk mevkidaşı Ahmet Davutoğlu ile yaptıkları ortak basın toplantısı sırasında Westerwelle, "Türkiye'nin yönü Avrupa'ya doğru... İkili ilişkilerin güçlendirilmesine ve Türkiye'yi AB'ye bağlama hususuna çok önem veriyoruz." açıklamasında bulundu.
Bununla birlikte, Türkiye'nin 2005'te başlayan Avrupa Bloğu üyelik sürecine dikkat çeken bakan, "Ucu açık bir süreç hususunda anlaşmaya vardık, otomatik bir süreç hususunda değil." dedi.
Müzakereler, neredeyse tamamı Müslüman olan 73 milyonluk bir ülkenin Avrupa Kulübüne girmesinden yana şüpheleri olan Almanya ve Fransa'nın muhalif olmasından dolayı rölantide ilerliyor. Almanya ve Fransa, Türkiye ile imtiyazlı ortaklık istiyor.
Westerwelle'nin açıklamaları, ABD ile AB yöneticilerinin, Türkiye'nin yavaş ilerleyen üyelik müzakerelerinden bıktığı ve yönünü Müslüman komşu ülkelere özellikle de İran'a döndüğü endişesinin olduğu sırada geldi. Pazartesi günü, Ankara'yı ziyareti sırasında İngiltere Başbakanı David Cameron, üstü kapalı sözlerle Almanya-Fransa ikilisini suçlayarak Türkiye'nin AB'ye üyelik ilerleyişindeki yavaşlığın kendisini "öfkelendirdiğini" dile getirmişti.
Ankara'nın AB'ye girmesine en çok desteği verenWesterwelle'nin partisi FDP, Türkiye'deki ilerlemelerin üyelik kriterleri açısından objektif bir şekilde incelenmesi gerektiğinde ısrar ediyor.
Westerwelle, "Artık önemli olan, adil, objektif ve art niyetsiz bir şekilde bütün unsurları incelemek." dedi