Laikler ve tuvaletler
Melih Gökçek, sonunda Ankara halkının tamamını laik yapmayı başardı(!)
AKP bundan böyle seçim yatırımı olarak halka kömür değil, damacanalarla içme suyu dağıtacak…
Yağdır mevlâm su!..
“Laikler tuvalette ihtiyaç giderdikten sonra su kullanmazlar… Kağıt kullanırlar”
Dinci kesimden tanınmış bir muhterem, birkaç yıl önce böyle bir kelam etmişti. Muhteremin kim olduğunu bugün hatırlamıyoruz.
Laikliklerle laik olmayanların ayırımı ya da tanımı, kimi değerli zatlar(!) tarafından işte böyle yapılıyor…
Laiklik testinin yapıldığı yerler günümüzde artık tuvaletler…
Şayet tuvalette su değil de kağıt kullanıyorsanız laiksin…
Yok eğer su kullanıyorsanız laik değilsiniz…
Peki nesiniz siz?
Dinci mi? Dindar mı? Yoksa din sömürücüsü müsünüz?
Seçimden sonra Ankara’da su bitti.
Neden bitti? Çünkü seçim bitti.
Sevgili okurlar
Başkent halkının tamamına yakını şimdi tam anlamıyla laik…
4 milyon insan birden bire katıksız bir laik oldu..
Çünkü tuvalette kağıtla temizlenmeye başladılar…
İsterlerse laik olmasınlar… Elleri mecbur…
Gazete haberini birlikte okuyalım:
“Hastaneler Susuz
Başkentte ki bazı hastanelerde acil vakalar dışında hasta kabulü ve ameliyat yapılmıyor. Saatte 150 – 200 ton su tüketen hastanelere 20 tonluk tankerlerle su taşınıyor. Hastalara yıkama gerektiren metal tabaklar yerine tek kullanımlık köpük tabaklarda servis yapılıyor. Personele sulu yemek verilmiyor, kumanya dağıtılıyor. Hacettepe Hastanesi’nde çamaşırlar Antalya’da yıkanıp geliyor. Susuzluk nedeniyle kentin birçok noktasından kanalizasyon kokusu yayılıyor…
Yeşil alanlar ise sararıp kuruyor.
Yarına kadar sürecek kesinti nedeniyle başkentliler, çeşitli noktalarda ki musluklar başında bidonlarla kuyruk oluşturuyor. Akdere Ziya Orbay Mahallesi’nde ise halk “temizlik” için lağım suyunun karıştığı tespit edilen kuyu suyunu bile kullanmaya başladı. Yurttaşlar “pislikten kokuyoruz. İçme suyuna para dayanmıyor. Sürünmektense ölelim” diyorlar. Sendika ve sivil toplum örgütleri ise Ankara Başkent Belediyesi önünde Gökçek’i protesto ederek salgın hastalık uyarısında bulundu…” (Cumhuriyet – 9 Ağustos 2007)
Ankaralı bu durumda laik olmasında ne yapsın!
İster istemez su bulunmadığı için tuvalette kağıt kullanacak ve zorunlu olarak laik olacak(!)
Sonra “laiklik dediğin ne ki? İnsan laik olur mu, devlet laik olur?” şeklinde ki çok ünlü bir zatın ünlü sözü de, böylece geçerliliğini yitirmiş olacak.
Çünkü Ankara’da şimdi herkes, kimseye sorup danışmadan, Sayın Melih Gökçek’in sayesinde zorunlu olarak laik oldu.
Böylece insanın laik olmaması diye bir iddianın da geçersiz olduğu kanıtlanmış oldu… Demek insanlar da laik olabiliyormuş. Elinde tuvalet kağıdı kimi sokakta ya da tuvalet kapısında görürseniz, bilin ki o zat laiktir(!)
Demek ki büyük konuşmamak gerekir.
Sen misin laikler tuvalette kağıt kullanır diye ahkâm kesen.
İşte böyle adamı laik yaparlar… Sen de laik oldun!..
Gir tuvalete de “tısss” diye fıslayan musluğun karşısında, elinde tuvalet kağıdı ile okkalı bir laik(!) olma… Olanaklı mı?
Ne demişti Rahmetli Cumhurbaşkanımız Turgut Özal?
“Ben seçimden önce zam yapacak kadar enayi miyim?”
Özal böyle düşünür de, Melih Gökçek düşünemez mi?
Tabi o da diyecektir ki; “seçimden önce su kesintisi yapacak denli enayi miyim?”
Peki enayi olan kim bu durumda?
Valla onu söylemeye dilimiz varmıyor?
İnsanın kendisine, yakın çevresine hatta halkının pek çoğuna “enayi” demeye dili varabilir mi hiç?
Sonra memlekette demokrasi var.
İsteyen istediği partiye oy verebilir. İsteye isteye de susuz kalmayı yani “laik” olmayı göze alabili.
Kime ne söylenebilir ki?
“oy benim değil mi? İstediğime verir, istemediğime vermem” diyen insanlara ne diyebilir siniz ki?
Neyse… Neydi o Emel Sayın’ın söylediği o sevilen şarkının sözleri?
“Yağdır mevlâm su…” evet yağdır mevlâm su!
Başka dçaremiz kalmadı.
BURHAN ÖZBEY