PARİS, 12/08(BYE)--- Tirajı günde 314 bin olan Le Monde gazetesinin 12 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Guillaume Perrier imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Erbil çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:
Pürüzsüz apron üzerinde cipinin gaz pedalına basan Çetin Dayıoğlu, "4,8 kilometre ile dünyanın en uzun iniş pistlerinden biridir. İki uçak aynı anda karşı karşıya gelmeden iniş yapabilir" diyor. Kuzey Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi'nin başkenti Erbil'deki havalimanının inşasından sorumlu olan Türk inşaat şirketi MakYol'un müdürü, bize eserini gezdiriyor: "Orta Doğu'nun en modern" tesisleri ve yılda 2,5 milyon yolcu ağırlayabilecek bir terminal binası. Ancak iş adamı hafif bir gülümsemeyle, "aslında en fazla bir milyon yolcu ağırlayacaktır ancak burada her şeyin fazlasını yapmayı severler" diyor.
Erbil'deki Kürt hükûmeti, Türkiye ve Irak'ın Kürt bölgesi ile aralarındaki yeni samimi anlaşmanın sembolü olan ancak bir yılı aşan bir süredir birçok kez ertelenen yeni uluslararası havalimanının açılışının, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla eylül ayında yapılmasını ümit ediyor.
Uzun süre hassas siyasî ilişkilerle engellenen Ankara ile Erbil arasındaki ticarî ilişkiler, şimdilerde rekor büyüme oranları kaydediyor. Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi'nde yerleşik yabancı şirketlerin neredeyse yüzde 60'ını Türk şirketleri oluşturuyor.
Bu hızlanmanın bir işareti de Türk Hava Yolları'nın İstanbul ve Ankara ile günlük seferler düzenleyecek olması. Habur Sınır Kapısı'ndaki gümrük memuru sayısı ise her gün binlerce ton yapı malzemesi ve tüketim malları taşıyan kamyonların geçişinin hızlandırılması için üçe katlanacak. Stratejik bir petrol kavşağı olan Erbil-Kerkük kara yolunun onarım çalışmasını kısa bir süre önce tamamlayan Çetin Dayıoğlu, "Türk şirketleri bölgenin güvenlikli ve fırsatlarla dolu olduğunu herkesten evvel anladılar. Santrallar, yollar, rafineriler, doğal gaz boru hatları, her şey yapılmayı bekliyor ve bu işlerde de para var" diyor.
Kısa süre önce göreve atanan Türkiye'nin bölgedeki Konsolosu Aydın Selcen, "İş adamlarımız sizinkilerden daha korkusuz" diyor ve sözlerine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Ekim 2009'da Erbil'e geldiğinde, "Türkiye ile Irak arasındaki sınırın, iki ülkenin ekonomik entegrasyonuyla artık kullanılmaz olacağını açıklamıştı" şeklinde devam ediyor.
Türkiye'nin dış ticaretten sorumlu Bakanı Zafer Çağlayan, haziran ayında 200 iş adamıyla Erbil'e gitmişti. Türkiye ile arasındaki ticaret hacmi 4,5 milyarı sadece Kuzey Irak'taki bölgesel yönetimle olmak üzere 7,5 milyar avroyu aşan Irak, Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında dördüncü sıraya yükseldi. Üç banka ve altı petrol şirketi yatırım yapmaya hazırlanıyor. Sınırda bir vergisiz bölge projesi sürüyor. İnşaat şirketleri, peş peşe binalar, oteller ve Türk ürünleriyle dolu alışveriş merkezleri inşa ediyor, yapı malzemelerinin yüzde 80'i Türkiye'den getiriliyor. Sınırda bekleyen çimento kamyonlarından oluşan kuyruk kilometrelerce uzanıyor.
Oysa Erbil'de bir Türk temsilciliğinin açılabilmesi bile üç yıl öncesine kadar imkânsız görüyordu. Ankara'ya göre Kuzey Irak dağlarında yüzlerce PKK direnişçisinin bulunması ile Erbil'in "yetersiz" olarak değerlendirilen iş birliği bir engeldi.
Ancak Dışişleri Bakanının iyi komşuluk ilişkilerine dayalı diplomasisi yakınlaşmayı hızlandırdı. Kürt Özerk Bölgesi'nin Başkanı Mesut Barzani'nin haziranda yaptığı ziyaret, ilişkilerde katedilen yolun göstergesi. Aydın Selcen, "ABD, Irak ve Kürt Özerk Bölgesi ile güvenlik konusunda bir işbirliği bulunduğunu" doğruluyor. Türk ordusu düzenli aralıklarla sınırlarının ötesinde PKK'lıların kamplarını bombalıyor. Aydın Selcen ayrıca "ülkemizin daha hızla kalkınabilmesi için Irak'ın doğal gaz ve petrol kaynaklarına ihtiyacımız var" diyor. Doğal kaynaklarını Türkiye'ye ihraç etmek isteyen Iraklı Kürtler, beş yıla kadar üretimlerini 10'a katlamayı hedefliyor.
Osmanlı İmparatorluğu'nun bu eski toprağını yeniden keşfedebilmek için Türkler, iş adamlarına güveniyor ve eğitime yatırım yaparak, sağlam ağları yeniden canlandırıyor. Tüm dünyada bir okullar ağının başında olan Türk imam Fethullah Gülen'in cemaati tarafından bölgede 19 okul ve bir de üniversite açıldı. Şubat ayında vefat eden Iraklı Türkmen hekim ve güçlü iş adamı İhsan Doğramacı tarafından kurulan Ankara'daki Bilkent Üniversitesinin ise yeni eğitim döneminde Erbil'de bir kolu açılacak. Aynı aileye ait olan inşaat devi Tepe şirketi ise Süleymaniye ve Erbil üniversitelerini onarıyor.
Kürt bölgesinin sanayi ve ticaretten sorumlu Bakanı Sinan Çelebi, komşu Türkiye'yi "Batı'ya ve Batı medeniyetine açılan bir kapı" olarak nitelendiriyor. Mesut Barzani tarafından bu kilit göreve getirilen Çelebi, Türkiye'ye ve Doğramacı ailesine bağlı bir Türkmen. Erbil'de "Türklerle konuşacak bir Türk" yorumları duyuluyor.
Bölgenin bir uzmanı, Ankara'nın "istilacı bir ticaret diplomasisi" yürüttüğünü, "kendi isteklerine göre bir Irak inşa ettikleri" şeklinde bir değerlendirmede bulunuyor. Nitekim Türkiye'nin iştahı kuzeyle sınırlı kalmıyor. Türkiye'nin Erbil Konsolosu, "her yerde olmak, herkesle iş birliği yapmak" istediklerini ifade ediyor. Türkiye, yeni bir hükûmetin kurulmasıyla ilgili müzakereleri dikkatle izlediği Musul ve Bağdat'ta, ancak aynı zamanda bir konsolosluk açtığı Şii ağırlıklı güneydeki Basra'da yeni pazarların keşfine çıkmış bulunuyor.