İlkokul kitabı bilgileri
İlk gelişinde ‘Sabahları ceviz, badem, fındık yiyin’ dedi; millet kuruyemişçileri talan etti. Dozu kaçıranlar ve bu yüzden aşırı kilo alanlar da, bunlar kuru kuru gitmiyor diye viskiye, cine alışanlar da oldu.
Sonra ‘Günde en az yarım saat spor yapılmalı. Bu, merdiven çıkma, yürüme veya seks de olabilir. Özellikle kollarını hareket ettirerek çalışmanın, kalp krizine karşı koruyucu etkisi var’ dedi.
Bu ‘kol hareketi’ sayesinde kalp krizinden kurtulanlar da olmuştur elbette ama sanıyorum ki bu yüzden yaralananların ve hayatını kaybedenlerin sayısı çok daha fazladır.
Malum bizde öyle olur olmaz yerde ‘el-kol hareketi yapmak’ pek doğru bir şey değildir. Kalp sağlığı için egzersiz yapıyordum diye kimseye derdinizi anlatamazsınız; hiç dinlemez vururlar adamı.
‘Üç beyazdan uzak durun’ dedi. Bizim millet unu, tuzu, şekeri kesti. Hızını alamadı Zekeriya Beyaz’ ı bile sildi attı.
‘Lifli gıda tüketin’ dedi; ota çöpe dadandırdı bizi. Sucuğu pastırmayı mangalı unuttuk, ağzımızda tat bırakmadı.
Burnunuz akarsa silin dediği sene ülkede yer yerinden oynadı. Çünkü biz mendille burnumuzu değil başka bir yerimizi siliyorduk. Ülkede ciddi boyutlarda mendil sıkıntısı oldu, Kâğıt mendil karaborsaya düştü; zamanında stok yapanlar köşeyi döndü.
Düşük belli pantolon giyen kadınlar böbreklerini üşütür dedi, tekstilde yüzyılın krizi yaşandı. Tüm düşük belli pantolonlar imalatçıların elinde kaldı. Nihayet birinin aklına bunları kesip mendil yapmak geldi de kriz düşük hasarla atlatıldı.
Fındık, ceviz, badem, domates, düşük bel, mendil, kol hareketi … derken deniz bitti herhalde ki, bu sefer belden aşağı bilgiler dökülmeye başladı dilinden:
Bir geldiğinde ‘’55 yaşındaysanız, yılda yaptığınız seks sayısını 58’den 116’ ya çıkarırsanız, 2 yaş daha gençleşirsiniz...’’ dedi. Kaç kişinin kaç yıl gençleştiği konusunda bir fikrim yok ama ‘motoru patlatanlar’ ‘şanzımanı dağıtanlar’ ‘su kaynatanlar’ ve bu yüzden ‘suyu kaynayanlar’ çok oldu, buna eminim.
Bir sonraki sene ise ‘ Dışkınız kesik kesik misket şeklinde değil kesintisiz muz şeklinde olmalıdır’ diyerek milleti misket elmadan, muzdan nefret ettirdi, tiksindirdi.
Güzellik sırları
Mehmet Öz’ ün bu seneki en büyük numarası ise seloteyp testi oldu. ‘Gözünüzü yakıyorsa o sabunu kullanmayın’ da dedi ‘Yaz-kış 30 koruma faktörlü güneş kremi sürünün’ de dedi ama dinleyen kim.
Bugünlerde bütün Türkiye elinde bir parça seloteyp ile sabahtan akşama cilt yaşı testi yaparak gün geçiriyor.
İşte kaçıranlar için, belki de Öz’ e Nobel Ödülü kazandıracak olan yüzyılın en büyük buluşu olan seloteyp testi ve tüm ayrıntıları:
Elinize küçük bir parça seloteyp alın ve alnınızın ortasına, kaşlarınızın arasına daha sonra gözlerinizin kenarına, elmacık kemiklerinize ve dudağınızın üzerine yapıştırın. Her noktada hafifçe bastırıp birkaç saniye bekletin ve yavaşça çekin. Seloteybinize bakın.
Seloteyp tamamen pürüzsüzse: Otuz yaşlarında birinin cildine sahipsiniz. Pürüzler ve ölü hücreler var ama çizgiler yoksa: 40 yaşında birinin cildine sahipsiniz. Pütürler, ölü hücreler ve küçük çizgiler varsa: 50 yaşında birinin cildine sahipsiniz.
Gelelim neticeye
Nobel’de şaklabanlık dalında ödül verilmiyor demeyin sakın. Ben Nobel Tıp Ödülünden bahsediyorum.