Son Haberler
29.05.2012 Salı 10:01
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

MERSİN - GENÇ İŞADAMLARI 'FARKLI' OLMAK İSTİYOR
10.07.2010 15:42
MERSİN (İHA) - Mersin Genç İşadamları Derneği (MEGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Gürsoy, kentin en önemli sorununun birlikte hareket edememe olduğunu ifade ederek, kentin tüm dinamiklerinin bir orkestra gibi uyum içinde olmasının yanında bunu yönetecek bir 'orkestra şefi'ne ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Mersin'de bugün itibariyle bin 484 ayrı dernek olduğu bilgisini veren Gürsoy, bunun yanında hemşeri dernekleri kapsam dışında bırakıldığında mevcut derneklerin de yaklaşık bin üyesinin bulunduğunu vurguladı. İnsanların beklentilerine karşılık alabilme adına bir arayış içinde olduğunu, bu nedenle de çeşitli sivil toplum kuruluşlarına üyelik başvurusunda bulunduğunu ya da üyelikten ayrıldığını anlatan Gürsoy, bu nedenle MEGİAD olarak; kentte dinamizmi yakalayan, insanların talep ve beklentilerine karşılık verebilecek bir dernek olmak istediklerini dile getirdi. Her kafadan farklı seslerin çıktığı, kavga ve kargaşanın olduğu bir çıkmaz sokakta değil, daha geniş perspektifte olaya bakarak farklı bir ses olabilme adına çalıştıklarını ifade eden Gürsoy, herkesin aynı şeyi söylemesi halinde sorun ve sıkıntılara çözüm bulunabilmesinin pek de mümkün olmadığını savundu.
“SÖYLENENİ TEKRAR ETMEK YERİNE FARKLI ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM"
Gürsoy, “Herkesin söylediği şeyi bir daha tekrar etmenin anlamı yok. Bu nedenle de farklı şeyler, farklı söylemleri dile getirmek lazım. İnsanlar zamanla devrimci olur, sonra da pozisyonunu koruyabilme adına muhafazakarlaşır. Biz de herhalde devrimci duygularımızla hareket ediyoruz ve daha henüz muhafazakarlaşmadık. Belki de genç olmanın avantajı bu ve biz asla ama asla muhafazakarlaşmak istemiyoruz, aksine hep bir adım ileriye atmanın çabasındayız. 'Peki bu nasıl bir devrimcilik olacak?' diye sorarsanız; her konuda devrimci olacağız. Yola çıkarken dile getirmiş olduğumuz bir takım söylemlerimiz vardı. İlk olarak daha fazla ismi derneğimize üye yapmak istiyorduk. Bunun ilk adımını da attık. Daha fazla üyeyi çekip, güçlendiğimiz zaman yavaş yavaş harekete geçeceğiz ve tekeri de döndürmeye çalışacağız” dedi.
İşe ilk olarak kendilerine çeki düzen vermekle başladıklarını, vizyon ve misyonları belirleyerek, hedefleri de saptadıklarının altını çizen Alper Gürsoy, dernek merkezini yenileyerek üyelerin ihtiyaçlarını karşılayacak bir konuma getirmeye çalıştıklarını belirtti. Bazen hedeflerin yüksek tutulmasının, beraberindeki bir takım dezavantajları da getirebileceğini kaydeden Gürsoy, hedeflere ulaşılamadığında da insanların mutsuz olabileceği uyarısında bulundu. Bu kapsamda gerçekçi hedeflerle yola çıktıklarına işaret eden Gürsoy, ortaya bir şeyler konulurken bunun altının da doldurulması gerektiğini, bununla ilgili olarak gerek Mersin, gerekse bölgenin geleceği açısından önemli olan projeleri hayata geçirebilme adına çalıştıklarını söyledi.
“MERSİN İLE ADANA GÜÇLERİNİ BİRLEŞTİRİP ORTAK HAREKET ETMELİ”
Mersin ile Adana'nın güçlerini birleştirip, sorun ve sıkıntıların aşılabilmesinde ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Gürsoy, bu noktada yapılan görüşmelerin ardından Mersin ve Adana'daki genç işadamlarının ilk adımı atarak; birçok konuda birlikte hareket etme kararı aldığını açıkladı. Ayrışmadan ve birlikte hareket edilerek çözüm yolu aranmasının en doğru yol olduğunu düşündüklerini ifade eden Gürsoy, bu noktada da sivil toplum kuruluşları, sanayici ve işadamları derneklerinin bir araya gelebilmesi adına çalışmalarda bulunacaklarını kaydetti. Bunun yanı sıra kent merkeziyle Erdemli arasında kalan bölgede özellikle Alata'nın turizme açılabilmesi konusunda girişimlerde bulunacaklarını açıklayan Gürsoy, kentteki turizm çalışmalarının sadece 'Tarsus-Kazanlı Turizm Projesi' ile sınırlı kalmaması, yeni yatırım ve projelerle de kendisini öne çıkartması gerektiğini vurguladı.
Gürsoy, “Herkesin gittiği yoldan giderseniz fark edilmezsiniz. Kendi ayak izinizi bırakma gibi bir zorunluluğunuz var. Farklı bir şey yapabilmek, gelecekte hatırlanabilmek için bunu yapmanız gerekiyor. Çıtayı da biraz daha yükseltme mecburiyetindeyiz. Zaten Mersin'in de buna ihtiyacı var. Siz, kendi mesleğinizde fark ediliyorsanız; işinizi de iyi yapıyorsunuz demektir. Biz de sivil toplum kuruluşu olarak eğer fark ediliyorsak en azından başlangıcımız iyi. Ama zor olan bunun altını doldurmak” diye konuştu. Mersin'in çok önemli sorunları olduğunu, bunların aşılabilmesi için başta yerel yönetimler olmak üzere, kentin atanmış ve seçilmişlerine önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü anlatan Gürsoy, bu nedenle de herkesin üzerine düşeni en iyi şekilde yerine getirmesi gerektiğini söyledi.
“MERSİN'İN BİRLİKTE HAREKET ETMEYE İHTİYACI VAR”
”Mersin'in cilalanmaya ihtiyacı var” diyen Gürsoy, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Mersin'in bir 'imaj' problemi var. Her belediye, kendi bütçesine göre festival düzenliyor. Ama gerçek şu ki; sadece bir festival için harcanan parayla Mersin, Türkiye kamuoyuna çok ciddi bir şekilde tanıtılabilir. Sadece bir konser parasıyla da bunu yapabilirsiniz. Mersin'e dışarıdan baktığınızda asıl sorunu çok net bir şekilde görebilirsiniz. Ne yazık ki, kentin bir orkestrası ve bu orkestrayı yönetecek bir şefi yok. Bu nedenle kentin tüm dinamiklerinin bir araya gelerek, uyum içinde ve birlikte çalışması bir zorunluluktur. Mersin'in, birlikte hareket etmeye ihtiyacı var. En önemli sorun da bu zaten. Havası, denizi, tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra mevcut potansiyeliyle öne çıkan bir kent Mersin. Her şey var ama bunları bir araya getirmek ve yönetmek çok önemli projeksiyon olabilir.”
Mersin'de henüz bir 'kent kimliği' oluşmadığını ancak var olan renkleriyle de çok güzel bir kent olarak kendisini öne çıkartabileceğini, bu nedenle de farklılıkların bir dezavantaj olarak görülmemesi uyarısında bulunan Gürsoy, aksine bunun bir avantaja dönüştürülmesi gerektiğini savundu. Burada asıl önemli olan merkezi yönetimlerin kente bakış açısı olduğunu kaydeden Gürsoy, 1980 yılından bu yana Türkiye'de 9 hükümet kurulduğunu ve söz konusu süreçte de Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin de 4 defa 'iktidar partisi'ne üye bir belediye başkanınca yönetildiği bilgisini vererek, bunun 3'ünün de 'koalisyon hükümeti' olduğunun altını çizdi.
“KENT OLARAK KENDİ AYAK İZLERİMİZİ OLUŞTURMAK ZORUNDAYIZ”
Bu konuda Mersin'in 'şansız' olduğunu dile getiren Alper Gürsoy, kentin sadece 1983 yılında ANAP İktidarı döneminde Adnan Özçelik'in başkan olduğu zamanda merkezi hükümetin de desteğini alarak, önemli bir atılım yaptığını, sonraki dönemlerde kurulan 3 koalisyon hükümeti dönemindeyse gerekli desteği alamadığını anlattı. 'Siz, dernek olarak iktidarın mı, yoksa değişimin gücünden yanasınız?' sorusuna da Gürsoy, şu yanıtı verdi; “Elbette ki, değişimin gücü. İktidar gücüne baktığınız zaman, bir iki parti dışında diğer partiler çok fazla yaşamıyor ve partiler sürekli değişip duruyor. Biz farklı olmaya çalışıyoruz ve değişimin gücüne inanıyoruz. Gücün gücünden, muhafazakar bir şekilde bahsetmeyi de doğru bulmuyoruz. Ama farklı olalım derken de yöneticilerimizin de farklı olması, başkalarının ayak izinden gitmek yerine kendi ayak izlerini oluşturması gerek. Mersin'in potansiyeli yüksek ama bunun iyi değerlendirilmesi lazım. Yeter ki farklı düşünelim.”
'RIS Mersin Projesi' ile birlikte kentin kendisine bir yol haritası belirleyerek; tarım, turizm ve lojistik sektöründe geleceğini şekillendirmesinin çok önemli bir adım olduğunu ifade eden Gürsoy, ancak burada asıl önemli olanın ortaya konulan tüm bu projelerin altının doldurulması olduğunu belirterek, belirtilen sektörde hazırlanan proje ve yapılan çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Bugüne kadar yapılanların yeterli olmadığını ve daha fazlasının yapılması gerektiğine işaret eden Gürsoy, atılması gereken adımların atılması halinde de Mersin'in bugün olduğundan çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini iddia etti. Kentin potansiyelinin harekete geçirilmesi, bunun en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Gürsoy, bu kapsamda da 'ben' değil, 'biz' anlayışının zihinlere kazınmasıyla Mersin'in çok daha iyi bir noktaya taşınabileceğini de sözlerine ekledi.
(SNK-HK-Y)
10.07.2010 15:38 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.