Son Haberler
29.05.2012 Salı 10:16
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

MERSİN MÜFTÜSÜ RAMAZAN VE ORUÇ HAKKINDA KONUŞTU
24.08.2010 13:26
MERSİN (İHA) - Mersin Müftüsü Niyazi Ersoy, orucun nefsin isteklerine iradi olarak uzak durması yönüyle iradi bir eğitime, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma açısından da sabır eğitimine dönüştüğünü söyledi. Ersoy, orucun kişiyi manevi bir eğitim sürecine taşıdığı gibi kulun kısa sürede kalbi ve ruhu üzerinde birikmiş günah tortusundan sıyrılıp arınmasına da imkan sağladığını kaydetti.
Ramazan Ayı'nın iradelerin merhametle eğitilip özgürleştiği, ferdi hayattan dindarlığın, sosyal hayattaysa kaynaşma ve paylaşmanın yoğun olarak yaşandığı bir dönem olmasının yanında Kur'an-ı Kerim'in evrensel mesajının anlaşılması ve içselleştirilmesi için daha çok okunduğu müstesna bir zaman dilimi olduğunu kaydeden Ersoy, bu ayın dünyanın sayısız nimetleri içinde Allah'ın lütfuna mazhar olan insanın belli bir süre zarfından bunlardan kendini uzak tutup, bir bakıma nimetin kadrini daha yakından bildiği,
oruç ibadetiyle de muhtaçların halini anladığı ve paylaşmayı öğrendiği, rahmet ve bağışlanma mevsimi olduğunun altını çizdi.
Ersoy, "Yüce dinimiz İslamiyet'in yapılmasını emrettiği her şeyde bilebildiğimiz veya bilemediğimiz nice hikmetler, nice yararlar var. Haram kıldığı ve yasakladığı şeylerde de sayılamayacak kadar zararlar var. Dinimiz insanlar için yararlı olan hiçbir şeyi yasaklamamış, zararlı olan hiçbir şeyi de emretmemiştir. Oruç tutmanın da insanlar için maddi, manevi birçok hikmet ve yararları olduğu için bütün ilahi dinlerde emredilmiştir. Oruç ibadetinin temel hedefi insanları takvaya eriştirmektir. Bu bizzat
Kur'an-ı Kerim'de, 'Ey iman edenler! Allah'a karsı gelmekten sakınmanız ve takvaya erişmeniz için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı' şeklinde buyrulmaktadır" dedi.

"ORUÇ, İNSANI MANEVİ BİR EĞİTİM SÜRECİNE TAŞIR"
Orucun, insanı manevi bir eğitim sürecine taşıdığını, kulun kısa sürede kalbi ve ruhu üzerinde birikmiş günah tortusundan sıyrılıp arınmasını sağlandığını anlatan Niyazi Ersoy, nasıl ki sadaka ve zekat inananları günahtan temizliyor, onları arındırıp yüceltiyorsa bedenin zekatı olarak öne çıkan orucun da insanı, nefsinin hakimiyeti altında ezilmekten kurtardığını vurguladı. Oruç tutan kişinin, nefsinin zincirlerini kırarak Allah'ın ipine sarılmış olacağına dikkat çeken Ersoy, "Nefis insanı bencilleştirip
yalnızlığa iterken, insan Allah'ın ipine sarılmakla sosyal bir varlık olduğunu iyiden iyiye hisseder. Oruç ayı olan Ramazan boyunca toplu halde yapılan ibadetler birlik duygusunu ruhlara işler. Zengin, fakirle aynı safta namaz kılar, aynı sofrada yemek yer, zekat, fitre ve fidyeler gelir dağılımındaki dengesizliğe adeta can suyu olur" diye konuştu.
Orucun, nefsin isteklerine iradi olarak uzak durma olması yönüyle bir irade eğitimine, açlık ve susuzluğun verdiği sıkıntıya dayanma yönüyle de sabır eğitimine dönüştüğünü dile getiren Ersoy, kişinin yaşam sürecinde başarılı bir periyoda sahip olabilmesinin irade eğitiminden geçmesiyle mümkün olabileceğinin altını çizdi. İradesi zayıf olan insanların, hayatta başarılı olamadığı gibi uhrevi açıdan da sonları iyi olmayacağını savunan Ersoy, ibadetlerin hemen hemen bütünüyle iradesi güçlü olan insanları ifa
edebileceği bir konum ve nitelik arz ettiğini vurguladı.

"ORUÇ RUHUN ARINDIRILIP YÜCELTİLMESİNDE ETKİLİDİR"
Bu noktada orucun, nefsin isteklerinin kontrol altına alınmasında, ruhun arındırılıp yüceltilmesinde etkili olduğunu kaydeden Ersoy, açıklamasını da şöyle sürdürdü: "Nitekim orucun değişik biçimlerde de olsa hemen bütün din ve kültürlerde bir mücahede yolu olarak benimsenmiş olması bu gerçeği ifade etmesi yönüyle dikkat çekicidir. Oruç ibadetiyle kanaat, tekrar kapımızdan evlerimize girer. Açlık çeken insan yoksulun, muhtacın durumunu anlar ve kanaat etmenin önemini daha iyi kavrar. Artık israf edemez
olur. Allah Resulü'nün (S.A.V), 'Kanaat bitmeyen bir hazinedir' sözü müminin kulaklarında yankılanır. Nimetin kadrini bilen insan, eskisinden daha çok Allah'a olan şükrünü artırır. Hırsın mahrumiyete, kanaatin rahmete vesile olduğunu anlar. Allah Resulü'nün, 'İktisat eden geçim sıkıntısı çekmez' müjdesi hayatında tezahür etmeye başlar."
Oruç ibadetinin, insana iftar ve sahur ile kılınan teravih namazlarıyla, diğer ibadetlerle hayatı disipline etme imkanı tanıdığını anlatan Niyazi Ersoy, oruç ayı olarak da öne çıkan Ramazan Ayı'nın kulun Rabbine iltica ederek, günahlarının bağışlanması için hayat yoluna yerleştirilmiş fırsat ve hazinelerle dolu olduğunu söyledi. Ersoy, kişinin Kur'an üzerinde daha fazla düşünme imkanı yakalayacağı gibi Ramazan'ın getirdiği bereketle de günahların kalp ve beyin üzerinde örttüğü perdeyi kaldırmasıyla
insanın, bazı ayetleri daha derinden hissedeceğini ve anlayacağını belirtti.

"ORUÇ ÜMİTSİZ İNSANLARIN BAĞIŞLANMA ÜMİDİNİ YEŞERTİR"
Oruç beden zekatı olarak, vücutta birikmiş zararlı unsurların defi için metabolizmaya büyük bir imkan sağladığına işaret eden Ersoy, insanın, vücudunu diğer canlılardan daha farklı olarak madde ve mananın sırlı ve ahenkli bir birleşimi olarak görmeye başladığını, bu nedenle de Ramazan Ayı'nda vücutların yenilendiği gibi dimağların da parladığını ifade etti. Ramazan orucunun ümitsiz insanların bağışlanma ümitlerini yeşerttikleri bir zaman dilimi olduğu bilgisini de veren Ersoy, orucun ansızın gelecek
sıkıntılara karsı insanlara dayanıklı olmayı öğreten bir öğretmen olmasının yanında, kişinin çocuklarına keyifle dinlerini öğrenme ve yaşama fırsatını veren bir ay olarak da Ramazan'ın öne çıktığını kaydetti.
Niyazi Ersoy, "Allah Resulü, inanıp karşılığını Allah'tan bekleyerek ramazanı değerlendirenlerin geçmiş günahlarının bağışlanacağını söylemiştir. Aynı şekilde Allah Resulü, sahabesi Ka'b b. Ucre'ye hitaben, 'Ey Ka'b! Namaz kişinin Müslüman oluşuna delildir. Oruç ise sağlam bir kalkandır. Sadaka vermek, suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları silip süpürür. Ey Ka'b! Haramla beslenerek teşekkül eden et ve kemiklere ancak ateşte olmak yaraşır' diye söylemiştir. Orucun hikmetleri ile hükümlerini anlamak
arasında sıkı bir bağ vardır. Orucun fıkhına taalluk eden kuralların bilinmesi orucumuzu Allah Resulü'nün bize hikmet olarak bıraktığı sünnetine uygun oruçlar tutmamıza imkan tanıyacaktır" dedi.
(SNK-AŞ-Y)

24.08.2010 13:25:51 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.