Son Haberler
29.05.2012 Salı 11:06
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

MHP GRUP TOPLANTISI...(2)
29.06.2010 13:41
ANKARA (İHA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, eşi Halkalı'daki bombalı saldırıda şehit olan Muşlu Elik Bölük'ün sözleriyle ilgili olarak, "İşte açılımın bittiği yer, işte tahriklerin son bulduğu nokta, işte milletimizin yüksek vicdanının, ahlakının ve erdeminin sesi bu. Ayrışmayacağını, çözülmeyeceğini haykıran bir gönlün, bayrağını seven bir şuurun ifadesi bu" dedi.
MHP lideri Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada 7.5 yılı aşan AK Parti iktidarının neden olduğu ağır tahribatın, toplumun bütün kesimlerini derinden etkilemeye başladığını söyledi. Farklılıkların kışkırtılması, ayrımcılığın övülmesi, ayrışmanın kutsanması üzerine şekillenen bölücü AK Parti politikalarının faturasının çok ağır olduğunu belirten Bahçeli, açılım denen yıkımda gelinen noktanın burası olduğunu söyledi. Hükümetin yıkım ısrarı sürdükçe terörle yapılan pazarlığın acı
sonuçlarının kan ve gözyaşı olarak geri döndüğünü savunan Bahçeli, "Kanlı terörün neden olduğu can kayıplarının haklı öfkesi artık toplumun tahammül sınırlarını zorlamaktadır. Her gün bir yöremizden kanlı bir eylemin haberi gelmekte, her gün bir beldemizde vatan evlatlarımız omuzlar üzerinde toprağa verilmektedir. Her gün bir Mehmetçiğimiz yaralanmakta, her gün bir ocağa daha ateş düşmektedir. Tek tesellimiz, yalnızca büyük milletlerin göstereceği vakarın ve sabrın milletimiz tarafından gösteriliyor
olmasıdır. Yıllardan beri bölücülüğü ve terörü kökü ve kökeni ne olursa olsun hiçbir toplum kesimine mal etmemiş olan aziz milletimizin bu asil duruşu çok şükür ki devam etmektedir. Açılımla birlikte kaşınan etnik kimliklerin kışkırtılması ile birbirine düşman edilmek istenen milletimizin sağduyusu takdir-i şayandır ki sürmektedir" diye konuştu.
Türk milletinin, bunca badireye, akan kana, kıyılan cana ve AK Parti tahriklerine rağmen, teröre razı edilmek istendiğini, hayır dediğini, kardeş kavgasına itilmek istendiğini, 'asla' dediğini, bozgunculara, yıkıcılara, işbirlikçilere fırsat vermediğini dile getiren Bahçeli, tek bir ses, tek bir nefes olduğunu ve şehitlerine sahip çıktığını anlattı. Geçen hafta büyük Türk milletinin bir evladının, tertemiz bir şehidin, vatan toprağı Muş'ta doğmuş pırıl pırıl eşinin, bu gerçeği görmek istemeyenlerin
yüzüne bir kez daha çarptığını dile getiren Bahçeli, İstanbul Halkalı'daki askeri servis otobüsüne yapılan bombalı saldırıda şehit düşen askerlerden Jandarma Uzman Çavuş Mehmet Çağlar Bölük'ün eşi Elif Bölük'ün sözlerine dikkat çekti. Bölük'ün, "Çok gururluyum, çok onurluyum. Şehit eşi olduğum için üzülmüyorum. Saldırıyı yapanlar birer maşa, Ne Kürt ne de Türk. Onlar hain, kalleş, şerefsiz. Oğlum yok ama bu vatan uğruna kızımı da asker yapacağım. Bayrağımız, devletimiz, vatanımız sağolsun. Bu bayrak
Doğu'da, da Batı'da inmeyecek" dediğine işaret eden Bahçeli şöyle konuştu:
"İşte açılımın bittiği yer, işte tahriklerin son bulduğu nokta, işte milletimizin yüksek vicdanının, ahlakının ve erdeminin sesi bu. Ayrışmayacağını, çözülmeyeceğini haykıran bir gönlün, bayrağını seven bir şuurun ifadesi bu. Hayatının en acılı gününde, şehit eşini toprağa verdiği günde böylesine olgun, böylesine inançlı ve böylesine kararlı bir genç hanımımızı görmekten son derece bahtiyarım. İşte bütün melanetlere ve saldırılara rağmen ülkemizi ve milletimizi ayakta tutan ruh ve şuur budur. İftihar
ediyorum. Onu böylesine şuurlandıranlara ve muhterem ailesine şükranlarımı sunuyorum. Bütün Elif kızlarımızı, bütün Mehmet oğullarımızı ve nerede doğarsa doğsun, mezhebi, kökeni ne olursa olsun, gönlü al bayrağımızda olan, alnı açık, yüreği temiz bütün evlatlarımızı kucaklıyoruz. Allah şehidimize ve şehitlerimize gani gani rahmet eylesin, bu kızımız gibi evlatlarımıza ve ailelerine de bir ve beraber yaşayacağımız uzun, başarılı ve huzurlu ömürler versin. Niyazım yalnızca budur. Bütün şehit ailelerinin
olduğu gibi acısını yürekten paylaşıyor, terörle sonuç almaya, açılımla yürek yakmaya devam edenlere bu duruşun, tavrın ve inancın ders ve ibret olmasını umuyorum. Onlar müsterih olsunlar ki, şehit düşmüş oğulların, kocaların, babaların kanı yerde asla kalmayacaktır. Biz bunun için varız ve bunun için buradayız. Milliyetçi Hareketin nefesi zalimlerin ensesindedir. Mazlumların iki eli, ihanete çanak tutanların yakasındadır. Hesapları mutlaka sorulacak, sorumluları bir bir bulunacaktır. Yıkıma, ayrılığa ve
teröre çanak tutanlar da bilmelidir ki, yaptıkları yıkım karşısında yatacakları yer de, kaçacakları delik de yoktur."
Başbakan ve yandaşlarının son haftalarda dile getirdiği iddialardan birinin de MHP'nin, terör örgütünün diliyle konuştuğu iddiası olduğuna işaret eden Bahçeli, bugün akıl sağlığı yerinde hiç kimsenin MHP ile terör örgütünü aynı fotoğraf karesine almak gibi bir iddiasının olamayacağını vurguladı. Bahçeli, "Bizim vatan sevgimizi kimseye ispat etmek gibi bir arayışımız olmadığı gibi Başbakan'a da bu konudaki samimiyetimizi elbette ki ispat edecek değiliz. Partimizin yıllardan beridir ülkemiz, milletimiz ve
terör konusundaki yeri nettir, bellidir ve dost düşman, seven sevmeyen herkesin malumudur" şeklinde konuştu.
Başbakanın açtığı kapıdan girerek siyasallaşmaya yönelen PKK'nın 15 Kasım 2001'de sözde 6. konferansındaki 'sivil itaatsizlik' adı verilen isyan aşamalarından birinin esasının 'ana dilde eğitim' olduğunu hatırlatan Bahçeli, "Ne tesadüftür ki, Başbakan'ın 1991 raporundaki ana dilde eğitim isteği ve bu dillerin öğrenilmesi ve öğretilmesi için yasal imkanların hazırlanması önerisi PKK kararlarının aynıdır. Bugün bu konuda hayli mesafe almış ve PKK ile rekabet etmeye başlamıştır" diye konuştu.
Son dönemlerde karmaşıklaşan ülke gündeminin, ekonomik sorunları gölgelediğini ve geri plana düşürdüğünü belirten Bahçeli, kangrene dönüşen yargı kavgaları, cepheleşmeyi tetikleyen Anayasa değişikliği ve referandum süreci, uluslararası ilişkiler alanında başta Gazze sorunu olmak üzere, eksen kaymasıyla ilgili tartışmaların ister istemez ekonominin ihmal edilmesine yol açtığını söyledi. Bunların yanında, kana susamış bölücü hainlerin cinayetleri, hemen her gün gelen şehit cenazeleriyle birlikte dağlanan
yürekler, ağlayan gözler, titreyen eller ve son yolculuğuna çıkan şehitlerin arkasında kalan hatıralarının her meselenin önüne geçtiğini ifade eden Bahçeli, Türkiye'nin terörle kilitlendiğini, AK Parti'nin açtığı ve teşvik ettiği kanaldan gelen kirli ve alçakça saldırıların, Türk milletinin bağrına saplandığını ve bütün dikkatlerin doğal olarak buraya çevrildiğini söyledi.
Türkiye'nin gündemi ekonomi değilse de, dünyanın ajandasında küresel ekonominin sorunlarının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, birçok ülkenin, kriz ve sonrası için politikalar geliştirdiğini, öngörülerde bulunduğunu, yapacakları ve yapamayacakları alanlarda kendi kamuoylarını iknaya giriştiğini anlattı. Yoğun tartışmalar eşliğinde geçen hafta sonunda G-20 toplantısının hükümet ve devlet başkanları ayağının Kanada'da gerçekleştiğini hatırlatan Bahçeli, Türkiye'den de Başbakan Erdoğan'ın Toronto'daki
toplantıya katıldığını belirtti. Zirve bildirisinden anlaşılacağı üzere, G-20 ülkelerinin, 2013 yılına kadar bütçe açıklarını yarı yarıya azaltma konusunda uzlaştıklarını ve bunu da ekonomik büyümeye zarar vermeden yapacaklarını taahhüt ettiklerini hatırlatan Bahçeli, bu gelişmelerin Türkiye'ye de etkilerinin olacağını ve bunun işaretlerini şimdiden görmenin mümkün olduğunu söyledi.
Başbakan tarafından seslendirilen, Türkiye'nin taraftarı olduğu, küresel ekonomiyi daha kullanılabilir kılan politikaların nelerden ibaret olduğunun anlaşılamadığını ifade eden Bahçeli, G-20 zirvesi sırasında, muhataplarıyla görüşebilmek için maç programlarının bitmesini kapılarda bekleyerek sineye çeken Erdoğan'ın, Kanada'ya adeta Türk milletinin değil de, Ortadoğu'nun temsilcisi gibi gittiğini öne sürdü.
Batılı olduğunu ısrarla vurgulayan, İsrail'le ilgili bir sorununun bulunmadığını ifade eden, bu çerçevede tenkitlere muhatap olan Başbakan'ın, nasıl bir tuzağa düştüğünü anlamak için bu son gelişmelere bakmanın yeterli olacağını söyleyen Bahçeli şöyle konuştu:
"Ülkemiz ekonomisinde yangın vardır ve insanımız aç, sefil, yoksul ve işsizdir. Başbakan'ın dikkati ise sadece Gazze'dir ve İran'dadır. Cumhuriyet tarihinin hiçbir onurlu Başbakanı, kendi sorunları dururken, dışarıdaki yel değirmenlerine karşı mücadele vermemiştir. Başbakan Erdoğan, İsrail'le ilişkilerin düzelmesi için Toronto'dan dört şart ileri sürmüştür ancak ekonomik yıkımın ve tahribatın mağdurlarının ne olacağını, ayağa kalkmaları için nasıl bir küresel işbirliği içinde olmamız gerektiğini dile
getirmemiş ve savunmamıştır. Her şey ortadadır ve bu zihniyetin kalbi Türk vatanı için atmamaktadır. Zannederseniz ki, Başbakan Erdoğan göre tek sorun Gazze ve İran meselesidir. Peki, Türk milletinin başka sorunları, hevesleri, hedefleri, hüzünleri, beklentileri yok mudur?"
(ZÇ-ÖZ-Y)

29.06.2010 13:40:16 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.