Son Haberler
29.05.2012 Salı 11:16
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

MHP'Lİ YALÇIN: AKP'NİN İŞBİRLİĞİ İDDİALARINI YALANLAMASI İNANDIRCI DEĞİL
23.08.2010 13:55
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Bölücü başı ile nasıl bir anlaşma ve işbirliği yapıldığı konusunda kamuoyunu bilgilendirilmeyen AKP'nin, işbirliği iddialarını günler geçtikten sonra yalanlama gayreti içine girmesi inandırıcı değildir" dedi. ANKARA (ANKA) - MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "Bölücü başı ile nasıl bir anlaşma ve işbirliği yapıldığı konusunda kamuoyunu bilgilendirilmeyen AKP'nin, işbirliği iddialarını günler geçtikten sonra yalanlama gayreti içine girmesi inandırıcı değildir" dedi.
Yalçın, yaptığı yazılı açıklamada referandumda sonuç alma adına hemen her yolu meşru gören iktidar sahiplerinin, "karanlık köşelerdeki karanlık ilişkilerini" Türk kamuoyunun ibretle seyrettiğini ifade ederek, Başbakan Erdoğan'ın miting meydanlarındaki aldatmacasının temelini oluşturan "cepheleşme ve gerginlik çıkarma politikası"nın ise dozunu artırarak devam ettiğini ileri sürdü. Gerçek dışı ifadelerin yüz kızarmadan söylendiği mekânların, AKP'nin kendisini akıl dışına ittiği miting alanları haline dönüştüğünü, AKP'nin ülkedeki bütün kurumlara savaş ilan ettiğini belirten Yalçın, "Habur'daki garabetle Türk Milletini aşağılayan siyasi iktidar, meydanlarda tehditler savurarak oy devşirme çabası içerisine girmiştir. AKP yöneticileri bir yandan Anayasa değişiklik paketi ile yargıyı kelepçelemeye çalışırken diğer taraftan YAŞ gerginliğiyle orduyu dipçiklettirme yolunu açmaktadır" dedi. Bütün bu yapılanlardan memnun olanların ise başta AKP olmak üzere BDP, PKK, ABD ve AB'den meydana gelen "maskesiz beşler" olduğunu iddia eden Yalçın, son hamlenin ise PKK'ya eylemsizlik kararı aldırarak AKP'nin elini rahatlatmak olduğunu kaydetti. Yalçın, Abdullah Öcalan'ın da, "evet' oylarının serbest bırakılması için telkinde bulunmaya devam ettiğini belirterek şöyle devam etti:
"Bölücü başı ile nasıl bir anlaşma ve işbirliği yapıldığı konusunda kamuoyunu bilgilendirilmeyen AKP'nin, işbirliği iddialarını günler geçtikten sonra yalanlama gayreti içine girmesi inandırıcı değildir. Daha da önemlisi BDP ve PKK temsilcilerinin ağız birliği ederek devletle PKK arasında bir anlaşma olduğunu söylemeleri hatta BDP Genel Başkanının hükümete "halkın demokratik özerklik talebini kabul edeceksiniz' şeklindeki talimatları pazarlığın ve işbirliğinin işaretleridir. Bu pazarlığın sonuçlarından bir diğeri ise BDP=PKK'nın referandumda "evet' oyu kullanmaya hazırlanmalarıdır. BDP, göstermelik 40-50 kişilik gruplarla boykot açıklamalarını Ege ve Akdeniz illerinde yaparak sesinin hükümsüz olduğu alanlarda kampanya yürütmektedir ki, bu da AKP'nin ekmeğine yağ sürmektedir. Ege'de, Akdeniz'de demokratlık kisvesini giyen AKP, doğu ve güneydoğuda bölücülük kisvesine yönelmektedir. Siyasi hedeflerinin PKK, BDP, ABD ve AB ile örtüştüğü AKP'nin, gelinen referandum durağında, istismar ve yalan yolculuğunun artık had safhasında olduğunu söylemek mümkün olsa gerektir. Bu durakta AKP'nin takasına binenlerin ise PKK ve siyasi uzantısı BDP olduğu açıktır. Bütün bu gelişmelerin; Ağustos ayı başlarında, devletin bazı yetkililerinin, İmralı canisi ile görüşmeleri sonrasında karar altına alınan hususlar olduğunu söylemek mümkündür. Başbakan inkâr etse de danışmanı "anlaştılar' iddiasına cevap vererek hükümetin Öcalan ile diyalog halinde olduğunu ortaya koymuştur. İşte AKP ve BDP=PKK ittifakının en önemli delilleri bunlardır. Görüldüğü gibi bugünün gerçekliği, referandum vasıtasıyla açılım projelerinin amacı olan bölünmenin yolunu açma çabalarıdır. Yarının gerçekliği ise referandum sonrasında bu ülkede başkanlık sistemiyle birlikle özerklik taleplerinin gündeme gelmesi olacaktır. Biz Türkiye'nin bölünmesinin oylanacağı 12 Eylül referandumunda; vatan sevgisi ile dolu tüm vatandaşlarımızı bu oyunu bozmaya davet ediyoruz. Bu davet bizimdir. Bu davet geleceğini hep birlikte hazırladığımız Türkiye'yi karanlıktan aydınlığa çıkarma fırsatıdır. Elimizdeki bu fırsat, ABD ve AB gömleğini sırtına giyerek milli ve manevi değerlerimizi istismar eden AKP'den ve yanında konuşlandırdığı işbirlikçilerden kurtulma fırsatıdır."(ANKA)
(GO/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.