Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.
10 yıl önce bir G.Saray, F.Bahçe veya Beşiktaş’a bırakın gelmesini, bu takımlarla adının anılması bile hayaldi. O dönem Mallorca’da çıkış yapan, Valencia’yı 2 yıl üst üste Şampiyonlar Ligi finaline taşıyan isimdi Hector Raul Cuper. 2000’li yılların başında adı üst düzey takımlarla anılıyor, bol sıfırlı rakamlar onun için telaffuz ediliyor, Avrupa’nın devleri O’na imza attırabilmek için birbirleriyle yarışıyorlardı. Bugün Mourinho/Pep neyse o dönem de Cuper oydu. Hani olmazdı; ama 3 büyüklerden birisi Cuper’i İstanbul’a getirmeyi başarsa yer yerinden oynar, gazeteler günlerce Cuper olayını işler, Arjantinli hoca bir anda gündeme oturuverirdi. Daum’lar, Schuster’ler, Carvalhal’ler kristallerle süslü pahalı bir avize olan Cuper’in yanında ancak birer spot lamba olabilirlerdi. Bir dönem adı Barça’yla anıldı; ancak Arjantinli teknik adam rotasını çizmeye doğru yöneltti. İnter’de göreve başladığında Milano ekibinin kadrosunda 3 de Türk vardı. Hakan-Emre-Okan üçlüsü Cuper’in bol yıldızlı kadrosunda görev bekliyorlardı.
FİNALLERİ KAYBEDEN ADAM
Cuper İnter’deyken en büyük rakiplerinden Milan’ın başında Fatih Terim vardı. Hoca öğütme makinesi çizmede Terim’in Milan serüveni erken noktalanırken Cuper emin adımlarla şampiyonluğa doğru koşuyordu. Mallorca’yı çalıştırdığı dönemde İspanya Kral Kupası Finali’ni kaybetmişti, büyük bir başarı yakalayarak Valencia’yı 2 kez taşıdığı Devler Ligi finallerinin her ikisini de kaybeden taraf yine o oluyordu. Hatta o dönem takımınızın başına Cuper’i getirin, finale kadar o sizi götürür, finaldeyse yerine bir başkasını getirip kupayı kaldırın diye espri bile yapılıyordu. Evet, Cuper finallere kadar takımını taşıyan; ancak finalleri kaybeden bir yetenekti. Seri A’da da bu durumun bir kez daha tezahür edişine şahit olduk. İnter’i son haftaya lider sokmayı başarmıştı Cuper. Ama son maç bir Cuper klasiği hayal kırıklığıyla sonuçlanıyordu. Lazio’ya 4-2 kaybeden İtalyan devi şampiyonluktan oluyordu. Bu Cuper’in kaybettiği en son final oluyordu aslında. Basamakları tek tek çıkarak yükselen Cuper benzer bir hızla aşağıya doğru yuvarlanıyordu. Finali kaybetmesine rağmen görevine sol verilmiyordu başarılarla dolu kariyerinin hatrına; ancak sonraki dönemlerde önlenemez bir düşüş başlıyordu kariyerinde. Bu düşüş İnter’deki sonunu da hazırlıyordu Arjantinli’nin. Sonraki yıllarda nereye gittiyse tutunamadı. Eski Cuper geri gelmedi bir türlü.
SON DURAKLAR ÜLKESİ
Nasıl ki 20’li yaşlarının ilk demlerindeki bir Hagi’yi, bir Guti’yi o en verimli çağlarında değil de ancak 30’lu yaşlarında getirebiliyorsak bu ülkeye Cuper’i de kariyerinin son demlerinde tanıştırabildik bu ülkeyle. Orduspor belki birçok teknik adamın sahip olamadığı CV’ye sahip bir teknik adamı getirdi. Başarılı olur mu elbette bir yorum yapmak güç. Eski Cuper olursa çok şeyler katar Ordu’ya. Her ne olursa olsun Cuper ismi heyecan verici. Arjantinli’nin Türkiye serüveninde neler yapacağını merakla bekliyoruz. Kıtalar arası bir başarı grafiğine sahip Hiddink’in bile bir türlü başarıya ulaşamadığı bir ülke burası. Bakalım Cuper başaracak mı?
G.SARAY DARÜ’L ACEZE Mİ?
Hani A.Gücü’nden ayrılan Özgür ve Uğur için Kulüpler Birliği bu futbolculara talip olmayacağız diye bir karar aldı ya… Hıncal Uluç bu karara inat bu futbolculara G.Saray talip olsun diyor. Yani olacak şey değil! Bir köşe yazarı bunu ciddi ciddi yazabiliyor. Birincisi bu kararı ben de tasvip etmiyorum saçma sapan bir anlayış orası ayrı. İkincisiyse bu futbolcuları bir takım ihtiyacı doğrultusunda transfer edebilir. Bu takım G.Saray da olabilir. Gayet tabi bir yazar da o takım için yararlı olabileceğine inanıyorsa bu futbolcuları önerebilir. Ama sırf bu karara inat bu futbolcuları siz alın demek de neyin nesi? Yani yarın aynı durum İBB’nin başına gelse ve 8-10 futbolcu için Kulüpler Birliği ortak karar alsa G.Saray tepki olsun diye bu futbolculara da mı talip olacak? Mantık bunun neresinde? G.Saray hedefleri, vizyonu olan bir kulüp mü, yoksa boşta kalan futbolcuları kadrosuna katan bir darü’l aceze mi? Hıncal Uluç son dönemlerde büyük bir düşüş yaşıyor, mesleki heyecanını da önemli ölçüde kaybetmiş görünüyor. Ve artık akıl ve mantık süzgecinden geçmeyen görüşleri köşesinde görmek şaşırtmıyor pek kimseyi.
NOT: Özgür’ün F.Bahçe, Uğur’unsa G.Saray’a imza atması söz konusu. Benim savunduğum zaten bu futbolcuların kalitesi falan değil. Sadece bir karara inat bir takım bu futbolcuları alsın mantığına itirazım.
enginkonca@gmail.com