MİLLET KAN AĞLIYORMUŞ
“Allah sizi inandırsın millet kan ağlıyor”
Bunu söyleyen;
CHP Genel Başkan Yardımcısı 22 Temmuz seçimlerinde Kocaeli’den kontenjandan birinci sıradan adaylığı dayatılan ve kerhen pardon halkın teveccühü ile(!) seçilmiş olan 22. dönem milletvekili Sayın Cevdet Selvi…
Dinleyenler:
CHP genel merkezine, AKP adına bayram ziyaretine gelmiş olan iktidarın iki temsilcisi; Bülent Gedikli ve Zeynep Karahan Uslu.
Sayın Selvi!
“Millet kan ağlıyor”, söylediğiniz doğru da; siz değerli milletvekillerinin durumu nasıl acaba? 10 milyarlık aylıklarla geçinebiliyor musunuz? “Kan ağlayanlar” ve “sürünenler” olarak biz de inanın onu çok merak ediyoruz. Yazımızı okumak talihsizliğine uğrayıp da, bir açıklama yaparsınız seviniriz.
Doğru, sayenizde millet kan ağlıyor!
CHP olarak yıllarca ortaya koymuş olduğunuz müthiş performansınızı ve projelerinizi (!) ne yazık ki bu halk bir türlü anlayamadı ve gitti son seçimde de sülale boyu oyunu yine Tayip Erdoğan’ın AKP’sine verdi.
Halbuki sizler, aslan sosyal demokratlar olarak; siyasi arenada birbirinize düşmeden, hizipleşip birbirinizi yemeden, halkla bütünleşip, halk gibi yaşayarak yani enten dantel takılmadan ne özverili çalışmalar yapmıştınız(!) İktidara gelmiş olsaydınız, eminiz ki Türkiye’yi uçuracaktınız.
Örneğin siz ta Eskişehir’den kalkıp Kocaeli’yi fethetmek; partinizin buradaki başarısız yönetici ve milletvekili adaylarının yapması, başarması olanaklı olmayan işleri başarmak; Kocaeli’yi CHP’nin kalesi yapmak ve AKP’yi perişan etmek için gelmiştiniz. Ama ne kötü talihtir ki, Kocaeli’de halk sizi, partiniz CHP’yi anlamadı, anlayamadı ve size beklediğiniz oyları vermedi.
Sonra ne oldu?
Partiniz CHP iktidar olamayınca, millet ister istemez AKP’nin eline düştü ve maalesef bugün “kan ağlıyor” duruma geldi…
Peki, bu millet hep kan ağlıyor da, neden gidip gidip oyunu her defasında, hem de artırarak Recep Tayip Erdoğan’nın AKP’sine veriyor? Sayın Selvi, hem sürekli kan ağlayacaksınız, hem de gidip oyunuzu her defasında AKP’ye vereceksiniz, ortada bir paradoks yok mu?
Sizden, sizlerden, CHP’nin mevcut kadrolarından, halk olarak yani sizin tanımınızla “kan ağlayan” halk konumuyla bir ricamız var. Bizim için üzülmeyiniz, biz kendi başımızın çaresine bakarız, tek koşul sizler gölge etmeyiniz başka ihsan istemiyoruz.
Genel Başkanınız Deniz Baykal başta olmak üzere, çok az istisna dışında CHP’nin yıllanmış isimleri olarak artık, kendinizi fazla yormasanız da çekilip köşenize otursanız, torunlarınızı severek, bahçenizde çiçek yetiştirerek gününüzü geçirseniz ve boşaltacağınız yönetici kadrolarına pırıl pırıl genç insanlar gelip otursa ne olur dersiniz?
Ne olur biliyor musunuz?
Partiniz CHP’ye, genel başkanınız dahil saygıdeğer duayenleriniz nedeniyle oy vermemekte yılardır direten ve sizlere, partinize güvenini çoktan yitirmiş olan bu halk; önümüzde ki ilk seçimlerde, oy pusulasında ki altı okun üzerine büyük bir heyecanla, “herhalde CHP’nin aklı başına gelmiştir” der ve sizlerin yerine gelmiş olan genç kadrolarınızın yüzü suyu hürmetine mührünü basar.
Ne dersiniz Sayın Selvi?
Sizin için, sizler için zor bir karar ama, ülke, millet ve Cumhuriyet rejiminin korunması adına çaresiz gelinen nokta bu.
Başka da alternatif kalmadı. Bakın Fazıl Say’ın bile bu ülkede yaşama ve kalma umudu tükendiğine göre varın gerisini siz düşünün...
Bırakın kendi içinizde birbirinizi yemeyi, yüze gülüp arkanızdan konuşmayı, bir kere olsun sağduyulu düşünüp, hem kendi hayrınıza hem de ülkenin bugünü ve geleceği adına akılcı bir karar verin? Sol rejim” emekçiden, dar ve sabit gelirliden, çiftçiden, emekliden ve halktan yanadır. Başarısız olan “sol” değildir. “sol”u başarısız yapan sizlersiniz.
İngiltere’de Tony Blair’in yaptığını, siz “duayen CHP’li siyasetçiler” olarak, - yıllanmışlar demiyoruz - yapamaz mısınız?
Biz artık bu işi götüremiyoruz, partimizi başarıya taşıyamıyoruz diyerek bayrağı gençlere kendi elinizle teslim edip köşenize çekilemez misiniz?
Bi düşünün hele!
Lütfen rica ediyoruz bi düşünün!
BURHAN ÖZBEY