Son Haberler
29.05.2012 Salı 11:25
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI NİMET ÇUBUKÇU, ÇORLU`DA ANAYA DEĞİŞİKLİĞİ İÇİN YAPILACAK OLAN REFERANDUMU ANLATTI
06.08.2010 20:16
TEKİRDAĞ (İHA) - Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü`nün 18. Milli Eğitim Şurası Ege Çalıştayı`ndan kamuoyuna yansıyan 'Kız - Erkek Okulları ayrılsın' konusundaki öneri ile ilgili soruya hayır yanıtını verdi. Bakan Çubukçu`nun soruya mı yoksa kız - erkek okullarının ayrılmasına mı hayır dediği ilk önce anlaşılamadı. Ardından yaptığı toplantıda konuya açıklık getiren Çubukçu, referandumda evet oyu isteyerek 'sevdamız millet, kararımız evet' dedi.
Tekirdağ il merkezi, Çorlu ve Çerkezköy`de sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya gelerek bölgenin sorunlarını dinlemek maksadıyla düzenlenen toplantıya katılan Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 12 Eylül referandumunun seçim maliyeti dışında ülkemize hiçbir maliyeti olmadığını aksine kazandıracağı çok şey olduğunu söyledi.
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası`nda düzenlenecek konferansa isim ve soy isminin baş harflerini taşıyan 34 NC 3434 plakalı özel otomobiliyle gelen Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu burada Tekirdağ Milletvekili Zübeyir Kemelek, AK Parti Tekirdağ Milletvekilleri Ziyaeddin Akbulut, Prof. Dr. Necip Taylan, AK Parti İl Başkanı Soner Çizen, İlçe Başkanı Atilla Arıksoy ve çok sayıda partili tarafından karşılandı.
2007 seçimlerinde halkımızın huzuruna anayasayı değiştirme vaadiyle çıktık diyen Bakan Çubukçu: "2007 yılında aldığımız bu yetki toplumumuzun ihtiyaç beklenti ve taleplerini gözeterek demokratik bir anayasa yapma yolunda bir süreç başlattık. AK Partiye açılan kapatma davası yepyeni sivil bir anayasa yapma konusunda ki çalışmalarımızı kesintiye uğrattı. Anayasal zeminde daha da güçlenmesini demokratik standartların yükseltilmesini, hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının güçlendirilmesini amaçlıyoruz.
AK Parti iktidara geldiği günden bugüne kadar 8 paket halinde anayasa değişiklikleri geçirildi. Bugüne kadar anayasanın da 80`e yakın maddesi değişti ve anayasa mahkemesi başta olmak üzere sivil ve askeri yargı ile ilgili adeta hiçbir değişiklik yapılmadı. Oysa Türkiye kabuk değiştirirken, demokratikleşirken ve kendi demokrasi standartlarını AB ölçeğinde yükseltirken birçok alanda hiçbir değişiklik yapılmaması elbette ki Türkiye`nin gücünü azaltıyor. İşte bu pakette referanduma sunulan 26 maddenin tamamı
daha fazla hak daha özgürlük daha fazla demokrasi daha yerine oturmuş bir hukuk devleti anlamına geldiği gibi yargıyı da anayasa mahkemesinden başlayarak daha demokratik bir yapıya kavuşturacaktır" dedi.
Değişiklik paketinin neleri içerdiğine de değinen Bakan Çubukçu: "Bunu paylaşmak istiyorum burada bulunma nedenim de bu. Anayasa değişiklikleri üzerinde ve 12 Eylül`de halk oylamasına sunulacak olan bu değişiklikler daha ziyade genel siyaset üzerinden yürütülüyor. Anayasa değişiklikleri mecliste görüşülürken de bu şekilde görüşüldü. Anayasa değişikleri görüşmeleri sırasında yaklaşık 3 maddenin geçirilmesi konusunda hükümet üyesi olarak oturduğumda bir hukukçu olarak muhalefet sözcülerinin konuşmalarını
dinleyerek ileride hukuk öğrencileri acaba bu anayasa değişiklikleri gerçekleşirken muhalefet ne demiş neye itiraz etmiş diye baktığında gerçekten o maddelere ilişkin tek bir kelime göremezsiniz. Belki de bu anayasa değişiklikleri meclis görüşmeleri esnasındaki açıklamaları da sizlere yeteri kadar bilgilendirmedi. Bu anayasa değişikliği her şeyden önce mecliste anayasa komisyonundan geçti. Bu esnada muhalefet partilerinin önergeleri ve uyarıları da dikkate alındı. Toplumun çok değişik kesimleri ile görüşüldü
bu süreç böyle işletildi. Bu paket her şeyden önce temel insan hak ve özgürlüklerini bir adım daha ileriye götürecek. Bir hukukçu olarak bir insan hakları savunucusu olarak sadece Milli Eğitim Bakanı olarak değil, çocuk haklarının gelişimi konusunda ülkemizin edindiği kazanımları taçlandıracak bir değişimdir. Anayasa değişikliğinin paketteki birinci maddesi toplumdaki en dezavantajlı kesimlere pozitif ayrımcılık getiriyor. Bundan önce anayasanın 10. maddesinde değişiklik yaptığımız zaman başta kadın
örgütleri olmak üzere özürlüler, muhalefet temsilcileri niye pozitif ayrımcılık getirmiyorsunuz diye itiraz etti ama bugün geldiğimiz noktada pozitif ayrımcılık içeren kurallar artık anayasanın bir parçası haline geliyor. Günümüzde gelişmişliğin en önemli ölçütlerinden bir tanesi dezavantajlı kesimlere pozitif ayrımcılık kuralını işletmektir. Aynı zamanda anayasada sizlerinde bildiği gibi özürlüleri çok yakından ilgilendiren özürlüler yasası ile güvence altına alınan hakların bir adım daha ileriye
geçmesini sağlıyoruz. Bugüne kadar kadın hakları bağlamında çok önemli ilerlemeler kaydettik. Bunlardan en önemlileri başta kız çocuklarımızın okullaşması olmak üzere özürlüler kanunu, çocuk koruma kanunu çıkardık. Bugün kız ve erkek öğrencilerimiz adeta ilköğretimde birbirine eşit duruma geldi. Bugün sosyal kesimlerde desteğe ihtiyaç duyan her kesim sosyal devlet olgusu ilkesini yaşantısında hissediyor. Yine bu değişiklik paketinde yer alan önemli maddelerden bir tanesi, çocuk istismarı ve çocuklara
yönelik şiddetin önlenmesi konusunda. Bir diğer düzenleme ombudsmanlık yani kamu denetçisi düzenlemesi. Kamu denetçisi toplum adına millet adına yargısal olmayan ama bir tür toplumumuzda kanaat önderlerine başvurduğumuz, Türk toplumunda çok da yabancısı olmadığımız bir düzenleme. Daha önce anayasada karşılığı olmadığı için Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti. Şimdi bu düzenleme anayasal zemine getiriliyor. Çünkü kamu denetçi kavramı uzun yıllardır AB`de işlevsel olan halkın idareden şikayet ve
beklentilerini karşılama konusunda son derece fonksiyonel kurum. Ümit ediyorum ki bu da bu pakete koyduğumuz düzenleme ile kamul'felayarak daha demokratik bir yapnun denetimi daha şeffaf, bilgi edinme kanunu gibi daha önce çıkardığımız kanunlarda da toplumumuzun kendi taleplerini yerine getirebileceği meclis tarafından seçilen kendi iradesini yansıtan bir kamu görevlisidir" diye konuştu.
Bakan Çubukçu: "Hedefimiz demokrasiyi ve insan haklarını toplumsal tabana yaymak. Günlük hayatın egemen bir kültürü haline getirmek. Bireylerin tercihlerini referans kılma hedefimiz var ve bu hedefin bütün demokratik ülkelerde olduğu gibi, eğitime yüklediği önemli bir anlam var. Bu doğrultuda biz bir insan yetiştirme sanatı olan eğitimi demokratik kültürü besleyecek şekilde yeniden yapılandırdık. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar da daha demokratik bir Türkiye oluşturma yolunda yasal ve uygulamaya
yönelik çok büyük değişiklikler gerçekleştirdik. 12 Eylül`de referanduma sunulacak olan son anayasa değişiklik paketiyle olduğu gibi eğitim yoluyla ulaşmak istediğimiz en önemli hedeflerden birisi de sadece bilgili ve yetenekli bireyler değil, demokratik kültürü özümsemiş insan hak ve özgürlüklerine saygılı, demokratik yurttaşlar yetiştirmektir" dedi.
Bakan Çubukçu sözlerini şöyle sürdürdü: "Mustafa Bumin beyin Anayasa Mahkemesi başkanlığı dahil olmak üzere bugün getirdiğimiz değişiklikler onların bize sundukları tasarılarla adeta birebirdir. Üye sayısının artması, ikiye bölünmesi, bireysel başvuru hakkının tanınması, tanımlanması gibi haklar bugün Anayasa Mahkemesi'nin de zaten gündeminde olan hususlardır. Tüm dünyada anayasa mahkemeleri özellikle iç hukuk yolları tükendikten sonra uluslar arası bir mahkemeye başvuru hakkını kabul etmiş ülkelerde o
ülkenin en üst mahkemeleri bir şekilde hakların ihlali durumunda başvuru merkezleri olarak görev yaparlar."
Referandumun ülkeye hiçbir maliyet getirmediğini aksine pek çok kazanımı da beraberinde getireceğini öne süren Bakan Çubukçu: "Bunun hiçbir maliyeti yok ülkemize, referandum oylamasının, oylama için yapılacak giderlerden başka hiçbir maliyeti yok ülkemize ama kazanacağımız çok şey var. Orta ve uzun vadede istikrarlı, demokratik, gelişmiş bir Türkiye olma yolunda bizlere muazzam bir katkı sağlayacak bunun için gerekli hukuki alt yapı gerekli atmosferi oluşturacağına inanıyorum. Sonuç olarak bütün ekonomik
kaygıların, kazanç ve beklentilerin dışında Türkiye`ye yakışan sivil ve demokratik anayasaya kısmet olursa kavuşmak bile tek başına çok anlamlı ve önemlidir.Kadınlarımız, çocuklarımız, özürlülerimiz, yaşlılarımız, şehitlerimiz, dul ve yetimlerimiz ile gazilerimizin her anlamda avantajlı olmalarına evet diyoruz. Çocuk istismarının önüne geçilmesine evet diyoruz. Fişlemenin tarihe karışmasına evet diyoruz. YAŞ kararlarıyla ordudan atılan insanların mahkemelerde hak arayabilmelerine evet diyoruz. Yargı
bağımsızlığını güçlendirmeye ve yargının tarafsızlığını sağlamaya yönelik değişmelere evet diyoruz. Memurlara toplu sözleşme hakkı verilmesine evet diyoruz. Esnafın, sanatkarın ve sanayicinin hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarında söz sahibi olmalarına evet diyoruz. Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmeye evet diyoruz. Paketin içeriğinin hepimizin, ülkemizin refahına, mutluluğuna, eşit ve özgürce yaşamasına her türlü ayrımcılıkla mücadele zemininde anayasal bir imkan sağlayacak
dzenüzenlemelel'felayarak daha demokratik bir yapriyle gerçekten de sevdamız millet kararımız evet sloganında en güzel ifadesini bulduğunu düşünüyorum" şeklinde konuşarak sözlerini tamamladı.
Sıcak hava nedeniyle Bakan Çubukçu`nun konuşma yapacağı salonda duvarlar ve tavana yerleştirilen vantilatörler de sıcağı kesmeye yetmeyince Bakan Çubukçu`nun sık sık yelpazesi ile serinlemeye çalışması da dikkat çekti.
(SŞ-AS-EA-Y)


06.08.2010 20:15:20 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.