Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ nu; Kocaeli yerel televizyonlarında; geçtiğimiz yıllarda sosyal ve siyasal konuların tartışıldığı “serbest kürsü” programlarımızda iki kez konuk olarak ağırladığımızda; eski bir müfettiş ve yaklaşık 15 yıldır basın camiasının içerisinde bulunan bir basın mensubu olarak daha yakından tanımıştık.
Programlarımızdan sonra, göze çarpan bizde ve umuyorum ki izleyenlerde takdir duyguları yaratan özellikleri şuydu;
Her şeyden son derece nazik bir insandı.
İnsana sevgiyle yaklaşan bir yüzü ve tavrı vardı.
Sorularımıza verdiği yanıtlarda, şeffaf ve samimiydi.
Dürüst olduğu internetteki mal beyanının ve her sorumuz karşısındaki rahat tavırlarından açıkça belli oluyordu.
Bilgili ve görevini titizlik ve ciddiyetle yapan bir izlenim bırakmıştı…
X
Sayın Kılıçdaroğlu, bilindiği üzere eski bir denetim elemanı yani müfettiştir.
Devlette (Maliye’de) uzun yıllar müfettişlik yaptıktan sonra, SSK Genel Müdürü olarak görev yapmış; bu görevinde de, müfettişliğinde olduğu gibi şahsına yönelik, toplumda güven ve saygı yaratmıştır..
Bu satırların yazarı, yeri geldiğinde yazılarında belirttiği üzere, devlette (SEKA Genel Müdürlüğü’nde) 25 yıl müfettişlik, başmüfettişlik ve teftiş kurulu başkanlığı yapmış eski bir denetim elamanıdır.
O nedenle yazımıza, üzerinde duracağımız konu için “müfettişten, müfettiş Kılıçdaroğlu’na” başlığını koymayı uygun bulduk
Gelelim şimdi ne demek istediğimize yani meramımıza…
X
Öncelikle Sayın Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilmesinin; CHP ve Türkiye adına son derece heyecan verici ve “umuda yönelişi” yansıtan önemli bir adım olduğunun kalın çizgilerle altını çizelim.
Müfettişlik mesleğini; meslek ilklerine uyarak, hiçbir erke ödün vermeden, kimsenin güdümüne girmeden yerine getirmiş olan hemen her denetim elamanının başta gelen özelliği, “dürüst olmasıdır.”
Yaşamımız boyunca ve 25 yıllık meslek yaşamımızda her zaman gördük ki; ruhuna, benliğine “dürüstlüğü” perçinlemiş bir denetim elamanına; hiçbir zaman “vicdan ve yasa dışı” bir şey yaptıramaz ve böyle bir olguyu kabul ettiremez, onaylatamazsınız!..
O nedenle, “yüzde yüz dürüstlüğü” özüne perçinlemiş, onurlu bir yaşamın içinde bulunan “müfettiş” Sayın Kılıçdardaroğlu’na, seçildiği takdirde hiç kimse Belediye Meclisi’nde, pek çoğu “içi kirli” yılda 4 bin adet “imar plân değişikliği dosyası” nı geçirtemez ve de kesinlikle onaylatamaz.
“Yolsuzlukların damarına girdik” diyenlerin, bir bir yaptıkları yolsuzlukları su yüzüne çıkarmada, kararlı ve başarılı görünen Sayın Kılıçdaroğlu’na yönelik halkta ki büyük ilgi gösteriyor ki; bu halk, bu millet AKP iktidarının da yolsuzluk batağına gömüldüğünün kuşku ve sıkıntısı içerisinde! İktidarın “ak” olduğuna inanmıyor!...
X
Devlette, kimi kurumlarda bir uygulama vardır. Akçalı konuların yoğun olduğu görevlerde; satın alma ya da satış memurluğu gibi işleri yürüten personelin birkaç yıl geçtikten sonra yerleri değiştirilir.
Amaç, görevin avantajı kullanılarak varsa yapılmış olumsuz işler gizli kapaklı kalmasın ya da devamına fırsat verilmesin diyedir. Yeni gelenler genellikle eskilerin pisliklerini ortaya dökerler..
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ki yönetim; AKP’li öbür büyükşehir belediyeleri de dahil, 29 Mart’ta, mutlaka başka bir parti temsilcisinin yönetimine geçmelidir…
Geçmelidir ki; Sayın Topbaş yönetimi; beş yıllık belediye yönetimlerinde, devletin parasını nasıl ve nerelere harcamış, belediyeden kimler zengin olmuş, kimlere imtiyaz tanınmış ve kimler için imar plan değişikleri yapılmış, İstanbul halkı bilsin…
X
Doğrudur… Devlette hakkıyla ve namusuyla müfettişlik yapmış olanlar, yönetimlerin başına geçtiklerinde, titiz davranırlar, kılı kırk yararlar, yasalara harfiyen uyarlar, yolsuzluklara, malı götürmelere, kapıp kaçmalara meydan vermezler!..
Bundan ötürü kimi işler biraz geç yürür ama sağlam yürür… Tüyü bitmedik yetim hakkının yenilmesine fırsat vermezler. Ne kendileri ne de yakınları, yandaşları, sülaleleri ve çocukları köşe dönmezler, “Harun gibi gelip Karun gibi gitmezler!”
Yaptığı işlerin doğruluğundan emin olmayanlar; harcadıkları 150 milyar doların hesabını vermekten çekinenler; doğrudur, tabi ki “müfettiş Kılıçdaroğlu’nun seçim kazanıp işbaşına gelmesinden, hezeyanlar içersinde çekinirler, ürkerler ve korkalar!...
X
“Müfettişten, müfettiş Kılıçdaroğlu” na son söz:
Yolun açık olsun, “dürüst”, “namuslu” insan; “müfettiş Kılıçdaroğlu”!..
Halkın kalbinde yarattığın güven, saygı ve sevgi, hiç kuşkun olmasın, 29 Mart’ta sana “onur madalyası” olarak dönecektir…
BURHAN ÖZBEY