MÜFETTİŞTEN MÜFETTİŞ KILIÇDAROĞLU NA HATIRLATMA
Kemal Kılıçdaroğlu, eski bir Maliye Hesap Uzmanı, yani halk diliyle “müfettiş”. O nedenle yazımızda Sayın Kılıçdaroğlu’ndan söz ederken “müfettiş” tanımını kullanacağız.
Müfettiş Kılıçdaroğlu dürüst, sözüne güvenilir, çalışkan her şeyden önce insan sevgisiyle dolu bir kişilik. O nedenle, içinde bulunduğumuz “kirletilmiş toplumda” daha doğrusu AKP’nin de “iyice kir bulaştırdığı bu toplumda” umut veren siyasetçilerden biri…
Varlığı İstanbul ve Türkiye için şans…
İyi bakılmalı ve korunmalı…
CHP’nin geçte olsa fark ettiği hazine…
Eski bir müfettiş/başmüfettiş olarak partisine ve kendisine de meslektaşımız olarak haddimiz olmayarak dostça kimi hatırlatmalarda bulunmak istiyoruz.
X
Sayın Kılıçdaroğlu…
Biliyorsunuz bu ülkede “dürüst insan” olmanın faturası çok ağırdır. Namussuz, namussuzluğunu yaparken, denir ki “zaten o namussuzsun biriydi.” O nedenle fazla önemli sayılmaz…
Dürüst ve namuslu insan bir kez olsun küçükte olsa bir hataya düşerse; tanık olan bütün namussuzlar; düğün bayram yaparak ayağa kalkar ve durumu olduğundan fazla büyüterek, bunu “dünyaya” ilân etmenin müthiş keyif ve coşkusunu yaşarlar.
İyi başladığınız ve şimdiye değin iyi götürdüğünüz, yaşadığımız koşullarda Türkiye için kutsal sayılan görevinizi aksatmayarak ve başarıyla sürdürmeniz için, kimi küçük gibi görünen koşullara dikkat etmeniz gerekir.
Önce, sağlıklı ve dinç olmanız, sonra da topluma fizik olarak iyi görüntü vermeniz gerekir.
Gözlük çerçevenizin yüzünüze uygun biçimde değiştirilmesi yerinde olur.
Saçlarınızın rüzgârda dağılmayacak (tel tel olmayacak) biçimde kısa ve düzgün kesilmesi gerekir.
Giysilerinizin, çok sıradan, yani evden çıkarken ne bulduysa sırta geçirirmiş görüntüsünde olmaması mutlaka dikkat edilmesi gereken bir konudur.
Sürekli yorgun bir yüz ifadesiyle her gün seçmenlerin karşısına çıkmanız adaylığınıza gölge düşüren bir durum. Mutlaka bu durumu ortadan kaldıracak çözümler bulmanız gerekir.
Sıradan, “avam” konuşmak size uygun düşmüyor. Bilmem nereli gibi konuşmak, bilmem nereli siyasetçilere has hoş olmayan konuşma tarzı. Sizin o tür siyasetçilere yanıt verirken dahi onların seviyesine inmemeniz gerekir.
X
Müfettişlikte biliyorsunuz, her bakımdan ölçülü, düzeyli olmak birincil görevlerdendir. Az konuşup, öz konuşmak ama saygılı ve tutarlı olarak…
Genç bir müfettişken, rahmetli teftiş kurulu başkanımızın hatırlattığı bir uyarıyı ömrümüz boyunca meslek yaşamımızda şiar edinmiştik.
“Müfettiş olarak göreviniz gereği, kişileri (denetlediğiniz insanları) eleştiriyor, gerektiğinde cezalar ve yer değişiklikleri öneriyorsunuz. O nedenle sosyal ve meslek yaşamınızda ‘ayakkabınızda bile tek bir toz bulunmayacak’ denli düzgün, dürüst, tutarlı, güvenilir saygın insan olmanız gerekir. Aksi halde denetlediğiniz, eleştirdiğiniz insanların önünde başınız yere eğik kalır, sizi yerden yere vururlar…”
X
Savcılık, yargıçlık, müfettişlik toplumda çok önemli kutsal görevlerin başında gelir. Bu mesleklerin sahipleri adaletin dağıtıcıları olarak, önce kendilerinin adaletli, dürüst, namuslu, haysiyetli olmaları gerekir.
Müfettişlikten siyasete uzanan yolda, siyasi kimlik sahibi olmuş gerçek anlamda bir müfettişin üstleneceği yeni rolün, eski mesleğinden farklı olması düşünülemez.
Son söz olarak:
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, tekrar ediyoruz; İstanbul ve Türkiye için büyük şans.
Kendisinin partisince, hatta güvenlik görevlilerimizce iyi korunması gerekir.
CHP, eline geçirdiği önemli bir fırsatı, her zaman olduğu gibi(!) sen ben kavgalarıyla heba etmemelidir.
Yazıda madde madde anımsattığımız acizane uyarıları – ki bunlar pek çok seçmenin olumlu ve destekleyici baktığı husular - partisi Sayın Kılıçdaroğlu adına uygulamaya koymakta ve şahsına önermede savsaklayıcı olmamalı…
Yolsuzlukları bir bir ortaya çıkaran ve bu uğurda da dürüstçe mücadelesine devam eden Kemal Kılıçdaroğlu, hiç kuşkusuz kem gözlerin hedefi, pisliğe bulaşmış kişi ve odakların düşmanı konumunda ve durumunda…
Yaşamalı ve yaşatılmalı!...
BURHAN ÖZBEY