MUHSİN YAZICIOĞLU VE ÖLÜM
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu sevenlerinin omuzlarında yoğun bir katılımla son yolculuğuna uğurlandı…
Ölümü kendisine yakıştıramadığımız insanlardan biri oldu…
Diri, canlı, enerji dolu insan bir anda yok oldu gitti…
İnanabilmek ve kabullenmek olası değil!
Yazıcıoğlu, gerçek anlamda dava adamıydı…
Türk İslam ideolojisini içtenlikle benimsemiş bir siyaset adamı ve Türk milliyetçisiydi… Kendisini son altı yedi yıl içerisinde 4-5 kez Kocaeli yerel televizyonlarında yönetmiş olduğumuz “Serbest Kürsü programlarımıza konuk etmiştik…
Yaklaşık iki saat süren ve canlı olarak yayınlanan programlarımızda, her zaman açık yürekli davranmış ve program öncesinde tek bir soru egzersizi yapmaksızın söyleşimize katılmıştı… Ne sormuşsak düşüncelerini açıklıkla ve samimiyetle yanıtlamıştı…
Bırakmış olduğu intiba, maddi konulara zaaf duymayacak ve ödün vermeyecek ölçüde dürüstlük yansıtan bir insandı… Çünkü kendisiyle beş kez televizyon programı yapmıştık. Bu nedenle kişilik yapısını yeteri ölçüde tanıdığımızı sanıyoruz…
12 Eylül’den sonra siyasi konulara dayalı olarak 7,5 yıl hapis yatmış, bunun 2,5 yılını 2,5 metrekare büyüklükteki hücrede, ağır işkenceler içersinde tek başına geçirmişti… Fizik olarak güçlü ve dirençli bir yapıya sahip olduğu görüntüsünü veriyordu. Öyle olmasaydı, 7,5 yıl hapse ve 2,5 yıllık işkenceyle geçen hücre hayatına dayanabilir miydi?
Son olarak 15 Mart 2009 Pazar gecesi uydudan yayın yapmakta olan Kocaeli TV’de ki “Serbest Kürsü” programımıza konuk olmuş, 2 saat süreyle canlı yayında sorularımızı yanıtlamış, partisinin yerel seçimlere dönük yeni sayılan iki projesini uzun uzun anlatmıştı…
Bu projeler, “Büyük Yerel Aile” ve “GÖR” projeleriydi.
GÖR’ ün açılımı; güvenlik, özgürlük ve rahattı…
29 Mart’ta oylarının büyük ölçüde artacağına inanıyordu.
Ülkenin yönetimine yönelik konularda, yeni açılımlarla iktidar olma yönünde iddialı olacağı görüşünü sergiliyordu…
Program sırasında kendisine yönelttiğimiz bir soruya verdiği yanıtı, ölümünün ardından daha anlamlı ve unutulmayacak ölçüde önemli sayıyoruz…
Soru şu şekildeydi; “Partinizin önemli isimlerinden Namık Kemal Zeybek, geçtiğimiz yıl Kocaeli TV’de ki ‘Serbest Kürsü’ programımıza katıldığında dikkate değer bir açıklamada bulunmuştu. Büyük Birlik Partisi iktidara geldiğinde ilk yapacağımız iş, komşu saydığımız 7 Türk devleti ile hemen birleşip, tek devlet olmamızın yolunu açacağız…” şeklindeydi…
Sayın Zeybek’in yanıtını anımsatıp, kendisine ne düşündüğünü sormuştuk. Verdiği yanıtta Namık Kemal Zeybek’in açıklamalarına katıldığını belirterek, Türkü devletlerle birleşmenin daha çok Türklük olgusunun ortak değerleri üzerinden olacağını, bütünleşmenin bu doğrultuda sağlanacağını söylemişti.
Açıklaması son derece kayda değerdi…
Türkü devletlerle bütünleşme amacının bir başka tanımlamasının;“Büyük Türkistan” sevdası olduğunu söylemek yanıltıcı olmaz…
Acaba onu kuşkulu ölüme götüren neden bu sevda mıydı?
Ne der siniz?
Yazıcıoğlu’nun başka bir ideali ise;
İsviçre bankalarında bulunan Türkiye’den giden gizli paraların, ülkeye getirilmesi yönündeydi. 50 milyar dolar civarında olduğunu ve açılan hesapların kimlere ait olduğunu tek tek bildiklerini söylediği paraları, iktidar olduklarında mutlaka Türkiye’ye getireceklerinin önemle altını çizmişti…
Geçmişte kendisiyle yapmış olduğumuz bir televizyon söyleşisi programında, bu yöndeki iddiasını canlı yayında açık açık ortaya koymuştu…
İsviçre bankalarında gizli hesaplarda yatmakta olan Türkiye’den giden paraların kimlere ait olduğunu sadece kendilerinin bilmediğini, devletin de bu hesap sahiplerinden isim isim haberdar olduğunu söylemişti.
Öyleyse Ölüm, Yazıcıoğlu’na talihsiz bir kaza sonucu mu gelmişti yoksa kuşku dolu rüzgârların yarattığı savrulmanın sonucu muydu?
Sanırız bu yöndeki gerçek hiçbir zaman bilinmeyecek?
Olan her zaman ki gibi gidene ve arkasında bıraktıklarına olacak…
Allah mekanını cennet eylesin dürüst ve ülke sevdalısı mücadele insanı!
Seni unutmayacağız….
BURHAN ÖZBEY