Dün akşam Türk Müziği Dinleyici İstekleri’ nde Bengül Erdamar’ ın duru sesi ve güzel Türkçesi ile sunduğu bir saatlik programda Doğan Dikmen’ den Alâeddin Yavaşça’ nın eserlerini dinledik. Sazlarda eksik not etmedi isem kemanda Kemal Caba, kemençede Fikret Karakaya, kanunda Şener Altınbaş, udda Caner Altınbaş vardı.
Program sazlardan dinlediğimiz hüzzam methal ile başladı. Ardından Hoca’ nın 25.8.1973 tarihinde Büyükçekmece’ de bestelediği, güftesi Reşat Özpirinççi’ ye ait olan şarkıyı dinledik: ‘Saklarım sinede her an seni canım diyerek’.
Alâeddin Hoca’ nın eserlerinin notalarında bunların hangi tarihte ve nerede bestelenmiş olduğu da yazılıdır. Bu ayrıntıyı vermekteki amacım şu: Hoca, bir sohbetinde bestelerini çok kısa zamanda, en fazla birkaç saat içinde bitirdiğini ve daha sonra hiçbirinde en küçük bir düzeltme veya değişiklik de yapmadığını söylemişti.
İşte, gerçek bestekârlık da bu olsa gerek. Bir anda ilham geliyor… duygularla yoğruluyor… harmanlanıyor…notalar birbiri ardına diziliyor… ve dinlemeye doyamadığımız bu besteler dünyaya geliyor.
Doğan Dikmen, daha sonra hicaz şarkılar okudu: ‘Kimseyi böyle perişan etme Allah’ım yeter’ / Ne günah etse açılmaz iki gönlün arası/ Riya imiş sevgisi o güzelin anladım / Elimde sükutun nabzını dinle / Artık bu solan bahçede bülbüller yer yok .. Nihavent ‘sazende’ semaiden sonra da ‘Ne bildim kıymetin ne bildin kıymetim… ile zaman su gibi aktı geçti.
BİR HATIRLATMA
Kıymetli musiki severler için bir hatırlatma yapmak istiyorum: www.alaeddinyavasca.com adresindeki sitede Alâeddin Hoca ile ilgili bilgilere ulaşmanız, onun sesinden bestelerini dinlemeniz mümkün; kaçırmayın.