"İngilizcesi cross-currency swap. Çift para birimi üzerine oturtulmuş bir değiş tokuş anlaşması diye çeviriyoruz. Uluslararası piyasalarda 90’lı yıllardan beri en önemli türev enstrümanlardan birisiydi."
Star - Salih Neftçi
"Ama aşağı yukarı bir yıldır bizde de popüler hale geldi. (Daha önce yazdığımız gibi, aslında uluslararası piyasalarda işlem gören cross-currency swaplar bizdekinden biraz farklı. Uluslararası piyasalarda bu enstrüman sadece değişken faizleri içerir. Bizde faizlerden YTL cinsiden olanı sabit faiz. Ama bu bir ayrıntı. Biz cross-currency swapları bizde kullanıldığı şekliyle tartışacağız. )
Ayrıca zaten açık pozisyonu aynen taklit eden enstrüman da bizdeki şekli.
Bu bile, bizde neden daha farklı bir uygulamaya gidildiğini açıklamaya yeter. Cross currency swaplara ilk talep kabaca iki-üç yıl önce AAA notuna sahip büyük yabancı bankalardan geldi. O günden bu yana da oyuncuların sayısı arttı. Konuştuğumuz piyasa profesyonelleri burada epeyi bir işlem hacmi olduğunu söylüyor...
Enstrüman
Vadeleri aslında bir yıldan beş yıla değişiyor ama biz bir yıl vadeli bir swap alalım. Değiş tokuşun da her üç ayda bir yapıldığını varsayalım.
Diyelim ki okur sabit YTL faizi almak istiyor.
Şu anda bu yüzde 18 civarında bir yerde. Dörde bölün... Önümüzdeki 1 yıl boyunca her üç ayda bir okura yüzde 4.5 faiz ödenecek. Ama bunun için swap anlaşmasında anapara miktarı da yazılma durumunda. Yine diyelim ki okur, 10 bin dolarlık bir anlaşma yapmak istiyor. Bu enstrümanın standart versiyonunda ilk başta okur 10 bin dolar alacak, bu 10 bin doların o günkü kurdan YTL karşılığını bankaya verecek. Aynı kurdan da bu paralar yıl sonunda ters yönde değişilecek. Bu bir...
Ama dediğimiz gibi bir de her 3 ay banka okura anaparanın yüzde 4.5’unu ödeyecek. Bu faiz kontrat sürecince sabit... Aynı 1 yıl vadeli Hazine bonosundan faiz alır gibi.
Daha bitmedi.
Okur da her 3 ayda bir bankaya o dönemdeki değişken Libor cinsi faizlerin dörtte birini ödeyecek. Örneğin bu aralar yüzde 0.5 gibi bir şey ediyor.
Açık pozisyon
Dikkat ederseniz bu tam anlamıyla klasik açık pozisyonun bir taklidi.
Pozisyon açmak isteyen bir yatırımcı Türkiye’de şöyle yapar...
Gider bir bankadan dolar borçlanır. Bu dolarları satar, eline YTL geçer. Bu YTL ile de gider bir Hazine bonosu alır.
Açık pozisyon yatırımcısı bu durumda sabit Hazine bonosu faizlerini alacaktır... Libor cinsi dolar faizi ödeyecektir.
Aynı zamanda yatırımcı pozisyona girerken dolar verip YTL alır. Ama vade gelince de borcunu kapatması gerekir. Bunun için de YTL verir dolar alır.
Diğer bir deyimle nakit akışı aynı cross currency swaptaki gibi.
Sonuç
Nakit akışı aynı ama finansal mühendislik açısından gerçek açık pozisyonla yapma açık pozisyon arasında çok ciddi farklılıklar var.
Swap daha pratik... Daha da az göze batan bir pozisyon.
Ayrıca karşı taraftaki kurum da değişmiş oluyor.
Hepsi bir yana normal durumlarda yapma açık pozisyonun kapatılması daha kolay daha az maliyetli olacaktır.
Öte yandan kredi riski açısından Bono daha garantilidir.
Ama bu da demek olur ki aslında swaptan daha iyi faiz elde edilir... Çünkü riski daha yüksektir. Şöyle bakın... Türkiye’de bu işleri yapan önemli bir uluslararası banka taahhütlerini Hazine’ye kıyasla daha mı çok yoksa daha mı az yerine getirir?"