"Cumhurbaşkanı’nın smokin giymesini mutlulukla karşılayan “ne güzel oldu da jest yaptı” diye alkış tutan saf kan dalkavuk arkadaşlara bir sorum var: İngiliz Kraliyet Ailesi’nin gelenekleri gelenek de Türkiye Cumhuriyeti’nin gelenekleri köstebek midir?.."
Reha Muhtar -VATAN
İngilizlerinki gelenek de bizimki köstebek mi?..
Kraliçeye verilen davette Abdullah Gül’ün smokin giymesi, medyanın saf kan liberal yazarları tarafından “mutlulukla” karşılanınca artık “pes” dedim...
Bunların gerçekten hayatta hiçbir duruşları, oturuşları, kalkışları ve bakışları kalmamış...
Allah kimseyi bu duruma düşürmesin...
İki günlük ve kuruşluk çıkar için “yazar niyetine böylesi bir dalkavuk soytarılığa düşürmesin...”
Amin!..
***
Şimdi bakın saf kan dalkavuklar;
SORU: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İngiliz Kraliçesi için davette smokin mi giyiyor?..
CEVAP: Evet...
SORU: Neden giyiyor?..
CEVAP: Çünkü genel anlamda İngiliz Kraliyet Ailesi’nin davet geleneği böyle... Onlara bir Türk Cumhurbaşkanı’nın geleneklerine uygun davranarak jest yapması incelik...
Hatta bu konuda yorum yapan cengaver bir beyefendiye göre, “Abdullah Gül böyle davranarak katı olmadığını, gerektiğinde esnek davranabileceğini, kurallarını değiştirebileceğini” gösterdi...
Buraya kadar tamam mı?..
***
Tamamsa geliyorum, son 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine...
O törende Abdullah Gül smokin giymedi...
Abdullah Gül 29 Ekim’de smokin giymeyi reddedince Cumhurbaşkanlığı’nın eski protokol müdürü Büyükelçi Oktay Aksoy ne dedi?..
“Cumhurbaşkanları Atatürk’ten bu yana 29 Ekim törenleri için Anıtkabir ve Hipodrom’a frakla gider, akşam Çankaya Köşkü’ndeki resepsiyonlarda da smokin giyerlerdi...
Atatürk Türkiye’nin değişimini halka bizzat göstermek için özellikle bu kıyafet kodlarına dikkat ederdi...”
Turgut Özal’a da çok yakın olan Dışişleri eski Müsteşarı Büyükelçi Özdem Sanberk daha da açık söylüyor:
“Bunlar Cumhuriyet’in başından itibaren konulan ve uygulanan kurallardır... Gelenekleri içerir... Gelenekleri muhafaza etmek ülkeyi güçlendirir...”
***
Şimdi Cumhurbaşkanı’nın smokin giymesini mutlulukla karşılayan “ne güzel oldu da jest yaptı” diye alkış tutan saf kan dalkavuk arkadaşlara bir sorum var:
İngiliz Kraliyet Ailesi’nin gelenekleri gelenek de Türkiye Cumhuriyeti’nin gelenekleri köstebek midir?..
Bir ülkenin Cumhurbaşkanı’nın kendi ülkesinin geleneklerini uygulamayıp, İngiliz Kraliyet Ailesi’nin geleneklerini uygulamasına alkış tutmak nasıl bir davranış biçimidir?..
Sizlerin nasıl bir zaafiyetiniz var ki, hiçbir standart, hiçbir kural, hiçbir duruş, oturuş, kalkış sizleri ırgalamıyor...
***
Kimse kusura bakmasın ama, davete smokinsiz gelen Tayyip Erdoğan hiç olmazsa daha tutarlıdır...
Cumhurbaşkanı’nın, Cumhuriyetin kuruluş bayramındaki geleneği sürdürmeyip, aynı geleneği, İngiliz Kraliyet Ailesi karşısında sürdürmeye karar vermesine alkış tutan taifeye “saf kan dalkavuklar” demek yeter mi bilmem...
Ama tüm dünya bilmeli ki...
İngiliz Sarayı’nınki gelenekse, benim Bayramımdaki de köstebek değil...
Yoksa mesele smokin hiç değil!!!
*****
EMRE KONGAR-CENGİZ ÇANDAR KAVGASI VE NAZLI HANIM’LA ÇAPRAZ ATEŞ TARTIŞMALAR...
Uzun zamandır bekliyordum sonunda Emre Kongar ile Cengiz Çandar birbirlerine girdiler...
Bu tartışmaları Nazlı Ilıcak ve Mehmet Ali Ilıcak’la ben de yaptım...
Herkes sorardı:
- “Siz gerçekten mi tartışıyorsunuz, yoksa programın formatı gereği mi tartışır gibi yapıyorsunuz?..”
Gerçek şu ki, programın formatı zaten tartışma, ama sürekli program yapınca bir süre sonra gerçekten tartışmalar kavga haline dönüşebiliyor...
İki uçta olmak sinirleri geriyor ve sonunda ekran gerisinde de kavgalar tartışmalar yaşanabiliyor...
Yirmi yıldır tanıdığım Nazlı Ilıcak’la, o programlar esnasında çıkan tartışmalardan sonra Fox’un Genel Yayın Müdürü Canan Evcimen eşliğinde kaç kez “barışma yemeği” yediğimizi hatırlamıyorum bile...
Mehmet Barlas’la Emre Kongar’a da şahit olmuştum...
Onların da ekran arkasındaki gerilimleri ve tansiyonları hayli yüksekti...
Ben o tartışmalardan şunu öğrendim...
Duruşun dimdik olsun, yalaklaşma, dönekleşme...
Ama bu kadar gerginlik ve kutuplaşma iyi değil...