07.09.2008 Pazar 05:36
USD 1.2340     EUR 1.7590     EUR/USD 1.4294     IMKB100 39116 / -441
 
Danıştay’da Özbilgin’e anma
17.05.2008 12:49
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ankara - Danıştay Başkanvekili Gönül Önbilgin, "Yargı kararlarını kendi siyasi çıkarlarına uygun bulmayan kişi ve kuruluşlar basın özgürlüğü, düşünce açıklama özgürlüğü adı altında gerek yazılı gerekse görsel basında yargı kararları hakkında eleştiri yaparken sınırsız ve ölçüsüz beyanda bulunmuşlar halen de bulunmaktadırlar" dedi.

"Danıştay’a Yapılan Menfur Saldırının Yıldönümü ve Yargı Şehidi Mustafa Yücel Özbilgin’i Anma Günü" dolayısıyla Danıştay’da tören düzenlendi.

Törene, saldırıda hayatını kaybeden Danıştay 2. Daire Üyesi Mustafa Yücel Özbilgin’in eşi Sema Özbilgin ve aile mensupları ile Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok ile yargı mensupları katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından, "Yargı Şehidi Mustafa Yücel Özbilgin" konulu slayt gösterisi sunuldu. Özbilgin’in gençlik yılları, valilik görevinde bulunduğu dönem ve Danıştay üyeliği dönemine ilişkin fotoğraf karelerinin yanı sıra saldırıdan sonra Danıştay’ın önü ve Anıtkabir’deki törenlere ilişkin fotoğraflar yer aldı. Bu sırada Özbilgin’in eşi Sema Özbilgin ile Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan ve bazı Danıştay üyelerinin gözyaşlarını tutamadıkları görüldü.

Törende konuşan Danıştay Başkanvekili Gönül Önbilgin, "Yaşadığımız yıllar içinde meydana gelen ve büyük infial duyduğumuz ancak zaman geçtikçe küllendiği sanılan bazı olaylar tarihimizin uzun vadede incelenmesi sırasında saklı kaldıkları yerlerden çıkarlar, sosyal ve siyasal yapımızın oluşumunda etkili olurlar" dedi. Önbilgin, 17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştay’a yapılan saldırının da "Türkiye Cumhuriyeti tarihi içinde dönüm noktası olacak olaylardan biri olduğunu" söyledi.

Danıştay’ın 140. kuruluş yıl dönümünün geçtiğimiz günlerde kutlandığını hatırlatan Önbilgin, yüksek mahkemenin "verdiği kararlar ve içtihatları ile idari rejimin ve demokrasinin Türkiye’de yerleşmesi ve gelişmesi yönünde çok büyük katkılarda bulunduğunu" ifade etti.

Anayasanın verdiği yetkiye dayanarak Türk milleti adına karar veren yargıçların gerçek adaletin sağlanması için tamamen teknik ve her türlü siyasetten arındırılmış bir düşünce yapısı içinde hareket ettiklerini anlatan Önbilgin, şunları kaydetti:

"Yüksek mahkememizin üyeleri, uzmanlıkları, bilgi ve görgüleri, belirgin üst düzey yetenekleri ile mesleğin aşamaları içinde hukuk nosyonunun kazanmış; konusunun uzmanı olan, karar verme yeteneğini, mesleğin vakar ve onuruna uygun davranışları temayüz etmiş; en az 25-30 yıllarını meslek içinde geçirmiş hakimler arasından seçilmiş kişiler olup kararlarını Anayasamıza, kanunlarımıza, üstün hukuk kurallarına ve vicdani kanaatlerine göre dikkat ve itina ile vermişlerdir.

Değerli meslektaşım, bu memleketin yetiştirdiği Cumhuriyet çocuğu, bu memleketin kaymakamı, valisi ve bir yüksek yargı üyesi olarak üstün hizmetler vermiş Mustafa Yücel Özbilgin, belirttiğim bütün değerlere sahip, sayılan ve sevilen bir kişi olarak büyük bir özveriyle görevini ifa ederken, dairesinin hain bir saldırıya uğraması sonucu hayatını yitirmiştir" dedi. "Sınırsız ve ölçüsüz beyanda"

Son yıllarda Türkiye’nin sosyal yapısındaki değişikliklerin hukuk ve siyaset ilişkilerini etkilediğini anlatan Önbilgin, "Herhangi bir gerekçeyle yargı kararlarını kendi siyasi çıkarlarına uygun bulmayan kişi ve kuruluşlar basın özgürlüğü, düşünce açıklama özgürlüğü adı altında gerek yazılı gerekse görsel basında yargı kararları hakkında eleştiri yaparken sınırsız ve ölçüsüz beyanda bulunmuşlar, halen de bulunmaktadırlar" dedi.

Önbilgin, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Anayasamızda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu açıkça belirtilen Türkiye Cumhuriyeti’nde egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, millete ait bu egemenlik yetkisinin anayasada belirtilen kuvvetler ayrımı ilkesine göre; yasama, yürütme ve yargı organları eliyle kullanılacağı, bu organlar arasında bir üstünlük sıralaması olamayacağı; üstünlüğün ancak anayasa ve kanunlarda bulunduğu gerçeği göz ardı edilerek, yargı kararlarını diledikleri gibi eleştiren ve bu kararları veren yüksek yargıçların kişiliklerini hedef alacak şekilde yapılan beyanlar toplumu şekillendirmeye ve siyasi çıkar sağlamaya yönelik olmuştur." "Yargıçların kararları eleştirilirken"

Yargı kararlarının "eleştirilemez" olmadığını da ifade eden Önbilgin, "Ancak, gerek devlet deneyimi gerekse bilgi birikimiyle donatılmış, anayasaya, kanunlara ve vicdani kanaatlerine göre hukukun üstünlüğünü, insan hak ve özgürlüklerine ve kamu yararı ilkelerini, kararlarına her türlü siyasi görüşten arındırılmış olarak yansıtan konularında uzman yargıçların kararları eleştirilirken bunun belirli bir seviyede yapılması gerektiği açıktır" dedi.

Önbilgin, şunları kaydetti:

"Yeterli bilgiden yoksun olma veya hukukun üstünlüğünü kendi çıkarlarına feda etme gibi sebeplerle eleştiri dışına çıkılması ve toplumun yönlendirilmeye çalışılması yargıya güveni zedeler ve toplum hayatını altüst edecek sonuçlara neden olur. Unutmamak gerekir ki, Türk milleti adına karar veren yargıya yapılan her türlü saldırı, Türkiye Cumhuriyeti’ne ve demokrasimize yapılmıştır. Yapılan eleştiriler nedeniyle yargısına saygısı ve güveni kalmaya bir toplumun temelleri sarsılmış demektir.

Cumhuriyetin kazanımlarını, Atatürk ilke ve devrimlerini, hukukun üstünlüğünü içine sindiremeyenler bilmelidir ki, hiçbir güç, Türk milleti adına yargı yetkisini kullanan mahkemelerimizi, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin ilkelerinden, Atatürk’ün gösterdiği, bilime ve akla dayalı yolda ilerlemekten ve Türkiye’yi çağdaş dünyanın hukuk düzeyine çıkarmak için çaba göstermekten vazgeçiremeyecektir." Anıtkabir ziyareti

Daha sonra, Danıştay Başkan Vekili Gönül Önbilgin, Mustafa Yücel Özbilgin’in eşi Sema Özbilgin ve oğulları, Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, saldırıda yaralanan Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Birden ile Danıştay ve bazı yargı organlarının üyeleri Anıtkabir’i ziyaret etti.

Önbilgin ve beraberindekiler, Atatürk’ün mozolesine çelenk koyduktan sonra saygı duruşunda bulundu. Misak-ı Milli kulesine geçen Önbilgin, Anıtkabir Özel Defterine şunları yazdı:

"17 Mayıs 2006 tarihinde Danıştayımıza ve sonuçta Cumhuriyetimize yapılan menfur saldırının yıl dönümü nedeniyle idari yargı mensupları olarak huzurundayız.

Anayasamızın verdiği meşru yetkiye dayanarak, Türk milleti adına, yargı yetkisi kullanan bir dairemizin görev başında uğradığı hain saldırıda yitirdiğimiz değerli meslektaşımız Mustafa Yücel Özbilgin’i kaybetmenin üzüntüsünü ilk günkü gibi yüreğimizde taşıyoruz.

Cumhuriyetin kazanımlarını, akla ve bilme dayalı ilke ve devrimlerini, hukukun üstünlüğünü içine sindiremeyenler bilmelidir ki, hiçbir güç bizleri demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizin anayasasına göre görev sorumluluklarımızı yerine getirmekten ve aydınlık yolunda ilerlemekten alıkoyamayacaktır."

Kaynak : Anadolu Ajansı
Diğer Gündem Haberleri
Sayısal Loto çekildiSayısal Loto çekildi
Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen Sayısal Loto’nun bu haftaki çekilişi yapıldı.
TSK gelecek 5 yılda 8 milyon fidan dikecekTSK gelecek 5 yılda 8 milyon fidan dikecek
Son orman yangınlarında binlerce hektarlık orman alanı kül olurken, Türk Silahlı Kuvvetleri ağaçlandırma faaliyetlerine büyük önem veriyor.
Erivan’a mesajlarErivan’a mesajlar
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, komşularıyla olan sorunlarını çözmesinin Ermenistan’ın da yararına olacağı, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasıyla refah seviyesinin de artacağını söyledi. AB dışişleri bakanları gayri resmi toplantısı için Fransa’nın Avignon kentinde bulunan Babacan, bu akşam milli futbol maçını izlemek için gideceği Erivan’daki temaslarına ilişkin olarak Türk gazetecilerinin sorularını yanıtladı. Türkiye’nin diyalog yoluyla sorunların çözülmesinden yana olduğunu ifade eden Babacan, "Amaç çözüm üretmek, herkesin birlikte kazanacağı çözüm üretmek" dedi.
Bazı Öne Çıkan Haberler