ANKARA, 06/08(BYE)--- ABD'nin önde gelen muhafazakâr dergilerinden olan ve 15 günde bir yayımlanan National Review dergisinin 5 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Michael Rubin imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan yorumun çevirisi şöyledir:
Türkiye ne kadar kötü bir hâle gelirse gelsin ABD ve Avrupalı siyasetçiler iyimserliklerini korumuşlardı. Ne de olsa Türk ordusu AK Partinin yönetimine karşı siper görevi görmekteydi. Dün manşetlere taşınmasa da en önemli haber, Başbakan Erdoğan'ın geleceğin Genelkurmay Başkanının atamasını veto etmesi ve yerine kendi adayını geçirmesiydi.
Bu hareketi, sivil yönetimin ordu üzerindeki üstünlüğü olarak görüp sevinmek saflık olur. Erdoğan demokrasiyi kusursuz hâle getirmeye çalışmıyor tersine zarar veriyor. Türkiye'de ordu, düzeni kendi siyasi gündemleri için bozmaya çalışan liderlere karşı son çare olarak Anayasa'yı korumaya girişen, hep bağımsız bir organ oldu. Ordu ne yazık ki 1960 ve 1980'de yönetime el koysa da hiçbir zaman yönetimi uzun süre elinde tutmadı, sadece Anayasal düzeni yeniden oturtmaya çalıştı. Orduyu siyasete karıştırmamanın önemine inanıyorum, ancak bunun ilk önce kuvvetler ayrılığı belirlenmeden yapılması, Putin tarzı bir diktatörlüğe dönüşme tehlikesi yaratabilir.
Dünkü haberlerden sonra görünen o ki Erdoğan sadece parlamento, yargı, emniyet, istihbarat servisi ve medyaya hükmetmiyor, yakın zamanda ordunun da kontrolünü ele geçirecek gibi görünüyor. Gösterdiği aday, Başkan Obama'nın son üretimimiz, en yüksek teknolojiye sahip savaş uçağımız F-35'leri Türkiye'ye göndermeyi planladığı sıralar göreve gelecek. Beyaz Saray ve Pentagon, Obama, İran İslam Cumhuriyeti'ne yakın ve ABD politikasına düşman bir yönetime uçak satarken gereken özeni göstermiyor. Ne yazık ki Kongre de bu ihtimali gözden kaçırdı ve Pentagon'dan, henüz çok geç olmadan bir inceleme yapmasını istemedi.