Son Haberler
09.02.2012 Perşembe 04:53
USD 1,7470 EUR 2,3130 EUR/USD 1,3240 IMKB100   61178/%0,00
ISTANBUL Perşembe: -2°C/1°CCuma: -2°C/1°CCumartesi: -3°C/2°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

NEDEN 'EVET' NEDEN 'HAYIR'?
Referandum ile ilgili kurumsal ve bireysel kararlar açıklanmaya devam ediyor. Hülya Okur, Siyasi Parti ve Sivil örgütlerin liderlerinin referandum’da nasıl bir oy kullanacağı, bunun kendi çalışma alanlarına yansımaları, Anayasa değişikliğinin neyi içerdiği neyi içermediği konusunda fikirlerine başvurdu. ‘Evet’ se neden Evet?’Hayır’sa ‘neden Hayır?’sorusu üzerinde yoğunlaşılan sohbetlerde, referandumun ülke menfaati ekseninde nasıl biçim aldığı irdelendi. 04.08.2010 10:59

 

HÜLYA OKUR- HABERX

DSP Genel Başkanı Masum Türker:

Asında sizin referanduma karşı duruşunuz ortada. Herkesi sorumluluğunu bilmeye çağırıyorsunuz ve  referandumu geleceğin anahtarı olarak da görüyorsunuz, oylananın demokrasi olduğunu da düşünüyorsunuz. Peki ‘Evet’e engel nedir?

TEK BİR PARTİ'NİN DÜŞÜNCESİNİ YANSITAN BİR ANAYASA, 5 GENERALİN ANAYASASINDAN FARKLI OLMAZ

Evet bizim oyumuz ortadadır, ‘Hayır’. Cumhuriyet demokrasiyi kapsar. Cumhuriyeti sevmek ilkelerinden birisi, demokratikleşmedir. Bu arada bizi ilgilendiren şey, bir tarafta eğer ‘Evet’ diyorsak, dikta rejiminini tescil ettiriyoruz. Neden? Biz parlamentoda milletvekili olan kişileriz, bir Anayasa değişikliğini Başbakan’a götürdük. Hatta bazı maddelerimizi de içine almış koymuşlar. Bu bizim kendi görüşümüz. Bir Anayasa bir partinin tek başına Anayasası olamaz. Bu konuda bir Uzlaşma Komisyonu kurun, CHP Katılmıyor, varsın katılmasın, diğer partilerle yapın bu işi. Üzerinde uzlaşılan maddeleri değiştirdiğimiz zaman, halkın Anayasasını gerçekleştirmiş oluruz. 

Bunun dışında tek bir kişinin, tek bir partinin düşüncesini yansıtan bir Anayasa, 5 Generalin Anayasasından farklı olmaz. Burada ruh değişmemiş oluyoru, ruh yine dayatmaya, çoğunluğun istediğini kabul ettirmeye yönelik bir Anayasa haline gelir. Halbuki Anayasa çoğunluğun hukuk yoluyla güçlülerin güçsüzleri ezmesini engeller. Hukukun güçsüzlerin de haklarını koruyacak şekilde düzenlenmesini gözetir. Bu talebimiz kabul edilmedi. Dedik ki:” HSYK’yı siyasallaştırıyorsunuz, siyasallaştırmayın bunu, bu konuda HSYK ile ilgili yapılacak artışlar genellikle Yüksek Mahkemelerden gelmelidir. HSYK’ya dışarıdan atama yapılıyor. Bu dışarıdan atama yapılan insanlar gelecek, atanması söz konusu olan bütün Hakim ve Savcıların özlük dosyalarını görecektir, bu doğru bir şey değildir. Bu konuda Hakim ve Savcıları Danıştay’dan ve Yargıtay’dan seçilecek üyelerle belirleyin ve tek dereceli seçim olsun, Cumhurbaşkanı ataması söz konusu olmasın” dedik. Ama bu konuyu tartışmadılar bile bizle. 

BURADAKİ REJİM GELİŞİ DİKDATÖRLÜĞÜN HORTLAMASINA NEDEN OLACAKTIR.

Yani bu söylediklerimizin tek doğru olduğunu iddia etmiyoruz. Şu anda mevcut olan Anayasa, muhalefet partilerinin verdiği önergeleri bile göz önünde bulundurmamış, bu önergelerin yanı sıra parlamentolar konuşma özgürlüğünü yasaklamış, kendi üyelerini koyarak, kendi içi boş önergelerle demokratik olarak tartışma hakkını zedelemiş bir Anayasa’dır. DSP, gerek 1995 Anayasa’sında muhalefet partisi olarak, gerek 2001 Anayasa’sının değiştirilmesine iktidar partisi olarak katılmıştır. 1995 Anayasa’sı da 2005 Anayasası da partilerin uzlaştığı maddeler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu nedenle biz, bu Anayasa’nın kabulü halinde, Türkiye’de artık çoğunluğun tercihi ve gücünü elinde bulunduranların istediğini dayatabileceği bir hukuk sistemiyle rejimin değiştirilebileceğini düşünüyoruz. Buradaki rejim değişikliğini herkesin düşündüğü gibi gericilik olacak yada islami bir rejim gelecek diye değil, buradaki rejim gelişi dikdatörlüğün hortlamasına neden olacaktır. Hukuk yoluyla insanlar tahakküm altına alınacak ve artık Türkiye bir hukuk devleti olmaktan çıkacak ve bir kanun devletine dönüşecektir. Anayasa Mahkemesinin yapısına da onun için karşıyız. 

Anayasa Mahkemesinin yapısında yedek üye olmayışı ileride bazı hakimlerin çeşitli nedenlerle rapor alarak yada toplantıya girmemesi halinde Anayasa Mahkemesi faaliyetlerini tıkayacaktır. Ve bu özellikle atanma şeklinden dolayı, gelecek süreçle bu sorunla karşı karşıya kalmamız mümkündür. Bir ülkede demokrasi ve özellikle Cumhuriyet rejimi yani halkın kendi kendini idare etmesi iki temel mekanizma ile kontrol edilir: Bir mekanizma seçimdir, seçim yoluyla o tahakküme son verilir, ikinci mekanizma ise iktidar sürecinde güçsüzlerin de hukuk karşısında haklarını korumak ve kanunlarla ezilmelerini önlemek bakımından Anayasa ile olur. Şu andaki Anayasa’sının yeni getirilen yapısı, üzülerek söylemeliyim:”Güçsüzleri hukuk karşısında koruma olanağını elden almakta, ileride Anayasa’ya aykırılık dolayısıyla çıkarılabilecek hukusuz bir çok kanun meriyete girecek ve daima güçlüler güçsüzleri ezecektir.”Biz bu mantıkla bu yaklaşımla hazırlanan Anayasa’nın bazı maddelerini beğenmemize, gerekli olmasına rağmen şu aşamada ‘Hayır’ denmesi gerektiğini düşünüyor, ve  ‘Hayır’ diyoruz. 

BEĞENDİĞİMİZ MADDELER OLABİLİR

Neyi içermediği üstünde durduk, neyi içeriyor, beğendiğimiz maddeler diyorsunuz. Onlar neler, desteklediğiniz, değişime açık gördüğünüz maddeler neler?

Beğendiğimiz maddeler olabilir. Bu iki madde olduktan sonra diğer maddeler önemini kaybediyor. Hayır dememiz için bir madde daha var, mesela bir insanın birden fazla sendikaya üye olması, Türkiye’de emeğin örgütlülüğünü yok etmek demektir. Çünkü birden fazla densikaya üye olmak demek; yarın öbür gün kanun yoluyla hükümetlerin istediği sendikalarla toplu sözleşme yapılması sağlanır. Burada eski kanunlarla karşılaştırma yaptığımız zaman memurların sendika kurma hakkı ortadan kaldırılmakta, memurların sendika kurma hakkı kaldırılmıştır dendiği zaman  bunu Anayasa’ya aykırıdır, Anayasal hakkını yok ediyorsunuz diye iptal davası açma hakkı ortadan kalkar.  Yani böyle bazı şeyler güzelmiş gibi görünür ama bunların hepsinde var. Asıl önemli olan şey, özellikle Türkiye’de yargının siyasallaşması açıkça gündeme gelir. Nitekim bu konuşmayı yaptığımız saatte, YAŞ toplantısı devam ederken ve Silahlı Kuvvetlerde sicil ve liyatak esas iken bu sicil ve liyakatı, siyasetin emrine sokacak bir mekanizmayla değiştirebilmek için, Kara Kuvvetleri Komutanı atanması diye gündeme gelen kişi hakkında, Savcının bir tezkere çıkartıp, ifade vermeye çağırması hukukun yargının siyasallaştırılmasının en önemli örneklerinden birisidir. 

***

 

 

 

Eski MÜSİAD Başkanı Ömer Bolat:

Siz 12 Eylül Anayasasının Türkiye’ye çok Türkiye'ye çok dar geldiği düşüncesindeydiniz. Bu paketi reformların en kapsamlısı. Bu paket içeriği bakımından tam mı? Neden Evet?

“12 EYLÜL ANAYASASI, BİR TEPKİ ANAYASASIDIR”

Şu andaki Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin 4’ncü Anayasasıdır. 1921, 1924, 1961 ve 1982 Anayasası. 61 ve 82 Anayasası darbe yönetimlerinin hazırladığı Anayasalar. Türkiye maalesef 50 senedir darbe yönetimlerinin hazırladığı Anayasalarla yönetiliyor. Ve 12 Eylül Anayasası, bir tepki Anayasasıdır, sivil ağırlıklı değildir, ferdi hürriyetleri korumaktan ziyade devleti dertlere karşı korumayı amaçlayan ve bu anlamda yasakları öne alan hürriyetleri ise istisna kılan ve çok dar kalıplara sıkıştıran bir Anayasa idi. 

Zaten aradan 28 yıl geçti, bu Anayasa Türkiye’nin değişen şartlarına uymadığı için daha önce bu Anayasasının yaklaşık 77 maddesinde değişiklikler yapılmıştı. Yani Anayasa’nın esas itibariyle yüzde 40’ından fazlası değiştirilmişti. Ancak bir yanda soğuk savaş sonrası yeni dünya şartları, iletişimin demokrasinin dünyada hakim konuma gelmesi, çoğulcu parlamenter rejimlerin öne çıkması, vesayet rejimlerin geri plana düşmesi gibi gelişmeler karşısında ve Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerinin gerektirdiği sivil ruhla siviller tarafından hazırlanmış, temel hak ve hürriyetleri önceleyen, çoğulcu, parlamenter demokratik rejimi önceleyen yeni bir Anayasaya ihtiyaç vardı. 

ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİ, SADECE DEĞİŞİM VE REFORM AMACI TAŞIDIĞI İÇİN BİLE KABULE DEĞER.

Çünkü yapılan değişiklerle 12 Eylül rejiminin 1982 Anayasasının iç bütünlüğü de bozulmuştu. Ancak görüldü ki, 12 Eylül Anayasasını hazırlayan darbe yönetimi, Anayasanın değiştirilmesini dahi o kadar zorlaştırdı ki; 2/3 çoğunluk gerekiyor, referandumsuz kabul edilebilmesi için. Ki Cumhurbaşkanı’nın bunu reddetme hakkı var. 330 parlamenterin bütün değişiklikler için oy kullanması gerekiyor ve iki defa prosedür işletiliyor ve bundan sonra Cumhurbaşkanı’nın onayı gerekiyor, bundan sonra eğer Anayasa Mahkemesine götürülürse en azından şekil yönünden onayı gerekiyor, ve halk da bunu kabul ederse, Anayasa değiştirilebiliyor. Yani Anayasayı değiştirmek çok zor. Yeni bir sivil Anayasa yapmak içinse çok çok daha zor. TBMM’nin geçtiğimiz Nisan ayında yoğun mesai yaptığı bu 26 maddelik Anayasa değişiklik paketi, sadece değişim ve reform amacı taşıdığı için bile kabule değer. Kaldı ki, Cumhurbaşkanının onayından geçti, kaldı ki Anayasa Mahkemesinin şekil yönünden onayından geçti ve Anayasa Mahkemesi üstüne vazife olmadığı halde esasa girdi, oradan da mevcut paketi büyük ölçüde onayladı ve ‘Referandumun önünde bir engel yoktur’ dedi. 

ŞAHSEN DR. ÖMER BOLAT OLARAK, ‘EVET’ DİYORUM

Bu nedenle biz zaten 12 Eylül’ün baskıcı yönetimin hazırladığı 82 Anayasasında yapılan bu en kapsamlı değişim ve reform paketini, şahsen Dr. Ömer Bolat olarak, ‘Evet’ diyorum. Kaldı ki değiştirilen maddeler içinde gerçekten tarihi öneme ait maddeler var. Memurlar için, özürlüler için, kadınlar için, çocuklar için pozitif ayrımcılığı getiren maddeler var. Bunun yanında; sendikal haklar konusunda, temel hak ve özgürlükler konusunda, toplu sözleşme hakları konusunda mevcut hakları ileri götüren düzenlemeler var. Yine bu Anayasasının içinde yargıda yasama ve TBMM üzerinde ipotek koyar gibi vesayet rejimi oluşturan düzenlemelere de önemli değişiklikler getiriyor. Bu değişiklikler, yürütmenin yetkisini ya da otoritesini arttıran değişiklikler değil tam tersine meslek mensuplarının başta HSYK ve Anayasa Mahkemesi üyelerinin yetkilerini, iradelerini genişleten değişiklikler. Dolayısıyla demokrasinin güçlenmesi için, hukuk sisteminin gelişmesi için, yargıdaki vesayet düzeninin son bulması için Anayasa değişikliği konusunda 12 Eylül halk oylamasında, milletimiz büyük bir çoğunlukla ‘Evet’ demelidir. 

Anayasasının referandumun önünde engel olmadığını söylediniz. Sivillerin askeri mahkemede yargılanmasına son verilmesi, YAŞ kararlarının yargıya açılması, meclisin üzerindeki vesayetin kaldırılması gibi adımların engellenme gerekçesi Türkiye menfaatine rağmen ne olabilir sizce?

STATÜKOCU ÇEVRELER ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİNİ ENGELLİYOR

Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasının önlenmesi askerlerin de sadece askerlikle alakalı suçlar dışındaki suçlar konusunda sivil mahkemelerde yargılanmalarının yolunun açılması, YAŞ kararlarının yargı denetimine açılması hepsi gerçekten çok çok önemli değişiklikler yani ancak darbe yönetimlerinin yapabileceği Anayasa Değişikliklerini bugün sivillerin ve halkın oyuyla yapılabilmesi de Türkiye Cumhuriyetinin çok partili demokrasi hayatında gerçekten tarihi öneme haiz olacaktır. Halkımız bu fırsatı mutlaka değerlendirmelidir. Önüne çıkan sandıkta, mutlaka ‘Evet’oyu kullanmalıdır. 

Bu hayırlı adımları engelleyen kimler? Statükocu çevreler. Çünkü statükodan makam, mevki ve rant anlamında besleniyorlar. Bunu yapanlar egemen güçler. Niye? Egemenlerin hukukunun devam etmesini istiyorlar, halkın 4 yılda bir oy kullanıp etliye sütlüye karışmamasını isteyen çevreler. Bunu isteyen çevreler, yargıda ve bürokraside vesayet düzeninin değişmesini isteyen çevrelerdir ama halkın iradesi inşallah galip gelecektir. Halk oylamasında  Türk halkı büyük bir güçle ’Evet’ oyu kullanırsa Türkiye, dünyada gelişmiş ve standardı yüksek ülkeler ligine terfi etmiş olacaktır. İnşallah 2010; ekonomide ve demokraside yükselme zamanı dedik, ekonomimiz hamdolsun 2009 sonbaharından bu yana güzel bir çıkış yakaladı, devam ettiriyor, inşallah 12 Eylül halk oylamasında ‘evet’ oyu çıktığı takdirde Türkiye demokrasisi de yükselmeye devam edecektir. 

***

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu:

"Ergenekoncuların, YARSAV'cıların 'hayır' dediği bir icraat, millet-devlet menfaatinedir" demiştiniz. Bu ‘evet’ tepkisel bir ‘Evet’ mi ve memurlar olarak bu paket sizin için tatmin edici noktada mı?

BU PAKETLE TÜRKİYE’NİN BİRİNCİ LİGE ÇIKACAĞINI AMA TOPYEKUN BİR ANAYASA İLE DE ANCAK SÜPER LİGE ÇIKABİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ. 

Bizim iki yönden bu olaya yaklaşma mecburiyetimiz var. Birisi, biz 73 Milyondan bir kişiyiz, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıyız. Vatandaş olarak hem ülkenin genel ekmeğinin ve genel özgürlüğünün saygın olmasını, korunmasını hem de 73 milyonun her ferdinin ekmeğinin ve özgürlüğünün saygın olmasını istiyoruz yani biz bu ülkenin hak ettiği büyüklüğe ulaşmasını, defolu demokrasi ile yönetiliyor olmaktan kurtulmasını istiyoruz. 

Bu manada 61 Anayasası ile millet iradesini, belli kurullar eliyle tokatlama alışkanlığının 82 Anayasası ile perçinleştirilmiş olmasından rahatsızlık duyuyoruz. 12 Eylüllerin, 28 Şubat sürecinin, Sarıkız, Yakamoz, Balyoz planı, ıslak imza, kuru imza ne kadar bürokratik oligarşiye değen illegal yaklaşım varsa bunların tamamı Cumhuriyet kurucusu Atatürk’ün;” Hakimiyet bila kaydü şart milletindir” sözünü enflasyona uğratan, bu sözü ayaklar altına alan yaklaşımlardır. Onun için biz şu anda Türkiye’yi, devletin milletini oluşturan Anayasa ile yönettiğini için dünya demokrasi liginde ikinci ligde görüyoruz. Bu paketle Türkiye’nin birinci lige çıkacağını ama topyekun bir Anayasa ile de ancak süper lige çıkabileceğini düşünüyoruz. 

HAKLARIN VERİLMESİNİ SAĞLAYACAK BİR PAKET OLARAK GÖRÜYORUM

Onun için vatandaş olarak süper lige çıkacak Türkiye’nin, süper lige çıkmasını kolaylaştıracak; özgürlükleri genişleten, darbecilere hesap soran, darbecileri koruyan geçici 15.maddesinin Anayasa’dan çıkarıldığı, evrensel hukukun en temel hakkı olan savunma hakkının bütün bireylere verilmesini ki, YAŞ kararlarını yargıya açan, HSYK’nun meslekten ihraç kararlarını yargıya açan, memurlara uyarı ve kınama cezaları yargı yolu kapalıydı, bunları yargıya açan, kısmen yargı reformunu, kısmen hukukun üstünlüğünü düne göre çok iyi olması gerekene göre eksiklikleri olan boyuta getiren bu pakete bir de diğer yönümüzle, kamu çalışanı yönümüzle 2001 yılından beri hükümetlerle sadece topluca görüştük, hükümetlerle imzalar attık, atılan imzalar Bakanlar Kurulunun icazetine tabi olduğu için hiçbir anlamı olmadı, onu tanımadılar, uzlaşamadığımızda Uzlaştırma Kuruluna yasa gereği müraacat ettik.  Uzlaştırma Kurulunun verdiği kararlar tavsiyeden öteye geçmedi. Şimdi uzlaşıp imza atarsak, bu imzalar Bakanlar Kurulunun icazetine tabi olmaksızın geçerli olacak, uzlaşamayıp Uzlaştırma Kuruluna gidersek, onun verdiği kararlar(Kamu çalışanları hakem kurumu kararı) kesin olacak. Her ikisinden de memnun kalmadıysak grev hakkımızın olmaması bir eksiklik. Ama eylem hakkımızı, eylem kararımızı, grev yapma hakkımızı engelleyen bir şey yok. İLO’nun bize tanıdığı hakkı, genel merkezlerin karar alması şartıyla eylemlerimizi yapabileceğiz. Bunu biz demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan Anayasa’da tanımı olan bu devlet tanımına geçişte bir çok hakkın verilmesini sağlayan, daha önemli hakların verilmesini sağlayacak bir paket olarak görüyorum. Ve bunun için ‘Evet’ diyoruz.

*** 

HAKPAR eski Genel Başkanı- Demokrat Kürtlerin Arayışı toğluluğu kurucusu Sertaç Bucak:  

YARGI ŞİMDİYE KADAR BU ÜLKEDE HEP DEVLETİ KORUDU 

Siz, “Referandum vesayetçi rejime gedik açacağı için 'evet' diyeceğiz” diyorsunuz. Kararınızın ‘Evet’e yatkınlık sebepleri nelerdir? 

Türkiye’deki bu son dönemde demokratikelşemenin önünde bariyer oluşturan şey, yargıydı. Yargı başlı başlına Türkiye’deki vesayet rejiminin savunucusu durumuna düşmüştü. Bu yeni Anayasa paketinde HSYK ile Anayasa Mahkemesinin çoğulculaşmasının yeniden dizaynı söz konusu. Bu değişikliği biz önemsiyoruz çünkü yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının daha çok gündeme gelebileceğini düşünüyoruz ve yargı bu haliyle Türkiye’deki değişim yönünde engel olduğu için, bu değişiklik bu engeli ortadan kaldırabilir. 

En çokta bütün bu  karşı çıkışların yüksek yargı çevresinden gelmesi de bunların çok şeyler kaybettiği imajını da veriyor. Çünkü yargı şimdiye kadar bu ülkede hep devleti korudu. Halbuki yargı, bu ülkenin yurtdaşlarını devlete karşı korumaladır, halbuki tersi oldu. Bütün bu değişimler yargı standartlarını, Avrupa Birliği standartlarına gelmesine olanak verecektir diye düşünüyorum. 

CHP, MHP BENİ ÇOK ŞAŞIRTMADI ÇÜNKÜ ONLAR BU DEĞİŞİMDEN EN ÇOK KAYBEDECEK OLANLARDI.

Peki Cumhuriyetten ve demokrasiden yana olanlar bu sistem içinde neye karşı çıkıyorlar, neden Hayır diyorlar?

Birincisi muhalafet bir şey iyi başardı, olayı partiler düzeyine indirdi. Halbuki sorun parti meselesi değil, ben AK Partili değilim. AK Partiye hiçbir zaman için oy da vermedim. Ama ben demokrat bir Kürdüm. Ama bu ülkede demokrasinin standartlarının yükselmesi bu ülkede herkesin yararınadır diye düşünüyorum. Bu anlamda bu yeni Anayasa değişikliği ile vesayetçiler, statükocular önemli mevziler kaybedeceği için bu güçleri ile direniyorlar bu Anayasa’ya karşı. Maalesef kimi sol ve demokrat çevreler CHP, MHP beni çok şaşırtmadı çünkü onlar bu değişimden en çok kaybedecek olanlardı. Hatta CHP’nin içerisinde çoğul bir kesimin bu Anayasa değişikliğinden yana olabileceklerini de hesaplıyorum ama tabi bu gelişmelere ve hükümetin bu konuda ne kadar dik durmasına bağlı.

BDP KENDİ AYAĞINA KURŞUN SIKTI

Evet CHP’den en son Eşref Erdem, sırf askeri yargı alanını daraltan madde yüzünden bile ‘Evet’ diyeceğim diye bir açıklama yaptı…Peki siz bu Anayasa değişikliğinde Kürtlere yönelik bir madde olmadığını kabul ediyorsunuz fakat bu demokrasi sorununu Türkiye’deki Kürtlere indirgemiyorsunuz…Parti kapatılmasının zorlaştırılması Kürtlerin ‘Evet’ oyu kullanması için yeterli bir neden mi?

Bu Anayasa paketi parlamentoda tartışıldığı zaman ben çağrı yapmıştım. Ve Kürt milletvekillerini bu Anayasa paketini desteklemeye çağırmıştım özellikle de bu partilerin yasaklanması ile ilgili görüşmelerin olduğu dönemde. Parti kapatmalar da dahil, bu ülkede demokrasinin en çok mağdurlarından bir tanesi Kürtlerdir. Tabi ki baraj meslesi var(%10), parti kapatma meselesi var ki BDP’nin de katkısı oldu çünkü oylamaya katılmadı, katılsaydı AK Parti ve diğer partiler içindeki daha şoven kesimlerin girişimini engelleyebilirdi, onu yapmadılar, kendi ayaklarına kurşun sıktılar maalesef. O açıdan bir çok şeyi içerebilirdi bu Anayasa. Hatta bu demokratikleşmeye daha da ivme kazandırabilirdi, bu işin bir yanı. 

Bence sorun şu; bu Anayasa neyi içeriyor, neyi içermiyor sorusu üzerinde durursanız o zaman bir şeyi reddetmek için çok gerekçeniz olabilir, fakat biz adım atmak istiyoruz. Biz Avrupa Birliği sürecini destekleyen bir gurubuz. Geçici 15. Madde var, 12 Eylül darbecilerinin yeniden yargılanmasını gündeme getirebilecek, yurt dışına çıkış yasağının yargıç kararına bağlanması var, Obdusmanlık var, askeri yargı alanının daraltısı var ve darbecilerin yargılanabilmesi olasılıkları var. Yani bardağın bir de dolu tarafını görmek lazım. Kaldı ki bu Anayasa oylamasında millet iradesi, halkın oylaması değişiklikten yana bir tavır koyarsa, bu şu anlama da gelebilir, bu Anayasa’nın ileride tümden değişitirilmesini gündeme getirebilir. Kimileri bunun AK partinin bir oyunu olduğunu söylüyor. Oyunu olsun olmasın, eğer bu halk, bir şeyleri değiştirme iradesi gösterebilirse ki bu referandumu o anlamda da önemli görüyorum, bu demektir ki, ileride kim demokrasiye karşı çıkarsa bu halk iradesini ona karşı da gösterecektir diye düşünüyorum. Bu anlamda özgüvenli olmak lazım diye düşünüyorum.

 

 

 

YORUMLARINIZ
Kadir Öz - 06.10.2010 08:43
EveTTTTTTTTTTTTTTTTT
- 06.10.2010 08:42
bence EVET anayasanın değişmesi için evet ama şöylede bişi var AKP için evet değiL anayasamız için EVET
KADIN - 28.09.2010 09:05
HAYIRCIYIM, kadın olduğum için , ATATÜRKÇÜ olduğum için, ülke bütünlüğüm bozulmasın , diye.
cidi - 15.09.2010 21:35
keske hayir ciksaydi sandiktan. cünkü degismesigerken sadece birkac sey degil. bircok sey. milletin agzina birer kasik bal sürmek yapilan. herkezde bisey saniyor. sirf kendi cikarlarina yaricak bu yasalar görürsünüz. dokunuzmazligi neden kendi üstünden kaldirmiyor da sadece generallerin askerlerin kini aliyor. kendi ne kiyamadi tabiki.
feyt - 13.09.2010 23:33
Bence hocamizin dedi gibi mezardakilerde cikabilse de oylrina kulana bilse yani bunun icin iyi düsünüp kararinizi ona göre vermeniz lazimdi ama düsünmeyede gerek yok yani göz var izam var hocamizin bu lafina duyan ve dinleyen artik kendi karar versin
- 12.09.2010 21:28
aynen katılıyorum.anayasada çocuklara olan tecavüz bilmem ne nin işi ne ya ?çok utanç verici.ben tayyip anayasası istemıyorum.sonuna kadar hayır.yurtdışına herkes istediği zaman çıkacakmış tabi güzel olur türkiyede bozrç harç yap yurt dışına kaç ne iyi iş!......
ak parti - 12.09.2010 13:16
bende sabaha kadar evet diyorum .çünkü ? ak parti iktidarına güveniyorum.
timur tekin - 12.09.2010 13:04
halen kapalı gözlüklü arkadaşlarımız var aramızda ki bu arkadaşlarda gandi kadar tehlikeli
fatalvayn - 12.09.2010 02:05
bakın burada yapılan parti seçimi değil ülkenin geleceğidir ben maddeleri tek tek inceledim sadece 4 madde de emin olamadım burada siyasi görüşünüzü bir kenara bırakın ve maddeleri tek tek inceleyin sonrada sandıkta vicdanınızın sesini dinleyin.
benim oyun evet olacak çünkü hayır cıların velvele ettikleri gibi değişikliklerin hiç birine rastlamadım.
Namık ÖZEL - 10.09.2010 11:53
Belki herkezin isteğini karşılayan değişiklikler yok fakat en azından kötünün iyisi olduğu için EVET diyorumm
ALİ TAN - 10.09.2010 11:01
SLM EVET ÇIKMASI DAHA HAYIRLI OLUR DÜŞÜNÜYORUM EVET DİYENLERİN YAPTIKLARI ORTADA KİMSE İNKAR EDEMEZ ONLAR EVET DEDİĞİ İÇİN ÖBÜRLERİ HAYIR DİYO MAALESEF BİZDEDE BÖYLE BİRBİRLERİNE DESTEK OLACAKLARINA HEP ZIT DİDERLER İNANIYORUMKİ BİRİLERİ EVET DEDİĞİ İÇİN DİĞERLERİ HAYIR DİYO BURDA PARTİ TUTMAYA GEREK YOK HERKES ELİNİ VİJDANINA KOYUP OYUNU KULANSIN HAYIRLISI NEYSE SANDIKTAN ÇIKSIN HERHES TUTUĞU PARTİYEDE VERSE YİNE EVET ÇIKAR HAYIR DİYENLER ASLINDA ÜLKEYİ BÖLMEYE ÇALIŞIYORLAR
mustafa kenan öztürk - 10.09.2010 07:45
millet bilinçsiz sandiga gidiyor tuttugu partiyi dogru buluyor ben evetse veya hayırsa ne olacak fikrim yok saygılarımla
seniorita boobgluage - 09.09.2010 20:50
arkadaslar bence arastırmadan oyunuzu kıllanmayın.türkiye için hangisi iyiyse onu secin benm oyum yok ama gelecek neslin türkiyesini batırmayalm siz kalmıs 75.maddeside o bu ne diosunuz yaa herkwesin görüşleri ayrıdır ama bldiğim kadarıylada anayasa değşemezz mustafa kkemal değişmeyen maddlere ANAYASAYIDA katmıstır ama görülen o ki kılıctar kürtlerede yer vericek ülkemize....
bende olsam her seye ragmen EVEEETTT derdim...cünkü chpliler dioki ülke ve dinimizi bir yürütürüz diyor ama onalrın devlettten baska birsey düşündüğü yok ayrıvca düşündüğüde sölenemez...... AKP dünle devklweti sonuna kadar ayakta tutar.....
Seniorita BOOBGLUAGE..
skılıç - 07.09.2010 06:25
bu ülkede sadece kendini tek sayan bir hükümtin hiç bir partiyle müzakere yapmadan anayasa değistirmeye kalkan akp ye oyum HAYIR OLACAK BU ÜLKEDE HER ŞEY DEDİĞİM DEİK ÇALDIĞIM DÜÜDK OLMASIN ÖZGÜRLÜKMÜŞ KARDEŞİM BENİM ŞU AN ÖZGÜRLÜĞÜM YOKMU BU MADDELER HEP KANDIRMACA KENDİ YANDAŞLARINI ZENGİN YAPAN BİR İKDİDARA HAYIR.AKP Lİ OLMAYANLAR NE YAPACAK ÖZGÜRLÜK BEKLEYECEK BÖLE BİR ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ İLE AKP LİLER SADECE KENDİLERİNE ÇIKARAIR BÖLE BİR ANAYASAYI
assasasd - 06.09.2010 15:40
insanların bukadar derdi vrken biz evet demeyi düşünüyoruz cünkü dahada gerilemek istiyoruz seviyoruz aclığı dimi? ülkeyi satmayı bölemeyi Türkiyeyi parca parca bölemeyi biri ac tok kimin umrunda hyerkes kendini düşünüyo birde lafta baskanlık yapıyor yok öleyim böleyim işte onun yandaslarıda hmn inanıyorlar cünkü bir tek akpli olanlar iyi muamele görüyor cünkü kimse fikrini söyleyemiyor derdi dinlenmiyor ve siz inadına evet diyosuzunuz cünkü bencil safsiniz hiç bir sy bildiginiz yok boş boş vaat vermekte sizden iyisi yok yalana kanmak istersen evet derim ama benim oyun HAYIR
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1 2 3

Share on Facebook