BERN, 13/08(BYE)--- Tirajı günde 125.228 olan Neue Zürcher Zeitung'un 13 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Thomas Fuster imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Viyana çıkışlı haber-yorumun çevirisi şöyledir:
--Anayasa Reformunun Taraftar ve Karşıtları Eşit Gibi--
Türkiye'de anayasa reformu konusundaki referandum, bıçak sırtında. Başbakan Erdoğan da buna paralel bir gayretle tasarısı için mücadele veriyor. Zafer kazandığı takdirde 2011'deki seçimlerde avantaj sağlamış olacak.
12 Eylül'de yapılacak halk oylamasının bir ay öncesinde başa baş bir mücadele veriliyor. Özel bir kamuoyu araştırma şirketi olan SONAR'ın elde ettiği sonuçlara göre, taraftar ve karşıtların sayısı neredeyse aynı. Soru yöneltilenlerin yüzde 49,2'si evet derken, yüzde 50,8'i hayır diyor.
Bu durum nedeniyle iki tarafın da oylama mücadelesini yoğunlaştırması şaşırtıcı değil. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu sıralar harıl harıl ülkeyi dolaşıyor. Tartışma konusu "Anayasa Reformu" başlığına sadece kısmen ait olan bir tasarı. Zira, 1982 yılında o dönem yönetimde olan ordunun kaleme aldığı Anayasa'da sadece 26 değişiklik yapılması gerekiyor. Bu nedenle yeni bir sivil anayasa söz konusu olamaz. Değişiklik demeti oldukça renkli: Çocuk, kadın ve engellilerin konumunun iyileştirilmesi, grev hakkının güçlendirilmesi ve veri korumanın artırılması öngörülüyor.
Ayrıca ordu üzerinde sivil kontrolün iyileştirilmesi isteniyor. 1980 askerî darbesinin liderlerinin yargı bağışıklığının kaldırılması da öngörülen maddeler arasında. Oylamanın tam da darbenin 30. yılına denk gelmesi tesadüf değil, aksine AK Partinin referandum karşıtlarını darbe savunucuları olarak gösterme gayretini ortaya koyuyor.
Önerilen değişikliklerin çoğu pek tartışmalı değil. Ancak muhalefet partisi CHP'nin yargı reformu konusuna itirazı var. Sonuçta yargı, eski Kemalist elitlerin son kalesi. Bu nedenle İslamcı muhafazakâr AK Parti, örneğin hâkimlerin seçimine Parlamentonun da katılmasıyla hâkim ve avukatları da daha güçlü bir şekilde demokratik kontrol altına alırsa bu, partinin doğrudan genişletilmiş güç merkezini hedeflemiş oluyor. Bu nedenle CHP, refleks olarak ve eski geleneğe uyarak anayasa reformuna karşı Anayasa Mahkemesine başvurdu. Mahkeme ise reformun bütününü düşürmek yerine birkaç paragrafını kaldırdı ve bunun dışında halk oylamasına onay verdi.
Gerçi şu anki askerî Anayasa'nın acilen değişmesi konusunda partiler üstü bir uzlaşma var. Yine de AK Partinin sunduğu reformu hiçbir muhalefet partisi desteklemiyor. Ana muhalefet partisi CHP, AK Partiyi yargıyı yürütmenin kontrolü altına sokarak kuvvetler ayrılığını yok etmek istemekle suçluyor, hatta sadece mayıs ayından bu yana parti liderliğinde olan Kılıçdaroğlu, Erdoğan'ın ülkede kurmaya çalıştığı diktatörlük konusunda uyarıyor. Milliyetçi MHP zamanlamayı ekonomik ve güvenlik politikası açısından anayasa reformuna kalkışılmayacak kadar riskli buluyor. Kürt BDP ise reform paketinde Kürtlerin çıkarlarının yeterince gözetilmediği gerekçesiyle oylamanın boykot edilmesi çağrısında bulunuyor.
Oylama mücadelesi çok da objektif yapılmıyor. Erdoğan ve Kılıçdaroğlu arasında özellikle son günlerde referandumun içeriğiyle pek de ilgisi olmayan şahsi saldırılar ağırlıkta. İki parti lideri de sözlerini hiç sakınmıyor. Örneğin Kılıçdaroğlu, Başbakanı seçmenlerden asıl niyetini saklayan yalancı olarak tanımladığında, Erdoğan, parti içinde yerini henüz sağlamlaştırmamış olan CHP liderini arka planda etkin olan adamların kuklası olmakla suçluyor.
Çatışmanın şiddetinin basit bir nedeni var: Gelecek temmuzda parlamento seçimleri yapılacak. Anayasa reformu konusundaki halk oylamasını hangi taraf kazanırsa yarışmaya puan avantajıyla o başlamış olacak. 2002'den beri iktidarda olan AK Parti 3. seçim zaferi için gayret ediyor. Eğer olmazsa Erdoğan, parti liderliğinden çekilmek istiyor. Şu sıralar pek olası görülmeyen bir senaryo. Zira yeni bir anket sonucuna göre oyların yüzde 37,2'si ile oy oranı yüzde 31,2 olan CHP'nin açık olarak önünde. Erdoğan'ın oy açısından CHP ile mesafesi giderek erimekte olan partisinin biraz itici güce ihtiyacı olabilir.