BERN, 02/08(BYE)--- Tirajı günde 125 bin 228 olan Neue Zürcher Zeitung'un 31 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Thomas Fuster imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Viyana çıkışlı haber-yorumun çevirisi şöyledir:
--CHP, Yeni Yönetimi Altında Siyasi Yükseliş Yaşıyor
ve Demokratik Reform Önerilerinde Bulunuyor--
Sonunda muhalefet de ülkenin demokratik bağlamda güçlendirilmesi için önerilerde bulunuyor. Kemalistler, yeni yönetimi altında hissedilir bir yükseliş yaşıyor.
Ana muhalefet partisi CHP ilerici bir parti değildi. Son yıllarda daha çok geçmişe yönelim hâkimdi, yani partinin kurucusu Atatürk'ün mirası her tutumu etkiliyordu. Bu miras, tehlike altında göründüğünde, ordu ve yargının demokrasiyi tehdit eden müdahalelerine karşı olumlu tavır takınılıyordu. Bu geriye yönelimle yıllardır seçim kazanılamadı. Başbakan Erdoğan'ın İslamcı muhafazakâr AK Partisine karşı giderek daha geriye düşüldü.
Mayıs ayından itibaren, CHP'nin sabit siyasetinin yaklaşık 20 yıldır temsilcisi parti lideri Deniz Baykal istifa ettiğinde ve yerine Kemal Kılıçdaroğlu geldiğinde, parti yeniden yükselişe geçti. Elit ve tepeden bakan bir parti olarak görülen CHP'nin, daha fazla halka inmeye çabaladığı açık. Bu, kamuoyuna da yansıyor. Anketlere göre CHP, son zamanlarda açık bir biçimde yükselişe geçti. 2002 yılından beri iktidarda olan AK Partinin tek parti egemenliğini 2011 seçimlerinin ardından da sürdürüp sürdüremeyeceği kesin değil.
Bu yükseliş farklı düzlemlere dayanıyor. CHP, ordunun evcilleştirilmesini AK Partiye özgü olmaktan çıkarıyor ve orduya eleştirel yaklaşıyor. Bu bağlamda, mecliste, ordunun gelecekte demokratik olarak seçilen hükûmetlere karşı darbe yapmasını zorlaştıracak bir yasa tasarısı sunuldu. Bu reform, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinin değiştirilmesini öngörüyor. Ordu komutanlarının darbe yaptıklarında dayandıkları bu madde, güvenlik kuvvetlerinin anavatanı ve cumhuriyeti koruma ve gözetme görevi olduğunu belirtiyor. CHP "gözetici" görevini kaldırıp, vatanın korunmasının demokratik parlamenter sistem çerçevesinde gerçekleşmesini sağlamak istiyor.
İnisiyatifin zamanlaması dikkatli seçildi. Halk yakında anayasa değişikliği paketini oylayacak. Hükûmetin, 1980 Darbesi'nin ardından ordu tarafından dikte edilen anayasayı sivil bir anayasayla değiştirme hedefine yönelik oylama sembolik bir biçimde 12 Eylül tarihinde, darbenin 30. yıl dönümünde yapılacak. CHP, anayasa değişikliklerini reddediyor ve AK Parti tarafından kurulan oylama ve darbe arasındaki yakınlık nedeniyle darbecileri savunma tehlikesine düşüyor. Ordunun darbe yapmasını meşrulaştıran yasanın revizyonuyla bu etkinin azaltılması planlanıyor. Hesabın tutup tutmayacağı ve geleneksel olarak "hayır"cı parti olan CHP'nin bir güç olarak algılanıp algılanmayacağı belirsizliğini koruyor.
Şüpheli olan, Kılıçdaroğlu'nun 35. maddenin kaldırılmasından yana olduğu ancak parti içerisinde muhalefet nedeniyle geri çekilmek zorunda kalmasıydı. Ancak, 74 yıllık maddenin değiştirilme önerisi doğru yönü hedef alıyor. AB de yıllardır siyasetin ordunun üzerinde olduğu konusunda şüphe uyandıran bu maddeyi hedef alıyor. İnisiyatifin CHP tarafından başlatılması cesaret verici. Türkiye'de yapıcı ve siyasi anlamda ciddiye alınacak bir muhalefet yıllardır bulunmuyordu.