Son Haberler
29.05.2012 Salı 10:30
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

NEZAVISIMAYA GAZETA: AZERBAYCAN'DA TÜRK ASKERÎ ÜSSÜ KURULABİLİR... BAKÜ İLE ANKARA, ERİVAN VE MOSKOVA'YA UYGUN BİR CEVAP VERMEYE HAZIRLANIYOR
24.08.2010 14:00

MOSKOVA, 23/08(BYE)--- Tirajı günde 40 bin olan Nezavisimaya Gazeta'nın 20 Ağustos 2010 tarihli sayısında, Yuri Roks imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:

Azerbaycan'da Türk askerî üssü kurulabilir. Muhtemelen üssün konuşlandırılacağı yer olarak Ermenistan ile Türkiye arasında bulunan bölgeye, yani Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne işaret ediliyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün bir süre önce Bakü'ye yaptığı ziyaret sırasında bu konunun ele alındığı tahmin ediliyor. Bunun gerçekleşmesi hâlinde, bu anlaşma Bakü ve Ankara'nın, Moskova ile Erivan arasında imzalanan anlaşmaya cevabı olarak nitelendirilebilir. Erivan ile Moskova arasındaki anlaşma, Rus askerî üssünün Ermenistan'da 49 yıl süreli varlığı ve Ermenistan'ın güvenliğinin sağlanması dâhil askerî üssün görevlerin genişletilmesini öngörüyor.

"İki devlet bir millet" diyen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından Bakü ile Ankara arasında kurulan ilişkiler, o kadar sıkı ki şunu akla getiriyor: Niçin Ermenistan ile ateşkes hâlinde bulunan Azerbaycan'da hâlâ Türk askerî üssü yok? Veya niçin bu konuda yoğun görüşmeler ancak şimdi başlatıldı? Bu soruya cevap, Bakü'nün Yukarı Karabağ sorununun çözülmesi konusunda Moskova'nın etkinliğini beklemesine bağlı. Yani Azerbaycan, Moskova'nın stratejik ortağı olan Erivan'ı etkileyip Bakü'nün yeniden toprak bütünlüğünü sağlamasında katkıda bulunacağını umuyor. Bu nedenle Türkiye'ye veya başka bir ülkeye yönelmiyordu.

Yüksek düzeyli görüşmelerin yapılması, ihtilafın çözülmesi konusunda Rusya'nın daha aktif şekilde hareket etmeye başlaması, kısa sürede sorunu "haklı olarak" çözmeye resmen hazır olmasına rağmen gerçekte şimdiye kadar hiçbir ilerleme sağlanamadı. Bunun için Bakü beklentilerinin son haddini, son sınırını fiilen belirledi. Belki daha sonra Azerbaycan başka hareketlerle de durumu lehine değiştirmeye çalışacaktır.

Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in eylül ayında Bakü'ye planlanan ziyareti, bu söz konusu beklentinin son noktası olabilir. Azerbaycan, Rusya liderinin yeni teklifler yapmasını bekliyor. Ermenistan'da bulunan Medvedev, Erivan ile askerî anlaşmanın süresini 49 yıla kadar uzattı ve Gümrü'deki askerî üssün görevlerini genişletilmesini sağladı. Anılan askerî üs düne kadar ancak Rusya'nın çıkarlarını sağlamakla görevliydi. Anlaşmanın yenilenmesinden sonra üssün görevleri arasına Ermeni Silahlı Kuvvetleri ile birlikte Ermenistan'ın güvenliğinin sağlanması da eklendi.

Azeri uzmanlara göre Moskova, yeni anlaşma sayesinde Güney Kafkasya'daki jeopolitik varlığını güçlendirdi ve aynı zamanda Karabağ sorununun silah yoluyla çözülmesini aklından bile geçirmemesi konusunda Bakü'yü uyardı. Uzmanlar, yeni Ermeni-Rus askerî anlaşmasının, bir süre önce Bakü'de imzalanan Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik ortaklık ve karşılıklı yardım anlaşmasına Moskova'nın ve Erivan'ın karşı cevabı olamadığını vurguluyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'ya döndükten sonra Bakü'de imzalanan anlaşmanın herhangi bir üçüncü tarafa yönelik olmadığını ve belgede tamamen yeni bir şey olmadığını kaydetti. Cumhurbaşkanı şöyle dedi: "Azerbaycan ile eski stratejik ortaklarız. 1994 tarihli belgeyi yenilemeye karar verdik. Yenilenen anlaşmayı, Rus-Ermeni askerî anlaşmasına bir cevap olarak nitelendirmemek gerekiyor. Soğuk savaşın düşüncelerinden uzaklaşmamız gerekiyor. Türkiye ile Rusya dost ülkelerdir, birbirimizle rekabet etmiyoruz. Türkiye, Rusya ve AGİT Minsk Grubunun Eş Başkanları aracılığıyla çok kısa sürede Karabağ sorununun çözüleceğini umuyor."

Buna rağmen bölge uzmanlarının çoğu, yayımlanmayan Türk-Azeri anlaşmasında askerî sorunlara oldukça çok yer verildiğini ve muhtemelen Nahçıvan bölgesinde Türk askerî üssünün kurulmasıyla ilgili somut planların bulunduğu görüşünde. Bu konudaki söylentiler bir rastlantı değildir.

Diğer yandan Azeri tarafı, Türk üssünün kurulacağı yönünde "haber sızdırarak" Karabağ sorununun çözümünde yakın gelecekte Azerbaycan'ın dilediği yönde herhangi bir ilerleme olmaması durumunda, Rusya'ya jeopolitik yönünü belki de kesin ve tamamen değiştirdiği sinyalini verdi.

Ünlü Azeri siyaset uzmanı Rasim Musabekov, durumu yorumlayarak yenilenen Azeri-Türk anlaşmasında askerî konular ağırlıklı olmasına şaşılmaması gerektiğini çünkü Ermenistan ve Rusya'nın kendi askerî anlaşmalarını yeniden gözden geçirdiğini ifade etti. Musabekov şunları söyledi: "Niçin Azerbaycan ve Türkiye aynı şeyleri yapmasın? İki ülke arasında boru hatlarının güvenliğinin sağlanması konusunda anlaşma var ve bu alandaki iş birliği daha da derinleştirilebilir. Kaldı ki Ermenistan ve İran, boru hatlarına sabotaj düzenlemekle tehdit etmişti. Rusya'nın Gürcistan ile 2008'deki savaşı da boru hatlarını tehlikeye sokmuştu. Türkiye, boru hatlarını hava saldırısından savunmak için Gence bölgesinde çevik kuvvetlerini konuşlandırabilir."

Gerçi Musabekov'a göre Rusya'nın Azerbaycan'da çıkarları var. Bunun için Rusya Devlet Başkanı Medvedev eylül ayında Bakü'ye, Karabağ sorununun çözümü konusunda eli boş olarak gelmemelidir. Bundan başka AGİT ülkeleri liderlerinin zirvesi bu yıl sonunda yapılacak ve AGİT Minsk Grubunun çalışmaları değerlendirilecek. İlerlemenin olmaması hâlinde başka inisiyatifler ortaya atılabilir.

Erivan, Türk askerî üssünün Nahçıvan'da konuşlandırılabileceği ihtimalini sakin bir şekilde karşıladı. Karabağ savaşı sırasında Ermenistan Savunma Bakanlığında çalışan yüksek görevli bir askerî yetkili yaptığı açıklamada, "Nahçıvan'da Türk üssü kurulursa onun etkisi Rus askerî üssünün etkisiyle hiçe indirilecek. Fakat sanırım bu olmayacak. Ankara gerginliğin tırmanışını istemiyor ve Moskova ile iş birliği kurmaktan yanadır." dedi.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.