Son Haberler
29.05.2012 Salı 09:11
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

NÜRNBERGER NACHRICHTEN: TÜRKİYE: BELKİ YENİ BİR KRİZE İHTİYACIMIZ VAR
14.07.2010 14:00

ANKARA, 13/07(BYE)--- Almanya'da yayımlanan Nürnberger Nachrichten gazetesinin 12 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Susanne Güsten imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan İstanbul çıkışlı yazının çevirisi şöyledir:

Türkiye, daha birkaç sene öncesine kadar Brüksel'den gelen bir ziyareti, karnesini bekleyen bir öğrenci gibi beklerdi: Avrupalılar nasıl not verecek? AB temsilcileri Türkiye'nin katılım başvurusu hakkında ne düşünüyor? AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton'un bugünkü Türkiye ziyareti öncesinde bu tür endişeli sorular söz konusu değil. Medya bu ziyaretten neredeyse hiç bahsetmedi bile.

Artık Türkler Avrupa'dan fazla bir şey beklemiyorlar. Büyüyen ekonomik güç ve ülkenin dünya siyasetindeki öneminin artmasıyla, bu durum, Ankara'daki siyasilere uykusuz geceler yaşatmıyor. Türkiye, 2005 yılından bu yana AB ile üyelik müzakerelerini sürdürüyor, ancak görüşmeler yavaş ilerliyor. Haziran sonunda "Gıda Güvenliği, Veterinerlik ve Bitki Sağlığı" faslı açıldı. Bu fasıl müzakere edilmesi gereken 35 fasıldan 13'üncüsü. Kıbrıs sorunu ve Fransa'nın Türkiye'nin üyeliğine karşı değişmez muhalefetinden dolayı neredeyse 20 müzakere faslının önü kapatıldı. Bu yüzden Türk diplomatları katılım müzakerelerinin yıl sonunda çökeceğini tahmin ediyorlar.

Bu beklenti de Ankara'da kimsenin uykularını kaçırmıyor. Ankaralı üst düzey bir diplomat, "akıllarının başlarına gelmesi için belki de yeni bir krize ihtiyacımız var" diyor ve bununla kendi siyasilerini değil Avrupalıları kastediyor.

--Avrupa İle Sürekli Hoşnutsuzluk--

Buna benzer cümlelerle, AB'de bazıları için beklenmedik olan, çıkışlar belirginleşiyor. Türkiye geçtiğimiz yıllarda Avrupa ile olan hoşnutsuzluğu sadece bir kenara atmakla kalmayıp yeni bir özgüven geliştirdi. Önceleri Avrupa'nın kenarında açlıktan dilenen ülke şimdi G-20 üyesi ve yılın ilk çeyreğinde, Batı Avrupa'nın ancak hayal edeceği, yüzde 12'lik bir ekonomik büyüme sergiledi.

Türkiye aynı zamanda dış politika alıcılarını açmaya başladı. Türkler, özellikle Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun 2009 yılı baharında göreve gelmesinin ardından Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu'da liderlik rolü arzularını birçok girişimle sağlamlaştırıyorlar.

Ankara bugün Boşnak ve Sırplar arasında olduğu gibi Afganistan ve Pakistan arasında da aracılık yapıyor. Türkler, ezeli düşmanları Yunanistan'la ortak bakanlar kurulu toplantıları düzenlediler ve aynı zamanda sorunlu komşular olan Ermenistan, Irak, İran ve Suriye gibi ülkelerle yakınlaştılar. Gerçi bu sorunsuz yürümedi: Türk-İsrail ilişkilerinde kriz üzerine kriz yaşanıyor, ve Amerikalılar gibi Avrupalılar da, Türkiye'nin İran yaptırımlarını reddeden tutumu karşısında, ülkenin batıdan kaydığı sorusunu soruyorlar.

--Diğer Dünya Bölgelerine Bakış--

Türkiye bu tür kaygıların tamamen yersiz olduğunu ileri sürüyor. Ankaralı diplomat bu düşüncenin "çılgınca" olduğunu söylüyor ve şöyle diyor: "Biz çıkarlarımızın olduğu bölgelerle ilgileniyoruz." Diğer ülkeler elçilik sayılarını azaltırken Türkiye şimdilik özellikle Afrika'da birbiri ardına temsilcilik açıyor.

Türk dış politikacıları Avrupalıların Türkiye'nin önemini er ya da geç anlayacağından emin. Kamuoyu, Alman Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle'nin isteği üzerine, AB'nin Türkiye ile ilişkilerinin yeniden ele alınması konusundaki tartışmayı dikkatle takip etti.

Ankara, Avrupalıların gözündeki Türkiye imajının değişimini destekleyen güçlere yardım etmek istiyor. Bu arada, AB'deki Türk karşıtı fraksiyonun gayriresmî lideri olarak Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ilgi odağı konumunda. Sarkozy sonbaharda Türkiye'yi ziyaret edecek, ve o zaman Türkler, Sarkozy'ye en son 30 yıl önce ziyaret ettiği Türkiye'nin bu sürede ne kadar değiştiğini göstermek istiyorlar. Ankaralı diplomat, gülümseyerek, Sarkozy'nin tatil yeri olarak Türkiye'yi seçebileceğini söylüyor ve "üstelik istediği kadar da kalabilir" diye ekliyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.