Son Haberler
29.05.2012 Salı 09:20
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

OECD İSTİHDAM RAPORU AÇIKLANDI(2): TÜRKİYE'DE REEL KAZANÇLAR ÇALIŞMA SAATİ DÜŞÜŞLERİNDEN ETKİLENDİ
07.07.2010 14:49
PARİS (ANKA) - OECD raporunda, gelişmekte olan ülkelerdeki işçilerin, gelişmiş ülkelerdekilere göre şoklara karşı korunmasız kaldığı, küresel ekonomik krizin sosyal etkisinin yükselen ekonomilerde daha şiddetli olduğu kaydedildi. Raporda, "Mutlak yoksulluk hala birçok yükselen ekonomide endişe konusu ve yoksul hanehalklarının elverişsiz gelir şoklarıyla başa çıkma yeteneği daha sınırlı. Ayrıca istihdam ve sosyal politikalar emeğin yaygın kayıtdışılığına bağlı olarak dar gelirlilere daha sınırlı ulaşıyor ve bu kesimleri koruma etkisi de daha sınırlı gerçekleşiyor" denildi.
Yükselen ekonomilerin çoğunda kriz öncesi uygulanan güçlü makroekonomik politikaların, krizin ekonomik etkilerini hafifletmekte yardımcı olduğu kaydedilen raporda, Endonezya hariç tüm yükselen ekonomilerde işsizlik rakamının arttığı, istihdam oranının düştüğü kaydedildi. Reel kazançlarda "dönemsel ayarlamaların" OECD ortalamasıyla kıyaslandığında, örneğin Meksika, Rusya Federasyonu, Güney Afrika ve Türkiye gibi kimi "yükselen ekonomilerde" görece önem kazandığı belirtilirken özellikle Türkiye'de reel kazançların ortalama çalışma saatlerinde önemli düşüşlerden etkilendiği belirtildi.

-TÜRKİYE'NİN ÜRETİM KAYBI-

Raporun "Finansal krizin ekonomik ve sosyal etkisi" bölümünde dünya ekonomisinin şu anda Büyük Buhran'dan bu yana en kötü ekonomik düşüşten kurtulmakta olduğu yinelenirken 2008-2009 yıllarında dünya ekonomisinin yüzde 0.8 küçüldüğü anımsatıldı. Kriz sonuçlarının neredeyse tüm ekonomileri, krize yol açan finansal piyasalardaki çalkantıya doğrudan maruz kalıp kalmamalarına bağlı olmadan etkilediği kaydedildi ve şöyle denildi:
"Dokuz yükselen ekonomide, krizin ekonomik etkisi "kümülatif üretim' ve "büyüme' kayıplarıyla özetlenebilir. "Kümülatif büyüme kaybı' küresel kriz yokluğunda gerçekleşecek üretim artışına göre üretimdeki toplam kaybı belirlerken, "kümülatif üretim kaybı', durgunluk döneminde üretimdeki toplam kaybı saptar. Kümülatif üretim kaybı ülkeler arasında büyük değişiklikler göstermektedir. Türkiye, Meksika ve Rusya Federasyonu'nda toplam üretim kaybı en yüksektir ve sırasıyla yüzde 14.2, yüzde 8.9 ve yüzde 8.8 olmuştur. Bu OECD'deki genel yüzde 4.6 üretim kaybından önemli ölçüde yüksektir. Diğer yükselen ülkelerde durgunluk OECD ortalamasına göre daha sığ olma eğiliminde. Çin, Hindistan ve Endonezya asla -en az iki izleyen çeyrek negatif üretim artışı olarak tanımlanan- durgunluğa girmedi, Hindistan'ın üretimi 2008 Q4'te negatif sulara girse bile."
Durgunlukla birleşen kümülatif üretim kaybı verilerinin, "küresel krizin ülkeleri ne tür başlangıç noktasından yakaladığı" konusu dikkate alınmadan değerlendirildiğinde yanlış yönlendirebileceği kaydedilen raporda, "Küresel ekonomik düşüş başlangıcında, GSYİH büyümelerini desteklemeleri anlamında, OECD alanından daha iyi performans göstermeye eğilimli tüm ülkeler; krizden önceki üç yıl yüzde 4'lük büyümeyle Meksika'dan yüzde 11.4'lük büyümeyle Çin'e kadar değişik düzeylerde büyüme kaydetti. Bu süre içinde OECD'de büyüme ortalama yüzde 2.9 idi" denildi.(ANKA/SON)
(ORH/ES/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.