Son Haberler
29.05.2012 Salı 09:22
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Öğrenci formatlamak bizim hedefimiz değil"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, öğrenci formatlamanın hedefleri olmadığını ve asla da olamayacağını belirterek, ''Bizim, parti olarak da hükümet olarak da ilkelerimiz, ideallerimiz, hedeflerimiz, yöntemlerimiz bellidir. Hiç kimse niyet okuyuculuğu yapmasın'' dedi. 06.02.2012 17:52

ANKARA (A.A) - 
     Başbakan Erdoğan, Fatih Projesi'nin okullarda uygulamaya geçmesi dolayısıyla düzenlenen törende, bu projeyle interneti ve bilgisayarı okula değil, sınıfa, doğrudan öğrenciye ulaştırır noktaya geldiklerini söyledi.
     Bütün bunların AK Parti hükümetinden önce neden yapılmadığını soran Erdoğan, şöyle konuştu:
     ''Bilgisayar, internet, bu ülkenin çocuklarının, bu ülkenin nesillerinin hizmetine neden sunulmadı- Bu ülkenin çocuklarından en modern, en ileri eğitim teknolojileri, bilgiye hızlı erişim neden esirgendi-
     Bugün çıkmışlar, bizim eğitimle ilgili bir ifademizi önüne ardına bakmadan, bağlamına bakmadan, hangi niyetle söylendiğine bakmadan, tamamen art niyetle, ön yargıyla bir karalama kampanyasına dönüştürüyorlar.
     Bu hükümet muhafazakar demokrat bir hükümettir. Bu iktidar böyle bir iktidardır. Dünyanın hangi ülkesine bakarsanız bakın her iktidarın belli hedefleri vardır. O ülkedeki gençlik üzerinde, insanlar üzerinde hedefleri vardır. Anayasamızın 24. maddesini, bunu yazan çizenler şöyle bir açar okurlarsa, devlete nasıl görev verdiğini orada gayet iyi görürler. Bu devlet şu anda hükümetimizin elinde bir hedefe doğru yürüyor. Bizim hedefimizin içerisinde açık söylüyorum, yine söyleyeceğim, bunların anlamadıkları, anlamak istemedikleri bir ifade... Çünkü burada kin var, burada öfke var. Ön yargıları bizim üzerimize bunlar boca ediyorlar.
     Bir haftadır sürdürdükleri kampanya, geçmişte defalarca yapıldığı gibi, bir niyet okuma, çarpıtma, bu yolla toplumu korkutma ve kaygılandırma kampanyasıdır. Bunu on yıllardır yaptılar. Öğrenci formatlamak, bizim bir hedefimiz değildir ve asla da olamaz. Bizim parti olarak da hükümet olarak da ilkelerimiz, ideallerimiz, hedeflerimiz, yöntemlerimiz bellidir.
     Hiç kimse niyet okuyuculuğu yapmasın. 9 yıllık iktidarımız, bizim ne olduğumuzun, neyi hedeflediğimizin, nasıl bir Türkiye arzu ettiğimizin en somut delilidir, ispatıdır. Biz bir dayatmadan bahsetmiyoruz. Tam tersine biz, özgürlük diyoruz, demokrasi diyoruz, engellerin kaldırılmasından, yolların açılmasından, Türkiye'nin prangalarından kurtulmasından bahsediyoruz.''
    
     -''Dini, manevi, milli değerleri öğrenmeleri engellendi''-
    
     1 milyona yakın bilgisayarı Türkiye'nin okullarına kazandıran bir hükümetin, art niyetli şekilde eleştirilmesinin haksızlık olduğunu vurgulayan Erdoğan, 9 yılda 30 bin bilişim teknolojisi sınıfı açmış, okulları internetle buluşturmuş, bugün sınıfları, öğrenciyi yüksek teknolojiyle buluşturan bir hükümetin, ön yargılı şekilde eleştirilmesinin insafsızlık olduğunu ifade etti.
     Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Eğitim sistemini, öğretmeni, öğrenciyi en modern, en ileri imkanlarla buluşturan, dahası, dünyayı öğrencinin ayağına taşıyan, bilgi okyanusunu öğrencinin kucağına taşıyan bir hükümeti, bu şekilde karalamak, en hafif tabiriyle vicdansızlıktır.
     Benim, partimin il başkanları toplantısında kullandığım ifadeyle neyi kastettiğim, hiç yoruma mahal bırakmayacak derecede açıktır, sarihtir, nettir. Herkes biliyor ki biz, bir dayatma arzusu içinde değil, tam tersine özgürlüklerden, demokrasiden yanayız.
     Bu ülke ne çektiyse, öğrencileri formatlamak isteyen, öğrencileri, belli kalıplarla, belli ideolojilerle şekillendirmek isteyen, ikna odalarında öğrencilere zulmeden zihniyetten çekmiştir.''
     Türkiye'de bir dönem kitapların yasaklandığını, toplandığını, yakıldığını söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
     ''En basit, en masum kitaplar, elif ba cüzleri, Hazreti Ali cengleri, dua mecmuaları yasaklı ilan edildi. Bunlar evlerden toplandı, suç delili sayıldı. Bu ülkenin evlatlarının, dini değerlerini, manevi, milli değerlerini öğrenmeleri engellendi. Kim yaptı bunları- İşte o malum CHP zihniyeti. Milli, manevi değerleri öğrenenler, öğretenler, cinayet işlemiş gibi tutuklandı, takip edildi, baskınlara ve baskılara maruz bırakıldı.''
     Din ve ahlak dersinin kendilerine yüklenen bir görev olduğunu ve anayasada ''Bunu devlet öğretir'' dendiğini ifade eden Erdoğan, ''Sadece 'öğretir' demiyor. 'Eğitimini ve öğretimini yapar' diyor. Öğretim başka bir şeydir, ama eğitim bambaşka bir şeydir, aslolan odur. Onu da yapar diyor 24. madde. Biz yapmadık bunu, geldiğimizde bunu bulduk, anayasamızda var'' dedi.

YORUMLARINIZ
k - 07.02.2012 11:18
Devlet tarafsız olması lazımdır.ülkemizde değişik dinlere mensup halklar var Başbakan hangi dinin dindarını yetişmek istiyor.Hem dindar insan yetiştirsen bu kapitalist sistemde ahlaki değerler vne kadar korunacaktır.Her insanın yaratılıştan yaratan tarafından formatlanmış ahlaki değerleri vardır.Çahiliye döneminde ahlaklı insanlar yok muy du Peygamberimiz 40 yaşına kadar bu çahiliye döneminde yaşamadı mı.Ahlaklı olmanın dini eğitimle bir alakası yoktur. bunun sosyal ekonomik beşeri ilişkiler ile ilgisi vardır. tinerci çocuklar ahlaksız mı onların ailevi sorunlarını bir inceleyin bakalım hangi ekonomik ve beşeri sorunlar ortaya çıkacaktır. Ahlaklı insanlar halkın ödediği vergileri birilerine peşkeş çekmez.yakınlarını zenginleştirmez.Devletin gelirini halkına eşit dağıtan yönetiçi ister dindar olsun ister dinsiz olsun bu ahlaklı bir insandır.Türkiye de böyle bir devlet yönetşçisine bugüne kadar raslıyanınız var mı.....
İyimser - 06.02.2012 23:59
Devlet politikası olarak değil ama
bireysel olarak elbette çocuklarımızı
"dindar" yetiştirmek isteriz.Kimsenin de
bundan göcunmasına gerek yok.İsteyen müslüman,
isteyen ateist, hristiyan, budist olarak
yetiştirebilir.Kendi arzularına kalmış.
Değişimden bahsetmişsek elbette tek tip
insan yetiştirme dönemini de geride bıraktık.
Artık özel okulların önünün açılarak devletin
sadece kontrol mekanizması olarak görev yapacağı
bir dönemi hedeflemeliyiz.Hiç kimsenin inkar
edemeyeceği bir gerçek özel okulların devletten
daha başarılı olduğudur.Devlet okulları özelleştirilip
öğrenci başı destek vererek özel okullar
yaygınlaştırılmalıdır.Yabancı devletlerdeki Türk okulları başarı rekoru kırarken
biz neden mahrum olalım?Dedik ya, özel okuldan
gocunan kendi istediği okullara gönderir öocuğunu
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1