İHA-Maçta İstiklal Marşı'nın ıslıklanmasına da tepki gösteren Bahçeli, "Hangi gerekçeyle olursa olsun Türk milletinin bağımsızlık beyannamesi olan bu anıtsal esere saygı göstermeyenler, bu marşın yazıldığı yıllarda buna yeltenen alçakların akıbetlerini öğrenmeli ve hadlerini bilmelidir" dedi.
MHP'nin Meclis Grup Toplantısı'nda bir konuşma yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 12 Mart'ta İstiklal Marşı'nın TBMM'de kabulünün 89. yıldönümünün kutlanacağını hatırlatarak, Türk milletinin bekasına yönelik tehditlerin sıklaştığı bugünlerde bu eşsiz kahramanlık manzumesinin yazıldığı sancılı sürecin bütün belirtileri ve aktörlerinin yeniden ortaya çıkmasının üzücü olduğunu ifade etti.
Yokluk ve zorluklara rağmen büyük bir inanç, şuur ve heyecanla girişilen istiklal mücadelesinin mükafatı olan cumhuriyetin temel değerlerinin bugün tehdit altında olduğunu söyleyen Bahçeli, bazen zaferlerle, bazen yenilgilerle, bazen göçlerle, bazen fetihlerle yazılmış ve muazzam bedeller ödenerek vücut bulmuş Türk milletinin, birbirinden kopmuş kabileler haline getirilmeye çalışıldığını öne sürdü. Bahçeli, "İstiklal Marşımızın abideleştirdiği Kurtuluş Savaşımızın sebebi olan tarihi defterler yeniden açılmakta, 89 yıl sonra Türk milletine karşı yine ahlaksızca meydan okunmaktadır. Kim ne derse desin bir asır sonra tehdit yine aynı tehdittir, hedef aynı hedeftir, hasım aynı hasım, proje aynı projedir. İşbirlikçiler de ne üzücüdür ki o günkülerin bugün yaşayan torunlarıdır" şeklinde konuştu.
Asırlarca süren yönetim iradesini ve yaşama ülküsünü tersten okuyarak alt kimliklerin tahriki zanneden gafillerin çürük yönetim algıları ile, İstiklal Marşı'nın aziz şairinin 'şehit fışkıracağını' ifade ettiği bu topraklar için hayatını vermiş vatan evlatları ile eli kanlı teröristleri bir tutmaya çalışan alçalmış zihniyetlerin devamı halinde Türkiye'nin değil asırlarca yaşatmaya, bu yüzyılın çeyreğini bile çıkarmaya gücünün yetmeyeceğinin savunan Bahçeli, yanlış yoldakilere ışık tutacak olan şeyin, ağızlarına sakız yaptıkları tarihin doğru tahlil edilmesi olacağını belirtti. Bahçeli şöyle konuştu:
"İçinde bulunduğumuz süreçte farklılıkların kaşınarak ayrılıkların gerekçe haline getirilmesi, bunun da demokrasi adı altında yapılması bize bu vatanı bırakan atalarımızın yönetim mirasına en büyük hakaret sayılacaktır. Her satırı şehitlerin kanları, gazilerin hatıraları ile yazılan bu abidevi eserin anlamına vakıf olamayanları buradan uyarıyorum. İster spor müsabakası, ister sanat etkinliği, hangi gerekçeyle olursa olsun Türk milletinin bağımsızlık beyannamesi olan bu anıtsal esere saygı göstermeyenler, bu marşın yazıldığı yıllarda buna yeltenen alçakların akıbetlerini öğrenmeli ve hadlerini bilmelidir. Başbakan Erdoğan da İstiklal Marşımıza anlam ve ruh veren mücadeleyi bir kez daha incelemeli, bugün çarpık ilişkilerle halel getirdiği bağımsızlığımızı nasıl kazandığımızı usulden değil esastan öğrenmelidir. Bugün İstiklal Marşımızda anlamını bulan mücadelenin şuuruna vararak, ecdadımızın emaneti olan vatanımıza sahip çıkmak ve cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatmak, her zamankinden daha önemli ve öncelikli hale gelmiştir."
Bahçeli, hafta sonu Diyarbakır'daki Diyarbakırspor-Bursaspor maçında yaşanan üzücü gelişmeler konusunda da hükümeti uyarmak istediğini belirtti. Gelişen vahim hadiseleri bir spor taşkınlığı olarak küçümsemenin toplumsal boyutları bulunan bu konuyu ciddiye almamak anlamına geleceğini ifade eden Bahçeli, "Suçlu veya kusurlu ne aziz Diyarbakırlılardır ne de güvenlik tedbirlerini almakta zorlanan fedakar emniyet teşkilatıdır. Sorumluluk, süreci adım adım davet eden AK Parti hükümeti ve politikalarıdır.
İkazını daha önceki konuşmalarımızda yaptığımız gibi hükümetin açılım adını verdiği yıkım projesinin neden olduğu yüksek gerilim kendisini göstermeye başlamıştır" değerlendirmesinde bulundu.
Gündelik hayatın akışı içinde kabul edilebilecek olan kişiler arasındaki karşılıklı münakaşaların veya yaşanan tartışmaların bile aniden etnik kutuplaşmalara döndüğü tehlikeli bir iklime girildiğini söyleyen Bahçeli, yıllardır içten içe tırmandırılan etnik kışkırtmalar ve Başbakan'ın açıktan yaptığı tahriklerin toplumsal kardeşliği tehdit edecek çok kritik bir seviyeye geldiğini savundu. Bahçeli şunları kaydetti:
"Bir ülkenin vatandaşlarını, bir milletin fertlerini ötekileştirerek, yabancılaştırarak beraberliğin sağlanması ne tarihen mümkündür ne de insanlığın böyle bir tespiti bulunmaktadır. Bu itibarla sayın Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan Erdoğan'ın ısrarla söyleyegeldikleri farklılaştırma merkezli sözde açılım sürecinde yaşanacak derin ayrışmalar ve ardından vuku bulacak olan çatışmaların sorumlusu da, verilecek hesabın adresi de kendileri olacaktır."