Son Haberler
29.05.2012 Salı 07:28
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Orta Asya'dan değil Afrika'dan gelmişiz"
"Aslında hepimiz Afrika'dan geliyoruz. Büyük, kalın, kökleri Afrika'da da olan bir ağacın küçük bir dalının Avrasya'nın bütün nüfusunu oluşturduğunu düşünüyoruz. Bu projeyle muhtemelen Afrika'dan ilk çıkışın bir ayağını yakalıyoruz. Belki de Avrupalılar, M.Ö. 10 bin- 15 bin yıl önce Türkiye topraklarında yaşamış tarımcılardan göçenlerdir." 22.01.2012 13:00

Sabah - Mehmet Barlas

"Birkaç yıl önce ikisi de doktor olan bir karı-koca, yanaklarının iç çeperinden aldıkları hücreleri zarfa koyup, İskoçya'daki bir gen araştırma merkezine göndermişler ve sormuşlardı:

- Bizim genomik DNA'larımıza göre, kökenimiz nedir? İskoçya'daki enstitüden gelen cevapta kadının Pontus Rumlarından, erkeğin de Amerikan Kızılderililerinden geldiği yazılıyordu.

Hürriyet'ten Mesude Erşan'ın haberine göre "Biz kimiz" sorusuna cevap arayan Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü ile Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü destekli "Türkiye Genom Araştırması" tamamlanmış.
Türkiye Genom Araştırması için, 17 ilden, en az 4 kuşak aile geçmişi bulunan 17 kişinin gen haritasına bakılmış.
"Genomiks Çağında Kişisel Tanı ve Tedavilere İlk Adım Çalıştayı"nda açıklanan değerlendirmeye göre"Türklerin ayrı bir genomu yok"muş.

Hepimiz insanız
Bu çalıştayda konuşan Dr. Ömer Gökçümen özetle şunları söylemiş:
"Aslında hepimiz Afrika'dan geliyoruz. Büyük, kalın, kökleri Afrika'da da olan bir ağacın küçük bir dalının Avrasya'nın bütün nüfusunu oluşturduğunu düşünüyoruz. Bu projeyle muhtemelen Afrika'dan ilk çıkışın bir ayağını yakalıyoruz. Belki de Avrupalılar, M.Ö. 10 bin- 15 bin yıl önce Türkiye topraklarında yaşamış tarımcılardan göçenlerdir."
Türkiye Cumhuriyeti'nin ideolojik gen haritasını çıkardığınızda, karşınıza "En hakiki mürşit müspet ilimdir" yaklaşımı, siyasal düşüncemizin kökeni olarak çıkar.
1930'ların müspet ilim anlayışının gereği olarak kafatası ölçümleri yapılarak "Biz kimiz" sorusuna cevap arandığını da biliyoruz.
Bu arayışlar çerçevesinde Sümerlerin Türklerin ataları olduğu falan da resmi tezler olarak belleklerimize yerleştirilmişti.
Ne var ki "Müspet İlim" de durağan bir olgu değil.

Genome devrimi
Müspet ilim de gelişiyor, yenileniyor.
DNA'ya, genlere dayalı araştırmalar, insanın gen haritasının yapılması benzeri çalışmalar, 21'inci yüzyıl müspet ilminin ana uğraş konuları.
Düşünün ki DNA'nın varlığı 1954'te keşfedildi. 1983'te ilk genetik hastalığın (Huntington hastalığı) varlığı anlaşıldı. Genetiği değiştirilmiş ilk domates 1994'te üretildi.
Ve 26 Haziran 2000'de ABD Başkanı Clinton ve İngiltere Başbakanı Blair insanın gen haritasının yapımında ilk ayağın tamamlandığını "Tüm zamanların en özel günü" olarak niteledikleri o gün açıkladılar.
4 Eylül 2007 günü de Amerikalı biyolog ve Genom Araştırma Enstitüsü'nün (J. Craig Venter Institute) kurucusu Craig Venter kendi DNA dizisinin tümünü yayınladı. Böylece bir insanın 6 milyar harflik genomu ilk kez yayınlanmış oldu.

Ne yapacağız?
En az 4 kuşak aile geçmişi bulunan 17 Türk vatandaşının gen haritalarından elde edilen sonuçlara dönersek...
Enis Behiç Koryürek'in "Milli Neşide"si hepimizin belleğinde kazılıdır...
"Biz kimleriz?.. Biz Altay'dan gelen erleriz./ Çamlıbel'de uğuldarız; coşar, gürleriz."
Acaba bunu "Biz kimleriz, Nijerya'dan gelen erleriz" diye de mi söyleyeceğiz artık?
Ya da okul yıllarında Anadolu'dan çıkan okların dünyanın her köşesine uzandığı göç haritasını değiştirip, bu okları Afrika'dan mı çıkarmamız gerekecek?
Bütün bunları yapabiliriz de, acaba bizlerin dünyadaki diğer insanlardan farksız olduğumuzu nasıl kabulleneceğiz?"


Barlas'ın yazısı

YORUMLARINIZ
H.K. - 22.01.2012 21:48
Illa ki kendimize ata ariyorsak Adem ve Havva, anavatan yurt ariyorsak misafirhanesi Dunya olan ebediyet (tercihan cennet) yeter.

"Hayatta en hakiki mursit" ilimse, fense ve bu "Dine uygun degildir" dense, "din de neymis yahu" diyenler cikar ki bunlar yarim akillilardir, Dini inkar etmeyen akillarinin diger yarisini inkar ederler. En hakiki mursit ilimdir fendir deyisinin Dine ters dusmesi meselesi asli esasinda Dinin ilmi-fenni inkar etmeyisi, bizzat tesvik etmesiyle ilgilidir. Bu deyis gercegin istismari icin daha sonralari sembol haline getirilmis ve sloganlastirilmistir.

Aci gercek odur ki son 400-500 yilda esyanin tabiatini konu edinen ilim ve akabinde ortaya cikan teknoloji'de (Din'e ragmen) geri kalinmistir ki bu ayrica tartisilarak esasa oturtulmaga deger bir konudur. Gecmis donemlerimizde bu geri kalmisligin sagladigi dezavantajlardan bir an once kurtulmak icin Dine ters dusmeyen teshis ve tesbitlere dayali net ifadeler ileri surulmus olsaydi bizim toplumumuz icin cok daha verimli bir motivasyon kaynagi olabilirdi. Gerekli degisim tepeden inme "Bu isi kesin biz biliriz ve buna uyulacak" yaklasimindan ziyade tabanda filizlenecek ve gelismeye dogru topyekun cok daha yuksek bir ivme kazanacakti. Bugun gelismislik duzeyi acisindan pekala ikinci bir Japonya olabilirdik. Ancak bu gorulemedi, birbiriyle cebellesen nesilller turetileceginin farkina varilamadi. Savastan cikarak kurulmus bir ulke oldugumuz icin militarizme dayali cozumlere basvurmayi adet edindik.
akaltun23 - 22.01.2012 18:06
Sn. Barlas, epeydir gene bu sıralar çok eleştirdiğimiz Dahinin: "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir"inden ilhamla yazdığınız yazınızın sonundaki:"Bütün bunları yapabiliriz de, acaba bizlerin dünyadaki diğer insanlardan farksız olduğumuzu nasıl kabulleneceğiz?" sorunuzun cevabını şimdilik zor alırız gibi geliyor.
Çünkü sözde eleştirdiğimiz totaliterlerden (aşağıda dünya haberlerinde "Suudi Arabistan'da kadın çalışan almayanlara yaptırım" başlıklı habere yaptığımız detaylı yorumdan da anlaşılacağı gibi) demokratik bir zihniyeti içselleştirmedikçe özde, onlardan pek bir farkımız yok. Kahir ekseriyetle aklımızı özgürleştirmedikçe de bu maluliyetimiz devam ediyor olacak.
"Maluliyet" dedim, çünkü yapılan başka bir araştırmaya göre de "Irkçılık gene genlerden kaynaklanan bir hastalık." Geçen aylarda sonuçlanan o deneyde ırkçı biriyle, normal birine acı çeken farklı uluslardan insan resimleri göstermişlerdi. Irkçı olan sadece kendi ırkından olanlara yapılana tepkide bulunurken, normal insan olan herkese karşı yapılan acılara karşı tepki vermiş, hepsine duyarlı olduğunu göstermişti.
Bu topraklarda eskiden işgalci emperyalizme karşı ulusal bağımsızlık, vatandaşlık bilinci uyandırma gibi ilerici bir amaçla o dönem için bir anlam taşıyan, ancak şu sıralar tam tersine yönelerek hiç bir katkı olmaksızın sırf doğumla kazanılan ırk, din vb. özellikler demokratik-bilimsel bir zihniyet geliştirinceye dek üstün bir matahmış gibi lanse edilebilecek.
Yani şimdinin koşullarında sadece içimizde hala ölmeyen "insan yanımızı" hatırlamak uğruna ve hiç değilse tasavvufi yanımızla "güvercinlere dahi kıyılmayan bu topraklarda, bu yanımıza sığınarak, bizi bizden iyi savunan yiğit bir insana karşı yapılan ağır bir alçaklık karsısında, hiç değilse 1 kerelik empati uğruna söylenen "Hepimiz Hırantız, hepimiz Ermeniyiz." sözü gene anlaşılamayacak belki.
Ama tıp yani gene O dahinin işaret ettiği "müspet ilim," az da olsa insan yanını unutan bu çeşit patolojik vakalar için, dün akşam haberlerde izlediğimiz kadarıyla seçilmiş genler aracılığıyla doğacak bebeklerin, bu tip hatalarından ari “insan olacağını” garantileyen prototip üretimine (üstelik ülkemizde) başlandı. İnşallah o zaman, bu son sualinizin cevabını verecek kuşaklar da yetişir diyelim.
Yoksa "hepimiz insanız" anlamındaki basit bir sözün anlamını dahi anlayamadığımızın açıklığı karşısında şimdiki halihazır malzemede ölçüyü epey kaçırmışız gibi. Oysa O dahi savaş sırasında önüne serilmiş düşman bayrağını derhal kaldırttığı gibi, Çanakkale’de, emperyalizmin emrinde ölenler için bile “Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Göz yaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız, bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu toprakta canlarını verdikten sonra, artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.” demişti. Görüleceği gibi onun millet sevgisinin insanlık sevgisinden öte bir anlamı da yoktu. Sadece taklitler her alanda olduğu gibi onun üstün insan yönünden de uzaklaşmışlardı sadece.
ali - 22.01.2012 16:40
ilk kökenin Afrika olması Orta Asya'dan gelindiğini yalanlamaz. Neden: Zaten yazının içinde de geçtiği gibi 10-15 bin yıl önce Afrika'dan çıkıştaki ilk durak Anadolu ve oradan insanlar Avrasya'ya dağılmış. Yani bizim kol Orta Asya'ya göçmüş. Daha sonra da kuraklık vs nedenlerle batıya başka bir göç yapmış. Yani anormal bir durum yok.
ahmet yılmaz - 22.01.2012 14:27
bu araştıma bizim evrimsel nieliğimizle avrupalıların gerisinde olduğumuzu destekleyenleri destekleyecektir
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

İLGİLİ HABERLER
Başbakan, basın örgütlerini kızdırdı
Başbakan, basın örgütlerini kızdırdı 28.05.2012, 17:02
Kredi kartları medyaya olumlu yansıyor
Kredi kartları medyaya olumlu yansıyor 28.05.2012, 11:06
PAZARTESİ GÜNDEMİ
PAZARTESİ GÜNDEMİ 28.05.2012, 08:58
Pazar gündemi
Pazar gündemi 27.05.2012, 10:53
ANKA 41 yaşında
ANKA 41 yaşında 27.05.2012, 10:30
CUMARTESİ GÜNDEMİ
CUMARTESİ GÜNDEMİ 26.05.2012, 09:07
Türk Kızılayı sosyal medyada
Türk Kızılayı sosyal medyada 25.05.2012, 12:02
Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok...
Medyadaki öfke ve kamplaşma toplumda yok... 25.05.2012, 09:22
CUMA GÜNDEMİ
CUMA GÜNDEMİ 25.05.2012, 08:59
"Yahşi Cazibe" neden veda ediyor?
"Yahşi Cazibe" neden veda ediyor? 24.05.2012, 16:15
Murdoch atv'den vazgeçti
Murdoch atv'den vazgeçti 24.05.2012, 13:36
AA'nın internet medyasına ettikleri
AA'nın internet medyasına ettikleri 24.05.2012, 10:58
PERŞEMBE GÜNDEMİ
PERŞEMBE GÜNDEMİ 24.05.2012, 08:56
TRT'den yalanlama
TRT'den yalanlama 23.05.2012, 15:57
Elif Şafak ve kredi kartı reklamı
Elif Şafak ve kredi kartı reklamı 23.05.2012, 11:03
Ahmet Şık, ABD'li öğrencilerle konuştu
Ahmet Şık, ABD'li öğrencilerle konuştu 22.05.2012, 16:23