Kapanma içgüdüsü. Birisinin yüzünü tülle kapaması, üstüne sineklik germesi, birisinin başını kapaması, birisinin hamağın içinde yok olması. Kapanması, örtünmesi, korunması. Insandaki ilk güdülerden biri korunma içgüdüsü.
Insan bazen kapanır da tek kendisiyle olur. bu onun ilk halidir. Ikinci hali Allah’la, üçüncü hali alemle birlikte olmak.
Örtme, örtünme toprağı iyileştirmek için malçing adıyla da yapılan bir uygulama. Toprağın da bazen üstü kapatılır da güneşin alımı engellenir, yabancı otlar yetişmez, sırf kendi yetiştirmeye çalıştırdığınız bitki yetişir. Su buharlaşmaz da az suyla toprağın besini de yerinde kalır. Toprağı kendimden güçlü hissettiğim için, ve o beni çekmesin diye hep bu örneklere gidiyorum.
Hayvanlar; mekanik, hissederek ya da zeka sayesinde çalışır Gurdjieff’e göre, ve bu üç beyni birlikte kullanmak zorunda olan insandır.
Kedi bazen halının altına saklanır, köstebekler toprağın altına. Solucanlar güzelce çalışırlar, toprağı aynen onları yemeye bayılan köstebekler gibi havalandırır ve ve çözerler. Köstebekleri de kendi dışkılarını da yiyen domuzlar yer. Miyop ve zeki domuzları da insandan başka yiyen var mı bilmiyorum. Gördüğüm kadarıyla bu üçgen arasında solucanlar mekaniktir, köstebekler duyusal beyinleriyle (onların tepelediği toprağa yüksek ekim yapılabilir mi, bence yapılır), domuzlar da zeka beyinleriyle çalışırlar. Gurdjieff haklı olabilir diyorum hayvanları tanıma konusunda. Üçünü birden kullanmak zorunda kalan bizlerse ancak basit bir üçgen oluştururuz düşünmeye başlamaya çalıştığımız ilk basamakta.
Örtünmeye tekrar dönersek Allah da kendisini perde perde örtmüştür de kendisinden saklamıştır. Ya Settar isimlerinden biridir, örtülen değil örten anlamına gelir. Ben de utanmadan bu ismi bir roman karakteri yapmışımdır.
Mm, bazen savaşmak barışmaktır, çünkü tanışmaktır.
Yapılan bir fiil, belki hiç bir şeyi yapmak istememek, aslında yalnızca bir oluşumun, bir halin, bir özün yapılandırılması için çalışma. Bu durumda örtünmek fiziki görünümün yanısıra hazırlanan bir durumun ön göstergesi yalnızca. Bir şeyle kendini örtmenin aslı bence “öz” denilene varmak için, insanın kendisiyle beraber olabilmesi için. Ilk hali için yani. Fakat bu unutulmuş bir şey olsa gerek. Bir çok kişiye sordum neden örtündüklerini ailemiz böyle istedi ya da bilmiyorum, böyle işte cevaplarından başka bir cevap alamadım. Örtünmemek günahmış öyle diyorlar. Başka da bir laf bilmiyorlar. Denizde balık gibiler, ya da bir avcı. Bunun ortası dalgıç olmayı da düşünmüyorlar, yalnız can onlar belki, beynin hangi tarafının kullanımı bu? En iyi tabirle teslimiyetin mi?
Bir şeylerle üstünü örtme, kendini örtme; sürekli Allah’ın karşısında edepli görünmek için olabilir mi diye soruyorum kendime, yoksa hep kendinle kalmak, kimseye yer açamayacak kadar kendini büyütmek mi alttaki meşgale?
Saklambaç oynayan hepimizin anti matter’ı anti maddesi mi?
Anti madde fiziksel koşullarda hiçbir zaman bir araya gelemez. Çünkü anti madde denilen şey kendi özüne dönerse Hiroşima’dan bile bir milyon daha defa fena (bu da bir üçleme oldu) bir patlama meydana gelir. Madde ve anti maddesi kesinlikle karşılaşmazlar. Hem de bunlar birdir. Allah’la kulun aşkı belki böyle bir şey.