Son Haberler
29.05.2012 Salı 07:30
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

ORUÇ VE KALP SAĞLIĞI
02.08.2010 15:56
İSTANBUL (İHA) - Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Dr. Tolga Özyiğit, İslamiyet için kutsal olan Ramazan ayı yaklaşırken oruç tutmayı planlayan vatandaşların aklına gelen sağlıkla ilgili soruları cevaplandırdı. Dr. Özyiğit, oruç tutmanın kalp sağlığı ile olan ilişkisine dikkat çekerken, durumu kontrol altında olan kalp ve diabet hastlarının doktorun izin vermesi halinde oruç tutabileceğini bildirdi.
Kardiyoloji Bölümü'nden Dr. Tolga Özyiğit, uzun süreli açlığın temel olarak kalp hastaları üzerine birtakım olumsuz etkileri olduğunı belirterek, "Bunun en temel nedenleri; beslenmenin gün içinde sadece kısıtlı bir zamana sıkıştırılması, bu zaman diliminde tüm günün ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla fazla miktarda ve ağır yiyeceklerin yenmesi ve son olarak da ilaç kullanımının aksaması olarak özetlenebilir" dedi.
Dr. Özyiğit, ayrıca, özellikle yaz aylarında aşırı sıvı kaybına bağlı tansiyon düşüklüğünün de insan hayatını tehdit edebildiğini dile getirerek gece uykusunun bölünmesinin vücudun biyoritmini bozduğu ve bunun da kalp sağlığını olumsuz etkilediği yönünde bazı teoriler üretildiğini kaydetti.

"LİTERATÜRDE ORUÇ TUTMANIN ÖLÜM RİSKİNİ ARTTIRDIĞI İLE İLGİLİ HİÇBİR VERİ BULUNMAMAKTADIR"
Dr. Özyiğit, bu teorik bilgilere rağmen tıp literatüründe Ramazan orucu ile ilgili çalışma sayısının son derece az olduğuna dikkat çekerek, "Üstelik yapılmış olan küçük çalışmaların sonuçları da birbirleriyle çelişmektedir. Örneğin, 2004 yılında 'Heart' dergisinde yayımlanan bir çalışmada: Katar'da 1991-2001 yılları arasında kalp krizi ile hastaneye başvuran 20 bin 856 hastanın dosyaları taranmış ve Ramazan ayı, bir ay öncesi ve bir ay sonrası da dahil olmak üzere, bu dönemde kalp krizi sayısında
herhangi bir artış olmadığı tespit edilmiş. Yine aynı merkezin yaptığı benzer başka bir çalışmaya göre, bu aylarda hastaneye felç ile başvuran hasta sayısında da anlamlı bir artış saptanmamıştır. Suudi Arabistan'da yayımlanan başka bir çalışmada ise orucun stabil durumdaki kalp hastaları üzerinde sadece hafif bir olumsuz etkisi olduğu gösterilmiştir. Literatürde oruç tutmanın ölüm riskini arttırdığı ile ilgili (kalp krizi, inme gibi nedenlerle) hiçbir veri bulunmamaktadır. Ancak bu çalışmalar genellikle
tek merkezli olup, geriye dönük hasta dosyalarının taranması şeklinde yapıldığından bilimsel değerleri kısıtlıdır. Tatminkar bir sonuç için ancak ileriye dönük yapılacak, çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır" ifadelerini kullandı.
Şeker hastalığına da değinen Dr. Özyiğit, burada sınırların biraz daha keskin olduğunu belirtti. Özyiğit, "Yüksek riskli diabet hastalarında oruç tutmak veya uzamış açlık, hipoglisemi (şeker düşmesi), diabetik ketoasidoz (diabet koması) ve sıvı kaybına bağlı damar tıkanıklığı riskini arttırmaktadır. Dolayısı ile kontrolsüz diabet hastalarının oruç tutması önerilmemektedir. Ancak sadece diyet veya tek bir ilaç ile kan şekeri kontrol altında olan diabet hastalarının oruç tutmasında bir sakınca yoktur. Ama
tabii ki buna karar vermeden önce mutlaka doktora danışmalı ve kendi kendimize karar vermemeliyiz. Bu bulguların ışığı altında özetlemek gerekirse; durumu kontrol altında olan kalp ve diabet hastaları, eğer doktorları izin veriyorsa, ilaçlarını aksatmamak, yeterli sıvı almak ve aşırı egzersizden sakınmak koşuluyla dikkatli bir şekilde oruç tutabilirler. Ancak kritik durumdaki kalp hastaları ile kan şekeri kontrol altında olmayan veya yüksek doz insülin ihtiyacı olan, sık sık kan şekeri düşen ve yalnız
yaşayan diyabet hastalarının oruç tutması kesinlikle önerilmemektedir" şeklinde konuştu.
(İHA-CMH-CMH-Y)
02.08.2010 15:56:00 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.