Tesirli İmtihan Taktikleri
Değerli gençler… Yıllardır sergilediğiniz azimli çalışmanın karşılığını almak üzere önemli bir sınava giriyorsunuz. Bu sınavda biraz heyecan zihinsel uyarılmanızı ve başarınızı olumlu etkilerken, aşırı stres zihinsel etkinliğinizi yavaşlatarak başarınıza zarar verir. Tatlı ve sakin bir stres tüm performansınızı ortaya koymanızı sağlayabilir. Sınav günü ve sınav anında işinize yarayabilecek bazı incelikleri hatırlatmak istiyorum:
-Yarışı unutun: Yarışı berbat eden yarışı ve rakipleri düşünmek, kaybetme ihtimalini akla getirmektir. Kazanma ve kaybetme ihtimaliyle ilgilenme zamanı geçmiştir. “Kazanır mıyım, kaybeder miyim” düşüncelerinin sırası değil. Sınav sabahı tüm yapacağınız şu anın işine odaklanmaktır. Sınav sabahı geç kalkarsanız beyniniz o gün yavaş çalışır. Erken yatıp erken kalkmanız, sabah yorulmaksızın bol oksijenli kısa yürüyüş yapmanız, duş almanız, glikoz yönünden zengin beslenmeniz önemlidir. Gülümseyin, sekerek yürüyebilirsiniz, sahilleri, ormanları, kuşları, çiçekleri hayal ederek bekleyebilirsiniz.
-Gevşe-derin solu: Sınav saati yaklaştıkça heyecanınız ve gerginliğiniz artar. Sinir sisteminiz gerilir; beyninize giden oksijen azalır. Beyin performansınızda bol oksijen birincil önemdedir. Gerilim sarsıntısından doğan zihinsel zararı en aza indirmek için sınav boyunca beş dakikada bir kaslarınızı gevşetin. Boynunuzdaki ve omuzlarınızdaki kaslarınıza “gevşe” talimatı verin. Şimdiden egzersiz yaparsanız o gün kolay olacaktır. Yeterince gevşeyemiyorsanız, kol, omuz ve boyun kaslarınızı gerip bırakın. Böylece beyninize kan akışı rahatlayacaktır. Burnunuzdan birkaç kez yavaşça derin soluk alın, içinizde tutun, ağzınızdan yavaşça verin. Böylece beynin oksijenlenmesi artacak; dikkat dağınıklığınız ve heyecanınız azalacaktır. Gözlerinizden ve içinizden kalbinizde huzur hissederek hafifçe gülümseyin, “harikayım, huzurluyum, çok iyi gidiyor” düşünceleri içinizde dalgalansın.
-Zamanı bölümle: En büyük hatalardan biri dakika başı saate bakmak veya sınav başlayınca zor bir soruya dalıp zaman akışını unutmaktır. Bu şekilde zor sorulara takılıp çok zaman kaybettiğinizi ve dikkatinizi iyice dağıtıp yanlışlar yapmaya başladığınızı fark edemezsiniz. Sınav süresini ikiye bölün. Ara sıra saatinizi kontrol edebilirsiniz. Sürenin tam ortasına geldiğinizde soru çözmeyi bırakacaksınız. 2-3 dakika süreyle geriye yaslanacaksınız. Gevşeyip derin soluyacaksınız ve zihninizi boşaltacaksınız. Dalgalı denizi ve rüzgarlı bir bahar bahçesini zihninizde canlandıracaksınız. Rüzgarı hissetmeye, duymaya, denizi ve dalgaları zihninizde görmeye çalışacaksınız. Beyninizin bu birkaç dakikada biriktireceği enerji, bundan sonraki dikkatinizi yeniden zirveye çıkaracaktır. Durumunuzun zihinsel kontrolünü ele geçirdikten sonra yeniden çözümlemelere dönün.
-İmtihanı kontrol et: İmtihan başlıyor. Kimlik bilgilerinizi doğru işaretlemiş misiniz? Kitapçığı hızla tarayın ve test bölümlerinin nereden başlayıp nerede bittiğini hızla görün.
Böylece kitapçığın bölümleri zihninizde canlansın. En fazla 5 dakika içerisinde hızla tüm soruları gözden geçirin. Soruların hangi konularda geldiğini çabucak anlamaya çalışın.
Böylece beyninize konuları hatırlama talimatı vermiş olursunuz. Sınav sırasında siz bir yandan sırayla soruları cevaplarken derin bilinciniz gelecek konuların bilgilerini ve formüllerini arka planda hatırlama çabasına girecektir. Bu çalışma size çok zaman kazandıracak; birçok soruya geldiğinizde o konuyu hatırlamış olduğunuzu göreceksiniz.
-Çeldiricilere dikkat: İmtihan başladı. Bu safhadaki ilk ve en büyük hata soruyu yanlış anlamaktan kaynaklanıyor. Birçok öğrenci konuyu ve cevabı bildiği halde, soruyu yanlış anladığı için yanlış şıkkı işaretlemektedir.
Sorunun öznesine, nesnesine yüklemine dikkat edin. En kolay soruların en yanıltıcı tarafı sorunun fiilinde gizlidir. “Aşağıdakilerden hangisidir/hangisi değildir? Yarısı/iki katı hangisidir? Hangisi büyük/küçüktür? Hangisi en doğru/en yanlıştır?” Bu tür çeldirici ifadelerde amaç bilgiden çok dikkati ve algıyı ölçmektir. Soruda tam ne istendiğine iki kez bakmalısınız. Doğru şıkkı bulmakla yetinmeyin; yanlış şıkları da hızla fark edin.
-Turlama yap: En yaygın hata öğrencinin zor soruda takılması, bir dakikalık süre hakkı bulunan soruya farkında olmadan beş dakikadan fazla zaman harcamasıdır. Bir çok öğrenci altın değerindeki dakikalarını bu şekilde harcamakta; çok kolay pek çok soruya daha gelemeden süresini tüketmektedir. Turlama önce en kolay soruları bitirip başa dönerek zor soruları cevaplamaktır. Bir soru üzerinde 30 saniye kadar düşündüğünüz halde konuyu hatırlayamamış ve çözüme başlayamamışsanız, hemen soruya işaret (! olabilir) koyup diğer soruya geçin. Böylece telaşlanmaktan ve panikten kurtulursunuz. Cevapladığınız sorular cesaretinizi geliştirir ve dikkatinizi güçlendirir. Soruları sırayla cevaplayın. İlk hedefiniz en kolay soruları çabucak bulup cevaplamak; sonra da kalan süreyi zor sorulara ayırmak olsun. Soruların yüzde 20’si zor veya çok zor; ama yüzde 70-80’i hemen her öğrencinin çözebileceği düzeyde kolay veya normaldir. İkinci turda yine de çözemediğiniz soruları üçüncü tura bırakıp geçmelisiniz.
-Atma: Cevaplarken beş şıktan üçünü kesin olarak elemediyseniz cevap atmayın. Boş bırakın; çünkü üç yanlış bir doğru götürüyor. Cevap kağıdına işaretlerken soru numarasına ve kaydırma yapmadığınıza özellikle dikkat edin. Denetleyebilmeniz için, cevabınızı mutlaka soru kitapçığınızda da işaretleyin. Daha iyisi bölüm bölüm çözerek kitapçığınızda şıkları işaretlemek ve her bölüm sonunda cevaplarınızı cevap kağıdına geçmektir. Her bölümde cevaplara bakarak kaydırma yapıp yapmadığınızı denetleyin. Cevapları cevap kağıdına geçerken içinizden seslendirirseniz hatayı azaltırsınız. Cevap kağıdında aynı soru için tek şık işaretlediğinizden; bir cevabı silmişseniz iyice sildiğinizden ve cevap kağıdına başka karalama yapmadığınızdan emin olun.
-Cevabı kolaylaştır: Önce soruyu bilen, cevabı daha kolay bulur; çünkü soru cevabın yarısıdır. Matematik ve Fen sorularında önce soruyu okumalı ve çok iyi anlamalısınız. Türkçe ve Sosyal derslerinde uzun paragraflara dayalı sorular olduğunda, önce soruları okursanız paragraftan ne istendiğini kavrarsınız. Kimi öğrenciler uzun paragraf metinlerini önce okumakta; sonra aşağıda gelen soruları okurken tekrar paragrafı okuyup cevap arayarak zaman kaybetmektedirler. Paragraf sorularını önce okursanız ne istendiğini bildiğiniz için, paragrafı okurken cevapları daha iyi yakalarsınız. Matematik sorularında, bir türlü cevaplayamadığınız sorularda çözüme cevaplardan gitme yolunu seçebilirsiniz. Ayrıca, soruyu anlayamıyor veya konuyu hatırlayamıyorsanız, dudaklarınızla sessizce fısıldanarak okuyun. Böylece işitsel hafızanızdan da yardım alırsınız. Ancak, eğer konuyu hatırlamışsanız ve soru kolaysa, dudaklarınızı kapatmanız daha hızlı okuyup zaman kazanmanızı sağlar.
-Uygun testi öncele: Sınava kural olarak en kolay bulduğunuz testten başlayabilirsiniz. Ama mesleki tercihlerinize göre de planlama yapabilirsiniz. Sayısalcı iseniz, Matematik ve Fen bilimlerinden, eşit ağırlıkçıysanız Matematik ve Türkçe’den, sözelciyseniz Türkçe ve Sosyal Bilimlerden başlayıp diğerlerine geçmeniz daha avantajlı olabilir. Böylece, hedeflediğiniz bölümlerle ilgili testlere öncelikle yer vermiş olursunuz.
-Yazarak çözümle: Soruları okurken “değildir”,”doğrudur”,”yanlıştır” gibi çeldiricilerin dikkatten kaçmaması için altlarını çizin. Sorunun içindeki en vurucu anahtar kelimeyi çizin ki dikkatinizi çeksin. Kitapçığınızın boşluklarını formüller ve hesaplamalar için kullanın. Her şeye rağmen emin olamadığınız soruların cevaplarını işaretledikten sonra başına soru işareti koyun, geçin ve süre kalırsa diğer turlarda üzerlerinde düşünün. Cevaplayıp geçtiğiniz sorulara dönüp zaman kaybetmeyin.
Dr. Muhammed Bozdağ Yetenek.com