BYE - Tirajı günde 25 bin olan muhafazakâr eğilimli Pakistan Observer gazetesinin 16 Temmuz 2010 tarihli sayısında yukarıdaki başlık altında yayımlanan başyazının çevirisi şöyledir:
Gül, Pakistan ile Türkiye arasındaki mevcut stratejik ortaklığın iki ülkenin savunma güçlerinin savunma üretimiyle ilgili birimleri arasında ortak yatırım yapılması için fırsat sunduğunu belirtti.
Savunma uzmanlarına göre son 20 yıldır savunma sanayine yapılan büyük yatırımlar, Türk ordusunu birinci sınıf bir savaşçı güç hâline getirirken, ülkenin çok pahalı ithal silahlara olan bağımlılığını da azalttı. Türkiye'nin savunma ürünleri modern jet uçaklarından ve uçaksavar füzelerinin karmaşık parçalarından, yüksek hızdaki devriye botlarına, fırkateynlere, zırhlı araçlardan, çok gelişmiş hava savunma ve elektronik komuta ve kontrol sistemlerine kadar uzanıyor. Pakistan da savunma üretim sektöründe kendi kendine yeterli hâle geldi, yerli sanayi yalnızca silahlı güçlerimizin ihtiyaçlarını karşılamıyor, aynı zamanda ihtiyaç fazlası ürünler çok sayıda dost ülkeye ihraç ediliyor. Pakistan'ın savunma ürünleri Avrupa ve NATO standartlarını tutturuyor ve işte bu yüzden ABD gibi ülkeler müşterilerimiz arasında bulunuyor. Geçen yıl Pakistan modern silahların üretimi için altı ünlü uluslararası firmayla ortak yatırım yapmak üzere anlaşmalar imzaladı. Dolayısıyla uzmanlıklarını ve kaynaklarını birleştiren Pakistan ve Türkiye, yalnızca silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, çok sayıda Müslüman ve Müslüman olmayan ülkenin de ihtiyaçlarına cevap verecek. Bu alana hâkim olan Batılı silah tedarikçileri çoğunlukla alıcı ülkenin egemenliğini ihlal eden koşullar dayatıyor, bu yüzden Türkiye ile Pakistan, ortak projelerini kârlı ortaklıklara dönüştürmek için büyük bir potansiyele sahip. Tabii ki finansman problemleri var fakat Körfez'deki dost ülkeler bu konuda çok yardımcı olabilirler çünkü bu ortaklıkların da onlara çok yardımı dokunacaktır. Türkiye savunma üretiminde ortaklıklar kurulmasını ilk kez önermiyor fakat bizim tarafımızdan bu önerilere cevap çok geç veriliyor. Umut edilir ki bu kez teklife aynı ruhla ve zamanında cevap verilsin ve iki kardeş ülkenin menfaati için bu hayali gerçeğe dönüştürecek somut adımlar atılsın.