Son Haberler
03.09.2010 Cuma 12:01
USD 1,5060 EUR 1,9320 EUR/USD 1,2829 IMKB100   60968/%0,17
ISTANBUL Cuma: 19°C/27°CCumartesi: 21°C/29°CPazar: 21°C/26°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

PKK TAŞERONSA, PATRON KİM?
Bookmark and Share
Başbakan Erdoğan'ın, "PKK'nın hangi güçler adına taşeronluk yaptığı milletimiz tarafından bilinmektedir" sözleri üzerine PKK'nın kime taşeronluk yaptığı, kimin hizmetinde olduğu tartışmaları başladı. HaberX'ten Hülya Okur, PKK'nın kimler tarafından kullanıldığı sorusunu çeşitli gazeteci-yazar ve akademisyenlere yöneltti. İşte alınan çarpıcı yanıtlar... 23.06.2010 17:02


HÜLYA OKUR- HABERX


CNN TÜRK Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan;


Başbakan’ın taşeron vurgusu doğrudan İsrail’i işaret ediyor. Bu konuda şüphe yok. Zaten Ankara’dan son dönemde gelen haberler özellikle “Reşadiye” saldırısının arkasında İsrail’in olduğuna inancı gösteriyor. Ankara Türkiye’nin İsrail’e yönelen ve artan eleştirilerinin ardından PKK’nın İsrail istihbarat teşkilatı ile bağlantılı bir grubunun harekete geçtiğine inanıyor. Reşadiye saldırısının Mossad’ın motivasyonu ile gerçekleştirildiği düşünülüyor. İskenderun sonrasında da “taşeron” vurgusunun öne çıktığını görüyoruz.  Bunun iki gerekçesi olabilir.

Gerçekten Başbakan’ın elinde PKK’yı İsrail’in motive ettiğine ilişkin bilgi olabilir. Milli istihbarat teşkilatının böyle bir bulgusu olabilir. Ancak eldeki bilgilerin kanıtlanma olasılığı yoktur ve Başbakan artan terör olaylarını anlatırken üstü örtülü bir biçimde İsrail’i işaret ediyor olabilir.

Başarısızlığı örtmek için “taşeron” vurgusunun ardına saklanılıyor olabilir. Açılım süreci bir yere gidemedi. Açılımın altı tam olarak doldurulamadı. Bu süreçte kapalı kapılar ardında PKK ile en azından mesajlaşma olduğunu, Öcalan ile bağlantı kurulduğunu biliyoruz. Türkiye’deki siyasi atmosfer bu sürecin ilerletilmesini mümkün kılmadığından, yada siyasi iktidar bu riski almaktan vazgeçtiğinden süreci durdurunca terör de kontrolden çıkmış görünüyor. Ancak bu süreç tüm çıplaklığıyla konuşulamayacağından Başbakan düşman için dışarıyı işaret edip bütün sıkıntıları gölgede bırakmak istiyor olabilir.

Benim fikrim ikinci şıkka daha yakın. Açılım konusunda Akp siyasi olarak tek başına kaldı. Seçime giderken bütün bu yükü tek başına taşımak da istemedi. Ve süreç biraz da farklı toplumsal gruplara genişletilerek sulandırıldı. Sonuçta eskiye geri döndük ve Türkiye’nin gündemi yine terör oldu. Doğru yada yanlış bu yolu seçen başbakan süreci açıklarken hem örgütü suçluyor hem de İsrail’i işaret ederek açılım süreci tartışmalardan uzak tutmak istiyor. Bu İsrail’in işin içinde olmadığını göstermez. Ancak dağda askere saldıranlar İsrail’liler değil…


*** 


Güneş Gazetesi Yazarı Rıza Zelyut;


PKK olgusunu doğru anlamadan doğru çözüm bulunamaz.

PKK, yüzyıl kadar önce devreye sokulan Kürdistan projesinin temsilcisidir. Yani; taşeron değil, asli terör örgütüdür. Bunun ucu ta Kürdistan Teali Cemiyeti’ne (1919) dayanır. Sevres Antlaşması ile (1920) resmileştirilmek istenilen Kürdistan için mücadele ettiğini her şeyi ile ortaya koyan bir örgüte taşeron demek; gerçeğin üstünü örtmektir ve son derece tehlikelidir. Kürtçü/Kürdistancı örgütlerle ilgili ayrıntılı bir analizi, DERSİM İSYANLARI VE SEYİT RIZA GERÇEĞİ  isimli son kitabımın girişinde sunmuş bulunuyorum.

Devletlerarası ilişkilerde; her devlet; kendisini haklı ve avantajlı kılacak biçimde davranır. PKK’nın amacını bilen komşularımız; bu örgüte; Türkiye’yi  dize getirecek veya meşgul edecek desteği vermişlerdir; vereceklerdir de. Bu anlamda İsrail’in de PKK ile bağlantılı olduğu düşünülebilir. Lakin; PKK’nın bu saldırısını götürüp İsrail ile gerginleşen ilişkilere bağlamak; PKK’nın varlık nedenini gizlemek olur ki işte bu yanlıştır.

Diğer devletler; PKK’yı destekleyebilirler; bunu bilip ona göre politika geliştirmek de hükümetlerin görevidir.

Ama sorun; Kürtüçülük sorunu olup Kürdistan projesinin yansımasından ibarettir.


***


Vakit Gazetesi Yazarı Nusret Çiçek; 


PKK'lıları geçmişte hem yargılayan hem de cezaevlerindeki konumlarını bildiğim için aynı düzeydeki soruyu ben de hep düşünmüşümdür. PKK militanları gerçekten çok fakir.

Sabaha yiyecek ekmekleri yok. Ama ellerindeki silahların parasal olarak hacmi çok yüksek. Nasıl oluyor, fakir insanlar pahalı silahlarla geçim endeksinde bitmeyen mühimmata sahip?

O zaman demektir ki bu örgütü zengin bir istihbarat besliyor. En basit mantıkla, bu örgütü finanse edenlerin bu coğrafyada emelleri olması lazım değil mi? Petrol, yeraltı kaynakları ve de lojistik bölge gibi... En başta ABD'nın geldiğini yapmış olduğu işgallerden öğreniyoruz, İsrail'e sıra gelince o bir jandarma. Kimin jandarması sorusu ise gayet berrak. ABD'nın.

O halde Başbakan açık söyleyemezse de "Kızım sana söylüyorum gelinim sen duy" kabilinden bana göre bu konuda taşı gediğine koydu. Şu anda taş gediğindedir.

Evet, terörün bitmesi için MOSSAD'ın  disipline edilmesi lazım ve bir de Birleşmiş Milletler  sadece İran'a karşı değil, İsrail'e de Birleşmiş Milletler olduğunu göstermelidir. 


*** 


Türkiye Gazetesi Yazarı Metiner Sezer;


PKK'nın taşeron olduğunu bilmiyoruz ama geçmiş iyi analiz edildiğinde; PKK'nın bu tür işlerin içinde olabileceği ihtimalinin oldukça güçlü olduğu görülür. De... bendeniz bu eylemin karşılıklı yapıldığı kanaatindeyim.

Günyazı Köyü'ne hiçbir engele takılmadan ve sıcak temasa girmeden gelmek bir mesele, çarpışmadan sonra geri çekilmek ayrı bir mesele. Acaba, 250 PKK'lıya uydudan yol gösteren ve istihbarat veren mi vardı? 

Şayet, PKK İsrail'e taşeronluk yapmışsa, kendi idealine de uygun düştüğü için yapmıştır. "Bir taşla iki kuş" durumu yani.

Fotoğrafı biraz daha büyütelim isterseniz. Türkiye son çıkışlarıyla sadece İsrail'i değil, ABD'yi de karşısına almış oldu bir yerde. ABD, "Ya benim yanımdasın, ya da karşımdasın" diyeli seneler oldu. Mavi Marmara ile İsrail, İran ile de ABD zora sokulmuşsa, iki mağdurun birleşip PKK ile Türkiye'yi zora sokmuş olması düşünülebilir tabii.

Haliyle kuş iki iken üç olmuş olur!.. 

Bunların hepsi varsayım ama kendi içinde bir tutarlılığı var. Bekleyip göreceğiz.


*** 


Türkiye Gazetesi Yazarı Ünal Bolat;


Taşeron kavramı yeni kullanılmış değil. Bu kavram PKK'nın gücünü büyük görmemek, onu muhatap almamak adına söylenen bir kavramdır. Yoksa herkes biliyor ki, hiçbir şekilde hiçbir hükümet bu gücün arkasında şu devlet var diyemez. Bunun için elde somut deliller olmalıdır sözü de anlamsızdır. Güçlü olmak yeterlidir ve kafidir. Siz güçlü olmadığınız zaman gücü elinde bulunduran her devlet gücü kadar bölgede rol almaya ve taşeron denilen örgütü amaçları doğrultusunda kullanmaya devam edecektir. Bu son saldırılar bir kırılma noktasıdır. Büyük ve süper güç olma yolunda ilerleyen ve dünyaya artık ben de varım mesajı vermeye çalışan bir Türkiye'ye, hadi bakalım göster gücünü anlamında bir test mahiyetindedir.

Türkiye ya var gücü ne ise gösterip sonucunu görecektir. Ya da istese de istemese de test sınavından geçemeyerek tekrar kendine biçilen eksendeki eski rolüne dönecektir. Bunun dışındaki her söylem iç kamuoyuna söylenmiş hamasi nutuklardır. Bu arada Erdoğan'ın yine kendi siyasi birikim ve tecrübelerinden yola çıkarak yaptığı bir fark ki, sıfır noktasına kadar saldırı mahalline gitmek, orada en alt rütbedeki askerinin sırtını sıvazlamak, devlet törenine bizzat katılmak suretiyle şehitlerini ve dolayısıyla askerini ve genel anlamda da hükümet olarak takip ettiği politikaya uyum içinde olan tüm kurum ve kuruluşlarını bizzat sahiplenme mesajını iç ve dış kamuoyuna vermiş olmasıdır. Bu fotoğraf dış güçlerin en azından içeride hükümete duyulacak öfke planlamasını en aza indirmiştir. Çok isabetli bir karardır.

İkinci sorunuza ilişkin bu iki olayın paralelliği belki de kamuoyunda iki gücün birbirini desteklediği imajını vermek için denk düşürülmüştür. Belki gerçekten lojistik destek verilebilmektedir. Ama fotoğraf şudur. Türkiye Mavi Marmara sebebiyle yaptığı açıklamalarda da aynı measjı vermek istemiştir. "Bu coğrafyada artık herkes istediği gibi at oynatamaz. Buna müsade etmeyeceğiz... Artık tarihten gelen bağlarımızla bu coğrafyadaki insanlar hakkında bizler de söz sahibiyiz" Dolayısıyla sonuç aynı noktaya çıkmaktadır. Türkiye bölgede bölgesel güç olacağını, hatta olduğunu bu sebeple de bölgesindeki gelişmelere seyirci kalamayacağını Mavi Marmara olayıyla bir kez daha dünya platformunda gündeme getirmiştir. Türkiye'nin bu dik duruşu karşısında Türkiye'ye yumuşak karnı olan bölücü örgüt ile ikazda bulunulmaktadır. İkaz şudur: "Sen bizim stratajimize ters düşen stratejiler geliştirmeye kalkışırsan, bu konuda sonucuna da katlanırsın"

Türkiye ya sonuca katlanacak, ya da çok uluslu güçlerin stratejilerine paralel hareket etmek zorunda kalacaktır. Nitekim bu mesajı en iyi okuyan Erdoğan da "Bedel ödemeye hazır" diyerek reste rest çekmiştir.


***

Uludağ Üniversitesi Uluslar arası ilişkiler öğretim üyesi Prof. Dr. Tayyar Arı;



PKK benzeri uluslararası terör örgütlerinin temel özelliği, uluslararası çevreden destek almadan varlığını sürdürememeleridir. Bu tür terör örgütleri diğer terör örgütleriyle taşeron usulü eylemlerde bulunabilecekleri gibi diğer gizli servisler tarafından da kendi siyasal amaçları için kullanılabilirler. Bunun karşılığında mali, siyasi, lojistik ve örgütsel destek alırlar. Bu durum, geçmişte olduğu gibi günümüzde de bilinen bir gerçektir. PKK da bu türün en bilinen örneklerinden biridir. Bu tür terör örgütleriyle devletler gizli ilişki içindedirler; açıktan desteklenmezler. Çünkü böyle bir durum hem uluslararası camia karşısında suçlu duruma düşmesine hem de ilgili ülkeyle ciddi sorunlar yaşamasına yol açar. Dolayısıyla teorik anlamda doğru olan bu durumun pratikte nasıl işlediğine ilişkin tahminde bulunmak mümkünse de kesin bir şey söylemek ancak ellerinde bu konuda kesin istihbarat bulunanlar için söz konusudur. Başbakan veya Cumhurbaşkanının tahminde bulunmaları söz konusu olmayacağına göre büyük olasılıkla ellerinde istihbari bilgiler var. PKK’nın kime hizmet ettiğine gelince, Türkiye ile problemi olan her kese, onlara verecekleri destek oranında hizmet verirler. Probleminiz olan ülkelere bakın.

Türkiye, kendisinin terör örgütü olarak görmediği ancak İsrail tarafından terör örgütü olarak görülen Hamas’a açıkça destek verdi. Her ne kadar Türkiye yapılan yardımı Gazze’ye yardım olarak nitelese de bunun Hamas’a yardım olarak algılandığı ortada. Zaten İsrail, her fırsatta Hamas’ı PKK’dan daha tehlikeli bir terör örgütü olarak nitelemektedir. Bununla beraber, Hamas’ın PKK gibi bir terör örgütü olmadığını söyleyebiliriz. Kullandığı yöntemlere bakıldığında zaman zaman şiddete başvurmasının dışında başka bir ortak yönleri yok. Şiddete başvurmak tüm direniş örgütlerinin de başvurduğu bir yöntemdir. Zira, uluslararası terör örgütleri, faaliyetlerini belli bir coğrafya ile sınırlamadıkları gibi, belli bir hedefle de sınırlamazlar. Gerektiğinde sivil halkı da muhatap alan bu tür örgütlerin hedefinde kendiyle aynı ideolojik ve etnik özellikleri paylaşan halklar da bulunabilir. Yani zaman zaman bu tür örgütlerin hedefinde kendi halkları da bulunabilir. Ayrıca hedefleri net değildir. Konjonktüre göre hedeflerinde ve yöntemlerinde değişiklik olabilir. Ayrıca diğer uluslar arası terör örgütleriyle dönüşümlü eylemlerde bulunabilirler ve birbirlerinin desteğinden ve imkânlarından yararlanırlar. Diğer ülkeler her zaman bu tür terör örgütlerini kendi amaçları çerçevesinde kullanmak için bunlar üzerinde kontrol sağlamaya çalışırlar. Bunun karşılığında siyasal sığınma ve gerekli desteği sağlarlar. Başbakanın kimi işaret ettiğine gelince bunu ancak Başbakan’ın kendisi bilebilir. Biz ancak bir analiz yapabiliriz. Az önce söz ettiğim gibi bunu Başbakan söylüyorsa elinde mutlaka kesin bilgiler vardır.

*** 

Yeni Çağ Gazetesi Yazarı Savaş Suzal;

Başbakan taşeron vurgusu yaparken kimin patron olduguna açıklık getirmedi/ patron Başbakanın da patronu. PKK Erdogan’ı iktidara taşıyan ABD'ye hizmet ediyor. Nasıl zaman zaman ABD Erdogan’ın kulağını çekiyorsa PKK'nında kulağını çekiyor. İki yaramazlık yapan cocuklardan birini ötekine izin vererek terbiye ediyor.

Olayda İsrail’in payı olması dogal o da aynı gurup ve patron şemsiyesi altında. Kendimizi kandırmayalım Erdogan-İsrail-ABD aynı aile çatısı altındalar. Erdoğan,  bu ailede kendisini güçlü hissederek ailenın izni olmadan bir kız kacırmaya çalışan asi cocuk rolündedır. Henüz ergenlik aşamasında olduğu için de bir şekilde terbiye ediyorlar. Dönüp herkes bir hükümete ve AKP'ye baksın suçlu Ankarada. Şahsiyetsız ve milliyetsiz politikaların sonu budur.


*** 






 

YORUMLARINIZ
MELİH KÜÇÜKŞAHİN - 04.08.2010 13:01
YAKANANLARIN SERBEST BIRAKILMASI BERAAT ANLAMINA GELMEZ. TUTUKSUZ YARGILAMA DENİR.
BU İŞLERİ DE ÖYLE HEMEN SONUÇLANDIRMAK DA KOLAY DEĞİL. GEREK SAVCILARIN GEREKSE HAKİMLERİN ÜZERİNDE KORKUNÇ BASKI VE TEHDİT VAR.
HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL, BÖYLESİNE KÖKLÜ BİR ÖRGÜTÜ YARGILAMAK. ANCAK BU ÖRGÜTÜN ESAS OLUŞUM NOKTASI MENFAAT ALTINDA TOPLANIYOR. BİR-İKİ TANESİ HAPSİ BOYLARSA, MİSYONU VATANA HİZMET DEĞİL CEBİNE HİZMET OLAN BU GRUP, DAHA AZ CEZA ALMAK İÇİN BİRBİRİNİ İHBAR ETMEYE BAŞLAYACAKTIR.
MERAK ETMEYİN, ÇOK DEĞİL AZ BİR ZAMAN SONRA GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK VE CUNTA HAK ETTİĞİ CEZAYI ALACAKTIR.
MAZLUMUN ONCA AHI YERDE KALIR MI SANDIN?
HER YAPTIĞINI YANINA KAR MI SANDIN?
YAPARIM YAPARIM, HESAP SORULMAZ MI SANDIN?
GÜN GELİR SENİN DE DEFTERİNİ DÜRERLER BİRGÜN...
analizodası - 04.07.2010 23:19
vay ülkemin yorumcularına vay şimdi bakınız eğer ergenekon terörü var ise tutuklananlar neden serbest bırakılıyor bu bir ordu komuta kademesinin gözünü korkutma eylemidir 2 ay sonra ordu mensuplarının tamamı serbest kalacak başbakan yardımcısı bülen arınç a suikast ithafı yapıldığı gibi :pkk ya gelince pkk ermenistandan destek almaktadır yurt dışındaki pkk yandaşları uyuşturucu kaçakçılığından elde ettiklerikazançları ermeniztan yolu ile pkk ya ulaştırılıyor abd bu olayı bildiği halde bazı geçişlerde yardımcı olmaktadır hatırlarsanız pkk yıl 2003 te terör örgütü olarak kabul etmiyordu daha sonra iktidarı taraf alarak kamuoyunun tepkisini almamak için pkk bir terör örgütüdür demiştir teşaron kimler ortadadır
ARDA - 01.07.2010 18:30
HATIRLIYORUM DA TERÖRİST BAŞI APO YKALANADIĞINDA UÇAKTA AYNEN ŞÖYLE DEMİŞTİ: BAŞKA GÖREV VERİLİRSE ÜLKEM İÇİN YAPARIM. YADA BUNA BENZER BİR ŞEY DEDİ.
O DA GİZLİ DEVLETİN YANİ ERGENEKONUN ADAMI. O DA PKK YI İDARE EDİYOR. BU İLİŞKİ DE YAVAŞ YAVAŞ ORTAYA ÇIKIYOR.
BİR ANDA ORTAYA ÇIKARMIYORLAR, SANIRIM TADINI ÇIKARARAK KAMUOYU İLE PAYLAŞIYORLAR. OLSUN. GERÇEKLER MUTLAKA ANLAŞILACAK. KENDİNİ VATANSEVER İLAN EDEN, TÜRKİYE DÜŞMANLARI BÖYLECE DEŞİFRE OLACAK,REZİL OLACAK.
göksel - 29.06.2010 13:18
Denizaltı müzesinde masum öğrencilerin havaya uçurulması, masum insanların evlerine silah ve uyuşturucu konulup, suç icad edilip hapse attırılması,
darbe planları, karanlık senaryolar.
bunlar hep harp oyunları. Aslında yoklar. Ergenekonda yok. Ama gerçekler yok deyince yok olmuyor.
Gözünü kapatan, yalnızca kendine gündüzü gece yapar.
Gözünüzü açın, ayakta uyumayın. Kandırılmak için bu kadar çırpınan ve her yalana inanan insanlara inanamıyorum.
MELİH KÜÇÜKŞAHİN - 28.06.2010 13:16
ERGENEKONUN VARLIĞINI HALA İNKAR EDEN ZAVALLILAR VAR. ACINACAK HALDELER. BU ÖRGÜNÜTN ÜYELERİNİN BİR KISMI HAPİSTE, BİR KISMI DA HALEN YARGILANIYOR. BUNA RAĞMEN ERGENEKON YOK DİYEBİLEN BAKAR KÖRLERE ACİL ŞİFALAR DİLERİM.
ahmet mert - 27.06.2010 13:46
anadolu insanına bayılıyorum neden mi çünkü hayal gücü çok zengin :)
ahmet mert - 27.06.2010 13:45
hepiniz sallıyonuz
ALİ - 27.06.2010 13:18
Ergenekon denilen ermeni-yahudi-emevi şeytan şebekesi zaten hizla ergenekon yapısından kurtulmaya çalişiyor. Ayrıca o yapılanmayı oyuşturduğu güne lanet okuyor. O yapılanma zaten kendileririni ele verdi. Çünkü ondan önce derin devlet adı altında tüm cürümlerini devlete mal etme rahatliği içinde idiler. Şimdi işleri zora girdi. Tabiki hizla ergenekon isminden kurtulmaya çalişacaklar.
Zeyn Akövü - 26.06.2010 21:04
Halâ "ERGENEKON"diyenler var.
Ergenekon yapılaşması gibi hiç bir teşkilat yok.
Ama,herzaman PKK ya nasıl haçlı devletler yardım ediyorlarsa,onunla mücadele eden gönüllülerde vardır.
Buna neden ERGENEKON denilmiş onu anlamadım.
ERGENEKON TERÖR ÖRGÜTÜ ezber kabilyetli cahilerin bir uydurmasıdır.Çağlar boyunca cahiller hep bu ülkeye çok zarar vermişlerdir.Nasıl ki Taşnak Ermeninin Asala terör örgütünün kurduğu ve cahil vatandaşlarınızı kandırıp onlara mal ettiği PKK terör örgüte katılan cahil vatandaşlarımız gibi...
Haydar. - 26.06.2010 00:50
Pkk tek hedefi ergenekonu iktidar yapmak. Bunun dişindaki pkk talepleri formalite ve hedef saptırma manevralarından ibaret. Ergenekonun elinde kalan sun kale olan yargının da referandumla elden gitmesi pkk yı sıkı eylem yapmaya sevk etirdi patronu olan ergenekon ve ergenekonun da patronu olan yahudi şebekesi.
ALPAGO - 25.06.2010 13:49
PKK'NIN PATRONU ERGENEKONDUR.
DAĞDAKİ KARDEŞİM DİYE HİTAP EDEN ERGENEKON ÜYELERİDİR.
Zeyn Akövü - 24.06.2010 19:53
PKKK'nın patronu,Taşnak ermenilarin,1915 sözde soykırıma karşılık, İtikam için KURDUĞU ASALA terör örgütüdür.
Asala'nın da asıl patronu,Ermeni diyasporasıdır.
Silah,fınansda,Ermeni diyasporasıyla anlaşan,diyasporanın oyu karşılığı olarakl yardım eden batı Devletlerin,bilhassa iktidar olan siyasi partilerdir.Yani bir bakima bizi PKK ve asalanın patronu da,onlara silah finans yardımı yapıp bizi öldürtenler de,Haçlı Devletlerdir..
İyimser - 24.06.2010 10:00
Yeniçağ gazetesi yazarı ergenlik dönemi sancıları
yaşayan bir delikanlı gibi yorumlamış.Bir biri ile
alakası olamayacak konuları tek çatı altında toplamayı
başarabilmiş.Madem hepsini aynı çatı altında toplamayı
becerdin İsrail ile Türkiye ilişkileri neden sorunlu?İktidarda
Ak Parti var diye bu kadar da aşağılık duygusu içinde olmanızı
anlamak mümkün değil.Tezkere TBMM’den geçmediği
zaman ABD’nin takındığı tavır herkes tarafından biliniyor.
İran’la ilişkilerde de öyle...Son günlerde sizinde iştihayla
katıldığınız “Eksen kayması” tartışmaları bile Türkiye’yi
bahsettiğiniz çatıdan bağımsız kılar.At gözlüğünü çıkararak
olaylara bakarsanız daha objektif olursunuz.ABD’de ki Ak
Parti muhalifi Neo-con’lardan farklı bir düşünceniz yok.
Sizin yorumunuzu okuyunca altında Michael RUBİN ismini
aradım ama maalesef Savaş Süzal yazıyordu.Demek ki
bir farkınız yokmuş Savaş SÜZAL=Michael RUBİN’ miş

mehmet bey - 24.06.2010 06:55
EMPERYALİST DÜŞÜNCEYE SAHİP ÜLKELERİN İSTİSNASIZ TÜMÜ....
ALİ - 23.06.2010 23:06
Patron: Temeli ta muaviye ile medine surgun yahudiliri tarafindan atılıp şam da resmileşen ve yezdle devam eden ve bugün ergenekon olarak isimlendirilen EMEVİ-YAHUDİ zulum egemenliği ortaklığıdır. Pkk yi kurun da kullanan da bu şebekedir. Egemenliği elde edinceye kadar da kullanacaktır. Çünkü taptıkları tek ilahları dünya saltanatıdır. Uç halifeyi de ayni şebeke şehit etiler ki zulumlu saltanatı bir an önce elde etmek için.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1 2