Türk Ceza Kanunu (TCK) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu (TEM)’na göre serbest çalışanlar ve kamu görevlileri ödedikleri vergilerle teröre dolaylı destek olmuyorlar mı?
TBMM’de gurubu bulunan bir parti ve milletvekillerinin kürtcülük yaptığı, terör teşkilatının siyasi kanadını teşekkül ettirdiğine dair belgeler ve iddialar var.
Bu gurubun kapatılan eski partilerinin genel başkanı ve eski milletvekili yurt dışında kaçak hayatı yaşıyor. Polis tarafından aranıyor. Ama bu PKK’nın mühim isimlerinden olan şahısa halen T.C Emekli Sandığı, emekli maaşı ödüyor.
Şehit ve gazi yakınlarının, aileleri ödedikleri pek çok vergilerle bu vatan haini gösterilen eski ve yeni millletvekillerine Finansman destek sağlamış oluyorlar!
TEM Kanunun 8. maddesi bakın diyor:
-Her kim tümüyle veya kısmen terör suçlarının işlenmesinde kullanılacağını bilerek ve isteyerek fon sağlarsa, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Fon, kullanılmamış olsa dahi aynı şekilde cezalandırılır. ( www.adalet.gov.tr de bkz. UYAP Mevzuatı)
Yani vergilerimizle bu terör teşkilatıyla irtibatı olanlar milletvekilleri maaş alıyorlar. Bunların yakınlarının eczanelerden aldığı ilaçların parasını biz ödüyoruz.
Bunlarıda biliyoruz!
Hastanelerde ayakta, yada yatarak gördükleri tedavilerin parasıda güneydoğuda PKK ile savaşan general, subay, assubay, vali, polis, emniyet müdürlerinin ödedikleri vergilerden karşılanıyor!
Güya biz terörle savaşıyoruz!
Güneydoğu’da gecenin bir vakti silahlı evi basılan köylüler, tehdit edilip can ve mal korkusu yaşadıkları için PKK’lılara 5-10 ekmek, 2-3 kilo soğan,bir tas su verince, terör örgütüne yardım ve yataklık etmekten tutuklanıyorlar!
Fişlenip hayatları kararıyor! Kimse onlara mecbur kaldıkları, tehdit edildikleri için, erzak verdi demiyor.
Bizim aydınlar ve devlat idaresi bile bile, hala bu teröristlere destek veren milletvekili ve partilere, hazineden paralar ödüyor. Sosyal, ekonomik imkan sağlıyor. TBMM’de idare amiri yapıyor.
Altına kırmızı plakalı makam arabası veriliyor.
TBMM’de itibarlı ve sıra dışı hayat geçirmelerini sağlıyor. Ama bu yardım ve yataklık olmuyor!!
Burda suçlu yok! Burda kasıt yok!
Ne var! Demokrasi!! Halkın oyu ve tercihi..
PKK ile irtibatı olduğu söylenen milletvekilleri diyor ki:
- Bize PKK terör örgütüdür dedirtemezsiniz! Çocuklarımıza hain ve katil dememizi beklemeyin!
Aynı gün doğuda mayınlar, roketatarlar patlıyor. Karakollar kurşun yağmuruna tutuluyor..
Bir eylem kimi savcıya göre suç. Anında dava açılır. Müebbet istenir!
Diğer savcının hukuki yorumuna göre, suç değildir. Kasıt yoktur. Gerekçesiyle takipsizlik kararı verilir.
Peki bu kadar bakanların, generallerin, milletvekilleri, hakim, savcıların, sanatcıların, gazete patronları, diyanet işleri mensubu imam, müezzinler, hatta istihbarat servisi elemanları, ödedikleri vergilerle, dolaylı da olsa terör ve örgütlere yardım ve yataklık etmiş olmuyorlar mı?
Teröre Finansman destek vermiş sayılmıyorlar mı?
Savcılar bunu nasıl izah ederler? Doğudaki köylü teröriste 5 ekmek verince, yardım yataklık oluyor.
Ankara’dakilerin, bizlerin yaptığı ne oluyor? www.dursunboran.com