Anne Çocuk Eğitim Vakfı
Son Haberler
25.07.2014 Cuma 04:33
USD 2,0923 EUR 2,8204 EUR/USD 1,3480 BIST   83824,6/%0,00
ISTANBUL Cuma: 23°C/30°CCumartesi: 24°C/31°CPazar: 24°C/32°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

PROF. DR. AHMET RASİM KÜÇÜKUSTA - YAZI ARŞİVİ
AMBALAJLI YALANLAR
22.07.2014, 01:37
Gıda endüstrisinin son senelerdeki en büyük pazarlama numaralarından biri de sağlıksız gıdaları “organik”, “tam tahıl”, “antioksidan” ve benzeri ifadelerle etiketleyerek satması. Yeni bir araştırma, gıda ambalajları üzerinde bulunan sloganların tüketiciyi aldattığını ve paket üzerindeki sağlıkla alâkalı ifadelerin çoğu zaman iyi anlaşılmadığını gösteriyor.
İLAÇ ENDÜSTRİSİ DOKTORLARI TEHDİT EDİYOR
21.07.2014, 03:38
Daha fazla ilaç satmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan, milyarlarca dolar tazminata mahkûm edilmesine rağmen tüm pazarlama faaliyetlerini “tam gaz” yürüten endüstri, ürünlerini tenkit edenleri susturmak için de elinden geleni ardına koymuyor. Dev ilaç üreticisi MSD, kolesterol ilacı hakkında menfi görüş bildiren doktoru korkutmaya kalktı.
ASTIM SPREYLERİ ÇOCUKLARDA BOY KISALIĞI YAPIYOR
19.07.2014, 23:17
Kortizonlu astım spreyi kullanan çocukların boylarının bu ilacı kullanmayan akranlarına nazaran yarım santim daha kısa kaldığı, düşük dozların zararının daha az olduğu bildirildi. Sprey kortizonun her hastada sürekli kullanılması gerekmediği gibi, bazılarında sadece ataklarda kullanmak bile yeterlidir. Önemli olan doğru hastada doğru doz ve sürede ilaç kullanılmasıdır.
MODERN TIP KOLESTEROL TEORİSİNİN ENKAZI ALTINDA CAN ÇEKİŞİYOR
19.07.2014, 01:52
Kalp krizi ve felç riskini azaltmak için kolesterolü yüksek olan hastalarda kullanılan “niasin” isimli ilacın bu hastalıkların risklerini azaltmadığı gibi ölüme kadar giden tehlikeli yan etkileri olduğu bildirildi. Bu araştırma, kolesterol teorisi çöktüğünü gösteriyor ama “endüstri ve işbirlikçisi tıp” enkaz altında “debelenmeye” devam ediyor.
BULMACA ÇÖZMEK, BAHÇE İŞLERİ ALZHEİMER’ DE İLAÇLARDAN DAHA FAYDALI
18.07.2014, 01:36
Düzenli egzersiz, sağlıklı uyku, bulmaca çözme, bahçe işleri gibi aksi tesiri olmayan, bedava, genel vücut sağlığına da iyi gelen faaliyetlerin Alzheimer’ in önlenmesinde ilaçlardan daha etkili bulundu. Endüstriyle çıkar ilişkisi içindeki modern tıbba kulak asmadığınızı biliyorum ama “unutmadan” bir defa daha hatırlatmak istedim.
KOLESTEROL HAPLARI SPERMLERİN DE CANINA OKUYOR
17.07.2014, 03:06
İktidarsızlık yaptığı, testosteron seviyelerini düşürdüğü bilinen kolesterol haplarının testis, prostat ve epididim fonksiyonlarına zararlı etkileri olduğu, sperm parametrelerini ve seminal sıvı bileşimini anlamlı derecede etkilediği gösterildi. Bu araştırma, statin kullanan üreme çağındaki erkeklerin gelecekteki nesillerinin sağlığının ciddi bir tehlike altında olduğunu gösteriyor.
PARAYLA SAADET HAPLARLA SAĞLIK OLMAZ
16.07.2014, 09:29
Yeni araştırmalar Alzheimer hastalığını önlemenin ilaçlarla değil hayat tarzı düzenlemeleriyle mümkün olduğunu gösteriyor. Düzenli egzersiz, sağlıklı bezlenme, mental ve sosyal aktiviteler ile obezite, hipertansiyon, diyabet, depresyon gibi hastalıkların kontrolü ile Alzheimer’ i üçte bir oranında azaltmak mümkün. İlaçla sağlıklı olunamayacağını unutmayın!
KRİPTOYA DİKKAT!
16.07.2014, 03:04
Başlığa bakıp da dinlemeye takıldığımı veya siyasete heveslendiğimi sanmayın. Kripto, bir mikrop, daha doğrusu bir parazit. Aslında tam ismi “kriptosporidium” ama kısaca ‘kripto’ deniyor. Yaz günleri de kriptoların en çok hastalık yaptığı mevsim çünkü bu parazit insanlara kirlenmiş sulardan ve yiyeceklerden bulaşıyor.
BAĞIRSAK GAZI KOLESTEROL HAPINDAN DAHA FAYDALI
15.07.2014, 09:29
Bağırsaklarda oluşan kokulu gazlardan biri olan “hidrojen sülfitin” hücreleri koruduğu ve kanser, felç, kalp krizi, diyabet, artrit başta olma üzere birçok hastalığı önleyebileceği tespit edildi. Duyduğumuzda burnumuzu tıkadığımız bağırsak gazlarının kolesterol haplarının haşat ettiği hücreleri canlandırabileceği hiç aklınıza gelir miydi?
KOLESTEROL TEORİSİ TEPETAKLAK OLDU
15.07.2014, 00:11
Gazeteci Liza Gross “kolesterol gerçeğini” birçok doktordan daha iyi anlamış görünüyor. Darısı anlamayanların başına diyerek, tüm “statin meftunlarının” sabahları yumurta, tereyağı, tam yağlı peynir ve kaymaklarını yemeden önce okuyup ders almaları gereken “Kolesterol hakkında bildiğiniz her şey muhtemelen yanlıştır” başlıklı yazıyı sunuyorum.
ŞARAPÇI DOKTORLARIN TAVSİYESİ DE YALANMIŞ
13.07.2014, 19:29
Her gün içilen bir kadeh içkinin kalp krizine karşı koruyucu etkisi olduğu iddiasının doğru olmadığı ortaya çıktı. Alkolü azaltmak koroner kalp hastalığı riskini, vücut kitle endeksini ve tansiyonu da azaltıyor. Unutmayın, alkollü içkilerin kalbe iyi geldiğini gösteren çalışmalar açık veya gizli “içki üreticilerinin” desteğiyle yapılıyor.
KOLESTEROL HAPLARINA İTİMATSIZLIK ARTIYOR
13.07.2014, 09:12
Kolesterol haplarının faydadan çok zararı olduğunu anlayan doktorların sayısı her geçen gün artıyor. Kardiyoloji ve elektrofizyoloji uzmanı Dr. John Mandrola da bunlardan biri. “Kolesterol haplarına itimatsızlık artıyor” başlıklı yazısını başını kuma gömmüş tüm kardiyologların dikkatle ve ibretle okuması gerekiyor. Darısı diğer statin meftunlarının başına!
SAĞLIKLI OLMAK İÇİN GÜNDE 2 ÖĞÜN BESLENİN
12.07.2014, 03:18
Diyabetikler üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre, günde 2 öğün yemek 6 öğün yemeye göre daha fazla kilo kaybı ve göbek çevresinde daha fazla azalmaya sebep oluyor. Ben de günde 2 defa yemenin sağlıklı yaşamak ve hastalıklardan korunmak için daha doğru olduğunu savunuyor ve öyle de yapıyorum. Zaten akıl ve mantık da bunu gösteriyor.
ALZHEİMER’ DE İLAÇLARIN %99′U İŞE YARAMIYOR
11.07.2014, 10:34
Alzheimer ilaçları tedavi etmiyor, sadece belirtileri maskeliyor. Son 10 senede test edilen 244 ilaçtan sadece 1 tanesi başarılı bulundu. Oysa B6+B9+B12 vitaminleri, tarçın, çörek otu ve egzersiz tüm ilaçlardan daha etkili, zararsız ve üstelik de bedava! Hastalıklardan korunmak ilaçla değil doğru beslenmek ve hareketle mümkün; gerisi kaderdir.
KIZINI “DÖVME”YEN DİZİNİ DÖVER
09.07.2014, 13:15
Geçici dövmeler, deride keratine bağlanarak günlerce veya haftalarca kalıcı olabilen bitkisel temelli süslemelerdir. Birçokları, “iğne kullanılmadığı için” geçici dövmelerin emniyetli olduğunu sanır ama bunlara bağlı olarak da ağır ve uzun süreli çeşitli reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Ama işin esası hiç de öyle değildir!
DÖVME YAPANLARI DÖVECEK DEĞİLİZ AMA…
08.07.2014, 00:59
Genç futbolcuya “İleride, Allah muhafaza, cilt kanserine varıncaya kadar yapabilir” diyen sayın Başbakanımız çok önemli bir sağlık problemine de dikkat çekmiş oluyor. FDA da aynı şeyi söylüyor: Siyah dövme mürekkebi içinde “cilt kanserini” tetikleyebilecek kurşun, nikel, titanyum gibi maddelerin yer aldığını bildiriyor.
GDO GENLERİ PARÇALANMADAN KANA GEÇEBİLİYOR
06.07.2014, 20:34
GDO’ lara ait DNA’ nın sindirim sisteminde parçalanarak zararsız hâle geldiği iddiasının doğru olmadığı ispatlandı. GDO’ lu gıdalara ait DNA parçalarının genleri kan dolaşımına geçebiliyor ve bitkiye ait DNA’ nın yoğunluğu insan DNA’ sından fazla bile olabiliyor. GDO’ daki tehlike çok büyük: GDO’ ya “sıfır toleranstan” şaşmamalıyız!
ÇOCUKLARDA KURŞUN TEHLİKESİ
06.07.2014, 10:49
Anaokulu çağındaki çocuklarda kan kurşun değerlerinin 10 mikrogramdan az olması durumunda bile duygu ve davranış bozuklukları riskinin arttığı bildirildi. Kurşun, gelişen vücutları daha fazla emdiği ve beyin ve sinir sistemleri hasar verici etkilerine daha hassas olduğu için, 6 yaşından küçük olan çocuklar için daha tehlikelidir.
ASTIM ARTMIYOR AZALIYOR
05.07.2014, 02:27
USA’ da 2009’ da %8.5 oranında olan astım sıklığının 2013’ de %7.4’ e indiği belirlendi. Bizde ise bu oranların son on senede (1995-2005) %9.8’ den %17.8’ e çıktığı bildiriliyor. Bu, gerçek astımın değil, astım teşhisinin arttığının göstergesidir ve ilaç endüstrisinin başarısıdır. Her öksürene astım teşhisi konursa olacağı budur.
SERDAR ORTAÇ’ IN HASTALIĞININ SEBEBİ KOLESTEROL HAPI OLABİLİR
04.07.2014, 00:50
Serdar Ortaç’ın ‘MS’ olarak da bilinen ‘multipl skleroz’ hastalığına yakalandığı ve tedavi gördüğü bildiriliyor. O da pek çokları gibi gereksiz yere ‘kolesterol hapı’ yani statin alıyorsa bu ilacın derhal kesilmesi gerekir. Kolesterol hapları, MS hastalığını tetikleyebilir veya iyileşmesini olumsuz etkileyebilir.
KAFALAR KARIŞTI: TEREYAĞI MI MARGARİN Mİ?
02.07.2014, 11:49
Time dergisinin kapak yaptığı “Tereyağı yiyin” haberi bilim dünyasını karıştırdı; her kafadan farklı bir ses çıkıyor. İstediğiniz Kadar yiyin diyen de var, zinhar ağzınıza sürmeyin diyen de. Bu kafa karışıklığını ancak, margarin üreticileri ile sponsorluk anlaşması yapacak kadar yakınlığı olan Türk Kardiyoloji Derneği çözebilir.
ASTIM TEŞHİSİ YANLIŞ KONUYOR, ASTIM İLAÇLARI GEREKSİZ VERİLİYOR
01.07.2014, 03:54
İnsanların dertlerine çare olması, onları tedavi etmesi gereken tıp giderek insanları hasta etmeye başladı. Her gün birçok kişiye gereksiz tetkikler yapılıp gereksiz teşhisler konuyor, hiç gerekmeyen tedaviler yapılıyor, ilaçlar yazılıyor. Üniversiteler de tıp dernekleri de bırakın bunu önlemeye çalışmayı tam aksine oyuna alet oluyor.
VİTAMİN, MİNERAL TAKVİYELİ KAHVALTI GEVREKLERİ ÇOCUKLARA ZARAR VERİYOR
28.06.2014, 23:18
8 yaşından küçük çocukların vitamin ve mineral ilaveli kahvaltı gevrekleri ile sağlıklarına zarar verecek miktarda A vitamini, çinko ve niasin (B3 vitamini) aldıkları belirlendi. Vitamin ve minerallerle takviye edilmiş kahvaltı gevrekleri ve abur-cuburların sadece cüzdanımıza değil sağlığımıza da ciddi zararlar verebileceğini unutmayın.
SOĞUK ODADA YATANLAR KİLO VERİYOR
27.06.2014, 09:02
Geceyi serin bir odada geçirmenin obezite ve diyabete karşı koruyucu etkisi olan “kahverengi yağ dokusunu” ve “ensülin duyarlılığını” artırdığı belirlendi. Araştırma modern toplumlarda giderek artan obezite ve diyabette beslenme yanlışları ve hareketsizlik yanında daha sıcak ortamlarda zaman geçirmenin de tesiri olabileceğini düşündürüyor.
KLİMA HASTALIKLARI
23.06.2014, 14:10
Hayatımıza ilk defa yüzyıl önce giren klimalar, evlerde, iş yerlerinde, arabalarda yaz aylarının vazgeçemediğimiz serinleticileri oldu. İçecek ayranımız olmasa oluyor ama klimasız yaşayamıyoruz. Doğru kullanılmadığında bu aletlerin klima çarpması, klima ateşi ve alerjk zatürre gibi pek çok hastalığa yol açabileceği de unutulmamalı.
HAYAT KURTARAN “SEYFİ VİDEO”
21.06.2014, 00:02
Vatandaşın kendini eğlendirmek için çektiği, bir takım psikiyatristlerin ise ruh hastalığı alâmeti olarak gördükleri “seyfi” bu sefer hayat kurtardı. USA’ da bir kadın “seyfi vidosuyla” strese bağlanan şikâyetlerinin beynin kanlanma bozukluğuna bağlı olduğunu doktorlara ispat ederek kendi teşhisini kendi koymuş oldu.
KLİMA ZATÜRREESİ
20.06.2014, 01:37
Ege Üniversitesi’ nden değerli meslekdaşımız Prof. Dr. Yusuf Erşahin’ i halk arasında “klima zatürreesi” adı verilen bir hastalık yüzünden kaybettik. Tıp literatüründe Lejyoner Hastalığı adıyla bilinen Legionella bakterilerinin yol açtığı bu hastalığın, organ nakli yapılmış, kortizon kullanan ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde özellikle de erken tanınmadığında ölümle sonuçlanma ihtimali çok yüksektir
DÜNYANIN EN KÖTÜ SAĞLIK SİSTEMİ
18.06.2014, 00:07
Kişi başına senede 8 bin $ harcanan USA’ nın 11 gelişmiş ülke içinde en kötü sağlık hizmetlerine sahip olduğu belirlendi. Rüyalarında Cleveland’ ı görenlere; ‘sivilce’ için, ‘kıl dönmesi’ için, ‘stent taktırmak’ için USA’ ya gidenlere; kısacası ‘dünyanın ağır abisini’ bir şey sananlara önemle duyururum.
İŞLENMİŞ ET KALP YETERSİZLİĞİ YAPIYOR
16.06.2014, 23:53
Düzenli olarak salam, sosis, jambon gibi işlenmiş et yiyenlerde kalp yetersizliği ve buna bağlı ölüm riskinin daha yüksek olduğu, tüketilen miktar arttıkça riskin de arttı bildirildi. İşlenmiş etin zararı, tütsülenerek, kurutularak, tuzlanarak ve nitrat, fosfat gibi katkı maddeleri eklenmesi suretiyle hazırlanmasından kaynaklanıyor.
ORUÇ DİYABETİ DE ÖNLÜYOR
15.06.2014, 11:33
Oruç tutanlarda açlığın yeni başlayan diyabeti hafifletebileceği, hatta tamamen ortadan kaldırabileceği bildirildi. Açlıkta, enerji sağlamak için şeker yerine kolesterolün kullanıldığı, bunun da muhtemelen yağ hücrelerinden geldiği ve açlığın diyabete karşı etkili bir çare olabileceği düşünülüyor. Sosyete diyetisyenleri gene çuvalladı!
EGZERSİZ MİKROBİYOTAYI DA ETKİLİYOR
14.06.2014, 15:22
Yeni bir araştırmada egzersiz ve diyetin mikrobiyota, bağışıklık ve metabolizma ilişkilerinde önemli rolü olduğu, spesifik proteinlerin tüketilmesinin ve egzersizin bağırsak mikrobiyotasının çeşitliliğini artırdığı ortaya çıktı. Allah’ın ayak ve bacaklarımızı bize “uzatmak için değil yürümek” için bahşettiğini unutmayalım. Oturmak yok öyle; marş marş!
SAĞLIKLI TRANS YAĞLAR DİYABETİ ÖNLÜYOR
12.06.2014, 19:43
Süt, peynir, yoğurt ve tereyağı gibi ürünlerde bulunan ve vücut tarafından üretilemediği için dışarıdan alınması gereken “trans-palmitoleik asidin” tip 2 diyabet riskini azalttığı gösterildi. Bu trans yağ, hidrojenize bitkisel yağlarda bulunan “sentetik trans yağlar” gibi kalp hastalıklarına yol açmıyor, tam aksine kalp sağlığını destekliyor.
KOLESTEROL HAPI İÇENLER “OTURDUĞU YERDEN KALKAMIYOR”
10.06.2014, 22:12
Kolesterol haplarının sık görülen yan etkileri olan kas ağrısı, yorgunluk ve güçsüzlüğün özellikle yaşlılarda fiziki aktiviteyi azaltabileceğini gösteren araştırmalara bir yenisi eklendi. Kolesterol hapı kullanan yaşlı erkekler bu ilacı almayanlara göre daha az hareket ediyor.
HİJYEN DELİSİ ANNELERE DERS OLACAK ARAŞTIRMA
09.06.2014, 20:24
Evlerinde fazla miktarda alerjene ve bakterilere maruz kalan bebeklerde astım ve alerjilerin daha az görüldüğü belirlendi. Evlerini dezenfektanlarla temizleyen, antibakteriyel sabun ve jelsiz yapamayan, zırt pırt antibiyotik kullanan, bebeğini anne sütü yerine hazır steril mamalarla besleyen, “hijyen delisi” annelere önemle duyurulur.
EN İYİ OKUL “HAYAT OKULUDUR”
08.06.2014, 20:14
Eğitimi tamamen teknolojiye dayandıran modeller yanında, Waldorf okulları gibi bunu reddeden anlayışlar da var. 2-3 yaşındaki çocukların cep telefonu, bilgisayar kullandıklarına, internetten oyun indirdiklerine şahit oluyorum. Öğrenmenin teknolojiden uzak, hayatın tabii akışı içinde olmasını doğru buluyorum. En iyi okul “hayat okuludur”.
AÇ KALMAK BAĞIŞIKLIĞI KUVVETLENDİRİYOR
08.06.2014, 01:17
2-4 gün gibi tekrarlayan açlık dönemlerinin tüm bağışıklık sistemini yeniden canlandırabileceği belirlendi. Başta diyabet, kalp krizi olmak üzere pek çok hastalığı önleyebileceği gösterilen “açlığın” yaşlanma ve kemoterapinden kaynaklanan bağışıklık sistemi zayıflığına da deva olabileceği anlaşılıyor.
YÜZ YIL YAŞAYANLAR NEDEN ÖLÜYOR?
06.06.2014, 00:50
Kanser, kalp krizi, felç gibi birçok hastalık yaşlılıkla alâkalı olmakla beraber, yeni bir araştırmada 100 seneden fazla yaşayanların başka sebeplerden öldüğü ortaya çıktı. “Asırlıkların” ölümlerinin % 17.7’ si pnömoni, % 75.6’ sı ‘ileri yaş’, %4.5’ i kanser, %8.6’ sı kalp-damar hastalıklarından kaynaklanıyor.
YENİ ASTIM İLACI UMUDU
05.06.2014, 01:47
Bugüne kadar kullanılanlardan çok farklı bir etki mekanizmasına sahip olan bir ilaçla yapılan ilk çalışma umut verici sonuçlar ortaya koydu. Bir anti-TSLP monoklonal immunglobülin G2λ olan AMG 157, TSLP isimli sitokine bağlanarak etki gösteriyor. Bu araştırmaya dayanarak hemen yeni bir astım ilacından söz etmek mümkün değil; daha ileri çalışmalar yapılması gerekiyor.
GAZOZCULAR BİLİMSEL ARAŞTIRMA İLE KANDIRIYOR
02.06.2014, 23:32
Tıp araştırmalarının çoğu, ilaç endüstrisi tarafından veya onun desteği sayesinde yapılıyor. İlaç şirketleri tek amaçları daha fazla kazanmak olan ticari yapılardır, hayır kurumları değildir. Gıda ve ilaç endüstrisinin destek olacağı araştırmadan biber gazının nefes darlığını azalttığı sonucu çıkmazsa her gün aile boyu kola içmeye söz veriyorum.
DİYET MEŞRUBATLAR ZAYIFLATIYOR, SU İÇEN OBEZ OLUYOR
01.06.2014, 19:28
“Diyet meşrubat içenlerin su içenlere oranla %30 daha fazla kilo verdikleri” belirlendi. Araştırmacılar bu neticeyi “gazlı içeceklerin kilo verme programlarının önemli bir unsuru olabileceği” şeklinde yorumluyor. Diyet kolamı araştırmanın şerefine içiyorum. Yeni mülâanem şudur: “Su içen obez olsun!”
KOLESTEROL HAPINI BIRAKANLAR DAHA UZUN VE DAHA KALİTELİ YAŞIYOR
31.05.2014, 22:25
Kısa adı ASCO olan Amerikan Klinik Onkoloji Derneği’ nin (American Society for Clinical Oncology) 50. senelik kongresinde sunulan bir araştırmaya göre kolesterol haplarını bırakan hastalar daha uzun ve daha kaliteli yaşıyorlar. Araştırmacılar, bu sonuçlara göre birincil veya ikincil koruma amacıyla statin kullananların…
BOEHRINGER, PRADAXA İÇİN 650 MİLYON $ ÖDEMEYİ KABUL ETTİ
30.05.2014, 23:53
Boehringer Ingelheim, USA’ da Pradaxa isimli ilacının 500’ den fazla insanın ölümüne yol açtığı iddiasıyla açılan davalar için 650 milyon $ ödemeyi kabul etti. Firma “İlacımıza güveniyoruz” diyor ama suçlu oldukları, doktor ve hastaları yanılttıkları, satışları artırmak için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıkları gün gibi ortada.
ZENGİN VE FAKİRİN KANSERLERİ BİLE FARKLI
29.05.2014, 23:05
Zengin de kanser oluyor fakir de ama her iki grupta kanser türleri farklı. “Fakirler kanserden ölüyor zenginler kanserleriyle -yani başka bir sebepten- ölüyor”. Fakirlerde gırtlak, rahim ağzı, penis ve karaciğer kanserleri, zenginlerde ise meme, prostat, tiroit, testis, melanom ve diğer deri kanserleri daha fazla.
EKONOMİK KRİZ OBEZİTEYE YOL AÇIYOR
29.05.2014, 05:20
OECD’ nin “obezite” raporunda, ekonomik krizin insanları sebze ve meyve gibi sağlıklı yiyeceklerden yüksek kalorili ucuz gıdalara yönelttiği, bunun da obezite salgının artmasında önemli rol oynadığı bildirildi. İdarecilerimizin obezitenin boyutları daha da artmadan gerekli tedbirleri almakta geç kalmamaları lâzım.
KOLTUKALTI DEODORANTLARINA DİKKAT!
27.05.2014, 23:17
Stiftung Warentest tarafından yapılan araştırmada, kadınlar tarafından kullanılan koltukaltı deodorantlarının çoğunda “alüminyum” bulunduğu tespit edildi. Alüminyumu meme kanseri ve Alzheimer ile ilişkilendiren bulgular var. Ter kokusunu önlemek için alüminyumsuz deodorantları tercih etmekte fayda var.
MAMOGRAFİ TARAMALARI TARTIŞMAYA AÇILMALI
27.05.2014, 00:50
Araştırmalar “mamografi taramalarının” faydasının çok sınırlı olduğunu, zarar görenlerin sayısının çok daha fazla olabileceğini gösteriyor. Mamografi “dayatılmamalı”, sağlayacağı yararlar ve sebep olacağı riskler herkese anlayabileceği bir dille anlatılmalı ve kadınlar ancak “onayları alındıktan sonra tarama programına alınmalıdır”.
OBEZİTENİN SEBEBİ MEĞERSE…
26.05.2014, 09:10
Yeni bir makalede, en zengininden en fakirine tüm ülkelerin en önemli sağlık meselelerinden olan obezitenin artışının çok ilginç bir sebebi olduğu iddia edildi. Buna göre, obezitenin ne araç kullanmak, ne oturarak çalışmak, ne abur-cubur gıdalar, ne porsiyonların büyümesi ile ilgisi var. Obezitenin en önemli sebebi…
FİZİK TEDAVİNİN BİR FAYDASI YOK
25.05.2014, 23:09
Kalça osteoartriti tedavisinde fizik tedavinin ağrı ve kalça fonksiyonu üzerine sahte tedaviden bir üstünlüğü bulunmadığı, 13 ve 36 hafta sonra hastaların ağrı ve kalça fonksiyonlarının her iki grupta da düzeldiği ama aralarında bir fark olmadığı belirlendi. Fizik tedavi yaptıranlara duyurulur.
ANTİBİYOTİK İSRAFININ SORUMLUSU, HASTALAR MI ECZACILAR MI DOKTORLAR MI?
24.05.2014, 19:34
Antibiyotiklerin gelişigüzel kullanımında hep sıradan vatandaşlar veya eczacılar suçlanır. “Komşu tavsiyesi ile antibiyotik alınıyor” denir; “parasını bastıran istediği antibiyotiği alıyor” denir. Doğrudur, gereksiz antibiyotik kullanımında vatandaşın da eczacının da katkısı vardır ama bu işin baş sorumlusu “doktorlardır”. Sebebi de gayet açık; vatandaş da eczacı da antibiyotik içmeyi doktorlardan öğrendi. Baktılar ki her ateşi olana, öksürene, boğazı ağrıyana antibiyotik yazılıyor, onlar da ne doktoru meşgul edelim ne biz zaman kaybedelim ne masrafa girelim diyerek antibiyotiklerini kendileri almaya başladılar.
KAHVE KÖRLÜĞÜ DE ÖNLEYEBİLİR
23.05.2014, 09:20
Kahvenin gözün retina tabakasını koruduğu ve körlüğü önlediği de belirlendi ama hemen körlüğün çaresi kahvedir demek mümkün değil. Önce kahvedeki klorojenik asidin kan-beyin seddini geçip geçemediği ve geçiyorsa retina tabakasında koruyucu etkinin görülebilmesi için ne kadar kahve içilmesi gerektiğinin belirlenmesi lâzım.
KOLESTEROL HAPLARININ İŞE YARAMADIĞI ORTAYA ÇIKTI
21.05.2014, 16:05
Mutlak etkisi her 100 hastada sadece birkaç olan ama yüzde 18’ inde ciddi yan etkilere yol açan kolesterol haplarının KOAH’ lılarda ve yoğun bakım hastalarında da işe yaramadığı ortaya çıktı. Statinlerin laboratuar parametrelerine göre anti-enflamatuar etkilerinin olması değil, bunların klinik olarak işe yaradıklarının gösterilmesi gerekir.
VATANDAŞ SEYFEDİYOR KEYFEDİYOR
20.05.2014, 00:23
TDK, “selfie” ye Türkçe karşılık arıyormuş, hiç zahmet etmesin. Seyfi dilimize 40 senelik bir kelime gibi yerleşti; kimse artık onu söküp atamaz. Vatandaş seyfiden mülhem pek çok yeni kelime de türetti. Görkemli seyfilere seyfullah, sorun yaratanlara seyfettin diyor. Seyfi sanatının adı da hazır: seyfizm.
GÜNDE İKİ ÖĞÜN BESLENMEK DAHA SAĞLIKLI
18.05.2014, 01:11
Diyabetikler üzerinde yapılan bir çalışma, günde 2 öğün yemenin 6 öğün yemeye göre daha fazla kilo kaybı ve göbek çevresinde daha fazla azalmaya sebep oluyor. Ben de günde 2 defa yemenin sağlıklı yaşamak ve hastalıklardan korunmak için daha doğru olduğunu savunuyor ve öyle de yapıyorum. Akıl ve mantık bunu gösteriyor.
KAHVALTI GEVREKLERİ ŞEKER DEPOSU GİBİ
17.05.2014, 01:51
Her gün bir kâse kahvaltı gevreği yiyen Amerika’ lı çocukların senede 4.5 kilodan fazla şeker tükettikleri ve bunun da başta obezite ve diyabet olmak üzere pek çok hastalığa sebep olduğu bildirildi. Çocuklarını ünlü markaların şık kutulardaki abur-cuburuyla besleyerek iyi bir iş yaptığını sanan anne ve babaları uyarıyorum.
MEME KANSERİNE YOL AÇAN 17 KİMYASAL
16.05.2014, 00:14
Günlük hayatta karşılaştığımız pek çok kimyasalın farelerde meme kanserine yol açtığını ve aynı riskin kadınlar için de söz konusu olabileceğini bildiren araştırmayı duyduğunuzu sanmıyorum. Meme kanserinin erken teşhisi ile ilgili yeni bir âlet söz konusu olsaydı, “ilgililer” yeri göğü inletirlerdi.
KARBONMONOKSİT ZEHİRLENMESİ: PİSİPİSİNE ÖLÜM
15.05.2014, 10:09
Soma’ da kömür madeninde meydana gelen kazada hayatlarını “karbonmonoksit zehirlenmesinden” pisipisine kaybeden canlarımıza Allah’ tan rahmet, ailelerine ve tüm ülkemize sabırlar diliyorum. Olayın sebebi kesin olarak belli değil ama “bilgisizlik, eğitimsizlik, para hırsı, adamsendecilik, dikkatsizlik, telaş” yüzünden yüzlerce canımızın gittiğine inanıyorum.
DİŞ MACUNU, GÜNEŞ KREMİ, SABUN KISIRLIĞA YOL AÇIYOR
13.05.2014, 08:22
Yeni bir araştırmada diş macunu, güneş kremi, sabun gibi yaygın olarak kullanılan yüzlerce üründe bulunan “hormon bozucu kimyasalların” sperm hareketlerini bozduğu, spermin yumurtayı delmesini zorlaştırdığı belirlendi. Uzmanlar bu tür ürünlerin erkeklerde açıklanamayan kısırlıkların sebebi olabileceğini söylüyor ve tedbir alınması için uyarıyor.
SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN İLACA GEREK YOK
12.05.2014, 22:26
22 ülkede 28 bin kişi üzerinde yapılan INTERSTROKE araştırması felçlerden korunmak için ilaca gerek olmadığını, sağlıklı yaşama kurallarına uymanın yeterli olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, “kötü kolesterol yüksekliği ile felç arasında bir ilişkinin olmadığını” da gösteriyor. Kolesterol haplarının adı bile anılmıyor.
ANTİOKSİDAN TEORİSİ ÇÖKTÜ
11.05.2014, 23:48
Yaşlanma ve kanserden kalp krizine kadar birçok hastalığın sebebinin “oksijen radikalleri” olduğu biliniyor ve bunlara karşı “antioksidan” tavsiye ediliyordu. Yaşlanmanın serbest radikalleri arttığı fakat bunun yaşlanmanın sebebi değil yaşlanmayla mücadele etmek için gerçekleşen bir olay olduğu ortaya çıktı. Buna göre antioksidan almak faydasız hatta zararlı!
EK GIDALARA ERKEN BAŞLAMAK ASTIM VE ALERJİLERİ ÖNLÜYOR
11.05.2014, 01:47
Yeni araştırma sanılanın tam aksine, ek gıdaların erken başlanmasının ve çeşitliliğinin alerjik hastalıkların ortaya çıkmasını önlediğini ortaya koyuyor. Hem alerjilerin hem diğer hastalıkların ortaya çıkmasındaki asıl önemli mesele ek gıdaların erken başlanması ve çeşitliliğinden ziyade bunların kalitesi. Gıdanız kaliteli ise güvenilirse, korkmayın!
VİAGRA VE CİALİS KAS HASTALARI İÇİN DE UMUT OLDU
10.05.2014, 00:50
Erkeklerin çok önemli bir derdini ortadan kaldıran “mutluluk hapları”, tedavi edilemeyen kalıtsal kas hastalığı olanlar için de umut oldu. Az sayıda hasta üzerinde yapılan çalışmada Cialis veya Viagra gibi ilaçların, Duchenne kas distrofisi adıyla bilinen hastalıkta zayıflamış kaslara kan akımını arttırdığı gösterildi.
ENERJİ İÇECEKLERİ DAVRANIŞ BOZUKLUĞUNA YOL AÇIYOR
09.05.2014, 00:42
Düzenli olarak tüketilen enerji ve spor içeceklerinin gençleri başka sağlıksız davranışlara da sürüklediği belirlendi. Journal of Nutrition, Education and Behavior’ daki araştırma bu tür içeceklerin sağlıksız davranışların sebebi olabileceğini gösteren ilk araştırma olduğu için çok önemli. Gençlerimizi korumakta geç kalmayalım.
HER GÜN BİR ASPİRİN KALP KRİZLERİNİ ÖNLER Mİ?
08.05.2014, 00:31
Aspirin kalp krizi ve felçleri bazı kişilerde önleyebilir ama herkeste değil, üstelik pek çok da yan tesiri olabilir. Önemli araştırmalar dikkatle incelendiğinde aspirinin kalp krizi, felç geçirmemiş olan ve kardiyo-vasküler problemleri bulunmayan insanlarda kullanılmasını (“birincil koruma”) destekleyen verilerin olmadığı görülüyor.
KOLESTEROL HAPINI BIRAKTIM, KALBİM GERÇEK SAĞLIĞINA KAVUŞTU
07.05.2014, 10:15
Kolesterol hapını bıraktıktan sonra yaptığım tek değişiklik nişastalı yiyecekler dâhil olmak üzere şekeri kesmek ve daha fazla hayvani yağ yemek oldu. Tansiyonum düştü. Seneler sonra ilk kez zayıfladım, göbek çevrem küçüldü. Trigliseritlerim, on sekiz senenin en düşük seviyesine indi. Kan şekerim normalleşti.
AKCİĞER HİPERTANSİYONU KADINLARDA DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR
07.05.2014, 00:48
Kısaca PAH adıyla bilinen “pulmoner arteryel hipertansiyon” daha çok 20-40 yaş arasındaki kadınlarda görülüyor; astım, KOAH ve kalp hastalıklarıyla karıştırılıyor. PAH’ ın başlıca belirtileri egzersizle ortaya çıkan nefes darlığı, yorgunluk ve göğüs ağrısıdır. Bazı hastalarda baş dönmesi, çarpıntı ve bayılma da görülebilir.
KOLESTEROL İLAÇLARININ YENİ BİR MARİFETİ DAHA
06.05.2014, 00:34
Yeni bir araştırmaya göre, 40 yaş ve üzerinde olanlarda kolesterol hapı olarak bilinen statin sınıfı ilaçların kullanımı ile periferik nöropati (sinir hasarı) arasında belirgin bir ilişki var; risk statin alanlarda almayanlara nazaran %75 daha fazla. Aman dikkat, kolesterol hapı yutarken hapı yutmayın!
YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR
05.05.2014, 17:49
Sağlıklı yaşamak ve hastalıklardan uzak kalmak “tıbbi tedbirlerle” değil “doğru hayat tarzı ve davranışlarla” mümkün olabilir. Senelerdir insanlarımıza bu basit gerçeği anlatmaya çalışıyorum. İlaç endüstrisinin “pazarlama kurumu modern tıp” ise koruyucu hekimliği defterinden silmiş, basit tedbirlerle geçecek sıradan şikâyetleri bile hastalıklara çevirmeye uğraşıyor.
DOKTORLAR DA İLAÇ BAĞIMLISI OLDU
05.05.2014, 07:35
Sadece hastalar değil doktorlar da “hasta”. Madde bağımlılığı, depresyon ve hatta intihar düşüncesi doktorlar arasında hızla yayılıyor. Binlerce doktor, hemşire ve diğer sağlık çalışanı madde bağımlılığı problemleriyle boğuşuyor; her 10 doktordan biri ilaç veya alkol bağımlısı.
SAĞLIKLI OLMAK HASTALIKLARDAN KORUNMAK İÇİN TIBBA GEREK YOK
04.05.2014, 09:03
USA’ da her sene 900 bin insanın hayatını kaybetmesine yol açan 5 hastalığa bağlı ölümlerin %40’ ının hayat tarzı değişiklikleriyle önlenebileceği açıklandı. Uzun ve hastalıklardan uzak yaşamak için “tıbba çok fazla ihtiyaç yok”. Hatta mümkün olduğunca doktorlardan, hastanelerden, ilaçlardan, ameliyatlardan uzak durmak, kaçmak en doğrusu!
YÜKSEK DOZ ANTİDEPRESANLAR GENÇLERDE İNTİHAR RİSKİNİ ARTIRIYOR
03.05.2014, 00:55
Antidepresanları yüksek dozda alan gençlerde intihar riskinin standart dozda ilaç alanlara göre iki misli arttığı bildirildi. Antidepresanlar bizde de gençlerde yaygın olarak ve bilinçsizce kullanılıyor. En önemli sorun da tüm hekimlerin bu ilaçları yazabilmesi ve psikiyatristlerin buna karşı tek laf etmemeleri.
LİFLİ GIDA YİYENLER UZUN YAŞIYOR
01.05.2014, 23:58
Kalp krizi geçirdikten sonra lifli gıdalarla beslenenlerde tüm sebeplere bağlı ölüm oranlarının yüzde 25 daha azaldığı, tahıl liflerini koruyuculuğun daha fazla olduğu belirlendi. Durum çok açık ve net: İster güvenli gıdalarla sağlıklı beslenin hem de karnınız doysun, ister hapı yutun. Karar sizin!
SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ SUÇ ALETİ OLABİLİR Mİ?
01.05.2014, 00:05
Aşırı teşhisten en çok nasibini alan hastalıklardan biri de astım. “Astımları olmadığı hâlde astım teşhisi konan” insanların sayısı her gün katlanarak artıyor. Neredeyse her öksürene, nefes alamıyorum diyene astım teşhisi konup eline bir torba ilaç tutuşturuluyor. Başta gelen "suç aleti" de solunum fonksiyon testleri.
PAPATYA ÇAYINDA KANSEROJEN MADDELER ÇIKTI
30.04.2014, 09:07
Almanya’ da yapılan araştırmada 15 papatya çayının 10’ unda “prolizidin alkoloitleri” adı verilen kanserojenlerin bulunduğu belirlendi. Risk Değerlendirme Enstitüsü bunların vücut için zararlı olduğunu, uzun süreli ve yüksek dozların karaciğer kanserine yol açabileceğini bildiriyor. Papatya çayını içmeli mi içmemeli mi, ne dersiniz?
MERS HACILAR İÇİN RİSK YARATIYOR MU?
29.04.2014, 21:19
Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte aralarında bir Türk hacının da olduğu 36 kişide MERS teşhis edildiğini ve bunların 4’ ünün öldüğünü açıkladı. Son aylarda MERS teşhisi konanların sayısındaki artış ve hastalığın uzak ülkelerde de görülmesi hac mevsimine birkaç ay kala endişeleri artırıyor.
ASTIM ARTMIYOR ASTIM TEŞHİSİ ARTIYOR
28.04.2014, 22:28
İlaç endüstrisi daha fazla ilaç satmak için hastalıkların artmasını, artmıyor olsa bile “sahte bir yüksekliği” ister. Hasta sayısı artarken ilaç tüketiminin artmaması “astım teşhisinin ıskalandığı”, “gerekli ilaçların yazılmadığı” şeklinde yorumlanarak doktorlara daha çok ilaç yazdırmak için baskı aracı olarak kullanılır.
KOLESTEROL İLAÇLARI AŞIRI YEMEYE YOL AÇIYOR
27.04.2014, 15:30
JAMA’ da yayınlanan araştırma, statin kullananların sağlıklı beslenmeden uzaklaştıklarını, yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklere yöneldiklerini gösteriyor. Bu da statinlerin obezite, hipertansiyon ve diyabet gibi kalp için zararlı olan hastalıklara davetiye çıkardığı manasına geliyor. Hapı yutarken hapı yutmamak için iyi düşünmek şart.
SARKOİDOZ: SİGARA İÇMEYENLERİN HASTALIĞI
26.04.2014, 18:18
Sarkoidoz, tıbbın en renkli hastalıklarından biridir. Başta akciğerler olmak üzere birçok organda belirtilere yol açabilir. Kadınlarda erkeklere göre daha sıktır ve en çok 20-40 yaş arasında rastlanır. Hastaların çoğu sigara içmeyen kişilerdir. Sarkoidoz çoğu zaman tesadüfen çekilen bir akciğer filmi sayesinde tanınır.
DOKTORLAR VE İLAÇ ENDÜSTRİSİ ÇIKAR İLİŞKİSİ SIFIRLANMALIDIR
25.04.2014, 09:12
İlaç devi GSK’ nın Seretide isimli ilacın satışını artırmak için doktorlara rüşvet verdiği ileri sürülüyor ama tek suçlu ne Seretide ne de GSK. İlaç endüstrisi daha fazla kazanmak için hiçbir “fedakârlıktan” kaçınmaz. Gereksiz ilaç yazılmasının önlenebilmesinin tek çaresi de “doktorlar ve endüstri arasındaki çıkar ilişkilerinin sıfırlanmasıdır.”
SERETİDE SATIŞINI ARTIRMAK İÇİN DOKTORLARA RÜŞVET İDDİASI
23.04.2014, 00:07
Dünyanın önde gelen ilaç üreticilerinden GlaxoSmithKline (GSK), Polonya’ da doktorlara rüşvet vermekle suçlanıyor. Bir propagandist “Doktorlara para veriyoruz onlar da ilaçlarımızı reçetelerine yazıyorlar. Böyle bir ödeme yapmadığımızda ilaçlarımız reçetelerde görmek mümkün olmuyor” diyor.
İLAÇ ENDÜSTRİSİ İLAÇ İSRAFINA NEDEN KARŞI?
20.04.2014, 23:40
İlaç endüstrinin raflarda süresi dolan veya kutusu bile açılmayarak israf edilen ilaçlara savaş açması çok şaşırtıcı ama çok doğru bir uygulama. Çöpe giden ilaçlar yüzünden ilaç yan etkilerinin ortadan kalkması ve bunları gidermek için başka ilaçların kullanımının mümkün olmaması endüstri için gerçekten büyük bir kayıp!
DİŞ MACUNLARI FAYDALI MI ZARARLI MI?
19.04.2014, 00:37
Çoğu insan ağız ve diş sağlığını korumak için dişleri florürlü macunlarla fırçalamanın doğru ve yeterli olduğunu sanır, çocuklara da böyle öğretilir. Peki, bu doğru mu? Diş macunları ve flüorürün riskleri hakkında her şeyi tam olarak biliyor muyuz, pazarlama oyunları yapılıyor mu?
BAKIN ŞU FARENİN YAPTIKLARINA
17.04.2014, 10:59
Teknolojideki ilerlemelerin hayatımızı ne kadar kolaylaştırdığını anlatmaya hiç gerek yok. Cep telefonları, bilgisayarlar, yazıcılar, mikrodalga fırınlar.... pek çok alet hayatımızın ‘olmazsa olmaz’ ları olup çıkıverdiler. Bilgisayar ve internet olmadan yaşaması mümkün olmayan bir toplum olma yolunda hızla ilerliyoruz ama…
AKILLI BİNLARDA OTURMAK AKILLI ADAM İŞİ Mİ?
16.04.2014, 09:45
Giydirme cam cepheli, merkezi olarak ısıtılan, otomatik olarak aydınlatılan, kapıları elektronik olarak açılan kapatılan, içi uzaktan kumandalarla çalışan elektronik aletlerle dolu binalara akıllı bina da deniliyor. Bu binalar gerçekten “akıllılar” ama bunlarda oturmak çalışmak “akıllı adam işi” mi, işte orası pek belli değil.
GIDA ZEHİRLENMELERİ RESTORANLARDA DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR
14.04.2014, 23:38
Restoranda yenen yemeklerin genellikle çok fazla yağ, tuz ve şeker ihtiva ettiği için sağlıksız olduğu bilinir ama artık dışarıda yemek yemeden uzak durmak için önemli bir sebep daha var. Yeni bir araştırmaya göre, gıda zehirlenmeleri restoranlarda evlerden daha fazla.
DÜZENLİ EGZERSİZ KOAH’TA İLAÇLARDAN DAHA FAYDALI
14.04.2014, 00:41
Yeni bir araştırma, düzenli egzersizin yeni bir faydasını daha ortaya koydu; buna göre düzenli egzersiz yapan KOAH’ lıların hastaneye yatma oranları ciddi şekilde azalıyor. Fazla söze gerek yok aslında. Hasta olalım olmayalım “Yürü, ya kulum” prensibine sıkı bağlı olalım yeter, yani: “Yürüyelim arkadaşlar!”
GRİP İLACINA VERİLEN PARALAR BOŞA GİTTİ
12.04.2014, 19:00
Üreticisinin senelerce sakladığı veriler bile, grip virüsüne etkili tek ilaç olarak bilinen “Tamiflu” nun hastalığın yayılmasını önlemediği gibi hastaneye yatışları ve hastalık komplikasyonlarını da azaltmadığını ortaya koydu. Üstelik ilacın çok ciddi yan etkileri de var. Tüm dünyanın milyarlarca parası gene boşa gitmiş oldu.
BİR FİNCAN ÇAY KOLESTEROL HAPI KADAR ETKİLİ
10.04.2014, 21:28
Bir fincan bergamotlu çayın kolesterol hapı kadar etkili olduğu bildirildi. Kolesterol sentezini ilaçlarla azaltmanın kalp krizi ve felçleri önleyemeyeceğini, kalp-damar hastalıklarından korunmanın “tek yolunun” sağlıklı yaşamak olduğunu “modern tıp” da elbette öğrenecek. Biz bergamotlu çayımızı içiyor, keyfimize bakıyoruz. Birileri de hapı yutuyor, farkında değil.
HAVUZA İŞEMENİN ZARARLARI ÇOK BÜYÜK!
10.04.2014, 09:22
Havuza işenmesi sadece iğrenç bir şey değil sağlık üzerine de zararları var. Yeni bir araştırmaya göre, idrar ve klorun birbirine karışmasıyla akciğerler, kalp ve sinir sistemi için toksik olan “trikloramin” (NCl3) ve “siyanojen klorit” (CNCI) oluşuyor. Havuza işenmesi nasıl önlenebilir bilemiyorum.
DONALDS MONALDS, BURGER MURGER KAPATACAKSIN HEPSİNİ!
09.04.2014, 10:49
McDonalds ve Burger King’ in sağlıklı yiyecek reklâmlarının işe yaramadığı, çocukların elma dilimlerini patates kızartmasıyla karıştırdıkları belirlendi. Time, araştırmayı “Reklâmlar çocukları aldatıyor” diyerek duyurdu. Aslında çocukları korumanın tek yolu var: Donalds Monalds Burger Murger kapatacaksın hepsini!
KAHVALTI GEVREĞİ KUTULARINDAKİ PAZARLAMA OYUNU
08.04.2014, 18:55
Endüstrinin daha fazla ürün satmak uyguladığı akla hayâle gelmeyecek pazarlama oyunu deşifre oldu. Çocukların ilgisini çekebilmek için çizgi kahramanlarını kullanan kahvaltı gevreği üreticileri ürünlerini market raflarına çocukların gözlerine girecek şekilde yerleştiriyorlar. Onların bakış açılarını bile çocuklara göre ayarlıyorlar.
ESKİ TANSİYON İLAÇLARI DAHA FAYDALI
08.04.2014, 01:26
ACEI sınıfı tansiyon ilaçların diyabetli hastalarda ölümleri ve kalp-damar hastalıklarına bağlı kalp krizi gibi önemli olayları önlemede daha etkili olduğu belirlendi. Gerçek hekimlerin ve ilaçların %90’ a yakınının parasını ödeyen SGK’ nın bu analizi ve Avrupa Hipertansiyon Derneğinin son kılavuzunu mutlaka dikkate alması gerekiyor.
SÜNNET AŞI OLMAK GİBİ FAYDALI
07.04.2014, 23:04
Oğlan çocuklarının sünnet edilmesi çocukluk çağı aşılarına eşdeğer olarak kabul edilmelidir. Bundan dolayı da oğlan sahibi anne-babalara rutin olarak sünnet tavsiyesinde bulunmamak etik olmayacaktır. Sünnetin gecikmesi çocuğun sağlığını tehlikeye atar ve hiçbir zaman gerçekleşmemesine de sebep olur.
AĞIZ YIKAMA SULARI (GARGARALAR) AĞIZ KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
06.04.2014, 00:37
Yeni bir araştırmada ağız yıkama sularının (ağız gargaraları) günde 3 defadan fazla kullanılmasının ağız kanseri riskini 3 misli artırabileceği belirlendi. Tüketimi acımasızca teşvik edilen ve halk tarafından bilinçsizce tüketilen bu ürünler sadece doktor tavsiyesi ile ve kısa süreli kullanılabilir.
FAZLA KOŞANIN ÖMRÜ KISA OLUYOR
04.04.2014, 23:33
Düzenli egzersiz kalp hastalıklarından kansere obeziteden diyabete neredeyse her hastalığa karşı koruyucu elbette ama vur deyince öldürmemek “egzersizde de aşırıya kaçmamak lâzım” Yeni bir araştırmaya göre “çok fazla koşmak tıpkı hiç egzersiz yapmamak gibi insan ömrünü kısaltıyor”.
DİYET VE SPOR YAPMADAN, DİYETİSYENE GİTMEDEN ZAYIFLAMAK MÜMKÜN
04.04.2014, 00:33
Bin türlü diyeti deneyerek, bütün gün spor yaparak, her türlü zayıflama hapıyla kilo veremeyenlere bir müjdem var. Bundan böyle bunların hiçbirine gerek kalamadan fazla kilolarınızdan kurtulabileceksiniz. Yeni bir araştırmaya göre, “sabahın erken saatlerinde parlak güneş ışığı altında zaman geçirenler incecik oluyor”.
DAYATMAYA HAYIR: KADINLAR MAMOGRAFİYE KENDİ KARAR VERMELİ
02.04.2014, 21:00
50 senelik mamografi verilerinin incelendiği araştırmaya göre, taramaların faydası var ama zararları sanıldığından daha fazla. Üstelik bizde yapılan taramaların pek çok yanlışı ve kusuru da var. Mamografi kadınlara “dayatılmamalı”, yararları ve riskleri iyice anlatılmalı ve ancak onay verenler taramaya alınmalıdır.
ÇITIRLARA BİR KÖTÜ BİR İYİ HABERİM VAR
02.04.2014, 00:02
Çıtırlara önce kötü bir haberim var. Yeni bir araştırma kiloları ve vücut kitle endeksi normalden az olanların fazla olanlara göre ölüm risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koydu: Çıtır olmak sağlıklı olmak değildir. Kilo ve vücut kitle endeksi odaklı çalışan sosyete diyetisyenliği bir kere daha iflas etmiştir. İyi haberim yazının sonunda.
MEŞHUR ANTİBİYOTİK BÖBREK YETERSİZLİĞİ YAPIYOR
01.04.2014, 00:44
“Seftriakson” da diğer tüm antibiyotikler gibi “gerektiğinden ziyade gerekmediği durumlarda” kullanılıyor. Bu, özellikle öksürükleri ağızdan alınan antibiyotiklerle geçmeyen hastalara “çaresizlikle” uygulanan çok “aptalca” bir tedavi! Bu antibiyotik mutat dozlarında bile böbrek yetersizliğine yol açabiliyor.
YAZ SAATİ KALBİNİZİ VURABİLİR
31.03.2014, 19:30
Birinci Dünya Savaşı’ ndan bu yana elektrik tasarrufu amacıyla yaz saati uygulanıyor ve her sene mart ayının son pazar günü gece yarısı saatler 1 saat ileriye alınıyor. Bu uygulamanın ekonomik olarak işe yarayıp yaramadığı tartışılması bir tarafa kalp krizi, uyku bozukluğu, trafik ve iş kazaları gibi pek çok riskleri var. Kalbi olanlar dikkat!
EVLİLİK KALP HASTALIĞI RİSKİNİ YÜZDE 5 AZALTIYOR
30.03.2014, 14:08
Yeni bir araştırma evli olanlarda kalp-damar hastalıkları riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu. Daha önceki araştırmalarda da benzer sonuçlar elde edilmiş olmakla beraber bu araştırma katılımcı sayısının yüksekliği, riskin sadece erkeklerde değil kadınlarda da azaldığını göstermesiyle onlardan ayrılıyor.
KADINLAR "UZUN ADAMI" SEVİYOR
29.03.2014, 19:04
Erkekler için güzel bir yüz ve mevzun bir vücut daha önemli olabilir ama kadınların olmazsa olmazı çok farklı: “Kadınlar uzun adamı seviyor!” Bu, USA’ da yapılan bir araştırmanın sonucu ama kısa boylu bir erkek olarak bizim kadınlarımızın da gözünün “yükseklerde” olduğu tecrübelerimle sabittir.
MEME TARAMALARI İŞE YARAMIYOR
29.03.2014, 00:42
The European Journal of Public Health’ deki araştırma bir kere daha meme taramalarının işe yaramadığını ortaya koyuyor. Kadınlara meme taramalarının fayda ve zararları anlayabilecekleri bir dille anlatılmadan ve “olurları alınmadan meme taraması yapılması” malpraktis yani hatalı tıbbi uygulamadır ve suçtur.
25 HASTADAN BİRİ ENFEKSİYON KAPIYOR, 9' UNDAN BİRİ ÖLÜYOR
28.03.2014, 00:50
USA’ da hastanelerde tedavi gören 25 hastadan biri enfeksiyon kapıyor, bunların 9’ undan biri ölüyor. Bizde nasıl bir sonuç çıkardı merak ediyorum. Yoğun bakım birimlerine dürüm getiren hasta yakınları, hastalarıyla aynı yatağı paylaşan refakatçileri, hastane odalarını dolduran ziyaretçiler gözümün önüne geliyor; ürküyorum.
VİTAMİN, MİNERAL VE ANTİOKSİDANLARDAN KAÇIŞ BAŞLADI
27.03.2014, 00:17
Yeni bir araştırma, gelişmiş ülkelerde adeta çılgınlık seviyesinde kullanılan vitamin, mineral, balık yağı gibi besin desteklerinin tüketiminde geçen seneye göre ciddi azalma olduğunu gösteriyor. Oysa bunların sağlıklı insanlara faydası olmadığı gibi çeşitli riskleri de var. Dünya nihayet gerçekleri görmeye başladı mı acaba?
DİLALTI HAPLARI EX OLMUŞ DA AĞLAYANI YOK!
26.03.2014, 09:12
Her koroner kalp hastasının mutlaka yanında bulundurması gereken dilaltı haplarının hastaların yarısından daha azına yazıldığı ortaya çıktı. İlaç endüstrisinin artık para kazanamayacağı ilaçları “kirli bir mendil gibi” çöpe atması anlaşılabilir bir şeydir ama bu çok değerli ilacı unutan kardiyologlara ne demeli, bilemiyorum.
STATİN TAVSİYE EDEN UZMANLAR İLAÇ FİRMALARINDAN PARA ALIYOR
26.03.2014, 01:21
Sunday Express tarafından gerçekleştirilen bir araştırma, kolesterol ilaçları (statinler) kılavuzunu hazırlayan kurulun 12 üyesinden 8’ inin bu ilaçları üreten ilaç firmaları ile çıkar ilişkileri olduğunu gösteriyor. İngiltere’ ye mahsus kılavuz hükümete bağlı bir kurum olan NICE (National Institute for Health and Care Excellence) tarafından hazırlanıyor ve yeni kılavuzun her dört erişkinden birinin statin almasına yol açması bekleniyor.
ALZHEİMER KADINLARDA İKİ MİSLİ FAZLA
25.03.2014, 01:53
Alzheimer Association tarafından yayınlanan “Facts and Figures” isimli rapora göre, 60’ lı yaşlardaki kadınların Alzheimer olma riskleri meme kanseri riskine göre iki misli fazla. Ayrıca, 65 yaşındaki her 6 kadından biri Alzheimer’ e yakalanırken, bu yaştaki her 11 erkekten biri Alzheimer’ e duçar oluyor.
MEME KANSERİ AMELİYATLARININ YARISI GEREKSİZ YAPILIYOR
23.03.2014, 23:23
Avrupa Meme Kanseri Konferansında meme kanserinin erken bir işareti olan “duktal karsinoma in situ” için yapılan ameliyatların yarısının gereksiz olduğu bildirildi. Kanserin erken teşhisiyle uğraşıldığı kadar, neden arttığı üzerine yoğunlaşılsa, kansere sebep olan risk faktörleri ortadan kaldırılmaya çalışılsa daha doğu olmaz mı?
KÜÇÜK KALÇA TEORİM DE İSPATLANDI
23.03.2014, 15:33
Sağlık Bakanlığı’nın bir araştırmasında eğitim düzeyi arttıkça kalça çevresinin azaldığı belirlendi. Ben de iki sene evvelki “sezaryen tartışmaları” sırasında metropol hayatının şehirli kadınların karın ve pelvis kaslarını dumura uğrattığını iddia etmiştim. Teorilerimi hep Amerikalılar ispat edecek değil ya, bu sefer de sıra bizimkilere gelmiş. Teşekkürler Türkiye, ten point!
ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇLİ BAKTERİLER ÇOCUKLARDA DA ARTIYOR
22.03.2014, 10:12
Çocuklarda antibiyotiklere dirençli bakterilerin giderek daha fazla görüldüğü ve eskiden sadece hastane ortamında rastlanan bazı bakterilerin artık hastane dışında da hastalık yapmaya başladığı ortaya çıktı. Antibiyotik direncinin pek çok sebebi var; bunlardan biri de biz doktorların gereksiz yere antibiyotik yazması.
13 MİLYON AMERİKALI DAHA KOLESTEROL HAPI ABONESİ OLUYOR
22.03.2014, 00:48
Son kolesterol kılavuzunun uygulanmasıyla USA’ da erişkinlerin yarısının statin hapı abonesi olacakları ortaya çıktı. Bu, eski kılavuza göre fazladan 13 milyon Amerikalı’ nın statin kullanması manasına geliyor. Oysa kalp hastalıklarından sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizle ilaç yan etkilerine maruz kalmadan korunmak mümkün!
OMEGA-3 HAPLARINI ATIN, BALIK YİYİN
21.03.2014, 01:18
Her gün yeni bir “tape çıkması gibi” neredeyse her gün de omega-3 haplarının işe yaramadığını gösteren bir araştırma yayınlanıyor. Arkadaşlara teşekkürler ama sitemi takip etselerdi “besin desteklerinin” bir pazarlama oyunu olduğunu, asıl önemli olanın “sağlıklı gıdalarla doğru beslenme” olduğunu bilirler ve bu kadar yorulmazlardı.
AMERİKAN KALP DERNEĞİ’ NİN BESLENME TAVSİYESİ DE DOĞRU DEĞİL
20.03.2014, 08:27
Amerikan Kalp Derneğinin (AHA) beslenme tavsiyelerinin de doğru olmadığı ortaya çıktı. AHA, “çoklu doymamış yağ asitlerinin daha fazla, doymuş yağ asitlerinin daha az tüketilmesini” tavsiye ediyor. Meta-analiz ise doymuş yağların kalp hastalığına yol açmadığını, çoklu doymamış yağların kalp damar hastalıklarını önlemediğini gösteriyor.
ÜÇÜNCÜ EL DUMAN KANSERE DE YOL AÇABİLİYOR
19.03.2014, 12:06
Kapalı ortamlarda daha önce içilen sigara dumanında bulunan nikotinin havadaki nitröz asitle birleşmesiyle “nitrözaminler” adı verilen yeni bileşiklerin oluştuğu, bunların da insan DNA’ sında hasara yol açabileceği belirlendi. Ayıp olur diye misafirlerinizin evinizde sigara içmesine asla müsaade etmeyin; hele de evde küçük çocuğunuz varsa.
ŞEKER ESRARDAN ZARARLI
18.03.2014, 00:49
USA’ da 1000 erişkin üzerinde dinden politika ve sağlığa birçok konuda yapılan bir anket çalışmasında “şekerin esrardan daha tehlikeli olduğuna inanıldığı” ortaya çıktı. Bilim dünyası şekeri çoktan “yeni tütün” ilan etti. Halkın da bu gerçeğin farkında olması çok önemli. Darısı başımıza!
YERE DÜŞEN BİR YİYECEK YENİR Mİ YENMEZ Mİ
17.03.2014, 18:59
Yeni bir araştırmada yere düşen bir yiyeceğin beş saniye içinde yerden alınırsa buna fazla bakteri bulaşmayabileceği ve dolayısıyla da yenebileceği ortaya çıktı. Annem bize yere düşen bir şeyi asla yememiz gerektiğini öğütlerdi ama doğrusu ben bu tavsiyeye çok sıkı uyan bir çocuk değildim. Haklıymışım!
KOAH İLE KARIŞAN HASTALIKLAR
17.03.2014, 18:55
KOAH, özellikle uzun seneler sigara içmiş kişilerde genellikle 50 yaşından sonra başlayan, ataklarla seyreden, bronşlarda kalıcı daralmaya yol açan bir hastalıktır. KOAH ile karıştırılan hastalıklar içinde öksürük ve nefes darlığına yol açan astım, sol kalp yetersizliği, bronşektazi, tüberküloz, interstisyel akciğer hastalıkları ile bronşlarda iltihaba yol açan bronşitler sayılabilir.
KOAH SADECE BİR AKCİĞER HASTALIĞI DEĞİLDİR
17.03.2014, 18:53
KOAH’ ın yakın zamanlara kadar adından da anlaşılabileceği gibi sadece akciğerleri ilgilendiren bir hastalık olduğu, ileri evrelerde sağ kalp yetersizliğine yol açtığı bilinirdi ama son senelerde yapılan araştırmalar ve elde edilen bilgiler KOAH’ ın akciğer dışı organları da ilgilendiren sistemik bir hastalık olduğunu ortaya koyuyor.
YAŞLILAR BOL BOL ET YESİN
14.03.2014, 16:04
Hayvansal proteinden zengin diyetin yaşlı erkeklerin fiziksel, psikolojik ve sosyal fonksiyonlar bakımından daha üstün olmalarını sağladığı ortaya çıktı. Artık yaşlılar grubunda yer alan biri olarak kaliteli proteinlerle beslenmeyi destekliyor ve uyguluyorum. Asıl mesele kaliteli hayvansal ürün bulabilmek ve bunu alabilecek paraya sahip olmaktır.
TÜRK TORAKS DERNEĞİ’ NDEN AÇIKLAMA BEKLİYORUM
14.03.2014, 01:16
Türk Toraks Derneği “biber gazının insan sağlığına olan etkilerine” dikkat çekiyor. Sayın derneğimiz astım ve KOAH’ lılara gereksiz yere verilen, hastalığın tabii seyrine hiçbir faydası olmadığı gibi hastaları ciddi yan tesirlere maruz bırakan ilaçlar hakkında ne düşünüyor merak ediyorum doğrusu. “Nefesim daralıyor diyenlere”, “öksürenlere”, ”nefes darlığı şikayeti olmayan ama solunum testlerinde obstrüksiyon çıkan hastalara aylarca kullanmak üzere Seretide, Symbicort, Singulair yazılması Türk Toraks Derneği’ ni rahatsız etmiyor mu?
LİMON GÖRÜNCE ÜRPERENLER, ET KOKUSUNDAN FENALAŞANLAR
14.03.2014, 01:15
Bazı besin reaksiyonları nefret reaksiyonları’dır. Nefret, bazen estetik, dinsel, sosyal veya kişisel nedenlere bağlı olup bir yiyeceğin kesinlikle yenmemesi şeklinde olabileceği gibi, bazen besinin sadece görülmesi ile bulantı ve kusma gibi fiziksel reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Limon görünce ürperenler, et kokusundan fenalaşanlar hep bu tür psikolojik reaksiyonların kurbanlarıdır.
ÇİKOLATA NEDEN BAŞ AĞRISI YAPAR?
13.03.2014, 10:58
Çikolatanın bazı kişilerde baş ağrısına yol açmasının sebebi çikolatada bulunan feniletilamin isimli kimyasal maddedir. Süt veren anneler 200 gramdan fazla çikolata yerlerse bebekleri de bundan etkilenebilirler. Bundan dolayı da baş ağrısı veya migren krizleri olan hastaların diyetlerinden çikolata, kafein ve kakaonun çıkarmaları gerekir.
KOAH NEDİR, NE DEĞİLDİR?
12.03.2014, 10:20
İlaç endüstrisi sigara içen ve öksürük-balgam çıkarma şikayeti olan herkese nefes darlığı olsun veya olmasın, KOAH teşhisi konmasını ister ve bu bakımdan da kendi açısından son derece haklıdır. Kronik bronşit de amfizem de “unutturulması” gereken terimlerdir, çünkü bu hastalıkların tedavi edilmesi gerekmez. Ama… teşhis KOAH ise ömür boyu ilaç kullanmak şart olur.
KEÇİBOYNUZUNUN ASTIMI ÖNLEDİĞİ YALANDIR
12.03.2014, 01:16
Son senelerde “keçiboynuzu pekmezinin” astımı önlediğine dair bir şehir efsanesi dolaşıyor. Literatürde, keçiboynuzunun astım ataklarını tedavi ettiği veya önlediğine dair hiçbir bilgi yoktur. Keçiboynuzu ile yapılmış “eften püften” bir araştırmaya bile rastlamadım. Bu, kendilerini topluma “bitkisel ilaç uzmanı” olarak sunan şarlatanların bir uydurmasıdır.
LİMON GÖRÜNCE ÜRPERENLER, ET KOKUSUNDAN FENALAŞANLAR
12.03.2014, 01:11
Bazı besin reaksiyonları nefret reaksiyonları’dır. Nefret, bazen estetik, dinsel, sosyal veya kişisel nedenlere bağlı olup bir yiyeceğin kesinlikle yenmemesi şeklinde olabileceği gibi, bazen besinin sadece görülmesi ile bulantı ve kusma gibi fiziksel reaksiyonlar ortaya çıkabilir. Limon görünce ürperenler, et kokusundan fenalaşanlar hep bu tür psikolojik reaksiyonların kurbanlarıdır.
SAĞLIK BAKANLIĞI ÜCRETSİZ FIRÇA VE DİŞ MACUNU DAĞITACAK
09.03.2014, 23:22
Diş ve ağız sağlığını korumada diş macununun macunsuz diş fırçalama, misvak ve diş ipi kullanma, ağızın çalkalanmasına üstünlüğünü gösteren güvenilir bir araştırmadan haberim yok. Diş macununun faydası olmadığı gibi pek çok riski de var. Tıbbi fetva kurumu FDA “florür” ihtiva eden diş macunlarının üzerinde şu uyarının bulunmasını şart koşuyor: “6 yaşın altında olan çocukların erişemeyecekleri yerde saklayınız. Eğer kazara bir fırçalama için kullanılan miktardan fazlasını yutarsanız profesyonel yardım arayanız veya acilen zehir kontrol merkezleri ile irtibata geçiniz“.
DÜNYA SAĞLIK TEŞKİLATI’ NIN ŞEKERLE İMTİHANI
08.03.2014, 00:20
Senelerce “kolesterol masalları” ile uyutulan dünya nihayet gerçekleri görmeye başladı. Daha önce günlük toplam kalorinin yüzde 10’ unun şekerden alınabileceğini söyleyen Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO), şimdi bu miktarın yüzde 5’ e indirilmesi tavsiyesinde bulunuyor. WHO’ nun açıklamasına göre bu ayın sonuna kadar halkın görüş ve yorumları alınacak ve nihai kılavuz bundan sonra yayınlanacak.
HAYVANSAL PROTEİNLER SİGARA KADAR ZARARLI DİYENLER HALT EDİYOR
07.03.2014, 18:09
Yüksek proteinli diyetin düşük proteinli diyete göre herhangi bir sebepten ölüm ihtimalini %74 ve kanserden ölme ihtimalini 4 misli artırdığı belirlendi. Hayvansal proteinler sigara kadar zararlıdır diyenler halt ediyor. Kimse bana “hayvansal gıdalar sağlığa zararlıdır” dedirtemez. Yarın ilk işim “kebapçıya gitmek” olacak.
KOLESTEROL İLACI ALANLAR ARTTIKÇA YAN ETKİ RİSKİ DE ARTACAK
07.03.2014, 00:56
İngiltere’ de yeni “kolesterol kılavuzunun” nasıl uygulanacağı tartışılıyor. Kalp hastalıkları risk eşiğinin %10’ a düşürülmesiyle sağlıklı insanların statinlere mahkûm edilecekleri, bunların yan etkilerinin çok fazla olduğu, sağlıklı insanların yok yere zarar görecekleri ve bunun da en çok ilaç üreticilerinin işine yarayacağı ileri sürülüyor.
500 GIDADA AYAKAKABI LÂSTİĞİ KİMYASALI VAR
05.03.2014, 11:04
500 hazır gıdada ve 130 ekmek ve sandviçte “azo dikarbon amit” (ADA) isimli ayakkabı lastiği ve yoga minderi üretiminde kullanılan bir kimyasalın bulunduğu bildirildi. ADA’ nın kanserojen olduğu, solunum yolları şikâyetleri ve deri tahrişine yol açabileceği iddiaları var ama insan vücuduna hiçbir faydası olmadığı kesin!
ALERJİSİ OLANLAR UZUN VE SAĞLIKLI YAŞIYOR
04.03.2014, 00:03
“Alerjisi” olanlar “yaşadı” çünkü bu kişilerde kalp krizi, felç ve tüm sebeplere bağlı ölümler daha az görülüyor. Bence bunun öyle T-lenfositleri veya enflamasyonla bir alâkası yok. Alerjisi olanlar çok hapşırır, bunlara “çok yaşa” denir ve hatırlatırım ki bir dileği 40 defa söylerseniz o dilek gerçekleşir. Olay budur!
BİR MODERN ZAMAN DERDİ: GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ
03.03.2014, 01:29
Son senelerde tanımaya başladığımız çevre sorunlarından biri de henüz genel kabul görmüş bir tarifi de büyüklüğünü değerlendirmemizi sağlayacak bir ölçüsü de olmayan görüntü kirliliğidir. Bu, çoğu zaman gelip geçici bir rahatsızlık veya mutsuzluk duygusuna sebep olsa da bunun bazen ciddi ve kalıcı ruhsal rahatsızlıklara yol açabileceğini ileri sürenler de var.
KASA FİŞLERİNDEKİ GİZLİ TEHLİKE
02.03.2014, 15:40
Kasa fişi, bankamatik çıktısı, faks, bilet gibi termal kâğıtları belirli bir süre ellerinde tutanların idrarında yüksek miktarda bisfenol A bulunduğu tespit edildi. Bu, BPA’ nın sadece ağzı yoluyla değil deriden de emilebileceği anlamına geliyor. Sadece yiyecek içecek kaplarında değil termal kâğıtlarda da BPA’ dan vazgeçilmesi lâzım.
ÖKSÜRÜK ŞURUPLARINA HAYIR HAYIR, HAYIR!
01.03.2014, 22:52
Sağlık Bakanlığı’ nın açıklaması “sahte rakı” açıklamasına benziyor. Burada asıl mühim olan “dekstrometorfan” isimli kimyasalın kalitesi değil, bizatihi o maddenin “en kaliteli şekliyle” kendisidir. Bu tür hiçbir tedavi değeri olmadığı gibi semptomatik faydası bile çok şüpheli ama yan tesirleri açık ve net olan bir kimyasalın hele de küçücük çocuklarda kullanılmasını hiç doğru bulmuyorum.
ET YİYENLER DAHA SAĞLIKLI
28.02.2014, 18:37
Et yiyenlerde kanser, kalp hastalıkları ve alerjilerin vejetaryenlere göre daha az görüldüğü, vejetaryenlerin hayat kalitelerinin daha kötü olduğu ve daha sık hastaneye gittikleri belirlendi. Sağlıklı olmak, uzun yaşamak ve hastalıklardan korunmak için “yeşile” talim edenlerin “mosmor” oldukları, kasaplar önünde uzun kuyruklar meydana geldiği bildiriliyor.
OSTEOPOROZ İLAÇLARININ KARANLIK YÜZÜ
27.02.2014, 19:10
Osteoporoz tedavisinde kullanılan bifosfonat sınıfı ilaçların kemik çene kemiğinde nekroz, uzun kemiklerde atipik kırıklar, kas ve eklem ağrıları ve yemek borusu kanseri riskini artırması yanında vücudun anti-oksidan sistemini bozabilecekleri de ortaya çıktı. Hiçbir ilacın güvenilir olmadığı, rastgele kullanılmaması gerektiği bir kere daha anlaşılıyor.
ÜÇÜNCÜ EL DUMAN DA SİGARA İÇMEK KADAR ZARARLI
26.02.2014, 21:50
Sigara dumanının içen kişinin derisine, elbisesine, saçlarına ve bulunduğu ortamdaki halı, mobilya, perde, duvar gibi yüzeylere sinmesi ve daha sonra bunun solunmasına “üçüncü el duman” adı veriliyor. Fareler üzerinde yapılan araştırma üçüncü el dumanın sigara içmek kadar zararlı olduğunu ortaya koydu.
AŞIRI TEŞHİS VE AŞIRI TEDAVİYE “HAYIR” DİYELİM
25.02.2014, 00:43
Aşırı tedavi, yani tedavi edilmeleri gerekmediği hâlde ilaç kullananların sayısı katlanarak artıyor. Gerekli olmayan ilaçların sebep olduğu yan etkiler bir tarafa bu ilaçlara ödenen paralar hepimizin cebinden çıkıyor. Uzmanlarımızı ve tıp derneklerimizi “aşırı teşhis” ve “aşırı tedaviye” karşı “bilinçlenmeye” davet ediyorum.
TİROİT DE AŞIRI TEŞHİS KURBANI ÇIKTI
24.02.2014, 08:53
Modern tıbbın en büyük açmazlarından biri de ‘aşırı teşhis’ ve zorunlu olarak bunu takiben uygulanan ‘aşırı tedavi’dir. Yeni bir çalışma, son 35 senede tiroit kanserlerinden ölümler değişmediği hâlde teşhisin üç misli arttığını gösteriyor. Hastalık tedavi eden tıp, “hastalık yaratan tıp” olma yolunda hızla ilerliyor, dikkat!
AMERİKAN ÇOCUK HASTALIKLARI AKADEMİSİNDEN 5 MADDELİK ÜLTİMATOM
23.02.2014, 08:18
Amerikan Çocuk Hastalıkları Akademisi, sinüzit, farenjit, bronşit gibi aşikâr viral solunum yolları enfeksiyonları için antibiyotik kullanmaması; 4 yaşından küçük çocuklara öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları yazılmaması tavsiyesinde bulundu. Hafif kafa travmalarında acil bilgisayarlı tomografilerin gerekli olmadığı bildirildi.
GIDA PAKETLERİNDEKİ SİNSİ TEHLİKEYE DİKKAT
22.02.2014, 16:56
Hazır yiyecek içecek ambalajlarındaki kimyasalların insan sağlığına olan muhtemel zararlarının tam olarak bilinmediği, bunların uzun vadedeki etkilerinin mutlaka araştırılması gerektiği bildirildi. Ambalajlarda kullanılan 6 bin 500 civarında kimyasal madde içinde kanser yapıcı ve hormon bozucu kimyasallar bulunuyor.
GÜNDE 1 ELMA BİLE KALP KRİZİNDEN KORUYOR
20.02.2014, 17:59
4 hafta süreyle günde bir elma yenmesinin aterosklerozun bir numaralı müsebbibi olan ‘okside-LDL-kolesterolü’ yüzde 40 azalttığı gösterildi. Elma gibi lezzetli bir meyve yiyip kalp krizlerinden korunmak mı akıl kârıdır, yoksa ‘kolesterol hapını yutup’ vücudun fabrika ayarlarını bozmak ve diyabetten iktidarsızlığa onlarca yan etkiye maruz kalmak mı? Karar sizin.
MULTİVİTAMİN ANTİOKSİDAN YALANLARINA KANMAYIN
19.02.2014, 22:57
Gebelikten önce multivitamin almaya başlayan kadınlarda düşük riskinin %32 fazla olduğu, spor yapanların antioksidan almalarının egzersizin faydalarını ortadan kaldırdığı belirlendi. Sağlıklı insanların multivitamin ve antioksidan almaşı gereksiz. Dünyanın parasına aldığınız kocaman kahverengi şişeleri hayatınız kararmadan çöpe atmak için daha ne bekliyorsunuz, bilmiyorum.
AMERİKAN KALP DERNEĞİ BİLİM Mİ YAPIYOR TİCARET Mİ?
18.02.2014, 08:14
Amerikan Kalp Derneği (AHA), ticaretle, para ile uzaktan yakından hiçbir alâkası olmaması ve ‘sadece kalp sağlığına odaklanması’ gereken bilimsel bir kuruluş ama gıda ve ilaç endüstrisiyle müthiş akçeli ilişkileri var. AHA’ nın adı yakında “AHHA”, yani “American Heart Hurt Association” çıkarsa şaşırmam.
ANTİBİYOTİKLER MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
17.02.2014, 18:20
JAMA’ da yayınlanan bir araştırma, 1000 günden fazla antibiyotik kullanan kadınlarda meme kanseri ihtimalinin iki misli yükseldiğini gösteriyor. Böylece, gelişigüzel antibiyotik kullanmaktan uzak durmak için elimize kapı gibi bir belge daha geçmiş oluyor. Olur olmaz antibiyotiklere, ilaçlara sarılanlar aman dikkat!
ASPARTAM BEYNİN ANTİOKSİDAN SİSTEMİNİ BOZUYOR
16.02.2014, 11:59
Drug and Chemical Toxicology isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre sayısız yiyecek ve içecekte bulunan suni tatlandırıcı aspartamın beyinde anti-oksidan dengesizliği ve damarlarda kan birikimine yol açtığı tespit edildi. Vücudumuzda hiçbir işi olmayan kimyasal maddenin zerresini bile istemiyoruz, anladınız mı?
MEŞRUBATLARA SAĞLIĞA ZARARLIDIR UYARISI GELİYOR
15.02.2014, 16:49
Kanun teklifi yasalaşırsa Kaliforniya’ da satılan meşrubatlara “Obezite, diyabet ve diş çürümesine katkı yapabilir” uyarısı konacak. Aslında bütün kalorisi yüksek, katkı maddeli yiyeceklere de bu tür uyarılar konması lâzım. Halk sağlığını düşünmek işte böyle olur; ilaç ve gıda endüstrisinin şakşakçılığına soyunarak değil!
İSVİÇRE MAMOGRAFİ TARAMALARINI DURDURDU
15.02.2014, 00:05
İsviçre Tıp Kurulu, bundan böyle ülkede yeni mamografi programının başlatılmaması ve devam etmekte olanların da sınırlandırılması tavsiyesinde bulundu. Bir zamanlar hastalıkları tedavi eden tıbbın artık hastalık yaratmakla uğraştığı saklanamaz oldu. Modern tıbbın teşhis ve tedavi tavsiyelerine uymadan önce 40 defa düşünmek gerekir.
MAMOGRAFİ TARAMALARI GENE DUVARA TOSLADI
14.02.2014, 00:39
Mamografilerin meme kanserine bağlı ölümleri azaltmadığı gibi kanser teşhisi konan her 5 kadından birinin ‘aşırı teşhise’ maruz kaldığı ortaya çıktı. Bu taramalar, tıpkı insanları kalp krizi ve felçlerden korumak için sağlıklı beslenme ve hareket tavsiye etmek yerine ilaca özendirmek gibi ticari tıp uygulamasıdır.
PEYNİRDEKİ ZARARLI KİMYASAL ÇIKARILIYOR
13.02.2014, 21:00
Dünyanın önde gelen hazır gıda üreticilerinden Kraft bundan böyle peynir ürünlerinde mantar üremesini önlemek maksadıyla sorbik asit yerine tabii bir mantar önleyici olan ‘natamisin’ kullanacağını açıkladı. Amerikalı kardeşlerimiz bir zararlı kimyasaldan daha kurtulmuş oldular ama bunca sene bunu ‘neden’ yediklerini bir sorgulasalar iyi olur.
“MESAİ DIŞI ZAMANDA” KALP KRİZİ GEÇİRMEMEYE BAKIN
13.02.2014, 08:15
Yeni bir araştırmaya göre mesai saatleri dışında kalp krizi sebebiyle hastaneye başvuranlarda acil tedavi daha geç yapılıyor ve asıl önemlisi ölüm oranı da daha yüksek. Mümkünse “münasebetsiz zamanlarda acillik olmamaya” bakın ama “Nasıl olsa öleceğiz” diye hastaneye gitmekte de gecikmeyin.
BİSFENOL A KARACİĞER KANSERİNE YOL AÇIYOR
13.02.2014, 01:11
Bisfenol A, biberon ve bebeklerde bardaklarında 2 sene önce yasaklanmıştı. Anne karnında veya emzirme sırasında hormon bozucu kimyasal bisfenol A’ ya maruz kalan yavru farelerde karaciğer kanseri geliştiği gösterildi. “Bisfenol A güvenli bir kimyasaldır, bazıları insanların kafasını karıştırıyor” diyen kimya endüstrisine duyurulur.
İSTANBUL BRONŞİTİ
13.02.2014, 00:01
Kardeşim 18 yaşında. 3 yıldır gece gündüz, yaz kış sürekli kuru, balgamsız olarak öksürüyor. Hırıltısı yok. Birçok hastaneye ve dâhiliye, KBB, göğüs hastalıkları, kardiyoloji olmak üzere birçok doktora götürdük. Hiçbiri sorunumuzu çözemedi. Sayısız akciğer filmi çekildi, solunum fonksiyon testi, kanda deride alerji testi yapıldı, EKG çekildi, Holter takıldı. Her bir testin sonucu temiz çıktı.
KOLESTEROL İLAÇLARI HAFIZA KAYBINI ÖNLEMİYOR
11.02.2014, 17:18
Yoğun hipertansiyon ve kolesterol tedavisinin diyabetlilerde hafıza ve bilişsel bozukluk riskini azaltmadığı ortaya çıktı. Statin meftunları, nasıl oldu da araştırmayı “kolesterol ilaçları hafıza kaybına sebep olmuyor” diye duyurmadılar şaştım kaldım. Yoksa onlar da statin alıyorlar da FDA’ nın uyarısını bu yüzden mi unuttular?
EKMEKTE AYAKKABI LASTİĞİ KİMYASALI VAR
10.02.2014, 00:29
Subway, ekmeklerinden ayakkabı lâstiği ve yoga minderlerine elâstiklik kazandırmak için kullanılan (ADA) isimli kimyasalı çıkaracağını açıkladı. Hazır yiyeceklerin ne kadar “sorunlu” olduğu bir kere daha ispatlanıyor. Sağlıklı yaşamanın ilk şartının “sağlıklı ve güvenli gıdalar” olduğunu bıkmadan usanmadan bunun için tekrarlıyorum.
İSTANBUL BRONŞİTİ
09.02.2014, 20:28
Kardeşim 18 yaşında. 3 yıldır gece gündüz, yaz kış sürekli kuru, balgamsız olarak öksürüyor. Hırıltısı yok. Birçok hastaneye ve dâhiliye, KBB, göğüs hastalıkları, kardiyoloji olmak üzere birçok doktora götürdük. Hiçbiri sorunumuzu çözemedi. Sayısız akciğer filmi çekildi, solunum fonksiyon testi, kanda deride alerji testi yapıldı, EKG çekildi, Holter takıldı. Her bir testin sonucu temiz çıktı.
AKDENİZ DİYETİ İLAÇTAN DAHA ETKİLİ
08.02.2014, 20:12
Akdeniz Diyetinin “metabolik sendrom riskini yüzde 35 ve kilo alma riskini yüzde 43 azalttığı” tespit edildi. Hastalıkların ilaçlarla önlenemeyeceğini kavrayan bilim adamlarının ve bunu açık ve net olarak ortaya koyan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Halk da bunun farkında. Darısı, ilaçlardan medet umanların başına!
ŞEKER KALP KRİZİNDEN GÖTÜRÜYOR
08.02.2014, 01:52
Yiyecek ve içeceklerle alınan ilave şeker arttıkça kalp krizlerinden ölümlerin de katlanarak arttığı tespit edildi. Amerika bir daha keşfedilmiş oldu ama varsın, olsun. Bundan böyle şekerli hazır yiyecek ve içeceklerin paketlerine sigarada olduğu gibi “öldürebilir” uyarısı konması için elimizde kapı gibi bir kanıt var.
KILAVUZ, TOPLU KATLİMA MI SEBEP OLDU?
07.02.2014, 23:44
Forbes, hatalı kılavuz yüzünden sadece Avrupa’ da 5 senede 800 bin kişinin öldüğünün iddia edilmesini “Tıp mı toplu katliam mı?” başlığıyla duyuruyor. Sahtekârlığını kendi de kabul eden, işinden kovulan araştırmacının verilerine dayanarak kılavuz hazırlayan Avrupa Kardiyoloji Derneği’ nin işi zor. Bakalım ne yapacaklar?
KALP KILAVUZU BİNLERCE ÖLÜME YOL AÇMIŞ OLABİLİR
06.02.2014, 23:55
Yeni bir meta-analiz, Avrupa Kalp Derneği kılavuzu yüzünden on bin kişinin hayatını kaybettiğini gösteriyor. Daha önce kılavuzun temel aldığı araştırmaların verilerinin “uydurma” olduğu anlaşılmış ve araştırmanın başı görevinden kovulmuştu. Oysa bu kişi aynı zamanda kılavuzu hazırlayan kurulun da başıydı. Başımıza taş yağacak!
TESTOSTERON TEDAVİSİ HAYATINIZI KARARTABİLİR
06.02.2014, 09:27
Erkeklerin seks gücü ve enerjilerini artıracağı iddialarıyla yoğun olarak reklâmı yapılan testosteron tedavisinin kalp krizi riskini artırabileceği ortaya çıktı. FDA, bu son araştırmaların ışığında testosteron tedavisinin risklerini araştıracağını söylüyor. Sen çok yaşa emi FDA, yani “Fatal Drug Administration”.
BALGAM SÖKTÜRÜCÜ İLAÇ KANSERİ TETİKLİYOR
05.02.2014, 03:15
Balgam söktürücü etkisi için kullanılan asetilsistein tedavi edici olmadığı gibi, semptomatik faydası da tartışmalıdır; antioksidan özelliği kanserin büyümesini ve ölümü hızlandırabilir. Antioksidan olarak taze sebze ve meyveden, balgam söktürücü olarak sudan şaşmayın, sağlığınızı tehlikeye, paranızı sokağa atmayın.
GRİP OLMAK 3 BİN DOLAR KAZANDIRIYOR
04.02.2014, 21:42
Grip sizi hasta edebilir, birkaç gün yorgan döşek yatabilirsiniz, işinize gücünüze gidemeyebilirsiniz ama tüm bunlara karşılık grip olduğunuz için 3 bin dolar kazanmanız işten bile değil. Doların zirve yaptığı şu günlerde “iyi para” diyorsanız, tıklayın yazının devamını okuyun.
ANTİOKSİDANLAR KANSERİ VE ÖLÜMLERİ HIZLANDIRIYOR
03.02.2014, 16:52
Antioksidanların “tümör büyümesi ve ölümleri üç misli hızlandırdığı”, “antioksidan miktarı arttıkça ölümlerin arttığını” ve “insan kanser hücrelerinin de aynı şekilde cevap verdikleri” ortaya çıktı. Buna göre sigara içen ve kanser riski yüksek olanların antioksidan alması adeta ölüme davetiye çıkarmaktan farksız. Beni dinleyin, lütfen o antioksidanlarınızı çöpe atın.
MULTİPL SKLEROZUN (MS) SEBEBİ BİR BAKTERİ OLABİLİR Mİ?
03.02.2014, 10:57
Besin zehirlenmesine yol açan Clostridium perfringens bakterisinin nadir bir türünün ürettiği bir toksinin beyinde MS hastalığındakine benzer hasara yol açtığı tespit edildi. Epsilon adı verilen toksin kan-beyin seddini geçerek myelin üreten hücrelerin ölümüne yol açabiliyor; retina damar ve meningeal hücreleri de hedef alıyor. Bu buluş MS tedavisinde çığır açabilir.
FDA İNSAN SAĞLIĞINI DEĞİL ENDÜSTRİYİ DÜŞÜNÜYOR
02.02.2014, 19:14
Tıbbi fetva kurumu FDA, besi hayvancılığında düzinelerce antibiyotiğe kullanım izni vererek insanları antibiyotiklere dirençli bakterilere maruz bırakmakla suçlanıyor. Evvelemirde ilaç endüstrisinin menfaatlerini gözeten tıp dernekleri gibi, ilaç ve gıda endüstrisi tarafından maniple edilen bir kurumdan insan sağlığını öne alan bir uygulama beklemek bir tatlı hayâldir!
ACİLDE 8 SAAT BEKLETİLEN HASTA ÖLDÜ
02.02.2014, 02:55
30 yaşında bir erkek hastane aciline başvurduktan 8 saat sonra bekleme salonunda ölü bulundu. Evet, bu gerçek bir ‘sağlık skandalıdır’ ama çok şükür ki olay ülkemizde değil dünyanın en gelişmiş ülkesinde o ülkenin en büyük şehrindeki bir hastanede gerçekleşmiştir.
KALP KRİZİNİN SEBEBİ İYİ KOLESTEROL ÇIKTI, İYİ Mİ?
01.02.2014, 18:11
HDL-kolesterolün okside olarak zararlı bir forma dönüşebileceği ve bunun da damarları tıkayabileceğini ortaya koyan araştırma ‘iyi’ sanılan HDL-kolesterolün hiç de iyi olmayabileceğini gösteriyor. Kolesterol teorisi zaten çoktan ölmüştü; hakkında söylenebilecek en iyi dilek ancak ‘toprağı bol olsun’ olabilir.
AKDENİZ DİYETİ BACAK DAMARI TIKANIKLIĞINI DA ÖNLÜYOR
01.02.2014, 00:31
Akdeniz Diyetinin yağlı diyete göre ağrılı bacak damarı tıkanıklığı ihtimalini üçte iki nispetinde azalttığı belirlendi. Akdeniz diyeti hem sağlıklı hem lezzetli hem de doyurucudur. Araştırmadan, Akdeniz Diyetinin bacak damarı tıkanıklığı riskini artırdığı sonucu çıkmış olsaydı da hiçbir şey değişmeyecekti. Pazara değil mezara kadar Akdeniz Diyeti!
KOLALI İÇECEKLERDE KANSER RİSKİ VAR
31.01.2014, 01:28
USA’ da kolaya renk veren ve farelerde kanserojen olduğu gösterilen karamel boyası miktarı azaltıldı. Amerikalılar artık içinde 4-MI bulunmayan kolaları içiyor ama dünyanın geri kalanı ya kansere karşı dirençli ya da canlarının kıymeti harbiyesi yok. Hükümetimiz, tüketici derneklerimiz, ticari ilaç ve aşıları kahramanca savunan bilim dünyamız uyuyor mu?
D VİTAMİNİ İŞE YARAMIYOR
30.01.2014, 01:38
D vitamini desteklerinin sağlıklı insanlarda kalp krizi, felç, kanser, kalça kırığı gibi hastalıkları önlemediğini ve gelecekte yapılacak araştırmaların da bu sonucu değiştirmesinin mümkün olmadığı bildirildi. Her zaman söylüyorum: Sağlıklı insanların vitamin, mineral, antioksidan, besin desteği alması sadece keslerinin değil sağlıklarının da zarar görmesine sebep olur.
AMERİKAN KALP DERNEĞİ’ NİN AÇMAZI
29.01.2014, 13:37
Amerikan Kalp Derneği, senelerce destek verdiği statin dışı kolesterol ilaçlarını bir hamlede çöpe atıverdi. Bunlara harcanan milyar dolarlar da boşa gitmiş oldu. AHA, statinlere de aynı muameleyi çekerse sakın şaşırmayın. AHA’ yı tüm ‘kalbimizle’ sadece insan sağlığını düşünen, gerçek bir bilimsel örgüt olarak görmek istiyoruz.
EVDE ARABADA SİGARA İÇİLMESİ ASTIM KRİZLERİNİ ARTIRIYOR
28.01.2014, 22:46
Yeni araştırma, ev veya arabada sigara içilmesinin çocukların daha fazla astım krizine girmesine yol açtığını gösteriyor. Bu araştırma sigara lobisi tarafından desteklenmiş olsaydı, emin olun sigaranın çocukların astım ataklarına hiçbir olumsuz tesiri olmadığı hatta bazılarında astıma iyi bile gelebileceği şeklinde bir sonuç çıkardı.
HÜKÜMETLER İLAÇ İŞİNE EL ATMALIDIR
27.01.2014, 23:26
Dünyanın önde gelen ilaç şirketlerinden Novartis, Japonya’ daki alt kuruluşunun çalışanlarının kanser ilaçlarından birinin klinik test sonuçlarını uygunsuz bir şekilde transfer ettiklerini bildirdi. Hükümetlerin, hem ilaç şirketlerinin araştırmalarını bağımsız uzmanlara denetletmesi ve hem de bağımsız uzmanların araştırmalarına destek vermesi büyük önem kazanıyor.
BEBEK ŞAMPUANLARINDAKİ KANSEROJEN KİMYASALLAR ÇIKARILDI
26.01.2014, 00:12
Anneler müjde, bebeğinizin “göz yakmayan şampuanını” artık daha güvenli! Johnson & Johnson firmasının meşhur şampuanından kanserojen oldukları iddia edilen formaldehit ve dioksanın çıkarıldığı bildirildi. İyi güzel ama bunca sene milyonlarca bebeğin kanserojen maddelere maruz bırakılmalarının hesabını kim verecek?
SEPSİS VE SEPTİK ŞOK NEDİR?
25.01.2014, 00:17
Nejat İşler’ in hastalığı sebebiyle gündeme gelen “sepsis” ve “septik şok” gibi kavramlara açıklık getirmek istiyorum. Septik şok erkenden farkına varılıp yoğun bakım bölümlerinde uygun şekilde tedavi edilmesi gereken bir klinik tablodur. Doktorların canla başla çaba sarf ettiklerine inanıyor ve Nejat İşler’ e de Allah’ tan şifalar diliyorum.
NEJAT İŞLER’İ SEPTİK ŞOKA SOKAN BAKTERİ: KLEBSİELLA
24.01.2014, 17:59
Klebsiella mikropları genel olarak bağışıklığı zayıf ve bakımsız orta ve ileri yaşlardaki erkeklerde hastalık yapar. KOAH, diyabet, siroz, böbrek yetersizliği, kanser, kortizon tedavisi gibi bağışıklığın ciddi şekilde baskılanmış olduğu kişilerde hastalık yapma riski daha fazladır.
DİYET İÇECEKLER DAHA FAZLA YEDİRİYOR
23.01.2014, 22:58
Suni tatlandırıcı ihtiva eden diyet içeceklerin daha fazla kalori alımına yol açtıkları belirlendi. Suni tatlandırıcıların obezite, diyabet, kanser başta olmak üzere pek çok hastalık için risk yarattığını gösteren pek çok araştırma var. Zayıflamak isteyenlere “diyet içecek tavsiye eden” sosyetenin çıtır diyetisyenlerinin kulakları çınlasın.
OBEZİTENİN SEBEBİ FAST FOOD DEĞİL
23.01.2014, 07:55
Hayır, başlıkta bir yanlışlık yok: Yeni bir araştırma obezitenin esas sebebinin herkesin sandığı gibi obezite olmadığını, hamburger ve pizzaların büyük problemin sadece küçük birer parçası olduğunu gösteriyor. Fast-food’ çular bu araştırmayı elbette “Obezitenin sebebinin fast-food olmadığı ispatlandı” diye kullanabilirler ve kimse de bir şey diyemez.
GRİP AŞISI ‘GERÇEK ERKEKLERİ’ KORUMUYOR
21.01.2014, 08:44
Grip aşısının erkeklerde kadınlardaki kadar koruyucu olmadığı bildirildi. Araştırmaya göre, testosteron bağışıklık sistemindeki genlerin daha az antikor yapmasına sebep oluyor. Aşı üreticilerinin erkeklere daha fazla antijen ihtiva eden “mavi ambalajlı”, kadınlara ise daha az antijen bulunan “pembe ambalajlı” aşı üretmeleri bekleniyor.
FDA’ DAN PARASETAMOL UYARISI
20.01.2014, 07:48
FDA, başka kimyasallarla kombine olarak bulunan preparatların bir tabletinde 325 miligramdan fazla “parasetamol” bulunmasının karaciğer hasarı riskini artırdığı uyarısında bulundu. Parasetamol de diğer tüm ilaçlar gibi ancak doktor tavsiyesi ile onun tarafından bildirilen doz ve sürelerde kullanılmalıdır. FDA’ nın iyi dediğine inanmam ama kötü diyorsa kesin doğrudur.
GRİBİN DE İLACI YOK GARİBİN DE
19.01.2014, 02:02
Tamiflu’ dan ne gibi mucizeler bekleniyor bilemiyorum ama eldeki verilere göre Tamiflu sadece grip belirtilerinin ½-1 gün azalmasını sağlıyor; hepsi bu. Elimizde, bu ilacı alanların grip komplikasyonlarına daha az maruz kalacaklarına, zatürree, hastaneye yatış ve ölümleri önleyeceğine dair yeterli delil yok. Gribin de ilacı yok garibin de!
KİMYASAL SİLAHLARA DA FİTALATALARA DA HAYIR
18.01.2014, 07:54
USA’ da, yasaklanan fitalatlara artık daha az rastlandığı ama bunların yerini benzer ve muhtemelen de aynı şekilde zararlı kimyasalların aldığı belirlendi. Fitalatlar, özellikle anne karnında gelişim aşamasındaki fetüs ve bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmemiş olan küçük çocuklar için daha büyük tehditler oluşturuyor. Kimyasallarla zehirlenmeden sesinizi çıkarın.
ISLAK MENDİLLER ALERJİ YAPIYOR
17.01.2014, 10:22
Tüm dünyada özellikle bebekler ve küçük çocuklarda kullanılan ıslak mendillerin alerjik deri tepkilerine sebep olabileceği bildirildi. Pediatrics’ de yayınlanan makaleye göre, bu “alerjik kontakt dermatit” tablosu ıslak mendille temizlenen yüz, el ve kalça bölgelerinde kızarma, şişme, kabuklanma, kabarcık ve ince çatlaklarla ortaya çıkıyor.
HASTA ETMEYİN ADAMI!
16.01.2014, 00:44
Tıbbın asi çocuğu Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, son kitabı ‘Hasta Etmeyin Adamı!’ ile yine ezberleri bozuyor. Hastaneler neden hasta ediyor; ideal kilo diye bir şey var mı; günde kaç öğün yemek yeterli; meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır mı yoksa karartır mı; vesaire vesaire… İşte tüm bu soruların cevaplarını veriyor Profesör Küçükusta ve tıp endüstrisinin tekerine çomak sokmaya devam ediyor.
HA ŞEKER HA SİGARA HA ALKOL
15.01.2014, 00:45
Çok şükür ki bu dünyada obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarının kolesterolden değil “şeker” ve “trans yağlardan” kaynaklandığının geç de olsa farkına varan ve başkalarını da uyarmak isteyen bilim adamları var. Aslında “sıfır şeker” ve “sıfır trans yağ” demek istediklerini ama şimdilik “yüzde 30 şeker kısıtlaması” ile yetindiklerini düşünüyorum.
GRİP İLAÇLARI İYİ Kİ BULUNMUYOR
14.01.2014, 01:53
Pek çok insanı hasta eden grip hastalığına karşı kullanılan “oseltamivir” etken maddeli antiviral ilaçların (Tamiflu, Enfluvir ve Oseflu) bulunmadığı haberlerini okuyunca içimden “İyi ki bulunmuyorlar” diye sevindim. Çünkü bunlar öyle her grip olanın alması gereken ‘müthiş’ ilaçlar değil; bu ilaçların etkinlik ve emniyetleri hakkında tatminkâr bilimsel veri yok.
ASTIMIN İLACI DA LİFLİ GIDALAR
13.01.2014, 08:13
Depresyondan kalp krizine, kanserlerden alerjilere, romatizmadan Alzheimer’ e varıncaya kadar neredeyse tüm hastalıkların kökeninde beslenme ve bağırsak mikrobiyotası yatıyor. Yeni bir araştırma astımın ortaya çıkmasında da hazır gıda tüketiminin artmasının etkisi olduğunu, liften zengin beslenmenin akciğerlerdeki alerjik iltihabı azaltabileceğini ortaya koydu.
AKDENİZ DİYETİ DİYABETİ DE ÖNLÜYOR
12.01.2014, 08:12
Sızma zeytinyağı ve kabuklu kuru yemiş ağırlıklı Akdeniz diyetinin sadece kalp hastalıklarını değil diyabet riskini de azalttığı gösterildi. Kilo vermeden, egzersiz yapmadan sadece Akdeniz diyetiyle hem kalp hastalıklarından hem diyabetten korunmak mümkünken “onlarca yan etkisi olan ilaçların ömür boyu abonesi olmak” akıl kârı olabilir mi?
MENİSKÜS AMELİYATLARININ ÇOĞU BOŞUNA YAPILIYOR
11.01.2014, 19:35
Başta bademcik, geniz eti, yumurtalık, tiroit ve bel fıtığı olmak üzere birçok cerrahi müdahalenin boş yere yapıldığını, bunların hastalara hiçbir faydasının olmadığını biliyorduk. Yeni bir araştırma diz ameliyatlarının çoğunun da işe yaramadığını gösteriyor. “Çok fazla tıp hasta ediyor” diye boşuna yırtınmıyorum.
TÜM ZAMANLARIN EN TEHLİKELİ İLACI
10.01.2014, 00:40
Tıpkı alkol ve tütün gibi şeker de gerçekten bir ilaçtır. Bunun için hükümete önemli bir görev düşüyor. Halk şeker kullanımından caydırılmalı ve şekerin tehlikelerinden haberdar edilmelidir. Bu, çok abartılı ve olmayacak bir şey gibi gelebilir ama tüm zamanların en tehlikeli ilacı şekerdir ve şekere her yerde kolayca ulaşılabilir.
LİFLİ GIDALAR KALP HASTALIKLARINI ÖNLÜYOR
09.01.2014, 01:04
Yeni bir meta-analiz lifli gıdaların kalp-damar hastalığı riskini azalttığını gösteriyor. Tüm dünyada bir numaralı ölüm sebebi olan kalp-damar hastalıklarından korunmanın temel unsurları sağlıklı gıdalarla doğru beslenmek, hareketli olmak ve sigara-alkolden uzak durmaktan ibarettir. “İllâ ilaç içeceksiniz diye kafanızı ütüleyen” endüstriye ve adamlarına kulak asmayın.
KOLESTEROL İLAÇLARI GERÇEKTEN EMNİYETLİ Mİ?
08.01.2014, 03:19
Yeni bir araştırma kolesterol hapı kullananların %29’ unda kas ağrıları ortaya çıktığını gösteriyor. Kalp krizinden korunmak için her gün mutlaka düzenli egzersiz veya spor yapması tavsiye edilen hastalara kas faaliyetlerinin bozulmasına yol açma riski olan bir ilacı vermek pek akıl kârı görünmüyor. Ne dersiniz?
KOLESTEROL HAPLARI AKCİĞERLERE DE DOKUNUYOR
05.01.2014, 21:24
İnterstisyel akciğer hastalığı ve geçmeyen öksürüğün, 25 seneden beri milyonlarca insan tarafından kullanılan statinlerin yeni tanınan, nadir görülen ama ciddi yan etkilerinden olduğu bildiriliyor. Bizde hastalar yakından takip edilmediği, şikâyetleri ciddiye alınmadığı, kaydedilmediği ve bir merkezde toplanmadığı için bu tür yan etkileri yakalamak mümkün olmaz.
KALP KRİZLERİNİN SEBEBİ YOKSA BİZATİHİ STATİNLER Mİ?
04.01.2014, 01:14
Statin kullanımı tüm dünyada her sene artarken; insanlar yumurtanın, yağlı peynirin, tereyağının tadını unutup margarin ve “layt ürünlere” talim ederken kalp krizlerinin buna “inat” artması tuhaf değil mi? İçime “sakın kalp krizlerinin bizatihi sebebi statinler olmasın” diye bir kurt düştü ve bunu araştırdım.
KOLESTEROL İLAÇLARI VÜCUDUN TEMEL AYARLARINI BOZUYOR (t)
03.01.2014, 09:12
Bugün ww.pubmed.com’ da “statins side effects” anahtar kelimeleriyle yaptığım aramada karşıma 7.567 adet yayın çıktı. Bu rakam iki sene önce 6.253 idi! Elbette bu yayınların sadece özetlerini hatta başlıklarını okumak bile günler alır. Bu sebeple bunların tümünün de “statinlerin aleyhine” olduğunu ileri süremem ama…
KOLESTEROL HAPININ HÜKMÜ ELMA KADAR
01.01.2014, 09:23
İlaç endüstrisi, kalp-damar hastalıklarının sadece statinlerle önlenebileceği fikrini benimsetmek için her şeyi yapıyor. İyi de 80 sene evvel kalp krizleri “ender rastlanan bir vaka münasebetiyle” literatüre geçerken statinler mi vardı? Yeni bir araştırma statinlerin hükmünün günde bir elma kadar olduğunu gösteriyor; olay budur.
TRAJİ-KOMİK BİR ARAŞTIRMA
31.12.2013, 08:31
Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), traji-komik duruma düştüğümü söylüyor. TKD’ nin “tıp dünyasında büyük yankılar uyandırdığını” (nasıl bir yankı acaba?) ve “neticelerinin tarafımdan gizlendiği” (yoksa JUPITER’ in gizli kasası mıyım?) iddia ettiği “evlere şenlik” çalışmaya yakından bakalım, el mi traji-komik bey mi, siz karar verin.
HASTALARIN MI KAFASI KARIŞIK KARDİYOLOGLARIN MI?
30.12.2013, 03:01
“Kolesterol hapını yutturma kılavuzu” çıktığı günden beri Amerikan medyasında çok sert tenkit ediliyor, risk hesaplama cetveli yerden yere vuruluyor. Hastaların kafası çok karıştı deniyor ama bence asıl kafası karışık olanlar “Biz şimdi hastalara ne diyeceğiz?” diye düşüncelere dalan kardiyoloji âlemi!
İLAÇ KILAVUZLARI NE MENEM BİR ŞEYDİR?
29.12.2013, 02:53
Türk Kardiyoloji Derneği, kılavuz diyor başka bir şey demiyor, bunlara uygun ilaç yazmayan hekimleri “tıbbi hata yapmakla” suçlayacak kadar ileri de gidiyor. Oysa kılavuzlar sadece “tavsiye” eder, uyulması şart olan talimatlar manzumesi değildir. Üstelik bunlar bu işten para kazanan endüstrinin sponsorluğunda hazırlanır.
KOLESTEROL İLAÇLARININ FAYDASINI İNKÂR ETMİYORUM DA…
28.12.2013, 02:43
Statinler, mucizeler yaratan ilaçlar değildir; faydaları çok sınırlıdır. Ülkemizde ne derecede etkili olduğunu gösteren yayınlanmış, güvenilir bir araştırma yoktur ama statinlerle ilgili saklanmaya çalışılan bilgilerin açığa çıkmasından rahatsız olan büyük bir grup vardır. Statin gerçeklerini delilleriyle ortaya koymak kafa karıştırmaz, kafaları aydınlatır.
VİTAMİN VE MİNERALLERE BOŞUNA PARA HARCAMAYIN
26.12.2013, 17:50
Son senelerde adeta bir “vitamin çılgınlığı” yaşanıyor; insanlar sağlıklı olalım, gençleşelim, hastalıklardan korunalım diye “avuç avuç” ilaç içiyor. Annals of Internal Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan üç araştırmaya göre vitamin ve mineral destekleri kalp hastalıkları, kanser ve ölümleri önlemediği gibi zararlı bile olabiliyor.
ERKEN TEŞHİS HAYAT KARARTIR
25.12.2013, 20:02
Tıp her gün müthiş ilerliyor, diyoruz ama tezata bak ki hastalıklar da müthiş artıyor. İlerleyen tıpta hastalıkların azalması gerekiyor değil mi? Ben şöyle diyorum: Tıp o kadar ilerledi ki, artık insanların hasta olmaması mümkün değil! Doktora gidiyorsan, sende mutlaka bir şey bulur. Film çeker, MR, anjiyo yapar mutlaka bir yerinde bir şey çıkar.
TIBBİ HATALAR YILDA 440 BİN KİŞİNİN ÖLÜMÜNE YOL AÇIYOR
23.12.2013, 18:43
USA’ da her sene hastaneye yatanlar içinden 210 bin ilâ 440 bin kişinin önlenmesi mümkün olan zararlar yüzünden öldüklerinin tahmin edildiği bildirildi. Kendisine başvuran her insanı “hasta” olarak etiketlemekte beis görmeyen, ilaç endüstrisinin oyuncağı haline gelen modern tıbbın ciddi bir sorgulamadan geçirilmesi şart.
SOLUCAN YUMURTALARI OTİZM TEDAVİSİNDE UMUT OLDU
23.12.2013, 10:30
Bugün için bilinen etkili bir tedavisi olmayan otizm hastalığının belirtilerini gidermede işe yarayabilecek tedavi umudu doğdu. Buna göre, sıcak su havuzları ve bağırsak parazitleri yumurtalarının yenmesi otizmli hastaların öfke krizleri, yaramazlıkları ve tekrarlayıcı davranışlarını azaltıyor. Bu sonuçlar otizmde bağışıklık sistemi ve enflamasyonun önemini gösteriyor.
MARKET TAVUKLARI MİKROP YUVASI ÇIKTI
22.12.2013, 18:24
Ünlü marketlerde satılan ve içlerinde organik olanların da bulunduğu tavuk etlerinin adeta “mikrop yuvası” olduğu ortaya çıktı. İncelenen 316 örneğin yüzde 79.8’ inde insan bağırsağının mikroplarından olan Enterococcus ve yüzde 65.2’ sinde Escherichia coli; yüzde 43’ ünde Campylobacter, yüzde 10.8’ inde Salmonella, yüzde 13.6’ sında Klebsiella ve yüzde 9.2’ sinde de S. aures gibi hastalık yapma potansiyeli olan bakteriler bulundu.
ANTİBAKTERİYEL SABUN VE JELLERİN SONU YAKIN
22.12.2013, 00:02
FDA, üreticilerden antibakteriyel sabun ve jellerin hastalıkları ve enfeksiyonların yayılmasını önlemede beyaz sabun ve sudan daha etkili ve uzun süreli kullanımının güvenli olduğunu ispat etmeleri istendi. Bunların beyaz sabuna üstünlüğü olmadığı gibi “triklosan” isimli kimyasalın sağlık üzerine sayısız olumsuzlukları olduğunu, verilen paranın boşa gittiğini senelerdir yazarım.
SUNİ TATLANDIRICILARIN KANSER RİSKİ DE VAR
21.12.2013, 22:08
Tüm dünyada senelerdir ‘güvenli şeker’ olarak tanıtılan ‘sukraloz’ isimli suni tatlandırıcının diyabet riskini artırdığı gibi kanser yapıcı etkisinin de olabileceği ortaya çıktı. Bu işten milyarlar kazanan endüstri “İspatlayın zararlarını, kullanmayalım” diyerek bizi aptal yerine koyduğunu sanıyor ama durum hiç de öyle değil: Ye-mez-ler!
ÇOCUK ZATÜRESİ NASIL TEDAVİ EDİLMELİ
20.12.2013, 00:54
Zatürreenin sebebi bakteriler ise “mutlaka antibiyotik kullanılması” icap eder. Daha tesirli diye “geniş spektrumlu antibiyotik” tercihi daha doğru sanılabilir ama gerçekte durum öyle değildir. Yeni bir araştırma da sağlıklı çocukların zatürreesinde dar spektrumlu antibiyotiklerin geniş olanlar kadar etkili olduğunu gösteriyor.
REFLÜ İLAÇLARI VİTAMİN EKSİKLİĞİ YAPIYOR
18.12.2013, 22:16
Bilinçsizce ve yaygın olarak kullanılan ve “Midemde biraz yanma var, ekşime oluyor, gazım var” diyen herkese yazılan “reflü ilaçlarının” B-12 vitamini eksikliğine yol açabileceği ortaya çıktı. B-12 vitamini eksikliği farkına varılıp tedavi edilmediği takdirde kansızlık, sinir hasarı ve bunama başta olmak üzere çok ciddi sağlık meselesine sebep oluyor.
SOKAK SÜTÜ KUTU SÜTÜNDEN DAHA SAĞLIKLI
17.12.2013, 01:14
Ruh ikizi gıda ve ilaç endüstrisinin efsaneleri bir bir yıkılıyor: Tam yağlı organik sütlerin kalp-damar sağlığı bakımından endüstri ürünü olan sütlerden çok daha üstün olduğu belirlendi. Tam yağlı organik süt ürünlerinin başta kalp ve kanserler olmak üzere birçok hastalığı ortadan kaldıracağı bildiriliyor.
D VİTAMİNİ ALMANIN DA BİR FAYDASI YOK
16.12.2013, 02:07
Kanser, diyabet, bunama, kalp krizleri ile ilişkilendirilen D vitamini eksikliğinin bu hastalıkların sebebi değil sonucu olabileceği, D vitamini desteklerinin bu hastalıkların önlenmesinde işe yaramayacağı bildirildi. Özel durumlar dışında kimsenin hap olarak ne D vitamini ne de başka bir vitamini almasının hiçbir faydası olmadığını “tekrar” hatırlatırım.
HASTA ETMEYİN ADAMI!
15.12.2013, 15:24
Yeni kitabım “Hasta Etmeyin Adamı” Hayy Kitap’ tan bu hafta çıktı. Gıda zannederek yiyip içtiklerimiz bizi daha çocuk yaşta zehirlemeye başlıyor. Tıp ise üç maymunu oynuyor, duymuyor, görmüyor, uyarmıyor. ‘Vahşi tıp’ ve ‘sağlıksız gıda endüstrisi’ ortak çıkarlar doğrultusunda adeta sırt sırta vermiş ‘müşteri’ bekliyor!
ASTIMLILAR GRİP AŞISI OLMAMAKLA İYİ EDİYOR
14.12.2013, 23:43
Astımlıların yüzde 90’ ın grip aşısı olmalarının hedeflendiği USA’ da 2010-2011 grip sezonunda bunların sadece yarısının grip aşısı olduğu belirlendi ve grip aşısı olmaları uyarısı yapıldı. Oysa grip aşılarının ne astımlılarda ne sağlıklı insanlarda koruyucu olduğunu gösteren yeterli bilimsel delil yok. Aşı olmayan Amerika’ lılara aferin!
KOLESTEROL HAPLARI ZONA RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
13.12.2013, 08:28
Zona riskinin statin kullananlarda kullanmayanlara oranla %13 yüksek olduğu belirlendi. Bu, statinlerin anti-enflamatuar özellikleriyle ilgili bir durum. Elbette bu ilaçlarla damardaki enflamasyon azalıyor ve damardaki darlık da hafifleyebiliyor ama bağışıklığın baskılanması tıpkı kortizon tedavisinde olduğu gibi enfeksiyonlara da davetiye çıkarmış oluyor.
BİSFENOL A MİGREN ATAKLARINI DA TETİKLİYOR
12.12.2013, 20:02
Kimya endüstrisi zararlı olmadığını iddia ededursun, bisfenol A’ nın (BPA) sebep olduğu veya tetiklediği hastalık listesi her geçen gün kabarıyor. Farelerde yapılan araştırmada BPA’ nın migren ataklarını tetiklediği ortaya çıktı. Her zamanki fikrimi tekrarlıyorum: Yiyecek ve içecek kaplarında BPA kullanılması yasaklanmalıdır.
PENCERE KENARI SENDROMU
12.12.2013, 01:24
Chest dergisinde yayınlanan bir araştırma uçak seyahatleri sırasında pıhtı oluşum riskinin ekonomi sınıfıyla değil, yolcunun pencere kenarında oturup oturmamasıyla alâkalı olduğunu gösteriyor. Buna göre, ekonomi sınıfı sendromunun bundan böyle “pencere kenarı sendromu” olarak isimlendirilmesi daha doğru olacak.
DANDİK ARAŞTIRMADAN DANDİK HABER
11.12.2013, 09:09
Enerji içeceklerinde kahveye göre üç misli fazla bulunduğu bildirilen “kafeinin” kalp kasının gerilimini artırarak tehlikeli olabileceği haberi Batı medyasında geniş yer buldu. Haber, dandik bir araştırmaya dayanıyor ve sonuçları da kafeinin tehlikeli olduğunu göstermiyor. Üstelik bazı kahvelerde daha fazla kafein var.
ORTA KULAK İLTİHABI İÇİN ANTİBİYOTİK ŞART DEĞİL
10.12.2013, 08:29
6 aylıktan büyük, başka bir sağlık problemi bulunmayan ve hastalık belirtileri şiddetli olmayan çocuklara orta kulak iltihabı için hemen antibiyotik başlanmamalıdır. Bu hastalık çocukların %90’ ında antibiyotik verilmeden iyileşir. Gereksiz verilen antibiyotikler bakterilerin direnç kazanmalarına; alerji, kusma, ishâl gibi sorunlara yol açar.
E-SİGARA GENÇLERİN DAHA FAZLA SİGARA İÇMESİNE SEBEP OLUYOR
09.12.2013, 01:16
Gerçek sigaraya alternatif olarak üretilen “e-sigaranın” gençlerin daha fazla sigara içmesine sebep olduğu belirlendi. Bu sayede sigara bırakan küçük bir azınlık olabilir ama e-sigaranın zararlarının faydasından daha fazla olduğunu düşünüyorum. Gençlerimizi e-sigaraya karşı korumak için tedbir almakta geç kalmamalıyız.
İLAÇLAR GİBİ KILAVUZLAR DA ENDÜSTRİ ÜRÜNÜ
08.12.2013, 00:21
Kolesterol kılavuzuna katkıda bulunan 15 panelistten altısının, 10 hakemden beşinin ve eş başkanın üreticilerle çıkar ilişkileri var. Kılavuzlar aslında fazla itibar edilecek metinler değildir ama ilaç firmalarının broşürleriyle “bilim adamı pozu vermek” ve “endüstriden nemalanmak” varken, araştırmak, düşünmek, fikir üretmek bazılarına cazip gelmiyor olmalı.
SUDA KÖPÜREN İLAÇLARDA ÖLÜM RİSKİ
07.12.2013, 09:26
Halk arasında “köpüren ilaçlar” adıyla bilinen ve suda eritilerek içilen efervesan tabletlerin kalp krizi, felç ve ölüm riskini artırdıkları belirlendi. Ağrı kesici, balgam söktürücü, kalsiyum ve C vitamini ihtiva eden efervesan tabletler bizde de bilinçsizce ve üstelik de çok yaygın olarak kullanılıyor.
BEN ESMERİ FINDIK İLE FISTIK İLE BADEM İLE BESLERİM
05.12.2013, 19:25
Harvard Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada düzenli olarak fındık, ceviz, badem yiyenlerin daha uzun yaşadıkları tespit edildi. Sağlık Bakanımıza sesleniyorum: Malatyalı Fahri’ nin “Ben esmeri fındık ile ben esmeri fıstık ile ben esmeri badem ile beslerim” nakaratlı hicaz türküsü kamu spotu olarak sabah-akşam yayınlanmalı.
DERİDEKİ MİKROPLARDAN PEYNİR ÜRETİLDİ
05.12.2013, 00:07
Kaliforniya Üniversitesi’ nden Christina Agapakis ve koku sanatçısı Sissel Tolaas kendi vücutlarındaki mikroplardan yani insan mikroplarından peynir yarattılar. Agapakis önce kendi ağzından ve derisinden, bir başkasının ayak parmağı arasından, yemek yazarı Michael Pollan’ ın göbek deliğinden ve bir diğerinin de gözyaşından elde ettiği sürüntülerden Petri kutusunda bakteri ve maya üretti.
STATİN İLAÇLARI ENDÜSTRİYE YARAR SAĞLAR
04.12.2013, 00:01
Prof. Dr. Murat Tuzcu kolesterol ilaçlarını “kahramanca” savunuyor ama birçok ifadesi tıpkı Amerikan Kalp Derneği’ nin (AHA) kılavuzu gibi yanlışlar ve çelişkilerle dolu. İnsanlara senelerce kalp dostu diye trans yağ ihtiva eden margarinleri ve bitkisel yağları yediren ve onları kalp hastası yapan statin meftunlarından başka ne beklenir ki?
ŞEKERLİ İÇECEKLER RAHİM İÇYÜZEYİ KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
03.12.2013, 14:49
Şekerli içeceklerin tip 1 rahim içyüzü kanseri riskini yüzde 78 artırdığı belirlendi. Araştırılan 4 tür içeceğin obeziteden diyabet, kalp hastalıkları ve kanserlere kadar birçok hastalık için risk faktörü olduğunu sitemden öğrenebilirlerdi. Sağlıklı içecek arıyorsanız su, maden suyu, ayran veya kefirden şaşmayın.
AKILLI EVLERDE AKLA ZİYAN KİMYASALLAR
02.12.2013, 09:00
Belki bugün görünüşte daha rahat, daha şık, daha güvenli, daha modern evlerde oturuyoruz ama kesinlikle daha sağlıklı evlerde değil. Üstelik bir de bazılarının ’Amcası, bizim ev bir akıllı, bir akıllı ki… ‘ diye öğündüğü türden evlerde oturuyorsanız iyice yandınız demektir. Hesap ortada, eviniz ne kadar akıllı ise o kadar çok kimyasal maddeye maruz kalıyorsunuz demektir.
ANTİBİYOTİĞE BAŞLAMAK İÇİN ACELE ETMEYİN
01.12.2013, 07:51
Amerikan Pediatri Akademisi, kulak iltihabı olan, burnu akan ve boğazı ağrıyan çocuklara hemen antibiyotik başlanmaması uyarısında bulundu. Antibiyotiklerin, otit, sinüzit, farenjit ve bronşit gibi enfeksiyonların bakterilerle ilgili olması durumunda sadece hastalık süresini kısalttıkları bildirildi.
DOKTORUNUZA İLAÇ DEĞİL “SPOR AYAKKABI” YAZDIRIN
30.11.2013, 22:11
BMJ’ de yayınlanan araştırmada egzersizin kalp hastaları için ilaç kadar etkili olduğu bildiriliyor. Kalp hastalıkları ilaçla değil sporla önlenebilir. Doktorlar hastalarının reçetelerine “statin” yerine spor ayakkabısı” yazmaya başladıkları gün ilk adım atılmış demektir. İlaç propagandistlerinin yerini “spor ayakkabı üreten firmaların adamları” almaya başladığında ise bu iş tamamdır.
PATATES KIZARTMASINDAKİ AKRİLAMİT KANSER YAPIYOR
29.11.2013, 19:04
Tıbbi fetva kurumu FDA tarafından yapılan açıklamada kanser riskinden dolayı “kızarmış yiyeceklerin” azaltılması tavsiyesinde bulunuldu. Açıklamada, özellikle bitkisel kaynaklı yiyeceklerin kızartma, kavurma ve fırınlama gibi yüksek sıcaklıklarda gerçekleştirilen pişirme işlemleri sırasında oluşan akrilamidin kanser yapıcı etkisi olduğu bildirildi.
ÖKSÜRÜK İLAÇLARI ÇOCUKLARI ACİLLİK YAPIYOR
28.11.2013, 22:34
Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçlarının piyasadan çekilmesi ve 4 yaşından küçüklere verilmemesi uyarısı ile satılmaya başlanmasından sonra bunlara bağlı yan etkiler sebebiyle acil müracaatların yarı yarıya azaldığı belirlendi. Etkinlik ve emniyetleri ispatlanmamış olan tüm öksürük ve nezle ilaçları yasaklanmalı, en azından özel uyarılarla satılmalıdır.
KOLESTEROL İLAÇLARI GENE ÇUVALLADI
26.11.2013, 23:32
“Statin” sınıfı ilaçların yoğun bakım birimlerindeki zatürre hastalarında ölüm oranlarını %45 artırdığı belirlendi ve hastaların daha fazla zarar görmemeleri için çalışma sonlandırıldı. Bu araştırmadan müspet bir netice çıkmış olsaydı bu ilaçların nezleden sinüzite bronşitten sistite kadar her türlü enfeksiyon için kullanılmasının yolu da açılmış olacaktı. Allah bizi korudu.
GRİP AŞISINDA DOMUZ JELATİNİ VAR MI?
26.11.2013, 19:29
Jelatin ihtiva eden grip aşılarının alerjik tepkilere yol açabileceği bildirildi. Ülkemizde jelatin alerjisinin hangi sıklıkta görüldüğüne dair bir bilgimiz yok. Jelatin, inek, domuz veya balık proteinlerinden elde ediliyor ve sorun da burada başlıyor. Sağlık Bakanlığının bu durumu aydınlatan bir açıklama yapması yerinde olur.
ANTİBİYOTİK ŞEKERİ “OYNATIYOR”
26.11.2013, 02:26
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak kullanılan “kinolon” sınıfı antibiyotiklerin diyabetli hastalarda kan şekerinde ciddi iniş-çıkışlara yol açtığı tespit edildi. Diyabetli hastalara ayaktan tedavilerde şart değilse kinolon verilmemeli, verilenlerin kan şekerleri yakından takip edilmeli, kimseye olur olmaz antibiyotik yazılmamalıdır.
YOĞURT, SÜT ARTIK DAYANIKLI BEYAZ EŞYA GİBİ SATILIYOR
25.11.2013, 00:42
Çocukluğumuzda, bırakın kutu sütlerini, şişe sütü bile icat edilmemişti. Sütü de birçok başka şeyi de kapıdan geçen seyyar satıcılardan alırdık. Recep Birgit’ in sesiyle, ibibiklerin öttüğü bir dünyada, buharı mis gibi kokan, kaymak tutan sütlerle büyüdük. Zamane çocukları kutu sütüne talim ediyor; çünkü ne sütçü kaldı mahalle mahalle gezen, ne de ne de insanların kapıdan sütçünün...
AMERİKAN KALP DERNEĞİ NEDEN “KIVIRIYOR”?
24.11.2013, 01:15
Amerikan Kalp Derneği kolesterol kılavuzunu eline yüzüne bulaştırdı. Önce kolesterol seviyesinin önemi yok diyor; sonra tutuyor 190’dan fazla ise kolesterol hapı başlayın diyor. Kolesterol teorisi bitmiştir dese PCSK-9 inhibitörleri çöpe atılmış olacak. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık; kıvırdıkça kıvırıyor.
KOLESTEROL KILAVUZUNUN HESAP CETVELİ DE BOZUK ÇIKTI
23.11.2013, 02:13
“Gece gündüz kolesterolle yatıp kalkan” uzmanlarca 12 senede hazırlanan, birkaç kurulun denetiminden geçen yeni kolesterol kılavuzu hesap cetvelinin kalp krizi riskini %150’ ye varan oranda fazla hesapladığı iddia ediliyor. Endüstri ile çıkar ilişkileri olan uzmanlardan ve internet sitesinde hazır çorba reklâmı yapan Amerikan Kalp Derneği’ nden başka ne beklenebilir ki?
KILAVUZLAR BİRER KÂĞIT PARÇASIDIR
22.11.2013, 01:04
New York Times’ ta Marcia Angell’ in yazısını okurken, kılavuzları mutlaka uyulması gereken, uymayanların suçlu sayılacakları “kutsal metin” sanan kardiyologları hatırladım. Endüstrinin destekleriyle yaşayan tıp derneklerinin, endüstri ile çıkar ilişkileri olan uzmanları tarafından hazırlanan kılavuzlar benim için sadece birer “kâğıt parçasıdır”.
DOKTORUNUZA İLAÇ DEĞİL “SPOR AYAKKABI” YAZDIRIN
21.11.2013, 00:28
BMJ’ de yayınlanan araştırmada egzersizin kalp hastaları için ilaç kadar etkili olduğu bildiriliyor. Kalp hastalıkları ilaçla değil sporla önlenebilir. Doktorlar hastalarının reçetelerine “statin” yerine spor ayakkabısı” yazmaya başladıkları gün ilk adım atılmış demektir. İlaç propagandistlerinin yerini “spor ayakkabı üreten firmaların adamları” almaya başladığında ise bu iş tamamdır.
KOLESTEROL KILAVUZU İLE BÜTÜN DÜNYA APTAL YERİNE KONUYOR
19.11.2013, 10:15
Yeni kolesterol hapı kılavuzu “mükemmel bir pazarlama kılavuzudur”; bu sayede statin satışları katlanacaktır. Statin meftunlarımız bu absürt kılavuzu kendilerine rehber edinmeye kalkmasınlar, gene “mosmor olurlar”. Kardiyoloji âleminde hiç mi birazcık kafası çalışan, hiç mi önce insan sağlığını düşünen vicdanlı biri yok, merak ediyorum.
KOLESTEROL İLAÇLARI AKIL VE MANTIĞA AYKIRIDIR
18.11.2013, 01:23
Yeni “kolesterol hapını yutturma kılavuzu” ilaç endüstrisine milyarlarca dolar kazandırmanın yolunu açıyor. Aterosklerozun fizyo-patolojisini, statinlerin etki mekanizmasını, aksi tesirlerini, mutlak faydasının azlığını dikkate aldığımızda kolesterol hapı yani statin sınıfı ilaç yazmak akıl ve mantığa aykırıdır. Tüm bunları bilip de statin yazmak ise “utanmazlıktır”.
YENİ “KOLESTEROL HAPINI YUTTURMA KILAVUZU” YAYINLANDI
17.11.2013, 20:26
Hazır çorba reklâmı yaparak tüm dünyada haklı bir şöhret kazanan American Heart Association ve American College of Cardiology tarafından yayınlanan kılavuzda kolesterol hapları “yutturma” gerekçeleri baştan sona değiştirildi. Yeni “yutturma kılavuzuna” göre artık kan kolesterol seviyelerinin belirli değerlere indirilmesi gerekmiyor, “hapı yutmak” kâfi geliyor.
TRANS YAĞLARI ANLAMA KILAVUZU
15.11.2013, 23:54
Tıbbi fetva kurumu FDA, milyonlarca insan kalp krizi, felç geçirdikten ve öldükten sonra “trans yağları” tamamen yasaklamak için ilk adımı attığını dün yazmıştım. Trans yağlar artık GRAS yani “genellikle güvenirliği kabul edilen” (generally recognized as safe) katkı maddelerinden biri olarak kabul edilmeyecek.
TRANS YAĞLAR TAMAMEN YASAKLANIYOR
14.11.2013, 23:55
“Kolesterol yalanları” artık o kadar saklanamaz oldu ve kalp-damar hastalıkları o kadar çok artmaya başladı ki tıbbi fetva kurumu FDA bile bu rezilliğe dayanamadı. FDA, senelerdir en “sağlıklı yağ” diye yutturulan “suni trans yağların tamamen yasaklanması” için harekete geçti. Milyonlarca insan boş yere hasta oldu ve öldü.
AKIL VE MANTIĞA DAYALI TIP KANITA DAYALI TIPTAN ÖNCE GELİR
13.11.2013, 01:49
Prof. Dr. Murat Tuzcu’ nun “kolesterol teorisinin” ilaç endüstrisinin “pazarlama numarası” olduğunu bildiğine ama bunu “şimdilik” dile getiremediğine inanıyorum. “Doymuş yağlar kalp dostu” ve “kolesterol düşürücü ilaçların faydadan çok zararı var” başlıklı yazılarının da gecikmeyeceğine inanıyorum.
İLAÇ DEVİNE İLLEGAL PAZARLAMA VE RÜŞVET CEZASI
11.11.2013, 10:12
Johnson & Johnson, ilaçlarının satışını artırmak için “illegal pazarlama taktikleri” uygulamak ve “doktor ve eczacılara rüşvet vermekle” suçlandığı davalara karşı 2.2 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etti. Bu ilaçlar bizde de gereksiz yazılıyor. Hasta ve doktorların Amerika’yı örnek aldığı bir memleketten de başka ne beklenir ki?
YEDİ ÇEŞİT SİGARA DUMANI VAR
10.11.2013, 08:28
Birinci el duman sigara içen kişiyi etkileyen kendi sigarasının dumanını, ikinci el duman ise sigara içilen ortamda o anda bulunanları etkileyen duman olarak biliniyor ama sigara dumanı sadece iki tür değil.Tam yedi çeşit sigara dumanı var ve hepsi de insan sağlığını olumsuz etkiliyor; yedisiyle de “mücadele” etmek gerekiyor.
BİZDE FARENİNKİ KADAR AKIL YOK
09.11.2013, 10:08
Bugün birkaç büyük marketi gezdim ve Oreo’ nun bizde de satıldığını gördüm. Raflar Oreo kutularıyla doluydu; ülkemizde de “Oreo’ ya bağımlı çok fare olmalı” diye düşündüm. Para verip almadığım için tadı nasıldır bilemiyorum ama Oreo’ ların içinde neler olduğunu öğrendim. Gelin bakalım.
KAYMAKLI BİSKÜVİ OREO, KOKAİN GİBİ BAĞIMLILIK YAPIYOR
08.11.2013, 18:48
Dünyanın bir numaralı kaymaklı bisküvisi Oreo’ nun “kokain ve morfin gibi bağımlılık yaptığı” gösterildi. Oreo yenmesiyle, beynin “nukleus akkumbens” adıyla bilinen “haz merkezinde” kokain ve morfin alınmasındakine oranla daha fazla sinir hücresinin aktive olduğu belirlendi. Ivır-zıvırı bir yiyen bir daha bırakamıyor.
BOŞANMALAR BULAŞICI MI?
07.11.2013, 00:27
Uzun süreli verileri olan bir araştırmaya göre “boşanmalar bulaşıcı”. 1948 senesinden bu yana devam etmekte olan Framingham Kalp Çalışması verilerden faydalanılarak gerçekleştirilen araştırma, yakın arkadaşları boşananların boşanma risklerinin yüzde 75 arttığını ortaya koydu. Yakın akrabaların boşanması riski sadece %33 artırıyor.
EVİNİZDE RADON GAZI VAR MI?
06.11.2013, 09:33
Son senelerde büyük şehirlerde sayıları her geçen gün artan “akıllı binaların” akciğer kanserinin sebeplerinden biri olabileceği hiç aklınıza gelir miydi? Merkezi olarak ısıtılan, nemlendirilen bu binalar enerji tasarrufu için çok iyi izole edilirler ve bu mekanların havasında bulunan her türlü gaz, partikül ve mikrop da orada bulunan herkesin sağlığını etkiler.
MEME KANSERİ GEÇ KADINLARDA NEDEN ARTIYOR?
04.11.2013, 18:47
Meme kanseri kadınlarda en çok görülen ve en çok ölüme yol açan kanser ve bu hastalığa genç kadınlarda giderek daha fazla rastlanıyor. Bu artışta meme kanseri farkındalığının, teşhis imkanlarının artması da etkili olabilir ama kadınların maruz kaldıkları çevresel karsinojenlerin daha önemli olduğunu düşünüyorum.
EL YIKAYAN İYİMSER OLUYOR
04.11.2013, 07:02
El yıkamanın enfeksiyon hastalıklarına karşı koruyucu olduğunu biliyorduk ama bunun yeni bir faydası daha olduğu ortaya çıktı. Köln Üniversitesi uzmanları tarafından gerçekleştirilen ve vücut temizliğinin insan psikolojisi üzerine olan etkilerinin incelendiği çalışmada, el yıkamanın insanları “optimist” yani “iyimser” yaptığı belirlendi.
ANTİBAKTERİYEL ÜRÜNLERDEKİ GİZLİ TEHLİKELER
03.11.2013, 01:46
Bilinçli olarak “hijyen manyağı” yapılan her kadının ve çocuğunun çantasında antibakteriyel ürünler var. Bunları kullanmakla mikroplardan ve yaptıkları hastalıklardan korunabileceklerini sananlar tabii ki ciddi şekilde de yanılıyorlar. Paralarının boşa gitmesi bir tarafa birçok ciddi hastalığa davetiye çıkardıklarının da farkında değiller.
BU KOLLAR DAHA ÇOOOK AŞI, BU ENSE DAHA ÇOOOK TOKAT YER
02.11.2013, 00:44
HPV aşısının rahim ağzı kanserlerini önlemesinin mümkün olmadığının saklanamaz hâle geldiğini gören endüstri yeni HPV aşı çalışmalarına çoktan başladı bile. “V503” kod adıyla bilinen 9 HPV tipine karşı koruma sağladığı iddia edilen yeni aşının faz 3 çalışmaları sürüyor. Bu kollar daha çok aşı, bu ense de daha çok tokat yer!
RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISININ DA FOYASI ÇIKTI
31.10.2013, 23:27
Rahim ağzı kanseriyle ilişkilendirilen HPV alt-tiplerinin farklı etnik kökenli kadınlarda “farklı” olabileceği belirlendi. Hâlen uygulanan HPV aşılarının “yüzde 100 etkili olduğu farz edilse bile” bu aşıların zenci kadınlarda ve muhtemelen de dünyanın birçok ülkesindeki kadınlarda “hiçbir işe yaramayacağı” anlaşılıyor.
TIBBİ ZİNA
30.10.2013, 23:43
Amerika’ da yapılan bir araştırmada, Gıda ve İlaç Dairesi tarafından 1998-2000 yılları arasında onay alan 90 ilaçla ilgili 909 klinik çalışmanın yarısından çoğunun tıp dergilerinde yayınlanmadığı ortaya çıktı. Tabii bunların, ilacın etkisiz olduğu sonucuna varan çalışmalar yani, ilaç üreticilerinin işine gelmeyen çalışmalar olduğunu söylemeye gerek yok sanırım.
BALLI KAHVE ÖKSÜRÜĞE KORTİZONDAN DAHA İYİ GELİYOR
30.10.2013, 08:07
Solunum yolları enfeksiyonunu takiben ortaya çıkan ve üç haftadan uzun süren öksürük tedavisinde ballı kahvenin kortizondan daha etkili olduğu gösterildi ama günümüzde “hakiki bal” bulmak artık neredeyse imkânsız. İnşallah, televizyonlarda her gün reklâmı yapılan 10 kilosu 5 lira olan nesneye “bal” muamelesi yapmıyorsunuzdur.
KOLESTEROL TEORİSİ BİR PAZARLAMA HARİKASIDIR
29.10.2013, 01:12
Kolesterol teorisinin koca bir yalan olduğunu, yanlış beslenme tavsiyeleriyle milyonlarca insanın obez-diyabet ve kalp hastası yapıldıklarını, kolesterol düşürücü ilaçların işe yaraması bir tarafa telafisi imkânsız zararlara yol açtığını görenler bilim adamlarının sayısı her geçen gün artıyor. Kolesterol yalanlarına hâlâ inanmaya devam edenleri Allah uyandırsın!
BRONŞİTTE ANTİBİYOTİĞİN FAYDASI YOK
28.10.2013, 01:26
Tüm dünyada hemen her hastaya antibiyotik yazılan bronşitte bu ilaçların faydasının olmadığı belirlendi. Öksürük ve balgam şikâyetiyle sağlık kuruluşuna başvuran hastalar doktorlarıyla “Neden bana hemen antibiyotik yazdınız?” diye tartışmaya başladığı zaman bu mesele çözüme kavuşmuş olacaktır.
TERÖR SİLAHLA HASTALIKLAR İLAÇLARLA ÖNLENEMEZ
27.10.2013, 10:41
On binlerce “can” gitti ama gene de çok şükür ki sonunda “terörün silahla önlenemeyeceğini” anlayabildik. İnşallah daha fazla “zayiat” vermeden “hastalıkların ilaçlarla önlenemeyeceğini” de kavrarız. Parayla saadet, ilaçla sağlık olmadı, olmuyor. Fabrikasyon gıdalar, ilaçlar çöpe. Sağlığın sırrı tabiatta.
AĞIR ASTIM TEDAVİSİNDE YENİ BİR UMUT: TERMOPLASTİ
26.10.2013, 23:07
Termoplasti, standart ilaçlara cevap vermeyen, sık sık acillere başvurmak ve hastaneye yatmak zorunda kalan, hayat kaliteleri giderek bozulan ağır astımlılar için büyük umut vadeden bir tedavi yöntemi. Yeni bir araştırma, termoplastinin etkinliğinin 5 sene sonra da devam ettiğini ve herhangi bir aksi tesirin ortaya çıkmadığını gösteriyor.
OLMAZ OLSUN BÖYLE SAĞLIK SİSTEMİ
26.10.2013, 01:05
Bir memleket düşünün ki… ‘tıbbi yanlışlar’ her sene 100 bine yakın insanın ölümlerine yol açsın. Bir memleket düşünün ki… her sene bir milyon 700 bin insanda ‘hastane enfeksiyonu’ ortaya çıksın ve bunların da 90 bine yakını bu yüzden ölsünler. Bunun için 11 milyar dolar harcanmış olsun.
AKILCI İLAÇ KULLANIMI NEDİR, NASIL BAŞARILIR?
24.10.2013, 22:16
Çalışma Bakanı Faruk Çelik “İlaçların yüzde 37’ si çöpe atılıyor” diyor. İlaçların %37’ sinin çöpe atılması iyi ama tam da yeterli sayılmaz. Bu oran ancak %90’lara yaklaştığında gerçek mânâda bir “akıllı ilaç kullanımından” bahsetmemiz mümkün olabilir. İlaçların yüzde 90’ ının gereksiz ve yanlış kullanıldığını iddia ediyorum.
AİLE HEKİMLİĞİ UYGULAMASI NASIL BAŞARILI OLABİLİR?
24.10.2013, 09:11
Hekimlerin istenen düzeyde olmamasının ve verim alınamamasının sebebi öğrencilerin tembelliği, beceriksizliği veya zeka eksikliği değil; ülkemizde “tıp eğitimindeki eksik ve yanlışlar” dır. Aile hekimliği uygulamasının başarılı olabilmesi için de eğitimin yeniden düzenlenmesi şarttır. Ey Anayasayı değiştirmekle uğraşan siyasiler, şu tıp eğitimini de gündeminize alın artık.
CHP SOL PARTİ OLDUĞU İÇİN Mİ BAŞARISIZ?
23.10.2013, 01:11
Solaklık birçok kültürde bir çeşit özür, kusur olarak görülür. Mesela, şeytan solaktır. İyilik melekleri sağımızda, kötülük melekleri solumuzdadır. İngilizcede sağ anlamına gelen ‘right’ kelimesinin kökeni, Latincede doğruluk, düzen, adalet anlamına gelen ‘rectus’ kelimesine dayandırılır. Acaba CHP de sol parti olduğu için mi başarısız, ne dersiniz?
BAZILARI NEDEN SOLAKTIR?
22.10.2013, 01:48
Solaklık, hareketlerde, ince işlerde ve görsel, işitsel algılamalarda kendiliğinden vücudun sol yarısının kullanılmasıdır. Solaklar yazı yazarken, resim yaparken sol ellerini; topa vururken, tekme atarken sol ayaklarını; göz kırparken sol gözlerini; telefonla konuşurken sol kulaklarını kullanırlar.
ÜNLÜ SPORCULAR ÇOCUK SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYORLAR
20.10.2013, 08:46
Serena Williams, LeBron James, Peyton Manning gibi ünlü sporcularının, besin değeri düşük yüksek kalorili yiyecek-içecekleri destekleyerek çocuk sağlığını tehlikeye attıkları ileri sürüldü. Zaten spordan milyon $ kazanan sporcuların “daha fazla para için” çocukları kendilerinin asla ağızlarına koymadıkları abur-cuburları “tüketmeye” teşvik etmeleri olacak bir şey değil.
MİKROPLU PİLİÇ SALGINI YAYILIYOR
19.10.2013, 15:45
Bugüne kadar 278 kişide görülen “Salmonella” salgınında etkilenenlerin sayısı 317’ ye çıktı. CDC, salgının Puerto Rico’ nun da eklenmesiyle 20 eyalete yayıldığını açıkladı. Kurbanların yüzde 73’ü Kaliforniya’ dan olan salgının sevindirici tarafı, ölen kimse olmaması.
PİLİÇLERDEKİ ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇLİ MİKROPLAR SALGIN YAPIYOR
18.10.2013, 23:05
Amerika, 18 eyalette antibiyotiklere dirençli “Salmonella” mikroplarının yaptığı salgınla mücadele ediyor. 278 kişinin hastalandığı ve %42’ sinin hastanede tedavi edildikleri bildiriliyor. Eğer “Amerikan tavuğu yemiyorsanız” tehlike yok demektir. İster inanın ister inanmayın, bizim üreticiler asla antibiyotik kullanmadıklarını söylüyorlar.
BİTKİSEL İLAÇLARLA BİTKİSEL HAYATA GİREBİLİRSİNİZ
17.10.2013, 21:06
Hawaii’ de son 5 ay içinde OxyElite Pro isimli bitkisel ilaç kullanan 24 kişide karaciğer yetersizliği geliştiği, iki kişiye karaciğer nakli yapıldığı, bir kişinin öldüğü ortaya çıkınca ilacın satışı durduruldu. Sağlık otoriteleri, ülkemizde de satılan ve kim bilir kaç bin kişi tarafından kullanılan bu bitkisel ilacın derhal bırakılmasını tavsiye ediyor. Yağ yakayım derken karaciğerinizi yakmayın.
DOKTORUN YAPMADIĞINI SEN DE YAPMA
16.10.2013, 23:41
Doktorların yarısı doktora gitmiyor başlıklı haberden herkesin alması gereken dersler var; mutlaka okumalısınız. “Hocam, zamanımız yok, sen bize anlat” diyorsanız bu habere mevzu olan araştırma bir cümleyle özetlenebilir: “Doktorun yapmadığını sen de yapma; grip ve zatürre aşısı olma, mamografi ve prostat taraması yaptırma!”
SİGARAYI BIRAKANLAR NEDEN KİLO ALIYOR?
15.10.2013, 22:42
Sigarayı bırakanların kısa sürede kilo aldığı herkesin mâlumudur ve bu durum abur-cubura düşkünlük, iştah açılması, tat ve koku alma duygularının yerine gelmesi, metabolizmanın yavaşlaması ile ilişkilendirilir. Yeni bir araştırma, bunun bağırsak mikrobiyotasında meydana gelen değişikliklerden kaynaklanabileceğini gösteriyor.
BİR TÜRK NOBEL ALABİLİR Mİ?
15.10.2013, 09:30
Bir Türk’ ün Nobel alması pek âlâ mümkündür ama bu kişinin Türkiye’ de çalışan bir Türk olması imkânsızdır! Nobel almak için elbette asgari bir zekâya ve çalışkanlığa ihtiyaç olmakla beraber, artık Nobel almak veya hiç değilse Nobel’e aday gösterilebilmek bu özelliklerden çok önce bir sistemin, bir laboratuarın elemanı olmayı gerektiriyor.
TAVUK ETİNİZ MİKROPLU MU OLSUN ANTİBİYOTİKLİ Mİ?
14.10.2013, 09:53
Tavuk butlarının neredeyse her ikisinden birinde “fazla miktarda” veya “antibiyotiklere dirençli bakteri” bulunduğu tespit edildi. Tavuk etlerinin mikropsuz veya antibiyotiksiz olması mümkün görünmüyor. Organik piliç alırsanız “dirençli bakterili”, çiftlik pilici alırsanız “antibiyotikli et” yeme ihtimalinizin yüksek olduğunu bilin ve alış-verişinizi ona göre yapın.
NUGGET’ DA TAVUK ETİ DEĞİL DAMAR VE SİNİR VAR
13.10.2013, 00:28
“Nugget” adıyla bilinen hazır yiyeceğin tavuk eti dışında sinir, kan damarı, deri, kıkırdak ve kemikten oluştuğu belirlendi; oysa bunun yüzde yüz göğüs ve but eti olması lâzım. Bizdeki durum nedir, tavuk etlerini inceleyecek bir babayiğit araştırmacı yok mu, tüketici örgütleri zamanlarını neyle ve nasıl tüketiyor, merak ediyorum.
DİŞ AĞRISINA RAKI YERİNE KOLESTEROL HAPI
12.10.2013, 01:50
Kolesterol haplarının her gün bir yenisi ortaya çıkan yan etkilerini yazmaktan yorulmuştum ama çok şükür bugün bu harika ilaçların işe yaradığını gösteren bir hastalık olduğunun müjdesini veriyorum. Yüksek dozda kolesterol ilaçlarının dişeti iltihabını azalttığı belirlendi. Artık ağrıyan dişe rakı koymak yerine kolesterol hapı içilecek!
BU MEMLEKETE BİR DE ANTİBİYOTİK AÇILIMI LÂZIM
11.10.2013, 01:28
Gereksiz antibiyotik yazılması sadece bizim değil gelişmiş ülkelerin de önemli sağlık meselelerinden. Erişkinlerde en çok antibiyotik yazılan hastalıklardan biri “farenjit” ya da halk arasındaki adıyla “boğaz ağrısı” diğeri de “akut bronşit”. Gerçekte her iki hastalıkta da tedaviden istifade edecek hastaların sayısı en fazla yüzde 10 ama bunların neredeyse tümüne antibiyotik yazılıyor.
BİLİM HALKA POPÜLER BİR DİLLE ANLATILMALIDIR
10.10.2013, 00:13
Bizde ilaçlarla ilgili olumsuz bir yazı çıktığında o branşın dernekleri, uzmanları hemen “Hastaların kafası karışır. Hastalar ilaçlarını bırakır.” diye ayağa kalkar. Bu benim çok başıma geldi. Hakkımda suç duyurusu yapacaklarını söyleyenler, kızanlar, küsenler, tehdit edenler oldu. Hiçbirini zerre kadar umursamıyorum.
HİMALAYA TUZUNUN NORMAL TUZDAN FARKI 100 MİSLİ PAHALI OLMASI
09.10.2013, 01:11
“Stiftung Warentest” tarafından yapılan testlerde Himalaya tuzu gibi egzotik tuzların sofra tuzuna göre üstünlükleri olmadığı ortaya çıktı. Çarpıcı sloganlarla 100 misli pahalı satılan egzotik tuzlarda reklâmı yapılan onlarca mineralin bazısı yok veya olanların miktarları da herhangi bir istifade sağlanamayacak kadar az. Tuzdaki tuzaklara dikkat!
CCDC: HASTALIK KONTROL VE KOMEDİ MERKEZİ
08.10.2013, 00:13
%70-90 oranında koruyucu oldukları bildirilen grip aşılarının geçen sene % “sıfır” oranında etkili oldukları ortaya çıktı ama bu tespiti yapan CDC ısrarla daha fazla insanın grip aşısı yaptırması gerektiğini bildiriyor. CDC’ ye bundan böyle “CCDC” denmesini teklif ediyorum: CCDC yani “Comedy Centers for Disease Control and Prevention”.
KOLESTEROL İLAÇLARI TÜM ZAMANLARIN EN BÜYÜK TIP TRAJEDİSİDİR
07.10.2013, 08:38
Modern tıbbın gözbebeği kolesterol ilaçlarına karşı karalama kampanyası sürüyor. “Statinlerin çirkin yüzü” başlıklı makalede, kolesterol ilaçları yerden yere vuruluyor. Statin meftunlarının “tıp trajedisi” iftirasına karşı “Her yer kolesterol hapı, her yer statin” direnişi yapmaları bekleniyor.
OMEGA 3 HAPLARINI ÇÖPE ATIN
06.10.2013, 09:57
Yeni bir araştırma, omega-3 haplarının beyin sağlığı üzerine faydası olmadığını ortaya koydu. Sağlıklı olmak, hastalıklardan korunmak için omega-3 haplarının da antioksidan, mineral, vitamin ve diğer besin desteklerinin de para tuzağı olduğunu, tek bir parametreye bakarak sağlık değerlendirmesi yapılamayacağını anlatmaktan dilimde tüy bitti.
PLÂSTİK BESLENME ÇANTALARI YASAKLANMALIDIR
05.10.2013, 18:42
Çocukların renkli, yumuşak plâstikten üretilen beslenme çantalarında “fitalat” bulunduğuna hiç şüphe yok ve besinlerle temas etme ihtimali yüksek olan bu çantalar çocukların sağlığını ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Oyuncaklarda kullanılması bile yasak olan fitalat ihtiva eden beslenme çantalarının yasaklanmasını talep ediyorum.
BÖYLE GRİP AŞISINA CAN KURBAN
04.10.2013, 00:35
İnsanları ömür boyu tüm grip virüslerine karşı koruyacak bir aşı geliştirmenin mümkün olduğunu ama bu alandaki çalışmaların yeterli mali destek bulunamadığı için “ağır aksak” yürüdüğünü defalarca yazdım. Bugün, tüm grip virüslerine karşı koruma sağlayabilecek “üniversal bir grip aşısı” için umut vadeden bir araştırmadan bahsetmek istiyorum.
GRİP AŞISI OLALIM MI OLMAYALIM MI?
03.10.2013, 18:52
Grip aşılarının “üfürük” olduğunu endüstri de onların güdümündeki bilim âlemi de artık saklayamaz oldular. Kimseye “grip aşısı olun veya olmayın demiyorum”. Yazılarımda halktan saklanmaya çalışılan, ticari tıbbın işine gelmeyen bilimsel gerçekleri anlatıyorum. İsteyen olur, isteyen olmaz; karar sizin!
İLAÇ ENDÜSTRİSİNİN TUZAKLARINA DİKKAT
02.10.2013, 01:34
İlaç firmalarının görünüşte halkın sağlığını düşünüyor algısı yaratan kampanyalarından hep korkarım. “Tuz” kampanyasının arkasında da vatandaşı “tuzlu bir faturanın” bekliyor olması pek muhtemel. Üstelik de hipertansiyona karşı savaşta ağzından “pipo düşmeyen” Sherlock Holmes çok “komik” oluyor.
KOLESTEROL İLAÇLARI KATARAKT RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
01.10.2013, 01:41
Tüm dünyada milyonlarca insan tarafından kullanılan kolesterol haplarının yan etkilerine her gün yenisi ekleniyor. JAMA Ophtalmology’ de yayınlanan ve 14 bin hasta üzerinde yapılan araştırma 3 aydan uzun zamandan beri statin alanlarda katarak riskinin %27 fazla olduğunu gösteriyor. Statin yazanlar da içenler de “gözlerini dört açmalılar”.
JAPON PATLICANI İLE YOZGAT PATLICANININ FARKI NE?
30.09.2013, 08:37
İki gün önce bir televizyon kanalından aradılar ve “patlıcan” üzerine görüş almak istediklerini söylediler. “Bayram değil seyran değil mevsimi de pek değil, bu ne iştir” acaba diye düşünürken muhabir kız geldiğinde merakımı giderdi. Meğerse bizim Mehmet Öz “Japon patlıcanı” diye bir bomba patlatmış.
DOKTOR GEREKSİZ ANTİBİYOTİK YAZMAYACAK HASTA GEREKSİZ ANTİBİYOTİK İÇMEYECEK
29.09.2013, 11:43
Yeni bir araştırma göre, enfeksiyonların virüs mü bakteri mi kaynaklı olduğu %90 doğrulukla belirlenebiliyor. Bu araştırma, doktorları gereksiz antibiyotik yazmaktan hastaları gereksiz antibiyotik içmekten kurtaracak bir testin müjdesi gibi. Doktora antibiyotik yazdırmak için gidecek hastalar yandı.
ANTİPSİKOTİK İLAÇLAR GEREKSİZ VE FAZLA YAZILIYOR
26.09.2013, 22:11
Amerikan Psikiyatri Derneği antipsikotik ilaçların gereksiz ve fazla kullanıldığını bildirerek doktor ve hastaları uyardı. Bir bizim hastaların kulaklarına gereksiz ve yanlış ilaç kullanıyor olabilecekleri şeklinde bir kar suyunun kaçmasını “hasta hainliği” ile eş tutan “dediğim-dedikçi psikiyatristlerimize” bir de APA’ ya bakın, ister gülün ister ağlayın.
HACI ADAYLARINI BEKLEYEN TEHLİKE: MERS
26.09.2013, 00:14
Hac farizasını yerine getirmek için mukaddes topraklara giden veya gitmeye hazırlanan Müslümanları bekleyen bir tehlike var: MERS. Virüsün bulaşıcılığının çok düşük olması yüreklere su serpiyor ama bugüne kadar sadece 114 kişide görülen hastalığın 54 kişinin ölümüne yol açmış olması da dikkate değer.
ÇOCUKLARI TELEVİZYONDAN UZAK TUTUN
25.09.2013, 11:52
Çocukların uzun süre televizyon seyretmelerinin yol açtığı zararlar her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Araştırmalar televizyonun çocukların sadece zekâ gelişimi, ruh ve sinir sağlığını değil kalp ve akciğerlerini de olumsuz etkileyebileceğini ortaya koyuyor.
NEFES KOKUSUNDAN KANSER TEŞHİSİ
23.09.2013, 22:31
Bir taraftan köpeklerin koku alma kabiliyetleri başta kanserler olmak üzere çeşitli hastalıkların teşhisi için araştırılırken diğer taraftan da insan burnunun hissetmediği kokuları algılayabilen çeşitli elektronik aletler geliştirilmesi gündeme geliyor. “Elektronik burun” adı verilen bu aletle yapılan çalışma…
NEDEN OTA ÇÖPE SAPA PÜSKÜLE DÜŞKÜN OLDUK?
22.09.2013, 16:35
Son zamanlarda insanlarımızda giderek de yaygınlaşan şöyle bir temayül var: Tomografiden endoskopiye, eforlu elektrodan anjiyoya, alerji testlerinden sintigrafiye kadar modern tıbbın tüm teşhis imkânlarından cömertçe faydalanıyor ama sıra tedaviye gelince çareyi otta, çöpte, sapta, püskülde aramaya başlıyor.
HER RÖNTGEN ÇEKTİRİLMELİ Mİ?
21.09.2013, 23:16
Her gün gereksiz yere röntgen, tomografi hatta sintigrafi, anjiyo, PET çektirmiş hastalarla karşılaşıyorum. Ellerinde bir tomar akciğer röntgeni ve tomografilerle gelen hastaları, hele de o küçük astımlı çocukları gördükçe içim parçalanıyor. Çocuk öksürdü röntgen, nefesi tıkandı röntgen, ateşi çıktı röntgen!
AÇIK HAVADA DA SİGARA İÇİLMEMELİ
20.09.2013, 22:27
Açık havada sigara içen birinin bir metre yakınında bulunmak insanları kapalı mekânlardaki kadar etkilediği biliniyor. Sigara içilmesi, içmeyenleri sigara içmeye özendirebileceği gibi özellikle de sigarayı bırakma mücadelesi içinde olanların da motivasyonlarını da bozar. Sigara açık alanlarda da yasaklamalıdır.
KANSERLERİ ÖNLEMEK ELİMİZDE
19.09.2013, 19:55
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) her sene 7 milyon insanın kanser yüzünden hayatlarını kaybettiklerini bildiriyor; kanser artış hızında bir değişiklik olmadığı takdirde de 2030 senesinde 26 milyon insana kanser teşhisi konacağını ve bunların 17 milyonunun öleceğini tahmin ediyor. Kanserlerin birçoğunun önlenebileceğini biliyor musunuz?
CELİAC DA BİR MODERN ZAMAN HASTALIĞI MI?
19.09.2013, 01:00
Görülme sıklığı giderek artan ve adı ülkemizde de her geçen gün daha çok duyulan modern zaman hastalıklardan biri de Celiac (Çölyak okunur) hastalığıdır. Hastalıktaki bu hızlı artışta, 50 senelik süre genetik değişikliklerin ortaya çıkması mümkün olmadığı için çevresel faktörlerin rolü olduğu düşünülüyor.
İLAÇ KOLİKLER, BU YAZI SİZİN İÇİN
18.09.2013, 10:21
Yurt dışından özellikle de Amerika’ dan gelen yabancı ilaçlara düşkün olan pek çok hastam var. Bunlara “Hangi ilaçları kullanıyorsunuz?” diye sorduğumda çantalarından çıkardıkları isimlerini bilmedikleri ilaçları kıymetli bir hazinenin parçalarıymış gibi gururla masamın üzerine dizerler.
İNCE HASTALIĞIN “İNCELİKLERİ”
17.09.2013, 17:42
Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa’da ilaca dirençli tüberküloz vakalarında yaşanan artışın endişe verici boyutlara ulaştığını ve gerekli tedbirler alınmazsa hastalığın binlerce kişinin ölümüne yol açabileceğini bildirdi. Türkiye’de Verem Savaşı 2011 Raporu’na göre 2009 yılında 10 bin kadarı erkek ve 7 bine yakını da kadın olan toplam 17 bin 400 tüberküloz hastası kayıtlara girdi.
OBEZİTENİN SEBEBİ DE “SAYIN MİKROBİYOTA” İMİŞ
07.09.2013, 16:01
Mikrobiyotanın obezitenin gelişiminin önlenmesi veya kilo vermenin hızlandırılmasında da rolü olabileceği ortaya çıktı ama obezler “Benim kabahatim yokmuş, meğer tüm suç bağırsaklarımdaki mikroplardaymış” diye sevinmesinler hemen. Bu araştırmadan obezlerin fayda görebilmelerini sağlayacak bir yöntem çıkması için daha “bir fırın ekmek yenmesi” lâzım!
KİLOYU DERT ETMEYİN, SAĞLIKLI BESLENMEYE BAKIN
05.09.2013, 22:51
Kilo ve vücut kitle endeksinin “beş para etmez” ölçüler olduğunu ifade eden tezime destekler sürüyor. Avrupa Kardiyoloji Derneği toplantısında sunulan bir bildiri de fazla kilolu ve yüksek VKE’ ne sahip kadınların iyi bir metabolizmaya sahip olmaları şartıyla kalp hastalıkları risklerinin yüksek olmadığını gösteriyor.
OZON TEDAVİSİNE EVET AMA NEDEN VE NASIL?
04.09.2013, 16:02
Ozon tedavisinin tamamen etkisiz ve/veya zararlı olduğunu söylemek ne kadar yanlış ise bunu “her derde deva” gibi göstermek de sahtekârlıktan başka bir şey değildir. Bu tedavi yönteminin iyi düzenlenmiş “bilimsel” klinik çalışmalarla “belirli hastalıklarda” –modern tıbbi tedaviye cevap alınamayan durumlarda- bir “araştırma kapsamında” uygulanmasını doğru buluyor ve “destekliyorum”. Şu anda bu tedavinin muayenehane, özel hastane ve merkezlerde bir araştırma kapsamı dışında para karşılığı uygulanması için “yeterli bilimsel delil ve klinik tecrübe olmadığı” kanaatindeyim.
YAYLI YATAKLAR KANSER Mİ YAPIYOR?
03.09.2013, 23:54
Pathophysiology isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırma yaylı yatakların ve yatış şeklinin melonoma ve meme kanseri riskini artırabileceğini gösteriyor. Uzmanlar bu ilişkiyi FM radyo ve televizyon kulelerinden kaynaklanan radyasyonun bağışıklığı bozmasıyla açıklıyorlar. Nedir bu, yatağımızda bile rahat yatamayacak mıyız artık?
ÇOCUĞUNUZA DUYULMADIK İSİM KOYMAYIN
02.09.2013, 10:27
Anne babalarda çocuklarına ellerinden geldiğince “duyulmamış” isim koyma merakı var. Aileler elbette istedikleri isimleri koyabilirler ama çocuklarının bu acayip isimler yüzünden okul döneminde çok sıkıntı çekme ihtimalleri bir tarafa duyulmamış isim konan çocukların daha çok suç işlediklerini ortaya koyan bilimsel bir araştırma bile var.
OZON TEDAVİSİ ŞARLATANLARIN ELİNDEN KURTARILMALIDIR
30.08.2013, 01:50
Ozon tedavisi uygulayanların temel “kaynak” olarak gösterdikleri Madrid Bildirgesinin çok ilginç bir özelliği var: Bildirgede “tek bir kaynak bile” zikredilmiyor. Kaynak bildirilmeden hikâye, masal gibi hayâl mahsulü “edebi bir ürün” yazılabilir. “İlâhi bir ürün”de de kaynak aranmaz ama kaynaksız bilimsel metin olmaz.
BÜTÜN DİYETLERİ ÇÖPE ATIN
28.08.2013, 22:51
Vücut kitle endeksinin yanlış bir ölçü olduğunun bildirilmesinden sonra ideal diyet bir şey olmadığı, bunların halkı yanıltmaktan başka bir şeye yaramadığı, asıl önemli olanın hayat tarzı değişiklikleri olduğu açıklandı. Dünya, uzun ve sağlıklı yaşamada meselenin kilo değil “sağlıklı gıdalarla doğru beslenme” olduğunu ne zaman anlayacak merak ediyorum.
SAĞLIK BAKANLIĞI OZON TEDAVİSİ REZALETİNE EL ATMALIDIR
27.08.2013, 09:46
Ozon tedavisi özel durumlarda faydası olabilecek bir tedavi yöntemi olmakla beraber onlarca hastalık için üstelik mucizeler yarattığı iddialarıyla tanıtılıyor. Sağlık Bakanlığı’ nı “halkı sömürmek için kullanılan ozon tedavisi rezâletine” el koymaya ve acilen gerekli kanuni düzenlemeleri yapmaya davet ediyorum.
OZON TEDAVİSİ BİLİMSEL Mİ ŞAKLABANLIK MI?
25.08.2013, 18:39
Ozon tedavisi modern tıbbın kabul etmediği bir alternatif tıp yöntemidir ama bu, onun faydasız veya zararlı olduğu manasına gelmeyeceği gibi suiistimal edildiğini söylememize de engel olamaz. Sağlık Bakanlığı’nı, mucize yarattığı iddia edilerek insanların soyulduğu ozon tedavisi rezaletine dur demeye davet ediyorum.
ANTİPSİKOTİK İLAÇLAR DİYABET RİSKİNİ 3 KAT ARTIRIYOR
23.08.2013, 18:45
Çocuklara verilen Risperdal, Seroquel, Abilify ve Zyprexa gibi antipsikotik ilaçların diyabet riskini üç kat artırabilecekleri tespit edildi. Kuvvetli antipsikotik ilaçlar aslında geleneksel olarak şizofreni tedavisinde kullanılıyordu ama bunların çoğu artık bipolar hastalık, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ve depresyon gibi hastalıklar için yazılıyor.
TİROİT HORMONU AKCİĞER KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
22.08.2013, 09:04
Tüm dünyada yüz milyonlarca insan -özelikle de kadınlar- tarafından ilaç olarak kullanılan tiroit hormonlarının akciğer kanseri riskini artırabileceği ortaya çıktı. Son senelerde bizde de tiroit hormonu kullanımı çok yaygınlaştı. Hiç sigara içmedikleri hâlde akciğer kanserine yakalananlarda sebep tiroit hormonu kullanımı olabilir.
PLASTİKLER OBEZİTEYE YOL AÇIYOR
21.08.2013, 11:13
Yiyecek ve içecek ambalajlarında bulunan hormon-bozucu kimyasallar fitalat ve BPA’ nın obezite ve ensülin direncine sebep oldukları ortaya çıktı. Fitalatların da BPA’ nın da yiyecek-içecek kaplarından, ambalajlarından çıkarılması şart. “Bana hiçbir faydası olmayan bu kimyasalların vücuduma girmesini istemiyorum arkadaş, var mı diyeceğin!”.
AMERİKAN KARDİYOLOJİ DERNEĞİ’ NE SAHTEKÂRLIK SUÇLAMASI
20.08.2013, 10:52
Kardiyoloji âleminde skandallar bitmiyor. Amerikan Kalp Derneği (AHA) “kalp dostu” olduğunu onayladığı ama aslında hiç de öyle olmayan çorbalar sebebiyle mahkemeye verildi. AHA, kendi beslenme kriterlerinin üzerinde tuz bulunan çorbalara para karşılığı kalp dostu onayını verdiği için sahtekârlıkla suçlanıyor.
GAZOZ ÇOCUKLARIN KAFASINI KIYAK YAPIYOR
18.08.2013, 14:01
Obezite, diyabet ve kalp-damar hastalıklarına sebep oldukları bilinen gazoz ve kolalı içeceklerin çocuklarda saldırganlık, dikkat eksikliği ve sosyal uzaklaşım gibi “davranış bozukluklarına” da yol açabileceği belirlendi. Kafayı kıyak yapan içeceklere gereken ‘hassasiyeti’ gösteren idarecilerimizin ‘çocuklarımızın kafasını da dikkate almaları gerekiyor’.
KEREVİZ VE ENGİNAR KANSER HÜCRELERİNİ ÖLDÜRÜYOR
17.08.2013, 15:10
Kereviz ve enginar gibi sebzelerde bulunan ‘apigenin’ ve ‘luteolin’ isimli “flavinoidlerin” pankreas kanseri hücrelerini öldürebildikleri gösterildi. Taze sebze-meyveyi makul miktarlarda yemeye devam edin ama kanser olmayayım diye “yüksek miktarda anti-oksidan ihtiva eden besin destekleriyle” hem sağlığınızı hem paranızı ziyan etmeyin.
PAHALI TANSİYON İLAÇLARINI BOŞ YERE İÇMİŞİZ
16.08.2013, 00:42
Avrupa Kardiyoloji Derneği’ nin yeni hipertansiyon kılavuzunda tüm hastalar için büyük tansiyonun 140’ın altında olması yeterli bulunuyor; hiçbir ilaç veya ilaç sınıfı özel olarak tercih edilmiyor. Teşhisi kolay ve objektif olan bir hastalık için hâlâ kesin kriterler ve tedavinin belirlenmemiş olmadığı anlaşılıyor. İster gülün ister ağlayın!
GÜNDE 3 KUTU ŞEKERLİ MEŞRUBAT BİLE ÖLDÜRÜYOR
15.08.2013, 16:33
Diyetlerine yüzde 25 şeker ilave edilen farelerin üreme ve rekabet kabiliyetleri olumsuz etkilendiği ve yaşama sürelerinin kısaldığı tespit edildi. Son senelerde tüm dünyada çığ gibi artan hastalıklarda şekerin ne kadar önemli olduğu bir kere daha ispatlanmış oluyor. Tatlı konuşalım ama tatlı yemeyelim.
HPV AŞISI BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ BOZUYOR
14.08.2013, 07:52
Rahim ağzı kanserini ve buna bağlı ölümleri önlediğine dair hiçbir veri bulunmayan HPV aşısının ciddi yan etkilerine bir yenisi daha eklendi: Autoimmune Syndrome Induced by Adjuvants. HPV aşılarına gösterilen ilgisizlik üreticilerinin kanını beynine sıçratsa da aşıdan uzak duranların ne kadar haklı oldukları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor.
KAN ŞEKERİ YÜKSEKLİĞİ ALZHEİMER RİSKİNİ ARTIRIYOR
13.08.2013, 01:48
Kan şekeri yüksek olanlarda diyabetleri olmasa bile Alzheimer gelişme riskinin daha yüksek olduğu belirlendi. Bu araştırmadan tam aksi bir netice çıkmış olsaydı da kimseye Alzheimer olmaması için bol şeker tüketmesi tavsiyesinde bulunulmayacaktı. Araştırma sonuçlarının önce mantık ve akla uygun olması gerekiyor.
TANSİYON İLAÇLARI MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
11.08.2013, 19:57
10 seneden fazla kullanılan kalsiyum kanal blokeri sınıfından tansiyon ilaçlarının meme kanseri riskini iki buçuk misli artırdığı belirlendi. Bu risk gerçek olabilir ama pahalı ilaçların satışını artırmak amacıyla patent süreleri dolan ilaçlar için “karalama kampanyaları” başlatılabileceği ihtimali de hesaba katılmalıdır.
SAĞLIKLI YAŞAMAK İÇİN KUVVETLİ SABAH KAHVALTISI ŞART
10.08.2013, 23:57
Yüksek kalorili kahvaltının diyabet, hipertansiyon ve kalp hastalıklarına karşı koruyucu etkisi olduğu tespit edildi ama bu, sabah sabah mideyi abur-cuburla, ıvır-zıvırla doldurmak demek değil. Kuvvetli kahvaltı “Türk işi” yani “adam gibi kahvaltı” olarak algılanmalı.
AĞIZ KOKUSU ÇEKİLMEZ BİR ŞEY
10.08.2013, 09:18
Ağız kokuları çoğu zaman, hoşa gitmeyen, itici, mide bulandırıcı, berbat kokulardır; hatta dilimizde birisinin çekilmez davranışları için ‘ağız kokusu çekmek’ şeklinde bir deyim bile vardır. Ağızları kokanlar çoğu zaman bu kokunun farkında değillerdir, esas rahatsız olanlar anne, baba, eş, arkadaş gibi bunların yakın çevresinde yaşayanlardır.
DERİN NEFES ALMA İHTİYACIM VAR
09.08.2013, 00:02
Öksürük sebebiyle geçenlerde hastaneye gittim. Aslında öksürüğümü kendim biraz azaltmıştım ama tam da geçmemişti. Ben de bir kontrole gideyim dedim. Şikâyetlerimden biri de derin nefes alma ihtiyacımdı ama ben bunun psikolojik olduğunu düşünüyorum. Bu arada, anksiyete bozukluğundan şüpheliyim. Bu derin nefes alma ihtiyacı son günlerde arttı, sorunlarım da var belki de ondan arttı bilmiyorum.
DAMACANA PLASTİĞİ KISIRLIK YAPIYOR
08.08.2013, 07:13
Halkın “damacana plastiği” olarak bildiği “bisfenol A” nın (BPA) kadın yumurtasının olgunlaşması üzerine doğrudan zararlı etkileri olduğu gösterildi. Daha önce az miktarda BPA’ nın bile sperm DNA’ sında hasar meydana getirebileceği belirlenmişti. Neden her mahallede tüp bebek merkezi olduğunu anladınız mı?
NE KA TESTİS O KA KALP HASTALIĞI
07.08.2013, 00:45
Testisleri büyük olan erkeklerin daha üretken ve genel olarak daha sağlıklı oldukları bilinirdi. İtalya’ da yapılan araştırma bunun doğru olmadığını, büyük testisleri olan erkeklerin hipertansiyon ve kalp hastalıklarına daha yatkın olduklarını ortaya koydu. İtalyanlar “Ne ka testis o ka kalp hastalığı” demeye getiriyor.
PARASETAMOLDE ÖLÜM RİSKİ VAR
06.08.2013, 01:28
Tüm dünyada ateş ve ağrıya karşı en çok kullanılan ilaçlardan biri olan parasetamolün nadir fakat ölümcül de olabilen ağır deri hastalıklarına yol açabileceği bildirildi. Bu deri hastalıkları parasetamolü daha önce hiçbir sorun olmadan kullananlarda da görülebiliyor ve bugün için riskin kimlerde daha yüksek olduğu bilinmiyor.
TANSİYON İLACINDA BÜYÜK SKANDAL
04.08.2013, 19:49
Tüm dünyada yaygın olarak kullanılan etken maddesi “valsartan” (Diovan, Co-diovan, Exforge) olan tansiyon ilacı ile ilgili olarak Japonya’ dan “pis kokular” gelmeye devam ediyor. Birçok çalışmada verilerin maniple edilerek ilacın olduğundan etkili gibi gösterildiği; şirket elemanlarının çalışmalara sızdığı bildiriliyor.
PLASTİK TERLİKLERDE KANSEROJEN MADDE BULUNDU
03.08.2013, 23:37
Almanya’ da yapılan bir araştırmada “plastik terliklerde yüksek miktarda kanserojen kimyasallar olduğu” belirlendi. Araştırmada, farklı üreticilere ait olan 10 çift plastik terliğin 6’ sında sınır değerlerin üzerinde “poli-siklik aromatik hidrokarbonlar”(PAH) olduğu tespit edildi.
BÖBREK NAKLİNDE KULLANILAN İLACIN EV NAKLİNDE KULLANILMADIĞINA ŞÜKÜR
03.08.2013, 11:47
Pazarlama numaraları ile böbrek nakli yapılanlara verilen ilaç kalp, akciğer, karaciğer, pankreas nakledilenlerde de kullanılabiliyor. Bu, endikasyon dışı ilaç kullanımı öyle başını almış gidiyor ki endüstrinin bu ilacı evlerini nakledenler için kullandırtmadığına şükretmemiz lâzım.
AY BÜYÜRKEN UYUYAMAM
02.08.2013, 21:46
İnsanların dolunay döneminde 20 dakika daha az uyudukları, uykuya 5 dakika daha geç daldıkları, derin uykunun yüzde 30 azaldığı” tespit edildi. İnsan beyninin bir şekilde “ayla senkronize olan bir iç saatinin” olabileceği ve saatin ayın dönemleri tarafından etkilenebileceği ileri sürülüyor.
UZUN BOYLU KADINLARDA KANSER RİSKİ DAHA FAZLA
02.08.2013, 00:56
Yeni bir araştırmaya göre, uzun boylu kadınlarda meme, kolon, rahim içi, böbrek, yumurtalık, rektum, tiroit kanserleri ve multipl miyelom daha fazla görülüyor. Uzun boylular hemen karaları bağlamasın; çünkü hem kanser riski artışı çok fazla değil hem de uzun boylularda kalp krizi riski daha düşük. Kısa boylular da hemen sevinmesinler çünkü…
KOZMETİKLERİN ÜÇTE BİRİNDE HORMONLARI ETKİLEYEN KİMYASALLAR VAR
31.07.2013, 23:52
Almanya’ da yapılan araştırmaya göre, kozmetiklerin üçte birinde sağlığa zararlı olabilecek “hormonları etkileyen kimyasallar” var. Bu kimyasalların kullanılmasının kanuni olduğu ama kısırlık, erken buluğa erme, kanser gibi sağlık problemlerine yol açma risklerinin bulunduğu vurgulanıyor.
MEYVELİ YOĞURTTA KAKTÜS BÖCEĞİ VAR
31.07.2013, 02:14
Dünyaca ünlü yoğurt firması Dannon meyveli yoğurtlarında “böceklerden” elde edilen “karmen boyası” kullandığı için adeta topa tutuluyor. Dannon’ un yoğurdun rengini meyvenin verdiği şeklinde bir intiba yaratarak tüketiciyi “aldattığı”; karmen boyasının alerjik tepkilere hatta ölümcül olabilen anafilaksiye yol açabileceği ileri sürülüyor.
HASTALARA ARTIK İLAÇ YERİNE SEBZE-MEYVE YAZILIYOR
30.07.2013, 00:54
New York’ ta iki hastane yüksek riskli ve düşük gelir grubundan olan hastaların reçetelerine sebze ve meyve yazmak için 4 ay süreli bir program başlattı. Dünya, hastane açmanın, doktor sayısını artırmanın, ilaç fabrikaları kurmanın “hasta sayısını artırmaktan başka bir işe yaramadığını” nihayet görüyor. Darısı görmeyenlerin başına!
KAHVALTI KALP KRİZİNİ ÖNLÜYOR
29.07.2013, 00:16
Kahvaltı yapmayanlarda kalp krizi riskinin düzenli olarak kahvaltı yapanlara göre yüzde 27 daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bu araştırma, kalp krizlerinden korumadaki etkinliği sadece yüzde 30 olan ve üstelik birçok ciddi yan etkisi bulunan kolesterol ilaçlarının ne kadar “dandik” olduğunu da bir kere daha ispat ediyor.
EGZERSİZ YAPMADAN KİLO VERDİREN İLAÇ BULUNDU
28.07.2013, 01:17
Yeni geliştirilen bir ilaç sayesinde artık egzersiz yapmaya gerek kalmadan kilo vermek mümkün olacak. Spor salonları işletmecileri; egzersiz aleti, spor ayakkabı ve kıyafetleri üretenler; bitkisel ilaç tüccarları; diyet yiyecek-içecek imalatçıları; sosyete diyetisyeni süslü kızların bu haberden hiç de hoşnut olacaklarını sanmıyorum.
COCA-COLA KİMİ KANDIRIYOR?
27.07.2013, 03:40
Sitemde “Ordan burdan… Havadan sudan” köşesinde Coca-Cola Türkiye’ nin benim de görüşlerimin alındığı bir haberle ilgili olarak bir internet sitesine gönderdiği cevap mektubu var. Bu mektubu bana gönderselerdi daha doğru olurdu; çünkü iddialarını benden başka cevaplayabilen olacağını sanmıyorum. İşte iddialar ve cevaplarım!
KOLESTEROL İLAÇLARI MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
26.07.2013, 01:22
Kolesterol ilaçlarının “meme kanseri riskini %83-143 oranında arttığı” bildirildi. Statinlerin hücre öldürücü etkileri dikkate alındığında bu ilaçları kullananlarda meme kanserinin ve buna bağlı ölümlerin daha az olmasını beklerdik. Statinlerin bu tek “müspet etkisi” kolesterolün çok düşmesiyle bertaraf oluyor olabilir. Netice şu ki “statinleri içen yanıyor”.
ALZHEİMER’ İN ŞİFASI ÇÖREK OTUNDA OLABİLİR
24.07.2013, 13:47
İlaç endüstrisi, Alzheimer ilacı geliştirmek için çok çalışıyor ama araştırmalar birer birer hüsranla sonlanıyor. Oysa vitaminler ve tarçının tüm ilaçlardan daha faydalı olduğunu gösteren çalışmalar var. En son çörek otunun Alzheimer’ in önlenmesi ve ilerlemesinin yavaşlatılmasında ideal bir besin desteği olabileceği belirlendi.
BPA MAMA PAKETLERİNDE DE YASAKLANDI
23.07.2013, 17:54
FDA, biberon ve çocuk bardaklarından sonra sıra şimdi de mama paketlerinde BPA’ yı yasakladı. İyi de büyük üreticilerin çoğu çoktan BPA’ dan vazgeçmişti. FDA’ nın, çapkınlığı cüce kadınla yavaş yavaş bırakmaya çalışan kocadan farkı yok. BPA, tez elden tüm yiyecek-içecek kaplarında yasaklanmalı.
BURUN DAMLASI KÜÇÜK KIZI FELÇ ETTİ
22.07.2013, 23:27
Soğuk algınlığına bağlı burun tıkanıklığı olan 4 yaşındaki küçük kızın burun damlası damlatıldıktan sonra duran kalbi bir süre sonra çalıştırılıyor ama beyni uzun zaman oksijensiz kalıyor. Küçük kız o günden beri yürüyemiyor, konuşamıyor ve hatta yutamadığı için de karnından besleniyor.
ORUÇ ALZHEİMER VE PARKİNSONU ÖNLEYEBİLİR
21.07.2013, 12:06
Yeni araştırmalar aralıklı açlığın beyin sağlığını da müspet yönde etkileyebileceğini ve Alzheimer, Parkinson gibi sinir sistemi hastalıklarına karşı koruyucu olabileceğini de gösteriyor. Bu, aslında çok da mantıklı bir şey; kişinin yiyecek bulmak için kafasını çalıştırması ancak bu sayede mümkün olabilir. Aç kalan birinin bir de beyin faaliyetleri azalsa hâli nice olur bir düşünün.
ORUCUN HİKMETİ
20.07.2013, 02:16
Taş devri insanının neslini sürdürebilmesi büyük efor sarf ederek elde ettiği yiyecekleri açlık günleri için depolamasıyla mümkün oldu. Modern insanın hem yiyeceği bol hem de bunlara ulaşmak için fazla hareket etmesi gerekmiyor. Taş devri insanı için elzem olan bu sistem bizi obezite ve diyabete sürüklüyor ama çaresi var.
ORUÇ TUTMAK DİYABETİ ÖNLÜYOR
19.07.2013, 07:32
Modern tıp, aralıklı açlığın ensülin duyarlılığını artırdığını ve böylece kan glikoz seviyesini düşürdüğünü yeni yeni anlıyor. Oysa en sağlıklı beslenme şekli olan “aralıklı açlığı” Müslümanlar yüzyıllardan beri oruç tutarak uyguluyorlar. Batılıların Ramazan’ ın fazilet ve ulviyetinin farkına varması kaç asır sonra mümkün olur, Allah bilir.
SAĞLIKLI OLMANIN SIRRI UZUN SÜRE AÇLIKTA MI?
18.07.2013, 00:34
Son senelerde tıbbın üzerinde çok çalışılan konularından biri de “intermittent fasting” yani aralıklı açlık. Kalori kısıtlamasının bazı hayvanların ömrünü yüzde 50 oranında uzattığı zaten biliniyordu. Yeni araştırmalar aralıklı açlığın “sağlıklı ve uzun yaşamanın” anahtarlarından biri olduğunu gösteriyor. Başta obezite ve diyabet olmak üzere pek çok hastalığı önlemenin sırrı uzun süre açlıkta.
PİLİÇLERİN YÜZDE 90′ INDA DİRENÇLİ BAKTERİLER BULUNDU
17.07.2013, 11:09
Bir piliç çiftliğinde üretilen sağlıklı besi tavuklarının yüzde 90’ a yakınında “antibiyotiklere dirençli bakteri” bulundu. Besicilikte kısa zamanda daha fazla et elde etmek için bilinçli olarak antibiyotik kullanılıyor. Antibiyotiklere dirençli bakteriler yüzünden de her sene yüz binlerce insan hayatını kaybediyor.
ALZHEİMER KANSERİ ÖNLÜYOR
16.07.2013, 03:02
Yeni bir araştırmaya göre, Alzheimer hastalığı olanlarda kanser riski genel nüfusa kıyasla yüzde 43 ve kanserli hastalarda da Alzheimer riski yüzde 35 daha az. Daha önce yapılan araştırmalarda da benzer sonuçlara varılmıştı fakat bu, her iki hastalık arasındaki ilişkiyi ortaya koyan en kapsamlı araştırma.
OMEGA 3 PROSTAT KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
15.07.2013, 01:49
Kalp krizi ve felçlerden korunmak, uzun ve sağlıklı yaşamak için milyonlarca insanın kullandığı omega-3′ ün prostat kanseri riskini yüzde 71 oranında artırdığı belirlendi. Besin ögelerinin “sağlıklı gıdalarla doğru beslenerek” yeterince alınacağını, bunları “ilaç şeklinde” almanın bu işten para kazananlara yaradığını savunan teorim bir kere daha ispatlanmış oldu.
ÇİFTLİK SOMONU YİYELİM Mİ?
14.07.2013, 00:48
Başka ülkelerde yasaklanmış olan ama Amerikalıların yemeye devam ettiği 10 gıda arasında “çiftlik somonu” nun da adı geçiyor. Somon son senelerde bizde de gözde olan bir yiyecek. Yediğimiz “denizlerin özgür somonu” değil maalesef; bugün süpermarketlerde satılan somonların neredeyse tümü “çiftlik somonu”.
40 SENELİK SERUMUN ÖLDÜRÜCÜ OLDUĞU ORTAYA ÇIKTI
13.07.2013, 00:20
Aşırı derecede kan kaybı olan hastalarda kullanılan bir “serumun” diyaliz gerektiren böbrek yetersizliği ve ölüm risklerinin sahte çalışmalarla saklandığı seneler sonra ortaya çıktı. Böylece endüstrinin pazarlama numaraları ile işe yaramaması bir tarafa ciddi riskleri olan ilaç-aşı-serumlara bir yenisi daha eklenmiş oldu.
KİLO VERMENİN EN KOLAY EN UCUZ YOLU
12.07.2013, 08:59
Artık ne Nişantaşı’ nın sosyete diyetisyenlerine ne burnundan kıl aldırmayan üniversite hocalarına etek dolusu para dökmeniz icap etmiyor. Kilo vermek istiyorsanız, diyete de “adam tutarak yaptırsak olmaz mı” diye söylendiğiniz spora da gerek yok. Yeni bir araştırmaya göre zayıflamak için çok basit ve kolay bir yol var.
AMERİKA’ DA KOLALARDAKİ KANSEROJEN MADDE AZALTILIYOR
11.07.2013, 02:23
Coca-Cola’ dan sonra Pepsi de koladaki kanserojen “karamel boyasını” azaltacağını açıkladı. Karar sadece USA’ yı kapsıyor; biz kanserojen kola içmeye devam edeceğiz. Dev üreticiler bizi takmıyor olabilirler ama bilim dünyamız, tüketici derneklerimiz, çevrecilerimiz, çapulcularımızın neden sesi çıkmıyor acaba?
OBEZİTE, İLAÇ SATMAK İÇİN HASTALIK OLARAK İLAN EDİLDİ
10.07.2013, 09:05
Aşırı derecede kan kaybı olan hastalarda kullanılan bir “serumun” diyaliz gerektiren böbrek yetersizliği ve ölüm risklerinin sahte çalışmalarla saklandığı seneler sonra ortaya çıktı. Böylece endüstrinin pazarlama numaraları ile işe yaramaması bir tarafa ciddi riskleri olan ilaç-aşı-serumlara bir yenisi daha eklenmiş oldu.
AZ YAĞLI VE YAĞSIZ SÜTÜN ZARARLI OLDUĞU AÇIKLANDI
08.07.2013, 23:44
Topluma çok sağlıklı içecek olarak sunulan az yağlı sütlerin sanıldığı gibi faydalı değil hatta zararlı oldukları bildirildi. JAMA’ da yayınlanan makaleye göre, az yağlı sütlerin kalori alımını azaltmadıkları gibi fazla kalori alımına bile yola açabilecekleri, kemik kırıklarını önlemede de işe yaramadıkları iddia ediliyor.
MUCİZELER YARATAN YENİ TEDAVİ YÖNTEMİ: İNSANDAN İNSANA DIŞKI NAKLİ
08.07.2013, 01:07
İnsandan insana dışkı nakli, sağlıklı biri kişiden elde edilen mikrobiyotanın tedavi amacıyla ve daha çok da “lavman” yoluyla başka birinin kalın bağırsağına verilmesi manasına geliyor. Yöntem, sadece bağırsak hastalıkları için değil Parkinson, multipl skleroz
ÇOCUKLARA KULAK TÜPÜ NE ZAMAN TAKILMALI?
07.07.2013, 01:49
İlk defa yayınlanan bir klinik kılavuza göre, kulağında sıvı biriken veya sık tekrarlayan veya tedaviye dirençli orta kulak iltihabı olan her çocuğa “kulak tüpü” takılmasına gerek yok. Pek çok uzman tarafından hazırlanan kılavuzda özellikle geçmişi “3 aydan daha kısa” olan orta kulak boşluğunda sıvı birikimlerinin kendiliğinden iyileşebileceği vurgulanıyor.
HASTALAR DOKTORLARI NEDEN ANLAMIYOR?
06.07.2013, 02:32
Hastanın hekimini anlamaması sadece bize özgü değil; bu bir ‘evrensel’ sorun. İyi bir hekimin işi, hastasına doğru teşhisi koymak ve doğru reçeteyi yazmakla bitmiyor. Özellikle kronik hastalığı olanların, uzun süre ilaç kullanacak hastaların hastalıkları hakkında mutlaka bilgilendirilmeleri, hatta eğitilmeleri gerekir.
AMERİKALI KADINLAR EVDE DOĞUMU TERCİH ETMEYE BAŞLADI
05.07.2013, 09:02
Uzmanların karşı olmasına rağmen USA’ da 2004-2009 arasında ev doğumlarının %30 oranında arttığı bildiriliyor. Doğum “fizyolojik” bir olaydır ve anne, bebek ve hamilelikle ilgili tıbbi bir girişimi gerektiren bir durum mevzubahis değilse evde yapılmasında bir sakınca yoktur. Türkiye evde doğumu tartışmalıdır.
EVDE DOĞUM DAHA GÜVENLİ
04.07.2013, 09:35
Doğumların çoğunun evde gerçekleştiği Hollanda’ da yapılan bir araştırmada evde doğum yapmaları planlanan düşük riskli kadınlarda gebelikle ilgili komplikasyonların hastane doğumlarına göre daha az olduğu belirlendi. Araştırmaya göre, “iyi eğitim almış ebelerin; iyi bir sevk ve nakil sisteminin olması durumunda ev doğumları riskli değil”.
BEYAZ EKMEK MORFİN GİBİ BAĞIMLILIK YARATIYOR
03.07.2013, 00:08
Yeni bir araştırmaya göre, rafine karbonhidratların yenmesinden sonra kan şekerinin ani yükselmesi ve sonra birden düşmesi beyinde açlık, iştah ve bağımlılık merkezlerini harekete geçiriyor. Nukleus akkumbensin beynin madde bağımlılığı ve istismarında da sorumlu olan bölge olması yüksek glisemik endeksli besinlerin de “bağımlılık” yaratabileceğini düşündürüyor.
ÜNLÜ RESTORANLARIN BUZUNDA TUVALETLERİNDEN FAZLA MİKROP VAR
01.07.2013, 21:53
McDonald’ s, Burger King, KFC gibi ünlü fast food restoranlarının buzlarında tuvaletlerindeki sudan daha fazla mikrop bulundu. Bu, bizim gibi ‘ambalajlanmış içme sularında mikrop çıkmasına aşina ırkın ahfadı’ için bile dehşetengiz bir haber.
YOĞURT BEYİN AKTİVİTEMİZİ DÜZENLİYOR
01.07.2013, 08:53
Yeni bir araştırma gıdaların bağırsak mikrobiyotası üzerinden sadece metabolizmayı değil beyin fonksiyonlarını da etkilediğini ortaya koydu. Araştırmacılar “Beynin sadece emosyonlarla ilgili olan bölgelerinin değil duyguların hazırlanmasında da rolü olan alanları da dâhil birçok bölgesinin etkilenmesinin çok sürpriz olduğunu” söylüyor.
ARTIK İKİNCİ BİR BEYNİMİZ VAR
30.06.2013, 06:37
Bağırsak mikrobiyotası o kadar önemli bir organ ki buna “ikinci beyin” ismini teklif edenler bile var ve yeni bir araştırma bu tanımlamanın ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor. Buna göre fermente gıdalar “bağırsak mikrobiyotası üzerinden sadece metabolizmayı değil beyin fonksiyonlarını da etkileyebiliyor”.
İNSAN VÜCUDUNDA YENİ BİR ORGAN BULUNDU
29.06.2013, 07:47
Varlığını yeni fark ettiğimiz kalp, akciğer, böbrek, beyin veya dalak gibi bir “organımız” var. Bu yeni organın diğerlerinden en önemli farkı anne karnında iken bu organa ait tek bir hücre bile bulunmaması ve dünyaya geldikten sonra gelişmeye başlaması. Bu, öyle ufak tefek bir organ da değil; onlarca trilyon hücreden oluşuyor, ağırlığı da 2 kilogramı buluyor.
KISIR ERKEKLERDE KANSER RİSKİ DE YÜKSEK
28.06.2013, 17:21
Azospermisi olan yani menilerinde sperm bulunmayan erkeklerde kanser riskinin de yüksek olduğu tespit edildi; buna göre 30 yaşından önce azospermisi olan erkeklerin kansere yakalanma ihtimalleri 8 misli daha fazla! Azospermisi olan erkeklerin kanser bakımından takip edilmi ve bu kişilerde ortaya çıkan şikâyetlerin kansere bağlı olup olmadığı hesaba katılmalıdır.
KOLESTEROL İLAÇLARININ SON MARİFETİ
27.06.2013, 00:07
Gün geçmiyor ki halk arasında kolesterol hapları adıyla bilinen statinlerin yeni bir marifeti ortaya çıkmasın. Annals of Internal Medicine isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, tüm dünyada milyonlarca insan tarafından kullanılan statinler bazı antibiyotiklerle berber alındıklarında kas-böbrek hasarı ve ölüm ihtimali artıyor.
İLAÇ İSRAFI NASIL ÖNLENİR?
26.06.2013, 00:54
Bugün genel bir poliklinik veya muayenehaneden çıkan hastalara baktığınızda tümünün de elinde birer reçete olduğunu ve bunların çoğunda da 4-5 kalem ilaç olduğunu görürsünüz. Oysa bir hekime giden herkesin ilaç tedavisi gerektirecek kadar hasta olması pratik olarak mümkün değildir. O zaman bu ilaçlar neden yazılıyor? Yoksa?
ANNE SÜTÜNDE DAMACANA PLASTİĞİ ÇIKTI
24.06.2013, 23:24
Yeni bir araştırmada annenin doğumdan sonraki ilk sütünde hormon bozucu kimyasallar grubunda yer alan bisfenol A ve fenoller bulunduğu tespit edildi. Bebekler vücut ağırlıkları daha az ve henüz vücudu toksinlerden koruyan enzimleri de tam olarak gelişmemiş olduğu için BPA’ nın toksik etkilerine daha hassaslar.
KOLESTEROL İLAÇLARI İŞE YARAMIYOR
23.06.2013, 15:13
Statin kullanımında 3 mislinden fazla artışa rağmen kalp krizi sıklığı ve ölümlerde buna uygun bir azalma olmadığı ortaya çıktı. Bu sonuca hiç de şaşırmadım. Beni asıl statin kullanımındaki bu müthiş artışın kalp krizlerini azaltması şaşırtırdı; tıpkı “köpeğin insanı ısırması değil, insanın köpeği ısırmasının haber olması” gibi!
GENEL ANESTEZİ ALZHEİMER RİSKİNİ ARTIRIYOR
22.06.2013, 01:49
Avrupa Anesteziyoloji Derneğinin son kongresinde sunulan bir araştırmaya göre genel anestezi yaşlılarda “demans” (bunama) riskini yüzde 35 oranında artırıyor. Sofranızda B 6 + B9 + B 12 vitaminleri ihtiva eden yiyecekler ve tarçın eksik olmasın. Düzenli egzersiz yapın. Kafanızı çalıştırın; bilmece çözün, yeni bir dil öğrenmeye başlayın, müzik aleti çalın…
TOMOGRAFİ ÇOCUKLARIN KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
21.06.2013, 08:38
JAMA dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma çocukluk çağında yapılan tomografilerin kanser riskini ciddi oranda artırdığını ortaya koydu. Araştırma, kanser riskinin büyük çocuklar ve erkeklere göre, küçük çocuklarda ve kızlarda ve abdomen-pelvis tomografisi çekilenlerde daha yüksek olduğunu gösteriyor.
İLAÇ ECZANEDE SATILIR
20.06.2013, 01:55
Senelerdir filanca hastalığı önlüyor, tedavi ediyor sloganlarıyla satılan ‘otun çöpün, sapın samanın’ böyle bir etkilerinin olmadığını; sağlık üzerinden tanıtımı veya reklâmı yapılan ürünlerle insanların dolandırıldığını anlatmaya çalışıyorum. Aspirin veya herhangi bir ilacın eczane dışında satılmasını da doğru bulmuyorum: İlaç eczanede satılır.
STARBUCKS SİGARAYA SAVAŞ AÇTI
19.06.2013, 00:39
Starbucks, artık dükkânlarının ancak 25 feet uzağında sigara içilebileceğini duyurdu. Starbucks’ ın, sigara gibi kanserden kalp krizine, felçlerden KOAH’ a kadar pek çok ölümcül hastalığın bir numaralı sebebine karşı gösterdiği hassasiyet insanı ilk anda hislendiriyor. “Helâl olsun adamlara” diyorum ama biraz düşününce işin rengi değişiyor.
TARÇIN ALZHEİMER’ E İYİ GELİYOR
17.06.2013, 23:32
Journal of Alzheimer’ s Disease isimli dergide yayınlanan araştırma, tarçına has tadı ve kokuyu veren bileşiklerin Alzheimer tedavisinde etkili olabileceğini ortaya koydu ama hemen tarçının Alzheimer ilacı olarak ilân edilmesini beklemeyin. Endüstri allem eder kallem eder tarçının patentini alır ve bize ‘hap olarak yutturur’.
BUNLAR DA “STATİN ÇAPULCULARI”
17.06.2013, 05:11
Kas ağrılarına yol açtığı bilinen statinlerin ‘eklemler üzerine olumsuz etkileri olduğu’ da ortaya çıktı. Bunlara aslında ‘olumlu’ yani müspet etkiler demek daha doğru. Çünkü burkulma, çıkık ve eklem ağrıları gibi rahatsızlıklar tıpkı statinlere bağlı kas ağrıları, kas güçsüzlüğü gibi insanların bilinçsizce egzersiz ve spor yapmalarını önleyen koruyucu mekanizmalardır.
HAMBURGERLER ARTIK ELE ALMADAN YENEBİLECEK
16.06.2013, 00:19
21. yüzyılın buluşu Burger King’ den geldi. “Elleri kullanmadan hamburger yeme aleti” (hands free whopper holder) sayesinde hamburgeri ele almaya gerek kalmadığı gibi ellerin yağlanması sorunu da ortadan kalkıyor. Aleti kullananlar hamburger yerken yürüyebiliyor, bisiklete binebiliyor, el işi yapabiliyor, dans edebiliyor ve tenis bile oynayabiliyor.
ALZHEİMER’ İ VİTAMİNLERLE ÖNLEMEK MÜMKÜN
08.06.2013, 01:31
Yeni bir araştırma B6 + B12 ve B9 vitamin kombinasyonunun Alzheimer hastalığında beyindeki atrofiyi yavaşlatabileceğini gösterdi. Bu, bir tedavinin Alzheimer’in seyrini değiştirebileceğini gösteren ilk araştırma ve üstelik de mucizeyi yaratan aylık maliyeti ancak birkaç lira olan üç adet vitamin.
GLİKOZAMİN GÖZ TANSİYONUNU ARTIRIYOR
07.06.2013, 02:08
Faydasını ispatlayan bilimsel veriler olmamasına rağmen eklem ağrılarına karşı yaygın olarak kullanılan glikozamin’ in göz içi basıncının artmasına yol açabileceği bildirildi. JAMA Ophtalmology’ de yayınlanan araştırmaya göre göz içi basıncındaki artış glukozamini bırakmakla düzeliyor ama kalıcı hasar ihtimali de dışlanamıyor.
YİYECEK İÇECEK KAPLARI VE AMBALAJLARI TANSİYONU YÜKSELTİYOR
06.06.2013, 01:54
Yeni bir araştırma, hormon bozucu etkileriyle bilinen “fitalatların” çocuk ve gençlerin kalp sağlığını da etkileyebileceğini ortaya koydu. Fitalatların, yiyecek-içecek kapları ve ambalajları ile çocuklar tarafından kullanılan her türlü malzemede yasaklanmalı ve bu ürünlerin fitalat ihtiva ettiği etiketlerinde açıkça belirtilmelidir.
GIDA AMBALAJLARI ÇOCUĞU KALP HASTASI YAPIYOR
05.06.2013, 11:43
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, özellikle mama önlüklerinde limitlerin üzerinde fitalat tespit edildiğini açıkladı. Fitalat, yumuşak plastik elde etmek için kullanılan bir madde… Ama sadece mama önlüklerinde yok, gıda ambalajlarının hemen hepsinde var. Oradan da gıdaya geçiyor. Çocuklarda hipertansiyona, dolayısıyla kalp hastalığına yol açtığı ortaya çıktı.
SEZARYENLE DOĞAN ÇOCUK OBEZ OLUYOR
04.06.2013, 00:01
10 binden fazla çocuğun 15 sene süreyle takip edilmeleriyle yapılan araştırmada sezaryenle doğan çocukların obezite risklerinin normal yolla doğan çocuklara oranla yüzde 83 fazla olduğu ortaya çıktı. Obezitenin 6. haftadan itibaren görülmeye başladığı ve 11 yaşında sezaryenle doğan çocukların obez olma risklerinin normal yolla dünyaya gelen çocuklara göre yüzde 83 fazla olduğu tespit edildi.
KOLESTEROL İLAÇLARI EGZERSİZİN FAYDALARINA DA MÂNİ OLUYOR
03.06.2013, 00:09
Journal of American College of Cardiology’ de yayınlanan araştırmaya göre, kolesterol ilaçları egzersizin faydalarına engel oluyor. Böylece, iskelet kaslarında zafiyete (miyopati) ve mitokondri fonksiyonlarında bozukluğa sebep olduğu zaten bilinen statinlerin egzersizin kalp ve solunum sistemi sağlığına olan faydalarına da mani olduğu belirlenmiş oldu.
KOLESTEROL HAPLARI ŞEKER HASTASI YAPIYOR
02.06.2013, 16:10
Kanada’ da 500 bine yakın kişi üzerinde gerçekleştirilen araştırma da kolesterol hapı olarak bilinen statin sınıfı ilaçların şeker hastalığı riskini artırdığını ortaya koydu. Bu ilaçların diyabet riskini artırdıklarını gösteren pek çok çalışma var ama bizim “statin meftunları” bunların hiçbirini görmüyor. Aşkın adamı kör ettiğine inanıyorum.
YENİ BOĞMACA AŞISI ESKİSİ KADAR KORUMUYOR
30.05.2013, 21:11
Yeni bir araştırma, 1990’ ların sonlarında uygulamadan kaldırılan eski boğmaca aşısının bugünkü aşıdan daha etkili olduğunu ortaya koydu. Kaliforniya’ daki son salgında, “tam-hücre aşısı” olarak bilinen eski aşıdan 2 yaşına kadar 4 defa olan gençlerin, “aselüler aşı” olanlara göre boğmacaya daha az yakalandıkları tespit edildi.
AMERİKALI KIZLAR NEDEN RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISINDAN KAÇIYOR?
29.05.2013, 18:11
Ruanda’ da bile genç kızların yüzde 95’ ine üç doz HPV aşısı yapılmış olmasına karşılık bu oran USA’ da yüzde 20′ nin altında. Yeni bir araştırma, fakir ama gururlu kızlar güle oynaya aşı olurken zengin ve kültürlü kızların neden aşıdan kaçtıklarını ortaya çıkardı. Meğerse ‘cesur yürekler’ kanserden korkmuyormuş!
KOAH İLAÇLARI KALP KRİZİNE YOL AÇIYOR
28.05.2013, 19:41
Yeni bir araştırma, nefes açıcı ilaçların KOAH’ lı yaşlı hastalarda kalp krizi, akut koroner sendrom ve kalp yetersizliği gibi kalple ilgili olayları ciddi derecede artırabileceğini ortaya koydu. Uzun tesirli beta-2 nefes açıcı ilaçlar kalple alâkalı riskleri bu tür ilaçları kullanmayanlara göre yüzde 31, antikolinerjik nefes açıcı ilaçlar ise yüzde 14 oranında artırıyor.
RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISI TİCARİ BİR AŞIDIR
27.05.2013, 19:18
Endüstri, HPV aşısını fakir ülkelere düşük fiyattan “babasının hayrı” için vermiyor. Amaçları, aşının etkinliği ve emniyetini göstermek için Afrikalı kızları bedava denek olarak kullanmak da olabilir, elde kalan ve çöpe gidecek olan aşıları “değerlendirmek” de. Çünkü tüm propaganda faaliyetlerine rağmen istenen satış rakamlarına ulaşılamadı.
AFRİKALI KIZLARA UCUZ AŞININ MAKSADI NE?
26.05.2013, 14:22
Merck ve GSK, rahim ağzı kanseri aşısını fakir ülke kızlarına çok ucuz fiyata vereceklerini açıkladı. Bayram değil seyran değil. Tek amaçları daha fazla kâr etmek olan, bu uğurda her türlü pazarlama oyunlarını uygulayan dünyanın en büyük ilaç ve aşı üreticilerine ne oldu acaba? Neden birden bire “iyilik meleği” pozuna girdiler dersiniz? Başlarına taş mı düştü yoksa bu işin içinde iş mi var?
ANNELER EMZİKLERİ YALAMALI MI YIKAMALI MI?
25.05.2013, 09:15
Annelerin bebeklerinin emziklerini yalamalarına itirazlar gelmeye başladı. Bence bu işlem yanlış olmadığı gibi faydalı olması ihtimali de yüksek. Annesi tarafından beslenen, öpülüp koklanan bir bebek annesinin ağzındaki mikropları da derisindeki mikropları da alır ve tabii ki almalıdır da. Ne yani, mikrop geçecek diye bebeği steril bir kavanoza koyup anneye de gaz maskesi mi takalım?
KOLESTEROL İLAÇLARI MUCİZELER YARATIYOR
24.05.2013, 09:21
FDA, kolesterol hapları için hafıza kaybına yol açabilecekleri uyarısında bulunmuştu; yeni bir araştırmada bunun beyin hücrelerinin şişmesinden kaynaklandığı belirlendi. Dünyada böyle mucizeler yaratan başka bir ilaç yok! Hafıza kaybı gelişen hasta ilacını almayı unutarak veya kutusunu bulamayarak kendini korumuş oluyor.
ŞEKERLİ GAZOZLAR BÖBREK TAŞINA SEBEP OLUYOR
23.05.2013, 09:11
Şekerli içeceklerin obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalık için risk yarattığı biliniyordu, bu listeye böbrek taşı da eklendi. Clinical Journal of the American Society of Nephrology isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre fazla miktarda gazoz ve meyve suyu içilmesi böbrek taşı riskini de artırıyor.
DÜNYANIN EN UZUN YAŞAYAN İNSANLARININ SIRLARI
22.05.2013, 09:28
100 seneden fazla yaşayanlara “asırlıklar” adı veriliyor. Bunların çok azı 110 seneyi devirme başarısını gösteriyor; bunlara ise “süper asırlıklar” deniyor. Bilim, bazı insanların neden bu kadar uzun yaşadıklarını araştırmaya devam ededursun, gelin bu “süper asırlıkların” sırlarını kendi ağızlarından dinleyelim.
KADINLAR BAĞIŞIKLIK SİSTEMLERİ SAYESİNDE UZUN YAŞIYOR
21.05.2013, 10:01
Ne kaba kuvvet, ne hızlı koşmak ve hızlı yüzmek erkeklerin ömürlerine ömür katmıyor. Bütün dünyada kadınlar erkeklere göre daha uzun yaşıyor. Yeni bir araştırma kadınlar ve erkekler arasındaki bu farkın kadınların bağışıklık sistemlerinin daha yavaş yaşlanmasından kaynaklanabileceğini ortaya koydu.
ANGELİNA JOLİE’ NİN KARARI DOĞRU MU?
20.05.2013, 18:11
Angelina Jolie’nin, kanser riski yüksek olduğu için her iki memesini de aldırdığını açıklaması tartışma yarattı. Bunu, meme kanserine dikkat çektiği ve yüksek riske sahip olanları genetik testler yaptırmaya teşvik ettiği için onaylayanlar olduğu gibi, birçok kadının hiçbir tıbbi gerekliliği olmadığı halde memelerini aldırmaya teşebbüs edecekleri endişesi de dile getiriliyor.
SEZARYEN ALERJİK HASTALIKLARA SEBEP OLUYOR
19.05.2013, 12:55
Normal yolla doğan bebekler, annenin doğum kanalında bulunan ve bağışıklığı kuvvetlendiren dost mikropları alırken sezaryenle steril şartlarda dünyaya gelen bebekler ilk mikropları deri temasıyla hastanedeki yüzeylerden alıyorlar. Alerjik hastalıkların bağırsaklardaki mikropların türleri ve miktarlarının farklı olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.
ÇOCUĞUNUZUN EMZİĞİNİ AĞZINIZA ALARAK TEMİZLEYİN
17.05.2013, 09:24
Emzikleri ağıza alınarak temizlenen çocuklarda alerjik hastalıkların daha az görüldüğünü gösteren araştırma hijyen teorisine yeni bir destek yarattı. Hayatın ilk yıllarında alınan mikroplar çocuğun ateşlenmesine, öksürmesine sebep olsa da faydaları da var. Çocuğun bağışıklık sistemi bu enfeksiyonlar sayesinde mikroplarla savaşmayı öğreniyor ve güçleniyor.
100 SENE YAŞAMANIN SIRLARI
16.05.2013, 19:17
İnsanoğlunun en büyük hedeflerinden biri ve belki hatta başta geleni ‘’ölümsüzlüğün’’ sırlarına ulaşmak. Bunu başarmak için de önce olabildiğince uzun ve sağlıklı yaşamanın sırlarını keşfetmek gerekiyor. Dünyanın her köşesinde, her gün, hiçbir masraftan, emekten kaçınılmadan sayısız araştırma yapılıyor.
KOLESTEROL İLACI YERİNE KÖPEK BESLEYİN
15.05.2013, 09:14
Kolesterol ilaçlarının kalp hastalıklarından korumada bir işe yaramadığını geç de olsa anlamaya başlayan kardiyoloji âlemi çareyi “köpeklerde” buldu. Amerikan Kalp Derneği adına yapılan ve ünlü “Circulation” dergisinde yayınlanan araştırma, köpek veya kedi besleyen insanlarda kalp-damar hastalıkları riskinin daha düşük olduğunu ortaya koydu.
OMEGA 3 HAPLARI İŞE YARAMIYOR
14.05.2013, 09:19
Bugüne kadar vitamin, antioksidan, omega 3, mineral… ne varsa, tüm “besin desteklerine” karşı çıktım. Doğru olanın tüm besin ögelerini “tabii yiyeceklerden almak” olduğunu iddia ettim. Bu iş hapla olmaz dedim. Yeni bir araştırma da kalp hastalıkları bakımından yüksek risk altındaki kişilerin omega 3 hapı almalarının bir faydası olmadığını gösteriyor.
COCA-COLA’ NIN TİMSAH GÖZYAŞLARI
13.05.2013, 09:28
Medyada Coca-Cola’ nın “devrim gibi kararlar” aldığını bildiren haberler vardı. Asıl amacın insan sağlığı olduğuna inanmıyorum; bu bence “müthiş bir pazarlama oyunu”, başka bir şey değil. Obezitenin başta gelen sebeplerinden olan meşrubatların en büyük üreticisi kendileri değilmiş gibi ‘üste çıkma’ gayreti dünya devine pek yakışıyor doğrusu.
KOLESTEROL İLAÇLARINA ONAY VERİYORUM
12.05.2013, 11:14
Statinlere yani halk arasındaki adıyla kolesterol haplarına ben de “Evet” diyorum. Hayır, durum sandığınız gibi değil. Ne başıma taş düştü; ne de ilaç firmalarından bir kongre daveti veya hediye aldım. FDA gibi tükürdüğümü de yalamıyorum. Bu tamamen gönülden bir evet; tıpkı nikâh masasındaki gibi. Statinlere evet, evet, evet!
PSA TARAMALARI ARTIK TAVSİYE EDİLMİYOR
11.05.2013, 09:52
Prostat kanserinin erken teşhisi için 40 yaşından sonra bütün erkeklerin senede bir kere PSA testi yaptırmalarını isteyen Amerikan Üroloji Derneği, bu tavsiyesinden vazgeçti. Geçen sene bağımsız uzmanlardan oluşan USPSTF de sağlıklı erkeklere prostat kanseri için rutin olarak tarama yapılmasına karşı çıkmıştı.
İLACI DEĞİL HAPI YUTUYORUZ
10.05.2013, 18:11
Sadece pazarlama numaralarıyla sıradan tüketim ürünlerinin satışlarının artırılması bile doğru bir iş değilken, bu oyunlar acımasızca ilaçlar için de uygulanıyor. Sadece laboratuar bulgularını iyileştiren, hastaya hiçbir faydası olmayan bir ilaç sanki “mucizeler yaratıyormuş gibi” sunuluyor. İlaç yuttuklarını sanan insanlar aslında hapı yutmuş oluyor.
FDA TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALADI
09.05.2013, 09:02
FDA geçen sene Liptruzet isimli ilaca ruhsat vermeyerek şaşırtıcı tarihi bir karar almıştı ama şimdi tükürdüğü yalayarak gerçek yüzünü ortaya koymuş oldu. Bu ilaç kan kolesterolünde düşmeye yol açıyor ama ortada kolesteroldeki azalmanın kalp hastalıklarını, komplikasyonlarını ve ölümleri önlediğini ispatlayan bir araştırma yok!
İKİNCİ BİR TIBBI GÖRÜŞ İSTEMEK SUÇ MU?
08.05.2013, 09:15
Çocuklarına açık kalp ameliyatı yapılması gerektiği bildirilen aile ikinci görüş için başka bir hastaneye başvurur ve ameliyata gerek olmadığı, çocuklarının evde takip edilebileceği cevabını alırlar. İlk hastane çocuklarına gereken tedavinin yapılmasını engelledikleri gerekçesiyle suç duyurusunda bulunur ve polis de evi basarak çocuğu alıp götürür.
SUNİ TATLANDIRICI SPLENDA DİYABETE YOL AÇIYOR
07.05.2013, 09:28
Senelerdir ‘güvenli şeker’ olan tanıtılan ve tüm dünyada kullanılan ‘sukraloz’ isimli suni tatlandırıcının diyabet hastalığının ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı bildirildi. Şekerden 600 defa daha tatlı olmasına karşılık hiç kalorisi olmayan sukraloz eczanelerde “Splenda, Cukren, Nevella ve SucraPlus” gibi isimlerle satılıyor.
KADINLARA BİBER GAZI YERİNE RUJ ATILSIN
05.05.2013, 07:11
Rujlarda risk yaratabilecek seviyede kadmiyum, krom, alimünyum ve manganez gibi ağır metaller olduğu tespit edildi. Üreticiler, rujlarda çeşitli metaller olmasının tabii bir şey olduğunu söylüyorlar ama bunlar kadınların kullandığı onlarca kozmetikten sadece ikisi; daha bunun allığı, farı, şampuanı, saç spreyi, ojesi, parfümü, sabunu ve daha neler neleri var.
SAĞLIKTA ÇIKAR İLİŞKİLERİ: ORGANİZE İŞLER BUNLAR
04.05.2013, 08:11
Doktorlar ilaç firmalarının kendilerine verdikleri “her türlü hediyeyi” gönül rahatlığıyla alabilirler; “birkaç bin dolarlık kongrelere bedava gidebilirler”; yaptıkları konuşmalar, eğitimler veya danışmanlık karşılığı “yüklüce parayı cebe de indirebilirler”. Bunların tümü de dünyanın birçok ülkesinde bizde de olduğu gibi yasaldır. Peki, “Bu işler etik mi?” derseniz, cevabım kesinlikle “Hayır” olur.
ZORLA AŞI YAPILMASI DOĞRU MU YANLIŞ MI?
03.05.2013, 09:36
Geçen hafta iki farklı davada çocuklarına aşı yaptırmayan aileler hakkında iki farklı karar alındı. İzmit’ teki davada oğluna aşı yaptırmayan baba suçlu bulundu ve çocuk hakkında tedbir kararı alındı. Balıkesir’ de ise kızına ve oğluna aşı yaptırmayan baba haklı bulundu. Peki siz ne diyorsunuz? İnsanların kendileri veya çocukları için tedavi edici ve/veya koruyucu uygulamaları reddetmesi doğru mu yanlış mı? Zorla yaptırılan uygulamalarda bir komplikasyon ortaya çıktığında kim sorumlu olacak?
KALP KRİZİ GEÇİRENLERİ MANGALA DAVET EDİYORUM
02.05.2013, 16:51
Yeni bir meta-analize göre, en çok kırmızı ette bulunan ve kalp kası enerji üretiminde çok önemli rolü olan karnitin adeta bir kalp dostu. Karnitin kullananlarda tüm sebeplere bağlı ölümlerin %27, ölümcül bir ritim bozukluğu olan ventriküler aritmilerin %65, kalp ağrılarının %40 azaldığı ve enfarktüs alanının küçüldüğü belirlendi.
OTİSTİK ÇOCUKLAR İÇİN AŞI UMUDU
01.05.2013, 21:08
Guelph Üniversitesi tarafından bağırsak bakterilerine karşı geliştirilen bir aşı otizmi olan çocuklar için yeni bir umut oldu. Vaccine isimli tıp dergisinde yayınlanan makaleye göre aşı “Clostridium bolteae” isimli bağırsak bakterisine karşı korunma sağlıyor. Otistik çocuklarda daha fazla rastlanan bu bakterinin mide-bağırsak hastalıklarında rolü olduğu biliniyor.
KOZMETİK GİRİŞİMLER HOKKABAZ VE SİHİRBAZLARA BIRAKILAMAZ
01.05.2013, 13:27
Kozmetik uygulamalarda büyük bir başıbozukluk ve denetimsizlik var. Güzellik salonlarını mesken tutan ‘hokkabazlar’ ve kendini “estetik sihirbazı” olarak tanıtan veya böyle tanıtılmalarına ses çıkarmayan fırsatçılar piyasada at koşturuyor. Sağlık Bakanlığı geç kalmadan gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.
ÇOCUKLARA HER İSTENEN RÖNTGEN ÇEKTİRİLMELİ Mİ?
29.04.2013, 22:23
Radyolojik incelemelerin önemli bir kısmının fuzuli yapıldığına hiç şüphe yok. Bazen bilgi ve tecrübe yetersizliği, bazen hastanın muayenesine ayıracak yeterli zaman olmaması, bazen hata yapma ve dava edilme korkusu, bazen hastalardan gelen baskılar bu testlerin gereksiz yapılmasınn başta gelen sebepleri.
GIDA TAKVİYESİ DEĞİL GIDA TAKİYESİ YAPILIYOR
29.04.2013, 09:39
Halkımız senelerdir “gıda takiyesi” ile soyuluyor ve ilgili kurum ve kuruluşlar da bunu seyrediyor. RTÜK Başkanı, bu işe çare bulamadıklarını, koordinasyon problemleri olduğunu itiraf ediyor. Peki ama halkın aldatılmasına “Dur” demek için kim neyi bekliyor, anlayamıyorum.
MARKA GİYEN ÇOCUKLAR ARTIK MARKA YİYOR
28.04.2013, 09:51
Pazarlamanın en sinsi amacı çocukları ‘sadece onlar için hazırlanmış yiyecekler’ olduğuna inandırmak ve anne ve babalarının tavsiyelerine kulak asmadan ‘kendi yiyecek seçimlerini kendi yapmalarını sağlamak. Bunun sonucu da artık pek çok çocuk ne yiyip içeceğine kendi karar veriyor; ebeveynlerini dinlemiyor. Yoksa sizinki de mi öyle ?
KILLI İLAÇ KAMPANYASI
27.04.2013, 15:56
"İlacın içinden kıl çıktı” başlıklı haber çok farklı yorumlara yol açtı.”Soğuk algınlığı için doktora gidilmez; giden de başına gelebilecekleri peşinen kabul etmiş olur” diyenler de var, “İlaçtan kıl çıkması Sağlık Bakanlığının soğuk algınlığı için ilaç almanın gerekli olmadığını anlatmak için yaptığı bir uygulamadır.” diyenler de. Biri de “Ne yani küçücük bir tabletten peruk veya postiş çıkacak değildi ya!” diyor.
DOKTORLAR NEDEN GEREKSİZ TAHLİL İSTİYOR?
26.04.2013, 16:44
Tıpta, bir tetkikin veya bir tedavinin “maliyetinin” konuşulması pek mutat değildir; hatta böyle bir şey “ayıp” sayılır. “İnsan hayatı söz konusu ise para konuşulmaz” türünden laflar edilir. Bu, doğru değil. Bir sivilce için milyonlar harcarsanız kalp hastalıkları için para bulamazsınız.
HASTANELER KOMPLİKASYONLARDAN DAHA ÇOK KAZANIYOR
20.04.2013, 09:36
Yeni bir araştırmaya göre hastaneler esas parayı ameliyattan değil komplikasyonlardan kazanıyor. Elbette daha çok kazanmak için komplikasyonlar teşvik edilmiyor ama böyle bir sistem başarılı hastaneleri cezalandırdıp kötüleri ise ödüllendiriyor; tıpkı bizim performan sistemi gibi.
ETLERİN ÇOĞUNDA ANTİBİYOTİKLERE DİRENÇLİ BAKTERİ BULUNDU
19.04.2013, 09:32
Süpermarketlerdeki hindi eti kıymasının %81’ i, dana kıymasının %55’ i, tavuk etlerinin %39’ unda “antibiyotiklere dirençli bakteriler” ve %90’ ında ise dışkı mikropları tespit edildi. Besi hayvancılığında “ticari amaçla antibiyotik kullanımına tüm dünyanın karşı çıkması gerekiyor”; yoksa işimiz çok zor olacak.
YENİ İLAÇ YUTTURMACASI
18.04.2013, 09:10
Müjdemi isterim: Çok yakında yeni bir KOAH ve astım ilacımız olacak. Breo ve benzerleri olan Seretide ve Symbicort ancak orta ve ağır KOAH’ lılar için uygun ilaçlar olmakla beraber göreceksiniz bu ilaç da tüm dünyada hastalığın derecesi ne olursa olsun her KOAH ve astımlıya ve hatta “her öksürene” ve “her sigara içene” de yazılmaya başlanacaktır.
AĞRI KESİCİ İLAÇLAR KALP KRİZİNE YOL AÇIYOR
17.04.2013, 09:31
Kalp krizi ve felç gibi ölümcül damar hastalıklarının risk faktörlerine ağrı kesici bir ilaç olan ve ülkemzde de çok kullanılan “diclofenac” da eklendi. Yeni bir meta-analize göre diclofenac kalp krizi ve felç riskini bu ilacı almayanlara göre yüzde 40 oranında artırıyor. Risk artışı ilacın en düşük dozunda bile var ama doz ne kadar yüksekse risk de o nispette fazla oluyor.
BURCUNUZ HASTALIĞINIZI BELİRLİYOR
16.04.2013, 09:31
Bazı hastalıklar ile doğum ayı arasında bir ilişki olabileceğini gösteren pek çok çalışma var. Buna göre insanların burçları, bir takım hastalıkların daha fazla görülmesine sebep olurken, başka hastalıklara karşı ise koruyucu etki gösterebiliyor. Astım, epilepsi, betin tümörleri, multipl skleroz, lösemi, disleksi ve diyabet… bu hastalıkların başlıcaları.
MAYISTA DOĞANLARDA MS RİSKİ DAHA YÜKSEK
15.04.2013, 07:57
Yeni yayınlanan bir araştırma, mayıs ayında doğan bebeklerde kısaca MS adıyla bilinen multipl sklerozun daha fazla görülmesinin doğum ayının bağışıklık sisteminin gelişimini etkilemesiyle ilgili olabileceğini ortaya koydu. Daha önce yapılan pek çok araştırmada da doğum ayının başta astım olmak üzere birçok hastalık riskini artırdığı gösterilmişti.
SUTYENLER BİR İŞE YARAMIYOR
14.04.2013, 08:35
330 kadının memelerindeki değişikliklerin 15 sene süreyle takip edildiği araştırmada sutyenin tıbbi, fizyolojik ve anatomik olarak bir faydası olmadığı hatta sutyen kullanan kadınların memelerinin daha fazla sarktığı tespit edildi. Buna göre, sutyen kullanılması memeye destek sağlayan kas dokusunun gelişmesini önlüyor ve memelerin daha çabuk pörsümesine yol açıyor.
ŞİMDİ DE PİRİNÇTE KURŞUN TEHLİKESİ
12.04.2013, 18:43
GDO’ lu pirinçten sonra bu sefer de USA’ da dünyanın değişik ülkelerinden ithal edilen “pirinçlerde tehlikeli miktarda kurşun bulunduğu” bildirildi. Bu durum, çok sık ve fazla miktarda pirinç tüketenlerle kurşuna karşı daha hassas olan bebek ve küçük çocuklar için çok büyük sağlık riskleri yaratıyor.
YOĞUN TRAFİK ÇOCUKLARDA KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
11.04.2013, 09:38
Yeni bir araştırmada anne karnında ve hayatlarının ilk yılında trafikten kaynaklanan hava kirliliğine maruz kalan çocuklarda bazı kanserlerin daha çok görüldüğü” belirlendi. Buna göre trafik kirliliği testis ve yumurtalık kanseri riskini yüzde 15, retinoblastom türü göz kanseri riskini yüzde 11 ve lösemi riskini de yüzde 5 nispetinde artırıyor.
GEBE KADIN ZATÜRREEDEN NEDEN ÖLÜR?
10.04.2013, 10:20
Akciğer röntgeni ve tomografide x-ışınlarının bebeğe zarar vermesi endişesi gebelerde zatürree teşhisini geciktirebilir. Zatürree şüphesinin kuvvetli olduğu durumlarda annenin karnı kurşun bir gömlekle örtülerek akciğer röntgeni istenebilir; zira teşhisin gecikmesi gebeliği, anneyi ve bebeği ciddi risklere maruz bırakabilir.
KALP HASTALIKLARININ SUÇLUSU BULUNDU
08.04.2013, 18:21
Kalp ve damar hastalıklarının doymuş yağlar ve kolesterolle ilgisi olmadığını ortaya koyan delillere her gün bir yenisi ekleniyor. Nature Medicine’de yayınlanan araştırmaya göre kalp hastalıklarının suçlusu kırmızı ette bulunan karnitin. Sıra, yakında kolesterol haplarına da gelecek, hiç merak etmeyin.
AKILCI İLAÇ PAZARLAMASI: ÖNCE KOTANI DOLDUR
05.04.2013, 06:28
Tıbbın temel prensiplerinden biri ve belki de en önemlisi “Önce zarar verme” dir. İlaç üreticileri ise ticari kuruluşlardır. Ticari kuruluşların da çok haklı olarak ticari kaygıları olur. İlaç ticaretinde temel prensip “Önce zarar verme” değil “Önce kotanı doldur” dur.
MODERN TIP HASTA KORKUTMA SANATIDIR
04.04.2013, 09:21
Çocuk doktorunun sadece “reflü hastalığı” adını kullanmasının bile anne-babalarda gereksiz bir telâşa ve “aşırı teşhise” yol açtığı belirlendi. Modern tıbbı en büyük “numaralarından” biri de gelip geçici bir takım şikâyetleri mutlaka ilaçlarla tedavi edilmesi gereken hastalıklara çevirmektir. Modern tıp için “hasta korkutma sanatı” da denebilir.
ELEKTRONİK SİGARADA TOKSİK METALLER BULUNDU
03.04.2013, 09:37
Hiçbir zararı yok diye tanıtılan elektronik sigaraların marifetleri her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. PLoS One isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada “elektronik sigaraların dumanında klâsik sigara dumanındakinden daha fazla miktarda ağır metaller ve silika partikülleri bulunduğu” belirlendi.
ENDÜSTRİ DOKTORLARA YAPTIĞI TÜM ÖDEMELERİ AÇIKLAMALIDI
02.04.2013, 09:48
Temel amacı çok haklı olarak “daha fazla ilaç satmak ve daha fazla kazanmak” olan ilaç endüstrisi ile hekimler arasında “hiçbir çıkar ilişkisi olmaması” gerekir. Bir üniversite veya bir eğitim kurumunda görevli birinin oradaki unvanını kullanarak “eğitim vermesi” veya “görüş bildirmesi” ve bu işin karşılığında da para alması kanunsuz olmasa da etik değildir.
YAZ SAATİ KALP KRİZLERİNİ ARTIRIYOR
01.04.2013, 18:55
Yaz saati uygulaması kalp krizi, uyku bozukluğu, trafik ve iş kazaları gibi bazı sağlık problemleri ve riskleri de beraberinde getirebiliyor. Kadınlar, 65 yaşından küçük olanlar, kalp ilaçları alanlar ve düşük kolesterolü olanlar daha çok etkileniyor. Sebep ise uyku düzeni ve sirkadyen ritmin yani vücut iç saatinin (biyolojik saat) bozulması.
SİGARAYI BIRAKTIRMA SEKTÖRÜNÜN SON NUMARASI
31.03.2013, 10:20
El ve ağız alışkanlığını devam ettirdiği için, e-sigara nikotin eksikliğini gidermede bant veya sakızlara göre daha dezavantajlı. Üstelik, e-sigaranın sigarayı bırakmadaki etkinliğini gösteren bir bilimsel araştırma da yok. İşin bir de ekonomik tarafı var. e-sigarayı bir kere almakla iş bitmiyor; aynen sigarada olduğu gibi tükenen kartuşları yenilemeniz gerekiyor.
ASTIM İLACI GEREKSİZ YERE VE YANLIŞ KULLANILIYOR
30.03.2013, 09:18
Montelukast kuru öksürük ve alerji tedavisinde etkisi ispatlanmadığı hâlde yaygın olarak kullanılıyor; sprey kortizonla gayet güzel kontrol altına astımlılara da “bonus” olarak veriliyor. Oysa üreticisi ilacı sadece astımlılara tavsiye ediliyor. SGK’ yı endikasyon dışı ilaç kullanımı ve kombine ilaç aldatmacası karşı uyanık olmaya ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyorum.
İLAÇ ENDÜSTRİSİ DOKTORLARA MİLYAR DOLARLAR ÖDÜYOR
29.03.2013, 09:19
İlaç endüstrisi ile doktorlara arasındaki gizli-kapaklı yürütülen ilişkiler açığa çıkıyor. Böyle bir uygulamanın bizde de yapılması şart; insanların canlarını emanet ettikleri doktorlarının ilaç ve tıbbi alet endüstrisi ile olan ilişkilerini bilmek en tabii hakları. En çok da belirli ilaç ve aşılara tek bir kelime bile söyletmeyen ‘bilim adamlarımızın’ durumunu merak ediyorum.
HER ATIN ETİ YENMEZ
28.03.2013, 09:30
Atı eti yenip yenmemesinin biri dini diğeri sağlık bakımından olmak üzere iki yönü var. İşin dini yönü hakkında konuşmak haddim değil ama ben “sade bir vatandaş” olarak bilerek at eti yemek istemem. Yediğim bir besinde at eti olduğunu “sonradan” öğrenirsem de çok rahatsız olurum.
AYRANI YOK İÇMEYE CEP TELEFONUYLA GİDER…
27.03.2013, 09:28
BM raporuna göre 7 milyar insanın 6 milyarının cep telefonu var ama sadece 4.5 milyarı tuvalete sahip. Cep telefonu şirketleri “tuvalet gerçeğini” bilselerdi hem konuşmayı hem dışkılamayı sağlayan teknolojiyi çoktan yaratırlardı. Yakında “bir konuşmaya bir … bedava ” şeklinde sloganlar duyarsanız şaşırmayın. Teknoloji her şeye kadirdir.
KOLESTEROL İLACINA GEREK YOK, KAHVE İÇEN UZUN YAŞIYOR
26.03.2013, 09:36
Yunan kahvesi içenlerin kalp-damar sağlıklarının daha iyi olduğu ve daha uzun yaşadıkları sonucuna varan araştırma ‘Yunan kahvesine sahip çıkmak’ ve Yunan kahvesinin ‘adını duyurmak’ için yapılmış bir çalışma olarak görülmelidir. 90 seneden uzun yaşamayı sadece kahve içmeye bağlamak akıl ve mantıkla pek uyuşmuyor
KOLESTEROL İLAÇLARI BÖBREKLERİ DE BOZUYOR
25.03.2013, 09:23
Yeni bir araştırma, milyonlarca insan tarafından kullanılan kolesterol ilaçlarının (statinler) yüksek dozlarının ‘akut böbrek yetersizliği riskini artırabileceğini’ de ortaya çıkardı. Oysa bu ilaçların ciddi ve sık rastlanan yan etkileri olmadığı iddia ediliyor, kanda kolesterolleri yüksek olan herkese (dikkat hastaya demiyorum!) leblebi gibi yazılıyor.
AMERİKALI EBEVEYNLER RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISINA HAYIR DİYOR
24.03.2013, 10:28
Amerikalı anne-babaların %44′ ünün doktorların ısrarlarına rağmen, ergenlik dönemlerindeki kızlarına güvenirliliğinden emin olmadıkları için HPV aşısını yaptırmak niyetinde olmadıkları ortaya çıktı. Çok etkili olduğu, hiçbir yan etkisi olmadığı bildirilen HPV aşısı da tıpkı grip aşıları gibi ‘ticari bir aşıdır’; etkinliği de emniyeti de çok tartışmalıdır.
GRİP AŞISI FELÇ RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
23.03.2013, 09:53
Aşı yapılan yerde kısa zamanda geçen kızarma, şişme ve ağrı dışında hiçbir yan etkisi olmadığı ileri sürülen ‘domuz gribi aşısının Guillain-Barre sendromu (GBS) adı verilen felç riskini de artırdığı’ ortaya çıktı. GBS, vücudun kendi bağışıklık sistemi hücrelerinin sinir hücrelerine saldırdığı, kas güçsüzlüğü, felç ve hatta ölüme kadar gidebilen, nadir görülen ciddi bir hastalıktır.
YAYGIN KULLANILAN ANTİBİYOTİKTE ÖLÜM TEHLİKESİ
22.03.2013, 09:42
FDA, tüm dünyada 20 seneden fazla zamandır kullanılan ‘azitromisin’ etken maddeli antibiyotiğin ölümcül kalp ritim bozukluklarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Hekimler gelişigüzel ilaç yazmamaya, eczacılar her isteyene ilaç vermemeye, insanlar da arkadaş tavsiyesi ile veya kafalarına göre ilaç almamaya çok dikkat etmeliler
KOLESTEROL İLAÇLARI KANSER İLACI MI OLUYOR?
21.03.2013, 09:43
Kolesterol ilaçlarının karaciğer kanseri olanlarda ölüm riskini yüzde 30 azaltabileceği ortaya çıktı. Statinlerin kanserli hastaların yaşama sürelerini uzatması bunların bir bakıma sağlıklı insanlar için ne kadar tehlikeli ilaçlar olabileceklerini ortaya koyuyor. Kanseri olmayan insanlar kanser ilacı içmek isterler mi acaba?
KOLESTEROL TEORİSİNİN ÖLÜM İLANI
20.03.2013, 09:44
İki ay kadar önce “Kolesterol ilacı sizlere ömür” başlıklı makalemde dünyanın ikinci büyük ilaç üreticisi Merck’ in, 70 ‘den fazla ülkede onay almış ve 40’ ında ise senelerden beri kullanılmakta olan Tredaptive isimli ilaçlarının satışını durdurduğunu yazmıştım. Kısa adı HPS2-THRIVE olan araştırmanın geçen yıl aralık ayında yayınlanan sonuçları, ilacın kalp krizine bağlı ölümleri, ölümcül olmayan kalp krizi ve felçleri önlemediğini ortaya koymuştu. Amerikan Kardiyoloji Enstitüsü‘ nün San Francisco’ daki kongresinde bildirilen araştırmanın diğer verileri Tredaptive’ in etkisiz olması yanında ne kadar tehlikeli bir ilaç olduğunu da gösterdi.
PFİZER, CHAMPİX İÇİN 273 MİLYON $ ÖDEMEYİ KABUL ETTİ
19.03.2013, 09:18
Dünyanın en büyük ilaç firması Pfizer, sigara bıraktırma ilacı olarak bilinen Chantix’ e karşı açılan 2 bin 700’ den fazla davanın yüzde 80’ ine karşı 273 milyon dolar ödemeyi kabul ettiğini açıkladı (1). USA’ da 2006’ da piyasaya çıkan ilaç bizde hâlen 112 tabletlik kutularda 346.17 liraya Champix adıyla eczanelerde satılıyor. Pfizer, kısa adı SEC olan Sermaye Piyasası Kurumu’ na (Securities and Exchange Commission) yaptığı başvuruda, davacıları temsil eden birçok avukatlık bürosu ile anlaşmak için görüşmelere başladığını da bildirdi.
MİLYONLARCA KADIN OSTEOPOROZ İLACINI BOŞ YERE İÇMİŞ
18.03.2013, 09:12
Tıbbi fetva kurumu FDA’ nın danışmanlar heyeti 12’ ye karşı 9 oyla, ‘kalsitonin somon’ adıyla bilinen ilacın etkisinin sınırlı olduğu ve kanser riski taşıdığı gerekçesiyle osteoporoza bağlı kemik kırıklarını önlemek için kullanılmaması gerektiğini açıkladı (1). Kanser riski olduğu ortaya çıktıktan sonra ilacın ağızdan alınan ve buruna püskürtülen formlarıyla yapılan 20’ den fazla klinik çalışmayı değerlendiren FDA, ‘kanser riskinin düşük oranda olsa da artmış olduğunu’ tespit etti. Kalsitonin somonun kırık riskini 5 senelik bir çalışmada beş tedavi grubunun sadece birinde azalttığını belirleyen FDA, ilacın kırıkları azaltmada ‘etkili olmadığına’ kanaat getirdi ve artmış kanser riskini de dikkate alarak ilacın genel kullanımı konusunda danışmanlar heyetinin görüşlerine başvurdu.
SEKS, BAŞ AĞRISINA AĞRI KESİCİLERDEN DAHA İYİ GELİYOR
09.03.2013, 09:42
Yeni bir araştırmada ‘seks yapmanın baş ağrısına ağrı kesicilerden daha iyi geldiği’ ve özellikle migreni olan erkek hastaların seksüel aktiviteyi tedavi maksadıyla kullandıkları belirlendi. Baş ağrısını ‘bahane’ olarak kullanan kadınların işi zor bundan sonra. Herkesin içinde “Başım ağrıyor” denmesi de mümkün olmayacak.
BEDAVA SAĞLIK HİZMETLERİ İŞE YARAMIYOR
08.03.2013, 09:49
Bizde de olduğu gibi dünyanın zengin veya fakir her ülkesinde sağlık hizmetlerinin ‘bedava’ olması ve ‘sağlık kampanyaları’ düzenlenmesi halkı çok mutlu eden uygulamalardır. İnsanlar bu sayede hem de ellerini ceplerine atmadan uzun ve sağlıklı yaşayacaklarını sanırlar ama yeni yayınlanan bir araştırma bu varsayımın hiç de doğru olmayabileceğini gösteriyor. 60 seneden beri tıp hizmetlerinin bedava olduğu ve yaygın sağlık kampanyalarının düzenlendiği İngiltere’ nin Batı Avrupa’ nın en sağlıksız ülkesi olduğu belirlendi.
BİSFENOL A ASTIM RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
07.03.2013, 09:11
Kısaca BPA adıyla bilinen bisfenol A’ nın çocuklarda astım riskini de artırdığını ortaya koydu. BPA, daha çok ‘hormon bozucu’ bir madde olarak biliniyor. Kadın seks hormonlarının etkilerini artırıyor, erkek seks ve tiroit hormonlarının etkilerini ise azaltıyor. Kız çocuklarında erken buluğ, erkeklerde sertleşme, erken boşalma ve kısırlık gibi problemlere yol açıyor.
ALMAN DOKTORLAR İLAÇ FİRMASINI MAHKEMEYE VERDİ
06.03.2013, 10:31
Aralarında eski bir ilaç şirketi çalışanının da bulunduğu bir grup doktor Hamburg’ da ünlü İngiliz ilaç firması GlaxoSmithKline (GSK) aleyhine bir dava açtı. Bugüne kadar hep ilaçlardan veya tıbbi malzemelerden zarar gören hasta veya yakınları ‘tazminat davaları’ açıyordu. Bu, herhâlde doktorlar tarafından bir ilaç üreticisini suçlayan ilk davalardan biri olsa gerek. Alman hekimleri rahatsız eden durum, GSK’ nın doktorlar için düzenlenen eğitim toplantılarında Avandia isimli ilacın kalp krizine sebep olduğunu bilerek gizlemesi veya önemli değilmiş gibi sunması.
KATKI MADDELERİ İLE ZEHİRLENMEK İSTEMİYORUZ
04.03.2013, 17:55
Gıda endüstrisinin, süte ve sütten yapılan ürünlere suni bir tatlandırıcı olan aspartam konulmasını ama bunun hiçbir şekilde o ürünün etiketinde belirtilmemesi arzusunu FDA’ ya ilettiğini yazmıştım. Hatta bununla da yetinmeyip aspartamla tatlandırılmış ürünlerin üzerinde ‘düşük kalorili süt’ veya ‘diyet süt’ gibi ibareler yerine sadece ‘süt’ yazılmasını da istiyorlar (1). Avrupa Birliğinde E591 kod adıyla bilinen aspartam, tüm dünyada 6 binden fazla yiyecek ve içecekte, bazı ilaç ve besin desteklerinde de bulunan bir tatlandırıcı ve 90’ dan fazla ülkede de kullanılıyor ama tüm bunlar aspartamın güvenilir bir katkı maddesi olduğunu göstermiyor.
SÜTÜN KİMYASINI DEĞİŞTİREN MÜTHİŞ İCAT
03.03.2013, 10:18
Amerika’ da gıda endüstrisinin FDA’ ya dört sene önce ‘aspartamla tatlandırılmış sütlere’ onay vermesi için başvurduğu ortaya çıktı. Amaç, ülkede son kırık senede yüzde 30 azalan süt tüketimini artırmak ve obezite salgınına dur demek! İnsan sağlığına verdikleri önem için endüstriyi gönülden tebrik ediyorum.
AŞI YAPTIRIRKEN UYUMAYALIM YOKSA ADAMI UYUTURLAR
02.03.2013, 10:05
İskandinav ülkelerinde 2009 senesindeki domuz gribine karşı uygulanan ve GlaxoSmithKline (GSK) firması tarafından üretilen Pandremix isimli aşının çocuklarda uyku hastalığına sebep olduğunun ileri sürüldüğünü yazmıştım. Kısa adı HPA olan İngiliz Sağlık Koruma Ajansı (Health Protection Agency) tarafından yapılan ve BMJ’ de yayınlanan araştırma, H1N1 aşısının İngiltere’ de de narkolepsi ihtimalini en azından “14 misli artırdığını” ortaya koydu.
KALSİYUM VE D VİTAMİNİ KEMİK KIRIKLARINI ÖNLEMİYOR
01.03.2013, 09:23
Amerika’ nın kısa adı USPSTF (The US Preventive Services Task Force) olan Koruyucu Hizmetler Çalışma Kolu tarafından yayınlanan bir rapora göre, sağlıklı yaşlılarda kalsiyum ve D vitamini kemik kırıklarını önlemediği gibi az da olsa böbrek taşı riskini de artırıyor. D vitamini ve kalsiyum desteği veya plasebo verilen erişkinler üzerinde gerçekleştirilen 6 araştırmanın sonuçlarının değerlendirilmesiyle hazırlanan rapor bunların erkeklerde ve 50 yaşından küçük olanlarda da bir işe yaramadığını ve daha yüksek dozların faydasını gösteren deliller de olmadığını ortaya koyuyor.
AKDENİZ DİYETİ KOLESTEROL İLAÇLARINDAN DAHA FAYDALI
28.02.2013, 09:46
İspanya’ da yaşları 55-80 arasında değişen 7 bin 447 kişinin 5 sene süreyle takip edilmeleriyle yapılan araştırmada ‘Akdeniz diyeti uygulayanlarda kalp krizi, felç ve ölüm riskinin yüzde 30 daha az olduğu’ tespit edildi. Araştırma üç farklı diyetin uygulanması suretiyle gerçekleştirildi. Birinci grupta yer alanlara düşük yağlı diyet, ikinci gruptakilere günde 30 gram kuruyemiş (15 gram ceviz, 7.5 gram fındık ve 7.5 gram badem) ağırlıklı, üçüncü gruptakilere ise haftada 1 litre sızma zeytinyağı ağırlıklı Akdeniz tipi diyet uygulandı. Akdeniz diyeti uygulayanlar bol sebze, meyve, balık yediler ve yemeklerde şarap içtiler; beyaz ekmek yemelerine izin vardı ama kırmızı ve işlenmiş et yememeleri istendi.
GEREKSİZ RADYOLOJİK TETKİKLER ALDI BAŞINI GİDİYOR
27.02.2013, 09:26
Yerinde yapılan radyolojik incelemelerin birçok hastalığın erken teşhis edilmesini sağladığına sözümüz yok elbette ama bunların pek çok kereler gereksiz yapıldığı da kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçek. ‘Radyolojik bir inceleme yapılmazsa bir hastalığa teşhis konamazmış” kanaati hastalar arasında da doktorlar arasında da hızla yayılıyor. Hastaneye veya doktora gidip de röntgen çektirmeden dönmek neredeyse imkânsız hâle geldi, desem abartmış olmam. Radyolojik tetkik istenmeyen hasta kendisine gereken ilginin gösterilmediğini sanıyor.
TÜRLÜ ÇEŞİTLİ HASTA REFAKATÇİLERİ VAR
26.02.2013, 09:53
Hasta refakatçileri de sağlık sistemimizin doktorlar, hemşireler, hastabakıcılar, laborantlar, eczacılar, teknisyenler, propagandistler gibi vazgeçilmez figürlerindendir. Yapan bilir; refakatçilik çoğu zaman hasta olmaktan çok daha zor, çok daha çileli ama aynı zamanda da kutsal bir iştir. Tüm günü bir sandalye veya taburenin üzerinde veya hasta yatağının bir köşesinde geçirmek, hastasını yedirip içirmek ve temizliğini yapmak, bulunmayan ilaçların peşinde koşturmak, kan aramak, hastasını laboratuarlara götürmek ve getirmek, röntgen ve tahlil sonuçlarını takip etmek hiç de kolay değildir.Daha bitmedi.
IŞIK KİRLİLİĞİ
25.02.2013, 09:58
Işık kirliliği kavramını ilk defa duyuyor olabilirsiniz. ‘Aydınlatmanın da kirliliği mi olurmuş’ diyebilir veya ‘Gecelerin ışıklarla gündüze çevrilmesinin neresi kirlilik?’ diye itiraz da edebilirsiniz. Işık kirliliği önemi ancak yeni yeni anlaşılmaya başlayan modern zaman sorunlarından biri. İnsanların yaptıkları yanlış uygulamalara bağlı olarak istenmeyen yerlerin de aydınlatılması ışık kirliliği olarak biliniyor.
GRİP AŞILARI İFLAS ETTİ, CDC REZİL OLDU
24.02.2013, 12:05
Grip aşılarının ‘ticari aşılar’ olduğunu söylemekten, yazmaktan dilimde de kalemimde de tüy bitti. Olsun, her ikisine de ‘ağda yaptırır’ ben gene yoluma devam ederim. Geçen sene Avrupa’ da yapılan grip aşılarının etkinliklerinin 3-4 ay sonra sıfıra indiğinin tespit edildiğini yazmıştım. Amerika’ da 2 Aralık 2012-19 Ocak 2013 tarihleri arasında 2 bin 697 kişi üzerinde yapılan araştırmadan çıkan sonuçlar da şaşkınlık yarattı. Amerika’ nın meşhur Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi CDC, bu sene grip aşılarının 65 yaş üzerinde olan kişilerde aşıdaki üç virüse karşı etkinliğinin ‘yüzde 27’, çok ağır bir tabloya yol açan H3N2 virüsüne karşı ise sadece ‘yüzde 9’ olduğunu açıkladı.
NEDEN BAZILARI SIK SIK HASTA OLUR?
23.02.2013, 09:35
Bazı kişiler çok sık soğuk algınlığı geçirirken bazıları hemen hiç hasta olmazlar. Biz doktorlar bu durumu “bağışıklığın kuvvetli veya zayıf” olmasıyla izah ederiz ama bunun ne olduğunu tam da bilmeyiz. Yeni bir araştırma, sık sık soğuk algınlığına yakalanmanın kromozomlarımızın ucunda yer alan ve genetik bilgilerimizin zarara uğramasını engelleyen “telomerlerin uzunluğu” ile ilgili olabileceğini gösterdi.
DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN: GRİP AŞISI YAPTIRMAYA SÖZ VERİYORUM
22.02.2013, 09:29
Tam da üniversal bir grip aşısından ümidi kesmişken Purdue Üniversitesinin yeni grip aşısı çalışmalarından haberdar oldum. İki Arap ve bir Hintli stajyerin de katkıda bulunduğu yeni aşıda son aşamalara gelindiği anlaşılıyor. Bu aşıyı çıkar çıkmaz getirteceğime ve ilk yaptıranlardan olacağıma şimdiden söz veriyorum.
BU KOLLAR DAHA ÇOK AŞI YER ARKADAŞ
21.02.2013, 09:24
Grip virüslerinin yüzey antijenlerinden hazırlanacak hiçbir aşı ile uzun süreli ve etkin bir bağışıklık sağlamak mümkün değildir. Bu aşılar ‘ticari aşılar’ dır ve bunlara itiraz gelmediği takdirde biz bu aşıları dünya döndükçe yemeye devam ederiz. Üniversal aşının adı ise senelerdir gündemdedir ama gelin görün ki bu sahada herhangi bir ilerleme yoktur ve kimse de öyle 5-10 senede gerçek bir ‘aşı’ beklememelidir. Üniversal yani tüm grip virüslerine hayat boyu bağışıklık sağlayacak grip aşıları ancak grip virüsünün gövdesinde bulunan antijenlerden faydalanılarak hazırlanabilir; gerisi ‘lâf-ı güzaf’ tır. Netice şu ki bu kollar daha çok iğne yer arkadaş!
UYDURUK GRİP İLAÇLARINA DİKKAT
20.02.2013, 09:48
Amerika’ nın meşhur tıbbi fetva kurumu FDA, çeşitli internet sitelerinde gribi önlediği veya iyi ettiği iddiasıyla reklâmları veya tanıtımları yapılan onaylanmamış “sahte grip ilaçlarına” karşı dikkatli olunmasını isteyen bir açıklama yayınladı. Kurum, üretici firmalara gönderdiği uyarı mektuplarında yanıltıcı etiketlemeye ve Tamiflu’ nun eşdeğeri olarak pazarlanan ilaçların satışlarına son vermeleri için 15 gün süre tanındığı bildirildi. FDA, “tüketicileri” de bu tür ürünlerden uzak durmaları için uyarıyor.
KOLESTEROL İLACI İÇENLERE ÜSTÜN CESARET MADALYASI VERİLMELİDİR
19.02.2013, 09:31
Bir hastalığı tedavi ederken ilk önce hastalığın sebebini, fizyo-patolojisini yani mekanizmasını, kullanılan ilacın etki mekanizması ve yan etkilerini çok iyi bilmek gerekir. Kalp-damar hastalıklarını ve bunlara bağlı ölümleri kolesterol yüksekliğiyle ilişkilendirmek bana hiç de doğru gelmiyor: BİR: Ateroskleroz bir kolesterol depo hastalığı değil, “kronik bir enflamasyon” dur. Fazla kolesterolün damar cidarını zedelediğini ve enflamasyonu başlattığını kanıtlayan bir delil de yoktur.
KOLESTEROL KAPANINA YAKALANMAYIN
18.02.2013, 09:31
Philippe Even’ in 21 Şubat’ta Fransa’da piyasaya çıkacak kitabı daha şimdiden “Kolesterol büyük yalan” başlığı ile hem bizde hem tüm dünya medyasında haber oldu. Fransız profesörün anlattıkları yeni şeyler değil. Kolesterol, topluma ve maalesef aynı zamanda doktorlara tüm dünyada türlü pazarlama taktikleriyle kalp krizi ve inme gibi ölümcül hastalıkların tek sebebiymiş gibi tanıtıldı. Daha fazla ilaç daha fazla margarin satmak için tüm dünyada müthiş bir ‘kolesterol fobisi’ oluşturuldu. İnsanlar sistemli bir şekilde ‘kolesterol manyağı’ yapıldı.
KADINLARDA AKCİĞER KANSERİ MEME KANSERİNİ GEÇMEYE BAŞLADI
17.02.2013, 10:39
Annals of Oncology dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre yakın bir gelecekte kadınlarda akciğer kanserinden ölümler meme kanseri ölümlerini geçmeye başlayacak. Hatta bunun İngiltere ve Polonya’ da şimdiden gerçekleştiğini söylemek de mümkün. İngiltere’ de 100 bin kadının 21’ i Polonya’ da ise 17.5’ i akciğer kanseri yüzünden hayatını kaybediyor. Bu artışın temel sebebi 1960-1970’ li senelerden itibaren sigara içme alışkanlığının kadınlar arasında hızla artması.
GRİP AŞISI SKANDALI
16.02.2013, 09:50
Grip aşılarının koruyuculuğunu “Nasrettin Hoca’ nın göle maya çalmasına” benzetirdim hep. Grip aşısı yaptırayım mı diye soranlara “Yaptır tabii. Ya tutarsa!” derdim. Abartmışım meğerse. Göle çalınan mayanın bile binde bir de olsa tutma ihtimali var ama son araştırmalar “grip aşısının etkili olma ihtimalinin sıfırdan bile az olduğunu” gösteriyor. Hayır, bu bir şaka değil. Eurosurveillance‘ da yayınlanan üç ayrı çalışma da grip aşılarının etkinliklerinin son derece sınırlı olduğunu bir kere daha ispatlıyor.
EVET, MİKROPLU SOKAK SÜTÜ İSTİYORUM
15.02.2013, 09:37
Bizim nesil de çocuklarımız da işlenmemiş süt içerek büyüdü. Yoğurdu, ayranı, sütlacı hatta peynir, kaymak ve tereyağını da annelerimiz bu sütten yapardı. Günümüzde işlenmemiş sütün bırakın kendini, adını bile ağza almak mümkün değil. Zaten adı da “sokak sütü” oldu. Bununla yetinmeyip “mikroplu sokak sütü” diyenler de var. Neymiş? İneklerin sütü mikroplu olduğu için ve bunların hepsi hastalık yaptıkları için bu mikroplar yok edilmeden içilmesi sakıncalıymış.
DİYET İÇECEKLER ŞEKER HASTASI YAPIYOR
14.02.2013, 09:42
Gıda endüstrisi ve işbirlikçisi modern tıp tarafından içinde şeker olmadığı için obezite ve diyabete karşı tavsiye edilen ve halk arasında “light” veya “diyet” gibi isimlerle bilinen içeceklerin diyabet riskini artırdıkları ortaya çıktı. Bu bir şaka değil, “The American Journal of Clinical Nutrition” simli tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmadan ortaya çıkan sonuç!
ÖKSÜRÜK ŞURUPLARI KÜLLİYEN YASAKLANMALIDIR
13.02.2013, 12:58
Medyada öksürük şuruplarının toplatıldığını bildiren önemli bir haber yer aldı. Bu toplatma kararı, içinde sadece Hindistan’ da üretilen “dekstrometorfan” isimli etken madde bulunan öksürük şuruplarını ilgilendiriyor ama öksürük şuruplarının tümü çok sorunlu. Bir kere öksürük bir hastalık değil, solunum sisteminin bir savunma refleksi; amacı da solunum yollarına giren toz, yabancı cisim, mikrop gibi maddelerin buradan uzaklaştırılması.
YAŞLI KADINLARDA İKİ SENEDE BİR MAMOGRAFİ DAHA DOĞRU
12.02.2013, 09:42
Kadınlara hangi yaştan itibaren ve hangi sıklıkta mamografi yapılması konusunda farklı görüşler var. Amerikan Kanser Derneği 40 yaşından itibaren her sene mamografi yapılmasını tavsiye ederken, bağımsız uzmanlardan oluşan Amerikan Koruyucu Hizmetler Çalışma Kolu (USPSTF) ise 50 yaşından sonra her iki senede bir tekrarlanan mamografilerin yeterli olduğunu, 50 yaşın altındaki kadınların düzenli taramanın fayda ve risklerini doktorlarıyla tartışmaları gerektiğini savunuyor. Yeni yapılan bir araştırma, 66-74 yaş arasındaki kadınlara her iki senede bir mamografi yapılmasıyla her sene yapılması arasında bir fark olmadığını ortaya koydu.
TEREYAĞI BİR KERE DAHA AKLANDI
11.02.2013, 10:27
İnsanlar senelerden beri sağlıklı yaşama ve özellikle de kalp ve damar sağlığı için doymuş hayvansal yağlar yerine omega-6 yağ asitleri ihtiva eden bitkisel yağları yemeye teşvik ediliyor. Günümüz insanı “hayvansal yağları düşman, bitkisel yağları dost” biliyor. Modern mutfaklarda tereyağı, iç yağı, kuyruk yağı gibi hayvansal doymuş yağların yerini yüksek miktarda çoklu doymamış yağ asidi (linoleik asit) ihtiva eden mısır, ayçiçeği, soya yağları almış bulunuyor.
YUVA VE OKULLAR BESLENME AHLÂKINI BOZUYOR
10.02.2013, 11:28
Obama Hükümeti, okullarda satılan ve halk arasında “abur-cubur” adıyla bilinen pizza, hamburger, bisküvi, gofret, cips, gazoz, kola gibi yiyecek ve içeceklere karşı savaş açtı. Amaç, her geçen gün büyüyen ve ülkenin geleceğini tehdit eden boyutlara ulaşan obezite ile mücadele etmek. Yeni düzenlemeye göre, bundan böyle okul kantinlerinde ve otomatik makinelerinde gıda endüstrisinin tuzlu, yağlı ve şekerli ürünlerinin yerini sebze, meyve, süt, yoğurt gibi “sağlıklı besinler” alacak.
ÇOK ŞÜKÜR Kİ GENE DOMUZ GRİBİ VİRÜSÜ
09.02.2013, 09:45
Sağlık Bakanlığı domuz gribi vakalarının tekrar görülmeye başladığı iddiaları üzerine yaptığı yazılı açıklamayı aşağıda okuyabilirsiniz. Ben Sağlık Bakanı olsam işe medyayı fırçalayarak başlar ve şunları söylerdim: “Medyanın reyting ve tiraj uğruna halkı kokutan haberler yapmasını şiddetle kınıyorum. Bir süredir ülkemizde grip vakalarının görülmeye başladığı doğrudur ama bu mevsimde adı ister domuz ister deve ister sırtlan olsun grip vakalarının görülmesinden daha tabii bir şey olamaz. Tam aksine bu günlerde herhangi bir grip vakasının görülmemesi haber olurdu.
MASKE GRİPTEN KORUR MU?
08.02.2013, 09:55
Dün Habertürk’ te İstanbul’ da özel halk otobüslerinde gribe karşı maske dağıtılacağını bildiren bir haber vardı. Röportajlarda halk “Kesinlikle faydalı” ve “Bu tür önlemlerin her zaman olmasında fayda vardır” diyerek memnuniyetini belirtiyor. Haberde maske dağıtımının 30 ocakta başlayıp 15 gün süreceği ve sadece Anadolu yakasındaki otobüslerde yapılacağı bildiriliyor. Özel halk otobüsleri kuruluşu “Özulaş’” ın grip salgınının 30 ocakta başlayacağını ve 15 gün süreceğini nereden bildiği ve uygulamanın neden sadece Anadolu yakasında yapılacağı gibi gariplikleri bir tarafa bırakıp “maskelerin” gripten koruyup korumadıklarına bakalım.
BOĞMACA AŞISININ DA İŞE YARAMADAĞI ORTAYA ÇIKTI
05.02.2013, 21:33
125 milyon kişinin aşılandığı Amerika’nın bu sene gripten “kırıldığını” biliyorsunuz. CDC tarafından yapılan açıklamaya göre, 2012 Amerika için boğmaca bakımından da son 60 senenin en kötüsü oldu. USA’ da 2012’ de 48 eyalette “42 bin” kişiye boğmaca teşhisi kondu. İşin esas mühim tarafı ise “boğmacaya yakalananların yüzde 90’ ının aşılı olması!”
ÇAMAŞIR DETERJANLARINDA KANSEROJEN MADDE VAR MI?
04.02.2013, 09:51
Dünyanın en büyük temizlik ve kişisel bakım ürünlerinin sahibi olan Proctor & Gamble (P&G), USA’ da çok satılan Tide marka ve diğer popüler çamaşır deterjanlarının formülünü değiştirmeyi kabul ettiğini bildirdi (1). Böylece, kanserojen bir madde olan ‘1,4 dioxan’ şirkete ait deterjanlarda eylül ayından itibaren daha az miktarlarda bulunacak. P&G, bu kararını Oakland-merkezli kamu yararına çalışan bir kurum olan “As You Sow” tarafından açılan davaya bir cevap olarak almış olmakla beraber formül değişikliğinin tüm eyaletleri kapsaması bekleniyor.
DOMUZ GRİBİ AŞISI BİR TIP TRAJESİDİR
03.02.2013, 15:28
125 milyon insana grip aşısı yapılan Amerika’ nın gripten kırıldığını, aşının fayda etmediğini gören Amerikalıların şifayı grip dondurmasında aradıklarını yazmıştım. Bugün de grip aşısının geçen sene de bahsettiğim yeni marifetini sunmak istiyorum. Finlandiya’ da 2009 senesinde GlaxoSmithKline (GSK) firmasına ait “Pandemrix” isimli domuz gribi aşısı yapılan çocuklarda “narkolepsi” yani uyku hastalığı riskinin arttığı belirlenmişti. Daha sonra İsveç, Norveç, İrlanda ve Fransa’ da benzer artışlar tespit edildi ve Pandemrix yapıldıktan sonra narkolepsi gelişen çocukların sayısının 795’ i bulduğu bildirildi.
SİGARA YASAĞI ASTIMLI ÇOCUKLARA YARADI
01.02.2013, 06:46
Sİgaranın zararı sadece içene değil; sigara içilen veya o anda içilmiyor olsa bile daha önce sigara içilen mekânlarda bulunmak da sigara içmekten farksız. Hatta açık havada sigara dumanına maruz kalmanın bile zararlı olduğu gösterildi. Türkiye’ de de olduğu gibi dünyanın birçok ülkesinde kapalı ortamlarda sigara içme yasağı uygulanıyor. Bu ülkelerden biri olan İngiltere’ de 2007’ den bu yana uygulanmaya başlayan sigara yasağının çocuk astımı üzerine etkisi Royal College uzmanları tarafından araştırıldı.
AMERİKALILAR ŞİFAYI GRİP DONDURMASINDA BULDULAR
31.01.2013, 10:23
125 milyon kişi aşı olmasına rağmen gripten kırılan Amerikalılar şifayı “Influenza Sorbet” de (Grip Dondurması) buldular. Ohio’ da bulunan “Jeni’s Splendid Ice Creams” isimli firma tarafından üretilen grip dondurmasında bal, zencefil, portakal ve limon suyu, Maker’ s Mark marka viski ve acı biber bulunuyor. Firmanın sahibi J.B. Bauer “ Bu dondurmayı aslında 2004’ den beri yapıyorduk ama sadece müdavimlerimize satıyorduk. Bu sene ağır bir salgını olunca üretimi artırdık; isteyen herkese yetiştirmeye çalışıyoruz” diyor ve ekliyor: “Anneannemin çocukken bana öksürüğüm için kendi elleriyle viski, bal ve limon suyu karışımından yaptığı sıcak içecekten ilham aldım.
HOKKABAZLARLA İLAÇ TANITIMI YAKIŞIK ALMIYOR
30.01.2013, 17:55
“Öksürük şurubu konsepti rezaleti” başlıklı yazıma “hokkabaz” görselini seçmekte ne kadar isabetli davrandığımı aşağıdaki haberi okuyunca sizin de kabul edeceğinize inanıyorum. Ben ilaç firmalarını doğru dürüst araştırma yapan veya bunlara destek olan, doktorları da bilimsel materyalle bilgilendiren kuruluşlar olarak bilirdim; meğer pek de öyle değilmiş. Abdi İbrahim İlaç Firması da 2006’ daki Türk Toraks Derneği Kongresinde “Fokus Pokus” isimli bir gösteri düzenlemiş; hızını alamamış dünyanın en ünlü illüzyonistlerinden birini de davet etmiş.
ÖKSÜRÜK ŞURUBU KONSEPTİ REZALETİ
28.01.2013, 09:53
“Öksürük şurubu konseptini doktorlar belirledi” başlıklı haberi hayret ve utanç içinde okudum. “Abdi İbrahim firmasını” da bu işe âlet olan “alanında uzman olan 1.600 doktoru” da şiddetle kınıyorum. Bu, bir rezalettir! İlaç, leblebi-çekirdek değildir. İlaç asla pazarlanabilecek, reklâmı yapılabilecek sıradan bir tüketim ürünü de değildir. Sloganla, konseptle, sevimli çizgi karakterle, pazarlama oyunlarıyla ilaç satışı teşvik edilemez, edilmemelidir.
KÜÇÜK PET ŞİŞELER YASAKLANDI
26.01.2013, 21:16
Amerika’ da Massachusetts eyaletindeki 18 bin nüfuslu Concord şehrinde yılbaşından itibaren 1 litreden küçük plastik su şişelerinin satışı yasaklandı. Bu karar aktivistlerin 3 senelik bir kampanyasından sonra geçen sene nisan ayında yapılan oylamada alınmış ve 2013 başında yürürlüğe girmesi uygun bulunmuştu. Concord böylece plastik şişeleri 2009’ da yasaklayan Avustralya’ nın Bundanoon şehrinden sonra bu kararı alan ikinci şehir unvanını da almış oldu. Tüm dünyada 90’ dan fazla üniversite de kampuslarında plastik şişe satışına izin vermiyor.
YENİ GRİP AŞISI YUTTURMACASINI KABUL ETMİYORUZ
22.01.2013, 09:38
Tıbbi fetva kurumu FDA, bir böcek virüsü ve rekombinan DNA teknolojisiyle üretilen ilk grip aşısını onayladı. FDA’ ya göre bu yöntemin avantajı, pandemi yani dünya çapında bir salgın ortaya çıktığında çok kısa zamanda aşı üretilmesine imkân sağlaması. Protein Sciences tarafından geliştirilen ve “Flublok” adıyla 2013-2014 sezonunda satılacak olan yeni aşı sadece 18 ile 49 yaşları arasındaki kişilere yapılabilecek.
DÜNYANIN EN ÇOK AŞI YAPILAN ÜLKESİ GRİPTEN KIRILIYOR
20.01.2013, 15:45
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), dünyanın en çok grip aşısı uygulanan ülkesi ama her ne hikmetse bu sene ABD adeta gripten kırılıyor. Geçmiş senelere kıyasla bir ay kadar önce başlayan salgın 48 eyalette “yaygın” mertebesine ulaşmış durumda. Hastaneler, muayenehaneler gripli hastalarla dolup taşıyor. Gelen haberlerde bugüne kadar 29 çocuğun gripten öldüğü bildiriliyor. Hastalık Kontrol Merkezi Müdürü Frieden şunları söylüyor: “Her zamankinden daha kötü bir grip sezonu geçiriyoruz. Özellikle de yaşlılar için kötü bir sene. Grip aşısı mükemmel bir aşı olmaktan çok uzak. Bu seneki etkinliği de yüzde 62 kadar ama elimizde de bundan daha iyi bir korunma aracı yok.”
BİTKİSEL İLAÇ-GIDA TAKVİYELERİ DOLANDIRICILIĞININ SONU GELİYOR
19.01.2013, 09:11
Mucize veya herhangi bir hastalığı önleyen veya tedavi eden bir bitki yoktur ama sağlıklı yaşayabilmek için bunların tümünün de makûl miktarlarda yenmesi icap eder. Besin destekleri vasıtasıyla vücudun ihtiyacından fazla vitamin, mineral, antioksidan gibi maddelerin alınmasının sağlığa faydası değil zararının olduğu da unutulmamalıdır. Oysa ne kadar çok yersek yiyelim bu besin öğelerini “tabii besinler” aracılığıyla sağlığımıza zarar verecek miktarda almak mümkün değildir.
COCA-COLA İKİYÜZLÜLÜK MÜ YAPIYOR İNSAN SAĞLIĞINI MI DÜŞÜNÜYOR?
18.01.2013, 09:56
Coca-Cola Şirketinin, bir sene süreceği bildirilen yeni reklâm kampanyasında obezite ile mücadele edeceğini bildirmesi Amerikan medyasında “Gerçek bir endişe mi ikiyüzlülük mü? “ başlığıyla haber oldu. İki dakika süren reklâmın amacının Amerikalıları, artık milli bir mesele hâline gelen obezite konusunda uyarmak olduğu bildiriliyor (2). Nereden nereye? 1961’ de “Biliyor musunuz, artık göbek endişeniz olmayacak” sloganıyla diyet içeceği olarak tanıtılan Coca-Cola ve diğer gazlı içeceklerin bugün obezitenin en önemli sebeplerinden biri olduğuna hiç şüphe yok.
ASTIM VE EGZAMANIN SEBEBİ FAST-FOOD
16.01.2013, 23:54
Yeni yapılan ve Thorax isimli dergide yayınlanan araştırmada haftada 3 veya daha fazla fast food yiyenlerin astım ve egzama riskinin yüksek olduğu tespit edildi. Yeni Zelanda Auckland Üniversitesi uzmanları tarafından düzenlenen araştırma 51 ülkeden 13-14 yaşlarındaki 319 bin genç ve 31 ülkeden yaşları 6-7 olan 181 bin çocuk üzerinde gerçekleştirildi. Astım riskinin haftada 3 defadan fazla fast-food yiyenlerde yüzde 39, çocuklarda ise yüzde 27 fazla olduğu, haftada 3 defadan fazla sebze-meyve yiyenlerde riskin yüzde 11-14 oranında azaldığı belirlendi.
VİAGRA YAKINDA ZAYIFLAMA İLACI OLARAK SATILABİLİR
16.01.2013, 10:03
Viagra’ nın farelerdeki yağ hücreleri üzerine olan etkisi insanlarda da gösterilebilirse şişkolar bu sayede istedikleri her şeyi istedikleri kadar yiyebilecekler; egzersiz denen musibete ihtiyaçları kalmayacak; beslenme ve diyet uzmanlarına verecekleri parayı baklava-börek için harcayabilecekler. Üstelik Viagra’ nın yan etkisi de işin cabası!
TÜRK DOKTORLARDAN NOBEL ÖDÜLLÜ BİLİM ADAMINA FIRÇA
15.01.2013, 09:39
Sağlıklı beslenen bir insanın fazladan beta-karoten, A, C ve E vitamini ve selenyum gibi antioksidan hapları almasının kanser ve kalp hastalıklarına karşı bir koruma sağlamadığı gibi tam tersine bu hastalıklardan ölüm riskini artırdığını ispatlayan sayısız araştırma var. Ben de senelerdir bunu dile getirmeye çalışıyorum. Elbette tüm antioksidanlardan zengin sebze ve meyveler sağlıklı yaşamamız için olmazsa olmaz yiyecekler. Elbette bunları mâkûl ve mantıklı miktarlarda yiyeceğiz ama daha sağlıklı olalım, kanser olmayalım, daha uzun yaşayalım diye ‘antioksidan ilaç almanın’ faydası olmadığı gibi zararları var.
TARAMALI MI TARAMAMALI MI YA DA NASIL TARAMALI
14.01.2013, 09:54
JAMA ‘ da yayınlanan ve Yale Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmaya göre USA’ da meme kanseri taramaları Medicare’ e her sene tedavi için harcanana yakın paraya yani 1 milyar dolardan fazlaya mal oluyor.Hızla ilerleyici ve öldürücü olan meme kanserinin erken teşhisi ve böylece birçok kadının daha basit ve ucuz yöntemlerle tedavi edilmesi ve hayatlarının kurtulması elbette çok önemli ama bugün uygulanmakta olan taramalar ile çok başarılı olduğumuz söylenemez.
DOKTORLAR HASTALARIN İSTEDİĞİ İLAÇLARI YAZMALI MI?
13.01.2013, 10:14
JAMA dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre, doktorların yüzde 37’ si hastaları istediği için onlara daha ‘pahalı olan orijinal ilaçları’ yazıyor. 2009’ da gerçekleştirilen ve 1.891 doktorun katıldığı araştırmada böyle davrananların çoğunun ilaç endüstrisinin bedava yiyecek-içecek ikramlarını kabul edenler arasından çıktığı belirlendi. Araştırmada, meslek tecrübeleri 30 seneden fazla olan, eşantiyon ilaç kabul eden ve ilaç firmalarının eğitim toplantıların katılan doktorların hastaların talep ettikleri pahalı orijinal ilaçları yazmada daha istekli oldukları da tespit edildi.
DOKTORA GİT AMA İLAÇLARI ÇÖPE AT
12.01.2013, 09:36
Şu hikâyecik her şeyi çok güzel özetliyor: “Kendini hasta hissediyorsan doktora git, derdini anlat, muayene ol. Reçeteni al, vizite ücretini öde. Çünkü doktorun yaşaması lâzım. Eczaneye git, yazılan ilaçların tümünü al, parasını öde. Çünkü eczacının yaşaması lâzım. Eve gel, ilaçların hepsini çöpe at. Çünkü senin de yaşaman lâzım.”
TÜBERKÜLOZ İÇİN 40 SENE SONRA YENİ İLAÇ ÇIKTI
11.01.2013, 09:24
FDA, 2012’ nin son günlerinde etken maddesi ‘bedaquiline’ olan ve ‘Sirturo’ adıyla satılacak olan ilaca ‘çok fazla düşünüp taşınmadan’ onay verdi ve böylece tam 40 sene sonra yeni bir tüberküloz ilacına kavuşmuş olduk. Hızlı onay, herhangi bir tedavi seçeneği bulunmayan hastalıklar için daha az klinik bilgiyle iktifa edilerek ve de ‘geçici’ olarak veriliyor. Tüberküloz tedavisinde 1970’ de çıkan ‘rifampisin’den sonra geliştirilen ilk ilaç olan bedaquiline, tüberküloz bakterisinin çoğalması ve vücutta yayılması için gerekli olan bir enzimi baskılayarak etkili oluyor.
TERAZİLERİNİZİ ÇÖPE ATIN
10.01.2013, 09:36
Daha önce de kilonun da vücut kitle endeksinin de ‘hikâyeden tayyare’ olduğunu yazdım. Tıpkı kolesterol yüksekliğinin değil onun yükselmesine sebep olan faktörleri ortadan kaldırmanın önemli olması gibi uzun ve sağlıklı yaşamanın sırları da kiloda değil ‘doğru beslenme ve yeterli hareket’ yapmada saklıdır. Hepsinden önemlisi de kafayı fazla kilolara takmamaktır. Sağlıklı ve uzun yaşamak istiyorsanız terazilerinizi çöpe atın! KAYNAKLAR
İDEAL KİLO VE VÜCUT KİTLE ENDEKSİ GÂVUR İCADIDIR
09.01.2013, 10:23
Sağlıklı beslenmek, yeterince hareketli olmak ve sigara-alkol kullanmamak şartıyla insanların kilolarının önemli olmadığına inanıyorum. Nasıl herkesin boyu farklı ise ve bunun sağlıklı olmakla bir alâkası yoksa aynı durum kilo için de geçerlidir. Mesela, “normal boy 1.70” diye, boyu 2 metre olan birini 30 santim kısaltmaya çabalamak veya boyu 155 olanı 15 santim uzatmaya çalışmak ne kadar akıl ve mantık dışı ise insanların kilolarıyla “oynamak” da bundan farklı bir şey değildir.
FAZLA KİLOLU OLANLAR DAHA UZUN YAŞIYOR
08.01.2013, 09:03
Habertürk’ te Didem Yılmaz’ ın hazırlayıp sunduğu Türkiye’ nin Nabzı programında beslenmeyi konuştuk. Sıra obeziteye geldiğinde özetle şunları söyledim: “Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, sigara-alkol kullanmamak, yeterince uyumak şartıyla kiloya kafayı takmamak gerekir. Herkesin kilosu kendine özeldir. Hatta birazcık fazla kilolu olmak daha sağlıklı olmak daha uzun yaşamak demektir.” Bu sözlerime herkesten itiraz geldi.
2013 HAPI YUTMADIĞIMIZ BİR YIL OLUR İNŞALLAH
07.01.2013, 09:42
Tıbbi fetva kurumu FDA, 2012 senesinde tam 39 yeni ilaca onay vererek birçok orijinal ilacın patent süresinin dolmasından dolayı ciddi kayıplara uğrayan ilaç endüstrisinin derin bir nefes almasını sağladı. Böylece, sadece aralık ayında 8 ilaca onay verilen 2012 senesi, 53 ilacın ruhsat aldığı 1996’ dan sonra en fazla ruhsat verilen sene unvanını da kazanmış oldu.
ÖKSÜRÜK İLAÇLARI YASAKLANMALIDIR
06.01.2013, 09:35
Pakistan’ dan birkaç gün içinde 36 kişinin içtikleri ‘öksürük şurupları’ yüzünden hayatını kaybettiği, onlarcasının da tedavi altına alındığı haberi geldi. Her ilaç gibi öksürük ilaçları da ciddi yan etkilere ve ölümlere yol açabilir ama böyle kısa zamanda onlarca insanın hastaneye kaldırılması veya ölmesi ‘ilaçla alâkalı bir üretim hatası’ ihtimalini düşündürüyor. Üretim sırasında şuruba toksik bir madde, mikrop karışmış olabileceği gibi kimyasal maddeler olması gerekenden fazla konmuş da olabilir. Zaten Pakistan’ dan gelen haberlerde 1 ay önce yüksek miktarda alkol ihtiva eden öksürük şurubu yüzünden 29 kişinin öldüğü bilgisi de yer alıyor.
TIP ARTIK SADECE TIP DEĞİL
05.01.2013, 09:18
İki gündür sadece homozigot ailesel hiperkolesterolemide (AHK) uygulanmak üzere çıkarılan ve etken maddesi lomitapide olan Juxtapid isimli ilaçtan bahsediyorum. Genetik bir hastalık olan AHK’ da sorun kanda kolesterol yüksekliği değil, bu kişilerin çok erken yaşlarda kalp-damar hastalıklarının kalp krizi, felç gibi komplikasyonlarıyla karşılaşmaları ve bu yüzden ‘ölmeleri’ dir.
AİLESEL KOLESTEROL YÜKSEKLİĞİ NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLMELİDİR?
04.01.2013, 09:28
Dün Juxtapid’ in perde arkasında neler olduğunu, bizi nasıl kandırmaya çalıştıklarını yazacağımı belirtmiştim. Yazacaklarımın anlaşılabilmesi için bazı temel bilgileri hatırlamak gerekiyor: Ailesel hiperkolesterolemi (AHK) nedir? Ailesel hiperkolesterolemi (AHK), kanda kolesterol özellikle de LDL-kolesterol yüksekliği ile ve erken yaşlarda ortaya çıkan kalp krizi ve felçlerle karakterize ‘genetik’ bir hastalıktır. AHK’ nın sebebi, statin meftunlarının sandığı gibi ‘kolesterol sentezinin fazlalığı değildir’.
NURTOPU GİBİ BİR KOLESTEROL İLACIMIZ OLDU
03.01.2013, 10:01
FDA, Aegerion isimli firma tarafından üretilen ‘lomitapide’ isimli ilacın ailesel hiperkolesterolemi hastalığında düşük yağlı diyet ve diğer tedavilere yardımcı olarak kullanılabilmesi için onay verdi. Lomitapide, kısaca MTP adı verilen ‘mikrozomal trigliserit transfer proteinini’ baskılayarak total kolesterolü, kötü kolesterolü (LDL), apolipoprotein B ve HDL dışındaki diğer kolesterol türlerini azaltıyor. MTP, karaciğer ve bağırsak hücrelerinde bulunan ve lipitlerin apolipoprotein B’ ye taşınmasını sağlayan bir protein. Lomitapide aslında daha
FAZLA KİLOLU OLANLAR DAHA UZUN YAŞIYOR
02.01.2013, 10:05
Dün akşam Habertürk’ te Didem Yılmaz’ ın hazırlayıp sunduğu Türkiye’ nin Nabzı programında beslenmeyi konuştuk. Sıra obeziteye geldiğinde özetle şunları söyledim: “Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, sigara-alkol kullanmamak, yeterince uyumak şartıyla kiloya kafayı takmamak gerekir. Herkesin kilosu kendine özeldir. Hatta birazcık fazla kilolu olmak daha sağlıklı olmak daha uzun yaşamak demektir.” Bu sözlerime herkesten itiraz geldi.
FDA’ DAN YILBAŞI VE NOEL HEDİYELERİ
01.01.2013, 10:43
İktidarın muhalefet uykudayken gece yarısı çıkardığı kanunların içine akla gelmeyecek maddeleri de sokuşturması gibi, FDA da Hıristiyan dünyasının Noel ve yılbaşı tatilinde olduğu şu günlerde 3 ilaca onay verirken araya hiç olmayacak bir ilaç sıkıştırdı. İşte bu dört ilaç:
BİZİM CERRAHLARIN GÖZÜNÜ SEVEYİM
31.12.2012, 09:47
Yeni bir araştırmaya göre, her sene 4 binden fazla ameliyatta “hiç olmaması” gereken hatalar yapılıyor. Hiç olmaması gereken bu hatalar hastalarda cerrahi malzemelerin unutulması, yanlış tarafın veya yanlış hastanın ameliyat edilmesi gibi tıbbi komplikasyon sayılamayacak durumları kapsıyor.
GRİP SALGINLARINI “BÜNYAMİN” TAHMİN EDECEK
30.12.2012, 10:35
Amerika’ da Kolombiya Üniversitesi ve Milli Atmosfer Araştırma Merkezi bilim adamları, hava tahmin tekniklerinden yararlanarak grip salgınlarının zamanını, süresi ve ağırlığını belirleyebilen bir sistem geliştirdiler. Proceedings of the National Academy of Sciences isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, sistem Google tarafından toplanan gerçek zamanlı verilerin gribin nasıl yayıldığını gösteren bir bilgisayar modeliyle değerlendirilmesi esasına dayanıyor. Grip salgının bir bölgede ne zaman başlayacağı ve ne kadar süreceğinin önceden bilinmesi sayesinde grip salgınlarıyla daha iyi mücadele edilebileceği iddia ediliyor.
EYVAH EYVAH… TAMİFLU ARTIK BEBEKLERE DE VERİLEBİLECEK
29.12.2012, 19:51
Tıbbi fetva kurumu FDA’ ın, 2 haftalık bebeklere bile Tamiflu verilebileceği açıklamasını hayretler içinde okudum. FDA, Tamiflu’ nun bundan böyle en azından 2 günden beri grip belirtileri olan 1 yaşından küçük çocuklarda 5 gün süreyle kilo başına 3 miligram dozunda günde 2 defa kullanılabileceğini bildiriyor. Hatırlarsanız 2 ay kadar önce bu ilaç için, dünyanın muteber tıp dergilerinden BMJ’ nin bir kampanya başlattığını ve Roche’ dan Tamiflu ile ilgili tüm klinik çalışma raporlarını bağımsız araştırmacılar için açıklamasını istediğini yazmıştım.
BRONŞİTTE ANTİBİYOTİĞİN FAYDASI YOK ZARARI VAR
28.12.2012, 09:31
Tıpta her öksürük, balgamı olanlara antibiyotik vermek adeta Allah’ın emri gibidir. Bugünlerde de öksürük, balgam, ateş şikâyetleriyle doktora gidip de içinde antibiyotik olmayan bir reçete almamak neredeyse imkânsız. Oysa solunum yolları enfeksiyonlarının yüzde 90’ ının sebebi bakteriler değil virüslerdir ve dolayısıyla da bunlara antibiyotik vermenin hiçbir manası yoktur.
KAN YAPICI İLACA 762 MİLYON DOLAR CEZA
27.12.2012, 10:16
Dünyanın bir numaralı bio-teknoloji firması Amgen, anemi yani kansızlık tedavisinde kullanılan Aranesp isimli ilacını illegal olarak pazarladığı suçlamasını kabul ederek açılan davalara karşı toplam 762 milyon dolar ceza ödemeye razı oldu. Amgen’ e yöneltilen suçlamalardan biri, sadece kemoterapi gören kanser hastalarındaki anemilerin tedavisi için ruhsat alan Aranesp’ i, kemoterapi almayan hastaların anemisinde de kullanmaya teşvik etmek. Buna “endikasyon dışı” ilaç kullanımı adı veriliyor.
ÇOMAK PARMAK NEDİR, NEDEN OLUR?
26.12.2012, 22:06
24 yaşındayım ve beş senedir ellerimde çomaklaşma mevcut. Bir türlü teşhis bulunamadı ve ilaç verilmedi. Çukurova üniversitesi Balcalı hastanesinde romatoloji, göğüs hastalıkları, dâhiliye, kalp hastalıkları bölümünde muayene oldum. Hiçbir şekilde kötü sonuç ve teşhis çıkmadı. Son zamanlarda eklemlerin yamulduğu ve parmaklarımın güçsüzleştiği ortada, parmak uçları dönmüş ve şişmiş durumda. Son zamanlarda eklem yerlerinden kıvrılmalar ve tırnak altlarında ödemler oluşmaya başladı. Sizden bir yol arıyorum hocam, teşekkür ederim.
TELEVİZYON ÖLDÜRÜYOR
26.12.2012, 00:22
Televizyonun çocuk sağlığı için zararlarını, obezite, astım, kalp hastalıkları riskini artırdığını yazıp duruyorum. Bugün de doğrudan doğruya televizyonun sebep olduğu ölümlerden bahsedeceğim. Amerika’ da kısa adı CPSC olan Tüketim Ürünleri Emniyet Komisyonu (Consumer Product Safety Commission) tarafından yayınlanan bir rapor, televizyon veya ev eşyalarının devrilmesiyle alâkalı kazalarda her sene 43 bin kişinin yaralandığını ve bunların da 29 binin (yüzde 59) çocuklar olduğunu gösteriyor.
PFİZER, HİLELİ PAZARLAMA UYGULAMALARI İÇİN 43 MİLYON DOLAR ÖDEYECEK
25.12.2012, 09:53
Dünyanın en büyük ilaç üreticisi Pfizer, FDA’ nın uyarılarını görmezden geldiği ve Zyvox ile Lyrica isimli ilaçlarıyla ilgili olarak yanıltıcı pazarlama faaliyetleri iddialarına karşı 43 milyon dolar ödeyerek anlaşmayı kabul etti. Teksas eyaleti başsavcısı Greg Abbott tarafından yürütülen ve Dallas’ ta bir bölge mahkemesinde açılan davaya göre Pfizer’ in propagandistleri Zyvox isimli antibiyotiklerini doktorlara vankomisin’ den daha etkili diye tanıttılar. Oysa Zyvox’ un onlarca seneden beri kullanılan vankomisine üstün olduğu iddiasının bilimsel bir kanıtı olmadığı gibi hastalar için ilacın çok önemli emniyet bilgilerini de açıklamadılar.
GRİP SALGINLARINI “BÜNYAMİN” TAHMİN EDECEK
23.12.2012, 21:07
Amerika’ da Kolombiya Üniversitesi ve Milli Atmosfer Araştırma Merkezi bilim adamları, hava tahmin tekniklerinden yararlanarak grip salgınlarının zamanını, süresi ve ağırlığını belirleyebilen bir sistem geliştirdiler. Proceedings of the National Academy of Sciences isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, sistem Google tarafından toplanan gerçek zamanlı verilerin gribin nasıl yayıldığını gösteren bir bilgisayar modeliyle değerlendirilmesi esasına dayanıyor. Grip salgının bir bölgede ne zaman başlayacağı ve ne kadar süreceğinin önceden bilinmesi sayesinde grip salgınlarıyla daha iyi mücadele edilebileceği iddia ediliyor.
KOLESTEROL İLACI “SİZLERE ÖMÜR” OLDU
21.12.2012, 09:47
Tredaptive isimli kolesterol ilacının ‘kalp krizi ve felçleri önlemediği gibi yan etki riskini de artırdığı’ bizzat üretici firma Merck tarafından açıklandı ve ilacın bundan böyle yeni hastalara yazılmaması istendi. Şaka gibi ama gerçek: Bir ilaç firması 70 ülkede senelerdir sattığı ilacının etkili olmaması bir tarafa zararlı bile olduğunu açıklıyor ve ‘Bu ilacı sakın kimseye vermeyin’ diye de doktorlara uyarıda bulunuyor.
YAKINDA RUH HASTASI OLMAYAN KALMAYACAK
20.12.2012, 09:58
Psikiyatrinin mukaddes kitabı olarak bilinen “Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders” ın taslağı Amerikan Psikiyatri Derneği (APA) tarafından onaylandı. Mental hastalıkları tarif eden, sınıflayan ve tüm dünyada psikiyatristlerin en önemli başvuru kaynağı olan bu el kitabının Mayıs 2013’ de piyasaya çıkacak 5. baskısı ile ilgili tartışmalar da iyice alevlendi. Ben de bundan 6-7 ay kadar önce “Psikiyatrinin kutsal kitabı güven vermiyor” başlıklı makalemde, kitabı kaleme alan uzmanların yüzde 70 kadarının endüstri ile çıkar ilişkileri olduğunu, bu tür rehberlerin bağımsız, tarafsız ve dolayısıyla da bilimsel olamayacaklarını yazmıştım.
BİRA VİRÜSLERE KARŞI KORUYUCUYMUŞ
18.12.2012, 09:18
Japonya’ da Sapporo Üniversitesi Tıp Fakültesi uzmanları tarafından yapılan bir araştırmada biranın solunum yolları enfeksiyonlarına karşı koruyucu olabileceği iddia edildi. Amerikan medyasında yer alana haberlere göre bunun sebebi, biranın üretildiği şerbetçiotunda bulunan ve biranın tadını veren “humulon” isimli madde. Humulon’ un RSV adı verilen virüse karşı etkili olması yanında anti-enflamatuar yani iltihap giderici özelliklere de sahip olduğu bildiriliyor.
YILIN TIP SAKANDALI
16.12.2012, 18:27
Senelerdir kullanılan bir ilacı geri çekip yeni bir hastalık için yeni bir isimle tekrar piyasaya vermek ancak şeytanın aklına gelebilecek bir şey. FDA ve EMA şimdi tam da ‘yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal’ pozisyonundalar: Lemtrada’ ya MS ilacı olarak ruhsat vermeseler MS hastaları en etkili ilaçtan mahrum kalacak; ruhsat verseler bu sefer hastalar ve sağlık sigortaları pahalı ilaca mahkûm olacaklar. ‘Bu kadarına da pes’ diyor; yılın “tıp skandalı“na imza atan Genzyme ve babası Sanofi’ yi tebrik ediyorum.
AMELİYATLAR GEREKLİ OLDUĞU İÇİN DEĞİL PARA HIRSI UĞRUNA YAPILIYOR
15.12.2012, 09:46
Yeni yapılan bir araştırmaya göre “Ameliyatların birçoğu gerekli olduğu için değil para kazanma hırsı uğruna yapılıyor; yüz binlerce hasta boşu boşuna bıçak altına yatıyor”. Almanya’ nın en büyük sağlık sigortalarından olan AOK’ nın hastane raporuna göre bu ülkede ameliyat edilen hastaların sayısı her geçen gün artıyor ama aslında bunların çoğu tıbbi olarak gereksiz girişimler. Alman Focus dergisinin internet sayfasında yayınlanan “Birçok hasta gerekli olduğu için değil para hırsı uğruna ameliyat ediliyor” başlıklı haberde çarpıcı bilgiler yer alıyor.
ÇOCUKLARIMIZ KANSEROJEN MADDELERLE UYUYOR
14.12.2012, 17:19
Birkaç gün önce evlerimizde kullandığımız pek çok üründe kanserojen yani kanser yapıcı etkileri olan kimyasallar bulunduğunu yazmıştım. Oakland’ daki Çevre Sağlığı Merkezi (Center for Environmental Health=CEH), çocuk yatakları ve uyku setlerinde de kanunların izin verdiği seviyelerin üzerinde kısaca klorlu Tris olarak bilinen kanserojen maddeler bulunduğunu bildirdi. Örgüt, aralarında Toys R Us, Target ve Walmart gibi çok ünlü şirketlerin de bulunduğu bu ürünleri satanlara karşı yasal işlemlere başvuracağını açıkladı.
YUNANİSTAN’ DA DÖVMEK İÇİN BİLE DOKTOR BULUNAMIYOR
12.12.2012, 09:50
Kısa adı ECDC olan Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi müdürü Marc Sprenger’ in şu sözleri Yunanistan’ daki tablonun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor: “Hastaneler öyle berbat bir durumdalar ki eldiven, önlük gibi temel ihtiyaç malzemelerinin temininde bile güçlükler yaşanıyor. Az sayıda doktor ve hemşire çok fazla hastaya bakmak zorunda, hastanelerin malzeme alacak paraları giderek azalıyor. Temel hijyen kuralları tehdit altında. İki günlük seyahatimde hastaneleri ve diğer sağlık müesseselerini gezdim gördüm. Tüberküloz gibi çok bulaşıcı hastalığı olanlar gerekli ilaçları alamıyorlar. İlaçlara dirençli tüberküloz tehlikesi çok büyük”.
ENDOSKOPİLER GEREKSİZ YAPILIYOR
11.12.2012, 22:03
Birazcık mide yanması, arada bir geğirme, hazımsızlık şikâyeti olanlara endoskopik tetkik yapmak “Allah’ ın emri” oldu günümüzde. Bu tür belirtileri belli bir süre yaşayanlar da “Aman yemek borusu kanserini atlamayalım” endişesiyle endoskopik takibe alınıyor. Bu önüne gelene endoskopi yapma işi sadece ülkemize mahsus bir uygulama da değil. Kısa adı ACP olan Amerikan Doktorlar Derneği (American College of Physicians) reflü belirtileri tarif eden herkese endoskopi yapılmasına karşı çıktı.
GREYFURT SUYU İLAÇ ZEHİRLENMELERİNE YOL AÇABİLİYOR
10.12.2012, 10:06
Greyfurt ve diğer narenciyeler tüm dünyada sağlığa olan müspet tesirlerden dolayı tüketiliyor; damar sertliği ve kansere karşı koruyucu olduğu biliniyor. Greyfurt yemek veya suyunu içmek elbette çok faydalı ama ilaç kullanıyorsanız aman dikkat; çünkü greyfurt ile beraber alınan bazı ilaçların kandaki miktarları ileri derecede artabiliyor ve zehirlenmelere yol açabiliyor. Greyfurt suyunun bazı ilaçların metabolizmalarını etkiledikleri bundan 20 sene evvel Kanadalı araştırmacılar tarafından keşfedilmişti.
GRİP AŞILARININ ETKİ ETME ŞANSI YAZI TURADAN FARKSIZ
09.12.2012, 10:03
“Yeni grip aşısı aldatmacasına kanmayalım” başlıklı yazımda grip aşılarının tutma ihtimalinin “yazı-tura atmaktan farklı olmadığını” şu sözlerle ifade etmiştim: “2001-2011 arasında 10 aşıdan sadece 5’inde aşıdaki ile hastalık yapan B virüsünün uyumlu olduğu belirlenmiş. Bu bilgiler, grip aşısının koruyuculuğunun “yazı-tura” atmaktan farklı olmadığını da gösteriyor”.
GRİP AŞISI REKLÂMLARI KABAK TADI VERDİ
08.12.2012, 17:41
Columbia Daily Tribune gazetesinden Jodie Jackson’ un haberinde resmen bir ‘grip yorgunluğundan’ bahsediliyor. Hayır, bu, grip hastalığı geçiren bazı kişilerde görülen ve haftalarca süren grip sonrası yorgunluk yani ‘post-influenza astenisi’ değil. Bu tabir, insanların artık bu tavsiyelerden ‘gına getirmiş’ durumda olduklarını ifade ediyor.
GRİP AŞISI DEDİĞİN BÖYLE OLMALI
07.12.2012, 17:51
Sağlıklı bir insana bile 80 defa yapılması icap eden, koruyuculuğu şansa kalmış, etkili olsa bile geçici olan iğnelere aşı demek, bunları mükemmel aşılar olarak tanıtmak, herkese yaptırılmasını tavsiye etmek fakat kusurlarını halktan gizlemek modern tıbbın en büyük ayıplarından biridir. mRNA aşıları tıpta büyük bir devrim yaratabilecek yeni bir yöntemin ürünüdür. Bu aşılarla sadece bakteri ve virüslere değil kanserlere karşı da aşı geliştirmek mümkün olabilecektir.
GRİP AŞISI DEDİĞİN BÖYLE OLMALI
05.12.2012, 19:53
Sağlıklı bir insana bile 80 defa yapılması icap eden, koruyuculuğu şansa kalmış, etkili olsa bile geçici olan iğnelere aşı demek, bunları mükemmel aşılar olarak tanıtmak, herkese yaptırılmasını tavsiye etmek fakat kusurlarını halktan gizlemek modern tıbbın en büyük ayıplarından biridir. mRNA aşıları tıpta büyük bir devrim yaratabilecek yeni bir yöntemin ürünüdür. Bu aşılarla sadece bakteri ve virüslere değil kanserlere karşı da aşı geliştirmek mümkün olabilecektir
GRİP AŞILARI ELDE KALDI
05.12.2012, 06:26
Amerika’ da Aitkin şehrinin 1863’ den beri yayınlanan gazetesinin internet sayfasında ilginç bir haber gözüme ilişti. “Hâlâ grip aşısı var” başlıklı haberde, grip aşısı olmayı unutanlar için bol miktarda aşı bulunduğu, üstelik de aşı yaptırmak için randevu alınmasına bile gerek olmadığı bildiriliyor. Haberde geçen ‘unutanlar’ ifadesi ilgimi çekti. Gazetelerde, televizyonlarda ‘grip aşısı haberlerinden’ geçilmeyen şu günlerde aşı olmayı unutmak ne mümkün!
YENİ GRİP AŞISI KANDIRMACASI
03.12.2012, 09:38
Amerika’ nın dünyaca ünlü tıbbi fetva kurumu FDA, döllenmiş tavuk yumurtası kullanılmadan üretilen ilk mevsimsel grip aşısına onay verdi. Aşı, piyasada Flucelvax adıyla satılacak ve sadece 18 yaşından büyük olanlara uygulanabilecek. Novartis firmasına ait olan aşı hayvan hücre kültürleri kullanılarak elde edildi. Bu teknik aslında yeni değil; çocuk felci, hepatit A, suçiçeği ve kızamıkçık gibi başka aşılar için de onlarca seneden beri kullanılıyor.
EV EŞYALARI KANSEROJEN SAÇIYOR
29.11.2012, 09:30
Koltuk, kanepe, halı gibi eşyalarda ve evlerimizdeki elektronik aletlerde bulunan ve ‘alev geciktirici’ adıyla bilinen kimyasal maddelerin insan sağlığı üzerine olan olumsuz etkilerini gösteren bilgilere her gün yenisi ekleniyor. Duke Üniversitesi tarafından Kaliforniya’ daki evlerde yapılan araştırmada koltukların yarıdan fazlasında toksik alev geciktirici karsinojenler bulunduğunu ortaya koydu.
MEME TARAMALARI İŞE YARAMIYOR
26.11.2012, 16:38
Mamografi taramalarıyla alâkalı tartışmalar bitmiyor. New England Journal isimli muteber tıp dergisinde yayınlanan yeni bir araştırma, ‘mamografi ile yapılan taramaların kadınlara faydadan çok zarar verdiği’ görüşünü savunanları haklı çıkaran sonuçlar ortaya koydu. Araştırmada, hiçbir şikâyeti olmayan kadınlarda meme kanserinin erken teşhisi için rutin olarak uygulanan mamografilerin USA’ da son otuz senede ‘1 milyon kadına gereksiz tedaviler uygulanmasına’ sebep olduğu belirlendi.
YANILTICI REKLÂMI YAPILAN GRİP AŞILARI HAKKINDA GERÇEKLERİ SÖYLEYİN
22.11.2012, 11:05
The Independent gazetesini okurken İngilizlerin de sitemi yakından takip ettiklerine emin oldum. Haberlerinde sitemden alıntı yaptıklarını belirtmemişler ama olsun! Okurlarım aşağıdaki satırlara göz gezdirirken bunların neredeyse bire bir aynısını benim de senelerdir tekrarladığımı göreceklerdir. Bu haberin, grip aşılarını tüm ülkelerde ‘kutsal vatan toprağı gibi canla başla savunan grip aşısı şakşakçılarına’ iyi bir ders olmasını da diliyorum.
ENERJİ İÇECEKLERİ ÖLDÜRÜYOR MU
20.11.2012, 22:48
Tüketimi gençler arasında tüm dünyada hızla artan enerji içeceklerinin ölüme yol açabileceği iddialarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. FDA’ ya ulaştırılan raporlara göre son 4 senede “5-Hours Energy” markalı enerji içeceği 13 kişinin ölümünden sorumlu tutuluyor.
GRİP AŞISININ HALKTAN SAKLANAN GERÇEK YÜZÜ
19.11.2012, 09:27
Şimdi tam grip aşısı mevsimi ve halk sağlığı yetkilileri 6 aylıktan büyük herkesin ısrarla aşı olmalarını tavsiye ediyor. Birçok işletme çalışanlarına grip aşısı yapıyor ve bazı hastaneler grip aşısı olmayan elemanlarından maske takmalarını istiyor. Amerikan sağlık önderleri 2020’ de halkın yüzde 80’ inin her sene aşı yaptırmış olmalarını bekliyor. Bu, aşı üreticileri için çok kârlı bir iş, adeta bir zengin maden yatağı: Her sene yapılan grip aşıları, diğer birçok aşının aksine milyar dolarlık küresel ticarettir. Peki, ama bunlar ne kadar etkilidir?
GRİP İLACI SKANDALI
17.11.2012, 17:47
Grip aşısının, bu hastalıktan zarar görme ve ölüm ihtimalleri yüksek olanlarda işe yaradığını gösteren hiçbir “güvenilir kanıt” olmadığının ispatlanmasından sonra, şimdi de gribin tek ilacı olarak bilinen “Tamiflu’ nun etkisiz bir ilaç olduğu” iddia ediliyor. Geçen hafta “Tamiflu’ ya harcanan milyarlar çöpe mi gitti?” başlıklı makalemde BMJ’ nin etkinliğinin abartıldığı, potansiyel ciddi aksi tesirlerinin küçümsendiği iddiasıyla ilacın üreticisi Roche’ u Tamiflu ile ilgili gizli tutulan tüm klinik araştırma raporlarını açıklamaya davet ettiğini anlatmış ve derginin editörü F. Godlee’ nin mektubunu da yayınlamıştım.
GRİP AŞISININ HALKTAN SAKLANAN GERÇEK YÜZÜ
16.11.2012, 18:19
Şimdi tam grip aşısı mevsimi ve halk sağlığı yetkilileri 6 aylıktan büyük herkesin ısrarla aşı olmalarını tavsiye ediyor. Birçok işletme çalışanlarına grip aşısı yapıyor ve bazı hastaneler grip aşısı olmayan elemanlarından maske takmalarını istiyor. Amerikan sağlık önderleri 2020’ de halkın yüzde 80’ inin her sene aşı yaptırmış olmalarını bekliyor. Bu, aşı üreticileri için çok kârlı bir iş, adeta bir zengin maden yatağı: Her sene yapılan grip aşıları, diğer birçok aşının aksine milyar dolarlık küresel ticarettir. Peki, ama bunlar ne kadar etkilidir?
MÜJDE YAKINDA YENİ BİR KOLESTEROL İLACIMIZ OLACAK
15.11.2012, 20:18
Amerikan Kardiyoloji Derneği’ nin son toplantısında Amgen ve Pfizer firmaları kötü kolesterolü (LDL) yüzde 50 oranında azaltan yeni bir sınıf ilaçlarla ilgili 4 adet faz 2 araştırma sonuçlarını sundular. Statinler kolesterol yapımını azaltarak etkili olurken, PCSK9-inhibitörleri adıyla bilinen bu yeni ilaçlar kötü kolesterolün karaciğer tarafından kandan temizlenmesini artırmak suretiyle tesir ediyorlar.
KOLESTEROL TEORİSİ NAKAVT OLDU
09.11.2012, 09:53
Bundan beş ay kadar önce yayınladığım “İlaç sağlık için değil para için üretiliyor” başlıklı makâlemde Roche firmasının iyi kolesterolü yükselten “dalcetrabip” isimli ilaçla yaptığı altı çalışmayı da durdurduğunu açıkladığını bildirmiş ve şunları yazmıştım: “Firma, sebep olarak da kısa adı DSMB (Data and Safety Monitoring Board) olan Veri ve Güvenlik Gözetim Kurulu’ nun bu ilaçla yapılan çalışmaların “klinik olarak etkili olmadıklarının” anlaşıldığını bildirmesini gösterdi.
ÇOCUKLAR BOŞUNA MI GRİP AŞISI OLUYOR
08.11.2012, 11:17
Cochrane grubu tarafından yayınlanan “Sağlıklı çocuklarda gribin aşı ile önlenmesi” başlıklı araştırmada 2 yaşından küçük çocuklarda grip aşısının etkili olduğunu gösteren yeterli kanıt olmadığı ortaya çıktı. Bu meta-analizde, sağlıklı çocuklarda grip aşılarının etkinliği (kanıtlanmış gribin önlenmesi) ve faydası (grip benzeri hastalığın önlenmesi) ile aşıya bağlı aksi tesirleri ortaya koymak amacıyla tüm kıyaslamalı çalışmalar değerlendirmeye alındı.
TAMİFLU’ YA HARCANAN MİLYARLAR ÇÖPE Mİ GİTTİ
06.11.2012, 09:37
Dünyanın en muteber tıp dergilerinden olan BMJ’ nin (British Medical Journal) baş editörlerinden Dr. Fiona Godlee, ilaç devi Roche’ dan üç sene önce verdiği sözü tutarak Tamiflu ile ilgili tüm klinik araştırma raporlarının bağımsız araştırmalar için açıklanmasını istedi. Şirket müdürü Profesör John Bell’ e açık bir mektup gönderen Godlee “Halkın milyarlarca lirası Tamiflu’ ya harcandı ama ilacın etkinliğini ve güvenilirliğini gösteren delillere ulaşılamıyor” diyor.
“YENİ GRİP AŞISI” ALDATMACASINA KANMAYALIM
03.11.2012, 21:33
Bir takım profesörler artık kimsenin inanmadığı, gülüp geçtiği “Grip aşırının yüzde 100 etkili olduğu” veya “Herkesin mutlaka grip aşısı yaptırması gerektiği” uyarılarına devam ededursunlar, aşı üreticileri çoktan yeni grip aşısı çalışmalarına başladılar. Halen kullanılmakta olan grip aşılarının genç ve sağlıklı insanlardaki koruyuculuğunun yüzde 90 falan değil yüzde 60’ ın bile altında olduğu, bu aşılara esas ihtiyacı olanlarda ise bir işe yaramadığı artık saklanması mümkün olmayan gerçekler olarak karşımızda duruyor.
ROCHE HAKKINDA MÜTHİŞ SUÇLAMA
30.10.2012, 10:43
Dünya ilaç devlerinden İsviçre kökenli Roche, kısa adı EMA olan Avrupa İlaç Ajansı (European Medicines Agency) tarafından 19 ilaçla ilgili on binlerce yan etkiyi uygun şekilde bildirmediği iddiasıyla yasal takibe alındı. Bu, EMA’ nın ilgili kanunların yürürlüğe girmesinden beş sene sonra bir ilaç firması aleyhine açtığı ilk ‘ihlâl davası’. Dünyanın en büyük kanser ilaçları üreticisi olan Roche’ un suçlu bulunduğu takdirde Avrupa’ daki bir senelik satış gelirlerinin yüzde 5’ ine varan miktarda yani 700 milyon dolara yakın ceza alabileceği bildiriliyor.
BOEHRİNGER İNGELHEİM' E 95 MİLYON DOLAR CEZA
29.10.2012, 08:40
USA Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, dünyanın önemli ilaç üreticilerinden Boehringer Ingelheim firması, kanunsuz ilaç pazarladığı iddialarına karşı 95 milyon dolar ceza ödemeyi kabul etti. Bu paranın 34.5 milyon doları Medicaid’ e (Yoksullar için sağlık yardımı kuruluşu) ödenecek. FDA tarafından onay verilmediği hâlde kullanımları firma tarafından illegal olarak teşvik edilen 4 ilaç var.
GRİP AŞILARI NEDİR NE DEĞİLDİR?
27.10.2012, 22:57
Dünyanın her ülkesinde olduğu gibi bizde de grip aşılarına methüsenalar düzen profesörler var. Biri çıkıyor ‘Herkesin mutlaka grip aşısı yaptırması gerektiğini’, biri çıkıyor ‘Grip aşılarının yüzde 100 etkili olduğunu’ söylüyor. Bu kadar ‘abartılı’ ifadeleri, milyarlar kazanan grip aşısı üreticilerinin propagandistlerinin bile kullanabileceğine ihtimâl vermiyorum.
GRİP AŞILARI BİRÇOK AVRUPA ÜLKESİNDE YASAKLANDI
27.10.2012, 08:49
Önce İtalya Sağlık Bakanlığı muhtemel tehlikeli yan etkilerinden dolayı 'Novartis' tarafından üretilen grip aşılarının yeni bir bildiri yapılıncaya kadar kullanılmamasını istedi. Bakanlık tarafından yapılan açıklama şöyle: “Aşılarda halk sağlığını tehlikeye sokabilecek kalite hataları var. Kısa adı AIFA olan İtalya İlaç Kurumu aşının kalite ve emniyetiyle alâkalı yeni testlerin yapılmasını gerekli gördü. Novartis, Agrippal ve Fluad isimli aşılarında bir takım proteinlerin biriktiğini bildirdi ama bunların bileşimi, aşının kalite ve stabilitesini etkileyip etkilemeyeceğini açıklamadı.”
ENERJİ İÇECEKLERİ DE MAHKEMELİK OLDU
25.10.2012, 00:02
Amerika’ da bir aile kızlarının enerji içeceği içtikten kısa süre sonra öldüğü iddiasıyla üretici firmayı mahkemeye verdi. Aile kızlarının 24 saat içinde 24 ons Monster isimli enerji içeceği içtiğini ve otopsisinde ölümünün kafeine bağlı kalp ritim bozukluğu tespit edildiğini ileri sürüyor. Suçlama sebebi olarak da Monster isimli firmanın tüketicilere içeceklerinin riskleri hakkında herhangi bir uyarıda bulunmamış olması gösteriliyor.
DOKTORLAR GRİP AŞISINDAN KAÇIYOR
22.10.2012, 23:21
‘Mutlaka aşı yaptırın’ diyenlerin öncelikle doktorları ve sağlık personelini iknâ etmesi gerekiyor. Sağlıkçıların yüzde 14’ ünün aşı yaptırdığı bir durumda vatandaşı aşıya razı etmek ‘katiyen’ mümkün olmaz.
MAHKEME CEP TELEFONLARININ BEYİN TÜMÖRÜNE YOL AÇTIĞINA KARAR VERDİ
20.10.2012, 16:22
İtalyan Yüksek Mahkemesi, bir yerel mahkemenin beyin tümörü ile yoğun olarak cep telefonu kullanma arasında ilişki olduğunu kabul eden hükmünü onayarak çok önemli bir karara imza atmış oldu. Bu karar, genel olarak cep telefonu ile beyin tümörleri arasında ispat edilmiş bir ilişki olmadığını iddia eden bilim çevrelerinin görüşlerini de hiçe saymış oluyor.
GRİP AŞILARI ÜFÜRÜKTEN TEYYARE Mİ?
16.10.2012, 20:52
Kısa adı CIDRAP olan Center for Infectious Disease Research And Policy (Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma ve Politika Merkezi) kuruluş tarafından bugün bir rapor yayınlandı. Endüstri ile çıkar ilişkileri olmayan araştırmacıların 160 sayfalık bu muhteşem raporları özetle benim her zaman tekrarladığım gibi ‘tıbbın sadece tıp olmadığını’ anlatıyor. Halk sağlığı uzmanları tarafından kaleme alınan eserde politika, ekonomi, işletme, finansman, hukuk, sosyoloji… ne arasanız var; tabii biraz da tıp var. Bu raporu okurken adeta kendi yazılarımı okuduğumu sandım.
GRİP AŞILARININ 65 YAŞ ÜZERİNDEKİLER İÇİN ETKİNLİĞİ BELLİ DEĞİL
14.10.2012, 17:39
Grip hastalığının ciddi komplikasyonlarının genel olarak 65 ve daha ileri yaşlarda olanlarda, genç ve sağlıklı erişkinlere göre daha fazla olduğu kabul edilir. İstatistiklere göre USA’ da griple ilgili ölümlerin yüzde 90’ dan ve gripten dolayı hastaneye yatışların da yüzde 60’ dan fazlası 65 ve üzerindeki yaşlarda olanlarda ortaya çıkar ama yeni bir analiz, grip aşılarının yaşları 65 ve daha fazla olanlarda koruyucu olduklarını ispat eden yeterli delil olmadığını ortaya koydu.
GRİP AŞILARI İYİ PARA KAZANDIRIYOR
11.10.2012, 23:54
“Grip aşısı faydalı mı faydasız mı, yan etkileri var mı yok mu, kimler yapılsın kimler yapılmasın” tartışmaları süredursun, Rochester Üniversitesi grip aşıları ile ilgili çalışmalara katılmayı kabul edenlere 1.700 dolar ödeyeceğini bildirdi. Milli Sağlık Enstitüsü tarafından da desteklenen bu çalışmalarda kuş gribine karşı tasarlanan deneysel iki aşının bağışıklık sistemini nasıl etkilediğinin belirlenmesi amaçlanıyor. Buruna püskürtülerek uygulanacak olan aşılarda canlı virüsler bulunuyor.
MUSİKİMİZ BİR YILDIZINI KAYBETTİ
10.10.2012, 11:07
Musikimizin çok önemli isimlerinden Halil Karaduman’ ı hiç beklenmeyen bir anda kaybettik. Onunla seneler önce Fatma Barlas’ ın evindeki bir toplantıda tanışmıştık ve ondan sonra da çeşitli gecelerde birçok kereler beraber olduk. Onun kanun virtüözlüğünü, bestekârlığını, müzikteki yerini anlatmaya bilgim de ifade gücüm de yetmez. Ben sadece bir müzik sevdalısı olarak onunla beraber musiki icra etmiş olmaktan onur duyuyorum.
BİR GÜN BİR TÜRK DE TIPTA NOBEL ALABİLİR Mİ?
09.10.2012, 08:41
Karolinska Enstitüsü’nde bugün Nobel Komitesi üyeleri tarafından 2012 yılı Nobel Tıp Ödülü‘nü alan iki bilim adamı açıklandı. Açıklamada, John B. Gordon’un kök hücre çalışmalarının temellerini atan bilim adamı olduğu bildirilirken, Japonya Kyoto Üniversitesi’nden Prof. Shinya Yamanaka’nın da emriyolar ile kök hücre alanında önemli çalışmalar yaptığı bildirildi. Bu haber üzerine “Bir Türk Nobel alabilir ama Türkiye’ den birine Nobel vermezler” başlıklı yazımı hatırladım.
BİSFENOL A TİROİT FONKSİYONLARINI DA ETKİLİYOR
07.10.2012, 22:27
Sert plastik elde etmek için kullanılan bisfenol A veya kısaca BPA olarak bilinen kimyasal maddenin önemli bir zararı daha ortaya çıktı. Kaliforniya Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan bir araştırmada BPA’ ya maruz kalan hamile kadınların ve erkek bebeklerinin tiroit fonksiyonlarının etkilenebileceği tespit edildi.
BİRİLERİ BİZİ SERUM FİZYOLOJİKLİ BURUN DAMLALARI İLE ALDATIYOR MU?
03.10.2012, 10:48
Tüm doktorları ve özellikle de çocuk doktorlarını eczanede satılan serum fizyolojikli burun damlalarını boykot etmeye davet ediyorum. Sağlık Bakanlığı ve RTÜK’ ü de ilaç reklâmı, yanlış algı yaratma, reklâmlarda çocuk kullanılması ve sağlık üzerinden reklâma karşı hassas olmaya çağırıyorum.
ASTIM TEŞHİSİ İÇİN İLERİ TETKİK ŞART
30.09.2012, 23:51
Hocam merhabalar, Ben yakın bir zamanda bronşit başlangıcı geçirdim. Doktor çok ağır bir durum dedi ama hastaneye yatmadan bir hafta antibiyotik tedavisi ile iyi oldum. Sonrasında çok dikkat etmeme rağmen ara sıra öksürük oluyor fakat hemen de geçiyor. Doktorum solunum ve alerji testi, akciğer tomografisi ve birkaç kan tahlili yaptırarak “astım başlangıcı” teşhisiyle sağlık kurulu raporu verdi ve bir torba da hap, şurup ve fıs-fıs türü ilaç yazdı. Sizce astım olabilir miyim?
GRİP AŞISI GRİBİ DAHA DA AĞIRLAŞTIRIYOR
28.09.2012, 08:55
Araştırmalar, gribin atlatılmasından sonra vücudun bağışıklık sisteminin daha fazla geliştiğini, bunun özellikle çocukların gelecekleri için faydalı olabileceğini düşündürüyor. Bunlara göre sağlıklı çocuklara grip aşısı yapılması faydalı değil tam aksine zararlı dahî olabilir. Aşı olmayan çocukların kolaylıkla atlattıkları grip hastalığı aşı olan çocuklarda ağır hastalık tablolarına ve ölümlere yol açabilir.
İLAÇ BU BAZEN GÜLDÜRÜR BAZEN ÖLDÜRÜR
27.09.2012, 23:21
Avustralya’ lılar tarafından en çok kullanılan 10 ilacın son 5 sene içine 2.925 kişinin aksi tesirlerle karşılaşmasına ve 67 kişinin de ölümüne sebep olduğu bildirildi. Therapeutic Good Administration (TGA) tarafından sağlanan bilgiler, aksi tesirlerin erkeklere göre kadınlarda ve yaşlılarda daha fazla görüldüğünü gösteriyor.
BİSFENOL A KROMOZOMLARA DA HASAR VERİYOR
26.09.2012, 01:02
Maymunlar üzerinde yapılan yeni bir araştırma bisfenol A (BPA)’ nın kadınların üreme sistemlerini olumsuz etkileyebileceğini, kromozom hasarları, doğumsal gelişim kusurları ve düşüklere yol açabileceğini ortaya koydu. Proceedings of the National Academy of Sciences’ da yayınlanan araştırma birkaç bakımdan son derecede önemli. Birincisi, bu araştırmanın DNA’ larının yüzde 95’ i insanlarla eşit olan ve üreme sistemleri insanlarınkine çok benzeyen rezus türü maymunlar üzerinde yapılmış olması.
PATLAMIŞ MISIRDAKİ TEHLİKE VE BBC TÜRKÇE’ NİN BİRKAÇ YANLIŞI
22.09.2012, 12:37
BBC Türkçe’ nin “7.2 milyon dolar patlamış mısır tazminatı” başlıklı haberinde birkaç yanlış var: BİR: Patlamış mısıra tere yağ lezzeti vermesi için katılan diasetil isimli kimyasal maddenin sebep olduğu akciğer hastalığı BBC Türkçe’ nin bildirdiği gibi BOOP değil, bronşiolitis obliterans (BO). BOOP’ un açılımında da bronşiolitis obliterans tabiri geçiyor ama o hastalıkta bronşiollerle beraber akciğer dokusunun da iltihaptan etkilenmesi söz konusu.
MODERN TIP KUSURLARININ BİLİNMESİNDEN HOŞLANMAZ
19.09.2012, 22:55
Modern tıp kusurlarının, yanlışlarının ve suçlarının toplum tarafından duyulmasından, bilinmesinden ve bunların açıkça tartışılmasından hiç hoşlanmaz ve bunu engellemek için de elinden gelen her türlü çabayı gösterir. Modern tıp olumsuzluklarını dile getirenleri çeşitli şekillerde susturmaya çalışır ve iş “güya halkı koruma adına” korkutma, sindirme, tehdit çabalarından suç duyurusunda bulunmaya kadar da gider.
MAMOGRAFİ TARTIŞMALARI HALKA AÇIK OLMAMALI
19.09.2012, 22:52
Mamografi konusunda tartışmaları ve sayın Küçükusta' nın yazılarını ilgiyle izlemekteyim. Bu konuya meme kanseriyle ilgili ülkemiz gerçeklerini göz önüne alarak ve daha çok Türkiye‘de yapılan çalışmaların bilgileriyle katkıda bulunmak istedim. Sayın Küçükusta’ nın yazılarında yanlış çıkarım yaptığı bazı konulara ise yazının gereksiz uzun olmaması için girmemeyi tercih ettim.
KOLESTEROL İLAÇLARI DAMARLARDA KALSİYUM BİRİKİMİNİ ARTIRIYOR
18.09.2012, 20:29
Gün geçmiyor ki ‘statinlerin’ yani kolesterol düşürücü ilaçların yeni bir ‘marifeti’ ortaya çıkmasın. FDA geçtiğimiz sene statin sınıfı ilaçların etiketlerine hafıza kaybı, unutkanlık, sersemliğe sebep olabileceği ve diyabet riskini artırabileceği uyarıları konmasını istemişti. Yeni bir araştırma, daha sık statin kullanılmasının koroner damarlardaki ve aort damarındaki kalsifikasyonu yani kireçlenmeyi hızlandırabileceğini ortaya koydu.
İLAÇLARIN YARISI İŞE YARAMIYOR VEYA TEHLİKELİ
16.09.2012, 20:04
Fransa’ da, doktorlar tarafından yazılan ilaçların yarısının faydasız veya tehlikeli olduğu bildirildi. Necker Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Philippe Even ile parlamento üyesi Dr. Bernard Debré, bir işe yaramayan, fuzuli ve zararlı ilaçların Fransız sağlık servislerinin geri ödeme kapsamından çıkarılmasıyla senede 10 milyar Euro tasarruf edilebileceğini açıkladılar. İkili, böylece ilaçlara bağlı 20 bin ölümün ve 100 bin hastaneye yatışın da önleneceği iddia etti.
MAMOGRAFİ TARAMALARINA KARŞIYIM
15.09.2012, 15:09
Modern tıp hastalıkların önlenmesi, toplumun eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi ile çoktandır ilgilenmiyor; çünkü bu iş ‘endüstrinin’ işine gelmiyor. ‘Tarama yapalım iyi, hoş’ ama önce kadınlarımızı meme kanseri, risk faktörleri ve kendi kendine meme muayenesi hakkında bilinçlendirsek ve eğitsek daha iyi olmaz mı? Aynı şey doktorlarımız için de geçerli: Her doktor meme muayenesini tam ve doğru olarak yapabilmelidir. Acı ama gerçek birçoğu bunu bilmez, hatta bir kısmı bilmediğini de bilmez.
ASTIM İLAÇSIZ DA TEDAVİ EDİLEBİLİYOR
13.09.2012, 09:56
Teksas Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada hafif ve orta derecede astımı olan hastalara sürekli olarak günde iki sefer sprey kortizon tedavisi uygulamakla hastaların bu ilacı sadece hastalık belirtilerini hissettikleri zaman kullanmaları arasında bir farklılık olmadığı ortaya çıktı. JAMA adlı tıp dergisinde yayınlanan bu çalışmada astımları sprey şeklinde kortizon ile kontrol edilebilen hafif-orta derecede 342 erişkin üç farklı tedavi grubuna alındı.
YUMURTALIK KANSERİ TARAMASI DA FAYDADAN ÇOK ZARAR VERİYOR‏
12.09.2012, 01:14
Meme ve prostat kanseri için yapılan taramaların faydadan çok zarar verdiğinin ortaya çıkmış olması gibi yumurtalık kanseri taramalarının da işe yaramadığı tespit edildi. Kısa adı USPSTF olan Amerika Koruyucu Hizmetler Çalışma Kolu’ nun ‘Annals of Internal Medicine’ isimli tıp dergisinde yayınlanan makalesine göre yumurtalık kanseri riski yüksek olmayan kadınlarda yapılan rutin taramalardan beklenen fayda sağlanamıyor.
MODERN TIBBIN SON NUMARASI AŞIRI TEŞHİS
09.09.2012, 02:07
Modern tıbbın son senelerde zararları giderek daha iyi anlaşılan ve mutlaka çözüm bulunması gereken yanlışlarından biri de ‘aşırı teşhis’. Aşırı teşhis, bir kimsede herhangi bir belirtiye yol açmayacak, ona bir zarar vermeyecek veya onun ölümüne sebep olmayacak bir hastalığın teşhisi demek. Bunda ne var, bir insandaki hastalığın teşhisinin neresi kötü diye düşünebilirsiniz ama durum hiç de sandığınız gibi değil.
MAMOGRAFİ MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
08.09.2012, 00:50
Mamografi taramalarının sanıldığı kadar “matah” bir şey olmadığını, bundan zarar gören kadınların sayısının fayda görenlerden fazla olabileceğini gösteren araştırmalara her gün bir yenisi ekleniyor. Bu hafta BMJ isimli muteber tıp dergisinde yayınlanan bir araştırma da BRCA-1 ve BRCA-2 genlerinde mutasyon olan kadınların 20’ li yaşlarda radyasyona maruz kalmaları hâlinde meme kanseri riskinin yüzde 43 arttığını ortaya koydu.
BENZER İLAÇ NEDİR?
07.09.2012, 02:16
Sosyal Güvenli Kurumu (SGK), işin vahametini geç de olsa anlamaya başlamış olmalı ki sağlık harcamalarını azaltmak için tedbir üstüne tedbir alıyor. Hürriyet gazetesindeki ‘Ya ilacından vazgeç ya da farkını öde’ başlıklı haberde bazı hastalıklarda molekülleri farklı ama etki açısından benzer olan ilaçlar için bir ‘eşik fiyat’ belirlenerek bu eşiğin en fazla yüzde 20 fazlasının ödeneceği bildiriliyor:
PROSTAT TARAMALARI İŞE YARAMIYOR HATTA ZARAR VERİYOR
03.09.2012, 21:18
Son 20 sene içinde tüm dünyada 50 yaşın üzerindeki erkeklerde yaygın olarak uygulanan PSA testlerinin prostat kanserinden ölümleri azaltmaya etkisi olmadığı hatta birçok kişinin bu yüzden zarar gördüğü gerekçesiyle bu taramalardan vazgeçilmesi tavsiye edildi. Bu iddianın sahibi sıradan bir doktor veya kuruluş değil, kısa adı USPSTF olan Koruyucu Hizmetler Çalışma Kolu (United States Preventive Services Task Force). USPSTF, USA’ da koruyucu sağlık hizmetleri konusunda tavsiyelerde bulunan, hükümet tarafından desteklenen, bağımsız bilim adamlarından oluşan bir danışma grubu.
UYKUSUZLUK MEME KANSERİNİ AZDIRIYOR
02.09.2012, 12:54
Breast Cancer Research and Treatment İsimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan bir araştırma, uykusuzluk çekenlerde meme kanserinin daha agresif (hızla ilerleyici ve çabuk yayılıcı) seyrettiğini ve kanserin nüksetme ihtimalini artırdığını ortaya koydu. Araştırma menopoz sonrası dönemde olan meme kanserli 412 hasta üzerinde Oncotype DX testi ile gerçekleştirildi.
BİLGİSAYAR EKRANLARI UYKUSUZLUK YAPIYOR
30.08.2012, 14:02
Yatmadan önce 2 saat süreyle cep telefonu, bilgisayarlar gibi arkadan aydınlatmalı ekranları olan elektronik aletleri kullananlarda uyku bozuklukları olabileceği bildirildi. Kısa adı LRC olan New York’ taki Rensselaer Politeknik Enstitüsü Işıklandırma Araştırma Merkezi (Rensselaer Polytechnic Institute Research Center ) tarafından yapılan araştırma ‘Applied Ergonomics’ isimli dergide yayınlandı.
OKUL ÇANTALARINDA KANSER TEHLİKESİ
29.08.2012, 01:22
Okul malzemelerinin yüzde 75’ inde oyuncaklarda kullanılması yasaklanmış olan ‘fitalat’ grubundan toksik kimyasal maddeler bulunduğu ortaya çıktı. Hormon bozucu etkielri olan fitalatlar kısırlıktan obezite ve diyabete, astımdan kanserlere kadar pek çok hastalığa sebep olmakla suçlanıyor.
MEME TARAMASI SAÇ TARAMAYA BENZEMEZ
28.08.2012, 00:45
Akşam gazetesinin haberine göre MEMEDER isimli bir dernek ‘gidilmedik köy bırakmayacak’ çapta bir meme taramasına başlayacağını duyuruyor. “Mamografilerin fayda ve zararları tüm dünyada tartışılıyor” başlıklı yazımı yayınlayalı daha bir ay bile olmadı. Mamografi ile yapılan ‘taramaların faydadan çok zararı olduğunu’ ortaya koyan araştırmaların sayısı giderek artıyor. Bizde ise mamografilerle alâkalı ne doğru dürüst bir araştırma ne de bir tartışma da var
DÖVME YAPANLARI DÖVECEK DEĞİLİZ AMA…
27.08.2012, 00:05
Son yıllarda bir ‘dövme çılgınlığı’ yaşanıyor. İnsanların, özellikle de kadınların ta antik çağlardan beri bildikleri, uyguladıkları bu kendini süslenme sanatı, adeta salgın bir hastalık gibi tüm dünyada hızla yayılıyor. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine giderek daha çok insan dövme yaptırıyor. USA’ da dövmesi olanların oranı 2008’ de yüzde 14 iken, 2012’ de yüzde 21’ e çıktığı biliniyor.
ÇİN İŞİ DEĞİL JAPON İŞİ
26.08.2012, 01:21
Son senelerde hayatımıza giren en önemli besin katkı maddelerinden biri de halk arasında ‘Çin tuzu’ adıyla bilinen ‘monosodyum glutamat’ veya kısaca MSG. Tarım Bakanlığı’ nın birçok hazır gıdada bulunan MSG’ yi yeniden değerlendirileceğini açıklamasıyla dikkatler bu katkı maddesi üzerine çevrildi. Bu maddeye, kökeni Uzakdoğu olduğu için Çin tuzu ismi veriliyor ama buna ‘Japon tuzu’ demek daha doğru; çünkü hem bunu keşfeden bir Japon ve hem de dünyanın en büyük MSG üreticisi bir Japon firması olan Ajinomoto Co. Inc.
BAKIN ŞU ÇİN TUZU’ NUN YAPTIKLARINA
25.08.2012, 15:08
Sağlığımız üzerine bu kadar çok olumsuz etkileri olan, üstelik de diyetimizde bulunması şart olmayan monosodyum glutamat (MSG) veya diğer adıyla Çin tuzundan uzak kalmanın, en azından olabildiğince az tüketmenin doğru olduğu kanaatindeyim.
DSÖ, GÖZ GÖRE GÖRE FAKİR ÜLKELERİ KANDIRIYOR
22.08.2012, 01:14
Domuz gribi salgınında korkutma kampanyasında başı çeken, çok erken pandemi kararı alan ve pandemi tarifini yumuşatan, endüstri ile çıkar ilişkileri olan uzmanları aşı komitelerine alan ve bunları gizleyen, firmaların fahiş fiyattan aşı satmalarına ses çıkarmayan Dünya Sağlık Örgütü’ nün (DSÖ) yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. ‘Journal of the Royal Society of Medicine’ isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada, doğum sonrası kanamaları önleyici etkisinden dolayı DSÖ’ nün ‘Temel İlaçlar Listesinde’ yer alan ‘misoprostol’ (Cytotec) isimli ilacın böyle bir etkisinin olmadığı tespit edildi.
BPA’ NIN TERMAL KÂĞITLARDA YASAKLANMASI TEKLİF EDİLDİ
21.08.2012, 13:22
Bizim gıda mühendisleri bisfenol A (BPA) isimli kimyasalın mâsum olduğunu iddia ededursunlar, İsveç hükümetine kasa fişleri, biletler gibi çeşitli termal kâğıtlarda kullanılan bisfenol A’ nın (BPA) yasaklanması teklif edildi. Böyle bir teklif çevreci bir gruptan veya benim gibi “üstüne vazife olmayan her işe nane olan” birinden gelse önemli bulunmayabilir ama bu teklifin altında İsveç Kimyasallar Dairesinin (KemI) imzası var. KemI, insan sağlığı ve çevrenin kimyasallardan kaynaklanan risklerini sınırlamak için çalışan, bununla alâkalı kuralları ve mevzuatı düzenleyen bir kurum.
MEME DOKUSUNDA DAMACANA PARÇASI ÇIKMASI MI LÂZIM?
20.08.2012, 20:26
Sigaranın kanserojen olduğunu senelerce saklamayı başaran endüstri, şimdi de BPA’ nın kanserojen etkilerini gizlemeye çalışıyor. Endüstri adına çalışan gıda mühendisleri BPA’ dan daha güvenli bir kap yok diyip dolaşıyorlar. Bu maddenin, yiyecek ve içecek kaplarında kullanılmasının yasaklanması için kanserli meme dokusunda damacana parçaları çıkması ve milyonlarca kadının meme kanseri olması mı bekleniyor, bilmiyorum. Toplumu BPA’ ya “Hayır” demeye çağırıyorum.
“YUMURTA ARAŞTIRMASI” BOZUK ÇIKTI
18.08.2012, 03:29
Birkaç gün önce yayınlanan ve ‘damar sertliği bakımından yumurtanın neredeyse sigara kadar zararlı olduğu’ sonucuna varıldığını bildirilen araştırma bizim medyada da büyük alâka gördü. Ben de bu araştırma ile ilgili olarak hem Vatan gazetesinden Öznur Karslı’ ya hem atv-Haber’ den Gökçen Kesgin’ e konuştum ama her zaman olduğu gibi sözlerim hem gazetede hem ekranda kırpılmış, kuşa dönmüş olarak yayınlandı. Biliyorum, bu işte kızlarımızın zerre günahı ve yapabilecekleri bir şey yok. Sebep, editör ağabeylerinin bu kadarını uygun görmesi, sayfaya reklâm girmesi, daha mühim başka bir haber çıkması veya buna benzer başka bir şey olabilir.
TRİKLOSAN KULLANIMDAN KALKIYOR
17.08.2012, 09:49
Triklosan isimli antibakteriyel kimyasalın sabun, diş macunu, tıraş losyonu, deodorant gibi günlük hayatta çok sık kullanılan ürünlerden mutlaka çıkarılması gerektiğini çoktandır yazıyorum. Dün de bu maddenin hem kalp hem iskelet kaslarındaki iletiyi ciddi ölçüde azalttığını gösteren önemli bir araştırma yayınlanmış ve bu vesile ile bu görüşümü tekrarlamıştım. Bugün, dünyanın en büyük kişisel bakım ürünleri imalâtçılarından Johnson & Johnson, 2015 senesinden itibaren insan sağlığına zararları olduğu sürülen kimyasal maddeleri artık kullanmayacağını bildirdi.
GRİP AŞISI REKLAMLÂRI YAKINDA BAŞLAR
16.08.2012, 02:40
Çok yakında, aşı firmaları ile ‘samimi ilişkileri’ olan uzmanların birer birer arz-ı endâm etmeye ve ‘grip aşısı reklâmı’ yapmaya başlayacaklarını iftiharla duyururum. Gribin bu sene dünya çapında salgın yapma ve milyonlarca insanı hasta edip yüz binlercesinin ölümüne yol açma ihtimalinin çok yüksek olduğunu, gripten korunmak için mutlaka aşı olunması gerektiğini ‘gözünüzün içine baka baka’ anlatacaklardır. Çünkü FDA bugün, önümüzdeki kış aylarında çıkması muhtemel salgınlar için yeni grip aşısını onayladığını bildirdi.
ANTİBAKTERİEL SABUN VE DİŞ MACUNLARINDAKİ BÜYÜK TEHLİKE
15.08.2012, 00:41
Mikrop bulaşmasını önlemek veya azaltmak için özellikle antibakteriyel sabunlar, diş macunları, deodorantlar, tıraş losyonları ve kozmetiklere katılan ve sağlık üzerine pek çok olumsuz etkileri olan triklosanın yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Proceedings of the National Academy of Sciences isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan araştırmaya göre triklosan iskelet ve kalp kası fonksiyonlarını da bozuyor.
KOLESTEROL İLAÇLARI KATARAKT RİSKİNİ DE ARTIRIYOR
14.08.2012, 02:10
Statin meftunları tarafından neredeyse hiçbir yan etkisi olmayan ilaçlar olarak reklâmı yapılan kolesterol düşürücü ilaçların yeni bir marifeti daha ortaya çıktı. Kanada’ da Waterloo Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan ve ‘Optometry and Vision Science’ isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırmada statinlerin diyabeti olanlarda ‘katarakt riskini artırdığı’ gösterildi.
ANTİDEPRESAN ÇILGINLIĞINA KİM DUR DİYECEK?
12.08.2012, 12:28
“Antidepresan hayata engel” başlıklı haberde antidepresan ilaçların bilinçsizce kullanımına karşı çıkan bir psikiyatrist görmek beni çok mutlu etti. Psikiyatrist meslekdaşlarımın “antidepresanlara” karşı inanılmaz bir “bağlılıkları” var. Bu ilaçlara söz söylettirmiyorlar; en ufak bir eleştiride hemen hepsi kılıçlarını çekip üzerinize yürüyorlar. Birkaç ay önce Milliyet gazetesinde Metin Münir depresyon ve antidepresanlar üzerine birkaç yazı yazdığında hepsi ayağa kalkmışlardı.
KÜRESEL ISINMA MİKROPLARI DA ARTIRIYOR
11.08.2012, 22:20
Nature Climate Change isimli derginin son sayısında yayınlanan milletlerarası bir araştırma Kuzey Avrupa’ da beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan mide-bağırsak iltihaplarının iklim değişikliğinden kaynaklandığını ortaya koydu. İngiltere, Finlandiya, İspanya ve USA’ lı bir grup bilim adamı tarafından gerçekleştirilen araştırmada Baltık Denizi yüzey ısısı artışıyla ve ‘vibrio’ adı verilen bakterilerin artışı arasında paralellik olduğu belirlendi.
OLMAYAN DALAK TOMOGRAFİDE NASIL ÇIKAR?
10.08.2012, 18:05
Sabah gazetesinde Erhan Öztürk’ ün “Olmayan dalak tomografide çıktı” başlıklı haberini bir hatayı sergilemesi sebebiyle değil, ülkemizde artık iyice ‘çığırından çıkmış olan radyolojik tetkikler meselesi’ ni gündeme getirmesi bakımından önemli buluyorum. Aslında haberdeki bu tür hatalar hiç de seyrek değildir. En azından ben yılda birkaç kere bu ve benzeri olaylarla karşılaşıyorum.
PLÂSTİK DAMACANALARA 10 DEFA HAYIR!
08.08.2012, 13:12
Bisfenol A’ dan yapılmış plastik damacanalarla alâkalı pek çok sorun var ki bunlarla uğraşmak yerine bunları bir an önce hayatımızdan çıkarmak en doğrusu. En fazla 50 kere kullanılmaları gereken damacanalar bizde muhtemelen birkaç yüz kere ve hatta delininceye kadar kullanılıyor. Kullanım sayısı arttıkça damacanaların zedelenmesi ihtimali artıyor. Bu durum damacanaların temizliğini zorlaştırıyor.
SAĞLIKLI İÇME SUYUNDA HİÇBİR MİKROP OLMAMALIDIR
07.08.2012, 04:55
Sularda mikrop varlığı ancak laboratuar tahlilleriyle gösterilebilir; suyun tadı, kokusu veya rengine bakarak içinde mikrop olup olmadığını söylemek mümkün değildir. Sağlıklı içme sularında hiçbir mikrobun bulunmaması gerekir. Suya karışmış olan her mikrobu tek tek aramak pratik olarak mümkün değildir; bu pahalı ve çok zaman alıcı bir iştir.
SULARI MİKROPLU FİRMALARA HAKSIZLIK MI YAPILIYOR
06.08.2012, 02:44
Sağlık Bakanlığı’ nın kusurlu ürünleri olan firmaları açıklaması elbette doğrudur ve tüketicinin de bunları bilmek hakkıdır ama burada dikkate alınması gereken çok önemli bir nokta var. Bu denetimler bir defa ile kalırsa –ki bizde bu işler genellikle böyle olur- isimleri açıklanan firmalara çok büyük bir haksızlık yapılmış olur. Bu üreticilerin isimleri ‘suları içilmez firmalar’ olarak beyinlere kazınır; bunlar bir daha ağızlarıyla kuş tutsalar bile dertlerini kimseye anlatamazlar. Atalarımız boşuna ‘Adın çıkacağına canın çıksın’ dememişler.
BU YAZININ ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİLİR!
05.08.2012, 00:45
A Haber’ de Mehmet Ali Önel tarafından hazırlanıp sunulan “Deşifre” programı ülkemizde içme suları ile ilgili çok mühim sorunlar olduğunu, bu suların yeterince denetlenmediğini ‘net’ olarak ortaya koymuş olması bakımından son derecede önemlidir. Dileğim bu sayede içme suları ile ilgili meselelerin hükümet ve belediyeler tarafından ciddiyetle ele alınması ve bunların giderilerek halka güvenerek içeceği suların ulaştırılmasıdır.
MAMOGRAFİLERİN FAYDASI ABARTILIYOR RİSKLERİ GÖRMEZDEN GELİNİYOR
03.08.2012, 23:56
Ünlü tıp dergisi BMJ’ de yer alan bir makalede, dünyanın en büyük meme kanseri derneği olan “Susan G. Komen for the Cure”, yanıltıcı istatistikler kullanmak ve aldatıcı açıklamalar yapmakla suçlandı. Amerikal’ lı profesörler Woloshin ve Schwartz, derneğin 2011 senesi meme kanseri farkındalık ayı için hazırladığı tanıtım materyalinde ‘mamografinin faydalarının abartılırken risklerinin görmezden gelindiğini’ ileri sürüyorlar.
DAMACANALARDAKİ BPA MEME KANSERİ RİSKİNİ ARTIRIYOR
02.08.2012, 04:41
BPA’ nın üreme ve cinsel fonksiyonları bozduğunu; obezite, astım, diyabet, kalp hastalıkları ve kanser gibi pek çok hastalığa davetiye çıkardığını gösteren sayısız çalışma var. Endüstrinin çıkarları için halkın sağlığını hiçe sayan, “BPA’ ların kanser yapıcı etkisi yok” diye beyanatlar veren “besleme uzmanların” sözlerine inanmayın. Obama’ ya sunulan “Çevresel kanser riskinin azaltılması” (Reducing environmental cancer risk) isimli raporda da BPA’ nın önemli çevresel kanserojenlerden biri olduğu bilhassa vurgulanıyor. BPA’ lı damacanaları ve BPA' lı diğer yiyecek-içecek kaplarını tercih edip etmemek size kalıyor.
ENERJİ İÇECEKLERİ YASAKLANMALIDIR
29.07.2012, 01:50
Birkaç gün önce gazetelerde “Enerji içeceği olarak satılan ancak içinde cinsel gücü arttırıcı etken maddeler bulunduğu ortaya çıkan Buzzer Plus’ın üretim ve dağıtımının durdurulduğu” haberi vardı. Bu çok doğru ama eksik bir karardır. Yasak tüm enerji içeceklerini kapsamalıdır. İçinde insan sağlığı için gerekli olan hiçbir madde bulunmayan, üstelik de ölüme kadar gidebilen pek çok sakıncaları olan enerji içeceklerinin tümünün yasaklanması veya en azından satışlarının sıkı denetim altına alınması şarttır.
DAMACANALARDAN HASTALIK FIŞKIRIYOR
27.07.2012, 09:36
Test edilen damacanaların yüzde 75’ inin ”mikroplu” olması yanında mutlaka tartışılması gereken iki husus daha var: Birisi, kullanılan damacana ve pet şişelerin yol açtığı “çevre kirliliği”; ikincisi ise damacanalarda bulunan “bisfenol A” (BPA) isimli kimyasal maddenin üreme ve cinsel fonksiyonları alt üst etmesi, diyabet, kanserler ve kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok “hastalığa” davetiye çıkarması.
DAMACANA MI MUSLUK SUYU MU?
23.07.2012, 03:39
A-haberde Mehmet Ali Önel tarafından sunulan “Deşifre” isimli programda çeşitli satıcılardan alınan 55 damacananın 41’inde yani yüzde 75’ inde “koliform bakteriler” tespit edildiği açıklanmıştı. Benim de katıldığım bu programdan sonra okuyucularımdan ve hastalarımdan bunların hangi markalar olduğu ve neler yapılması gerektiği konusunda pek çok sorular geldi. Önce şunu belirtmek isterim ki ben de bu sonuçları çok önemli buluyorum.
SGK, ASTIM İLAÇLARINDAKİ SOYGUNA DUR DEMELİDİR
22.07.2012, 10:41
Forbes’ te yer alan bir yazıda, dünyanın önde gelen ilaç üreticilerinden GSK’ nın 3 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul ettiği suçlamaların Paxil, Wellbutrin ve Avandia dışında Advair’ i de ilgilendirdiği bildiriliyor. Habere göre firma, “Advair’ i hafif astımlılara da verilebileceği” şeklinde tanıtmakla suçlanıyor. Oysa Advair’ in FDA’ dan sadece ağır astımlılarda kullanılmak üzere ruhsatı bulunuyor.
HAYÂLET YAZARLI YANILTICI ARAŞTIRMALAR
20.07.2012, 00:14
Birkaç gün önce GlaxoSmithKline (GSK) firmasının kanun dışı ilaç tanıtımı ve ilaçlarıyla ilgili yan etkileri gizlemek suçlamalarına karşı 3 milyar dolar tazminat ödemeyi kabul ettiğini yazmıştım. Forbes’ te yayınlanan Rob Waters imzalı bir yazıda bu davayla alâkalı ilginç detaylar yer alıyor (1). Firmanın, veriler aksini bildirmesine rağmen Paxil’ in çocuklarda işe yaradığını bildiren, “hayâlet yazarlı” bir araştırma düzenlediği, sadece depresyon için onay alan ilacını “propagandistleri” aracılığıyla obezite ve seksüel disfonksiyona da iyi geldiği şeklinde tanıttığı da bildiriliyor.
FDA’ NIN DÜŞTÜĞÜ HÂLLERE BAKIN
17.07.2012, 23:49
Amerika’ nın meşhur tıbbi fetva kurumu FDA, biberon ve çocukların plastik bardaklarında bisfenol A (BPA) kullanılmasının yasaklandığını açıkladı. Bu FDA tarafından çok geç alınmış ve üstelik de “mânasız” bir karar; çünkü fabrikalar bu tür ürünlerde BPA kullanılmayı bu yasaktan çok önce terk etmişlerdi. İşin ilginç tarafı buna benzer kararları daha çok tüketici örgütlerinden gelen itirazlar üzerine alan FDA, bu sefer Amerikan Kimya Birliği’ nden gelen istek üzerine harekete geçmiş.
KOZMETİKLERDE DİYABET RİSKİ
17.07.2012, 00:56
Diyabet günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biri. İstatistikler bu hastalığın son 30 senede birçok gelişmiş ülkede iki misli arttığını gösteriyor. Hareketsiz ve gereğinden fazla kalori alınması bu artışın başlıca sebepleri ama araştırmalar başka faktörlerin de rolü olabileceğini düşüdürüyor.
PROF. DR. MURAT TUNCER’ İN MÜTHİŞ DÖNÜŞÜ
15.07.2012, 21:58
Hâlen Hacettepe Üniversitesi Rektörü olan çocuk hastalıkları ve çocuk kan hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Murat Tuncer’ in “Sağlık Düşüncesi ve Tıp Kültürü Platformu” ndaki yazısını okuyunca onun daha önce medyada yer alan bir beyânatını hatırladım. Prof. Dr. Murat Tuncer “HPV aşısı neden gereklidir, neden gereksizdir?” başlıklı yeni makalesinde daha önce söylediklerinin tamamen “zıddını” söylüyor ve HPV aşısına methiyeler düzüyor.
KÖPEK GİREN EVE ASTIM GİRMEZ
11.07.2012, 23:25
Son 10 senede yapılan pek çok araştırma hayatlarının ilk aylarını köylerde, çiftliklerde veya hayvan beslenen evlerde geçiren bebeklerde ileriki senelerde astım ve alerjik hastalık risklerinin daha az olduğunu gösteriyor. Hatta bu durum hamileliğini çiftliklerde geçiren kadınların bebekleri için de geçerli. Çocukların bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olmasının, astım gibi alerjik hastalıklardan uzak kalmasının sırrı “tabii hayata” dönmekle mümkün olabilir.
İLAÇ TANITIMINDA BUNDAN İYİSİ ŞAM’ DA KAYISI
10.07.2012, 00:46
Birkaç gün önce dünyanın önde gelen ilaç üreticilerinden GlaxoSmithKline’ nın (GSK) “illegal ilaç pazarlaması” sebebiyle kendisine yöneltilen suçlamalara karşı 3 milyar dolar tazminat ödemeyi kabûl ettiğini yazmıştım. Amerikan Adalet Bakanlığı tarafından açıklanan belgeler firmanın bir başka pazarlama yöntemini daha gözler önüne serdi. Bence bu Havai tatilinden de, Avrupa’ ya sülün avı seyahatlerinden de, Madonna konser biletlerinden çok daha etkili bir yöntem.
PFİZER VİTAMİNLERİN KANSERE KARŞI KORUYUCU OLMADIĞINI KABUL ETTİ
07.07.2012, 12:23
Dünyanın en büyük ilaç üreticisi Pfizer’ in “Centrum” isimli multi-vitamin hapları bundan böyle “meme ve bağırsak sağlığını desteklediği” iddiasıyla satılamayacak. Amerika’ da kısa adı CSPI olan Center for Science in the Public Interest (Kamu Yararına Bilim Merkezi) kuruluşun itirazları sonucu, Pfizer’ in Tüketici Koruma bölümü ürünlerinden “meme ve kalın bağırsak sağlığını desteklediği” bilgisini kaldırma kararı aldı.
TAVUKGÖTÜ TÖVBE TUTAR MI?
04.07.2012, 13:29
Amerikan Adalet Bakanlığı, dünyanın önde gelen ilaç firmalarından GlaxoSmithKline’ nın (GSK), kendisine yöneltilen suçlamaları kabul ederek cezai ve hukuki sorumluluklarına karşılık 3 milyar dolar ödemeye razı olduğunu açıkladı. GSK, uzlaşma gereğince 5 yıl süreyle hükümet yetkilileri tarafından gözlem altında olmayı da kabul etti. 3 milyar dolarlık tazminat Amerika tarihinde “sağlıkta dolandırıcılıkta” sebebiyle ödenecek olan en yüksek meblağ!
ASTIM VE KOAH İÇİN MUCİZE BİR İLAÇ BULUNDU
02.07.2012, 23:55
Astım ve KOAH kronik hastalıklardır ama her hastanın ömür boyu ilaç kullanması gerekmez. Bu hastalıklarda asıl mühim olan hastalığa sebep olan enflamasyonu ortadan kaldırmak veya hiç değilse baskılamaktır. Nefes açıcı ilaçların hasta rahatlayıncaya kadar yani geçici olarak kullanılması yeterlidir. Bunun için tek kusurları günde birkaç defa kullanılmalarının gerekmesi olan, çok etkili ve de ucuz olan ilaçlar vardır. Bu ilaçlar yavaş yavaş piyasadan çekilmekte, yerlerini çok pahalı olan uzun etkili nefes açıcılar almaktadır. Ne diyeyim, Allah ilaçlarını kendileri alanların ve Sosyal Güvenlik Kurumlarının yardımcısı olsun!
UYKUSUZLUK STRES GİBİ ZARARLI
02.07.2012, 01:34
Hollandalı ve İngiliz bilim adamları tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre uykusuzluğun bağışıklık sistemi üzerine olumsuz etkileri var. Araştırmada, 15 genç insanın bir hafta boyunca her gün sekiz saatlik uykudan sonra kan hücreleri sayıldı.
SAĞLIKTA REKLÂM YASAĞINA BYPASS
30.06.2012, 16:52
Son günlerde, bazıları çok tanınan bazılarının adı az duyulmuş kişiler kalp şeklinde “kırmızı yastıklarla” televizyonlarda, gazetelerde boy gösterip duruyorlar. Yastıkların üzerinde de bir takım –kusura bakmasınlar ama çoğu çok sıradan, çok zorlama ve bazıları saçma sapan- sloganlar yer alıyor. İşte rastgele birkaç misal: SEDA SAYAN: KALBİME dikkat ediyorum, çünkü içinde “Oğulcan” var!...
DOMUZ GRİBİ 18 BİN DEĞİL, 280 BİN ÖLÜME SEBEP OLMUŞ
28.06.2012, 01:44
Dünyaca ünlü Lancet tıp dergisinde 3 sene önceki domuz gribi salgınında 18.500 değil bunun tam 15 misli insanın ölmüş olabileceğini ileri süren araştırmayı okurken o günleri ‘gülümseyerek’ hatırladım. Dünya Sağlık Örgütü’ nün (DSÖ), milyonlarca insanın ölümüne yol açacağını iddia ettiği, korkutma kampanyaları düzenlediği domuz gribi salgını “fos” çıkmıştı.
DANDİK HABERE DANDİK KAYNAKLAR
27.06.2012, 02:16
Bu çalışmanın, Amerika’ daki bir kongrede sunulmuş bir bildiri olmasının hiçbir değeri yoktur. Bu, baştan sona, resmen ve alenen ‘dandik’ olması bir tarafa üstelik de bence ‘önyargılı’ bir çalışmadır. Doğru dürüst bir kongrede bu nitelikte bir bildiri ancak çöp sepetinde yer bulabilir. Bu tür ‘dandik çalışmalar’ hiçbir bilimsel değerleri olmadığı hâlde kongre özet kitabında unutulup kalmaz ve ‘birileri’ tarafından tüm dünyanın gündemine getirilir.
HÜRRİYET GAZETESİNDEN BİR SAĞLIK HABERİ SKANDALI
23.06.2012, 01:36
Hürriyet gazetesi en iyisi gazeteciliği bıraksın ve ülkemizin ve dünyanın ilk “doktorsuz hastanesini” açsın. Hülya Avşar’ ı teşhisten, Maranki’ yi tedaviden, Osman Müftüoğlu’ nu da reklâmdan sorumlu yapsınlar; olsun bitsin. Gazetecilikte kazandıklarının birkaç mislini bu işten kazanmazlarsa da gelsinler yakama yapışsınlar.
BÜYÜK BOY GAZOZ VE KOLALARA YASAK GELİYOR
20.06.2012, 01:28
New York Belediye Başkanı Bloomberg restoranlarda, büfelerde, sinema, tiyatro, stadyum gibi yerlerde gazoz, kola, enerji içecekleri gibi şekerden zengin içeceklerin büyük boylarının satışını yasaklamak istiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bu mevzuda ne düşünüyor; Bloomberg’ in peşine takılır mı merak ediyorum. Ben bu tür kararlar alabilen bir mevkide olsaydım bunların küçük boyu-aile boyu gibi ıvır-zıvır işlerle uğraşmaz, gazoz ve kolalı içecekleri tümden yasaklardım. Bloomberg' i peşime takardım.
OT-ÇÖP TÜCCARLARINDAN ALACAĞIMIZ DERSLER DE VAR
13.06.2012, 17:18
Acaba Sağlık Bakanlığı “Millet ilaç yerine ot-çöp kullanır da ilaca yaptığımız harcamalar azalır” diye düşünüyor olabilir mi? Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı “besin” oldukları için ruhsat verdiği ürünlerin “hastalıkları önleyici ve tedavi edici” iddialarıyla reklâmlarının ve satışlarının yapıldığını bilmiyor mu, biliyor da sesini mi çıkarmıyor? Türk Eczacılar Birliği bu mevzuda görüş bildirmeyecekse “melisa çayı içsin” keyfine baksın, öyle değil mi? Bu medyanın “âkil adamları” nerededirler, neden konuşmaz, yazmazlar ya da bunlar zaten yok mudurlar? RTÜK neden sadece “zavallı sigara firmalarının” ensesindedir?
BİTKİLERLE TEDAVİ BİLİM Mİ, ŞARLATANLIK MI?
12.06.2012, 01:40
Fitoterapi, ağızları iyi laf yapan şarlatanların ellerine teslim edilmemesi gereken ”değerli bir bilim dalı“dır. Sağlık Bakanlığı (çünkü üniversitelerden hiçbir ümidim yok!) fitoterapiye sahip çıkmalı ve acilen bir “Fitoterapi Enstitüsü” kurmalıdır. Bitkiler bu merkezde sistemli bir şekilde araştırılmalı; etkinlikleri, nerede ve nasıl kullanılacakları bilimsel yöntemlerle belirlenmelidir. Bu işte, petrolden daha çok kazanç vardır.
MODERN TIP ULEMALARI İÇİN ALTIN FIRSAT
11.06.2012, 11:18
“Türkiye’ ye bir ekol getirdim” başlıklı haberde ”phd. ekonomist ve mühendis; iktisat profesörü; siyaset ve çalışma ekonomisi doktoru; stratejik araştırmalar uzmanı; tütün eksperi; bitki genleri ve tarım çiftlikleri ile ilgili doktora üstü çalışmaları olan” ama tüm bu unvanlarını bir kenara bırakan ve artık ”Bitkilerin Efendisi, Türkiye’ nin Lokman hekimi, Kozmik Bilimci“ gibi isimlerle anılan Ahmet Maranki’ nin yeni bir yazı dizisiyle Hürriyet gazetesinde olacağı bildiriliyor.
BİR DOKUN BİN ÂH İŞİT AİLE HEKİMİNDEN
11.06.2012, 10:31
Gereksiz yere antibiyotik yazmadığım için doktor arkadaşlardan da tepki alıyorum. Sekonder enfeksiyon mutlaka eklenir mantığı. Bu konuda eczane kalfası hocam “siz antibiyotik yazamıyor musunuz” diye sordu. Hastalar tartışıyor(en azından kendi hastalarımın akıllı olanları artık daha mutlu çünkü artık gereksiz ilaç kullanmıyorlar.) Tabii yorulmamın sebebi insanlara anlatıyorum öğrenmeleri için ve sık kontrole çağırıyorum ama akşam ateş çıkıyor ve özelin aciline koşuyorlar. Tanı bronşit. Tedavi dünyanın enjeksiyonu. Ertesi gün hasta geliyor “Sen bir şeyi yok” dedin, “çocuk bronşit olmuş” diyorlar (tabi en kolay tanı bronşit başlangıcı. Çocuk öksürüyorsa mükemmel tanı oluyor). Tekrar muayene ediyorum alakası yok, akıllı olanlara antibiyotiği kestiriyorum ama hocam burası bir kenar mahalle, bazı insanlar her an savaşa hazır.
HÜRRİYET GAZETESİNE YAZI DİZİSİ TEKLİFİ: BALIKLARIN EFENDİSİ
10.06.2012, 00:39
Aşağıda "dha" mahreçli "Astım hastası Hintliler canlı balık yutuyor" başlıklı ilginç bir haber var. Bununla ilgili bir yazı dizisi, okurlarının sağlığına çok önem veren ve bu mevzuda hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan Hürriyet gazetesine çok yakışacaktır. Ayak detoksu, çer-çöp ve kozmik taşlarla şifa bulamayanlar için “Balıkların Efendisi” başlıklı bir yazı dizisinin ilaç gibi geleceğini taahhüt ediyorum. Kupon karşılığı balık da verilebilir. Enis Berberoğlu' na önemle ve acilen duyururum.
MISIR ŞURUBUNDA TATSIZ OYUN BOZULDU
08.06.2012, 01:48
Amerika’ nın tıbbi fetva kurumu FDA, bizde nişasta bazlı şeker olarak da bilinen “yüksek früktozlu mısır şurubu” (YFMŞ) tabirinin değiştirilmesi isteğini reddederek çok önemli bir karara imza atmış oldu. Bu istek, mısır şurubu üreticilerini temsil eden ve kısa adı CRA olan Corn Refiners Association isimli kuruluştan gelmişti. CRA, 2010 eylül ayında FDA’ ya başvurarak tüketicileri ürküten bu isim yerine sadece “mısır şurubu” denmesini istemişti. CRA’ nın amacı göz boyamaktan başka bir şey değil:
ERKEK HEMŞİRE OLUR MU?
06.06.2012, 21:21
“İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?” başlıklı yazımda geçen “erkek hemşire” tabiri üzerine değerli Hocam Hüsrev Hatemi şu yorumu yapmış: “Ahmet Rasim Bey, sizin hiçbir suçunuz yok bilirim ama bu yazıda geçen “erkek hemşire”sözü çok tuhaf. Rahibelerin hemşirelik yaptıkları devirde rahibelere kızkardeş anlamında “Soeur, Schwester veya sister”denirdi. Hemşirelik seküler bir meslek halini almadan önce Osmanlı devleti de Avrupa’ya uyarak “hemşire=kızkardeş" dediler. “Erkek hemşire=erkek kızkardeş” çok ucube bir isim. Bunca sene, YÖK de buna itiraz etmedi. Herkes paşa paşa bu kelimeyi kullanıyor. Biz “konuşlandırma, örgütlenme, yöneylem ,"irdeleme, "yangı, birey” gibi sözcükler yaratan bir ırkın ahfadı değil miyiz? Bu ucube meslek adını neden değiştirmiyoruz? Doğrusu cinler başıma üşüşüyor. Doktorum nerde?
İNSAN HAYATI BU KADAR UCUZ MU?
06.06.2012, 02:52
Ceza gerektiren durumlar içinde ameliyat sırasında çeşitli cerrahi malzemelerin unutulması, mide tüpünün akciğerlere konması, kalp pilinin bittiğinin farkına varılmaması, doğum sırasında bebeğin kalp seslerinin bozulduğunun anlaşılmaması, hastanın yataktan düşerek ölmesi gibi inanılmaz hatalar ve ihmâller var. Aşağıda, okuduğunuzda “Bu kadarı da olmaz artık” diyeceğiniz affedilmesi mümkün olmayan hataları ve verilen cezaları sıralayacağım ama hastanelerin isimlerini açıklamak istemiyorum.
YENİ İLAÇLARA ALDANMAYIN
05.06.2012, 01:39
“Yeni ilaçların standart ilaçlardan daha iyi olduğunu her zaman söyleyemeyiz” diyor Kaliforniya Üniversitesinden Meme Onkolojisi Klinik Çalışmalar Direktörü Profesör Hope Rugo. Birçok yazımda kullandığım bu sloganı Amerikalı bir uzmanın ağzından duymaktan mutlu oldum. Profesör Rugo bu ifadeyi ilerlemiş meme kanseri tedavisinde kullanılan iki yeni ilaçla yaptıkları bir çalışma ile ilgili olarak söylüyor.
ŞEKER HASTALIĞI İLACI MESANE KANSERİ YAPIYOR
04.06.2012, 11:01
Şeker hastalığı tedavisinde ülkemizde de kullanılmakta olan pioglitazon etken maddeli “Actos” isimli ilacın mesane kanseri riskini iki misli artırdığı belirlendi. British Medical Journal (BMJ) isimli tıp dergisinde yayınlanan araştırma, İngiltere’ de 1988-2009 tarihleri arasında şeker hastalığı tedavisi gören 115 bin 727 hastaya ait kayıtların değerlendirilmesiyle yapıldı. Pioglitazon kullananlarda mesane kanseri riskinin bu ilacı hiç kullanmayanlara göre yüzde 83 fazla olduğu ortaya çıktı.
DAŞ DÜŞEBÜLÜ… AYI ÇIKABÜLÜ.. KENE ISIRABÜLÜ!
01.06.2012, 01:24
Üç bine yakın köyü birinci derecede riskli bölge ilan eden Sağlık Bakanlığı, 7 yaşından büyük herkese içinde bir çift eldiven, kene çıkarma kartı ve broşürü bulunan kene koruma ve eğitim setleri dağıtılacağını ve ayrıca uzmanlar tarafından 15'er günlük aralarla 3'er kez eğitim de verileceğini bildiriyor. Benim de Sağlık Bakanlığı’ na bir tavsiyem var: Yol kenarlarındaki ‘Daş düşebülü… kene çıkabülü’’ levhalarına lütfen ‘Kene ısırabülü’ uyarısını da eklesinler.
NÂZENİNLER, NÂZENDELER… SİZİ SEVİYORUM
31.05.2012, 03:17
Nâzenin, sözlükte ona atfedilen tüm mânaları içinde barındıran, musıkî dolu bir kelime, bana soracak olursanız. Yani nâzenin sadece nazlı, sadece narin veya sadece şımarık değil. Bunların tümünün bir karışımı; hatta bunlardan daha fazlası! Ben olsam nâzeninin karşısına hoş edâlı, lâtif, çıtı pıtı, hassas gibi karşılıklar da eklerdim. Eklerdim, fakat gene de tatmin olmazdım sanırım. Nâzenini tek bir kelime ile ifâde et deseler, herhâlde “nâzende” demek en doğrusu olurdu.
MODERN TIP MODERN KADINI KANDIRMIŞ
30.05.2012, 01:15
Şu sezaryen-kürtaj tartışmalarında gördüğüm bir gerçek var: Modern tıp, modern kadını feci şekilde kandırmış. Üniversite bitirmiş, çalışan, işlerinde başarılı, kendi ayakları üzerinde duran pek çok kadınla (içlerinde doktor, avukat, gazeteci, öğretmen, öğretim görevlileri var) konuştuklarımdan şunu çıkardım: Kadınlar sezaryen doğumu modern tıbbın kendilerine sunduğu, ağrısız, ideal bir “modern bir çocuk doğurma yöntemi” ve bir "hak" olarak görüyorlar.
BAŞBAKAN'A AMERİKA' DAN DESTEK GELDİ
29.05.2012, 00:20
Sezaryen doğuma karşı çıkan Başbakan Erdoğan’a Amerika’ dan destek geldi. ‘Archives of Disease in Childhood’ isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan araştırma sezaryenle dünyaya gelen bebeklerde obezite riskinin iki misli fazla olduğunu ortaya koyuyor ve tıpkı Başbakan Erdoğan gibi ‘tıbbi bakımdan gerekli olmayan durumlarda sezaryen doğumdan kaçınılması gerektiğini’ bildiriyor.
DOKTORLARA BİBER GAZI DA VERİLSİN Mİ?
28.05.2012, 01:05
Gazetelerde neredeyse her gün yüzü gözü kan revan içinde veya eli kolu sargılı beyaz gömlekli insanların resimlerini görmek mümkün. Son iki ay içinde bir doktor öldürüldü, onlarcası yumruklandı, bıçaklandı, tekmelendi. Hakarete, küfre, tehdide maruz kalanların haddi hesabı yok. Sağlıkta memnuniyetin yüzde 30’ lardan yüzde 80’ lere çıktığı bir dönemde saldırıların da aynı hızla artması doğrusu çok ilginç.
BAŞBAKAN HAKSIZ: ŞEHİRLİ KADIN NORMAL DOĞUM YAPAMAZ‏
27.05.2012, 01:51
Anadolu Ajansı’ nın haberine göre Başbakan Erdoğan “Şunu da açıkça söylüyorum, sezaryenle ilgili doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum” demiş. Başbakanımızın sağlık konusundaki düşüncelerine de önem veren biriyim. “Yağcılık yapma, Başbakan tıp adamı değil sezaryenden ne anlar. Sağlık Bakanı konuşsun” diyebilirsiniz ama şunu unutmayın ki sağlık artık sadece tıp değil. Sağlıkla ilgili bir konuda “doğru” bir karar verebilmek için iyi bir tıp adamı olmak, konunun uzmanı olmak artık yetmiyor.
KALSİYUM HAPLARINDA KALP KRİZİ TEHLİKESİ
25.05.2012, 00:47
Milyonlarca yaşlı insan, özellikle de kadınlar tarafından kemik erimesine karşı kullanılan kalsiyum haplarının faydadan ziyade zararlı olabilecekleri bildirildi. Almanya’ da 35-64 yaşları arasında olan 23.980 kişinin 11 sene takip edilmeleriyle yapılan araştırmada düzenli olarak kalsiyum hapı kullanan insanlarda kalp krizi riskinin yüzde 86 daha fazla olduğu ortaya çıktı. ‘Heart’ isimli tıp dergisinde yayınlanan çalışma süt, peynir gibi besinlerle yeterli miktarda kalsiyum alanların kalp krizi riskinin kalsiyumdan fakir diyetle beslenenlere göre daha düşük olduğunu da gösteriyor.
BİRİ BİZİ KANDIRIYOR MU?
24.05.2012, 19:29
“Koşulsuz destek” diyince aklıma hemen Türk Kardiyoloji Derneği geliyor. Bundan birkaç ay önce ilk e-kongrelerini bir ilaç firmasının koşulsuz desteği ile gerçekleştirdiklerini bildirmişlerdi. Geçen hafta da “İcat çıkar, sağlıklı ol” isimli yarışmayı başka bir ilaç firmasının “koşulsuz desteği” ile yaptıklarını duyurdular. Benzer faaliyetleri geçmişte de var mıydı, araştırmadım bilemiyorum.
BU HABER TANSİYONUNUZU ÇIKARABİLİR
22.05.2012, 01:13
Milliyet gazetesinde “İcat çıkar, Sağlık olsun” başlıklı haberi okudukça bana bir şeyler olmaya başladı. Önce, icat mı çıkarıyorum yoksa diye sevindim ama çok geçmeden anladım ki çıkan şey icat değil “tansiyonummuş”. Haber şöyle başlıyor: “Türk Kardiyoloji Derneği tarafından, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü vesilesiyle düzenlenen ve Novartis’ in koşulsuz desteğiyle hayata geçirilen ‘Hipertansiyon Avcıları Yarışması’ The Marmara Otel’de düzenlenen basın toplantısında tanıtıldı.”
BELEDİYELERİN ÜCRETSİZ MAMOGRAFİ YAPMALARI DOĞRU MU?
20.05.2012, 12:54
Meme kanseri için yapılan taramalara karşı değilim ama bu işin bilinçsiz, gelişi güzel yapılmasının kadınlara faydadan çok zarar verebileceğini de hatırlatmak isterim. Bu tür taramalar kadınlarımızın zarar görmelerini önlemek için mutlaka bir merkez tarafından yapılmalı ve bunların ne işe yaradığı mutlaka bilimsel olarak araştırılmalıdır.
İYİ KOLESTEROL TEORİSİ NAKAVT OLDU
19.05.2012, 02:49
İlaç firmaları ve onlardan beslenen “sözde” bilim adamları dışında iyi kolesterolü yükselterek kalp krizlerinin önleneceğini söyleyen yok. LDL-kolesterol yani kötü kolesterol için de durum tıpatıp aynı. Kalp krizlerini, felçleri ve bunların sebebi olan aterosklerozu (damar sertliği) kolesterol değerleri üzerinden tedavi etmeye çalışmak ilaç firmalarının ekmeğine “yağ sürmekten” başka bir şey değildir. Kolesterol teorisini iplere yaslanmış boksöre benzeten profesöre de bir çift sözüm var: “Ey Lemos, ne ipe yaslanması. Teori iki-seksen uzanmış yatıyor. Hakem başında sayıyor: Bir.. iki… üç…
GENÇ HEMŞİRELERİN BİR DİLEĞİ VAR
17.05.2012, 01:01
Bu hafta "Hemşirelik Haftası". Önce, sağlık hizmetlerinin fedakâr işçileri ve biz hekimlerin "baş tacı" çok değerli arkadaşlarımızı tebrik ediyor, onlara sağlık ve mutluluklar diliyorum. Hemşirelerin çoğu zaman kıymetleri bilinmez, yaptıkları iş küçümsenir ama hemşirelik hastanın ateşine bakmanın, tansiyonunu ölçmenin, iğnesini yapmanın, ilacını içirmenin çok ötesinde “mukaddes” bir iştir.
BİBER GAZI ÖLDÜRÜR MÜ
15.05.2012, 00:59
Geçen hafta Fenerbahçe-Galatasaray arasında oynanan maçtan sonra meydana gelen olaylarda polisin “biber gazı” kullanması pek çok insanın bu yüzden çeşitli sağlık problemleri yaşamasına yol açtı. Hastanelerde tedavi görenler oldu. Biber gazı ne kadar zararlı, kimler daha çok etkilenir, öldürücü olabilir mi ve neler yapmalı?
ÇOCUKLARDA BİR NUMARALI ÖLÜM SEBEBİ ZATÜRREE
13.05.2012, 22:52
Lancet isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre 2010 senesinde 7 milyon 600 bin çocuk zatürree, sıtma ve ishâl gibi hastalıklar yüzünden daha 5 yaşına gelemeden hayatlarını kaybettiler. Dünyanın 193 ülkesinde hane halkı kayıtları ve belgelendirme sistemlerinden faydalanılarak yapılan araştırmada ölümlerin neredeyse yarısının (3 milyon 750 bin) Hindistan, Nijerya, Kongo, Pakistan ve Çin’de gerçekleştiği ortaya çıktı.
KAVAK AĞACI ALERJİ YAPAR MI?
12.05.2012, 09:03
Kavak ağacının polenlerinin alerji yapma etkisi çok zayıftır ve bahar alerjisi olanların çoğunda sebep bunlar değildir. Bu mevsim başka pek çok bitkinin de polen yayma zamanıdır. Kavak ağaçlarına ait uçuşan o “pamukçuklar polen değildir” ve zaten o kocaman şeylerin burnumuzdan girmesi de imkânsızdır. Bunlar kavak ağaçlarının tohumlarının taşınmasına yarayan oluşumlardır, kavak ağacının bir tür yemişi gibi de görülebilir. Pamukçuklar miktarları çok fazla olduğunda giderleri tıkama dışında görsel bir kirliliğe yol açarlar; bunun dışında bir zararları yoktur.
NEDEN BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜRETEMİYORUZ
10.05.2012, 09:57
Küresel sistemin üyesi olan ülkeler, küresel sistemin koyduğu kurallara uymak zorundadır. Bu sistemin nimetlerinden yararlanma karşılığında da küresel sistemin kurallarını, isteklerini, külfet ve sorunlarını kabul etmiş olurlar. Trilyonlarca dolarlık bu sisteme bağlananlar, sağlıktan ekonomiye, bilimden teknolojiye kadar onların koyduğu kurallara farkında bile olmadan harfiyen uyarlar. Hayatınız ve alışkanlıklarınız kökten değiştiğinde bu kuralları hissedersiniz.
İLAÇ SAĞLIK İÇİN DEĞİL PARA İÇİN ÜRETİLİYOR
09.05.2012, 01:24
Ey ilaç düşkünü, sözde bilim adamları, sözüm size: İlaçları, firmaların propagandistleri gibi savunmayı bırakın. Üreticilerinin ilaca hangi gözle baktıklarını görün. Görün de uyanın. Onların hedeflerinin insanların sağlığı değil cüzdanı olduğunu aklınızdan çıkarmayın. İlaç artık sağlık için değil para kazanmak için üretilen bir metadır.
MATERYALİST SAĞLIK SİSTEMİ: HASTA MÜŞTERİ DOKTOR ROBOT
07.05.2012, 23:52
Hekimliğin güçlü iki temeli vardır. Birincisi; insan hayatını kurtarma, ikincisi de; bu ideali gerçekleştirecek şevk ve heyecan. Bu iki temelden yoksun hekimlik duygusuz robotluktur. Sağlıkta dayatılan yeni sistem, hekimliğin bu iki temelini yok ediyor. Maneviyattan yoksun bu yeni anlayış, hayat kurtaran doktoru günah keçisi ve şamar oğlanı yapıyor. Aşağılanan, hakaret edilen, dövülen ve hatta öldürülen doktor, müstakbel katilinin hayatını neden kurtarsın? Aklından zoru mu var?
NE OLDU DA DOKTORLA HASTA KANLI BIÇAKLI OLDU?
07.05.2012, 00:24
10 yıl öncesine kadar hastanelerde şimdiki gibi düzenli bir alt yapı yoktu. Telefonla randevu bile yoktu. Poliklinik odaları ve sayıları yetersizdi. Hastalar havasız bodrum katlarında, basit bir muayene için saatlerce kuyruklarda sürünürdü. Ağır hastalar bile geceden sıraya girer, sıra gelmezse kaderine küser evine geri dönerdi. Kuyruklar bir yaşam tarzıydı. Muayenede kuyruk, eczanede kuyruk, ameliyatta kuyruk vardı.
ÇOCUKLARIMIZA NE OLDU?
05.05.2012, 23:35
Elimizde hastalanan çocuklarla ilgili ayrıntılı tıbbi bilgiler olmaması sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını zorlaştırıyor. Ayrıca dağıtılan sütlerle ilgili de hiçbir bilgiye sahip değiliz. Olayın, tespitlerime göre 17 ilde görülmesi ve diğer illerden bu tür hiçbir haber gelmemesi, olayın belirli bölgelerde dağıtılan sütlerdeki bir ‘problemden’ kaynaklandığını düşündürüyor. Bunun nasıl bir problem olduğu ancak sütlerde yapılacak incelemelerle mümkün olabilir. Özellikle büyük sınıflardaki çocuklardaki rahatsızlığın laktoz entoleransı olması mümkündür. İyi niyetle başlanan ve bütün kesimlerden destek gören bu projenin bu tür bir olayla başlaması elbette hepimizi üzdü. İşin sevindirici tarafı, kimsenin arzu etmediği böyle beklenmedik bir olayın hiçbir çocuğumuzda ciddi bir duruma sebep olmamasıdır. Halkın kampanyaya olan güveninin sarsılmaması için, olayın sebebinin kesin olarak belirlenmesi ve bunun bilimsel delilleriyle kamuoyuna açıklanması gerektiğini düşünüyorum.
TIP EĞİTİMİ AĞIR HASTA
03.05.2012, 01:40
İki gün önce NTV kanalında ülkemizdeki tıp eğitiminin yanlışlarına değindiğim ve çözüm tavsiyelerinde bulunduğum konuşmam hakkında birçoğunuzdan mektuplar aldım. Bunların neredeyse hepsinin de beni “şiddetle tenkit eden” hatta “hakaret eden” yazılar olduğunu söylememe gerek var mı bilmem.
LÂY-LÂY-LOM HASTALARIN MEMNUNİYETİ GERÇEĞİ GÖSTERMEZ
30.04.2012, 09:30
“Hastaların yüzde 70’ den fazlasının sağlık hizmetlerinden memnun olması” o ülkede sağlık sisteminin başarılı olduğunun iyi bir göstergesi değildir. Herhangi bir sağlık kurumuna başvuran “kişilerin” çoğunluğunun memnuniyeti sağlık hizmetleri çok kötü olsa da mümkündür. Dikkat ettiniz mi bilmem; burada “hasta” sözünü kullanmadım. Çünkü bunların önemli bir kısmı zaten hasta değildir: Kimi ilaç yazdırmak için; kimi tansiyon ölçtürmek için; kimi muayene ücretsiz olduğu için; hatta kimi “canı sıkıldığı için” sağlık kuruluşuna başvurur.
ANTİBİYOTİK Mİ YUMURTADAN, YUMURTA MI ANTİBİYOTİKTEN ÇIKAR?
28.04.2012, 21:52
Bizim üreticiler -özellikle de piliç üreticileri- şiddetle karşı çıkıyor olsalar da daha kısa zamanda daha fazla et elde etmek için tüm dünyada besi hayvancılığında yaygın olarak antibiyotik kullanılıyor. Bizde ise üreticilerin ve ilgili bakanlığın ‘Ne antibiyotiğiymiş; o da neymiş. Siz hayvancılığımızı baltalamak mı istiyorsunuz?’ tarzı babalanmaları dışında bir veri ve bilgi yok. Varsın olmasın. Zaten bizde araştırma, belge, rakam, istatistik değil ‘Sözüm senettir’ lâfı daha değerlidir.
İLAÇLI TAVUĞUN MUCİDİ KİM
15.04.2012, 23:57
Seneler önce ilaçlı gazozu keşfeden Tecavüzcü Coşkun Bey çok ileri görüşlü bir şahıs olarak da tesmiye edilebilir bugünkü ilaçlı tavuğun müsebbibi olarak da. Her neyse. Coşkun Bey’in pek de iyi niyetli olmadığını dünya âlem biliyor. İlaçlı tavuk mucitlerinin daha çok kazanmaktan başka kötü bir niyetleri olmamasını temenni ediyor, genç kızlara her ihtimale karşı gazozdan da tavuktan da uzak durmalarını tavsiye ediyorum!
TAVUĞUN TÜYÜNDEN YEM ÜRETMEK
15.04.2012, 00:40
Bu araştırmalar doğru ise, yakında ilaç almak için eczaneye değil markete gitmemiz gerekecek. Üstelik bundan sonra yutması zor, tatları berbat tabletler, şuruplar; canımızı yakan iğneler yerine bir takım besinleri afiyetle yememiz de yeterli olacak. Ey vatandaş, sağlıklı besinler için sesini yükselt. Yoksa daha çok tokat da yersin, zehir de! Ama “Yok, biz Prozac yerine tavukgöğsü, Calpol yerine hindi budu, Cipro yerine tavuk suyuna çorba yemek istiyoruz” diyorsanız, afiyet şeker olsun size.
BİNGÜR SÖNMEZ GENE DÖNDÜ
13.04.2012, 18:23
Tıp aleminde “keskin dönüşleri” ile haklı bir ün kazanan Prof. Dr. Bingür Sönmez beklentileri boşa çıkarmadı ve müthiş dönüşlerinden birini daha gerçekleştirdi. Milliyet gazetesi internet sitesinde yer alan “Ayda bir kez istediğinizi yiyin” başlıklı haberde kolesterol teorisini yerle bir ediyor ve “damar sertliğinin arkasında gizlenen sırrın insülin” olduğunu açıklıyor. Daha birkaç ay önce bugünkü haberde yer alan gerçekleri dile getirenleri suç duyurusunda bulunmakla tehdit eden Bingür Bey’ in hafıza bozukluklarına yol açan kolesterol hapı alıp almadığı, Türk Kardiyoloji Derneği’ nin halk sağlığını tehlikeye atan bu çıkış için basın toplantısı yapıp yapmayacağı merakla bekleniyor.
KALP HASTALIKLARININ ERKEN TEŞHİSİNDE DEVRİM
11.04.2012, 02:06
Mevcut tahlillerin gereksiz yere kullanılması yetmiyormuş gibi, Amerika’ da kısa adı NLA olan National Lipid Association (Milli Lipit Derneği) üyelerinden oluşan bir uzmanlar komitesi, bir kılavuz yayınlayarak kalp-damar hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yeni bazı kan tetkiklerini tavsiye ediyor. NLA uzmanlar komitesi tarafından tavsiye edilen yeni parametreler şunlar: CRP, Lp-PLA2, Apo B, LDL partikül sayısı ve Lp(a). Eğer bu tavsiye yaygın olarak kabul görürse sadece teşhiste kullanılan testlerin değil kan yağlarını azaltan ilaçların reçete edilmesinde de büyük artışlar olacak.
TAVUKTA ARSENİK ANTİBİYOTİK VE PROZAC DA VAR
08.04.2012, 02:46
Yakında ilaç almak için eczaneye değil markete gitmemiz gerekecek. Üstelik bundan sonra yutması zor, tatları berbat tabletler, şuruplar; canımızı yakan iğneler yerine bir takım besinleri “afiyetle” yememiz de yeterli olacak. Mesela antibiyotik iğnesi olacağımıza hindi bifteği, depresyon için hap yutacağımıza tavukgöğsü veya burnumuz aktığı için antihistaminik alacağımıza tavuk şiş yiyerek ilaç ihtiyacımızı karşılamış olacağız. Hayır, gülmeyin.
YOLUN AÇIK OLSUN NİSSEN EFENDİ
07.04.2012, 09:30
Son günlerde statin-lobisinin kafası iyice karışık fakat bu sefer benim yüzümden değil. Önce tıbbi fetva kurumu FDA, statin sınıfı ilaçların etiketlerine diyabete ve hafıza kaybına yol açabilir uyarısı konmasını istedi. Kılavuzları gereği her diyabetliye gözü kapalı statin yazmayı görev bilen, buna karşı çıkanları ise cahillikle ve malpraktisle suçlayan lobiciler “Bu yan etkiler seyrek görülüyor, ilaç bırakılınca düzeliyor, sonra kan şekeri o kadar da yükselmiyor ki…” benzeri gerekçelerle bu uyarıyı sulandırma faaliyetlerine başladılar.
KOLESTEROL İLAÇLARINI NASIL BİLİRDİNİZ
06.04.2012, 01:03
Pek yakında “nur topu gibi” yeni bir kolesterol ilacımız olacağını sadece siz değerli okurlarım biliyor. Amerikan Kardiyoloji Kolejinin son toplantısında sunulan bildirilerle gündeme gelen ve kısaca PCSK9 inhibitörleri adı verilen yeni ilaçlar hakkında medyamızda Milliyet gazetesinde Murat Tuzcu’ nun birkaç satırlık yazısı dışında ne bir haber ne bir yorum çıktı.
ŞAMPUANLAR DA BOZUK ÇIKTI
04.04.2012, 09:32
Almanya’ da Stiftung Warentest isimli tarafsız bir tüketici örgütü tarafından yapılan araştırmada saç boyasını koruduğu iddiasıyla satılan şampuanların hiçbirinin işe yaramadığı belirlendi. Ultraviyole filtreler ve açai, üzüm çekirdeği yağı veya sihirli kimyasal maddeler bulunan bu pahalı şampuanların sıradan şampuanlara göre bir üstünlükleri olmadığı gibi, saçlara parlaklık vermiyor ve saç boyasının daha uzun dayanmasını da sağlamıyor.
FDA ŞAŞIRMA SABRIMIZI TAŞIRMA
01.04.2012, 21:52
Amerikan Kardiyoloji Kolejinin son kongresinde sunulan yeni bir ilaçla ilgili faz I araştırma sonuçları ise statin-lobisinin aklını iyice karıştırdı; ağızlarını bıçak açmaz oldu. Bu çalışmalarda, PCSK9 isimli bir enzimi bloke eden ilaçların kötü-kolesterolü statinlere göre çok daha fazla miktarda düşürdükleri gösteriliyor. Statinlerin pabucu dama atılırken iş bununla da bitmiyor. Bu yeni ilaçlar ruhsat alsa da almasa da bir gerçeği ortaya koyuyor: “Kolesterol yüksekliği kolesterolün fazla sentezinden değil, karaciğer tarafından kandan yeteri kadar temizlenememesinden kaynaklanıyor”. 25 seneden beri on milyonlarca insan kolesterol ilaçlarını boşu boşuna içmişler; iyi mi?
MİKROP DEĞİL MİKROPSUZLUK HASTA EDİYOR
31.03.2012, 09:10
Hatırlarsanız geçen hafta hazır gıda endüstrisinin insanları mikroplarla korkuttuğundan dem vurup sütün mikroplusunu, elmanın kurtlusunu istediğimizi yazmıştım. Ertesi gün dünyanın ünlü bilim dergilerinden Science’ da sanki beni haklı çıkarmak için özel olarak yapılmış bir araştırma yayınlandı. Bu araştırmada bir grubu tamamen steril yani mikropsuz ortamda, diğer grubu ise normal laboratuar şartlarında doğan ve büyüyen farelerin bağışıklık sistemleri inceleniyor.
KOLESTEROL İLAÇLARI NASIL DİYABET YAPIYOR
29.03.2012, 23:08
Sadece Amerika’ nın değil tüm dünyanın tıbbi fetva kurumu olan FDA’ nın kolesterol ilaçlarının (statinler) etiketlerine “şeker hastalığına yol açabilir” uyarısının konması gerektiğini bildirmesi statin-lobisi tarafından sulandırılmaya çalışılıyor. 25 seneden beri on milyonlarca insan tarafından kullanılan kolesterol ilaçlarının bu önemli aksi tesirinin ancak yeni anlaşılmış olması doğrusu çok ilginç.
KOLESTEROL TEORİSİ ÇÖKTÜ
26.03.2012, 09:07
Kalp-damar hastalıklarının statinler adıyla bilinen ve karaciğerde kolesterol yapımını azaltan ilaçlarla önlenebileceğine ben bile artık iyice inanmışken, Amerikan Kardiyoloji Kolejinin Chicago’ daki senelik toplantısında sunulan bir araştırmanın kafamı yeniden nasıl karıştırdığını “Kolesterol ilaçlarını boşuna yutturmuşlar” başlıklı yazımda anlatmıştım. Kolesterol yüksekliğinin sebebi yapım fazlalığı değil de LDL-reseptörlerinin PCKS9 enzimi tarafından parçalanması ise insanlara kolesterol sentezini azaltan ilaçları yani statinleri vermek çok büyük bir tıbbi hata değil midir?
MANDIRACININ OĞLU PİPETLE KUTU SÜTÜ İÇİYOR
24.03.2012, 21:14
Gülizar Baki geçen hafta gazetemizde yayınlanan “Doğal süt yasak dinlemez” başlıklı haberinde büyük şehirlerde yaşayan insanların tabii süte olan özlemlerini ve ona ulaşmak için gösterdikleri çabayı çok güzel dile getirmiş. ‘Sütçü amcaların yolunu gözleyenler, Nişantaşı’nda açık süt siparişlerine yetişemeyen sütçüler, açık süt almak için önünde kuyruk oluşan şarküteriler…’ sözleri beni seneler öncesine götürdü.
KOLESTEROL İLAÇLARINI BOŞUNA YUTTURMUŞLAR
23.03.2012, 01:51
Kanda LDL-kolesterol seviyelerini azaltan yeni bir ilaçla yapılan ilk araştırmaların sonuçları tıp dünyasında büyük heyecan yarattı ve bazı kardiyologlar tarafından “çığır açan buluş” ve “kardiyolojide dönüm noktası” olarak değerlendirildi. Yeni ilaç karaciğerde kolesterol sentezini önleyen statin sınıfı ilaçlardan çok farklı bir etki mekanizmasına sahip.
TAZE MEYVEDEN ŞAŞMAYIN
17.03.2012, 10:00
Geçen hafta medyada meyve suları ve kolalı içecekler tartışması vardı. Erciyes Üniversitesinden Prof. Dr. Neriman İnanç ‘Meyve sularının yapımında ısıl işlem yoktur. Bir ürünü paketlemek o ürünü içerisinde oluşacak mikroorganizmalardan uzaklaştırmaktır. Yüzde 100 meyve suyunda koruyucu ve katkı maddesi, şeker ve sitrik asit de yoktur’ diyordu.
BPA KALP HASTALIĞININA DA SEBEP OLUYOR
16.03.2012, 09:42
Günlük hayatta hepimizin kullandığı sayısız üründe bulunan bisfenol A yani BPA’ nın sağlığımız üzerine pek çok olumsuz etkisi var. Circulation isimli muteber tıp dergisinde yeni yayınlanan bir araştırma yüksek miktarda BPA’ ya maruz kalanlarda kalp hastalıkları riskinin de yüksek olduğunu ortaya koydu.
BPA OBEZİTE VE DİYABETE YOL AÇIYOR
15.03.2012, 01:52
Obezite özellikle son otuz sene içinde adeta salgın bir hastalık gibi yayılıyor. Bu artışı sadece kötü beslenme ve hareketsizlik gibi hayat tarzı değişiklikleriyle izah etmek mümkün değil; çünkü obezite salgını dünyanın birbirinden çok farklı hayat şartlarına sahip tüm ülkelerini ilgilendiriyor. Obezite diyabet, kalp-damar hastalıkları, kanserler, astım ve alerjiler gibi milyonlarca insanı ilgilendiren hastalıkların oluşumunda temel faktörlerin başında geliyor.
BPA YİYECEK VE İÇECEK KAPLARINDA YASAKLANMALIDIR
14.03.2012, 02:55
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), hazır çorba üreticisi Campbell’ in teneke kutularında BPA maddesini kullanmayacağını bildirmesi üzerine kaleme aldığım yazıma bir mektup gönderdi. Bu mektubun tam metnini sitemde “Oradan Buradan Havadan Sudan” köşemde bulabilirsiniz. Vakfın beni bilgilendirmek istemesine çok memnun oldum ama gönderdikleri bilgilerin tümü sitemdeki yazılarımda var. Küçük bir araştırma yapsalardı bunlara kolayca erişebilirlerdi.
KOLESTEROL İLACINA İZİN ÇIKMADI
13.03.2012, 00:54
Amerika’ nın ünlü tıbbi fetva kurumu FDA geçen hafta yeni bir “kolesterol düşürücü ilaca onay vermeyerek” tarihi bir karar aldı. Tarihi bir karar diyorum; çünkü hem ilacın üreticisi dünyanın en büyük ilaç firmalarından olan “Merck” ve hem de reddedilen ilacın içinde bulunan etken maddeler hâlen piyasada başka isimler altında üstelik de peynir-ekmek gibi satılıyor. Statin lobisi kolesterol ne kadar düşürülürse kalp krizi riski ve ölümler o kadar azalır diye bas bas bağırırken, FDA’ nın “insan sağlığını hiçe sayarak” kolesterolü etkili bir şekilde düşürdüğünden kimsenin şüphesi olmayan bir ilaç kombinasyonuna onay vermemesi olacak şey değil
KOLESTEROL HAPLARININ ŞEKERİ AZICIK YÜKSELTMESİ BİLE ZARARLI
12.03.2012, 01:36
Statin lobisinin kolesterol haplarının diyabete yol açma riskini hafife almalarına şaşırmadığımı yazmıştım. “Şeker çok seyrek olarak bazı hastalarda birazcık yükseliyor; o kadar da dert değil bu” diyorlar; diyabet lafını ağızlarına bile almıyorlar. Canları sağ olsun ama bilimsel araştırmalar öyle demiyor.
COCA COLA' NIN REKLÂM YÜZÜ OLABİLİRİM
11.03.2012, 12:34
Coca-Cola ve Pepsi’ nin ürünlerinin üzerine “Dikkat, kanserojendir” şeklinde bir uyarı yazmak zorunda kalmamak için yüzyıllık formüllerinde değişiklik yapacaklarını bildirmeleri elbette öncelikle tüketicinin sağlığına yarayacaktır. İş sağlıkla bitmiyor. Bence tüketicinin kesesi de bundan fayda görecektir; çünkü üretici firmalar içeceklerinin sürümünü artırmak için fiyatlarında çok ciddi indirimlere gideceklerdir.
BİSFENOL A YİYECEK KUTULARINDAN DA ÇIKARILIYOR
10.03.2012, 01:46
Coca-Cola Co’ dan sonra bugün de PepsiCo, Pepsi Cola’ daki karamel boyası miktarını azaltacağını duyurdu. Bunlar dünyanın “burunlarından kıl aldırmayan” en büyük firmaları. 100 seneden fazla geçmişi olan kolalı içeceklerinin formülünde değişiklik yapmak zorunda kalmalarını, tüketicilerin gıda endüstrisine karşı bir “zaferi” olarak görüyorum. Henüz bu zaferin sarhoşluğu içindeyken Amerika’ dan gelen ikinci bir haberle iyice kendimden geçtim. Amerika’ nın ünlü Campbell çorba firması da ürünlerinin kutularının iç yüzey kaplamalarında bundan böyle bisfenol A (BPA) kullanmayacağını bildiriyordu.
DOKUNAN DEĞİL İÇEN YANIYOR!
09.03.2012, 02:17
Dünyanın en büyük içecek firması Coca-Cola, kolalı içeceklerde bulunan ve kanser yaptığı iddia edilen “karamel boyası”nın miktarını azaltacağını bildirdi. Ben bu açıklamayı sivil toplum kuruluşlarının dev içecek endüstrisine karşı bir zaferi olarak görüyorum. Şimdilik sadece Amerika’ yı ilgilendiren bu formül değişikliğinin kısa zamanda diğer kola üreten firmalar tarafından da yapılacağına ve tüm dünyaya yayılacağına inanıyorum.
MURAT TUZCU'NUN SAKLADIĞI GERÇEKLER
08.03.2012, 02:28
Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA’ nın, halk arasında kolesterol hapı adıyla bilinen statinlerin şeker hastalığına ve hafıza ile ilgili problemlere yol açabileceğini bildiren önemli ve aslında biraz da geç kalmış uyarısı “statin-lobisi” tarafından tam da beklediğim gibi hemen sulandırılmaya başlandı. Dün akşam Habertürk’te seyrettiğim programda dünyaca meşhur kardiyologumuz Prof. Dr. Murat Tuzcu’ nun da lobiye dâhil olduğunu görüp üzüldüm.
MEYVE SUYU DEĞİL BOYALI SU BUNLAR
07.03.2012, 01:25
Pastörize edilmiş, içine şeker ve birçok katkı maddesi eklenmiş içinde meyveden başka ne arasanız bulunan “boyalı sular” bize meyve suyu diye içirilmeye çalışılıyor. Türkiye’ de yaşıyoruz. Her mevsime mahsus meyveler yetişen ülkemizin kıymetini bilelim. Taze meyveden şaşmayalım! Obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları, astım ve alerjiler başta olmak üzere birçok hastalığın her geçen gün neden arttığını da bir düşünün bakalım?
İBİBİKLER ÖTMELİ SÜTLER KAYMAK TUTMALI
03.03.2012, 02:47
Bizim çocukluğumuzda, bırakın kutu sütlerini, şişe sütü bile icat edilmemişti. Sütü de birçok başka şeyi de kapıdan geçen seyyar satıcılardan alırdık. Sütçüler genellikle atlarının iki tarafına astıkları güğümlerle satış yaparlardı. Kupa şeklinde galvanizli tenekeden değişik boylarda ölçekleri olurdu; biz evden tencere ile gider annemizin istediği kadar süt alırdık.
OKULLARDA CIVA ZEHİRLENMESİ
02.03.2012, 01:03
Cıva buharı soluyanlarda ellerde titreme, sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, sersemlik, ağızda metalik tat hissi, kas ağrı ve seğirmeleri, baş ağrısı, uyuşmalar gibi sinir sistemi belirtileri ön plândadır. Yoğun miktarda cıva buharı soluyanlarda öksürük, göğüste yanma ve nefes darlığı gibi şikâyetler ile bulantı ve kusma da görülebilir. Böyle bir durumda cıva buharına maruz kalan herkesin en yakın sağlık kuruluşuna götürülmeleri gerekir.
DOMUZ GRİBİ GİTTİ YARASA GRİBİ GELDİ
29.02.2012, 09:59
Amerika’ nın meşhur Hastalık Kontrol Merkezi (CDC) uzmanları yarasalarda bugüne kadar bilinmeyen “yeni bir grip virüsü” keşfettiler. Araştırma, Journal Proceedings of the National Academy of Sciences isimli dergide yayınlandı. Bu, kanatlı memelilerde tespit edilen ilk grip virüsü olma özelliğini de taşıyor. Yarasa grip virüslerinin henüz tavuk yumurtası veya hücre kültürlerinde üretilmesi mümkün olduğu gibi, bulaşma özellikleri de tam olarak bilinmiyor.
BU YARIŞ NE YARIŞI
28.02.2012, 09:18
Akdeniz Üniversitesinde yapılan yüz ve kol-bacak nakillerinden sonra benzer ameliyatların Hacettepe’ de yapılması ve her iki ekip arasındaki atışmalar akıllara “Bu nakiller medyatik olmak için mi yapılıyor?” sorusunu getirdi. Prof. Dr. Dilaver Özturan şöyle diyor: Çok ekstremite nakli aklımın daha alamayacağı riskler içermektedir. Acaba ben mi yanlış yoldayım yoksa televizyon önünde geç sonuçların rezalet olabileceği anlamsız bir şovamı dönüşecek? Kara mizah adayı bir durumla karşı karşıya olabiliriz. Herkes ben yaptım oldu mantığı ile hasta hayatını tehlikeye sokacak bir yarış içine girmek üzere.
AMERİKALILAR ÇİĞ SÜTÜ AKLADI
26.02.2012, 10:25
Siz atılan başlıklara bakmayın, haberlerdeki ifadelere kanmayın. Bunlar tamamen insanları aldatmaya ve hükümetleri çiğ sütü yasaklamaya yönlendirmeyi amaçlayan önyargılı ifadeler! Sizlere bu haberlerden yola çıkarak bilimsel araştırmaların hatalı ve eksik taraflarını, sonuçlarının nasıl çarpıtılabileceğini, nasıl yanlış yorumlanabileceğini ve medyanın nasıl da kullanılabileceğini göstermek istiyorum. Bu haberden medyanın da bilim dünyasının da alacağı çok önemli dersler var.
KOLESTEROLÜ DÜŞÜREN MARGARİN MAHKEMELİK OLDU
25.02.2012, 09:28
Geçen hafta Almanya’ da Tüketicileri Koruma Derneği, kolesterolü düşüren ‘bitkisel sterol’ eklenmiş margarinlerin hiçbir yan etkisi olmadığı iddiasıyla tanıtılmasına karşı dava açtı. Dernek, dava dilekçesinde sterollerin kolesterolü düşürdüğüne dair hiçbir şüphe olmadığını ama uzmanlar arasında sterol eklenmiş fonksiyonel gıdalarla ilgili ciddi görüş ayrılıkları olduğunu; bunların kalp krizi, felç gibi ölümcül olayları önlemediği gibi tam aksine kalp-damar hastalıkları riskini artırdığını gösteren pek çok araştırma olduğunu ileri sürüyor. Bu dava sayesinde kolesterol düşürücü etkisi olan margarinlerin yan etki ve risklerinin açığa çıkması ve bunların herkes tarafından bilinmesi gerektiği görüşünü savunuluyor.
SAĞLIK SİSTEMİNİN YENİ “CANKURTARANLARI”
24.02.2012, 00:09
Paramedikler, son senelerde ortaya çıkan ve üzerinde çok tartışmaların da olduğu yeni bir yardımcı sağlık personeli grubu. Bunları daha çok televizyonlardaki trafik kazası haberlerinde kazazedelere suni solunum veya kalp masajı yaparken veya yaralıları ambulanslara dikkatle taşırlarken görüyoruz. “Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder” sözünü hatırlatıp buna şiddetle karşı çıkanlar da var gönülden destekleyenler de. Tüm dünyada olduğu gibi bizde de sayıları her geçen gün artıyor.
DOKTORSUZ AMBULANS OLUR
23.02.2012, 01:14
Sağlık Bakanlığı’ nın “Ambulanslarda doktorların yerini zamanla paramedik ve acil tıp teknisyeninin alacağı” açıklaması tartışma yaratacağa benziyor. İlk bakışta “doktorsuz ambulansın” -yoğurtsuz cacık benzeri- olmayacak bir iş gibi görünmesine karşılık bunun ülkemiz şartlarında yerinde bir uygulama olarak görüyorum. Elbette yeterli sayıda doktorunuz varsa her ambulansta bir doktor bulundurabilirsiniz ama yeterli doktora sahip değilseniz böyle bir şansınız daha baştan yok demektir.
DOKTOR ADAYLARI EĞİTİMDEN MEMNUN DEĞİL
22.02.2012, 00:23
Hocam merhaba, O kadar konulara değiniyorsunuz bir de tıp eğitimindeki yanlışlıkları dile getirseniz. Ben Cerrahpaşa’ da 4. sınıfta öğrenciyim. Bence baştan itibaren yanlış bir eğitim sistemi. Tüm arkadaşlarım da böyle düşünüyor ve mesleğe başladığımızda hepimizde bir güven eksikliği olacağı kesin. Nerdeyse hasta ile karşılaşmadan fakülteden mezun oluyoruz ve ilk atamadaki hastaya yaklaşmadaki korkuları siz düşününüz... Mesela son sene “internliği” okulda ayak işlerini yapmak için kullanılmak yerine, devlet hastanelerine dağıtılsak oradaki servislerde polikliniklerde pratik yaparak öğrensek daha faydalı olmaz mı?
REFLÜ İLAÇLARI KIRIK RİSKİNİ ARTIRIYOR
20.02.2012, 00:48
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok kullanılan ilaçlardan biri de halk arasında “reflü ilaçları” adıyla bilinen proton pompası inhibitörleri(PPİ). Mide asit salgısını azaltan bu ilaçlar özellikle ülser ve reflü hastalığı tedavisinde adeta devrim yarattılar. Bunlar sayesinde ülseri ve reflüye bağlı yemek borusu iltihabı olan hastalar adeta dünyaya yeniden gelmiş gibi oldular. Mide ameliyatları neredeyse hiç yapılmaz oldu.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE HASTA MEMNUNİYETİ NEYİ GÖSTERİR?
19.02.2012, 00:58
Vatandaş memnuniyetinin başlıca sebepleri istediği zaman doktora ve hastaneye ulaşması, sıra beklememesi, hastanenin temizliği ve şıklığı, kendisine ilgi gösterilmesi, birçok tahlil-tetkik yapılması, bir torba ilaç yazılması gibi hususlardır. Başı ağrıdığı için doktora giden bir hastaya daha önce sadece muayene ile aspirin yazılırken; bugün başı ağrıyanlara en azından tomografi çekiliyor, EEG yapılıyor, kanına idrarına bakılıyor ve bir torba da ilaç veriliyor. Hasta da kendisiyle çok ilgilenildiğini ve iyi tedavi edildiğini sanıyor. Oysa gereksiz yere radyasyon aldığının; gereksiz aldığı ilaçlardan göreceği zararların; tetkiklerin ve ilacın parasının kendi kesesinden çıktığının farkında değil.
BİTKİSEL STEROLLER NEDEN ZARARLI
18.02.2012, 01:48
Üreticiler, bağırsaklardan kolesterol emilimini azaltarak kan kolesterol seviyesini yüzde 15 oranında düşüren bu maddelerin tamamen “doğal” olduğunu ve “hiçbir yan etkisinin bulunmadığını” iddia ediyorlar. Oysa son senelerde birçok araştırma bitkisel sterollerin damar sertliği üzerine olumsuz etkileri olduğunu açık olarak gösteriyor. Bunun için de uzmanlar, süpermarketlerde içlerinde bitkisel sterol bulunmayan ürünlere göre 3-5 misli pahalı fiyatlarla satılan bu gıdaların herkes tarafından gelişigüzel tüketilmesinin çok sakıncalı olduğunu bildiriyorlar.
KOLESTEROLÜ DÜŞÜREN MARGARİNE DAVA AÇILDI
13.02.2012, 23:07
Almanya’ nın ünlü “Die Welt” gazetesinin haberine göre Tüketicileri Koruma Derneği Gıda İzleme Komitesi, Unilever tarafından üretilen Becel Pro.Activ isimli margarinin “bilimsel olarak ispatlanmış hiçbir yan etkisi olmadığı” iddiasıyla tanıtılmasına karşı dava açtı. Becel Pro.Activ’ in diğer margarinlerden farkı “bitkisel sterol” eklenmiş olması. Bitkisel sterollerin, bağırsaklardan kolesterol emilimini azaltarak kanda kötü-kolesterol olarak bilinen LDL-kolesterol seviyesini düşürdükleri ve böylece de kalp-damar hastalıkları ve bunlara bağlı ölümleri azaltacakları ileri sürülüyor.
TIP DERNEKLERİ İÇİN TÜRLÜ ÇEŞİTLİ TAVSİYELER
12.02.2012, 11:31
Ülkemizde göğüs hastalıkları konusunda başarılı çalışmaları olan hatta uluslararası kabul da gören Toraks derneği var, ayrıca, cerrahisiyle ilgili de Göğüs cerrahisi derneği var. Fazladan derneklere ihtiyaç yok. Herkes başkan olacağım diye dernek kurarsa dernek enflasyonundan geçilmez. Bugün de durum budur. Böyle giderse inspirasyon hatta ekpirasyon vs dernekleri bile kurulacak.
BİLİM ADAMI KİME DENİR?
10.02.2012, 01:31
Bana göre bir tıp fakültesinde üç farklı grupta öğretim üyesi olmalıdır: BİR: Esas olarak eğitime katılanlar: Bilim öğretenler veya hocalar İKİ: Esas olarak sağlık hizmeti verenler: Bilimi uygulayanlar veya hekimler ÜÇ: Esas olarak bilimsel araştırma yapanlar: Bilim üretenler veya bilim adamları
BİLİM, BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE BİLİMSEL YAYIN NEDİR, NE DEĞİLDİR?
09.02.2012, 14:27
Sevgili Küçükusta Hoca, Yazılarınızı ilgiyle izliyorum ve çoğuna da imzamı atarım. Bazı genellemelerinizi ise doğru bulmuyorum. Örneğin "Bizdeki derneklerin ise hiçbiri bilimsel değildir; hepsi ilaç endüstrisinin maddi destekleriyle faaliyet gösterir ve onların menfaatlerine zarar verecek herhangi bir ifade kullanmaları asla mümkün değildir" demeniz doğru değil.
TIP DERNEKLERİNİN NESİ ÇIKTI?
07.02.2012, 10:56
Tıp dernekleri bana göre ilaç firmalarının “pazarlama kuruluşları” dır. Onların desteği ile kurulur, hayatını onlar sayesinde sürdürür ve böyle olunca da elbette onların istekleri doğrultusunda faaliyet gösterir. Bunun aksi de zaten eşyanın tabiatına aykırıdır. Bu dernekler aynı zamanda ilaç firmalarının hatta endüstrinin diğer firmalarının reklamlarını da yaparlar. Dolaylı veya dolaysız.
ERKEK ÇOCUKLARA KIZLARIN AŞISI YAPILIYOR
05.02.2012, 22:44
HPV virüslerinin rahim ağzı kanserinin sebebi olamayacağı, aşının bir işe yaramayacağı bir kere daha kanıtlanırken, hâlâ aşı rahim ağzı kanserini önlüyor diye ortada gezenlere, bir de bunu oğlan çocuklarına tavsiye edenlere hayret ediyorum. En çok da Amerikalı çocuklara acıyorum.
ÖLÜM UYKUDA GELİYOR
05.02.2012, 00:44
Zehirlenen bazen tek başına yaşayan bir köy ebesi veya evin orta ikiye giden genç kızı olur. Bazen yeni evlenmiş karı kocalar ölür, kadın çoğu zaman birkaç aylık da hâmiledir. Bazen de bir aile çoluğu ile çocuğu ile tümüyle yok oluverir. Katil olarak kimi zaman lodosun adı geçer gazetelerde, kimi zaman bir kömür sobasının, kimi zaman bir şofbenin, kimi zaman da sönmemiş bir mangalın. Kombiyi bacaya bağlayan 10 liralık bir soba borusu da suçlu ilan edilebilir ama asıl bilgisizliğimiz, eğitimsizliğimiz veya vurdumduymazlığımızdır suçlu olan.
MEME KANSERİ TARAMALARI HAKKINDA SON BİR DEĞERLENDİRME
04.02.2012, 02:19
Dünyada da mamografilerin hangi yaştan itibaren ne sıklıkla yapılması konusunda uzmanlar arasında fikir birliği yoktur. Başlıca iki görüş var: Bazı ekoller tüm kadınlara 40 yaşından 70 yaşına kadar her sene mamografi yapılmasını tavsiye ederken, bunun 50 yaşından itibaren iki senede bir yapılmasının yeterli olduğunu savunanlar da var. Bizde de Türk Radyoloji Derneği ilk görüşü destekliyor. Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi ise 55 yaşından itibaren 2 senede bir mamografi yeterlidir diyor.
MEME KANSERİ TARAMALARI NASIL YAPILMALI
03.02.2012, 20:34
Bir tarafta mamografi taramalarının aşırı teşhis ve yanlış pozitiflik yüzünden gereksiz biyopsi, ameliyat, ışın tedavileri ve ekonomik kayıplara yol açtığı gerekçesiyle 50 yaşından sonra başlanmasını ve iki senede bir tekrarlanmasını tavsiye edenler var. Bir tarafta ise 40 yaşından itibaren her yıl yapılsın diyenler bulunuyor.
MAMOGRAFİLER MODERN TIBBIN SKANDALLARINDAN BİRİ Mİ
02.02.2012, 02:11
Amerikan Klinik Kanser Derneğinin (ASCO) San Fransisko’ da yapılan son Meme Kanseri Sempozyumunda, düzenli olarak yapılan mamografilerin İsveç’ de meme kanserinden ölümlerdeki yüzde 14 azalmanın önemli faktörlerinden biri olmadığı bildirildi. Norveç Halk Sağlığı Enstitüsü’ nden Dr. Per-Henrik Zahl tarafından yapılan çalışmada ölüm oranındaki azalmanın mamografilerle değil tedavinin daha iyi yapılmasıyla ilgili olabileceği ileri sürüldü.
TARAMA İLE HAYATLARININ KURTULDUĞUNU SANAN KADINLAR YANILIYOR
01.02.2012, 11:51
Kadınları mamografi taramalarına en çok yönlendiren şey çoğu zaman doğru olmayan “Tarama sayesinde hayatım kurtuldu” sözüdür. Elbette mamografilerin kadın sağlığında önemli bir yeri vardır ama bu birçok kadının sandığı gibi tarama meme kanserini önleyen sihirli bir değnek değildir. Bilinçlendirme kampanyaları ve mamografiler için harcanan yüz milyonlarca liranın kanseri önlemede ve tedavi için kullanılması daha akılcı olabilir.
TARAMALAR MEME KANSERİNDEN ÖLÜMLERİ ÖNLEMİYOR
31.01.2012, 11:44
Araştırma sonuçlarını destekleyen uzmanlar şu görüşleri dile getiriyorlar: “Mamografilerin az sayıda kadında erken teşhisi sağlamış olması elbette mümkün ama genel olarak bakıldığında taramaya katılan kadınların hayatta kalma şanslarının artmadığı ortada. Hatta bu programların birçok kadında gereksiz biyopsilere, gereksiz uzun süreli takiplere ve hatta bazılarında gereksiz mastektomilere (memenin cerrahi olarak alınması) yol açtığına da şüphe yok.’’
MEME KANSERİ TARAMALARI İŞE YARAMIYOR
30.01.2012, 18:23
Amerika’ da ve gelişmiş ülkelerde meme kanserine bağlı ölümlerin giderek azalmasının erken teşhisten mi, daha iyi tedaviden mi yoksa sağlık hizmetlerindeki ilerlemelerden mi kaynaklandığını ortaya koyan araştırmalardan bahsetmek istiyorum. Bunlardan biri, sosyo-ekonomik faktörler, tıbbi hizmetlere ulaşma ve meme kanseri riskleri bakımından birbirlerine benzeyen ama meme kanseri tarama programları arasında 10-15 sene fark olan iki komşu ülkeye ait verilerin değerlendirilmesiyle yapılan araştırma. Bu amaçla Kuzey İrlanda-İrlanda Cumhuriyeti; Hollanda-Belçika ve İsveç-Norveç seçildi.
MAMOGRAFİLERİN FAYDADAN ÇOK ZARARI VAR
29.01.2012, 21:11
Türk Radyoloji Derneği (TRD) de kadınlarımıza 40’ tan 70 yaşına kadar her sene mamografi çektirmeleri tavsiyesinde bulunuyor ama erken teşhis için mamografilerin gerekli olup olmadığı, hangi yaştan itibaren ve hangi sıklıkla yapılmasının doğru olduğu konusunda farklı görüşler var. Mamografilerin meme kanserinden ölümleri azaltmada sanıldığı kadar etkili olmadığını, hatta zararının daha fazla olabileceğini ortaya koyan çalışmaların sayısı giderek artıyor.
MAMOGRAFİLERİN FAYDADAN ÇOK ZARARI MI VAR
28.01.2012, 02:17
Mamografilerin meme kanserinden ölümleri azaltmada sanıldığı kadar etkili olmadığını, hatta zararının daha fazla olabileceğini ortaya koyan çalışmaların sayısı giderek artıyor; erken teşhis için mamografilerin hangi yaştan itibaren ve hangi sıklıkla yapılması gerektiği tüm dünyada tartışılıyor. Türk Kardiyoloji Derneğinden sonra şimdi de TRD beni mamografilere karşı çıkarak kadınların aklını karıştırmakla ve onların meme kanseri olmalarına sebep olmakla suçlayabilir ama canları sağ olsun. Amacım kafa karıştırmak değil, halkımızı tam ve doğru olarak bilgilendirmek. Onların her zaman olduğu gibi doğru seçimi yapacaklarından da hiç şüphem yok.
OKÜLO-SEREBRAL REFLÜ
27.01.2012, 17:46
Gastorözofagal ve larengofarengeal reflüden sonra yeni bir reflü çeşidi daha keşfedildi: Okülo-serebral reflü! (OSR) Yemek borusu, farenks ve larenksi kısa zamanda geçtiği için bu dokularla ilgili hiçbir belirtiye sebep olmayan mide asidinin beyin ve göze kadar ulaşabileceği; şaşılık, göz yorgunluğu, saç dökülmesi, kepek, unutkanlık, dalgınlık gibi şikâyetlere yol açabileceği bildirildi. Okülo-serebral reflünün de proton pompası inhibitörleri ile düzeldiğini bildiren Amerikalı uzmanlar tedavinin ömür boyu sürmesi gerektiğinin altını ısrarla çiziyorlar.
REFLÜ İLAÇLARI BİR İŞE YARAMIYOR
25.01.2012, 15:53
Modern tıbbın son senelerdeki en büyük uydurma buluşlarından biri de “reflü-astım” ilişkisidir. Ben bu seviyeli ilişkiye ilk günden itibaren karşı çıkarken ve reflünün ne öksürük nöbetlerinin ne astım krizlerinin sebebi olamayacağını iddia ederken tıp dünyası reflüye adeta bir can simidi gibi sarıldı. Her öksürene, sesi kısılana, boğazı ağrıyana, nefesi daralana reflü hastası muamelesi yapılmaya ve reflü ilaçları yazılmaya başlandı.
İPEK YOLU HASTALIĞI
21.01.2012, 21:44
Behçet Hastalığı, ilk kez 1889-1948 yılları arasında yaşayan ve bir deri hastalıkları uzmanı olan Prof. Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanarak tıp literatürüne de onun adıyla giren, vücudun değişik organlarında çeşitli belirtilere sebep olan bir hastalıktır.
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ’ Nİ ALKIŞLIYORUM
20.01.2012, 01:28
Türk Kardiyoloji Derneği' ni (TKD) her zaman tenkit edecek değilim; bu sefer de onları takdir ettiğimi bildirmek için bu yazıyı kaleme alıyorum. Medyada yer alan haberlere göre TKD, Mart 2012' de ilk "e-kongre"sini yapacakmış. Senelerdir "bayi toplantıları" yerine tavsiye ettiğim e-kongrelerin gerçekleşmeye başladığını görmek beni gerçekten çok mutlu etti. İnşallah, diğer derneklerin de e-kongrelerine methiyeler yazmak kısa zamanda nasip olur bana.
KOLESTEROL İLAÇLARI ŞEKER HASTALIĞINA YOL AÇIYOR
16.01.2012, 07:55
Yeni yayınlanan bir araştırma, menopoz dönemi sonrasında “21. yüzyılın aspirini” olarak da bilinen kolesterol düşürücü ilaç (statin) kullanan kadınlarda şeker hastalığı riskinin önemi derecede arttığını ortaya koydu. Kadın Sağlık Girişimi’ne (Woman’s Health İnitiative) ait verilerden yapılan değerlendirmede kolesterol ilacı kullanan kadınlarda riski etkileyebilecek yaş, ırk, vücut kitle endeksi gibi faktörlerin düzeltilmesinden sonra “diyabet riskinin yüzde 48 arttığı” ortaya çıktı.
BİLİNMEYEN BİR HASTALIK: SOĞUK ÜRTİKERİ
15.01.2012, 00:48
İnsanlar soğuklardan çok farklı şekilde etkilenirler. Kiminin elleri üşür, kiminin ayakları buz gibidir, kiminin içi titrer. Kışın ortasında kısa kollu atletle gezenler de var, yedi kat giyinse de tir tir titreyenler de. Soğuktan etkilenme daha çok kalıtsal ve yapısal bir özelliktir, bir hastalık belirtisi değildir. İnsanların üşüyen yerleri de değişiktir. Kiminin elleri buz gibidir. Kiminin başı soğuğa hassastır. Kimi ayaklarından, kimi kulaklarından, kimi burnundan üşür. Kiminin de içi yanar, ama dışarısı serindir türküdeki gibi:
DOKUNMAYIN BENİM KOLESTEROLÜME
12.01.2012, 23:52
İki yeni araştırmaya göre total ve LDL-kolesterolleri yüksek olan kişilerde atrial fibrilasyona daha seyrek rastlanıyor ve kolesterol ilacı kullanmak atrial fibrilasyonu engellemiyor. Böyle olunca da kılavuzlara sıkı sıkıya bağlı etibbaya “Dokunmayın benim kolesterolüme!” diye seslenmek istiyorum.
KOLESTEROL İLAÇLARINA NEDEN GÜVENMİYORUM
11.01.2012, 12:00
Bana göre statinlerin primer korunmada hem etkinliklerini gösteren yeterli kanıt olmadığı için ve hem de aksi tesirleri sebebiyle kullanmak doğru değildir. Sekonder korunmaya gelince: Aterosklerozun fizyo-patolojisini ve statinlerin etki mekanizmalarını, aksi tesirlerini, mutlak faydalarının azlığını düşündüğümde bu ilaçları herkese değil de yukarıda bahsettiğim tedbirlerin uygulanamadığı veya işe yaramadığı durumlarda tavsiye etmek doğru olur diye düşünüyorum.
DÜŞÜK KOLESTEROL ÖLÜM RİSKİNİ ARTIRIYOR
09.01.2012, 23:43
Kolesterol yüksekliğinin genel olarak çok tehlikeli olduğu ve ölüm riskini artırdığı kabul edilir ama kolesterol düşüklüğünün riskleri hakkında çok fazla bilgi yoktur. Japonya’ da yapılan bir araştırmada kolesterol düşüklüğü ile beyin kanaması riskinin arttığının gösterilmesinden sonra birçok gözlemsel çalışmada düşük kolesterolü olanlarda kanser, intihar, yaralanma ve koroner kalp hastalıkları dışındaki ölümlerin daha fazla görüldüğü belirlendi.
BAHÇELERDE MOR MENİ VEREM ETTİN SEN BENİ
08.01.2012, 10:08
Veremin genel olarak toplumdan ısrarla gizlenmeye çalışılması yanında bu hastalığı şarkılarında, türkülerinde bizim kadar çok işleyen başka bir millet de yoktur herhâlde. Meselâ ‘Aşkından verem oldum’ diye gitarını inleten bir Amerikalı, ‘Verem oldum, eridim bittim’ diye tamtam çalıp ağlayan bir Afrikalı veya ‘Verem ettin sen beni’ diye piyanosunun tuşlarına gözyaşları damlayan bir Alman genci var mıdır, bilemiyorum.
İLAÇ KILAVUZLARINI ENDÜSTRİYLE ÇIKAR İLİŞKİLERİ OLANLAR HAZIRLIYOR
06.01.2012, 08:02
İlaç endüstrisiyle doktorlar ve tıp dernekleri arasında karşılıklı çıkar ilişkileri var ve bu ilişki giderek daha da kuvvetleniyor. Bunlar aslında “kanuni” ilişkiler olmakla beraber bu alış-verişe tüm dünya çok haklı olarak şüpheyle bakıyor. Son senelerde tıp dergilerinde, makalelerin altında yazarların hangi firmalarla ilişkilerinin olduğunun tek tek belirtilmesinin sebebi bu. Bir bilim adamı bir ilaç hakkında araştırma yaptığında veya görüşlerini açıkladığında endüstri ile olan ilişkilerini de tam olarak bildirmek zorunda; çünkü bu ilişkileri bilmeden makalenin doğru olarak değerlendirilmesi mümkün olmaz.
DOKTORLAR KOLESTEROL İLAÇLARINA ARTIK TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR
05.01.2012, 09:41
İlaç endüstrisinin hükümranlığı altındaki modern tıp eğitimi, sağlığı koruma ve hastalıkları önleme temel prensibine değil, hastalıkları mutlaka ilaçla veya bir takım girişimlerle tedavi etmeye odaklanmıştır. Doktor olma unvanını kazananlar “gerçek bir hekim” olana kadar her muayene ettikleri hastayı ilaçla tedavi etmeye yeltenirler, hatta bunu marifet sayarlar. Bu durumun tek sebebi elbette tıp eğitimindeki zaaflar değildir.
RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISI İÇİN UZMANLAR NE DİYOR
02.01.2012, 20:00
Rahim ağzı kanseri aşısı olarak reklâmı yapılan HPV aşısı hakkındaki görüşlerim için çok sayıda jinekolog meslekdaşımdan itirazlar geldi ve gelmeye de devam ediyor. Bana karşı çıkanlar rahim ağzı kanseri ve aşısı hakkında yanlış veya eksik bilgi vermeme değil benim görüş bildirmeme kızıyorlar. Söyledikleri özetle şu: “Sen ne anlarsın rahim ağzı kanserinden, aşısından be adam?” Uzmanlık alanımın göğüs hastalıkları olduğu dikkate alınacak olursa bu itirazlar elbette çok yerinde ve haklı. Benimki “hariçten gazel okumaktan başka bir şey değil.”
TIPTA, YILIN UMUT VEREN BULUŞLARI
01.01.2012, 02:41
Önümüzdeki senelerde kök hücre tedavisinin adını daha çok duyacağız. Bunlar, vücudumuzda bütün dokuları ve organları oluşturan ana hücrelerdir. Henüz farklılaşmamış olan kök hücreler sınırsız bölünebilme ve kendini yenileme, organ ve dokulara dönüşebilme kabiliyetine sahiptir. Bu özellikleri ile kanser, alzheimer, diyabet, romatizma, kalp yetersizliği başta olmak üzere birçok hastalığın tedavileri de kökten değişecektir. Bozulan doku ve organlarımız da organ nakline gerek kalmadan kök hücre tedavisiyle yenilenebilecektir.
RAHİM AĞZI KANSERİ AŞISINDA OYUNA GELMEYELİM
29.12.2011, 01:27
Hürriyet gazetesi internet sitesinde "Rahim ağzı kanseri her gün iki can alıyor" başlıklı haberin kadınları rahim ağzı kanseri için bilgilendirmek olduğunu sanmayın sakın. Bu, bir rahim ağzı kanseri aşısı reklâmıdır. Bu haberin iki gizli amacı vardır.
BU YAZIYI OKUMADAN KOLESTEROL İLACI İÇMEYİN
27.12.2011, 21:35
Tüm dünyada milyonlarca insan gereksiz yere kolesterol hapı içiyor. Bu, bir taraftan milyarlarca liranın çöpe atılması bir taraftan da milyonlarca insanın yok yere ilaç yan etkilerinden zarar görmesi demek. Eğer kalp krizi ve felç geçirmemişseniz, sağlıklı bir insansanız ve sadece kolesterolünüz yüksek olduğu için kalp-damar hastalıklarından korunmak amacıyla ilaç içiyorsanız sağlığınız tehlikede olabilir. Kalp krizi, felç gibi ölümcül kalp damar hastalıklarından korunmanız için kolesterol ilaçlarına “ömür boyu abonelik kaydı” yaptırmadan önce yapmanız gereken çok daha önemli şeyler var.
NAMUSSUZ DEĞİL, BAŞINI KUMA GÖMMÜŞ HEKİMLER
26.12.2011, 19:40
Dr. Ceyhun Balcı’ nın “Hekim ve Endüstri” başlıklı mektubunda elektronik ortamda dolaştığını bildirdiği iletinin bana ait olduğunu sanıyorum. Çünkü tıp kongreleri için bayi toplantısı benzetmesini yapan ve bunu pek çok yazımda da tekrarlayan benim. Bu metaforu benden başka birisi veya birileri de kullanmışsa onu bilemem. Sayın Balcı, ana fikri “Tıp kongreleri bayi toplantısıdır” olan yazıma sadece “Kuşkusuz hekimlerin ilaç firmalarının etkisi altında olmaması gerekir” ifadesiyle değinip yazıda bahsi geçmeyen bambaşka hususları tenkit etmektedir.
ÖLÜMSÜZLÜĞÜN SIRRI SIFIR KOLESTEROL OLABİLİR Mİ?
26.12.2011, 03:46
Diyabeti ve koroner kalp hastalığı olan hastalarda LDL-K hedef değeri daha da düşük olup, 70 mg/dl hatta daha da düşük olması gerektiği yönünde yapılmış çalışmalar vardır
KARDİYOLOJİ DERNEĞİ İŞİ ALLAH’A HAVALE ETTİ
24.12.2011, 21:47
Kardiyoloji Derneği genel sekreteri Prof. Dr. Mehmet Aksoy diyor ki: Evet, (kolesterol) vücutta bulunması muhakkak gerekiyor ama tartışmalarda olduğu gibi o kadar da iyi değil. Allah’ın çizdiği sınırdan ne aşağı düşmeli ne yukarı çıkmalı.” İyi güzel ama Allah’ ın çizdiği sınırı habire aşağı çeken kim o zaman?
DOKTORLAR BAYİ TOPLANTILARINDAN NASIL KURTARILABİLİR
23.12.2011, 22:08
Senelerdir bilgiye ulaşmanın yollarının değiştiğini, tıp kongrelerinin bayi toplantısı’ ndan başka bir şey olmadığını söyler dururum. Bazı meslekdaşlarımın bu “acı gerçeğin” farkına bile varmayan “figüranlar” olduklarını, bazılarının ise bile bile bu “oyunda rol aldıklarını” ve hallerinden pek de memnun olduklarını görür üzülürüm. İşin özeti şudur ki tıp kongreleri, ilaç endüstrisinin doktorları “acımasızca” kullandıkları “ahlâk dışı toplantılar” dan başka bir şey değildir ve bu rezillikten bir an önce kurtulmamız şarttır.
NE DEMİŞTİN NİÇİN CAYDIN SÖZÜNDEN?
19.12.2011, 19:54
Prof. Dr. Bingür Sönmez tam bir sene önceki bir televizyon sohbetinde diyor ki: Bu kitap çok değerli bir kitap. Profesör Doktor Ahmet Aydın hocamızın yazdığı 8- 9 baskı yaptığı taş devri diyeti. 1930 yılından beri taş devri diyeti konuşuluyor. Bu konuda çıkan çok güzel yabancı yayınlar var. Hocamız bu konuda araştırma yapan Profesör Ahmet Rasim Küçükusta gibi çok değerli bilim adamları da yaklaşık 10 yıldır bu konuyu konuşuyor ama seslerini duyuramıyor. Ben burada göğsümü gererek bu bilim adamlarının adına diyorum ki taş devri diyeti aslında bizim bedenimize en uygun diyet.
TARTIŞMALAR KOLESTEROL İLAÇLARINDAN DAHA FAYDALI OLDU
18.12.2011, 10:48
İki haftadan beri kolesterol ve ilaçları üzerinde gazete, televizyon ve internet sitelerinde sürdürülen hararetli tartışmaların çok doğru ve de faydalı olduğuna inanıyorum. Bu sayede halktan gizlenen pek çok gerçek gözler önüne serilmiş oldu. Ülkemizde 20 seneden beri kullanılan, milyonlarca kutu satılan ve baş tacı edilen ilaçların etkinliklerini kanıtlayan doğru dürüst bir araştırma yapılmadığı da bunların aksi tesirlerinin sistematik olarak izlenmediği de ortaya çıktı.
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ YAĞ FİRMASIYLA İŞBİRLİĞİNDE
16.12.2011, 02:35
Bu yazı Türk Kardiyoloji Derneği’ nin resmi internet sitesinden alınmıştır: http://www.tkd.org.tr/pages.asp?pg=412 Sizi bilmem ama ben “yağ firmasına yağ çeken” bir derneğe güvenemem.
KOLESTEROL TARTIŞMALARI: BİLİM KİME HİZMET EDİYOR?
13.12.2011, 20:36
Prof. Dr. Tayfun Özkaya’ nın yazısı: Geçen ilkbaharda bir tıp kongresine GDO’ların tarım üzerindeki etkileri konusunda konuşmacı olarak davet edildim. Kongre Ege’de bir tatil köyünde gerçekleştiriliyordu. Stantlarda ilaç şirketleri ilaçlarını tanıtıyorlardı. Kongreye gelmişken dört-beş bildiri dinledim. Bunlardan biri beni çok şaşırttı. Bir öğretim üyesi sağlıklı insanlara, besinlerle de kolayca alınabilecek bir vitamin için tabletleri salık verdi. Konuşmasının sonunda oturum başkanı çay/kahve arası verdi. Daha yerimizden kalmamıştık ki ekrana bu vitaminleri pazarlayan ilaç şirketinin saydamları yansımaya başladı. Tuhaf bir mantıkla yoğurtta, sütte de bulunan bu vitamini tablet olarak almanın daha ucuza geldiği ileri sürülüyordu. İleri sürülen mantık çok sakattı. Bu yiyeceklerde sadece sözü geçen vitamin yoktu. Sağlıklı insanların bu vitamin tabletlerine ihtiyaçları olup olmayacağı konusu bir yana, bu hesap çok yanlış idi.
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ İLAÇ ENDÜSTRİSİYLE İLİŞKİLERİNİ AÇIKLAMALIDIR
12.12.2011, 07:08
Archives of Internal Medicine’ de yayınlanan bir araştırmaya Amerika’ da doktorların yüzde 84’ ünün ilaç firmaları ile çıkar ilişkileri içinde olduğunu ortaya koydu. Bu ilişkilerden eşantiyon ilaç ve küçük büyük çeşitli hediyeler almak; yol, konaklama ve diğer tüm masrafları firma tarafından karşılanan kongre davetleri; danışmanlık, eğitim ve seminer adı altında nakit para ödenmesi gibi şeyler kastediliyor. Bu tür çıkar ilişkileri başka alanlarda “rüşvet” adı altında değerlendiriliyor ve ağır şekilde de cezalandırılıyor: Bir hâkimin bilgi ve görgüsünü artırması için cebinden bir kuruş çıkmadan bir toplantıya götürülmesi, bir polise cep telefonu hediye edilmesi, bir memura çeşitli mesleki harcamalarına karşılık para verilmesi gibi.
HALKIN SAĞLIĞINI KORUMAYA DEVAM
11.12.2011, 10:14
“Bağımsız doktorlar” olduklarını belirten Prof. Canan Efendigil Karatay, Prof. Ahmet Aydın ve Prof. Ahmet Rasim Küçükusta, kolesterol tartışmalarının ardından yeni bir açıklamada bulundular. Profesörler yaptıkları yazılı açıklamada şu sözlere yer verdi. Bizler kamusal sorumluluk gereği fikirlerimizi açıkladık. Kolesterol olgusuna şüpheyle yaklaştığımızı belirttik. TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Sayın Cevdet Erdöl’ün çağrısına uyarak konuyla ilgili bilimsel araştırma ve kanıtları Sağlık Bakanlığı’na ve Sağlık Komisyonu’na iletiyoruz. h
HASTANIN KAFASI KARIŞMAZ, HASTA BİLGİLENİR
10.12.2011, 08:46
Bugüne kadar gereksiz ve yanlış ilaç kullanımına dikkat çeken, çözümler tavsiye eden sayısız yazım ve birkaç da kitabım var. Geçtiğimiz günlerde bu durumun halk arasında kolesterol ilaçları olarak bilinen “statinler” için de geçerli olduğu bir defa daha dile getirilince adeta “kıyamet koptu”. Güya halkı düşündüklerini ileri süren ama asıl niyetlerinin ne olduğunu halkın çok iyi anladığı kişiler, bilimsel kaynaklara dayanan haklı iddialara cevap vermeyerek meseleyi başka taraflara çekme gayretine girişti.
'BENİM KAFASINI KAŞIYAN ADAMIM' İŞİNİ BİLİR!
08.12.2011, 10:53
On günden beri gazete, televizyon ve internet sitelerinde daha çok ‘kolesterol savaşları’ adı verilen hararetli tartışmalar yapılıyor. Ben bu tür tartışmaların kongrelerde, sempozyumlarda, tıbbi toplantılarda değil, şimdi olduğu gibi tam da ‘halkın gözü önünde’ yapılmasını çok doğru ve de faydalı buluyorum. ‘Çok güzel tartışmalar bunlar’ diyorum!
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ' NDEN ŞAŞIRTAN AÇIKLAMA
05.12.2011, 18:13
TKD’ nin ”SGK’ yi ilaca devam edenler ile yapılan yayınlar etkisiyle statin almaktan vazgeçenlerin karşılaşacakları tıbbi olayları özellikle izlemeye ve dünyanın hiçbir yerinde hiçbir etik kurul tarafından izin verilemeyecek olan bu tür bir Mengele tarzı araştırmanın gönüllüleştirilmiş deneklerinin başlarına gelenleri diğer hastalara ve tıbba yol göstermek üzere mutlaka izleyip sonuç raporlarını yayınlamaya çağırıyoruz.” sözleri gerçekten hem şaşırtıcı hem ibretlik. Böyle bir tıbbi bilimsel araştırmayı benim bildiğim Sosyal Güvenlik Kurumu değil TKD’ nin kendisi veya onun örgütleyeceği üniversite, eğitim hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarının yapması gerekir.
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ' NDEN ŞAŞIRTAN AÇIKLAMA
05.12.2011, 07:50
Türk Kardiyoloji Derneği üyelerne gönderdiği yazıda Sosyal Güvenli Kurumu' nun ilaca devam edenler ile yapılan yayınlar etkisiyle statin almaktan vazgeçenlerin karşılacakları tıbbi olayları özellikle izlemeye ve Mengele tarzı araştırmanın gönülleştirilmiş deneklerinin başlarına gelenleri tıbba yol göstermek üzere sonuç raporlarını yayınlamaya çağırıyor.Böyle bir tıbbi bilimsel araştırmayı benim bildiğim Sosyal Güvenlik Kurumu değil TKD' nin kendisi veya onun örgütleyeceği üniversite, eğitim hastaneleri ve diğer sağlık kuruluşlarının yapması gerekir.
KOLESTEROL İLAÇLARI VÜCUDUN TEMEL AYARLARINI BOZUYOR
04.12.2011, 15:48
“Herhangi bir ilacı kullanan bir kimsede yan etkiler ortaya çıktığında tedavinin fayda-zarar dengesinin yeniden değerlendirilmesi gerekir. Statinler bugün için kalp-damar hastalıklarından korunmada temel ilaçlar olmakla beraber bunların yan etkileri ne yok denecek kadar azdır ve ne de önemsizdir. Tüm diğer ilaçlar için olduğu gibi statinlerin de potansiyel yan etkilerine karşı uyanık olunmalıdır.”
TÜRK KARDİYOLOJİ DERNEĞİ KOLESTEROLÜN RİSK FAKTÖRÜ OLMADIĞINI AÇIKLADI
03.12.2011, 02:20
Kalp krizi geçirenlerin yarısının kolesterolleri yüksek yarısının ise normaldir. Bu bilgi “kolesterolün kalp krizi için bir risk faktörü olmadığının çok güzel bir kanıtıdır”. Kolesterolü normal olanın da yüksek olanın da kalp krizi geçirme ihtimalleri aynı olduğuna göre kolesterolün risk faktörü olması mümkün değildir.
LOKUM GİBİ KOLESTEROL
29.11.2011, 10:45
Dün akşam Habertürk televizyonunda Yiğit Bulut’ un sunduğu Sansürsüz isimli programda kolesterol hastalık mıdır, kolesterol ilaçları ne kadar işe yarıyor soruları etrafında güzel ve faydalı bir tartışma oldu. Programa benden başka kardiyolog Prof. Dr. Canan Efendigil Karatay, Prof. Dr. Bingür Sönmez ve kardiyolog Dr. Deniz Şener katıldı.
HEMŞİRE DEĞİL, HEKİM!
27.11.2011, 12:01
Ülkemizde tıp eğitiminin çok sorunlu olduğunu, bunun kişisel çabalarla düzeltilmesinin mümkün olmadığını ve kısa zamanda mutlaka yeniden düzenlenmesi gerektiğini anlatmaya çalışan pek çok yazı kaleme aldım. Bununla ilgili olarak ne iktidarın, ne muhalefet partilerinin ve ne de bu işin asıl sorumlusu üniversiteler ve YÖK' ün hiçbir çalışmasından haberdar değilim. Eğitimdeki yanlışları, eksiklikleri, başıbozukluğu umursayan yok görünürde. Demekki herkes halinden memnun. Sadece zaman zaman aklı başında tıp fakültesi öğrencilerinin sesi daha doğrusu feryadı duyuluyor.
BÜTÜN DÜNYA BU İLAÇLARI YANLIŞ KULLANIYOR
26.11.2011, 09:06
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'nin (ECDC) doktorlara bir uyarısı var: Antibiyotik yazmadan önce iki kere daha düşünün! Antibiyotik Farkındalık Günü sebebiyle Sağlık Bakanlığı'nın düzenlediği toplantıda konuşan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanı Mustafa Ertek de "Direnç gelişiminin sadece hastayı değil, tüm toplumu olumsuz etkilediğine" işaret ederek şunları söylüyor: "Türkiye'deki direnç oranları diğer ülkelerden yüksek. Antibiyotik kullanımı Avrupa ülkelerinde 4. sıradayken bizde ilk sırada yer alıyor. Bunun sonucu bize direnç olarak yansıyor."
KOLESTEROL İLACI HAYRANLARINA BİR TAVSİYE
25.11.2011, 07:49
“Kolesterol düşüren ilaçlar damar sertliğini gideriyor” başlıklı haberi sitemde yayınlamıştım. Bu haber için benim yorumum şöyle: Ateroskleroz kronik bir enflamatuar bir hastalıktır; kolesterol yüksekliği ile bir alâkası yoktur. Bu kişilerde kolesterol yüksekliği bir iltihapta (mesela pnömoni) lökositlerin artması veya ateşin çıkmasına benzer bir durumdur. Kemik iliğinde lökosit sentezinin önlenmesi veya antipiretikler ile ateşin düşürülmesinin pnömoninin iyileşmesine hiçbir katkısı olmadığı gibi kolesterol sentezini inhibe etmenin de kalp-damar hastalıklarının iyileşmesi üzerine bir faydası yoktur.
MURAT TUZCU’ DAN KARDİYOLOGLARA “TOKAT” GİBİ CEVAP
24.11.2011, 07:47
Dün Habertürk gazetesinde Ceyda Erenoğlu’ nun “Kolesterol düşüren ilaçlar damar sertliğini gideriyor” başlıklı haberinde bizim statin meftunu kardiyologların yorumlarını gülerek okudum. Habertürk’ ün sağlık editörü Ceyda Erenoğlu da bu açıklamalara benim gibi şaşırmış olmalı ki Murat Tuzcu ile tekrar görüşmüş ve gerçek bir gazeteciye yakışan sorularla yüksek doz statin yazmayı kardiyologluk yapmak sananlar için harika bir “rehber” hazırlamış.
GAZETECİLERİN BEDAVA GEZİLERE KATILMASI ETİK Mİ?
22.11.2011, 16:49
Ülkemizin iki ünlü ekonomi yazarı birkaç gün süreyle bir ilaç firması tarafından götürüldükleri Amerika seyahati ile ilgili yazılar kaleme aldılar. Yazıları, bakalım ilaç dünyasının hangi ekonomik sorunlarını dile getirecek diye merakla okudum ama büyük bir hayâl kırıklığına uğradım. Yazılar neredeyse tamamen çanak sorular, bunlara verilen cevaplar, firmanın methedilmesi (bunlar bilgilendirme diye kimseyi kandırmaya kalkmasınlar) ve oradaki yetkililer tarafından verilen tıbbi bilgilerin yazıya dökülmesinden ibaretti.
TÜRKİYE’ DE BİLİMSEL ARAŞTIRMA DA YAPILMIYOR BİLİMSEL YAYIN DA
19.11.2011, 09:34
Abdullah Gül Üniversitesi’nin temel atma törenine katılan YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, burada yaptığı konuşmada şunları söylüyor: “Bilimsel yayın artışında üçüncü ülke durumundayız. Geçen yıl 17′nci sıradaydık. Bu yıl sırada yükselme olacak. Layık olduğumuz seviyeye ulaşacağız. Layıkıyla yapamadığımız tek konu ise elimizdeki bilgileri teknolojiye çevirememek. Bizde 27 bin makale basılıyor. Bunlardan patent alınan makale sayısı 85 civarında. İsrail’de 4 bin civarında makale basılıyor. Bin 500′üne patent alınıyor.”
KOLESTEROL İLAÇLARI FASO FİSO MU?
17.11.2011, 23:20
Tüm dünyada en çok satılan ilaçların başında halk arasında kolesterol ilacı olarak bilinen statinler geliyor. Karaciğerde kolesterol yapımını yüzde 30-50 oranında azaltarak etki gösteren bu ilaçlar hem bilinen kalp hastalığı olan ve hem de kalp damar hastalıkları bakımından yüksek risk grubunda yer alan kişilerde bu hastalıklarının tedavisi ve önlenmesi için yaygın olarak kullanılıyor.
GÜZELLİĞİN ON PAR ETMEZ BU BENDEKİ AŞK OLMASA
16.11.2011, 01:49
“Bir güzelliği oluşturan özellik, o nesnenin elemanları arasındaki oranlardır. Eğer bu elemanlar oranlı bir şekilde bir araya gelmişse birbirleriyle bütünlük içindedir. Buna uyum diyoruz. Estetik bir uyum için de doğada birçok canlıda bulunan altın oran geçerlidir. Estetik uyum planlanırken altın oran da göz önüne alınmalıdır.”
KOLESTEROL İLAÇLARI BİR İŞE YARAMIYOR
14.11.2011, 00:24
Kolesterol düşürücü ilaçların (statinler) kalp-damar hastalıklarıyla ilgili komplikasyon ve ölümleri azaltmadığını gösteren pek çok araştırma olmasına karşılık bu ilaçlara tapanların çok sık kaynak gösterdikleri, kısa adı JÜPİTER olan bir araştırma vardır. Metodu ve sonuçları ciddi şekilde tenkit edilen bu çalışma statinlerin sağlıklı insanlarda da kalp-damar sorunlarını azalttığını göstermiştir. Buna dayanarak da birçok sağlıklı kişiye uzun süre statin tedavisi uygulanmıştır.
ÇÖLYAK HASTALIĞI NEDEN ARTIYOR?
13.11.2011, 10:16
Görülme sıklığı giderek artan ve adı ülkemizde de her geçen gün daha çok duyulan modern zaman hastalıklardan biri de Celiac (Çölyak okunur) hastalığıdır. Bu kelime Yunanca karın manasına gelen ‘koilliakos’ kelimesinden gelir. Mayo Klinik tarafından yapılan yeni bir araştırma Çölyak hastalığının Amerika’ da geçmiş senelere göre 4 misli fazla rastlandığını gösteriyor.
ALZHEİMER İLAÇLARINDAKİ BÜYÜK OYUN
12.11.2011, 02:00
Bu yıl ilaç harcamaları için ayrılan 15.6 milyar liranın daha yıl bitmeden aşılması üzerine hükümet her gün yeni arayışlara yöneliyor. Son karar dün gece yürürlüğe girdi ve ilaç fiyatları düşürüldü. Bu sayede bir buçuk milyar liranın üzerinde tasarrufun mümkün olacağı tahmin ediliyor. Hatırlarsanız daha birkaç gün önce de gereksiz ilaç yazan hekimlere “negatif performans” verilmesi, aile hekimliğinde hastalardan reçete bedeli ve 3 kutu ilaç sonrası katkı payı alınması gibi tedbirler gündeme gelmişti.
SİGARA BIRAKTIRMA İLACI İNTİHAR RİSKİNİ ARTIRIYOR
11.11.2011, 01:34
Ülkemizde de sigara bıraktırma tedavisinde yaygın olarak kullanılan ve Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak dağıtılan varenicline etken maddeli Champix isimli ilacın intihar ve depresyon riskini artırdığı ortaya çıktı.PLoS One isimli tıp dergisinin son sayısında yayınlanan ve 13 senelik sürede sigara bırakma tedavisi ile ilgili 13 bin yan tesirin incelendiği araştırma, intihar teşebbüsü ve depresyon gibi olumsuzlukların yüzde 90’ ının Champix’ ten, yüzde 7’ sinin bupropion’ dan ve yüzde 3’ ünün ise nikotin yerine koyma tedavisinden kaynaklandığını gösterdi.
GRİP AŞISI OBEZLERDE DE İŞE YARAMIYOR
04.11.2011, 07:02
North Carolina Üniversitesi tarafından yapılan ve ‘International Journal of Obesity’ isimli tıp dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre grip aşısı obezlerde fazla işe yaramıyor. Grip için risk yaratan hastalıklardan biri de obezitedir. Nitekim iki sene önceki domuz gribi salgınında obezlerin gribe yakalanma ve gripten ölüm ihtimallerinin yüksek olduğu ortaya çıkmıştı. Bunun sebebi ise obezitenin kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanser, astım, uyku-apne sendromu gibi pek çok hastalığa zemin hazırlaması yanında bu kişilerde bağışıklığın da ciddi şekilde baskılanmış olmasıdır.
GRİP AŞILARININ ETKİLİ OLMADIKLARI ORTAYA ÇIKTI
02.11.2011, 19:50
Her sene milyonlarca insana yapılan grip aşılarının etkinliğinin sanıldığı kadar yüksek olmadığını gösteren araştırmalara bir yenisi eklendi. Minnesota Üniversitesi uzmanları tarafından yapılan bir analiz, bugüne kadar aşı olanların gripten yüzde 70-90 oranında korunduğu iddialarının gerçek olmadığını ortaya koydu. 1967 senesinden beri grip aşılarıyla alâkalı 5.707 makalenin tarandığı ve bunlar içinde bilimsel bakımdan tam yeterli bulunan 31 tanesinin değerlendirdiği analize göre, grip aşılarının 18-65 yaş arasındaki sağlıklı erişkinlerdeki etkinliği yüzde 59!
İNTERNET YOLUYLA YAPILAN GRİP AŞILARINI BEKLİYORUM
01.11.2011, 01:40
Grip aşısı hayranı bir okuyucumun mektubunu yayınlıyorum: “Değerli Hocam, Sizin gibi grip aşısı muhalifi bazı kendini bilmezlerin iddialarına itibar edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Ben sizin açıklamalarınıza karşılık, her sene gidip ‘inadına’ aşımı oluyorum ve çok da memnunum. Grip aşısı üreticileri de sizlerin kösteğine rağmen yılmadan çalışıyorlar. “Mikro grip aşısından” haberiniz var mı bilmem. Bu sayede iğneden korkanlar da artık canları yanmadan aşı olabilecekler. “Mikro grip aşısı” nın endüstrinin ille de herkese grip aşısı yapma kaygısından kaynaklanmadığını bilmenizi isterim. Bu mucize ürün hiç şüpheniz olmasın ki üreticilerin tüketicilerin hassasiyetlerine verdikleri önemin bir eseridir; başka bir şey değildir.
GRİP AŞISI REZALETİ
31.10.2011, 00:59
Grip aşılarının kahraman savunucusu, viroloji profesörü Selim Badur’ un ağzından grip aşısı ile “ticari” kelimelerini yan yana duymak bir başka keyifli oluyor. Türkiye'de grip mevsiminin ocak, şubat, mart aylarına kaydığını, buna karşın grip aşısının hiçbir Batı ülkesinde örneği olmadığı şekilde, ağustos sonunda piyasaya verildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Badur şunları söylüyor: "Tamamen ticari kaygıyla yapılıyor. Bir firma diğerinden bir hafta önce getirirse mal fazlası olarak depolara, eczanelere yığar ve piyasayı kapatır. Bu böyle giderse temmuz ayında grip aşısı çıkacak Türkiye'de. Fransa bu yıl grip aşısını 9 Kasım'da çıkarıyor, toplumunu da o gün için bilgilendiriyor. Bizde, aşıyı bir gün önce piyasaya vereyim demek, bizi komik durumlara düşürüyor, böyle olmaması gerekir.
HASTA MEMNUNİYETİ NE OLMALIDIR?
29.10.2011, 07:46
"Hastaların yüzde 80'inin sağlık hizmetlerinden memnun olması" o ülkede ne tıp eğitiminin ne de sağlık sisteminin başarılı olduğunun iyi bir göstergesi değildir. Çünkü herhangi bir doktora giden kişilerin yüzde 80'inin memnun olması zaten beklenen bir orandır. Bu oran, aynı zamanda bir sağlık ocağı veya bir genel hastane polikliniğine başvuran ama önemli bir sağlık sorunu olmayan kişilerin de oranıdır. Bunların bir kısmı ilaç yazdırmak için, bir kısmı önemli olmayan gelip geçici birtakım şikâyetler (soğuk algınlığı, boğaz ağrısı, kabızlık, hazımsızlık, hâlsizlik...) için, bir kısmı tansiyon ölçtürmek için, bir kısmı muayene ücretsiz olduğu için, hatta bir kısmı canı sıkıldığı için sağlık kuruluşuna başvurur. Bu yüzde 80'lik kısmın sorunlarını iyi bir eğitim almış veya almamış olsun her birinci basamak hekimi rahatlıkla halleder. Örnek vermeye bile gerek yok; bu kişilere üç aşağı beş yukarı hep aynı reçeteler yazılır.
BÜYÜKLERE KOLESTEROL MASALLARI (4) KOLESTEROL TEORİLERİ BİRER BİRER İFLAS EDİYOR
27.10.2011, 00:01
Kötü kolesterol (LDL-kolesterol) ve trigliserit yüksekliğinin kalp damar hastalıklarına bağlı kalp krizi, felç ve ölümleri artırdığı, buna karşılık iyi kolesterol (HDL-kolesterol) yüksekliğinin ise koruyucu etkisi olduğu iddia edilir. Kötü kolesterolü ve trigliseritleri azaltmanın, iyi kolesterolü yükseltmenin kalp damar hastalıklarına bağlı kalp krizi, felç ve ölümleri azaltacağı umuduyla planlanan ve kısa adı AIM-HIGH olan bu araştırma da tıpkı ACCORD araştırması gibi fiyaskoyla sonlandı.
BÜYÜKLERE KOLESTEROL MASALLARI (3) HAYDA... İYİ KOLESTEROL DE ASLINDA İYİ DEĞİLMİŞ
26.10.2011, 07:41
Kolesterol mafyasının masallarında “iyi kolesterol” ne kadar yüksekse ve “kötü kolesterol” ne kadar düşükse damar sertliğinin ve bunun sebep olduğu kalp krizi, felç ve ölümlerin o kadar az olacağı ballandıra ballandıra anlatılır. “İyi kolesterolü” artıran, “kötü kolesterolü” azaltan ilaçlara methiyeler düzülür. ABD hükümeti tarafından finanse edilen ve yaşları 40 ile 79 yaş arasında olan 10 binden fazla tip 2 şeker hastası üzerinde yapılan “Action to Control Cardiovascular Risk in Diabetes” (ACCORD) adlı araştırma kolesterol dünyasında büyük şaşkınlık yarattı.
BÜYÜKLERE KOLESTEROL MASALLARI (2) KOLESTEROLÜN ZARARLI OLMADIĞI NASIL İSPATLANDI
25.10.2011, 11:01
Senelerden beri birkaç kişi kolesterolün “görüldüğü yerde vurulması gereken bir terörist” olmadığını, sağlıklı bir hayat için elzem bir madde olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Karşımızdaki hayli kalabalık ve de zengin “kolesterol mafyası” ise tam aksini iddia ediyor, kolesterolü yerden yere vuruyorlar. Tam yağlı inek sütünü, tereyağını, yoğurdu, kırmızı eti karalamadıkları bir gün geçmiyor. Amaçlarını biliyorsunuz: Toplumda “kolesterol fobisi” yaratarak bir taraftan kolesterol ilaçlarının diğer taraftan da yağı alınarak beş para etmez hale getirilmiş, kutulara doldurulmuş hazır gıdaların satışını artırmak!
BÜYÜKLERE KOLESTEROL MASALLARI(1) MEĞERSE KÖTÜ KOLESTEROLÜN DAHA KÖTÜSÜ VARMIŞ
23.10.2011, 21:13
Son senelerde ilaç ve hazır gıda endüstrisi el ele verdi ve kısa zamanda tüm dünyada müthiş bir ‘kolesterol fobisi’ oluşturuldu. İnsanlar sistemli bir şekilde ‘kolesterol manyağı’ yapıldı. Kolesterol, topluma ve maalesef aynı zamanda doktorlara da türlü pazarlama taktikleriyle kalp krizi ve inme gibi ölümcül hastalıkların tek sebebiymiş gibi tanıtıldı. Korkutma kampanyası son sürat devam ediyor, çünkü kolesterol pazarında müthiş para var. Sadece kolesterol düşürücü ilaçların yıllık satışları 25 milyar doları geçiyor.
SEZARYEN Mİ, NORMAL DOĞUM MU?
22.10.2011, 08:35
Ben üniversite hastanelerinde uzmanlık eğitimi almış kadın-doğumcuların doğumevlerinde ihtisas yapmış olanlara göre sezaryene daha meyyal olduklarını düşünüyorum. Üniversite hastanelerinde sezaryen oranları kaçınılmaz olarak daha yüksektir çünkü genellikle daha karmaşık ve ağır vakalar vardır. Bu sebeple de üniversite asistanları normal doğumu doğum evlerindekilere göre çok daha az görür ve uygularlar. Bu arada unutulmaması gereken bir durum daha var: Tarlada çalışan, evinin suyunu çeşmeden, odununu ormandan getiren güçlü kuvvetli, acı çekmeye alışmış çilekeş köylü kadınlar rahatlıkla normal doğum yapabilirler ama bunu nazenin metropol kadınlarından beklemek biraz da haksızlıktır.
SAĞLIĞIN ANAYASASI NASIL OLMALIDIR?
20.10.2011, 21:06
Habertürk televizyonunda Didem Arslan Yılmaz’ ın sunduğu “Türkiye’ nin Nabzı” programında Tam Gün Kanununu ve onunla ilgili sağlık sorunlarını tartıştık. Orada da ifade ettiğim görüşlerimi burada da özet olarak tekrarlamak istiyorum. BİR: Tam Gün Kanununu tek başına değil Sağlık Dönüşüm Programı çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Bu kanuna kökten karşı çıkan hekim veya öğretim üyesi neredeyse yok denecek kadar azdır; anlaşmazlığın temel sebebi aylık kazançla ilgilidir.
SAĞLIKTA SUÇLU KİM?
19.10.2011, 23:06
Küreselleşen dünyada hekimlik mesleği, hastalıkları önleyen ve sağlığı koruyan bir sanat olmaktan çıkarak hastalara ilaç ve yüksek teknoloji giydiren bir konfeksiyona dönüşüyor. Hekimin ilgisi ve iyileştirici gücü ise ilaç, teknoloji ve paraya devrediliyor. Artık hekimin saygınlığı bile kariyeri, şöhreti ve aldığı ücreti kadar… Sevilen, sayılan ve kutsal bir otorite gibi duran hekim algısı artık yok! Hekim yüzünüze değil bilgisayarın ekranına bakarken sizinle değil bürokratik işlemlerle ilgileniyor. Soğuk makinaların içinde, bilgisayarların teşhis ve tedavisine sunulan, ölçülüp biçilen, borsada işlem gören ve menkul değerlere çevrilebilen hastalık dünyasında yaşıyoruz. Sağlık ise paranın gücüne göre alınıp satılan tüketim malzemesi oldu.
HASTAYI SAĞLIK SİSTEMİ TEPTİ!
18.10.2011, 22:24
Hasta sahibi doktor babası çok sevgi ve saygı duyduğumuz bir arkadaşımız. Telefon etti ve annesinde hafif şuur bozukluğu olduğunu söyledi. Acilen en yakın doktora başvurmasını ve nörolojik bir problem düşünürse beni aramasını söyledim. Ardından başka profesör arkadaşını aradığını ve hastaneye yatırdıklarını söyledi. 3 gün sonra ziyaret amacıyla gittiğimde hastanın yoğun bakım servisinde şuuru hafif kapalı olarak yattığını gördüm. Üriner infeksiyon tanısı ile tedavisi görüyordu. Kısa bir muayenede sağ hemiparezi farkettim ve acilen beyin MR çekilmesini ve nöroloji ile görüşülmesini talep ettim. Hatta ziyaretçi rolünden çıkıp resmi bir konsültasyon notu da yazdım. Yoğun bakım nöbetçisi arkadaş telaşlandı ve büyük çabalarla hastane MR teknisyenine ulaştı. Hafta sonu nedeniyle evinden gelen teknisyen beyin MR çekti ve beyin damar tıkanıklığı tesbit edildi. Nöroloji bölümüne devredildikten sonra hasta ziyaretini bitirdim. karşılaştıklarım beni çok üzdü
TIPTA SANAL KONGRE OLUR MU?
17.10.2011, 23:49
Tıpta sanal kongre olur hem de bal gibi olur. Senelerden beri ilaç firmalarının hekimleri ezmek, sindirmek için kullandıkları tıp kongrelerine karşı mücadele ediyorum. İç Hastalıkları Derneğini ve değerli yönetcilerini tebrik ediyorum. Dileğim bu ve benzeri uygulamaların tüm bilim dallarına yayılması. Artık ilaç firmalarının kucağına oturmak istemiyoruz.
CHP’ DEN MÜTHİŞ SAĞLIK HAMLESİ
16.10.2011, 01:40
CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a, “Türkiye’ye getirilmeye çalışılan yabancı doktorlar Türk hastayla empati kurabilir mi?” diye sordu.Soru, sağlıkla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi ve Danıştaya’ a itiraz etmek dışında doğru dürüst bir planı, programı, politikası olmayan, şayet varsa bunu topluma anlatmayı bile beceremeyen CHP’ nin doktor milletvekiline çok yakışmış. Muhalefet etmek sadece tenkitle olmaz; CHP çözümlerini de alternatiflerini de ortaya koymak zorundadır.
VİTAMİNLER ÖLDÜRÜYOR
15.10.2011, 09:15
Zaman gazetesindeki yazım: Bu hafta başında Archives of Internal Medicine isimli muteber tıp dergisinde yayımlanan araştırmada da her gün multivitamin, folik asit, B6 ve çinko, demir, bakır, magnezyum gibi mineral haplarını içen kadınların ölüm risklerinin artmış olduğu ortaya çıktı. Araştırma, ortalama yaşları 62 olan 40 bin kadının 19 sene takip edilmesiyle gerçekleştirildi. Doktor Jaakko Mursu ve ekibi, “Şu anki verilere bakarak, vitaminlerin genel ve yaygın kullanımını meşru kılacak bir sebep göremiyoruz.” diyor.
GENÇ BİR HEKİMİN MEKTUBUNDAN ALINACAK DERSLER VAR
13.10.2011, 20:38
"Tıp kongresi mi, bayi toplantısı mı?" başlıklı yazıma 100' den fazla yorum geldi. Herkesin fikrine saygılıyım; her zaman olduğu gibi gelen tüm yorumları aynen yayınladım. Beni üzen ve hayretlere düşüren en önemli şey daha sonra yazımın sonuna eklediğim notta da belirttiğim gibi çok değerli meslektaşlarımdan bazılarının bu yazımı "hekim eleştirisi" olarak değerlendirmeleri oldu. Özellikle de öğrencilikleri döneminde sosyalist-komünist görüşü benimsediklerini bildiğim bazı arkadaşlarımın herkesten çok kapitalist düzen savunucularına dönüşmüş olmalarına da çok şaşırdım.
TIP KONGRESİ Mİ BAYİ TOPLANTISI MI?
12.10.2011, 00:54
Ben Tıp Kongrelerine temelden karşıyım ve senelerdir de bunun yanlışlığını anlatmaya çalışıyorum. Hemen hemen herkesin cebinden ‘beş kuruş çıkmadan’ katıldıkları bu toplantılar benim gözümde “bayi toplantısı’ ndan başka bir şey değildir. Sağlık Bakanlığı’ nın bu son kararını fırsat bilerek bu mevzudaki görüşlerimi tekrar paylaşmak istiyorum.
İLAÇ İSRAFININ SEBEPLERİ NELERDİR, ÖNLENMESİ İÇİN NELER YAPILABİLİR
10.10.2011, 22:27
Altı ay önce yayınladığım “İlaç israfının önlenmesi için SGK’ ye bir tavsiye” isimli yazımda Bakan Çelik’ in dile getirdiği fazla ilaç yazan doktora negatif performans uygulamasının bir benzerini “pozitif performans” şeklinde tavsiye etmiştim. Bence benim teklifim daha doğrudur. Yazımın ilgili paragrafı aynen şöyle: “SGK doktorların reçetelerini takip ederek az sayıda, düşük dozda ve ucuz ilaç yazan hekimleri ödüllendirmelidir. Bu sayede gereksiz ilaç kullanımı kontrol altına alınarak önemli ekonomik kazançlar elde edileceği gibi hastaların gereksiz ilaçlar yüzünden karşılaşacağı komplikasyonlar ve riskler de ortadan kalkacaktır.”
YALNIZ SÜTLERİ DEĞİL İNEKLERİ DE BOZMUŞLAR
08.10.2011, 09:10
“Açık süt mü, kutu sütü mü?” başlıklı yazıma pek çok okuyucumdan ve bu arada ‘isimlerinin açıklanmasını istemeyen bazı ineklerden’ de tepkiler geldi. Ben de gittim; bir süt fabrikasında çalışan bu ineklerle ‘off the record’ çok samimi bir görüşme yaptım. Biliyorum, şimdi konuştuklarımızı açıkladığım için bana belki ‘ineklik ediyorsun’ diyeceksiniz, ama bu davranışımı haklı kılacak sebebim var: Tüm öğrenim hayatım boyunca ben hep ‘inek’ olarak adlandırıldım. Herhâlde bu yüzden de kendimi onlara çok yakın hissediyorum; meselâ çayıra, çimene, yeşile yemesem bile ben de bayılırım. Dolayısıyla ineklik etmek meşrebime aykırı değil.
AÇIK SÜT MÜ, ŞİŞE SÜTÜ MÜ, KUTU SÜTÜ MÜ..HANGİSİ?
06.10.2011, 09:08
Benim çocukluğumda, bırakın ‘kutu sütlerini’ ‘şişe sütü’ bile icat edilmemişti. Sütü de bir çok başka şeyi de, meselâ yoğurdu, hatta balığı bile kapıdan geçen seyyar satıcılardan alırdık. Sütçüler genellikle atlarının iki tarafına astıkları güğümlerle satış yaparlardı. Kupa şeklinde galvanizli tenekeden değişik boylarda ölçekleri olurdu; biz evden tencere ile gider annemizin istediği kadar süt alırdık.
BU SORULARIMA CEVAP ALMADAN GRİP AŞISI YAPTIRMAM
05.10.2011, 00:09
Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Gaye Usluer’ le yapılan ve medyada “Grip kapıda, aşınızı olun” başlığı ile yer alan, grip aşısı reklâmı yapılan haberi okudum. Prof. Dr. Gaye Usluer, “Grip ile nezle arasındaki fark nedir? Gripten korunmanın yolları neler? Grip nasıl tedavi ediliyor? Antibiyotikler tedavide etkili oluyor mu? Bağışıklık sistemini güçlendirmek gripten korunmada etkili oluyor mu?” … gibi “sade suya tirit sorulara” cevaplar vermiş.
TIP FAKÜLTELERİ YAN GELİP YATMA YERİ OLDU
01.10.2011, 00:23
26 Ağustosta yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname’ nin (KHK) ertesi günü yayınlanan yazımda Tam Gün Kanunu’ na tam destek verdiğimi belirtmiştim. O yazımda da belirttiğim gibi “öğretim üyelerinin döner sermaye faaliyetleri kapsamında gelir elde edilen faaliyetlerde bulunmayacak ve hiçbir biçimde ek ödeme almayacakları” şeklindeki ifadenin “hasta muayenesi, ameliyat veya diğer tıbbi girişimleri yapabilecekleri fakat bunlardan hiçbir şekilde maddi bir menfaat temin edemeyecekleri” şeklinde anlaşılması gerektiğini yazmıştım.
GRİP AŞISI HAKKINDA AKLA ZİYAN SORULAR
27.09.2011, 21:27
Şu günlerde “Grip aşısı alarmı” başlıklı yazıları okuyup da heyecanlanmamak mümkün değil. Bu sene grip salgını olacak mı, yoksa toplumda panik mi yaratılmak isteniyor? Grip aşısı olmak şart mı? Grip aşısı üreten firmaların ya da ilaç endüstrisinin bu işte rolleri var mı? Bu yıl piyasada olan grip aşısı bizi bu salgından koruyabilecek mi? Grip aşısı para tuzağı mı? gibi pek çok soruya cevap arıyorlar. Sorular bizden cevaplar sizden.
İLAÇLARA BAĞLI ÖLÜMLER TRAFİK KAZALARI ÖLÜMLERİNİ GEÇTİ
25.09.2011, 01:22
Amerika’ nın ünlü Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’ nin verileri, 2009 senesinde en az 37 bin 485 kişinin ölümüne yol açan ilaçların trafik kazasına bağlı ölümlerin önüne geçtiğini gösteriyor. İlaçlara bağlı ölümler bu ülkede 1979 senesinden beri takip ediliyor ve araştırmaya göre de ilk defa trafik kazalarının önüne geçiyor. Los Angeles Times gazetesindeki habere göre önlenebilir ölüm sebeplerinin çoğunda bir azalma olurken ilaçlar buna bir istisna oluşturuyor.
HEKİMLİK, DOKTORLUK VE HEKİM ÖĞRETMENLİĞİ (1. BÖLÜM)
24.09.2011, 20:43
Dr. M. Özgür Niflioğlu' nun yazısı: Dünyada bazı meslekler vardır ki, hakkını vermeden yapamazsınız. Öğretmenlik, liderlik, askerlik ve hekimlik… Listeyi uzatmak mümkün… Kötü öğretmen gençleri, kötü asker orduyu, kötü lider de devleti tehlikeye sürükler. Kötü hekimlik ise öldürür. Gayet açık ve net: öldürür. Hekimlere doktor da denir.
İNCE HASTALIĞIN İNCE TARAFLARI
24.09.2011, 06:03
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından geçen hafta yapılan açıklamada, Avrupa'da ilaca dirençli tüberküloz vakalarında yaşanan artışın endişe verici boyutlara ulaştığı ve gerekli tedbirler alınmazsa hastalığın binlerce kişinin ölümüne yol açabileceği kaydedildi. DSÖ’ nün verilerine göre dünya nüfusunun üçte biri, yani 2 milyar insan tüberküloz mikrobu taşıyor ve bu sayıya her yıl 100-200 milyon kişi ekleniyor. Dünyada her sene 8 milyon kişi tüberküloz hastalığına yakalanıyor ve bunların 2 milyona yakını da ölüyor.
İLAÇLARA BAĞLI ÖLÜMLER TRAFİK KAZALARI ÖLÜMLERİNİ GEÇTİ
23.09.2011, 22:46
Amerika’ nın ünlü Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’ nin verileri, 2009 senesinde en az 37 bin 485 kişinin ölümüne yol açan ilaçların trafik kazasına bağlı ölümlerin önüne geçtiğini gösteriyor. İlaçlara bağlı ölümler bu ülkede 1979 senesinden beri takip ediliyor ve araştırmaya göre de ilk defa trafik kazalarının önüne geçiyor.
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE TEŞHİSLERİNİN ÇOĞU YANLIŞ OLABİLİR
22.09.2011, 00:22
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Sendromu veya kısa adıyla DEHS modern zaman hastalıklardan biri. Elbette daha önceki senelerde böyle bir klinik tablo mutlaka vardı ama özellikle son senelerde DEHS teşhisi konan çocukların sayısının inanılmaz boyutlarda arttığı da bir gerçek. Bizim zamanımızda ‘Akıllı çocuk yaramaz olur’ sözü geçerliydi. Anne ve babalar şimdikinin tam tersine yemeğini yiyen, dersini aksatmayan, otur diyince oturan, kalk deyince kalkan çocuklarından ‘Acaba bizim çocuk geri zekâlı mı’ diye endişe ederlerdi.
İSTİHARELERİN DEĞİŞMEZ MEKANINDAN ALINACAK DERSLER VAR
19.09.2011, 07:57
Tüm üniversite öğretim üyelerine Fatih Altaylı’ nın bugünkü “En iyi tıp sistemi nasıl çalışıyor” başlıklı yazısını dikkatle okumalarını tavsiye ediyorum. Aynı tavsiyem sağlık konusunda Danıştay’a veya Anayasa Mahkemesine gitmekten başka bir faaliyeti ve politikası olmayan CHP yöneticileri için de geçerli. Fatih Bey, “istiharelerin değişmez mekânı” Cleveland Kliniğinin kardiyoloji bölümü yöneticilerinden Prof. Dr. Murat Tuzcu’ nun ağzından oradaki sistemin nasıl çalıştığını anlatıyor.
ANTİPSİKOTİK İLAÇLARIN YARIDAN FAZLASI BOŞUNA YAZILIYOR
18.09.2011, 15:55
Amerika’ da (ABD) Stanford ve Chicago Üniversiteleri tarafından yapılan yeni bir araştırma, “atipik antipsikotik ilaçlar”ın etkinliğinin ispatlanmadığı hastalıklar için de yaygın olarak reçete edildiğini ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, atipik antipsikotik ilaçlar doğru endikasyonda kullanılmış olsa bile, bunların çok daha ucuz olan tipik antipsikotik ilaçlardan tedavi ve yan etkiler bakımından hiçbir üstünlükleri yok. Atipik antipsikotik ilaçların en önemli yan etkileri içinde diyabet, kalp hastalıkları ve aşırı kilo alınması var.
NEDEN OTA ÇÖPE SAPA PÜSKÜLE DÜŞKÜN OLDUK
17.09.2011, 07:53
Son zamanlarda insanlarımızda giderek de yaygınlaşan şöyle bir temayül var: Tomografiden endoskopiye, eforlu elektrodan anjiyoya, alerji testlerinden sintigrafiye kadar modern tıbbın tüm teşhis imkânlarından cömertçe faydalanıyor ama sıra tedaviye gelince çareyi otta, çöpte, sapta, püskülde aramaya başlıyor. Amerikalının Avrupalının bir tanesini yaptırmak için aylarca sıra beklediği, teknolojinin en son teşhis yöntemlerinden hem de beş kuruş ödemeden yararlananlar neden modern tıbba sırtlarını dönüp alternatif tıptan medet umuyorlar dersiniz?
İLAÇ FİYATLARI NASIL KONTROL ALTINA ALINABİLİR?
16.09.2011, 08:46
Dünyadaki tüm ülkelerin ilaca ödedikleri para her geçen sene katlanarak artıyor. Türkiye’ de ilaca yapılan ödemelerin yüzde 85’ den fazlasını üstlenen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)’ nin 2002’ de ödediği para 4.4 milyar iken bu rakam 2010’ da 3 mislinden fazla artarak 16 milyara ulaştı. Oysa SGK 2010 yılı ilaç harcamaları için toplam 14.6 milyar TL’lik kaynak ayırmıştı. SGK, bütçenin tutturulması için ilaç bedellerinin ortalama yüzde 9.5 ıskontoyla ödenmesi kararı aldı ve bütçe 2010 için 14.8 milyar liraya bağlandı.
HASTALIĞINIZ UYDURMA OLMASIN?
15.09.2011, 00:05
Metin Münir Milliyet’ teki köşesinde “Psikiyatrinin uydurma hastalıkları” başlıklı yazısında “Amerikan Psikiyatri Derneği tarafından yayınlanan ve bütün dünyada kabul gören kitabın 1968 baskısında 182 hastalık varken bu sayının 1980’ de 365’ e ve 2000’ de ise 365’ e çıktığını belirterek birçok psikiyatrik hastalığın uydurma olduğunu” ileri sürüyor. Bu yazıyı okuyunca “Biri Bizi Hasta Ediyor” isimli kitabımda yer alan “Uydurma Hastalıklar” başlıklı yazımı hatırladım.
KASA FİŞLERİ VE BANKAMATİK ÇIKTILARINDAKİ SİNSİ TEHLİKEDEN HABERİNİZ VAR MI
14.09.2011, 16:31
Bundan önceki yazımda bisfenol A (BPA) ihtiva eden sert plastikten yapılmış biberon, bardak, şişe ve yiyecek saklama kaplarının sağlığımız üzerine olan olumsuz etkilerinden bahsetmiştim. BPA sadece bu kaplarda değil, günlük hayatta kullandığımız sayısız üründe de bulunuyor. Belki size inanması zor gelecek ama hergün hepimizin elinden düşmeyen kasa fişleri, bankamatik çıktıları, faks belgeleri gibi termal kağıtlarda da çok yüksek miktarlarda BPA var. Termal kâğıt madeni bir parayla çizildiğinde rengi değişen kâğıttır.
PET ŞİŞELER VE DAMACANALAR GERÇEKTEN ZARARLI MI, KANSER YAPIYOR MU?
12.09.2011, 00:42
Sert plastik ürünleri zararlı kılan şişenin plastiğindeki “bisfenol A” veya kısaca “BPA” dediğimiz maddedir. Her gün kullandığımız sayısız üründe bulunan BPA'nın tehlikesi daha çok bardak, şişe, saklama kabı gibi yiyecek ve içeceklerin muhafazasında kullanılan sert plastik kaplardan kaynaklanıyor. Bunlar içinde en önemlisi de BPA ihtiva eden biberonlardır. Sayısız araştırma, bebek ve çocuk sağlığının BPA yüzünden ciddi tehlikelerle karşı karşıya olduğunu ortaya koyuyor. Çünkü BPA ihtiva eden plastik biberon, şişe ve yiyecek kaplarına sıcak bir sıvı veya yiyecek konduğunda BPA kaptaki sıvıya geçiyor.
SOĞUK ALGINLIĞI İLACI AGUMENTİN ŞURUP NEDEN TOPLATILDI?
10.09.2011, 15:39
Sabah gazetesinde yer alan “Şurup değil kanser içiyormuşuz” başlıklı haberde Türkiye'de de yaygın olarak kullanılan Augmentin adlı şurubun kapağında tehlikeli boyutlarda plastikleştirici "Diisopdecyl Ftalat" maddesi bulunması nedeniyle toplatıldığı bildiriliyor. Haberde, şurubun karaciğere olumsuz etki yaptığının haziran ayında Hong-Kong'da tespit edildiği, Sağlık Bakanlığı da karaciğeri tehdit eden Augmentin şurubun eczane ve hastanelerden toplatma kararı aldığı bilgisi de var.
BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİNİZ
09.09.2011, 18:12
Gazetelerde sağlıkla ilgili skandal haberler hiç eksik olmaz ve büyük bir merakla da okunur. İşte son günlerde sizin de gözünüze çarpmış olduğunu tahmin ettiğim birkaç örnek: “77 yaşındaki bir kadına kürtaj yapılmış gibi sahte belge düzenlendiğinin tespit edilmesinden sonra şubat ayında yapılan ''Neşter'' adlı operasyonun ardından hazırlanan iddianame tamamlandı. Bacağı kesilecek hastanın karaciğeri alındı. Karaciğeri alınacak hastanın da bacağı kesildi. Hastaya verilecek oksijen gazı ile azot gazı karıştırıldığı, hastanın öldüğü anlaşıldı. Kütahya'nın Simav ilçesinde, hastaneden taburcu edildikten 8 saat sonra ölen 28 yaşındaki sara hastası kadının eşi, olayda doktorların ihmali bulunduğunu ileri sürdü.
REFLÜ NEDEN RÖFLE KADAR MODA OLDU?
08.09.2011, 19:07
Birçok şeyin olduğu gibi hastalıkların da modası var. Özellikle de kadınları ilgilendiren hastalıkların. Çünkü erkek milleti ‘iktidarında bir sorun yoksa’ öyle astımmış, kemik erimesiymiş, hatta kansermiş, her hastalığı kendine dert edinmez. Kadınlar ise eteklerinin boyu, çoraplarının deseni, eşarplarının rengi, ayakkabı topuklarının yüksekliği gibi, hangi hastalıkların moda olduğunu da yakından takip ederler.
ANTİBAKTERİYEL SABUN VE DİŞ MACUNLARINA DİKKAT
05.09.2011, 03:02
Antibakteriyel, anneler için adeta sihirli bir kelime. Bunlar sayesinde çocuklarını mikroplara karşı koruduklarını zannederler. Oysa bu ürünlerin günlük hayatta kullanılması düşündüğümüz kadar faydalı değil. Ev temizlik ürünlerinde, parfümlerde, kırtasiye malzemelerinde, hatta ilaçlarda, yiyeceklerde ve içeceklerimizde bulunan binlerce katkı maddesinin insan sağlığına zararları her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. Hepimizin her gün kullandığı sayısız üründe bulunan ve insan sağlığı için ciddi tehlike oluşturduğundan şüphe edilen maddelerden biri de "triklosan" isimli kimyasaldır.
SABRİ' NİN SIRRINDAN HERKESİN ALMASI GEREKEN DERLER
01.09.2011, 19:45
“Sabri’ nin sırrı çözüldü” başlıklı haber adeta bir ibret vesikası gibi. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de denge ve güç sağladığı iddia edilen ve özellikle gençler arasında çok popüler olan renkli plastik bileziklerin foyası ortaya çıkmış. Habere göre, Mayo Clinic ve Bağımsız Araştırmacılar Grubu bilekliğin, 90’larda kullanılan stres bileziği gibi psikolojik güç verdiğini ve plasebo etkisi yarattığını açıklamış. İngiltere’deki Cork Üniversitesi Profesörü Dylan Evans da “Tanıtımı çok iyi yapılan bir ürün. Tamamen plasebo etkisi yaratıyor” demiş.
NEDEN HER İKİ İLAÇTAN BİRİ GEREKSİZ YAZILIYOR?
31.08.2011, 19:06
Türkiye’de de tüm dünyada olduğu gibi gereksiz ilaç kullanımının çok büyük boyutlarda olduğundan kimsenin şüphesi olduğunu sanmıyorum. Her iki ilaçtan birinin hatta daha fazlasının bile gereksiz olması bence de mümkündür. Bugün genel bir poliklinik veya muayenehaneden çıkan hastalara baktığınızda tümünün de elinde birere reçete olduğunu ve bunların çoğunda da 4-5 kalem ilaç olduğunu görürsünüz. Oysa bir hekime giden herkesin ilaç tedavisi gerektirecek kadar hasta olması pratik olarak mümkün değildir. Birçok şikâyetin hatta hastalığın bir takım tavsiyelerle, bazı hayat tarzı düzenlemeleri ile hâlledilmesi mümkün iken ilaç yazmak hekimin de kolayına gelmekte ve hasta da zaten bunu arzu etmektedir.
AĞIZ KOKUSU HASTALIK HABERCİSİ
28.08.2011, 00:58
Ağız kokuları çoğu zaman, hoşa gitmeyen, itici, mide bulandırıcı, berbat kokulardır hatta birisinin çekilmez davranışları için 'ağız kokusu çekmek' şeklinde bir deyim bile vardır dilimizde. Tıpta, hastanın ağzında veya nefesinde kötü koku hissedilmesine halitozis ismi verilir. Ağızları kokanlar çoğu zaman bu kokunun farkında değillerdir, esas rahatsız olanlar anne, baba, eş, arkadaş gibi bunların yakın çevresinde yaşayanlardır. Ama onlar da belki çekindiklerinden, belki o kişiyi gücendirmek istemediklerinden bunu açıkça ifade etmekten kaçınırlar.
TAM GÜNE TAM DESTEK
27.08.2011, 01:39
Habertürk' deki “Sessiz sedasız tam gün” başlıklı habere göre bugün Resmi gazete’ de yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa bağlı olarak kamu sağlık kuruluşlarında çalışan hekimlerin mesai dışında muayenehane açarak ya da bir kuruluşta çalışarak meslek icra etmeleri yasaklandı. Buna göre üniversite öğretim üyesi, muayenehane açması durumunda kendi üniversitesinde sadece eğitim ve araştırma faaliyetlerinde bulunabilecek, hasta bakamayacak ve ameliyat yapamayacak. Daha önce sadece devlet hastaneleri başhekimlerine getirilen "muayenehane açamama" yasağı genişletilerek rektör, dekan, enstitü, bölüm, anabilim ve bilim dalı başkanları ile GATA' daki doktorlar için de geçerli olacak.
OT ÇÖP TİCARETİNE KİM DUR DİYECEK?
26.08.2011, 02:03
Güntay Şimşek www.haberturk.com’ da “Ot ticareti” başlıklı yazısında şunları söylüyor(1) : “Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, bitkilere dikkat çekmiş, ama taşlarla tedaviyi unutmuş. Küçükusta “Bitkisel ilaç sahtekârlarına kanmayın” uyarısını yanlış yere yapıyor. Ayrıca Küçükusta‘ya hatırlatmakta fayda var. Tıp profesörleri de bu işin ticaretini yapıyor. Evet, tıp profesörü ya da eczacılık kökeninin olması gerekir ki bitkileri, otları, ağaçları tedavi için referans göstersin. Fakat bu zevatın yıllarca reçetelerine yazdıkları ilaçların kaçının ne olduğunu, yan etkilerini ne kadar biliyorlar?”
ENERJİ İÇECEKLERİ GENÇLERİMİZİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDİYOR
24.08.2011, 02:27
Enerji içecekleri gençlerimizin sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Amerika’ da yapılan bir araştırma 12-17 yaş arası gençlerin üçte birinin düzenli olarak enerji içecekleri içtiklerini gösteriyor. Bunları kahvaltıda, öğle ve akşam yemeklerinde ve aralardaki atıştırmalarda adeta su veya soda gibi içenler var. İster inanın ister inanmayın, 4 yaşındaki çocuklar için pazarlanan enerji içecekleri bile var!
OLMAZ OLSUN BÖYLE SAĞLIK SİSTEMİ
23.08.2011, 01:56
Bir memleket düşünün ki… ‘tıbbi yanlışlar’ her sene 100 bine yakın insanın ölümlerine yol açsın. Bir memleket düşünün ki… her sene bir milyon 700 bin insanda ‘hastane enfeksiyonu’ ortaya çıksın ve bunların da 90 bine yakını bu yüzden ölsünler. Bunun için 11 milyar dolar harcanmış olsun. Bir memleket düşünün ki… ‘ilaç tedavisindeki yanlışlardan’ her sene 1 milyon 500 bin kişi etkilensin ve bunların 7 bini de bu sebeple hayatını kaybetsin. Bunun için 3 milyar 500 bin dolar harcanmış olsun. Bir memleket düşünün ki… her sene 2 bin 600 kişi ‘yanlış ameliyat kurbanı’ olsun.
BİTKİSEL İLAÇ SAHTEKARLARINA KANMAYIN
20.08.2011, 02:56
Son senelerde fitoterapinin büyük bir kazanç kapısı olduğunu gören bazıları doktor, çoğu ise tıp dışı mesleklerden olan “kerameti kendinden menkul uyanıklar” türemeye başlamıştır. Duygu sömürüsü yanında din sömürüsünü de mükemmel becerirler. “Evelallah” veya “Allah’ ın izniyle” gibi ifadeler ağızlarından hiç düşmez. Araştırmalarının ve ürünlerinin onlarca internet sitesinde yayınlandığını, bütün dünyada kabul gördüğünü, milyonlarca kişi tarafından kullanıldığını üfürürler. Bazıları göbek havaları veya kahkahalarıyla meşhur sarışın kadın programlarında, bazıları ise uydu üzerinden yayın yapan kanallarda sıkça boy gösterirler.
TIPTA UZMANLIK TEZLERİ KALDIRILMALIDIR (pAZARCI DOKTOR VAKASI MÜNASEBETİYLE)
19.08.2011, 11:27
Uzmanlık tezi özellikle eğitim hastanelerinde “yapılmış olmak için yapılan" gereksiz çalışmalardır. Bir kere bunların hemen hiçbir zaman gerçek manada bir “tez” değildir. Bunların kimi daha önce yapılmış klinik çalışmaların kötü tekrarları veya geriye dönük dosya taramaları ve hatta derlemeler şeklindedir. Bu tezler içinde bazıları bilimsel yayın olarak dergilerde yayınlanabilir veya kongrelerde bildiri olarak sunulabilir ama çoğu, kimse tarafından doğru dürüst okunmadan arşivlerin tozlu raflarında yerini alır.
PROFESÖRLER BİLİM ADAMI DEĞİLDİR
17.08.2011, 12:46
Bilim adamı, profesör, öğretim üyesi çoğu zaman birbiriyle karıştırılan, birbirinin yerine de kullanılan tabirlerdir. Gelin bugün bunların esasında ne manaya geldiğine bakalım; sıkça duyduğumuz “Bu adam nasıl profesör olmuş?” veya “Bu adamı kim profesör yapmış?” gibi sorulara cevaplar arayalım. Bilim adamı herhangi bir bilim dalında bilimle uğraşan kişilere verilen geniş kapsamlı bir isimdir. Bu bilim dalı fizik, kimya, astronomi, biyoloji, tıp ya da başka bir şey olabilir.
EKONOMİK KRİZİN KEYFİNİ ÇIKARIN
15.08.2011, 01:03
Ekonomi cephesinden birbiri ardına gelen haberler yazın şu sıcak ve nemli günlerini daha da dayanılmaz yapıyor. Altın önlenemez şekilde yükseliyor, dolar ve avroyu fren tutmuyor, borsalar çöküyor, hatta ABD’ nin bile kredi notu düşürülüyor… Ekonominin çıkmaza girdiği, fabrikaların kapandığı, insanların işsiz kaldığı bu günlerde insan sağlığının da bu durumdan etkilenmemesi mantıken kaçınılmaz görünüyor. Gerçekten de araştırmalar ekonomik krizlerin, başta depresyon ve panik atak olmak üzere ruhsal hastalıklar ve intiharları artırdığını gösteriyor.
İTHAL HEKİME EVET Mİ HAYIR MI?
13.08.2011, 03:36
İlk bakışta, gelininden damadına, futbolcusundan öğretim üyesine, genel müdüründen hayat kadınına, her mesleğin ithalinin bulunduğu ülkemizde ithal doktor olması hiç de yadırganacak bir durum değil gibi görünüyor ama çeşitli kesimlerin farklı görüşleri var. Önce “ithal doktor gelsincileri” dinleyelim:
LÜKÜS HAYAT MI ANTROPOSOFİK HAYAT MI?
12.08.2011, 00:22
Hürriyet gazetesinde Mesude Erşan imzalı “Zeynep Casallini’ nin çocuğuna aşı yaptırmama kararı tartışılıyor” başlıklı haber şöyle başlıyor: “Geçtiğimiz günlerde ikinci kere anne olan Zeynep Casallini’ nin eşi Tahsin Berk hastane çıkışında “Çocuğa hastanede aşı yaptırmadık ve ilaç verdirmedik. Çocuk felci, verem ve menenjit gibi birkaç aşı dışında gerekli olmayan aşıları yaptırmayacağız. Mesela ateşi çıkıp iyileşebileceği hastalıklarla ilgili aşıları olmayacak” dedi. Aile kararlarına gerekçe olarak her şeyin doğal seyrinde olması gerektiğini gösteriyor. Uzmanlarsa bu konuda farklı düşünüyor.”
EKONOMİK KRİZ ERKEKLERİ PISTIRIR MI, AZDIRIR MI?
10.08.2011, 02:23
Psikologlar ekonomik krizin cinsel hayatı da olumsuz etkileyeceği, cinsel isteksizliğe ve cinsel işlev bozukluğuna sebep olacağı kanaatindeler. Genel olarak söyledikleri şunlar: “Ekonomik krizlerde toplumsal anlamda genel ve yaygın bir umutsuzluk, ilgi kaybı, gelecekle ilgili kaygıların arttığı görülür. İş yaşamındaki olumsuzluklar özellikle kadına karşı şiddete, ilişkide problemlerin artmasına yol açabiliyor.
ANTİDEPRESANLAR LEBLEBİ GİBİ YAZILIYOR
08.08.2011, 23:16
Depresyon mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından teşhis edilmeli ve tedavisi de onun tarafından yapılmalıdır. Göz doktoru prostattan, ortopedist astımdan ne anlarsa, genel cerrah da her şeyden anlaması gereken pratisyen hekim de depresyondan işte o kadar anlar. Hadi ondan da vazgeçtik; bu ilaçları parasını ödedikten sonra reçetesiz olarak istediğiniz kadar almanız da mümkün. Bir de buna ilaç endüstrisinin müthiş pazarlama oyunlarını ve gizli reklâmları ilave edin. Bunun için de kadınların kabul günlerinde birbirlerine kek, börek, kurabiye yanında artık antidepresan da tavsiye, hatta ikram etmelerine de hiç mi hiç şaşırmayın.
EKONOMİK KRİZ VEREMLE VURABİLİR
07.08.2011, 13:41
Tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz kendine özgü hastalıkları da beraberinde getiriyor. İnsanları depresyon, panik atak, tükenmişlik sendromu, intihar eğilimi gibi ruhsal hastalıklar, astım, kalp ve hipertansiyon krizleri gibi hastalıklar yanında bekleyen bir önemli tehlike de verem.Dengesiz ve bilinçsiz beslenme, ağır ve stresli hayat şartları, fazla alkol ve sigara kullanımı, madde bağımlılığı, aşırı ruhsal ve bedensel yorgunluklar veremin ortaya çıkmasında başta gelen etkenlerdir.
KÜRESEL ISINMA KADAR ÖNEMLİ BİR SORUN DA LOKAL ISINMA
06.08.2011, 22:36
Dertlerine çare bulmak için doktorlar, tüp bebek merkezleri ve türbeler arasında mekik dokuyan erkeklere bir hatırlatmada bulunmak istiyorum: Eğer büyük şehirlerde yaşıyorsanız kısırlığınızın trafikle alâkalı olabileceğini de hesaba katın. Durun, hemen trafikle kısırlığın ne alakası var demeyin; çünkü yeni araştırmalar uzun süre direksiyon başında hareketsiz oturmanın testis torbasının ısısını artırarak sperm sayısında azalmaya ve sperm kalitesinde bozulmaya yol açabileceğini gösteriyor.
YEDİNCİ EL DUMAN
05.08.2011, 00:27
Sigara dumanını yakın zamanlara kadar iki türü olduğu biliniyor ve bunlar “birinci el duman” ve “ikinci el duman” olarak isimlendiriliyordu. Birinci el duman diyince sigara içen kişiyi etkileyen kendi sigarasının dumanını anlıyoruz. İkinci el duman ise sigara içilen ortamda o anda bulunanları etkileyen duman olarak biliniyor.
EKONOMİK KRİZİN İYİ TARAFLARI DA VAFR
03.08.2011, 23:30
www.haberturk.com’ daki “Piyasalarda kara yaz” başlıklı haber özellikle de şu sıcak ve nemli havada insanın içini feci şekilde karartıyor ama durun acele etmeyin. Bu haberin bir de içinizde serin rüzgarlar estirecek kısmı da var. Aslında, işsizlik ve fakirliğin arttığı, ekonomik sorunlar yaşanan dönemlerde insan sağlığının bozulması, hastalıkların ve ölümlerin artması çok akla yatkın ama her şey mantık kuralları içinde gerçekleşmiyor.
YENİ GRİP AŞISI UMUDU
02.08.2011, 22:09
Science Express isimli tıp dergisinde yayınlanan ve grip virüsü ile enfekte edilen fareler üzerinde yapılan araştırmada tüm A tipi grip virüslerine karşı etkili olan bir antikor tespit edildi ve bu antikorun tedavide de işe yarayabileceği ortaya çıktı. Domuz gribi geçiren bazı kişilerin diğer enfeksiyonlara karşı da korunmalarını sağlayan “süper bağışıklık” kazanmalarını esas alan İngiliz ve İsviçreli uzmanlar grip geçiren veya aşı olan kişilere ait 100 binden fazla bağışıklık hücresini x-ışınlı kristalografi ile incelediler.
VÜCUDUNUZ SUSUZ KALMASIN
01.08.2011, 23:29
Mevsimin en sıcak ve nemli günlerini yaşadığımız şu günlerde yaz aylarına özgü hastalıklar, rahatsızlıklar ve kazalar da iyice artmaya başladı. Bunların bazıları isilik, güneş yanıkları, sıcak krampları, sıcak bitkinliği gibi sağlığımız için ciddi bir tehlike yaratmayan gelip geçici rahatsızlıklar ama bir de sıcak çarpması gibi hayati önemi olan hastalık tabloları var.
BOĞULANLARA İLK YARDIM NASIL YAPILMALI?
31.07.2011, 23:15
Havaların ısınmasıyla beraber, insanlar serinlemek için deniz, havuz, nehir, göl sularına girmeye başladılar ve gazetelerde de hemen her gün suda boğulanların acıklı haberleri yer almaya başladı. Bu olayların bir kısmı açık denizde değil sahile yakın yerlerde, hatta birçoğu da evlerin müstakil havuzlarında gerçekleşir. Kurban bazen boğulmak üzere olan kişiyi kurtarmak için suya atlayan masum bir kimse de olabilir.
TIPTA DA ŞİKE VAR NEŞTER YARASI HEPİMİZİN CANINI YAKACAK
19.07.2011, 23:57
Habertürk internet sayfasındaki “Neşter Yarası” başlıklı haber 7’ den 77’ ye herkesi ilgilendiriyor. TTB’ nin anketine göre doktorların yüzde 56’ sı defansif tıp yöntemini benimsediklerini, yüzde 53.1'i ise hasta muayene veya tedavi ederken kendilerini yetersiz hissettiklerini bildirmişler. İnsanın sağlığımız kimlerin eline düşmüş diye endişelenmemesi imkânsız. Özellikle de önümüzdeki senelerde adını her geçen gün daha çok duyacağımız defansif tıp tam manasıyla tıbbın en büyük sorunlarından biri.
HAMBURGERCİLERE 70 DERECELİK MEYİL VE 40 SANTİMLİK KAPI ZORUNLU OLMALI
17.07.2011, 08:00
Acil bir yönetmelik çıkarılarak hamburgerci dükkânlarına 70 derecelik meyille çıkılması ve kapılarının genişliğinin de 40 santimden fazla olmaması zorunlu hâle getirilmelidir. Çünkü yüzde 70’ lik bir meyli nefesi tıkanmadan çıktıktan sonra bir şeyler yiyebilecek durumda olan bir kimse 40 santimlik kapıdan da geçebiliyorsa ona hamburger de kola da pizza da patates kızartması da anasının ak sütü gibi helâldir. İstediği şeyi istediği kadar yiyebilir; afiyet şeker olsun!
SÖZLEŞMELİ ÖĞRETİM ÜYELİĞİ "ÇARE" OLABİLİR
16.07.2011, 01:28
Sağlık Bakanlığı üniversite ve devlet hastanelerinde çalışan hekimlerin muayenehane veya özel hastanelerde çalışmasına “kesin” olarak karşı. Bu uğurda elinden geleni ardına koymayacağı da net olarak anlaşılıyor. Yanlış veya iyimser mi düşünüyorum bilmiyorum ama özel muayenehanesi olan hekimlerden yerine getirilmesi neredeyse imkânsız olan özel şartlar talep edilmesinin altında yatan esas sebep muayenehanelerinde çalışan hekimleri zora sokmak değil hem kamuda hem muayenehanede çalışmanın önüne geçmektir.
SICAK ÇARPMASI ÖNCÜ BİR BELİRTİ OLMADAN BİRDENBİRE BAŞLAR
14.07.2011, 22:17
Her sene bu mevsimde binlerce insanın ölümüne yol açan sıcak çarpması aslında önlenmesi ve erken tanındığında da tedavisi mümkün olan bir tablodur. Bu sebeple de sıcak çarpmasının belirtileri ve neler yapılması gerektiğinin herkes tarafından bilinmesi gerekir.
ÇOCUKLARIMIZI CEP TELEFONLARINA KARŞI KORUMAK İÇİN GEÇ KALMAYALIM
13.07.2011, 23:49
Cep telefonlarının bilinçsiz ve uzun süreli olarak kullanımının özellikle çocuk ve hamile kadınların sağlıklarını büyük risklere soktuğunu ve bunun için mutlaka ciddi tedbirler alınması gerektiğini ifade eden pek çok yazı kale aldım. Bugün Cumhuriyet gazetesinde Şükran Kıraç imzasıyla yer alan haberi okuyunca da yazdıklarının dikkate alındığını gören bir hekim olarak çok mutlu oldum. “Selocanlar için perde kapanıyor” başlıklı haberde Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi’ nin cep telefonu reklâmlarındaki sınırsız konuşma vurgusunun halk sağlığı için zararlı olduğunu ve reklamlarda çocukların oynatılmasının engellenmesi gerektiğini belirttiği bildiriliyor.
BİR TÜRK NOBEL ALABİLİR AMA TÜRKİYE' DEN BİRİRNE NOBEL VERMEZLER
11.07.2011, 10:37
“Bir Türk tıp alanında Nobel alabilir mi?” sorusu hep sorulur. Bu soruya verilebilecek en doğru cevap bence şudur: Evet, bir Türk’ ün Nobel alması pek âlâ mümkündür ama bu kişinin Türkiye’ de çalışan bir Türk olması imkânsızdır! Zaman zaman medyada Amerika’ da veya bazı ileri Avrupa ülkelerinde yaşayan ve oralarda çalışan Türklerin adı Nobel için geçer. Mesela Gökhan Hotamışlıgil, Kutluk Oktay, Murat Günel, Cezmi Akdiş… ilk anda aklıma gelen isimler ve inanıyorum ki bu isimler sizlere de yabancı değildir.
İLAÇ ÜRETİCİLERİ ALEMİ KÖR HERKESİ SERSEM Mİ SANIYOR
07.07.2011, 09:05
Pfizer ilaç firmasının Medimagazin’ de yayınlanan “Sigarayı bıraktıran Champix, kalp krizi olasılığını artırıyor'' başlıklı habere gönderdiği açıklamayı cevaplamak istiyorum. Pfizer’ in bu açıklamada Champix’ in sebep olduğu riskleri ortaya koyanları sanki sigara firmalarının adamı, sigarayı bırakmak isteyenlerin düşmanı gibi göstermeye kalkması büyük bir talihsizlik olmuştur.
CEP TELEFONU KADINLARIN STATÜSÜNÜ YÜKSELTİYOR
06.07.2011, 11:08
Habertürk Pazar ekinde Ayşe Özek Karasu “Cep telefofonu kadını öldürülmekten de korusun Cherie” başlıklı yazısında şunları yazmış: “Cherie Blair geldi geçen hafta. Gelişmekte olan ülkelerde kadınları cep telefonu sahibi yaparak, statülerini yükseltmeyi hedefleyen bir hareket yürütüyor kendisi. Ve şunu öğreniyoruz: Dünyada cep telefonlu kadın sayısı erkeklerden 300 milyon geride. Uçurumu kapatmaya çalışmak iyi bir çaba tabii. Ama bir bilse, o cep telefonları Türkiye’ de kadınların hayatını daha güvenli kılmıyor, hatta bazen öldürülmelerine neden olabiliyor. …
SOLUNUM TESTLERİYLE ZORLA ASTIM TEŞHİSİ KONUYOR
04.07.2011, 19:59
Solunum fonksiyonlarını ölçen aletler son senelerde giderek yaygınlaştı. Bunlardan artık neredeyse her hastanede var. Solunum fonksiyon testlerinin doğru teknikle, iyi kalibre edilmiş aletlerle uygulandığında ve doğru yorumlandığında işe yaradığına hiç şüphe yoktur ama şu da bir gerçektir ki bu testler yüzünden “sayısız” insana da astım ve KOAH teşhisi konarak gereksiz tedaviler yapılıyor. Oysa bu testlerin tek başına bir manası yoktur ve asla o kişinin tedavi edilmesi gereken bir hasta olduğunu da göstermez.
ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM BİRİNCİSİ DR. AHMET KADERLİ' NİN KONUŞMASI
04.07.2011, 00:18
Bu gün, ağır bir öğrenim dönemini tamamlayarak uzmanlık sürecine ve hocalarımızın her tavrından biriktirdiklerimizi toplum sağlığına yönlendirme çabası içine gireceğimiz yolun ilk adımlarını atıyoruz. Cumhuriyetimizin ilk tıp fakültesi olan, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olmanın gururunu taşırken, bu zorlu yolda, benimle birlikte yürüyen sevgili arkadaşlarıma, bilgi, beceri ve deneyimlerini, bizden esirgemeyen kıymetli hocalarıma minnettarlık duyuyorum.
ALZHEİMER İLAÇLARINDAKİ BÜYÜK OYUN
02.07.2011, 10:53
Nöroloji uzmanı olduğunu bildiren bir meslektaşımdan aldığım mektubu yayınlıyorum. Bunu her hekimin özellikle de nöroloji ve psikiyatri uzmanı olanların okumalarını ve görüşlerini bildirmelerini diliyorum.Geçen gün Skytürk TV'de katıldığınız ilaç terörü konulu tartışma programını beğenerek izledim. Nöroloji uzmanıyım. Alzheimer ilaçlarının satışındaki artışı, sizin belirttiğiniz gibi sadece nüfusta yaşlanma ile açıklamak mümkün değildir. Bir kere, yaşlanma ile görülen mental yetersizliklerin ve unutkanlıkların çoğu “demans” değildir. Bu, çoğu fizyolojik semptomların sadece dar bir kısmı demanstır; daha da ötesi demansın sadece daha da dar bir kısmı Alzheimer hastalığı olarak tanılanır.
DOĞUM KONTROL HAPI İÇEN KADINLAR YANLIŞ EŞ SEÇİYOR
01.07.2011, 00:28
Henüz kendilerine hayat arkadaşlarını seçmemiş olan hanımlara önemli bir uyarım var. Herhangi bir sebeple doğum kontrol hapı kullanıyorlarsa çok dikkatli olmalılar çünkü yeni bir araştırmaya göre “Doğum kontrol hapı (DKH) kullanan kadınlar yanlış eş seçiyorlar.” Kadınlarımızın “Ne alâka” dediklerini duyar gibiyim ama bu Liverpool Üniversitesi tarafından yapılan bilimsel bir araştırmadan çıkan bir sonuç; benim buluşum değil.
GÜNEŞ BANYOSU YAPARKEN GÖZ BANYOSU YAPANLAR, AMAN DİKKAT
29.06.2011, 17:49
Gazeteler, dergiler ve televizyonlar şu günlerde klima reklâmlarından sağlık öğütlerinden geçilmiyor. Bunlar hep parası pulu olan ama derdi olmayan Beyaz Türkler için; vatandaşı düşünen yok. Oysa serinlemenin ucuz ve hatta bedava pek çok yolu var. Tatil nedir bilmeyen; hayatında hiç yüksek faktörlü güneş kremi kullanmamış, köpük banyosu yapmamış olan; kliması olmayan vatandaşlarımız için yaz öğütleri hazırladım.
NEDİR BU KADINLARDAKİ "ERKEK DÜŞMANLIĞI" ALLAH AŞKINA?
28.06.2011, 00:07
Kendimi son günlerde, bıçaklayarak öldürdüğü sevgilisinin üzerine kapanıp “Onu çok seviyordum” diye hıçkırarak ağlayan “çizgili tişörtlü adam” gibi hissediyorum. Bendeki bu bir yazımla birdenbire ortaya çıkan sinsi-gizli kadın düşmanlığının sebeplerini düşünmeye başlıyorum. Aklıma ilk önce okulum geliyor.
ÜMİT BOYNER İŞADAMI MI İŞKADINI MI
26.06.2011, 17:28
Bugünkü Hürriyet gazetesinin manşetinde Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner’ in resmiyle beraber verilen “Diyalogla çözülür” haberi yer alıyor. Haberin ayrıntılarına girmek, siyasi yorum yapmak ve züccaciye dükkânına girmiş fil gibi “çarşıyı karıştırmak” istemiyorum. Bu haberden yola çıkarak dilimizle ilgili birkaç hususa dikkatinizi çekmek istiyorum:
NEDEN KADIN DÂHİ YOK?
23.06.2011, 01:22
“Ben bir bilim travestisiyim” başlıklı yazım çok ilgi çekti, çok tenkit aldı. Herkes konuyu kendi açısından başka taraflara çekti de çekti. “Profesör travesti olduğunu açıkladı” şeklinde yorumlayanlar bile oldu diyeyim gerisini siz tasavvur edin. Bilim adamı tabirinin tıpkı, yazar, ressam, edebiyatçı, başbakan, futbolcu, sporcu gibi cinsiyet bildirmeyen bir tabir olduğunu, bu sebeple de kadınlar için özellikle ve ayrıca “bilim kadını” demenin gereksiz olduğunu yazmıştım.
BALGAM SÖKTÜRÜCÜ İLAÇLAR İŞE YARIYOR MU
20.06.2011, 00:36
Dr. Tuncay Çalışkan isimli bir meslektaşım gönderdiği e-mektupta SGK’ nin balgam sökücü ilaçlardan olan ambroksolu ödeme kapsamın dışında tuttuğunu buna karşılık benzeri özellikler taşıyan N-asetil-sistein ihtiva eden ve daha pahalı olan ilaçları ise ödeme kapsamında bulundurduğunu bildiriyor ve benden konuyu araştırmamı istiyor. Değerli meslektaşıma ve bu ilaçları kullanan hastalarıma şunları söyleyebilirim:
BEN BİR BİLİM TRAVESTİSİYİM
16.06.2011, 21:51
Son senelerde ‘bilim adamı’ yerine kulakları tırmalayan, son derecede kötü ‘bilim insanı’ ve ‘bilim kadını’ terimleri icat edildi. Mesele kadınların başının altından çıkıyor olmalı. Çünkü çevremden biliyorum; bilimle uğraşan kadınlar kendilerine bilim adamı değil ‘bilim kadını’ densin istiyorlar. Açıkçası, bilim adamı teriminden ‘kıllanıyorlar’.
KOLESTEROL İLACINA SINIRLAMA GETİRİLDİ
14.06.2011, 11:13
Amerika’ nın kısa adı FDA olan meşhur İlaç ve Gıda Dairesi birkaç gün önce simvastatin sınıfından kolesterol düşürücü ilaç ile ilgili olarak çok önemli uyarılarda bulundu: BİR: Simvastatin yüksek dozlarda kas hasarı ve böbrek yetersizliği riskini çok artırmaktadır. İKİ: Bu ilaç bundan böyle hiçbir hastaya günde 80 miligram dozda başlanmamalıdır. ÜÇ: Simvastatini bir seneden fazla süredir kullanan ve herhangi bir kas hasarı göstermeyen hastalar tedavilerine devam edebilirler. DÖRT: Simvastatin itraconazole, ketoconazole
KOLESTEROL İLAÇLARI HİKAYEDEN TEYYARE
12.06.2011, 23:53
Modern tıbbın en önemli yanlışlarından biri de hastaları değil laboratuar bulgularını tedavi etmeyi hedeflemesi. Bu, aslında bilinçli yapılan bir hata; çünkü bu sayede hiç gerekmediği halde milyonlarca insanın ilaç kullanması için kapılar açılmış oluyor. İlaçların faydasızlığı bir tarafa bunların telafisi mümkün olmayan yan tesirlerinin birçok insanın hayatını karartması da işin cabası!
İSTANBUL'A 9 BİN BEDAVACI TURİST GELDİ
11.06.2011, 00:25
Ben senelerdir böyle binlerce insanın katıldığı tıp kongrelerinin asla bilimsel amaçlı olmadığını bunların sadece sıradan turistik geziler olduğunu iddia etmeye devam ediyorum. Kimse kimseyi kandırmasın! Yarın İstanbul’ da başlayacak olan ve 9 bin kişin katılmasının beklendiği Avrupa Alerji ve Klinik İmmünoloji Akademisinin (EAACI) kongresi de bu tür turistik toplantılardan biridir. Zaten gazetelerde bu kongre ile ilgili gördüğüm 3 haber de beni doğruluyor:
NOBEL TIP ÖDÜLÜ ESASINDA BİZİM HAKKIMIZDI
08.06.2011, 10:58
Geçen gün televizyonda bundan belki 30, belki 40 yıl önce çevrilmiş bir film seyrediyordum: “Hülya Koçyiğit her geçen gün serpilen büyüyen ve güzelleşen bir genç kızdır. Babası fabrikatör Hulusi Kentmen ile mutlu bir hayatları vardır. Bir köşkte oturmaktadırlar, çok zengindirler. Köşkün bahçıvanının yakışıklı oğlu ise Ediz Hun’ dur. Tıp Fakültesi’nde okuyan çok parlak bir öğrencidir. Hülya ve Ediz birbirlerini gizli gizli sevmekte, ama sadece bakışmaktadırlar. Her şey güllük gülistanlık iken… Hulusi Bey aniden iflas eder. Kurtuluşu için tek çare Hülya’ nın komşu köşkün sahibinin oğlu ile evlenmesidir. O, ince bıyıklı, hain gülüşü çocuk ise Önder Somer’ den başkası değildir.
MUHABİRLERİN SON MOHİKANI
06.06.2011, 22:40
Cahit Sıtkı’ nın deyişi ile bu tatsız akşam saatinde e-postalarıma bakarken İstanbul Erkek Liseliler Derneği’nden gelen “vefat haberi” başlıklı yazı çok sevdiğim bir büyüğümün ölümünü bildiriyordu. “Sevgili Sarı Siyahlılar, Okulumuz mezunlarında Basın Şeref Kartı sahibi Doğan Katırcıoğlu'56 vefat etmiştir. Cenazesi 07.06.2011 Salı günü Sultanahmet Camisi'nde kılınacak öğle namazının ardından, Karacaahmet Mezarlığı'nda toprağa verilecektir.” Hey gidi koca Doğan Ağabey hey. Gün batar, kuşlar döner, dönmez bu yoldan beklenenlerden oldun sen de.
SAĞLIK İŞLETMECİLERE TESLİM EDİLEBİLİR Mİ
06.06.2011, 08:55
Medimagazin sitesinde yayınlanan “El değmeden hasta muayenesi” başlıklı yazım için pek çok yorum yapılmış(1). Ben bunlar içinde sağlık işletmecisi olduğu yazan F. Ertosun’ a cevap vermek istiyorum. Benim yazdıklarımdan ziyade F. Ertosun’ un ifadelerinin daha çok ilgi çekmesini, daha çok yorumlanmasını kıskanmadım desem yalan olur. Bir de hiç tanımadığım hatta ismini bile duyduğumu sanmadığım F. Ertosun’ un bu âlemde çok meşhur olduğunu, isminin bile tepki çekmeye yettiğini anladım. Ben bu tür “çılgın görüşlere” sinirlenmiyor, aksine dikkatle okuyorum. Bu tür görüşlerden faydalandığım da oluyor.
EL DEĞMEDEN HASTA MUAYENESİ
05.06.2011, 00:38
Marketlerin yiyecek içecek satılan reyonlarında görmeye alışık olduğumuz “ürünlerimiz el değmeden hazırlanmış ve paketlenmiştir” şeklindeki bir ifadenin benzerini yakında hastanelerimizde de görmeye hazırlıklı olun. Modern tıbbın modern doktorları hastalarını çoktandır el değmeden muayene etmeye başladılar. Başınız mı ağrıyor hemen bir MR çekiliyor. Midenizde şişkinlik mi var endoskopisiz teşhis konmuyor. Öksürdüğünüz için akciğer tomografisi Allahın emri oluyor. Çarpıntınız varsa anjiyo yapılmadan hastaneden çıkmanız adeta imkânsız. Onlarca çeşit kan tahlilini saymıyorum bile.
DEFNE' Yİ ASTIM İLAÇLARI ÖLDÜRMÜŞ
04.06.2011, 01:04
Yaklaşık 4 ay önce hayatını kaybeden sunucu ve oyuncu Defne Joy Foster' ın ölüm nedeni Adli Tıp raporuyla kesinleşti. NTV'nin haberine göre, aylardır süren incelemelerin sonucunda hazırlanan raporda, “Astım, alkol ve ilaçlar reaksiyon oluşturarak müşterek nedenle ölüme neden olmuş” ifadesi yer aldı. Adli Tıp Kurumu Başkanı Doçent Doktor Haluk İnce "İlaçları kanında bulduk, içkiyle birleştiğinde kalbi durdurabileceği sonucuna ulaştık'' dedi.
CEP TELEFONLARINDAN KORUNMA REHBERİ
02.06.2011, 00:25
Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Kanser Araştırmaları Kurumunun cep telefonu kullanımının beyin kanseri yapabileceğini bildirmesi tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Çünkü dünya nüfusunun 2/3’ ü yani 5 milyar insan cep telefonu kullanıyor. DSÖ’ nün cep telefonlarını “muhtemel karsinojenler” den biri olarak kabul etmesini çok önemli buluyorum. Bence cep telefonlarının beyin kanserine sebep olduğuna hiç şüphe kalmamıştır. Dünyanın en güçlü şirketlerinin her gün milyonlarca satılan ürünlerinin kanser yaptığı kanıtlanmış olsa bile bunun hemen ifade edilemeyeceğini unutmayın.
YÜZDE 40 İNCELTEN İSTANBUL MÜJDESİ
01.06.2011, 11:18
Haber Hürriyet gazetesinden: İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda geçen çarşamba günü başlayan ve dün sona eren 18’inci Avrupa Obezite Kongresi’nden obez hastalarına müjde çıktı. bine yakın delegenin katıldığı kongrede ABD’li bilim insanları, yüzde 40’a varan oranda kilo kaybı sağlayan ilaçla ilgili çalışmalarını sundu. “Mucize diyet ilacını” anlatan çalışma, 7 bin 500’den fazla kişinin gönüllü olarak katıldığı üç ayrı araştırmanın analizlerinden oluşturuldu.
ALERJİYE BAL' LI TEDAVİ
30.05.2011, 21:34
Alerjik hastalıklar için modern tıp dışı tedavi yöntemleri değerlendiren plasebo kontrollü-randomize araştırmaların sayısı çok azdır. Bunlar ilaç endüstrisinin esiri olmuş modern tıp mensupları tarafından üzerinde bir saniye bile düşünülmeden, herhangi bir araştırma yapmaya gerek duyulmadan peşinen “tu-kaka” edilir. Oysa yüzlerce hatta bazıları belki binlerce yılın tecrübelerinden süzülerek günümüze kadar ulaşmış modern tıp dışı tedaviler içinde pek ala bugün kullanılan ilaçların yerini alabilecek olanlar çıkabilir.
KOKTEYL İLAÇ PAZARLAMA NUMARASIDIR
28.05.2011, 21:19
BBC Türkçe sitesinde “Kalp hastalığına karşı tek hapla önlem” başlıklı haberi (1) ibretle okudum. Haberde kalp ve damar hastalıklarını önlemek amacıyla aspirin, kolesterol ve tansiyon düşürücü dört ayı ilacın karışımından oluşan bir kokteylin 400 kişi üzerinde denendiği bildiriliyor. Habere göre bazı uzmanlar bu hapın kalp ve damar hastalığı riskini yüzde 50'ye varan oranda azaltacağını ileri sürerken, bazıları ise bunun 55 yaşın üzerinde herkes tarafından alınmasını salık veriyor. Araştırmanın sponsorluğunu yapan hayır kurumu Wellcome Trust sonucu “heyecan verici” diye nitelemiş.
AÇIK HAVADA DA SİGARA İÇİLMESİN
28.05.2011, 08:16
New York Belediye Meclisi tarafından şubat ayında alınan bir karar bu hafta başından itibaren yürürlüğe girdi. Buna göre New Yorklular artık yalnız kapalı mekânlarda değil; parklar, yayalara açık meydanlar, stadyumlar, golf sahaları, iskeleler, plaj ve sahillerde de sigara içemeyecekler. Buna göre içlerinde Central ve Prospect Park ile Times ve Herald Meydanı gibi dünyaca ünlü alanların da bulunduğu 1.700 park ve meydan bu haftadan itibaren dumansız hava sahası kapsamına girdi. Tiryakiler sigaralarını artık yaya kaldırımları, refüjler, caddeler ve evlerinde yakabilecekler.
5 SENEDEN BERİ ÖKSÜREN BİR HASTANIN SERENCAMI
26.05.2011, 22:12
Eşim beş yılı aşkın bir süredir öksürmekteydi. Bu beş yıl içinde gitmediğimiz doktor, yaptırmadığımız test kalmadı dersem asla abartmış olmam. İlk gittiğimiz doktor bir göğüs hastalıkları uzmanıydı. Akciğer filmi çekildi bir şey çıkmadı. Alerji testi yapıldı ve ev akarlarına karşı hassasiyet çıktı. İlaçlar verildi kullandık.
MEME KANSERİNİN SEBEBİ KOZMETİKLER OLABİLİR Mİ
25.05.2011, 20:57
Fransız Le Monde gazetesi pek çok ilaç, gıda ve kozmetikte bakteri üremesini engellemek için kullanılan paraben isimli maddenin kanser yapıcı etkisi olduğundan dolayı yasaklanması noktasına gelindiğini açıkladı.Parabenlerin en çok korkulan etkisi meme kanserine yol açma riskidir. Bir araştırmada 20 meme kanseri dokusunun 18’ inde gram başına 20 nanogram paraben olduğu gösterilmiştir. Bazı paraben türlerinin hayvan deneylerinde hafif derecede de olsa östrojen benzeri etkilerinin olduğunun anlaşılmasıyla bu kimyasalın meme kanserine sebep olabileceği iddiaları artmıştır.
YENİ İLAÇLARIN DAYANILMAZ CAZİBESİ
21.05.2011, 08:35
Senelerden beri birçok ilacın yeterli klinik tecrübe kazanılmadan piyasaya sürüldüğünü söyler dururum. Benim için yeni ilaç patlamaya hazır bir bombadan farklı değildir. Göğüs hastalıkları ile ilgili literatürü günü gününe takip etmeme karşılık yeni çıkan bir ilacı kullanmakta hiç aceleci olmam. Çeşitli vesilelerle, çok bilen meslektaşlarımın ‘Aaa, Ahmet Hoca hâlâ bu ilacı mı yazıyor, bunun yenisi çıkalı yıllar oldu’ sözünü hemen her gün hastalarımdan duyarım ve güler geçerim.
SİZ HANGİ TÜR TİRYAKİSİNİZ?
14.05.2011, 10:08
Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı "Sigara yasaları ile eli kolu bağlanan sigara endüstrisi kendine hedef olarak gençleri seçti. Maalesef her üniversiteye girdiler. Adeta üniversiteleri mekân tuttular. Ayrıca bağımlılığı ve cazibeyi artırmak için sigaraya katkı maddesi kattılar. Satış noktalarında gizli reklamlar koydular. Ülkemizin ve uluslararası yasaların hiçe sayılarak gençlerin endüstriye teslim edilmesi çok üzücü" dedi.
SAĞLIKTA VE TIP EĞİTİMİNDE ÇILGIN PROJELER
12.05.2011, 00:13
Sağlık hizmetlerinin bir takım çalışması olduğu gerçeği yeni bir şey değil ve buna kimsenin itiraz edeceğini de sanmam. Teknolojideki gelişmelere paralel olarak yeni tıp dalları ve hatta yeni “meslekler” ortaya çıkması da tabiidir ama “doktor odaklı olmayan bir sağlık sistemi” Başbakanımız kıskanmasın gerçekten de “çılgın bir proje”den başka bir şey değildir. Sağlık hizmetlerinin bir takım çalışması olduğu ne kadar doğru ise hekim odaklı olmayan bir hizmet de o kadar yanlıştır. Bu ifadenin hiçbir şekilde yardımcı mesleklerin daha az önemli olduğu manasına da gelmediğini özellikle hatırlatmak isterim.
GİZLİ KAMERAYA YAKALANALARA MÜTHİŞ BİR TAVSİYEM VAR
10.05.2011, 02:10
Özel hayatları gizli kameraya takılanları bu yazımı dikkatle okumaya davet ediyorum çünkü onları bu zor durumlarından kurtaracak müthiş bir bilimsel araştırmadan bahsedeceğim. Önce yazımı takdim etmek istiyorum: Japonya'da yapılan bilimsel bir araştırmada öpüşmenin, duygusal durumumuzdan etkilenen saman nezlesi, astım, egzama gibi alerjik kökenli hastalıklara iyi geldiği ortaya çıktı. Öpüşmenin, bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceğini açıklayan Japon bilim adamı Kimata, bunun bir annenin çocuğunun yanağına ya da öğretmenin öğrencisinin alnına kondurduğu cinsten masum bir öpücük değil, dudaktan dudağa yani bir 'french kiss' olması gerektiğinin altını çiziyor.
DOKTORLAR NEDEN HER GÜN DAYAK YİYOR?
09.05.2011, 00:30
Habertürk gazetesinden Şükran Özçakmak’ ın “Hekime şiddet Türkiye’ de salgına dönüştü” başlıklı haberi şöyle: “Acil servisten polikliniğe, hastane bahçesinden ameliyathanelere kadar, hiçbir yer artık doktor ve sağlık çalışanları için güvenli değil. Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) kayıtlarına göre 2009 ve 2010 yılında 65 doktor darp edildi, 1 doktor hayatını kaybetti. 2011 yılının son 4 ayında ise 40’tan fazla doktor ve sağlık çalışanı, hasta ve hasta yakınının saldırısına uğradı.
PATATES KIZARTMASI KANSER YAPAR MI?
07.05.2011, 10:00
Her şey 2002 senesinde İsveçli bilim adamlarının bazı besinlerde akrilamit isimli kimyasal maddenin bulunduğunu göstermeleri ile başladı. Böylece birçoğumuzun bayılarak yediği çıtır çıtır kızarmış patatesler, baharatlı cipsler, tahıl gevrekleri, nar gibi kızarmış çift kaşarlı tostlar, bisküviler, kekler, krakerler ve daha pek çok yiyecek sağlığa zararlı damgası yemekle karşı karşıya kaldı. Çünkü akrilamit’ in yüksek dozlarının farelerde çeşitli kanserlere yol açtığı ve sinir sistemine zarar verdiği biliniyor ve aynı tehlikenin insanlar için de geçerli olmasından endişe ediliyor.
DAHİLİYECİMİ İSTİYORUM
06.05.2011, 08:41
Geçen gün Medimagazin’ de “Tıp öğrencilerinin iç hastalıklarıyla ilgili görüşleri değişti” başlıklı bir yazı vardı. Archives of Internal Medicine” dergisinin 25 Nisan 2011’de yayınlanan sayısında yer alan bir makalenin haberleştirildiği yazıda özetle söylenen şu: “ABD’de dâhiliyede uzmanlık yapmak isteyen tıp öğrencisi sayısı azaldı. 1990’da dâhiliye alanında uzmanlık yapmak isteyen öğrenci oranı yüzde 9 iken, 2007’de bu oran yüzde 2’ye düştü.” Halinden hiç de memnun olmadığı ifadesinden belli olan iç hastalıkları uzmanı Dr. Erkan Cüre bu habere şu yorumu göndermiş:
ÖPÜCÜK HASTALIĞI
04.05.2011, 22:53
Belki bu hastalığın adını ilk defa duyuyor olabilirsiniz ama bu çok sık rastlanan ve dünyanın tüm ülkelerinde insanların yüzde 90-95'inin geçirdikleri bir enfeksiyondur. Hastalık insandan insana öpüşme ile bulaştığı için halk arasında daha çok Öpücük Hastalığı adı ile tanınır. Etkeni Herpes ailesinden Epstein-Barr virüsüdür. Tıptaki adı enfeksiyöz mononükleoz olan hastalığa İngilizcede kısaca “mono” denir.
TÜM ÇOCUKLARIMIZA ÇİKOLATA HEDİYE EDİYORUM
01.05.2011, 11:33
Astımlı çocuklarda yapılan en büyük yanlışlardan biri de bunlara hem genel vücut sağlığı hem astımın iyileşmesi için elzem olan bir takım besinlerin bilinçsizce yasaklanmasıdır. Birçok anne elinde astımlı evlâdının yemesi yasak olan listelerle dolaşır: - Süt içmesin balgam yapar. - Balda polen var; zinhar olmaz. - Balık, midye, karides kesinlikle yenmeyecek. - Kuruyemişlerin adı bile ağza alınmayacak. - Domates, çilek, portakal kesinlikle yasak. Bunlar hiçbir bilimsel temeli olmayan üstelik de hem çocuğun gelişimini bozan ve hem de üstelik astımının düzelmesini geciktiren çok tehlikeli yasaklardır.
FARMAKOGNOZİ VE FİTOTERAPİ HOCASINA CEVABIMDIR
30.04.2011, 01:49
Prof. Dr. Erdem Yeşilada Star gazetesinde “Bitkiler, ilaç şekline getirildiklerinde zararlı hale dönüşür mü?” başlıklı yazısında adımı vermeden bir yazımdan aldığı iki cümlemi tenkit ediyor ve Konfüçyüs’ un “Bilmiyorsa öğretiniz; Bildiğini bilmiyorsa hatırlatınız; Bilmediğini bilmiyorsa kaçınız!” cümlesiyle de son noktayı koyuyor. Yazımın tümünden bahsetmemiş ve ne demek istediğimi de tam olarak anlayamamış veya anlamak istememiş olduğundan okuyucunun olayı tam kavraması mümkün olmuyor. Bunun için ben kendisine isim, tarih ve kaynak vererek cevap vermek istiyorum.
DÜNYA ASTIM GÜNÜ DOLAYISIYLA TORAKS DERNEĞİNE BİR TAVSİYE
28.04.2011, 10:52
Türk Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu’ nun 3 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklama astımlı hastaları krize sokacak kadar korkutucu geldi bana: “Dünyada ve Türkiye'de bu hastalığın tedavisi ile ilgili gereken her türlü ilaç ve tedavi bulunuyor, ancak buna rağmen Türkiye'de astımlı hastaların yalnızca yüzde 1,25'inde bir yıl boyunca tam kontrol sağlanabiliyor. Son bir yılda her 4 astım hastasından biri hastaneye yatarken, yarısı acil servislere başvuruda bulundu. Astım hastalarının yüzde 80'i günlük yaşamının bu hastalıktan etkilendiğini belirtirken, ancak yüzde 43 gibi yüksek bir oranı iyimser bir algılama sonucu, hastalığının kontrol altında olduğunu düşünüyor.”
YALANMIŞ BÜLBÜLÜN SEVGİSİ GÜLE
26.04.2011, 00:39
Bu yağmurlu puslu Nisan gününe Nuri Halil Poyraz’ ın Tülûn Korman’ ın sesinden dinlediğim hicaz şarkısı ile başladım. Tülûn Hoca her zamanki gibi bülbül gibi şakıyordu. Bu güzel sesi ve müthiş yorumu defalarca dinledim.Sonra eserin notasına ulaştım.Şarkıyı birkaç kere de notadan takip ederek dinledim. Tülûn Korman’ ın gırtlak nağmelerini, yorumunu hiçbir işaretle notaya aktarmanın mümkün olmadığını düşündüm. Bütün gün bu şarkıyla dolaştım.
ŞİFA BULAYIM DERKEN HAYATINIZDAN OLMAYIN!
24.04.2011, 18:21
Çeşitli hastalıkların tedavisinde bitkisel ürünlere olan talebin giderek attığını belirten uzmanlar, bu durumu istismar eden kimilerinin sahte ürünler satarak, halkın sağlığıyla oynadığını bildirdi. ”Bitkisel Sağlık Rehberi” kitabının yazarı Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son yıllarda bitkisel ürünlere olan talebin attığını belirterek, bir çok kişinin de şifalı bitkileri bilinçsizce satın aldığını söyledi. Bu durumun kimileri tarafından istismar edildiği uyarısında bulunan Prof. Dr. Saraçoğlu, son dönemde ”yaban mersi” bitkisinin satışında insanların aldatıldığını belirterek, şunları kaydetti:
YENİ NESİL DOĞUM KONTROL HAPLARI PIHTILAŞMA RİSKİNİ ARTIRIYOR
23.04.2011, 22:02
BMJ isimli tıp dergisinde yayınlanan iki ayrı araştırmaya göre 3. nesil doğum kontrol hapları adıyla bilinen ilaçların pıhtı oluşturma risklerinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Amerika’ da yapılan ilk araştırmada bacak damarlarında pıhtı oluşma riskinin drospirenone kullanan kadınların levonorgestrel kullanan kadınlara göre 2 misli yüksek olduğu bulundu. İngiltere’ de yapılan ikinci araştırmada ise bu riskin drospirenone kullanan kadınlarda 3 misli fazla olduğu belirlendi.
AVRUPA' DA KIZAMIK SALGINI VAR!
22.04.2011, 22:33
Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamaya göre Avrupa ülkelerinde kızamık salgını var. Nisan ayının ortasına kadar 33 ülkede 6 bin 500’ den fazla kişide kızamık görüldü. Başta Fransa olmak üzere İspanya, Makedonya, İngiltere, Almanya, Hollanda, Norveç, Romanya, İsviçre ve Rusya en çok kızamık vakası görülen ülkeler. DSÖ’ nün verdiği bilgilere göre yılbaşından bu yana Fransa’ da 4.937 kişide kızamık tespit edildi ve bunların on kadarında nörolojik komplikasyonlar gelişti ve bir kişi de kızamık zatürreesinden vefat etti.
KOAH ATAKLARI NASIL TEDAVİ EDİLİR
20.04.2011, 01:07
KOAH mümkünse mutlaka bir göğüs hastalıkları uzmanı tarafından tedavi edilmelidir. Göğüs hastalıkları uzmanının olmadığı durumlarda dahiliyeci ve pratisyen hekimler de tedaviyi üstlenebilirler. Önce KOAH ataklarının ilaç tedavisinden bahsetmek istiyorum. Daha sonra oksijen tedavisi ve yardımcı solunum tedavilerine değinmek isterim. KOAH’ ta tedavisinde kullanılan ilaçların başlıcaları antibiyotikler, nefes açıcı ilaçlar, kortizon, oksijen ve balgam söktürücü ilaçlar şeklinde gruplanabilir.
ASTIMLI BİR HASTADAN ASTIM UZMANLARININ ALACAĞI DERSLER VAR
19.04.2011, 00:31
Biz astmatikleri en çok ilgilendiren şey sanırım sırf kota doldurmak için gerekmeyen hastaya bile kombine tedavi uygulayan, basamak tedavisi bile uygulamaktan bihaber hekim grubudur.” sözlerinizi tüm göğüs hastalıkları uzmanlarına ve özellikle de üniversitelerimizin göğüs hastalıkları öğretim üyelerinin dikkatlerine sunuyorum. İnşallah bir astımlının bu sözlerinden kendilerine bir ders çıkaranlar olur.
BOĞAZ AĞRISI NEDEN OLUR?
18.04.2011, 09:49
Halkımızın anjin, boğaz ağrısı, boğaz iltihabı gibi isimlerle bildiği, biz doktorların ‘akut farenjit’ diye isimlendirdiği hastalık, işte tam da bu değişken havaların hastalığıdır. Farenks boğaz demektir. Farenjit de boğaz iltihabı anlamına gelir. Aslında boğazın, biri burun boşluğunun arkasında kalan ve geniz diye de isimlendirdiğimiz bir kısmı ve bir de ağız boşluğunun tam arkasında yer alan kısmı (orofarenks) vardır. Farenjit diyince anlaşılan, boğazın ağzımızı açtığımız zaman görülen kısmının iltihabıdır.
DALAKSIZ YAŞAMAK MÜMKÜN MÜ?
16.04.2011, 07:42
Gazeteci Ahmet Hakan’ ın sırf askerlikten kaçmak için aldırdığı iddia edilen dalağı sebebiyle son zamanlarda dillerden düşmeyen bir tabir var: Dalaksız! Türk Dil Kurumu Büyük Sözlüğüne göre “nikâhsız” manasına gelen dalaksız kelimesi günümüz medyasında cibilliyetsiz, korkak, dönek, karaktersiz, kansız veya benzeri kavramları çağrıştırıyor ve sadece hakaret manası taşıyor. Okumadım ama internette gezerken rastladım: Ceyhun Emre Teoman tarafından yazılan “Dalaksız Nikola” diye bir hikâye kitabı da var. Tanıtım yazısında dalaksızlar ezen, harcayan, yıkan, yakan, yutan şeklinde tarif ediliyor.
ASTRAZENECA HEKİMLERLE VE HASTALARLA DALGA GEÇİYOR
14.04.2011, 23:31
Geçen hafta yayınlanan PULMİCORT İNHALER’İN ÜRETİLMİYECEĞENİ DUYAN VE SEBEBİNİ BİLEN VAR MI? başlıklı yazıma AstraZeneca’ nın Ruhsatlandırma Müdürü Ebru Güzel ve Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü Dr. Müjgan Ateş’ den aldığım 13.04.2011 tarihli cevap mektubu aynen şöyle: “Sayın Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, Sağlık Aktüel adlı haber sitesinde 8 Nisan 2011 tarihli Türkiye’ de Pulmicort inhaler üretiminin durdurulmasına ilişkin yazınıza istinaden aşağıdaki açıklamayı sizinle paylaşmak istiyoruz.
İLAÇ İSRAFININ ÖNLENMESİ İÇİN SGK' YE BİR TAVSİYE
13.04.2011, 00:35
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de müthiş bir ilaç israfı var. Bugün özel veya kamuya ait bir hastanenin iç hastalıkları veya çocuk hastalıkları polikliniğinden çıkan herkesin elinde mutlaka bir reçete vardır. Üstelik bu reçeteler kanunların izin verdiği azami miktarda ilaçla doludur. Oysa genel bir polikliniğe başvuranların tümünün 3-4 kalem ilaç yazılacak hastalar olması akla ve mantığa uygun değildir ve pratik olarak da imkânsızdır. Bunların kahir ekseriyeti hasta bile değildir; nezle, üşütme, hazımsızlık, gaz, kabızlık, baş ağrısı gibi ilaç tedavisini gerektirmeyen bir takım gelir geçer şikâyeti olan kişilerdir.
AĞIZ ALERJİSİ MEVSİMİ BAŞLADI
12.04.2011, 11:29
Son senelerde tanınan alerjik hastalıklardan biri de baharın gelmesiyle beraber pek çok insanı etkileyen “Ağız Alerji Sendromu” veya kısaca “Ağız Alerjisi” olarak bilinen hastalıktır. Duyarlı insanlarda bir takım sebze ve meyvelerin yenmesinden hemen sonra ortaya çıkan ağız alerjisi dudak, dil ve yanak mukozasının sızlaması ve kaşınmasıyla başlar. Hastaların yüzde 50’sinde dudaklar şişer. Birçok hastada boğazda da kaşıntı, sızlanma ve sertlik hissi vardır. Bazen, yüzde kızarma, yanak mukozasında kabarcıklar da görülebilir.
SAĞLIK YAZILARI SAĞLIĞINIZI BOZABİLİR
11.04.2011, 04:23
Gazetelerde, dergilerde, internet sitelerinde sağlık konusundaki yazıları ve insanların bilgilendirmelerini çok faydalı buluyorum. Hemen her gazetenin sağlık köşeleri hatta sağlık sayfalarının olması da bu yazıların ne kadar çok alâka gördüğünün açık delili. Bu yazılarda herkes tarafından kolayca uygulanabilecek çeşitli tavsiyelerde bulunulabilir ama ilaç veya mineral, vitamin, antioksidan adı altında da olsa bir takım kimyasal maddelerin ismini vermek hele de bunların dozu ve sürelerini bildirmek hiç de doğru değil.
ZIKKIMIN KÖKÜ MÜ RHODİOLA KÖKÜ MÜ?
10.04.2011, 01:41
Bitkilerle tedavide her geçen gün müthiş ilerlemeler kaydediliyor. Hürriyet gazetesinde sağlık köşesinde yer alan bir yazı, işin artık mesleklere göre bitki tavsiye etme aşamasına eriştiğini gösteriyor. Buyurun “Rhodiola güç verir mi?” başlıklı yazıyı aynen okuyalım: “Adaptojen bitkilerden biri olan rhodiola köklerinin enerji arttırdığı, özellikle strese karşı direnci güçlendirdiğini gösteren bazı çalışmalar var. Batıda birçok işadamı bu desteği kürler halinde kullanıyor. Rhodiola özellikle işadamları, siyasetçiler, finans sektöründe çalışanlar tarafından çok sevilen bir enerji sağlayıcı ve stres savar.”
İLAÇ İSRAFININ SORUMLULARI KİM?
09.04.2011, 01:29
Türk Eczacılar Birliği Genel Sekreteri Uzm. Ecz. Harun Kızılay’dan Zaman gazetesinde yayınlanan “Antibiyotik Kullanımı Nasıl Olmalı?” başlıklı yazım için bir mektup aldım. Sayın Kızılay, “Türkiye’ de gereksiz antibiyotik kullanımında asıl suçlu, her ateşi olan hastaya antibiyotik yazmayı görev bilen biz doktorlar ve her isteyene istediği ilacı vermekte sakınca görmeyen eczacılardır” ifademin direkt olarak örgütlerini ve meslektaşlarını hedef aldığını ve 30 bin eczacıyı töhmet altında bıraktığımı söylüyor ve diyor ki:
PULMİCORT İNHALER’İN ÜRETİLMİYECEĞENİ DUYAN VE SEBEBİNİ BİLEN VAR MI
07.04.2011, 22:15
Ucuz ve etkili ilaçlar bir bir piyasadan çekiliyor. Daha birkaç gün önce eritromisin etken maddeli çok önemli bir antibiyotiğin artık eczanelerde bulunmadığını yazmıştım. Ne Sağlık Bakanlığı Eczacılık Genel Müdürlüğünden ne ilacı üreten firmadan bir ses çıktı. Birkaç hafta önce bir hastam sayesinde Pulmicort isimli ilacın sprey şeklinde solunum yoluyla kullanılan formunun da artık üretilmeyeceğini öğrendim. Senelerden beri kullandığım bir ilacın böyle birden bire artık üretilmeyecek olmasına doğrusu çok şaşırdım.
BOĞAZ AĞRISI NEDEN OLUR?
03.04.2011, 08:34
Halkımızın anjin, boğaz ağrısı, boğaz iltihabı gibi isimlerle bildiği, biz doktorların ‘akut farenjit’ diye isimlendirdiği hastalık, işte tam da bu değişken havaların hastalığıdır.
EKŞİ SÖZLÜĞÜ PUBMED' E TERCİH EDERİM
02.04.2011, 03:11
Ülkemizin değerli bilim adamları işi gücü bırakmış benim PubMed’ de kaç yayınım olduğunu araştırıyorlar. Öyle ki, bu değerli uğraşlarından PubMed’ de kayıtlı bir yayın bile çıkarırlarsa şaşmam. Hayır, bir teşekkür falan da beklemiyorum. Onların bir yayınımız daha oldu sevinci benim de sevincimdir ki bu da bana yeter. Bu çok merkezli araştırmanın “preliminary” sonuçlarının bile bilim dünyamızda ne büyük bir mutluluk yarattığını tahmin edebiliyorum. PubMed’ te adımın sadece bir yayında o da 5. isim olarak geçtiğinin belli olmasından sonra ilaç firmalarının sponsorluğunda kutlama törenleri yapıldığını duydum.
İLAÇLARIN EFENDİSİ
31.03.2011, 01:58
Kortizon, yerinde, uygun doz ve sürelerde kullanıldığında hayat kurtaran, ama elbette bazıları ölümcül, pek çok yan etkileri de olan bir ilaçtır. Kortizon ilaçların efendisidir. Milyonlarca hasta hayatlarını ve sağlıklarını kortizona borçludur. Kortizon elektrik gibidir, bilinçsiz kullanılan elektrik de insanı öldürür ama elektrik olmadan şu rahat hayatımız da mümkün değildir. Kortizon da öyledir bazı hastalar için. Ne elektriksiz bir dünyada yaşanabilir, ne kortizonsuz. Önemli olan, tedavi kurallarına tamı tamına uymak, gereken tedbirleri almaktır.
ERİTROMİSİN NEDEN BULUNMUYOR
29.03.2011, 02:56
Eritromisin, dünyanın her ülkesinde her zaman bulunması gereken temel ilaçlardan biridir. Bu ilaç uzun süredir bulunmuyor. Envai çeşit kedi, köpek mamasının, türlü çeşitli kuşyeminin bulunduğu ülkemizde eritromisinin bulunmamasını kabul edemiyorum.
BU DA TIBBİ TEMİZ ELLER OPERASYONU
26.03.2011, 09:12
El hijyeni veya el temizliği ellerdeki mikropların uzaklaştırılması veya imha edilmesidir. Özellikle salgınlar sırasında hastalık yapan bakteri ve virüslerin yayılmasını önlemede en etkili yöntem el yıkamadır. El yıkama, elin tüm yüzeylerinin ılık su altında sabun köpükleri ile güçlü bir şekilde ovuşturulması ve akarsu altında iyice durulanmasını ifade eder. Sabun yüzey gerilimini azaltıcı ve kir, yağ ve bakterilere bağlanma özellikleri sayesinde etkili olur.
SAĞLIK HABERLERİ KAFA KARIŞTIRIYOR
25.03.2011, 10:44
“Sağlık haberlerine dikkat edin! Sağlık haberleri müthiş ilgi görüyor. Bu haberlere dayanarak sağlığına yön vermeye çalışanlar bile var. Bu son derecede tehlikeli bir yaklaşımdır. Benim önerim bu konuda ciddi bir “filtre” mekanizması oluşturmanız, her okuduğunuza inanmamanızdır.” Bunlar Osman Müftüoğlu’ nun 23 Mart 2011 tarihli Hürriyet gazetesindeki yazısının başlangıç cümleleri(1).
ÖPÜŞME ALERJİSİ
24.03.2011, 01:55
Her gün yeni bir marifeti ortaya çıkan allerjilerin son yıllarda tanına en son türü öpüşmeye bağlı alerjilerdir. Bugüne kadar pek ç