Son Haberler
29.05.2012 Salı 12:43
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

RAMAZAN'DA BESLENME
09.08.2010 16:37
ANTALYA (İHA) - Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü Uzmanı Diyetisyen Hülya Kamarlı, Ramazan ayında oruç tutmak isteyen vatandaşların dikkat etmesi gereken hususları açıkladı.
Sağlığın korunması ve dengeli beslenmeye her zaman özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen Kamarlı, hava sıcaklığı nedeniyle su ve sıvı tüketimine dikkat edilmediği takdirde bayılma gibi sağlık problemlerinin yaşanabileceğini söyledi. Ramazan ayında beslenmenin her zaman önemli olduğunu anlatan Kamarlı, şöyle konuştu: "Ancak bu yıl ağustos ayında başlayacak olan Ramazan ayı hem uzun süre aç kalınan hem de aşırı sıcak bir döneme denk geldiğinden iyi bir beslenme düzeni çok daha büyük önem kazanmaktadır.
Aşırı sıcak ve nemli havada artan terle birlikte vücuttan fazla miktarda su ve mineral kaybı olacağından bu kaybın yerine konulması gerekmektedir. Aksi takdirde bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi ve halsizlik gibi sağlık problemleriyle karşılaşılabilir."
Oruç nedeniyle günlük yeme düzeninin değiştiğini belirten Kamarlı, Ramazan'da öğün sayısı ve sıvı tüketimi azaldığı için yüksek enerji içeren besinleri tüketme eğiliminin arttığını bildirdi. "Ramazan ayı süresince kişilerin yaş, fiziksel aktivite ve cinsiyetlerine göre günlük almaları gereken enerji ve besin öğesi gereksinimleri değişmemektedir" diyen Kamarlı, bu nedenle oruç tutarken de sağlığın korunması için yeterli ve dengeli beslenmenin sürdürülmesi gerektiğini bildirdi.
ORUÇ TUTACAK OLANLARA ÖNERİLER
Kamarlı, oruç tutmak isteyenler için şu önerilerde bulundu: "Sahur ve iftardan oluşan iki ana öğün ile iftardan sonra 1,5 ya da 2 saatlik aralıklarla 2 ara öğün yapılmalı, azar azar ve sık sık beslenilmeli. 13 saate yakın bir süre aç kalınacağı için sahur mutlaka yapılarak, açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesi önlenmeli. Sahurda daha çok mideyi geç terk eden, kan şekerinde çok hızlı değişimlere neden olmayacak besinler seçilmeli. Protein içeriği yüksek olan ve bol posalı besinler midenin
boşalma süresini uzatarak acıkmayı geciktireceğinden; sahurda süt, yumurta, peynir ile çiğ sebzeler (domates, salatalık, biber ) gibi tam buğday unundan yapılmış ekmekten oluşan kahvaltı şeklinde bir öğün yapılmalı. Bol sıvı alınmalı, su içilmeli, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak için meyve ilave edilmeli. Kızartmalar, hamur işleri, aşırı şeker ve yağ içeren besinlerden uzak durulmalı. Bu, gece oluşabilecek hazımsızlıklardan, mide yanmalarından, reflüden, ayrıca kilo alma problemlerinden kişiyi
koruyacaktır. Sahurda susuzluk hissini artıracak besinlerden kaçınılması gerekir. Turşular, salamura, tütsülenmiş, kızartılmış yiyecekler tercih edilmemeli. Yapısında bol miktarda tuz bulunan sosis, salam, sucuk, pastırma gibi besinler tüketilmemesi gerekir. Yenen yemeklerin ve salataların üzerine bol miktarda tuz atılması da susama hissinin oluşmasına neden olacaktır."
HIZLI YEMEK SİNDİRİM SORUNLARINA NEDEN OLUR
Açlık hissinin iftarda yoğun olduğundan çok hızlı yemek yenildiğine bunun da uzun açlık döneminden sonra hazımsızlık gibi sindirim sorunlarına neden olduğuna dikkat çeken Kamarlı, yavaş yemenin ve besinleri iyi çiğnemenin olası sindirim sorunlarını en aza indireceğini belirtti.
İftar yemeğinin mutlaka hafif olması gerektiğini vurgulayan Kamarlı, hamur işleri, kızartmalar, çok yağlı yemekler tüketilmemesi gerektiğini söyledi.
İftarda öncelikle 1-2 bardak su içilerek, 1-2 adet hurma ya da zeytin yenilebileceğini anlatan Kamarlı, sözlerine şöyle devam etti: "Arkasından bir çorba ve açlık hissini bastırmak için salata ile devam edilmeli. Ana yemek olarak etli bir sebze yemeği ya da az yağlı beyaz et seçenekleri veya kurubaklagiller uygun olacaktır. İftarda ekmek tüketilecekse yine tam tahıllı ekmekler tercih edilmelidir."
YEMEKLER FIRINDA YA DA IZGARADA YAPILMALI
Seçilen ana yemeklerin pişirme yöntemlerinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kamarlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine özellikle haşlama, ızgara ve fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesi ileriki saatlerde görülebilecek mide kramplarına ve mide yanmalarına karşı kişiyi koruyacaktır. Ara öğünlerde ise meyve, çiğ sebzeler (salatalık, domates, yeşillikler gibi) ya da az miktarlarda ceviz, fındık, badem tercih edilebilir."
İftarda tatlı tüketmek isteyenlerin aşırı şerbetli ve yağlı tatlılar yerine sütlü tatlılar (sütlaç, güllaç, muhallebi gibi), meyve tatlıları ya da dondurma tercih etmesi gerektiğinin altını çizdi.
İFTARDAN SONRA YÜRÜYÜŞ YAPIN
Kamarlı, su ve mineral kaybının önlenmesi için de "İftardan itibaren sahur sonuna kadar bol su (yaklaşık 2- 2,5 lt) ve sıvı (ayran, kefir, taze sıkılmış meyve suları, şekersiz komposto, sebze suları ve bitki çayları gibi) alımına özen gösterilmelidir" önerisinde bulundu.
İftardan sonra oturmak yerine yapılacak hafif yürüyüşlerin metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olacağını anlatan Kamarlı, kronik hastalığı bulunan kişilerin oruç tutmadan önce mutlaka ilgili uzman hekimlere danışması gerektiğini sözlerine ekledi.
(SK-HO-Y)


09.08.2010 16:37:08 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.