Son Haberler
29.05.2012 Salı 23:05
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?"
12 Eylül referandumu için cepheler ayrılmaya başladı. Herkesin kendine göre bir hesabı var, ancak tüm tartışmalar sonunda “Erdoğan’a EVET” veya “Erdoğan’a HAYIR “ oylamasına dönüşüyor. Ben farklı düşünüyorum. Erdoğan hakkındaki kararımı Genel Seçimlerde kullanabilirim. İçeriğinden tam anlamıyla memnun olmasam, daha fazlasını istesem dahi, ideal değişiklik için daha uzun yıllar bekleyeceğime, azına bile şimdilik EVET oyu vereceğim. 22.07.2010 17:20

 

Mehmet Ali Birand

POSTA

Referandumda neden “Evet” oyu kullanacağım?

12 Eylül Referandumu giderek siyasileşiyor.

 

Anayasayı değiştirmekten çok, Erdoğan’a bir güvenoyuna dönüşüyor.

 

Herkesin de bir gerekçesi var.

 

Gerekçesi olmayanlar, zorlayarak dahi olsa, gerekçe yaratıyorlar.

 

- Bir kesim, taslağın tamamen Ak Parti’nin önünü açmak, yargı engelini yok etmek için ortaya konduğunu belirtiyor. Yapılan hesaplara göre, laik sistemi koruyan Asker unsurunun ortadan kaldırılmasından sonra, şimdi de sıra yargıda. Böylece başta Anayasa Mahkemesi’ne olmak üzere, iktidar partisi kendi yargıçlarını getirecek ve istediği kararları geçirtebilecek.

- Askere yeniden bir darbe vuruluyor ve laik sistemi korumak için, herhangi bir müdahale kapısı kapanıyor. Hiç değilse, Asker baskısının caydırıcılığı azaltılıyor.

- İşçi kesimi olaya, haklı olarak kendi açısından bakıyor ve bu değişikliğin içinde kendileriyle ilgili hiçbir şeyin bulunmadığını, eski 12 Eylül Anayasası’nın ruhunu sürdürdüğünü belirtiyor.

- Başta Kürtler olmak üzere, farklı gerekçelerle bir başka kesim de, değişikliğin çok yapay ve son derece yetersiz olduğunu vurgulayarak karşı çıkıyor. Yepyeni bir anayasa hazırlanması gerekirken, göz boyamak için önemli olmayan maddelerle yetinildiğine dikkat çekip reddedeceğini söylüyor.

- Muhalefetin derdi ise tamamen siyasi. Onlar, ne pahasına olursa olsun, Erdoğan’ın burnunu sürtmek istiyorlar. HAYIR anlamına gelecek bir oylamanın iktidar partisinin karizmasını mahvedeceği ve genel seçimlere bozuk bir moralle girmesine yol açacağı için, bastırıyorlar.

 

Aslına bakacak olursanız, kafaların arkasındaki gerçek hesap, Erdoğan’a bir ders vermek. Burnunu kanatıp, genel seçimlerde hızını kesmek.

 

Dünya’nın her yerinde siyaset böyledir.

 

Kim kimin canını daha fazla yakar ve oy kazanırsa, kendini kazançlı görür.

 

Yukarıda saydığım görüşlerin hepsinde bir mantık var.

 

Ancak, benim de kendime göre bir mantığım var...

 

    *   *   *

 

BEN İSE, BEKLEMEKTEN BIKTIM.  “EVET” OYU VERECEĞİM

 

Ben ise 12 Eylül’deki referandumda “EVET” oyu kullanacağım.

 

HAYIR demek isteyenlerin gerekçeleri, eminim kendi mantıkları içinde son derece haklıdır. Bazı gerekçelere ben de katılabilirim. Ancak hiçbiri, önümüzdeki fırsatın kaçırılmasını gerektirecek kadar güçlü değil.

 

Bakın neden...

 

- 30 yıldır, askeri darbelerden kurtulmak için kitaplar yazdım, köşe yazıları, söyleşiler, TV programlarıyla, askerin siyaset dışına çıkması için uğraştım. Bugüne kadar kimseler çıkıp bu yönde somut adım atmadı veya atamadı. Yıllardır bekledim ve tam ümidimi tümüyle kesiyordum ki, önüme bu değişiklik geldi. Önümüze gelen bu taslak da yetersiz sayılabilir. Ancak sembolik dahi sayılsa, yine de darbecileri bundan böyle, harekete geçmeden önce iki-üç defa düşündürecek bir düzenleme getiriliyor. Benim için, demokratikleşme yolunda, bu adım son derece önemlidir. Daha iyisini, en idealini uzun yıllar beklemek istemiyorum. Bundan sonra bir daha Anayasa değişikliğine gidilmesinin güçlüğünü de görüyorum. Dolayısıyla elimdekiyle yetinmek istiyorum. İlerde daha iyisini yapan çıkarsa, başımın üstünde yeri var.

- Bu değişikliklerin yargıyı AKP’nin emrine sokacağına, daha ilk başlarda da inanmıyordum, hele şimdi Anayasa Mahkemesinin getirdiği değişikliklerden sonra daha da inanmaz oldum. Ayrıca, yargı laik sistemin değil, hukukun koruyucusu olması gerekir. Laik sistemi koruyup kollamak, bizlerin yani toplumun görevi olmalıdır. 

- Erdoğan’a siyasi ders vermek ve burnunu kanatmak isteyen varsa, bunu Genel Seçimlerde denemeleri gerekir. Benim de Başbakan konusunda kuşku ve kaygılarım var. Ben de (dünkü yazımda belirttiğim gibi) bazı politikalarından ve yaklaşımından rahatsızım. Bende de, AKP yorgunluğu var, ancak bu mesajın gönderilme tarihi 12 Eylül olmamalı. İki konunun birbirinden ayrılması gerektiğine inanıyorum.

 

Özetlemem gerekirse, Referandum ile Genel Seçimi birbirine karıştırmak ve elimize geçmiş olan bir şansı -ne kadar yetersiz olursa olsun- kaçırmak istemiyorum. 50 yıldan beri hayatımızı zorlaştıran ve hemen her konuda gerilememize neden olan Askeri darbeler döneminin kapandığı mesajını, başka nedenlerle şimdi yollayamazsam, kendi kendime ihanet etmiş sayarım.

 

Bundan dolayı oyum EVET olacak. 

 

YORUMLARINIZ
ibrahim öztürk - 29.07.2010 00:43
sayın birant sen haklı bir tespit yapmışsın bu yöneticileri halk seçer halk yollar demokraside budur bunun içinde evet
coşkun bölükbaşı - 22.07.2010 22:24
binkere evet evet evet
Zeyn Akövü - 22.07.2010 19:47
Sevgili brand,sen ihtiyarladın.Onun ötesinde bunamaya başladın.Senin evet oyun ondandır...
imbat - 22.07.2010 17:24
Şimdi günyüzüne çıkmayan gerek yolsuzluklardan, gerekse ülkeyi ve halka karşı yapılan usulsüzlükler yarın ortya çıktığında, iktidar ve c.başkanı tarafından seçilen gerek anayasa ve gerekse diğer adli kuruma seçilenler tarafından bu yolsuzlukları yapanlar aklanırsa o zamanda kuyruğa basılan kedi gibi miyavlamayın.
Ali Bogac - 22.07.2010 17:00
Bencede Evet.... AKP yi sevmiyorum, ama askerin siyasete karismasini hic istemiyorum, bunun icin oyum EVET olacak....Cünkü ben sivilim sivller tarafindan yönetilmek isterim, askerin görevi ülke güvenligidir. onuda iyi yapmadiklari ortada degilmi?
sosyolok aydın - 22.07.2010 16:59
kesınlıkle hayır
mustafa kemal - 22.07.2010 15:38
bende tarihe not düşüyorum oyum hayır olacak 22/ 07/ 2010 hayırda hayır vardır
irfan demir - 22.07.2010 14:46
Hiç beklemezdim. Gerçekten M.A.Birant beyi kutluyorum. Türkiye artık değişmeli, suni gündem ve kısır döngülerden kurtulmalıdır.
İyimser - 22.07.2010 14:41
Koca koca adamların şiddet içeren ifadeler kullanmaları
“Burun kanatmak” “Burun sürtmek” ten bahsetmeleri
demokrasimizin ne kadar yetersiz olduğunun bir işareti
sayılabilir.Neden “hoşgörü” den nasipsiz davranışlar
sergiliyor muhatabımıza tahammül edemiyoruz?Önce
“İrtica” dediler, sonra “Laiklik elden gidiyor!” yaygaraları,
daha sonra “Mahalle baskısı” filmini vizyona sürdüler.
Onlara kalırsa birkaç yıla kalmadan ülkemiz bir İran,
bir Malezya olacaktı (keşke olabilseydi).Aradan 9 seneye
yakın bir süre geçmesine rağmen niyet okuma, yargısız
infaz devam ediyor.Millet iradesine beceri ve meziyetleri
ile yön veremeyenler “karalama” ile sonuç almaya
çalışıyorlar.Bütün bu olanların da milletin gözünden
kaçtığını zannediyorlar.İşi o raddeye vardırıyorlar ki
“vatan hainliği” suçlamaları “yüce divan” tehditleri ile
ortalık toz duman halde, göz gözü görmüyor.
Kendinize gelin beyler! Siyasi hırslarınız için milleti bu
kadar politize etmeyin!Karşılıklı küfür, hakaret yerine
karşılıklı sevgi ve saygı çerçevesinde yapın siyasetinizi!
Bu koltuklar kimse için ebediyen kalıcı değildir.Her zaman
olduğu gibi sakinleri hep değişecektir.Bırakın bunu sakin
bir şekilde milletin tespit etsin!Yönlendirmelerinizi suçlamalar
hakaretler ile değil fikir ve görüşleriniz ile, projeleriniz ile
yapmaya özen gösterin!
“Hayır” demek ülkemizin hayrına bir sonuç vermez.Bu güne
kadar elde edilmiş kazanımlarımızı, itibarımızı alt üst eder.
Yetersiz de olsa bu değişikliğe “evet” demekle gelecekle ilgili
ümitlerimizin sürmesine vize vermiş oluruz.Yepyeni bir
anayasa ümidimizin filizleri yeşil kalır, kurumaz.

ALİ - 22.07.2010 12:25
dünya görüşü ne muhalifim ancak attığın bu cesur ve akıllıca adım dan dolayı sizi tebrik ediyorum.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1