ANKARA (ANKA) - CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 12 Eylül'de yapılacak Anayasa değişikliği referandumundan büyük bir çoğunlukla hayır oyu çıkacağından tereddüt etmediğini belirterek "Bu halk oylamasının sadece kuru bir Anayasa değişikliği olmadığını, bu halk oylamasının, siyasal iktidarın önünü tıkayacak, ona sarı kart gösterecek bir belirleme olduğunu vurgulamalıdır. Bir sarı kartı alsınlar, ikinci sarı karta gerek kalmadan genel seçimde doğrudan doğruya kırmızı kartı yiyeceklerdir" dedi.
Sav, CHP Kadın Kolları İl Başkanları toplantısında konuştu. Kısa süre öncesine kadar boş olan CHP Kadın Kolları Merkez Yönetim Kurulu'nun böyle bir toplantıyı organize etmesinin büyük bir başarı olduğunu ifade eden Sav, CHP'li kadınların büyük bir özveriyle çalıştığını kaydetti. 2007 ve 2009 seçimlerinin büyük bir yükünün CHP'li kadınların omuzlarından geçtiğini, başarının yarıdan fazlasının CHP'li kadınlara ait olduğunu vurgulayan Sav, CHP'de Kadın Kolları'nda çalışmanın bir ayrıcalık olduğunu dile getirerek "CHP'de kadın olmanın ayrıcalığı Mustafa Kemal'in çizdiği yolda yürüme kararlılığından kaynaklanır" dedi. Kurtuluş Savaşı'nda cephede erkeklerin savaştığını ancak Türk kadınının cephe gerisinde savaşın kazanılmasında büyük rol oynadığını belirten Sav, cumhuriyetin kadınları çağdaşlığa taşıdığını ifade etti. 1934'te TBMM'ye giren kadın oranına bugün halen ulaşılamadığına dikkat çeken Sav, "Bunları bugün hazır bulanlar, geçmişte yaşananların değerini kavrayamıyorlar. O zamanki kadronun hangi güçlüklerle kadınlarımıza bu hakları sağladığını bilemiyorlar. Kolay elde edilen şeylerin kolay elden çıkması da mümkündür ama biz CHP'liler bu hakların kolay elde edilmediğini, gerisinde kan, gözyaşı, barut ve emperyalist ülkelere karşı bir direnmenin yattığının bilinci içerisindeyiz. O bilinçtir ki bizim çalışmalarımızda dirençle, kararlılıkla hem kadınlarımızın hem de erkeklerimizin birlikte çalışmasının önünü açmaktadır. CHP'lilerin, Mustafa Kemal ve çalışma arkadaşlarından teslim aldıkları bayrağı, kadınıyla erkeğiyle sonuna kadar taşıma mecburiyetleri ve zaman geldiğinde de iktidar kalesine inme dirençleri sürmektedir. Bu günler de yakındır. CHP bayrağını göndere çekeceğiz" diye konuştu.
-"AKP TARİHİN ÇÖPLÜĞÜNE GİDECEK"-
CHP'nin iktidara yürüyüşünün ayak sesleri nedeniyle kimi kesimlerin huzursuz olduğunu ve CHP'lilerle "uğraştığını" dile getiren Sav, şöyle dedi:
"Biz, bizimle bu tür uğraşanların üslubu ve diliyle yarışmak istemeyiz. Kendilerini düştükleri çukurda bırakıp biz kendi bildiğimiz yolda yürüme kararlılığı içindeyiz. CHP pek çok siyasi parti ile geride bıraktığımız dönemlerde yarış yapmıştır, siyasi yarış yapmıştır. Ama hiçbirinde kendi üslubunu, kararlılığını, doğrultusunu, kendi 6 okundan ödün vermeden yürüme alışkanlığını bozmamıştır. CHP ile uğraşan siyasi kuruluşların da şöyle bir belleğinizi geriye döndürüp baktığınız zaman ne hale geldiklerini görürsünüz. CHP ile uğraşan hiçbir siyasi parti iflah olmamıştır, ayakta kalmamıştır. Adalet ve Kalkınma Partisi de bu uğraşında yenik düşecektir, ayakta kalamayacaktır, geride kalanlar gibi tarihin çöplüğüne gidecektir."
-"BAŞBAKAN'IN ZİMMET, KALPAZANLIK DOSYALARI MECLİS'TE BEKLİYOR"-
12 Eylül'de yapılacak referandumda AKP'nin uygulamalarının sınanacağını ifade eden Sav, Anayasa değişikliğinin toplumun sorunlarına çözüm getirmeyeceğini, değişikliğin başta Başbakan Erdoğan olmak üzere kimi AKP'lilerin ihtiyacına cevap vereceğini söyledi. Sav, "Suça göre yargıç değil, suçluya göre yargıç aramanın yoludur. Suçlular, ortadadır. Bunu ben, benim gibi muhalefet partisi mensupları söylemiyor. TBMM Adalet ve Anayasa Komisyonu'nun raflarındaki dokunulmazlığın kaldırılması fezlekesini içeren dosyalar söylüyor" dedi. Bekleyen dokunulmazlık fezlekelerinde pek çok suçun bulunduğunu kaydeden Sav, "Bıraktık sıradan milletvekilini, Başbakan'ın da o raflarda dosyaları var. Nedir o dosyalar? İhaleye fesat karıştırma, evrakta sahtekarlık, zimmet, kamu taşıma biletlerinde kalpazanlık ve cürüm işlemek için çete oluşturmak. Bir demokratik ülkenin Başbakan'ı bu suçlarla suçlanacak, kendisi ve kadrosu yargılanmasının önünü dokunulmazlık yoluyla tıkayacak ve "İktidar değişirse kazara önümüze bu işlerin faturası uzatılırsa bunlardan nasıl kurtuluruz'un muhasebesi yapılarak bu Anayasa değişikliği alelacele getirildi ve 12 Eylül'de referanduma sunulması gündeme geldi" diye konuştu.
-"İKTİDAR REFERANDUMDA SARI KARTI, SEÇİMDE KIRMIZI KARTI YİYECEK"-
İşsizler, asgari ücretliler, geçinemeyen emekliler, borçlu çiftçiler, işsizlerin dörtte birini oluşturan gençler, dürüst işadamları, geçinemediği için böbreğini satmak zorunda kalan köylüler gibi toplumun çeşitli kesimlerinin referandumda iktidarı oylayacaklarını dile getiren Sav, "Halk oylaması öyle beyefendilerin istediği gibi gerçekleşmeyecek. Referandumda toplumun çıplak çarpıcı gerçekleri konuşacak. Hiç tereddüt etmiyorum, referandum sandığından açık farkla hayır oyu çıkacak" dedi. Hayır oyu çıkması için çok çalışmaları gerektiğini, halka doğruları anlatmaları gerektiğini kaydeden Sav, kadınlara da bu konuda büyük iş düştüğünü ifade ederek kadınları kapı kapı dolaşarak referandum için çalışmaya çağırdı. 12 Eylül'ün Ramazan Bayramı'ın 3. gününün hemen ertesi günü olduğunu, bu konuda halkın şimdiden uyarılması gerektiğini de anlatan Sav, "Bu halk oylamasının sadece kuru bir Anayasa değişikliği olmadığını, bu halk oylamasının, siyasal iktidarın önünü tıkayacak, ona sarı kart gösterecek bir belirleme olduğunu vurgulamalıdır. Bir sarı kartı alsınlar, ikinci sarı karta gerek kalmadan genel seçimde doğrudan doğruya kırmızı kartı yiyeceklerdir" dedi.
-"CHP KİMSENİN TAPULU MÜLKÜ DEĞİLDİR"-
CHP'nin içine kapalı bir parti olmadığını, kapılarının herkese açık olduğunu bildiren Sav, "Ama herkes derken biraz farklı bir herkes tanımı vardır. Cumhuriyetten yana, demokratik laik hukuk devletinden yana, Atatürk ilke ve devrimlerinden yana, bu zamana kadar CHP'ye oy vermemiş, ya da oy vermiş, çeşitli nedenlerle ayrılmış olup da dışarıda siyasal yaşamını sözleriyle karartmamış, dengeli, düzgün bir siyasal yaşam sürdürmüş ve çağdaşlığa yüzü açık, karanlığa karşı mücadele etmeyi kendisine görev bilmiş herkese CHP'nin kapıları açıktır. CHP ne Genel Başkan'ın, ne Genel Sekreter'in ne de yöneticilerin tapulu mülkü değildir. CHP, toplumun ortak bir malıdır. 1919'daki o güç koşullardan, emperyalizme karşı direnerek Kurtuluş Savaşı'nı verenlerin oluşturduğu ve yaşatılan bir partidir" diye konuştu. Sav, CHP'nin rüşvetçilere, hırsızlara, dıştan güdümlülere, Türkiye'yi içten yıkmak isteyenlere, emperyalizme kucak açmaya çalışanlara, Atatürk'e dil uzatmaya çalışanlara da kapalı olduğunu belirtti. CHP'nin Kemalist bir parti olduğunu da ifade eden Sav, "Bunu söyleyemeyen bir partilinin de CHP'liliğinden kuşku duyarım" dedi. Kemalizmin yalnızca 1920'lerin güç koşullarında gerçekleştirilen devrimlerle sınırlı olmadığını, sürekli devrim anlayışına dayalı bir çağdaşlaşma meselesi olduğunu anlatan Sav, CHP'ye yeni katılanlara bunların iyi öğretilmesi gerektiğini kaydetti. Sav, "Bu siyasal iktidarı geldiği gibi gönderinceye kadar yorulmadan çalışmak zorundayız" dedi.
Sav, konuşmasının ardından CHP'li kadınlarla birlikte kürsüden 10. Yıl Marşı'nı söyledi.(ANKA)
(HH/ÖMR)