Son Haberler
29.05.2012 Salı 23:06
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

REGNUM: ANKARA'YI ORTA DOĞU BARIŞ SÜRECİNDEN ÇIKARIYORLAR
05.07.2010 19:00

ANKARA, 05/07(BYE)--- Rus haber ajansı Regnum'un 4 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Stanislav Tarasov imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yer alan Rusça yazının çevirisi şöyledir:

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Tel Aviv'in, Gazze'ye uygulanan ablukayı kaldırmaya yeltenen gemilerin ele geçirilmesinden ve Türk gemisi "Mavi Marmara"nın yolcularından birkaçının öldürülmesinden dolayı Türkiye'den özür dilemeye niyetli olmadığını söyledi. Netanyahu, "Türkiye ile ilişkilerimiz bozulsun istemiyoruz ancak aynı zamanda Mavi Marmara'ya düzenlenen operasyondan ötürü Türkiye'den özür dileyecek değiliz. Burada özür dilenecek bir şey yok. Bizim askerlerimiz linç edilmeye maruz kalmamak için kendilerini savunmak zorunda kaldı" dedi. Bu beyanın tam da İsrail'in girişimiyle Brüksel'de Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Ticaret Bakanı Binyamin Ben Elizer'in gizli görüşmesinin hemen öncesinde yapılması dikkat çekti. Davutoğlu, "daha önce bütün dünyaya ve BM Güvenlik Konseyine duyurduğumuz temel taleplerimizi açık ve direkt olarak İsraillilere söylemek için buluşmayı kabul ettik" dedi.

Türk medyasında yer alan haberlere göre Türkiye, İsrail'den şu 5 şartı yerine getirmesini talep ediyor: "Özgür Gazze" filosuna yapılan ele geçirme operasyonundan dolayı resmî düzeyde özür dilenmesi, operasyon sırasında ölen ve yaralananların ailelerine tazminat ödenmesi, uluslararası soruşturma, Gazze şeridinden ablukanın tamamıyla kaldırılması, ayrıca el konulan gemilerin iadesi.

Ancak durum şu şartta kritik bir hâl alıyor: Londra'da çıkan El Hayat gazetesinin haberine göre ABD, Türkiye'yi, Gazze kıyılarında gerçekleşen olayın araştırılması için uluslararası bir komisyon kurulursa bu komisyonun çalışmasından Türkiye için olumsuz sonuçlar çıkmasının muhtemel olduğu hakkında uyardı.

Şu an itibarıyla İsrail ve Türkiye'nin kendi soruşturmalarını yürüttüklerini hatırlatalım. BM Genel Sekreteri ise işaret edilen bütün inceleme alternatiflerini dikkate alacak uluslararası bir format organize etme teklifiyle öne çıktı. Neden? Çünkü Özgür Gazze filosu organizasyonunun, Orta Doğu'da çok sert siyasi ve hatta askerî bir tufanın tetiğini çekebileceği gibi bir his uyandı.

Türkiye ile İsrail arasındaki gizli görüşmelerin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Washington ziyaretinin arifesinde gerçekleşmesi tesadüf değil. Yakın bir zamanda Suudi Arabistan Kralı Abdullah, ABD Başkanı Barack Obama ile görüştü. Bu görüşmelerde birden bir zamanlar kral Abdullah'a teklif edilen Orta Doğu barış süreci hatıra geldi. Bununla birlikte El Riyad gazetesi, bölgede İran ve Suriye'nin ve ayrıca bu çembere giren Türkiye'nin de nüfuzunun artmasından duyduğu rahatsızlığı gizlemiyor. Moskova'nın, Rusya Dışişleri Bakanının bölge ülkelerine yakın geçmişte yaptığı ziyaretler sırasında öne sürülen Mısır'ın belirlediği maddeler temelinde acil bir Filistin barışı" teklifini de bunlara eklemek gerekir. Moskova, "bölgedeki durumu artık olduğu gibi muhafaza etmek imkânsızlaştığından" Arabistan-İsrail diyaloğunun da gelişimine pek ümitle bakmıyor.

Bölgede gerçekten yeniden savaştan bahsetmeye başlandı. Lübnan'ın, İsrail için casusluk yaptığı suçlamasıyla bir kişiyi tutuklamasından sonra gerginlik arttı. İsrail ise İran'ın "Hizbullah" vasıtasıyla komşu bölgelerindeki nüfuzunu perçinlemeye çalıştığını düşünüyor. Hizbullah ise İsrail'in İran'a saldırması durumunda Orta Doğu'nun "kesinlikle parlayacağını" iddia ediyor. Hizbullah'ın liderleri, gerginliğin arttığını, problemlerin büyüdüğünü ve "bu senenin sonuna doğru ne kadar zaman sonra savaşın patlak vereceğinin belli olacağını söylüyor." Bu yüzden bölgedeki durumu rahatlatmak için ne yönde olursa olsun bir diplomatik açılım gerekiyor.

Örneğin Rusya, süreci Gazze'ye uygulanan ablukanın kaldırılmasıyla başlatmak istiyor. Moskova'nın düşüncesine göre, bu ,sadece bölgede hayatı normalleştirmeye yardım etmekle kalmayıp Filistin içindeki birliğin de pekişmesini sağlayacak. Kahire'de düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "bunun yapılması son derece gerekli. İsrail'de yapılan görüşmelerde de söyledik ve bütün ortaklarımıza iki taraflı kanallarla ilk adım olarak 2005 anlaşmasının yeniden hayata geçirilmesinin gerekli olduğunu düşündüğümüzü ilettik. Aslında Gazze'den ablukanın tamamıyla kaldırılması hakkında anlaşılması gerekiyor" dedi.

İşte bu yüzdendir ki hasıl olan durumda İsrail ile ilişkilerde yaşanan kısmi bir kopma, İsrail savaş uçaklarına Türkiye hava sahasının yasaklanması bile Ankara için iki taraflı diyalogdan daha fazlasını ifade ediyor. Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev'in Orta Doğu Özel Temsilcisi Aleksandr Saltanov'un bildirdiğine göre, Türkiye'nin, Orta Doğu barış sürecine katkıda bulunabilecek hatırı sayılır bir potansiyeli var. Çünkü Türkiye son yıllarda bölgedeki politikasına hız kazandırdı. Ancak Tahran-Şam-Ankara üçgeninde Türkiye'ye sadece "kestaneleri ateşten alma" görevi düşüyor. Akdeniz'de barış konvoyuna gerçekleştirilen silahlı operasyonun sonucunda Türkiye sadece Orta Doğu "kuartetine" eşit şartlarda girme şartını kaybetmekle kalmayıp İsrail tarafından Orta Doğu'daki durumun daha da kötüleşmesi sürecinde bir taraf, bu süreçte aktif bir katılımcı olarak algılanmaya başladı.

Ankara, Washington'un bölgedeki barış politikasında eskiden olduğu gibi başlıca hesabının "güvenilir NATO üyesi olarak" kendisi üzerine yapıldığını düşünerek ABD'nin Orta Doğu politikasındaki yeni eksenlerini hesaplamadı. Ancak Obama yönetimi, ilgisini öncelikli olarak Arap devletlerine yöneltti. Bu yüzden Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun bugünlerde yaptığı "ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerin fikir ayrılıklarından bile bir sinerji yaratmaya hizmet edebileceği" şeklindeki beyanı iki farklı anlam taşıyor.

Ayrıca Türkiye'nin, örneğin, Kafkasya bölgesindeki hareket tecrübesi bu barış bölgesindeki durumu da birden zora soktu. Türkiye'nin sınır hattındaki şehirlerinde de Kürt militanların silahlı eylemleriyle problemler şiddetlenmeye başladı. Türkiye Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Güneydoğu Anadolu bölgesinden gelecek yeni haberlerin endişesiyle birkaç gündür geceleri uyuyamadığını itiraf etti.

Aynı zamanda uluslararası ara bulucu "altılısı" (ABD, İngiltere, Almanya, Çin Halk Cumhuriyeti, Rusya, Fransa) İran nükleer programı sorununun çözülmesi konusunda, 17 Mayısta Türkiye-Brezilya-İran arasında üç taraflı bir belge imzalayarak girdiği "nükleer dengeleme" sürecinden Ankara'yı çıkarmaya başlıyorlar. BM Güvenlik Konseyinin yeni yaptırımlarının uygulamaya koyulmasından sonra Tahran'a sadece "altılı" formatta müzakereler yürütme teklifi yapıldı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, nükleer programın tamamıyla sivil nitelikte olduğunu kanıtlamak için nükleer çalışmalarını çevreleyen perdeleri kaldırmayı teklif etti.

Nihayet muhalif CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu yakında Azerbaycan'ı ziyaret etmeye niyetlendi. Görünen o ki Bakü'de de Türkiye konusunda "yumurtaları aynı sepete" koymanın tehlike arz etmeye başladığı anlaşılmaya başlandı.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.