ANKARA, 20/07(BYE)--- Rus haber ajansı Regnum'un 20 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, yukarıdaki başlık altında yer alan Rusça haberin özet çevirisi şöyledir:
Regnum'a konuşan Polonya'daki Avrupa Jeopolitik Analiz Merkezi uzmanlarından Lukaş Reçinski, "Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkilerini normalleştirme sürecine dönme ihtimali, çok ileri bir tarihte ele alınacak bir meseledir." dedi.
Reçinski'ye göre, bu süreçte Rusya önemli bir rol oynuyor. Uzman şunları söyledi: "Bölgede statükocu bir politika izlemeye devam eden Rusya açısından bakıldığında, Ermenistan ile Türkiye arasında herhangi bir ilişkinin tesis edilmesi Rusya'nın çıkarlarıyla örtüşmüyor. Diğer yandan Azerbaycan faktörü vardır: Bu ülkenin Ermenistan sınırının açılmasını olumlu karşılaması mümkün değildir."
Reçinski'nin belirttiği gibi burada aynı zamanda mevcut sorunların Türkiye'nin dış politikası açısından sahip olduğu öncelikler önemlidir. Uzman şöyle konuştu: "Güney Kafkasya'nın Türkiye'nin dış politikasındaki önemi azaldı. Bugün Türkiye için ilk sırayı Batı işgal ediyor. İkinci sırada Orta Doğu, üçüncü sırada ise Balkanlar var. Güney Kafkasya ancak dördüncü sırada yer alıyor."
Reçinski, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi sürecinin ayrıca Karabağ sorununun çözümü konusundaki ilerlemeye bağlı olduğunu hatırlattı. Reçinski, "Karabağ konusunda hiçbir gelişme yaşanmadığına göre Ermeni-Türk ilişkilerinde de hiçbir şey olmayacağını düşünüyorum." dedi.
Uzman'a göre, Karabağ sorununun çözüme kavuşturulmasında en önemli rolü Rusya oynuyor, Türkiye ise Ermenistan'ı taviz vermeye zorlaması için Moskova üzerinde baskı kurma araçlarına sahip değil.
Türkiye'nin Nahçıvan'da askerî üs kurma ihtimalini değerlendiren Reçinski, bunun Türkiye'nin son birkaç ay içerisinde izlediği politikaya ters düştüğünü belirtti. Uzman, Ankara'nın, çatışmaları barışçıl yoldan çözebilen bir aracı rolü oynamaya çalıştığını ve böyle bir politikaya ters düşecek adımları atmayacağını söyledi.
Azerbaycan Parlamentosu daha önce ülkenin topraklarında yabancı askerî birliklerin konuşlandırılmasına izin veren bir askerî doktrini kabul etmişti.