Son Haberler
29.05.2012 Salı 23:13
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

REUTERS: REFERANDUM, TÜRKİYE BAŞBAKANI ERDOĞAN İÇİN YENİ BİR SINAV NİTELİĞİNDE
06.09.2010 19:00

KONYA, 06/09(REUTERS)(BYE)--- Ibon Villelabeitia bildiriyor:

İktidara gelmeden kısa bir süre önce Tayyip Erdoğan, devletin kurucusu Atatürk'ün anıt mezarında, milletin güvenini kaybetmekte olduğunu söylediği laik demokrasiyi yeniden canlandıracağına ant içti. Türkiye artık hak ettiği lidere kavuşacaktı.

Militan laiklik yanlıları, onun Anıtkabir'deki deftere yazdığı bu ifadeleri, ırk, din ve mezhep ayrımı gözeterek halkı birbirine karşı kışkırttığı gerekçesiyle yakın dönemde hapis cezası alan bir adamın vatan hainliği olarak değerlendirdi.

Sekiz yıl sonra, seçim sandıklarında yeni bir sınavdan geçecek olan, seleflerinin başaramadığını başararak Müslüman demokrasiyi Avrupa'ya yakınlaştıran yenilikçi bir gündemle sisteme meydan okuyan eski İstanbul Belediye Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, şimdi Türk politikasında yükselen bir isim.

1990'lardaki yolsuzluk ve kötü yönetimle lekelenen ve güçlü bir liderden yoksun olan laik muhalefet, Erdoğan'ın getirdiği değişikliklerden huzursuzluk duyuyor ve demokrasiye sahte bağlılığıyla demokrasinin mezarını kazmasından korkuyor.

Carnegie Uluslararası Barış Vakfından Türkiye uzmanı Henri Barkey, "Erdoğan'ın kendinden önceki liderlerin yapamadığını yaparak Türkiye'ye damgasını vurduğuna hiç şüphe yok. Erdoğan, din ve devlet işlerini bir araya getirerek önemli değişiklikler yaptı ve şimdi bazı riskler almak niyetinde." dedi.

30 yıl önce 12 Eylül'de gerçekleştirilen darbeye dayanan anayasada değişiklikler yapılması konusunda Türkler bu yıl aynı tarihte sandık başına gidiyor. Referandum, 2002 yılında göreve gelen ve 2011 yılı için üçüncü dönem arayışında olan Erdoğan için daha çok güvenoyu niteliğinde.

--Dünyada Türkiye--

Reformlar, muhafazakar laiklik yanlılarının son mevzisi olan yüksek mahkemeleri yeniden düzenlemeyi hedefliyor. Erdoğan, AB üyeliği için gerekli reformları yerine getirdiklerini söylerken muhalefet, bunu yargıda kontrolü ele geçirme girişimi olarak görüyor.

Erdoğan, asıl desteği Anadolu'dan alacak. Refah düzeyi ve muhafazakârlık bakımından çeşitlilik gösteren ve Türkiye'nin ortasında yer alan Konya, dindar Müslüman orta sınıfın yükselişini simgeliyor.

Şehrin dışındaki sanayi bölgelerinde, Orta Doğu pazarında yer alarak Konya'nın bir iş merkezi olmasını sağlayan firmalar, "Türkiye'den dünyaya" yazılı amblemler taşıyor.

Şehrin, ağaçların sıralanmış olduğu yolları boyunca Ramazan ayında halka Kur'an'dan ayetler sunan reklam panoları, AK Partinin yükselişini de yansıtan şehirde açık bir şekilde yaşanan dindarlığın göstergesi.

Değişikliler hakkında çok az bilgisi olduğunu itiraf eden mağaza sahibi Kemal Akkora, "Ülkesini seven her Türk 'evet' oyu kullanmalı. Erdoğan, Türkiye'nin şimdiye kadar sahip olduğu en harika başbakan. Türkiye, dünyada saygı görüyor ve ekonomisi güçlü bir şekilde büyüyor." dedi.

Atatürk, modern Türkiye'yi 1923'te, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılmasından sonra kurdu. Ülkede köklü değişikliklere imza atan Atatürk, din işlerinin devlet işlerinden ayrılmasını, kadın haklarının desteklenmesini, Arap harflerinden Latin alfabesine geçilmesini ve ülkenin yüzünü Batı'ya dönemsini sağladı.

Ordu, hâkimler ve devlet bürokratları kendilerini bu mirasın koruyucuları olarak görüyorlardı.

Bu katı yapı; iç çatışma nedeniyle parçalanmış geleneksel partilerden hayal kırıklığına uğramış muhafazakârlar, milliyetçiler ve liberallerden oluşan geniş bir koalisyon olarak, tek ve rakipsiz bir lider tarafından yaratılan AK Partinin yükselişiyle değişime uğradı.

Piyasa dostu reformlar sayesinde AK Parti, son 8 yılda üç katına çıkmış olan gayri safi yurtiçi hasıla ile Türkiye'nin dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasını sağladı.

Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında çok önemli bir jeostratejik konumda bulunan ABD müttefiki Türkiye, Erdoğan yönetiminde aynı zamanda bilinmeyen bir yöne doğru ilerliyor.

AB üyeliği doğrultusunda kuvvetli bir dış politika izleyen Erdoğan; İran, Suriye ve Irak'la ilişkilerini güçlendirerek ve İsrail'i eleştirip Türkiye'yi İslam dünyasında yükselen bir güç olarak yeniden konumlandırarak NATO üyesinin eksen kayması yaşadığı endişelerine neden oluyor.

--Ne Mutlu Türk'üm Diyene--

Ülke içindeki değişiklikler de aynı ölçüde çarpıcı.

Generaller ve siyasi rakipler ezilirken, uzun yıllardır toplumun alt sınıfı olarak görülen dindar Türkler, güçlü mevkilere geldi. Erdoğan'ın eşinin de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün eşinin de başörtüsü takıyor olması, laik Türkiye'de İslam'ın yeri üzerine yapılan eski tartışmayı gün yüzüne çıkarıyor.

AK Parti, kendini Avrupa'daki Hıristiyan Demokrat partilerin bir versiyonu olarak görüyor ve İslamcı etiketini reddediyor.

İstanbul'un kabadayı kültürünün hakim olduğu semti Kasımpaşa'da doğan, sigara ve alkol kullanmayan dindar bir Müslüman olan Erdoğan kalabalıkları ve toplulukları etkilemeyi başarıyor.

Erdoğan'ın sıkça tekrarladığı "Büyük düşün. Sen Türk'sün" sözü, Atatürk'ün ünlü "Ne mutlu Türk'üm diyene!" sözünün yankılarını taşıyor.

Erdoğan'ın giderek despotlaştığını söyleyen muhalifler, anayasal değişikliklerin yavaş yavaş ilerleyen İslami "darbe"nin bir parçası olmasından korkuyorlar.

Türkiye'nin en büyük medya grubu olan ve AK Partiyi sürekli eleştiren Doğan Yayın'a kesilen milyar dolarlık vergi cezası, Erdoğan'ın demokratlığına gölge düşürdü.

İstanbul Bahçeşehir Üniversitesinde liberal bir profesör olan Cengiz Aktar, "Putinleşen Erdoğan" söylemlerini reddediyor.

Aktar, "Erdoğan, hiç de demokrat birisi değil. Erdoğan, otokratik eğilimler içinde ama otokratik başkanlık sistemi için çabalarsa bu onun sonu olur. Türkiye hareketli bir sivil topluma sahiptir ve kimse onu izlemeyecektir." dedi.

Konya'da yapılan son mitingde, hoparlörlerden kampanya müziği ve nakaratı geliyordu: "AK bir geleceğe doğru ilerliyoruz. El ele, tüm ülke seni takip ediyor, büyük Başbakan Recep Tayyip Erdoğan!"

Bununla birlikte Türkler, Erdoğan'ın Anıtkabir defterine, "Huzur içinde yat, büyük lider" sözü ile sona eren yazıları yazarken aklından neler geçtiği üzerine yıllarca tartışabilir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.