İSTANBUL/LONDRA, 16/08(REUTERS)(BYE)--- Thomas Grove ve David Sheppard bildiriyor:
Türkiye'nin ABD'nin İran'a yakıt satışı yasağını görmezden gelme kararı para getiriyor ve Türkiye'nin yükselen bir bölgesel güç olma imajını güçlendiriyor, ancak Ankara'nın çok uzun süre Washington'u kendinden uzaklaştırma riskine girmesi mümkün değil.
NATO müttefiki Ankara, uzun vadeli enerji stratejisi çerçevesinde İran ile siyasi ve ekonomik bağlarını güçlendirirken, ABD büyük ölçüde görmezden gelmeyi tercih etti.
Ancak Türkiye, ABD yaptırımlarının etkisini azaltmayı sürdürürse veya İslam Cumhuriyeti'yle ilişkilerini sembolik bir ortaklığın ötesine taşırsa Washington'un hoşgörülü tutumu son bulabilir.
Meepas'tan Orta Doğu uzmanı Meir Javedanfar, "(Türkiye) Çin ve Rusya gibi benzer önlemler alan süper güçlerin ligine çıkmaya çalışıyor. Uzun vadede Türkiye'nin hamlesi geri tepebilir, çünkü bu tür önlemler hem ABD hem de AB tarafından hoş karşılanmayacaktır. Bu çok riskli bir strateji." dedi.
Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Reuters'e yaptığı açıklamada, Ankara'nın İran'a satış yapan özel şirketleri destekleyeceğini söyledi. Türkiye'nin kapsamlı stratejisi, onun giderek müreffeh ve istikrarlı hale gelen bir Orta Doğu'nun merkezinde olmasını öngörüyor.
PFC Enerji'den danışman Jamie Webster, "Türkiye bölgesel bir güç olarak nerede durduğunu çözmeye çalışıyor. Elbette Orta Doğu'da ticari ilişkiler kurma çabasında. Pek çok açıdan bölgesel bir ticaret merkezi haline gelme konusunda Dubai modelini izliyor." dedi.
--Uzun Vadeli Planlar--
Türkiye'nin doğal gaz ihtiyacının üçte birini karşılayan İran, geçmişteki teslimat ve ödeme talepleriyle zaman zaman güvenilmez bir enerji ortağı olabileceğini gösterdi.
Ancak Türkiye'nin İran sınırından 110 milyon metreküp gaz taşıyacak olan 1.3 milyar dolarlık boru hattı projesi, Türkiye'nin dünyanın ikinci en büyük gaz rezervlerine erişim için kuşkularını bir yana bırakmayı planladığını gösteriyor.
Türkiye alışılmadık bir biçimde geçen hafta, iki ülkenin karşılıklı gaz anlaşmasındaki al-ya da-öde maddesi uyarınca, kullanmadığı gaz teslimatlarından dolayı 600 milyon dolardan fazla geri ödeme yapacağını açıkladı.
Türkiye geçmişte benzer talepler için hakem heyetlerine başvurmuştu.
Edinburgh'daki Wood Mackenzie danışmanlıktan küresel gaz uzmanı Noel Tomnay, "Bu, Türklerin açıkça, gelecekte daha fazla İran gazına erişebilmek için İranlılarla iyi niyet ilişkisini sürdürmek istediğini gösteriyor. Bu ayrıca Türkiye'nin muhtelif kaynaklardan Avrupa'ya gelecek gaz için saygın bir geçiş ülkesi olduğunu gösterme çabasının da bir parçası." dedi.
--İç Politika--
ABD Başkanı Barack Obama, kamuoyunun görev süresinde yaptıklarına destek oranını gösterecek olan ara seçimlere gidiyor. Her iki partiden politikacılar Türkiye'nin ibret olsun diye cezalandırılması için baskı yapabilir.
Bağımsız enerji uzmanı Gareth Winrow, "Türkler hiçbir sınır olmadığını düşünüyorlarsa kötü bir sürprizle karşı karşıya kalabilirler. Türkler ellerine fazla güvenmiş olabilirler." dedi.
Uzmanlar, bir sonraki diplomasi turu başarısız olursa ABD'nin, yakıt satışı yapan Türk şirketleri hedef alabileceğini söylüyor. Bazı şirketler şimdiden geri adım atıyor olabilir.
Koç Holding'in sahibi olduğu Türkiye'nin tek rafinerisi ve yakıt ihracatçısı TÜPRAŞ, riskler konusunda olduğu kadar ticaretin getirileri konusunda da duyarlı.
TÜPRAŞ'tan isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir kaynak, şirketin İran ile ilişkisinin ABD ile ilişkilerinden daha önemli olduğunu, çünkü TÜPRAŞ'ın ham petrolün yaklaşık üçte birini İslam Cumhuriyeti'nden aldığını söyledi.
TÜPRAŞ Genel Müdürü Yavuz Erkut 26 Temmuz'da Financial Times'a yazdığı bir mektupta,satışların ABD yaptırımlarından önce düzenlendiğini söyledi.
PFC'den Webster, "Hükümet ticaret ilişkilerini geliştirmeye istekli görünüyor ama bu durumda iş dünyası o kadar da emin görünmüyor." dedi.
Hem hükümet hem de muhalefet eylülde önemli bir referanduma ve gelecek yıl seçime giderken Türkiye'ye yönelik herhangi bir baskı kısa vadede iyi karşılanmayacaktır. Mayıs ayında Gazze yardım filosuna ölümcül İsrail baskınından beri milliyetçi ve İslamcı hissiyat yükselişte.
AKE Limitet'ten risk danışmanı Samantha Wolreich, "Geri adım atmama konusunda Türkiye'de güçlü bir kamuoyu desteği var ve buna, ABD'nin tehditlerinden etkileniyor görünmektense İran'ı desteklemek de dahil. Türkiye'nin İran'a yönelik mevcut tutumunun büyük bir bölümü tribünlere yönelik." dedi.