Son Haberler
29.05.2012 Salı 23:14
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

RFE/RL: TÜRKİYE BİR DÖNÜM NOKTASINDA
31.08.2010 19:00

ANKARA, 31/08(BYE)--- Prag merkezli Radio Free Europe/Radio Liberty'nin (RFE/RL) 30 Ağustos 2010 tarihli internet sayfasında, Abbas Djavadi imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun özet çevirisi şöyledir:

Türkiye, önerilen Anayasa değişiklikleri için 12 Eylül'de tarihî bir referanduma doğru giderken ülkede birbirinin tersi iki resim beliriyor. Resimlerden birisinde barış ve reforma meyilli bir ülke, diğerinde ise sonu olmayan yıkıcı iç bölünmelerle çevrilmiş bir ülke söz konusu.

Türkiye son on yıl içerisindeki başarı hikâyelerinden biri oldu, özellikle de sekiz yıl önce Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) iktidara gelmesinden sonra. Ülke şu an istikrarlı para akışı ve sürekli yükselen gayri safi millî hasılası, yabancı yatırımları ve ihracatıyla dünyada en hızlı büyüyen 10 ekonomiden biri.

Ankara aynı zamanda komşularıyla ilişkilerini düzeltti ve önemli bir bölgesel güç hâline geldi. Ancak Türkiye'nin büyük bir Kürt sorunu söz konusu. Otuz yılı aşkın bir zamandır Kürdistan İşçi Partisi (PKK), Türk askerlerine karşı kanlı bir savaş sürdürüyor. 30 binden fazla insan bu şiddet olaylarında hayatını kaybetti.

Hükûmet, ordu ve kamuoyu PKK ile müzakere etmeyi reddediyor ancak aynı zamanda da ılımlı Kürtler, Türkler (ve AB) tarafından Kürt toplumu için temel haklara yönelik yapılan çağrılara duyarsız kalıyorlar.

--AK Parti Sürücü Koltuğunda--

Türkiye'nin gelişimine karşı bir diğer ciddi engel ise AK Partinin 2003 ve 2007 yıllarındaki seçimlerde ezici bir çoğunlukla iktidara gelmesinin ardından ortaya çıkan sosyal bölünme.

Partinin tek başına iktidar olması geçtiğimiz sekiz yıl içerisinde geniş kapsamlı reformları hayata geçirmesine olanak tanıdı, ki bunu önceki hükûmetler yapmak istememiş veya yapamamışlardı. Ancak bu durum aynı zamanda devlet bürokrasisi ve ordu içerisinde güçlü bir kızgınlığa da neden oldu. AK Partinin İslami geçmişi nedeniyle Türkiye'yi laik ve demokratik çizgisinden saptırdığı yönünde kuşkular söz konusu ancak AK Parti bu iddiaları reddediyor.

Bu sekiz yıllık süreç içerisinde mahkemeler partiyi kapatmaya çalıştı, ordunun ise darbe planladığı yönünde iddialar söz konusu. Aynı zamanda hükûmet ve sivri dilli lideri Recep Tayyip Erdoğan ısrarla muhalefet ile iş birliği yapmayı reddetti. Her iki taraf da birbirleriyle ilişkilerinde pek de diplomatik olmayan bir söylem biçimi tercih etti.

--Devam Eden Risk--

Tesadüfen ülkenin hiç de demokratik olmayan Anayasasının oluşturulduğu 30 yıl önceki 1980 askerî darbesiyle aynı güne gelen 12 Eylül'de Türkler Anayasa'yı değiştirmek üzere referanduma gidecek. Önerilen değişiklikler ordunun ve yargının nüfuzunu azaltmayı, sosyal hakları genişletmeyi amaçlıyor. İktidar seçmenlerden değişiklikleri kabul etmelerini isterken, muhalefet söz konusu değişikliklerin hükûmetin yargı üzerindeki hâkimiyetini artırdığını ve denetim ve denge sistemini zayıflattığını söyleyerek reddedilmesini istiyor.

Şüphesiz ki 1980 Anayasası'nın değiştirilmesi gerekli. Anayasa artık 21. yüzyılın daha güçlü demokratik Türkiyesi'ne uymuyor. Ancak acaba ülke şiddet ya da yasa dışı önlemlere başvurmadan bu doğrultuda (demokrasi) ilerleyebilecek mi? Şayet bir uzlaşma ve konsensüs süreci bulamazsa geçtiğimiz yıllardaki ilerlemenin çoğu tehlikeye girebilir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.