“RÖGAR FARELERİ”
Yaşamımız boyunca isyan duyguları içerisindei en nefret ettiğimiz olgulardan biri, “namus özürlü kişilerin” çıkıp medyada, kamuoyuna dürüstlük, doğru adamlık ve fazilet dersi vermeye kalkmalarıdır.
Siz tescillenmiş “ahlaksız olacaksınız” sonra da millete “iyi insan” pozunda fotoğraflar vermeye, kendinize “aman ne iyi adammış” dedirtmeye kalkacaksınız, üstünüze bulaşmış pislikle!..
Siz, size karşı olan yoğun tepki ve nefretin nedeninin neden olduğunu yani “kötü ahlakınız” olduğunu çok iyi bileceksiniz, buna karşın çıkıp medyada topluma ahlak dersi vermeye kalkacaksınız. Faziletli adam görüntüsü sergilemeye çalışacaksınız!..
Siz, sizinle konuşan, sizi yakından tanıyan, sizinle el sıkışan yüz kişiden 95’nin kişiliğinizden nefret ettiğini, nedenleriyle birlikte bileceksiniz, bundan en küçük hicap duymadan insanların yüzüne bakacaksınız!..
Daha hazini, sizin “insan tortusu kişiliğinizi”açıkça bilen, hatta çok yerde şahsınız hakkında küfüre varan en ağır eleştirileri açık açık yapan toplumda şahsiyetli, dürüst kişiliğe oynayan zatı muhteremlerin, küçük çıkarları için sizinle can ciğer görüntüye girmekten en küçük rahatsızlık duymamaları…
X
“Dünyada hiç kimsenin baş edemeyeceği bir şey vardır, o da pisliktir.
Bir insan pislik karşısında hiçbir şey yapamaz.
Bugün Türkiye niye çaresiz?
Pis bir medya ile karşı karşıya!
İftirayı ve her şeyi deniyor.
Siyasilerde öyle.
O yüzden yalnızız sahipsiziz.
Pisliğe gücümüz yetmez.
Bu ülkede hepimizi hasta yapan ve hepimizi bilinçaltını doldurmuş pislikler var…
Eskiden belediyelerde kadrolu fareler vardı.
Rögarlar sıkıştığında bu kemirici fareleri kanalların içini kemire kemire açsınlar diye atalardı oraya.
Rögar fareleriydi bunlar.
Şimdi aydınlarımız, AKP hükümetinin başına bir sıkıntı geldiği zaman köşelerden rögarlara atılan fareler gibiler…
AKP’nin inşaat şirketlerinin, altın şirketlerinin, nükleercilerin önünü açmak üzere görevi üstlenip Amerika’nın iktidarın rogar fareleri oluyorlar…” (*)
X
Son söz:
Rogar fareleri, üzerilerine bulaşmış kanalizasyon pislikleriyle aramızda dolaştıkça, adam yerine konuldukça, kimse gidişattan ve gelecekten umutlu olmaya kalkmasın!
Çünkü burunlar o “b.k” kokularına alıştı bir kere!
Kimsenin rahatsız olduğu yok!
BURHAN ÖZBEY
(*) Veryansın – Nihat Genç – Destek yay. 1.2.3. Baskı Mayıs 2008