Hem siyaset hemde basın camiasında itibarlı ve duyarlı insanlar olsa, Türkiye 2 sene de şaha kalkar..
Ama ne siyasetciler nede gazeteciler vazifesini yapmıyorlar..
Siyasetciler günü kurtarmaya, seçmeni, muhtarı, belde belediye başkanlarını, teşkilat kadın kollarını memnun etmeye çalışıyor.
Geleceğe dair ciddi iş sayısı çok az..
Kimse 40-50 sene sonrasını planlamıyor.
İyi kanun yapmıyorlar. Yaptıkları kanunların işleyişini takip etmiyorlar..Günün şartlarına uygun mu araştırmıyorlar.
Basın mensupları da reyting denen unsurun korkusuyla, faydasız, magazinsel, eğitim mesajından uzak haberler yapıyorlar.
Lafta herkes değişmek, değiştirmek ve eğitmekten bahsediyor..
Ama değişen ve değiştiren bunun için savaşan yok!
Konuşan çok..
Parti genel başkanları her gurup toplantısında saatlerce süslü laflar ediyorlar. Ama icraat yok..
Basın da itibarlı adamlar olsa, bu kadar gereksiz, faydasız magazin ve kadın programı olur mu?
Reklam verenlerin de suçu çok..
Kalitesiz ve faydasız programlara reklam vermesinler. Tepki göstersinler..
RTÜK başkanı Zahit Akman’ın " basının itibarlı adamlara ihtiyacı var " lafı çok manalı..
Basın patronları, genel yayın müdürleri, sadece bu nasihat için haber merkezlerinde acil bir toplantı yapmalı..
İtibarlı adamların sayısı yok denecek kadar az olduğu için, ekranlardan dedikodu, seviyesizlik yayılmaya devam ediyor..
Ana Haber Bültenlerinin ırzına geçiliyor. Gazetelerin 1 sayfalarında çıplak manken haberleri, boy gösteriyor.
İşsizlik, hırsızlık, çevre ve görüntü kirliliği, evsizlik, sağlık skandalları, cahillik konuşulmaya can almaya devam ediyor..