Son yeni darbe planına ait konuşmalar, Türkiyede ilk kez darbeleri konuşturuyor. Konuşulmayan, darbeler inanılmaz bir biçimde tartışılıp ele alınıyor. Tabi merkez medyanın kaçak güreş yapması işi biraz vıcıklaştırıyor.
Ergenekon araştırması içinde böyle sulu zeminlerde dolaşmayı tercih etti Merkez Medya.
Belli ki ordu içinde eylem planları yapılıyor. İmza ikinci derece önemli. Zira bu refleks biliniyor.
Zaten de askeri bürokrasiye karşı da girişimler olması çok muhtemel.
Burada Türkiye ilk kez demokrasiye merdiven dayıyor gibi.
Merkez medya oy üzerinde etkili değil pek. Ama yargı, üniversite, TSK darbelerinin duyurulması konusunda hala etkili. Aydın Doğan ve şürekası acaba darbeci kulvarı neden elde tutuyor?
Bu planlardan haberleri olduğu için mi acaba kendini koruyor?
Halkça duruşlar sergilemiyor. Elit zaten olamaz. Hürriyet bir halk gazetesi. Adını halk koyup, bürokratik elite selam çakıyor.
Ülkeye zarar veriyor.
Hürriyet Amiral Gemisi olarak demokrasi mücadelesinde ülkeyi topallatıyor.
Bu topallık AB kriterlerine de dokunuyor.
Özkök kendisi ile hesaplaşmayı sütunlarda yapıyor, Oaha derin ve net bir iç dünyası olduğu ve oralarda hesap verdiği görülmüyor.
Bir kişiler bazen toplumları ileri götürüyor, veya aşağı çekiyor.
Toplum karmaşası da belki buralardan geliyor.
Hürriyet’te devşirme operasyonu mu?
Hürriyet gazetesi yeni bir kadrolaşma operasyonuna giriyor gibi.. Özkök bu güne kadar hep devşirdikleri ile övündü.
Yok olan bir gazeteci nesli oluşturduğundan duyduğu mutluluğu anlattı. Şu anda Merkez Medya denen bu gurubun politikası, ya da politikacısı Özkök gibi duruyor. Ne Aydın Doğan ne de kızları duruş sergilemiyor.
Teslimiyet hakim.
Hürriyet’in kişiliği ve grubun rüzgarı Özkök’ten esiyor..Özkök ise hem kendini, hem çevresini sürekli devşiriyor.. Neredeyse durduğu nokta belli değil.
Grubun gidişatı iyi değil.. Halka karşı bir duruş içinde, halkçılık yavesi pek tutmuyor artık. Tutan Hürriyet’in birikimi..
O birikim sadece Doğan sermayesinden kaynaklanmıyor.. Onun içinde farklı emekler de var.
Simaviler medyada kalamadılar, etik olarak çok güzel örnekler de oluşmadı.. Ama duruşları vardı..
Bir kişinin ağız tadı koca gazeteyi götürmeye yetmezdi.
Benim küçük yaşlarından beri görmediğim Aydın Bey’in iyi okumuş kızları neden bu dümen suyunda?
Neden bu devşirme geleneğinin yerine gerçekçi muhalif politikalar koyamıyorlar? Sonuçta muhalefet etmekse bu hakları. Hatta ticari hakları gibi bile artık algılanıyor.
Ama bu gazeteye yeni gelenlerin devşirilmesi anlamında mı olmalı?
Ahmet Hakan neden Hürriyet’te değişti ? Yani önceki kimliğini tamamen değiştirdi.
Bu değişimin bütünü kendi içinden geçmiş miydi? Yoksa havaya mı girdi?
Hürriyet yazarlarının bazılarının yazıları hep aynı , bazıları soyunuyor bile..
Bizim gibi dinazorlar bu işi anlamıyor olabilirler. Ama Aydın Doğan’nın kızları genç onlar bu işi kavrarlar diye düşünüyorum.
Bu arada Eyüp Can’a başarılar diliyorum.